ABD 9 Temmuz’da Bunları Konuşuyor

 

Voice Of America (VAO), 2012 yılında Colorado ve Washington eyaletlerinde yapılan referandumlarda halk, marihuana kullanımının yasallaşmasına ‘evet’ demişti. Ancak federal yasalara göre marihuana bulundurmak ve kullanmak hala yasak. Bu yüzden de iki eyaletle federal hükümet yasal anlamda karşı karşıya gelmiş durumda.

 

Washington eyaletindeki yetkililer şu ana kadar 24 dükkâna satış izni verdi. Dükkanlardan altısının, iznin başladığı ilk gün satış yapmaya başladıkları belirtildi. Washington eyaletinde yaşayan profesyonel koşucu ve aynı zamanda büyükanne olan Deb Green, marihuana almak için sıraya giren ilk müşterilerden oldu.

 

The Wall Street Journal (WSJ), Afganistan'da öncü sonuçların kaybettiğini göstermesine rağmen seçimi kazandığını ilan eden ve kendi hükümetini kurmaya çalışan Abdullah Abdullah'a ABD'den ülkesinin finansal ve güvenlik yardımı kaybına uğrayabileceği uyarısı geldi.

 

Kabil'de toplanan destekçilerine bir konuşma yapan Abdullah, "Bu seçimleri bizim kazandığımıza dair herhangi bir şüphe yok. Dolandırıcı bir hükümete bir gün bile olsa izin vermeyeceğiz" ifadelerini kullandı. Beyaz Saray sözcüsü Caitlin Hayden, Barack Obama'nın Abdullah'ı arayarak sahte oy kullanımına dair soruşturmanın sonuçlanmasını beklemesini ve şiddet veya anayasa dışı yollara başvurulmasının gerekli olmadığını söylediğini belirtti. Hayden, "Böylesine herhangi bir adımın Afganistan'a bizden giden mali ve güvenlik yardımına mal olacağı konusunda açık ve netiz" dedi.

 

VOA, Brezilya'nın Dünya Kupası'nı ilk defa kendi topraklarında kazanmak için başlattığı hırslı ve iyimser ulusal kampanyası yalnızca sonlanmadı; sanki en başından beri hiç bir şey bir arada tutmuyormuş gibi parçalara ayrıldı.

 

Almanya'ya 7-1 kaybedilen maç Brezilya milli takımı için o kadar aşağılayıcı oldu ki Estadio Mineirao'daki 58,000 taraftar daha ilk yarı bitmeden sanki bir duygusal felç geçiriyordu.

 

Her atılan golden sonra Almanlar Brezilya futbol tarihini yeniden yazarken, Brezilyalılar 1975 yılından bu yana kendi evlerinde hiç bir resmi maçı kaybetmemişlerdi. Aynı Brezilya 1954 yılından bu yana Dünya Kupası maçlarında 4'ten fazla gol yememişti. Ve bir not daha eklemek gerekirse; daha önce hiç bir takım Dünya Kupası yarı finalinde 7 gol birden yememişti.

 

VOA, ABD merkez bankası Federal Reserve tarafından gerçekleştirilen son toplantıda kimin neyi savunduğunu görebilmek adına bu akşam açıklanacak olan Fed toplantı tutanakları önemli bir yer tutuyor. Uzun bir süredir faizlerin erken artırılıp artırılmayacağının tartışıldığı bir ortamda Fed yetkililerinin bazıları ekonomik verilerin daha da güçlenmesi gerektiğini ve bazıları ise verilerin böyle gitmesi durumunda tahmin edilenden daha erken bir faiz artışı olabileceğini söylüyor. Tutanaklarda Fed’in bu konuda ne kadar görüş birliği yaşayıp yaşamadığı görülebilecek. Öte yandan bu sabah itibariyle Çin’de açıklanan yıllık tüketici fiyat endeksi yüzde 2,3’lük bir enflasyona işaret ederken, bu yöndeki beklentiler yüzde 2.4 olarak gerçekleşmişti. Yurtiçinde ise piyasaları çok etkileyecek bir veri bulunmuyor. Hem Avrupa hem de ABD şirket bilançolarını fiyatlamaya devam edecek.

