ABD 10 Haziran’da Bunları Konuşuyor

 

The Voice of America (VOA), İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, 18 yıl sonra Tahran'dan Türkiye'ye cumhurbaşkanlığı düzeyinde ilk ziyareti gerçekleştirirken, iki ülke arasındaki Suriye konusundaki derin görüş ayrılığı gölgesi kendini hissettirdi ancak ekonomi odaklı işbirliğinde hemfikir olundu.

 

Konuk Cumhurbaşkanı Ruhani, İran'dan Ankara'ya gerçekleştirilen diğer resmi ziyaretlerde olduğu gibi Türkiye'nin kurucusu Mustafa Kemal'in naaşının bulunduğu Anıtkabir'i ziyaret etmedi. Böylece Türkiye diplomasisinde "resmi ziyaret protokolü" İran istisnası devam etmiş oldu.

 

VOA, Irak’ın kuzeyinde yine bir Kürt parti binasını hedef alan  bombalı saldırıda  en az 30 kişinin yaşamını yitirdiği bildiriliyor.

 

Yetkililer bomba yüklü iki aracın Tuz Harmatu kentinde Devlet Başkanı Celal Talabani’nin lideri olduğu Kürdistan Yurtsever Birliği’ne ait bir parti merkezinin yakınındaki bir güvenlik kontrol noktasında patladığını açıkladı.

 

Pazar günü de  yine  Kürdistan Yurtsever Birliğine ait bir parti merkezine düzenlenen çifte bombalı saldırıda en az 18 kişi ölmüş ve 65’i aşkın kişi de yaralanmıştı.

 

The Wall Street Journal (WSJ), Kürtler'in daha fazla ham petrol sevkiyatına devam etmesinin ardından Irak merkezi hükümeti yarı özerk bölgenin petrol ihracatı hakkında Birleşmiş Milletler'e başvurabileceğini duyurdu.

 

Uluslararası kuruma yapılacak başvuru Bağdat'ın yasak olduğunu ve Kürtlerin de anayasal hakları olduğunu iddia ettikleri petrol ihracatı krizindeki son adımı oluşturacak.

 

Bağdat dün hem Kürt bölgesi hem de bölge yönetiminin sevkiyatlarına yardımcı olan Türkiye hakkında daha fazla dava açacağını belirtti. Bağdat'ın Türkiye'ye karşı halihazırda uluslararası arabulucuk davası devam ediyor.

 

WSJ, OPEC'in altı ay önceki endişelerinden biri ABD'deki kaya petrolü üretiminin çok fazla petrol üretilmesine neden olarak ham petrol piyasasını sarsmasıydı. Bugün ise dünyanın en büyük bazı üreticilerinin daha kısa vadeli bir kaygısı var: talebin arttığı, Rusya ile batı ülkeleri arasındaki tansiyonun ise arttığı zamanda kayıp Libya petrolünün nasıl telafi edileceği.

 

Grup delegelerinden biri konu hakkında, "Libya'nın bıraktığı boşluğu kim dolduracak?" sorusunu yöneltti. Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) üyelerine –bir günde tüketilen her üç varil petrolün birini üretiyorlar- Libya'nın yarattığı boşluğu doldurmak için üretimi artırma çağrıları yapılıyor.

 

WSJ, Avrupa Merkez Bankası'nın (AMB) geçtiğimiz hafta aldığı kararlar Euro Bölgesi tahvilleri ile borsalarını destekledi ancak euronun zayıflayacağı umutlarını boşa çıkardı. AMB daha fazla adım atsın ya da atmasın daha fazla gelişme yaşanabilir.

 

AMB'nin piyasaları hareketlendirme gücü sürüyor. İspanya ve İtalya'da 10 yıllıkların faizi 0,3 puan civarında gerilerken borsaları AMB toplantısı öncesi seviyelere kıyasla yaklaşık yüzde 3 değer kazandı. Önemli bir değişim kaydetmeyen euro ise dolar karşısında hala 1.361 seviyesinde. Bunun nedeni negatif faiz oranı gibi bazı kararların önceden fiyatlanmış olması olabilir.

