ABD 4 Temmuz’da Bunları Konuşuyor

 

The Wall Street Journal (WSJ), Hafta başında merkez bankalarının merkez bankası (Basel'deki Uluslararası Ödemeler Bankası, BIS) yüksek sesle yaptığı uyarıda faizlerin çok yavaş ve çok geç normal seviyelere çıkarılmasının risklerinden bahsetti. Küresel mali krizden önce yaptığı gibi BIS mali piyasalardaki yükseliş ve inişleri engelleyebilmek için erken harekete geçmenin öneminden bahsetti ve bunun yapılması için her türlü nedeni sundu.

 

Merkez bankaları ise ortak bir cevapta anlaşmış gibi görünüyor.

 

IMF konferasında Çarşamba günü konuşan Yellen, "Mali istikrar endişelerinin üstesinden gelebilmek için şu an para politikasının öncelikli hedefi olan fiyat istikrarı ve maksimum istihdamdan şaşması için herhangi bir neden göremiyorum" ifadelerini kullandı.

 

WSJ, Çin ve Güney Kore'nin bağlarını daha da derinleştireceğini duyurduğu gün içerisinde Japonya da Kuzey Kore'ye yönelik bazı yaptırımları gevşettiğini açıklarken, atılan bu iki adım Pekin ve Tokyo'nun etkisini artırmak istediği bölgede dengelerin nasıl yavaş yavaş değiştiğini de gözler önüne serdi.

 

Çin devlet başkanı Xi Jinping ve Güney Kore başkanı Park Geun-hye Seul'de bir araya geldikten sonra bu yıl içerisinde karşılıklı ticaret anlaşmasını tamamlamak istediklerini ve Güney Koreli yatırımcıların Çin piyasasına ulaşmaları için kolaylıklar sağlanacağını söyledi.

 

WSJ, ABD'den dün açıklanan güçlü Haziran ayı istihdam verilerinin Fed tarafından sıfıra yakın faiz oranlarının ne zaman tekrar yükseltileceğine dair tartışmaları daha da alevlendirmesi beklenirken, bazı analistler merkez bankasının tahmin ettiğinden daha erken harekete geçmek zorunda kalabileceğini düşünüyor.

 

J.P. Morgan Chase Bank ekonomisti Michael Feroli tarafından yazılan bir raporda istihdam piyasasında gerçekleşen iyileşmeyi ekonominin diğer bölgelerinin de katılmasıyla beraber merkez bankasının faizleri önümüzdeki yılın son çeyreği yerine 3. çeyreğinde artırabileceği söyleniyor.

 

Feroli raporunda "Fed'in sıkılaştırması için beklentilerimizi öne alıyoruz (bunu son zamanlarda hatırladığımız kadarıyla ilk defa yapıyoruz)" ifadelerini kullandı.

 

Çin 4 Temmuz’da Bunları Konuşuyor

 

Çin Devlet Radyosu (CRİ), Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, Güney Kore ile stratejik ortaklığını ilerleteceklerini açıkladı.

 

Resmi ziyaret için Güney Kore’ de bulunan Xi Jinping, 4 Temmuz'da Güney Kore Meclis Başkanı Chung Ui-hwa ile görüştü.

 

Xi ayrıca Güney Kore siyasi partilerin liderleri ve bazı milletvekilleriyle de bir araya geldi.

 

Xi Jinping Güney Kore Cumhurbaşkanı Park Geun-hye ile yaptığı görüşmelerin verimli geçtiğine işaret etti. Görüşmelerin bitiminde ortak bildiri yayınlandıklarını hatırlatan Xi, ikili ilişkilerin geleceğine projeksiyon tuttuklarını ve önemli işbirliği alanlarını belirlediklerini söyledi.

 

CRİ, Xiledu-Jinhua yüksek gerilimli ve doğrudan akımlı elektrik iletim hattı kısa süre önce hizmete girdi.

 

Kapasitesi +-800 kilovolt olan elektrik iletim hattı, dünyanın en büyük elektrik hattı niteliğinde.

