Ermenistan’ın Milli Güvenlik Servisi görevlileri 16 Haziran 2018 tarihinde Eçmiadzin kentinin dışındaki bir eve düzenledikleri baskın sırasında gördükleri neticesinde büyük şaşkınlık geçirdi. Evde, birçok tüfek ve klasik araba koleksiyonunun yanı sıra Ermenistan’ın işgal altında tuttuğu Azerbaycan’ın Karabağ bölgesindeki Ermeni askerler için üretilmiş konserve gıda maddeleri bulundu. Görevlilere göre evin sahibi askeri istihkak maddelerini keyfine göre kullanıyor ve askerlere verilmesi gerek bu yiyecekleri kendi özel hayvanat bahçesindeki hayvanlara veriyordu. Bu mülkün sahibi, ülke içinde etkili eski bir üst düzey komutan, 1999 yılından bu yana ülkede egemen olan Ermenistan Cumhuriyet Partisi’nin önde gelen kanun yapıcılarından biri ve aynı zamanda milletvekili olan Manvel Grigoryan’dı.[1]

 

Bu çarpıcı örnek aslında Ermenistan’ın yıllardır ne şekilde yönetildiği konusunda kısa bir özet niteliği taşıyor. Grigoryan’ın evinde bulunanlar Ermenistan’ın neden bir “protestolar ülkesi” haline geldiğini göstermesi bakımından da önemli… Eçmiadzin’deki durum Paşinyan’ın yolsuzluk söylemini niçin bu denli fazla kullandığını ve neden halkın desteğini aldığı konusunda da bir ipucu veriyor. Olay aynı zamanda Ermeni halkının bunca zamandır “kahraman” olarak tanıdığı, Karabağ’da Azerbaycan Türklerinin katledilmesinde başrol oynayan Grigoryan gibi kişilerin aslında sosyal medyada belirttikleri üzere “hain ve hırsız” olduğunu görmesi için bir vesile de oldu.

 

Eski Sistemin Tasfiyesi

 

Ermenistan’da muhalif bir gazeteci olan Paşinyan’ın iktidarı ele geçirmek için başlattığı protestolara birkaç açıdan bakmak gerekiyor. Protestolar, Serj Sarkisyan’ın önemli cumhurbaşkanlığı yetkilerini başbakanlık makamına devrederek iki dönem cumhurbaşkanlığından sonra ülkeyi yönetmeye başbakan olarak devam etmesine ilişkin kararıyla alevlenmiş ve Sarkisyan’ın istifasına kadar da devam etmişti. Ne var ki, Ermenistan’daki protestolarda başbakan değişimi ilk hedef olarak belirlense de tek hedef değil. Paşinyan’ın odaklandığı nokta eski sistemin tamamen tasfiyesi ve bu anlayış sadece başbakanlığın ötesinde, yerel yönetimlerde bulunan isimler ile ailelerini, eski yönetime yakın sivil toplum kuruluşu temsilcilerini de kapsıyor. Nikol Paşinyan’ın iktidarı almasıyla birlikte ülke içerisinde bir yolsuzluk operasyonu başlatıldı. Marvel Grigoryan’ın yanı sıra Eçmiadzin’in belediye başkanı olan oğlu Karen Grigoryan da istifa etti ve tutuklandı. Soruşturmalar Serj Sarkisyan’ın korumaları ve ailesine kadar uzandı. Ermenistan Tüm Ermeniler Vakfı Başkanı Ara Vardanyan da benzer şekilde vakıf hesabındaki paraları kişisel işlerinden kullandığı ve bunlarla kumar oynadığı ortaya çıktıktan sonra istifasını sundu. Erivan’da belediye başkanlık binası göstericiler tarafından basıldı. Eçmiadzin’in yanı sıra bölge için saatli bomba niteliği taşıyan nükleer santralin bulunduğu Metsamor’da da Belediye Başkanı Robert Grigoryan protesto edildi. Armavir, Hrazdan gibi yerlerde 10 yıldan fazladır görevde bulunan Ermenistan Cumhuriyet Partili belediye başkanları da protestolar sonucunda istifalarını sundu.[2] Paşinyan ile birlikte eski defterler de açıldı. Hatırlanacağı üzere Serj Sarkisyan’ın seçildiği 2009 seçimleri sonrasında seçime yolsuzluk karıştığı gerekçesiyle protestolar yaşanmış, ölümlerin yaşandığı olaylar şiddetle bastırılmıştı. Yıllar sonra çıkan olayların soruşturulmasına başlandı ve Ermenistan’ın eski Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan gözaltına alındı. Ermenistan’da 9 Aralık 2018 tarihinde düzenlenecek seçimler bütün bunlarla değerlendirildiğinde bu tasfiyenin meclis ayağı olarak karşımıza çıkıyor.