 

Çin 9 Temmuz’da Bunları Konuşuyor

 

Çin Devlet Radyosu (CRİ), Cumhurbaşkanı Xi Jinping, Çin-ABD ilişkilerindeki sorunlar konusunda her iki taraf da çözüm için çalıştığı müddetçe kaygıya gerek olmadığını söyledi.

 

Çin-ABD Stratejik ve Ekonomik Diyalogu ile Çin-ABD Üst Düzey Kültür İstişaresi'nin açılış töreninde konuşan Xi Jinping, iki ülkenin kurmakta olduğu büyük ülkeler arası ilişki modelinin tarihte benzerinin bulunmadığını ve bu nedenle faydalanılacak hazır tecrübeler olmadığını belirtti.

 

İkili ilişkilerin geçmişini hatırlatan Xi Jinping, günümüzde iki ekonominin dünya ekonomisinin üçte birini, ticaret hacminin ise küresel ticaretin beşte birini oluşturduğunun altını çizdi.

 

CRİ, Haziran ayı için Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE) yüzde 2,3 olarak açıklandı. Çin Devlet İstatistik Bürosu tarafından bugün açıklanan verilere göre, Haziran ayı için TÜFE yüzde 2,3 yükselirken, Mayıs ayına göre 0,2 puan geriledi. İlk altı ay için TÜFE yüzde 2,3 olarak belirlendi.

 

Gıda fiyatlarındaki artış ise Haziran ayı TÜFE için başlıca rol oynadı. Buna göre gıda fiyatları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,7 arttı.

 

CRİ, Çin'in Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Liu Jieyi, 2015 yılından sonraki gelişme gündemi planlanırken "ortak, fakat farklı sorumluluk" ilkesine uyulması gerektiğini belirtti. BM Ekonomik ve Sosyal Konseyi'nde dün Sürdürülebilir Gelişme Üst Düzey Siyasi Forumu Bakanlar Diyalogu yapıldı. Çin Temsilcisi Liu Jieyi konuşma yaptı.

 

Liu Jieyi, uluslararası toplumun "ortak, fakat farklı sorumluluk" ilkesi temelinde, ortak gelişme ve işbirliğine dayalı müşterek kazanç peşinde koşarak, samimi ortaklık ilişkilerini kurması gerektiğini söyledi.

 

CRİ, Dünya Bankası Başkanı Jim Yong Kim, Çin'in kaliteli ekonomik büyümeyi gerçekleştirmek için reformda ısrar etmesi gerektiğini belirtti.

 

Jim Yong Kim, Beijing'de düzenlenen basın toplantısında, Çin'in reform ve yapısal düzenleme kararlarının ekonomik büyüme hızının yavaşlayacağı anlamına geldiğini, ancak buna şaşırmamak gerektiğini söyledi.

 

Jim Yong Kim, ekonomik büyümenin yavaşlamasına rağmen, Çin liderlerinin reformda ısrar ettiğini, Dünya Bankası'nın bundan memnuniyet duyduğunu ifade etti.

 

CRİ, Çin-ABD stratejik ve ekonomik diyalogunun 6'ıncısı ve Çin-ABD kültürel temasları üst düzey istişaresinin 5'incisi bugün Beijing'de başladı. Diyalog ve istişare için yapılan ortak açılışa Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping katılarak bir konuşma yaptı.

 

Diyaloga, Xi Jinping'in özel temsilcileri olarak Başbakan Yardımcısı Wang Yang ve Devlet Müşaviri Yang Jiechi ile ABD Başkanı Barack Obama'nın özel temsilcileri olarak Dışişleri Bakanı John Kerry ve Maliye Bakanı Jacob Lew ortaklaşa başkanlık ediyor.

 

Rusya 9 Temmuz’da Bunları Konuşuyor

 

Rusya’nın Sesi Radyosu (RUVR),  Washington’dan üst düzey bir kaynak tarafından salı günü RİA Novosti’ye verilen habere göre, Rus tarafı John Tefft’in Rusya Büyükelçisi olmasını onayladı

 

ABD’nin Moskova Büyükelçisi Michael McFaud 4 Şubat 2014 tarihinde ülkesine döneceğini açıklamıştı. 2009 yılının sonundan ağustos 2013 tarihine kadar ABD’nin Ukrayna büyükelçisi olan John Tefft, ondan önce de Litvanya (2000-2003) ve Gürcistan (2005-2009)’da Büyükelçilik görevini yürüttü. 1996 – 1999 döneminde Moskova’da maslahatgüzar olarak görev yapan diplomat 1989-1992 döneminde Dışişleri Bakanlığı’nda SSCB, Rusya ve BDT Departmanı Başkan Yardımcılısı olarak çalıştı.