 

Çin Ulusal Elektrik Şebeke Şirketi tarafından inşa edilen hat, Çin'in güneybatısındaki hidroelektrik üssünü Çin'in doğusundaki elektrik tüketim bölgelerine bağlayan diğer bir temiz enerjili koridor konumunda.

 

Rusya 4 Temmuz’da Bunları Konuşuyor

 

Rusya’nın Sesi Radyosu (RUVR), Rus arama motoru Yandex, şirkette çalışan üç bin yazılım mühendisinin bir bölümünü Türkiye’ye getirecek. Yandex Türkiye CEO’su Mehmet Ali Yalçındağ, uygulama ile arama motoru teknolojisinde bir dönüşümün sağlanacağını söyledi.

 

Zaman gazetesinin haberine göre Rusya merkezli arama motoru ve yüksek teknoloji şirketi Yandex, Türkiye’de yeni atılımlara hazırlanıyor. Yandex’in Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, Yandex’in Türkiye’yi sadece pazar olarak görmediğini, Rus şirketinin üç bin yazılım mühendisinin bir bölümünü Türkiye’ye getirmek istediğini söyledi. Yalçındağ, dünyanın en yetenekli bu mühendislerinin Türkiye’de üretim yapmalarını, Türk gençlerini yetiştirmelerini sağlayacaklarını kaydetti.

 

RUVR, BBC televizyonunun cuma günü bildirdiğine göre, İngiltere Hükümeti iki yıl önce 100 bin kişilik Suriyeli isyancıların silahlandırılması ve oluşumunu öngören planı gözden geçirdi.

 

Gazetecilerin edindiği bilgilere göre, gizli planı o dönemde İngiltere Genelkurmay Başkanı görevini yürüten Lord David Richards sundu. Onun planı İngiltere Başbakanı David Cameron tarafından gözden geçirilmesi için kabul edilirken, o ise bunu görüşülmesi için Milli Güvelik Konseyi’ne ve ayrıca Washington’un müttefiklerine sevketti. Sonuçta “toplamak, silahlandırmak, eğitmek” gibi bilinen anahtar kelimeleri içeren generalin planı çok riskli olduğu için reddedildi.

 

İngiltere 4 Temmuz’da Bunları Konuşuyor

 

Guardian, Iraklı Kürtler'in bağımsızlık arayışlarıyla ilgili haberini ana sayfasına taşımış. Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesut Barzani parlamentoda yaptığı konuşmada, seçim komisyonu kurulacağını ve bağımsızlık referandumu için hazırlıklara başlanacağını söylediği aktarılıyor.

 

Iraklı Kürtler'in bağımsızlık yönündeki çabalarını ele alan ve Simon Tisdall imzasını taşıyan analizde 'Kürtler adımlarını dikkatli atmalı' deniyor. Tisdall özetle şunları yazıyor:

 

"Irak nüfusunun yaklaşık yüzde 20'sini oluşturan ve herkes tarafından dünyanın en kalabalık devletsiz halkı olarak tanımlanan Kürtler adımlarını dikkatli atmalı."

 

"Kontrol ettikleri, geçen ay fırsatçılıkla Kerkük'ü almalarıyla genişleyen alan denize kıyısı olmayan ve ekonomik olarak kırılgan bir yer. Altyapısı hala gelişmemiş durumda. Ve tarihsel olarak bağımsızlığına Türkiye, İran ve Suriye (Bu ülkelerin kendilerinin de Kürt azınlıkları var) gibi uluslarla birleşik Irak'tan yana olan ABD tarafından karşı çıkılıyor."

 

Türkiye'nin 2003'ten beri arttırdığı ticari ilişkileri nedeniyle Kürtler'in olası bağımsızlık kararına destek noktasına geldiğini yazan Tisdall, iç savaşta ayakta kalması durumunda Suriye lideri Beşar Esad'ın Kürt karşıtı politikalarına dönmesi ve İran'ın Kürtler'in özlemlerine düşmanlığını sürdürmesinin olası olduğunu yazıyor.