 

Taktik İstifa ve Yaklaşan Seçimler

 

Nikol Paşinyan, ilk oylamada 105 sandalyeli Ermenistan Parlamentosu’nda başbakan seçilmesi için gereken 53 oyu bulamamış, ikinci kez yapılan oylamada Sarkisyan’ın partisinden de oy alarak koltuğa oturmuştu. Kısa süre sonra ise mecliste çoğunluğu olmadığı için taktik bir istifayla görevini bıraktı. Ermenistan yasalarına göre istifadan sonra parlamento iki defa başbakan seçemezse erken seçime gidiliyor. Paşinyan da istifasıyla aslında erken seçime giden bir sürecin önünü açmış oldu, parlamento başbakan seçemediği için erken seçim tarihi belirlendi. Ülkedeki genel havaya bakıldığında ise seçimler öncesi halkın beklentilerinin ekonomik faktörler üzerinden belirlendiği görülmektedir. Ermenistan içerisindeki anketlerden de rahatça görüleceği üzere işsizlik, kötü ekonomik durum, düşük emekli maaşları konusunda yapılacaklar halkın asıl beklentileri olarak karşımıza çıkmaktadır. Yalnız, bu durumun Paşinyan tarafından da düzeltilmesi kolay görünmemektedir.

 

Ermenistan’daki parlamento seçimleri öncesi sonuçların kestirilmesi açısından Erivan’daki belediye başkanlığı seçimleri bir nevi anket işlevi de gördü. Yerel seçimler öncesi Ekim ayında Erivan’daki belediye başkanlığı seçimlerde Paşinyan’ın “Benim Adımım” isimli ittifakının aday gösterdiği, mesleği komedyenlik olan Hart Marutyan oyların yüzde 81’ini alarak görevine başladı. Diğer partilerin ise kayda değer bir destek almadığı ve katılım oranının son derece düşük olduğu görülüyor. Dolayısıyla önümüzdeki seçimde favori Paşinyan’ın rahat kazanması sürpriz olmayacak ve Paşinyan rahat çalışacağı bir parlamento ile devam edecek.

 

Paşinyan’ın Açıklamaları: “Aynı Zihniyet”

 

Paşinyan, sosyal adalet temelindeki açıklamaları, soruşturmalar ve sosyal medyadaki mesajları ile Ermeni halkının nabzını tutmaya çalışıyor fakat seçimlerde “Karabağ Klanı”nın gücünü kaybetmesi demek Ermenistan için tamamen umutlu bir başlangıç demek değil çünkü bunun için daha kapsamlı politikalara ihtiyaç var. Paşinyan’ın Rusya ekseninden çıkamayacağı ve bölgesel konjonktür göz önünde bulundurulduğunda Ermenistan içerisinde bir ekonomik refah sağlayamayacağı şu anki durumda net görünüyor. Azerbaycan ve Türkiye’nin başlattığı projelerin Karabağ’daki hukuksuz işgali sebebiyle dışında kalan Ermenistan bölgede tabiri caizse zar zor nefes alan bir devlet konumunda. Öyle ki, Ermenistan sınır hattının korumasını Rusya’ya bırakmış ve temel güvenlik konularını bile tek başına halledemeyecek kadar aciz bir durumda bulunuyor ve bu durum bizzat Paşinyan tarafından da dillendiriliyor. Eho Moskvı radyosuna konuşan Paşinyan, Rus sınır güvenlik güçlerinin Türkiye ile Ermenistan sınırını koruduğunu belirtti.[3] Ayrıca bundan memnun olduklarının altını çizdi.