 

RUVR, İtalya Milli Takımı’nın eski teknik direktörü salı günü Galatasaray ile iki yıllık sözleşme imzaladı. Teknik direktörün anlaşmasında başarılı çalışmalar için ciddi primlerin göz önünde bulundurulduğu belirtiliyor. Prandeli ülke şampiyonasında zafer kazanması durumunda 730 bin avronun üzerinde ve Şampiyonlar Ligi’ndeki zaferi durumunda ise 1,5 milyon avro ek para alacak. Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek finale çıkılması durumunda ise 350 bin avro prim öngörülüyor.

 

İngiltere 9 Temmuz’da Bunları Konuşuyor

 

Financial Times gazetesinin bugünkü nüshasında öne çıkan İsrail ile Gazze Şeridi arasında giderek şiddetlenen hava saldırıları hakkında bir yorum yazısı. "Yeni bir intifadanın yaratacağı tehlikeler" başlıklı yazı, her iki tarafı da itidale davet ederek başlıyor.

 

Şu anda devam eden çatışmaların 1987 ve 2000 yılındaki gibi bir intifadaya dönüşüp dönüşmeyeceğini söylemek için henüz erken diyen yazı, yine de son yaşanan gerilimin sükünetin nasıl sağlanacağının konuşulmasına ve mümkünse iki devletli bir çözüm için tarafları tekrar masaya oturtmaya evrilmesi gerektiğini söylüyor.

 

Independent gazetesinin manşetinde ise İngiltere'nin kendi vatandaşlarından birinin ülke dışında bir hapishanede işkenceye uğramasında suça iştirak ettiği iddiası yer alıyor. Ali Adorus isimli İngiliz vatandaşının Etiyopya'da bir hapishanede 18 ay boyunca gizlice tutulduğunu ve bu süre boyunca elektrik akımı verilerek, dövülerek ve başına kukuleta geçirilerek işkenceye maruz kaldığını yazan gazete, ülkenin istihbarat ve güvenlik teşkilatlarının ise buna suç ortaklığı ettiğini iddia ediyor. 2012 yılında Etiyopya'daki ailesini ziyaret etmek üzere ülkeden ayrılmadan önce radikal İslamcılarla irtibatta olmak suçlaması ile polisin ve MI5'in hedefi olduğu konusunda bir şikâyette bulunan Adorus'un avukatları şimdi de müvekkillerinden işkence yolu ile bir itiraf alındığını bunun da ancak İngiliz istihbaratınca yapılabileceğini iddia ediyor. Şikâyet Birleşmiş Milletler'e iletilmiş durumda.

 

Times ve Telegraph gazetelerinde yer alan bir haberde de dünyaca ünlü Harry Potter serisinin yazarı JK Rowling'in kendi internet sitesinde bir magazin haberi formatında yayınladığı son Potter hikayesi yer alıyor. Hikayenin ayrıntılarına yer veren Times gazetesi, 34 yaşına gelen Potter'in artık saçlarında beyazların olduğunu, iki çocuk sahibi olduğunu ve Sihir Bakanlığı'nda başarılı bir dedektif olarak çalıştığını yazıyor. Gazete, Potter'ın yanağında yer alan yeni yara izinin, okuyucuların yeni maceralarla buluşup buluşmayacağı sorusunu ortaya attığını yazıyor.

 

Guardian gazetesi Dünya Kupası'nda Almanya karşısında 7-1 mağlup olan Brezilya için spor ekinin manşetinde "Yedinci cehennem" başlığını kullanmış. Gazete, Brezilya'nın Dünya Kupası hayalinin "göz kamaştıran Almanya karşısında yerle bir olduğunu" yazıyor.