 

Independent 'ın ana sayfasında Google'la ilgili bir haber dikkat çekiyor.Haber, "Google, 'unutulma hakkını' sabote mi ediyor?" başlığını taşıyor.

 

Avrupa Birliği Adalet Divanı Mayıs ayında, Google internet sitesinin kullanıcıların 'unutulma hakkın'ı korumak amacıyla arama sonuçlarında değişikliğe gitmesine hükmetti. Google ise, verilerin kaldırılmasını zorlanmanın sansür anlamına geldiğini ifade etmişti. Adalet Divanı kararı uygulaması için Google'a baskı yapıyordu.

 

Ancak Independent'ın haberinde, Google'ın unutulma hakkı kapsamında arama sonuçlarıyla ilgili silme işlemlerini yanlış bir şekilde uyguladığı yönünde suçlandığı belirtiyor.

 

Eleştirilere göre Google, silinmesine gerek olmayan arama sonuçlarını silerek kendisinin sansüre zorlandığını göstermeye çalışıyor olabilir.

 

Haberde Avrupa Komisyonu Genel Başkanı Nelie Kroes'un sözcüsü Ryan Health'ın, Google'ın dün akşam BBC'nin ekonomi editörlerinden Robert Peston tarafından Merill Lynch'in eski patronu Stan O'Neal hakkındaki bir makalenyi kaldırmasına dair eleştirisini aktarılıyor. Google kaynakları ise hükmü yanlış yorumladıkları yönündeki eleştileri reddetmiş.  

 

Times'ın ana sayfa manşetinde, istihbarat servislerinin, önemli bir El Kaide figürü tarafından eğitim görmüş Avrupalı cihatçı militanların Batı'ya dönerek eylemler yapmayı planlayabileceğine dair bir haber var.

 

Habere göre El Kaide'nin önde gelen bomba yapımcısı İbrahim Hasan Tali el-Asiri Suriye'deki yabancı savaşçılara özel eğitimler verdi.

 

Bu durum sadece Avrupa ülkelerini değil ABD'yi de harekete geçirmiş durumda. Gazetey göre en fazla korkulan şey, el-Asiri'nin metal olmayan, vücudun içine yerleştirilebilen ve güvenlik dedektörlerine yakalanmayan donanımlar üretmiş olabileceği.

 

El-Asiri'nin kardeşi 2009 yılında Suudi Arabistan'da anüsünden içeri yerleştirdiği patlayıcılarla kendini havaya uçurarak bir suikast girişimde bulunmuştu. İngiliz yetkililer uyarının ABD'den geldiğini, İngiltere'deki güvenlik seviyesinin artırılmadığını söylediler.

 

Bununla birlikte Times, dün sabah havaalanlarında kontrollerin artırıldığını yazıyor. Gazetede konuyla ilgili yayınlanan analizde "El-Asiri ve Suriyeli cihatçılar arasındaki bağın keşfinden sonra Suriye'den Türkiye'ye gelen İngiltere, ABD ve Avrupa pasaportu sahipleri her zamankinden daha yakın bir şekilde incelenecekler" deniyor.

 

Daily Telegraph'ın ana sayfa manşetinde de aynı konu var.

 

Gazete, Batı'dan Irak ve Suriye'ye giden cihatçıların geri dönüp saldırılar gerçekleştirebileceği uyarısı karşısında İngiltere'deki havaalanlarında önlemlerin artırıldığını aktarıyor.

 

Hetrow havalanında yolcuların bedenlerinin çok sıkı bir şekilde arandığını yazıyor gazete. Ayrıca yolculardan laptop, cep telefonu ve diğer elektronik cihazlarını çalıştırması istendiği ve çantalarının iki kez tarayıcıdan geçirildiği belirtiliyor.

 

Gazete bu durumun gecikmelere neden olduğunu yazmış. Haberde görüşü alınan bazı yolcular duruma tepki göstermiş.

 

Economist, Lice-Diyarbakır karayolu üzerinde bir askeri kontrol noktasından bir kilometreden daha az mesafe uzaklıkta PKK bayrağının dalgalandığını belirtiyor.