 

Paşinyan’ın Türkiye ile ilgili açıklamalarına bakıldığında ise medyaya en fazla yansıyan demeci ön şartsız masaya oturabileceklerine ilişkin açıklamasıydı. Burada dikkat edilmesi gereken husus ise ön şartı sağlaması gereken tarafın Ermenistan olduğudur. Bunun için, önce Ermenistan’ın Karabağ’daki işgali bitirmesi gerekmektedir fakat Paşinyan bu açıklamayı işgal altında bulunan kadim Azerbaycan toprağı Karabağ’a giderek yapmıştır. Bunun yanında, açıklamasında asılsız soykırım iddialarından vazgeçmeyeceklerini belirtmesi de süreçle ilgili bu açıklamanın bir diğer sakat tarafıdır. Sonuç olarak, Ermenistan “aynı tas aynı hamam” devam edecek ve herhangi bir değişim şu anda çok mümkün gözükmüyor. Bu değişimler olmadan Ermenistan’ın ekonomisini düzeltecek bir reform paketi de kim tarafından önerilse önerilsin başarılı olma şansı bulunmuyor.

 

Değerlendirme

 

Dolayısıyla Paşinyan sokak ayağını tamamlayıp artık Kadife Devrim’in bir sonraki ayağı olan seçimlerle meclisin yeniden dizaynı noktasına geçiyor diyebiliriz. Eski sistemin tasfiyesi karşısında ise iki muhtemel sonuç ve bu sonuçların beraberinde getireceği ciddi riskler mevcuttur. İlki Paşinyan’ın bu tasfiyeyi başaramaması ve bu durumda kendi sisteminin tamamının yerle bir olmasıdır. İkinci olası durumda ise Paşinyan’ın eski sisteme bağlı isimleri yönetimden temizlemesi sonucunda yeni gelen isimlerin benzer bir yapıyı kurma ihtimalidir.

 

Paşinyan’ın liderliğini güçlendirmeye çalıştığı ortamda zihniyet değil, sadece isimler değişecek ve Ermenistan’da yıllardır devam eden düzen değişmeyecektir. Ermenistan’da başlatılan protestolar ilk olarak Batı’da heyecanla karşılansa da Paşinyan’ın açıklamalarından dış politikada köklü bir değişimin olmayacağının sinyalleri veriliyor. Ermenistan’ın Karabağ ve sözde soykırım ile ilgili açıklamalarından statükoyu devam ettireceği anlaşılıyor.

 

Ermenistan seçimlerinde Paşinyan kazanacak, fakat bunun ötesinde Ermenistan’ın kazanması mümkün gözükmüyor.

 

[1] Armenia’s Post-Revolution Party Is Over, Foreign Policy, https://foreignpolicy.com/2018/10/15/the-counterrevolution-is-coming-to-armenia/ (Erişim Tarihi: 20 Kasım 2018)

[2] Armenia’s Anticorruption Wave Swells, Radio Free Europe / Radio Liberty, https://www.rferl.org/a/armenia-anticorruption-wave-pashinian-markarian-grigorian-sarkisian/29328349.html (Erişim Tarihi: 22 Kasım 2018)

[3] Paşinyan: Türkiye Sınırımızda Rus Güçlerinin Olması Ermenistan İçin Önemli, Sputnik Türkiye, https://tr.sputniknews.com/asya/201807261034465341-pasinyan-turkiye-sinirimizda-rus-guclerinin-olmasi-ermenistan-icin-onemli/ (Erişim Tarihi: 22 Kasım 2018)

 

(Bu analiz, Diplomatik Gözlem dergisinin Aralık 2018 sayısında “Ermenistan Seçimlere Giderken” başlığı ile yayınlanmıştır. Analizin İngilizcesi ise Diplomatic Observer dergisinin Aralık 2018 sayısında “As Armenıa Heads to the Polls” başlığıyla yer almıştır.)