 

Almanya 9 Temmuz’da Bunları Konuşuyor

 

Die Welt gazetesi İsrail ile Filistin arasında yaşanan gerginlik ve Gazze Şeridi'nde devam eden saldırıların fitilini ateşleyen cinayetlere dair bir yoruma yer veriyor. Üçü İsrail biri Filistinli dört gencin öldürülmesine ilişkin yorumunda gazete, tarafların işlenen cinayetlerin faillerine karşı tutumunu karşılaştırıyor:

 

"İsrailli radikallerin intikam için Filistinli bir genci öldürmesi tüm dünyada etik anlamda adeta bir infiale neden oldu. Buna karşılık üç İsrailli gencin hiç de daha az korkunç olmayan cinayeti ise çok az kişiyi etkiledi. Her iki cürüm de eşit derecede iğrenç olsa da tarafların bununla başa çıkış şekli birbirinden çok farklı. İsrail yargısı cinayet sanıklarını teşhis etti ve hukuk devletinin ilkeleri uyarınca yargılayacak. Hamas lideri Malid Meşal ise terör örgütünün İsrailli gençlerin cinayetiyle herhangi bir bağlantısı olduğunu kabul etmese de "Bunu yapanların ellerine sağlık" demekten de geri kalmadı. İsrail'in şiddete eğimli radikallerle ilgili bir iç sorunu var. Buna karşılık Gazze Şeridi'nde ise bu tip kişiler yönetimi elinde bulunduruyor."

 

Mannheimer Morgen gazetesi ise Gazze Şeridi'yle ilgili sorunlar çözülmedikçe İsrail'in barış içinde yaşayamayacağı yorumunu yapıyor:

 

"Netanyahu gerginliğin tırmanmasını engellemek istiyor olabilir. Ancak kamuoyunun başbakana baskısı çok güçlüydü. Başbakan şimdi de askeri açıdan kararsızı oynamak istemiyor. Fakat bu söz konusu durumu değiştirmiyor. Gazze Şeridi'ndeki sefalet bu denli büyük olduğu sürece, İsrail'in barış içinde yaşaması mümkün değil. Nefret ve intikam tohumları çoktan atıldı ve her iki tarafı da kör ediyor.

 

Kölner Stadt Anzeiger gazetesinin aynı konuyla ilgili yorumu ise şöyle:

 

"Hamas'ın siyasi açıdan bakıldığında hiç manevra alanı kalmadı. Bu da örgütü tehlikeli ve yapacaklarını kestirilemez kılıyor. Düşmanı olan Mısır ve İsrail arasında sıkışmış durumda olan örgüt, umutsuz durumunu örtbas etmek için silahlı kanadını Gazze'de harekete geçiriyor. Büyük ihtimalle provoke ettiği İsrail saldırılarıyla da Batı Şeria'da Filistinliler arasında bir dayanışma efekti yaratma çabasında. Filistinli İslamcılar arasında "sukuta karşı sukut" formülü artık işlemiyor. Kaybedecek çok az şeyleri var. Gazze'de siyasi bir çözüm sağlanamazsa Hamas'ın düşmesi durumunda bile durum Somali'de yaşananların tekrarlanması tehlikesini barındırır."

 

Rheinpfalz gazetesi ise ABD ile Almanya arasındaki casusluk krizine yer veriyor:

 

"Bir Alman dış istihbaratı çalışanının Amerikan istihbarat servislerine bilgi sattığı iddialarına Alman siyasetinden öfkeli bir tepki geldi. Ancak hükümet yetkililerinin sesinin yine sadece kendileri ya da kurumları söz konusu olduğunda bu kadar yüksek çıkması elim bir durum. Konu vatandaşların haklarını ve özel alanlarını korumak olduğunda ise olayla aralarına zarif bir mesafe koyuyorlar. Bu iki ilkenin NSA ve biraderleri tarafından sürekli ihlal edilmesi ise çok daha büyük bir skandal."

 

İran 9 Temmuz’da Bunları Konuşuyor

 

İran Turkish Radio (IRIB), İran atom enerjisi kurumu başkanı, İran İslam Cumhuriyetinin akıllı ve bilinçli bir diplomasi ile İran'ın onur, hikmet ve maslahatını koruma çerçevesinde görüşmeleri sürdürdüğünü bildirdi.