Lice'deki karakol protestolarına ve geçen ayki olaylarda iki kişinin öldürülmesi sonra 14 aylık ateşkes sürecinin çökme ihtimalinin oluştuğunu yazan Economistbu gerilimde Kürtler'in kazandığını belirtiyor.

 

Dergi, Lice'de karakol inşaatlarının durdurulduğunu, daha fazla PKK bayrağının asıldığını, hükümetin yeni bir reform paketini açıkladığı, hapisteki binlerce Kürt siyasi eylemcinin salıverildiğini, özel okullarda Kürtçe eğitime olanak sağlayan yasaların meclisten geçtiğini belirtiyor.

 

Dergiye göre Türkiye'nin başka yerlerinde ayrımcılıkla karşı karşıya olduklarını söyleyen sıradan Kürtler bu gelişmelerden etkilenmemiş durumda.

 

Almanya 4 Temmuz’da Bunları Konuşuyor

 

Berliner Morgenpost, Üç Yahudi yerleşimci gencin öldürülmesi ve ardından İsrail'in Gazze'yi bombalayarak misillemede bulunması konusunda ki görüşlerini yazmış.

 

 Gazetenin görüşleri ise şöyle:

“İnternette yayınlanan ‘İsrail halkı intikam istiyor' adlı çağrıya birkaç saat içinde 35 bin imza geldi. Ancak yeni birtakım askerî operasyonlarla kalıcı güvenliğin sağlanması ve Hamas'ın yok edilmesi mümkün değil. Temkinli olmanın da gücün sergilenmesi anlamına gelebileceğini düşünen çok sayıda Avrupalı İsrail'i itidalli olmaya çağırıyor. AB, Batı-Şeria'daki Filistin Yönetimi'ne gönderdiği finans yardımlarının tam olarak nereye yönlendirildiğini artık nihayet bir kontrol etse, o zaman Avrupalıların tavsiyelerini de İsrail zaten daha ciddiye alacaktır. Bu ‘yeniden imar için' düşünülmüş olan finans yardımlarının çoğunun sadece yolsuzluklara takıldığına ilişkin değil, İsrail'i yok etmeye and içmiş terörist gruplara da yönlendirildiğine dair yeteri kadar işaret bulunuyor. Bu durumun durdurulması Avrupa'nın da görevi.”

 

Der Tagesspiegel, Fransa kamuoyunda L’Oreal davası olarak bilinen skandal kapsamında eski Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy'ye, avukatı aracılığıyla bir savcıdan bilgi sızdırdığı suçlamasında bulunulmuş ve Fransa tarihinde ilk kez eski bir cumhurbaşkanı polis tarafından gözaltına alınmıştı. Der Tagesspiegel, gazetesinin bu konu hakkındaki görüşleri şöyle:

 

 “Bu gelişmelerden kendine kazanç sağlamaya çalışan kişi muhtemelen (aşırı sağcı) Marine Le Pen olacaktır. Fransa'da ardarda gelen ve halkın öfkesini çeken skandallar yine Ulusal Cephe'nin liderinin değirmenine su taşımış olacaktır. Son Avrupa seçimlerinde Le Pen'in partisi zaten yüzde 25 civarında oy toplamıştı. Birçok seçmenin gözünde Ulusal Cephe, yara almış olan sosyalistlere ve muhafazakar politikacılara karşı sözde yeni bir alternatif izlenimi veriyor. Kim 2017 cumhurbaşkanlığı seçiminde Marine Le Pen'e karşı aday olacaksa, o kişinin bu duruma göre tavrını belirlemesi gerekiyor. Sarkozy eğer partisinin çıkarlarını düşünüyorsa, o takdirde aday olmamalıdır.”

 

Stuttgarter Zeitung, Almanya'da yeni çifte vatandaşlık yasa tasarısı Federal Meclis'den geçti. Çifte vatandaşlık hakkına sahip olmak için 21 yaşını doldurmuş ve Almanya'da doğmuş bir gencin ya 8 yıl Almanya'da yaşamış olması ya da 6 yıl Almanya'da okul eğitimi almış olması koşulu getiriliyor. Stuttgarter Zeitung, Almanya'daki çifte vatandaşlık tartışmasını yorum sütununa taşımış:

 

“Almanya'da yaşayan yabancı çocuklarının topluma uyumunun kolaylaştırılması için sadece tek bir vatandaşlığa sahip olmalarının daha iyi bir çözüm olacağına ilişkin ortaya atılan görüşler var: Ya Almanya ya da ebeveynlerinin geldiği ülkenin vatandaşlığında karar kılma gibi. Bu tür itirazlar çok durağan bir görüş tarzını yansıtıyor. Kişinin ulusal kimliği onun genlerine kaydedilmiş değildir. Bir ülkeye kişinin kendini bağlı hissetmesi, o ülkenin bu kişiyi tüm haklara sahip tam bir vatandaşı olarak kabul etmesiyle daha mümkün olacaktır; her ne kadar bu kişinin ebeveynleri yabancı kökenli olmuş olsalar da…”

 

Badische Zeitung gazetesi de  Stuttgarter Zeitung  gazetesi ile aynı konudaki yorumunda benzer görüşleri savunuyor:

 

“(Koalisyon hükümetinin ortağı) Sosyal Demokrat Parti (SPD), çifte pasaporta sahip gençlerin ya 8 yıl Almanya'da yaşamış olmasını ya da en az 6 yıl burada bir okula gitmiş olmasını şart koşan tasarısını temelde kabul ettirmiş oldu. Bu şartlı çifte vatandaşlık tasarısı kulağa çok da mantıksız gelmiyor. Burada yetişen ama buraya yabancı kalanlar bu imkandan yararlanamayacak. Ancak burada gerçek bir bariyerden söz edilemez ve bu da iyi bir gelişme! Çünkü çifte pasaport topluma uyumu kolaylaştırıcak. Çifte pasaportun, sahiplerine verdiği mesaj şu olacak: Kökenlerinin bulunduğu ülkeye sıkı sıkıya bağlı olsan bile, yine de sen buranın bir parçasısın. Kim kendini burada toplum tarafından kabul edilmiş hissediyorsa, o kişinin ikinci vatanını benimsemesi o oranda kolay olacaktır.”

 

İran 4 Temmuz’da Bunları Konuşuyor

 

IRIB, Mısır güvenlik güçlerinin dün Perşembe başkent Kahire'nin muhtelif semtlerinde halk tarafından düzenlenen gösterilere saldırması sonucu birkaç kişi hayatını kaybederken birkaç kişi de yaralandı. Mısır'da darbenin birinci yıldönümü sebebiyle Kahire'de başlayan halk gösterilerini dağıtmak isteyen polis güçleri tekrar kan döktü ve göstericilerden birçoğunu da gözaltına aldı.

 

Darbe karşıtı platform, Ramazan boyunca insanları iftar sonrası sokaklara çağırarak, tepkilerini göstermeye çağırmıştı. Mısır'da darbe karşıtları, ülkenin çeşitli kentlerinde 3 Temmuz'daki askeri darbeyi protesto ediyor.

 

Kahire'nin Harem Caddesi'nde polisin ve baltacıların silahla müdahale ettiği gösteride en az üç kişinin öldüğü, onlarcasının da yaralandığı bildirildi. Bu arada en büyük katliamın geldiği Rabia Meydanı çevresinin de protestocular tarafından doldurulduğu ve polisin göstericileri dağıtmak için göz yaşartıcı gazlar ve mermiden yararlandığı bildirilmekte.

 

IRIB, İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Arap ve Afrika ülkeleri yardımcısı, Irak Kürdistan yerel yönetim başkanından Suriye gelişmelerine karışmamasını istedi.

 

İSNA haber ajansının bildirdiğine göre Irak Kürdistan yerel yönetim başkanı Mesut Barzani ile Suriye muhalifler konseyi başkanı Ahmet Cerba'nın Çarşamba günü görüşmesine tepki gösteren İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Arap ve Afrika ülkeleri yardımcısı Hüseyin Emir Abdullahiyan, Irak'ta seçkin bir şahsiyet olarak kabul edilen Barzani'nin bu davranışının bir takım soru işareti ortaya çıkardığını ve böyle bir durumun ondan beklenmediğini söyledi.