 

Dün akşam İRİB ikinci kanalında bir programa katılan İran atom enerjisi kurumu başkanı Ali Ekber Salihi, bu teşkilatın çok büyük başarılar ve ilerleme elde ettiğini bildirerek, nükleer faaliyetlerin sanayi için bir hareket ve İranlı uzmanların özgüven elde etmeleri faktörü olduğunu bildirdi.

 

IRIB, Erkan Mumcu'nun Kültür ve Turizm Bakanlığı dönemi olan 2004 yılı 27 Haziran'ın da Tahran'da imzalanan ve ardından onaylanması uygun bulunan 'Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve İran İslâm Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Turizm Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı' 23.06.2014 tarihinde Bakanlar Kurulu kararıyla onaylandı.

 

İRNA'nın bildirdiğine göre iki ülke arasındaki turizm hareketliliğini canlandırmak için kolaylıkların sağlanması ve işbirliklerinin sağlanması ve olanların da geliştirilmesini hedefleyen mutabakat zaptı Dışişleri Bakanlığı'nın 30.05.2014 tarihli yazılı üzerine onaylanma aşamasına geldi. Bunun üzerine Bakanlar Kurulu da 2014/6533 kara sayısı ile söz konusu milletler arası antlaşmayı onayladı

 

IRIB, İslami İran Atom Enerjisi Kurumu başkanı Ali Ekber Salihi, İran'ın nükleer faaliyetlerinin barışçı olduğunu belirterek, nükleer faaliyetler çerçevesinde İran'ın kullandığı ve ihtiyaç duyduğu santrifüjlerin sayılarıyla ilgili yeni bir havanın oluşturulmaya çalışılmasının tamamen kasıtlı olduğunu söyledi.

 

İRNA'ya demeç veren Salihi, İran'ın santrifüjleri ve İran'ın ihtiyaç duyduğu zenginleştirilmiş uranyum miktarıyla ilgili tahminlere temasla; İran'ın uranyum için gelecek 8 yıl için santrifüj ihtiyacının 190 bin (SWU) adet olduğunu belirterek bu konuda oluşturulmaya çalışan havanın da kasıtlı olduğunu söyledi.

 

IRIB, Kuveyt dışişleri bakanı şeyh Sabah el'Halid el'Ahmed es'Sabah ve İran dışişleri bakan yardımcısı Hüseyin Emir Abdullahiyan,  Irak'ın toprak bütünlüğünün korunmasının zaruri olduğuna vurgu yaptılar.

 

Kuveyt dışişleri bakanı dün İran dışişleri bakan yardımcısı ile Kuveyt'te gerçekleşen görüşmede, Irak'ın parçalanma tehlikesine temas ederek, ''Kuveyt’in siyaseti terörizmle mücadele ve Irak anayasasına bağlı kalınmasıdır' dedi.

 

Kuveyt dışişleri bakanı Şeyh Sabah el'Halid el'Ahmed es'Sabah, Irak'ta  yeni meclis başkanı, cumhurbaşkanı ve başbakanın bir an önce seçilmesi gerektiğine işaretle; parlamento oturumunun geciktirilmesinin Irak'ta mevcut duruma yardım etmediğini söyledi.

 

IRIB, İslami İran dışişleri bakanı ve İran nükleer heyeti başkanı Muhammed Cevad Zarif, İran halkının haklarının zayi edilmesine asla izin vermeyeceklerini söyledi.

 

Zarif, Viyana'da IRIB muhabirine verdiği demeçte, İslam inkılabı rehberinin her zaman belirttikleri gibi İran nükleer görüşme heyetinin  İran halkının haklarının zayi olmasına asla izin vermeyeceğinin bilinmesi gerektiğinin altını önemle çizdi.

 

İslam inkılabı rehberinin İran nükleer timine verdiği destekten dolayı da şükranlarını bildiren İran dışişleri bakanı, 'eğer İslam inkılabı rehberinin desteği olmasaydı nükleer müzakerelerde hiçbir başarı sağlanamazdı' dedi.