 

Ahmet Cerba'nın aynı zamanda münafıklar terör güruhu lideri Meryem Recevi ile de görüşmesine ve ardından Cerba'nın Barzani ile bir araya gelmesine değinen İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Arap ve Afrika ülkeleri yardımcısı, İran İslam Cumhuriyetinin Irak Kürdistan yerel yönetimi başkanının bu davranışını yakışıksız bulduğunu söyledi.

 

IRIB, İran Air Bus yolcu uçağının Fars Körfezi sularında Amerika tarafından vurularak düşürülmesi yıl dönümü dolayısıyla dün Perşembe günü Fars Körfezi suları üzerinde özel bir anma töreni düzenlendi. Şehit aileleri, halk ve yetkililerin katıldığı bu törende uçağın 290 yolcusunun şehit düştüğü mekân çiçek yağmuruna tutuldu.

 

3 Temmuz 1988 tarihinde İran hava yollarının 655 sayılı uçuşu Fars Körfezi Suları üzerinde Amerika'nın Vincennes savaş gemisi tarafından fırlatılan iki füzeyle hedef alınarak düşürülmüş ve bu faciada uçaktaki 290 yolcu ve mürettebat şehit olmuştu.

 

IRIB, slami İran Cumhurbaşkanı, İran'ın mevcut sorunlarını alt edebilmek için tüm gruplar, cenahlar ve halk arasında dayanışma ve vahdetin zaruretini bildirdi.

 

İRNA'nın bildirdiğine göre dün Perşembe akşamı Cumhurbaşkanlık kurumunda düzenlenen bir merasimde konuşan cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, her kesin İslami İran'ı tehdit eden tehlike ve durumlara karşı el ele vermeleri gerektiğini söyledi.

 

"Tüm gruplar, cenahlar ve muhtelif kavim ve mezheplerden tüm halk kitleleri, sorunları çözmek ve tehdit ve tehlikelere karşı koymak için tek bir çatı altında toplanmalıdırlar" ifadesini kullanan Hasan Ruhani, ülke düşmanları, sorunlar, tehditler karşısında tüm halkın aynı görüşü savunmaları durumunda bugün koyu renkli gözüken sorunlardan birçoğunun küçük gözükeceğini belirtti.

 

Bulgaristan 4 Temmuz’da Bunları Konuşuyor

 

Bulgaria Zaman, GERB lideri Boyko Borisov, Sergey Stanişev’in Avrupa Parlamentosu Mülteciler Komiserliğine önerileceğini söyledi. GERB ve Ataka milletvekillerinin meclise gelmemesinden dolayı bugün de meclisin oturum yapamaması sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Borisov, bütçenin güncelleştirilmesi ve bankalar yasası konularının görüşülmesi durumunda meclise gireceklerini söyledi.

 

İki günden bu yana bütçenin güncelleştirilmesini istediğini söyleyen Borisov şunları aktardı: “İki gündür bütçenin güncelleştirilmesini istiyorum. Ama gelinen nokta bu. Onlar girmiyorlar. Ataka olmadan bu hükümet bir yıl çalışamazdı. Stanişev ve Mestan, Ataka’nın mecliste olması için nasıl atıştıklarını anlatsın. Bir yıldır konuştuklarım şimdi gün yüzüne çıkıyor.”

 

Borisov, birkaç gün içinde hükümetin BSP lideri ve Avrupa milletvekili Sergey Stanişev’i Bulgaristan’ın Avrupa Komiseri olarak aday gösterebileceğini aktararak ‘Belki Mülteciler Komiserliğine aday olacak.’ dedi.

 

Bulgaristan’ın Avrupa Komiseri adayı olarak Kristalina Georgieva’nın aday gösterilmesi durumunda büyük destek alacağını kaydeden Borisov, hatta Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcılığını dahi üstlenebileceğini söyledi.