 

IRIB, İslami İran dışişleri bakanlığı sözcüsü Merziye Efhem, terör rejimi İsrail'in 12 Filistinlinin şehadetine ve çok sayıda savunmasız Filistinlinin yaralanmasına neden olan son  saldırıları kınadı.

 

İSNA'nın haberine göre, Merziye Efhem dün yaptığı açıklamada, korsan İsrail rejiminin kaybolan üç siyonist yahudinin ölü olarak bulunması ardından Filistinliler aleyhinde son iki haftadır sürdürdüğü saldırılar ve cinayetlerin bu rejimin cani mahiyetini bir daha gözler önüne sergilediğini belirterek; özellikle de bir Filistinli gencin vahşi bir şekilde  şehit edilmesinin de,  Suriye ve Irak'ta teröristlerin cinayetlerini tedai ettirdiğini zira bunun temelinde bu rejimin Filistin'in kahraman halkının direnişi karşısında bu rejimin acziyetinin ve güçsüzlüğünün bulunduğunu söyledi.

 

Filistin halkının terör rejimi İsrail'in vahşi saldırılarına karşı verdikleri direnişi öven İran dışişleri bakanlığı sözcüsü, İslam ülkeleri, Arap ülkeleri ve insan hakları kuruluşlarından ırkçı İsrail’in cinayetlerinin uluslar arası savaş suçları mahkemesine taşınması için gerekli çabayı göstermelerini ve bu rejimin cinayetlerine karşı etkili ve derhal girişimde bulunmaları ve tepki göstermelerini  istedi.

 

Suriye 9 Temmuz’da Bunları Konuşuyor

 

Suriye Arap Haber Ajansı (SANA), Teröristlerin Homs kenti Abbasiler Semtine dün gece fırlattıkları 2 roket sonucunda bir vatandaş yaralandı.

 

Homs Valiliğinde bir kaynak SANA muhabirine bugün yaptığı açıklamada, teröristlerin fırlattıkları roketlerin İman Okulu yakınlarında düşmesi sonucunda bir vatandaşın yaralandığını vatandaşların ev mülklerinde büyük maddi hasarların meydana geldiğini söyledi.

 

19 Haziran 2014 tarihinde de teröristlerin el Zehra Semtine fırlattıkları 2 roket sonucunda 1 vatandaş şehit düşmüş 7 kişi de yaralanmıştı.

 

SANA, Ordu ve Silahlı kuvvetlere bağlı Halep, Homs, Dera ve Kunaytra kırsallarında teröristlerin toplanma merkezleri ve hücrelerini hedef alarak çok sayıda teröristi ölü ve yaralı düşürdü.

 

Askeri  kaynak SANA’ya açıklamasında, ordu birliklerinin Halep kenti Hanano, Şaar, Eski Halep, Ensari, Beni Zeyd, Leyremun, Gondol, Kastillo, Haydariye, Nanai Meydanı semt ve bölgeleri, Halep kırsalı Zerbe, Han el Asel, Şeyh Lutfi, Keşiş, Hureytan, Mare, Kefar Naha, Cubeyle, Kefar Dael, Mansura, Handarat, Daret Ezza, Uveyca ve Beyanun köy ve beldelerinde çok sayıda teröristi ölü ve yaralı düşürdüklerini belirtti.

 

SANA, Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığında yetkili bir kaynak; İsrail hükümetinin, yerleşimci çetelere Filistinli bir çocuğu kaçırıp onu canlı canlı yakmalarına izin vermesiyle İsrail’in Filistin halkına yönelik vahşi düşmanlığını tırmandırdığını belirtti.

 

Kaynak dün yayınladığı ve SANA’nın bir nüshasını aldığı beyanda; İsrail’in yerleşimcilere Filistinli bir çocuğu canlı olarak yakmalarına izin verme vahşetini özellikle Gazze Kesimi olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarında sivilleri bombalama ve 15 kişinin şehit olmasına neden olmakla tamamladığına dikkat çekti. İşgal otoritelerinin aynı zamanda yüzlerce Filistinliyi kanlı bir şekilde tutukladığına dikkat çekerken tüm bunların uluslar arası kanunlar, misaklar ve anlaşmalar bağlamında savaş suçu ve insanlığa karşı suçlar teşkil ettiğinin altını çizdi.