 

WSJ, Sendika liderleri beş gündür devam eden ve şehri adeta kilitleyen grevlere ara verdi fakat işçilerin Çarşamba günü tekrar bir araya gelerek greve devam edip etmeyeceklerini oylayacaklarını söyledi ve Dünya Kupası'nın Perşembe günü yapılacak açılış maçı öncesi kaos çıkabileceği sinyalini verdi.

 

Hükümet ve sendika arasındaki görüşmelerin sonuçsuz kalmasının ardından ortaya çıkan bu gelişmeyle beraber Sao Paulo Ulaştırma Direktörü Jurandir Fernandes bir sonraki adıma sendikanın karar vereceğini belirtti.

 

WSJ, Çin'de tüketici enflasyonu Mayıs ayında yükselirken, bu artışın yavaşlayan ekonomik büyümeyi canlandırmaya yoğunlaşan politika yapıcılar için dikkat dağıtıcı bir durum oluşturmuyor.

 

Bugün açıklanan resmi verilere göre Nisan ayında yüzde 1.8 olan tüketici fiyat endeksi Mayıs ayında yüzde 2.5'e yükseldi. Bu artışın ana nedenlerinden bir tanesiyse artan gıda fiyatları oldu.

 

Çin 10 Haziran’da Bunları Konuşuyor

 

Çin Devlet Radyosu (CRİ), Çin Halk Siyasi Danışma Konferansı (ÇHSDK) Ulusal Komitesi Başkanı Yu Zhengsheng, kapsamlı reformların doğurduğu fırsatlarla, kamu dışı ekonomik unsurların gelişmesine destek verilmesi gerektiğini söyledi.

 

Yu Zhengsheng, bugün Hubei eyaletinde incelemelerde bulunduğu esnada, özel ekonominin gelişmesinin, ülke ekonomisinin sağlıklı ve sürdürülebilir bir şekilde büyümesinin yanı sıra, toplumsal ahenk ve istikrarın sağlanmasına yararlı olduğunu belirtti.

 

CRİ, Çin, Pakistan'ın Karaçi Havaalanı'nda meydana gelen saldırıyı sert dille kınadı. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hua Chunying, Pakistan'ın Karaçi Havaalanı'nda meydana gelen saldırı hakkında yaptığı açıklamada, Pakistan hükümetinin ülkenin güvenlik ve istikrarını korumak ve terörizme darbe indirmek için harcadığı çabaları desteklediklerini belirtti.

 

CRİ, Çin Dışişleri Bakanlığı, Güney Çin Denizi'nde bulunan Xisha Adaları'nda Vietnam'ın provokasyon girişimlerini ve Çin'in bu meseleyle ilgili duruşunu açıkladı.

 

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hua Chunying, Çin'in uluslararası topluma sorunla ilgili gerçekleri açıklaması gerektiğini belirterek, konuya dair ayrıntılı bir açıklamada bulundu.

 

CRİ, Çin'in Türkiye Büyükelçisi Gong Xiaosheng, dün (9 Haziran) yaptığı konuşmada, Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping'in geçen yıl "İpekyolu Ekonomik Kuşağı"nı inşa etme çağrısında bulunduğunu hatırlatarak, bu çağrının Türkiye'de geniş yankı uyandırdığını kaydetti. Gong Xiaosheng, Çin ile Türkiye'nin "İpekyolu Ekonomik Kuşağı"nı işbirliği halinde inşa etmelerinin, elverişli temele sahip olduğunu ifade etti.

 

CRİ, Çin Devlet Basın Ofisi, "Hong Kong'da 'Bir ülke iki sistem' politikası uygulaması" başlıklı Beyaz Kitap'ı yayımladı. Kitapta "Bir ülke iki sistem" politikasının Hong Kong uygulamaları ve kaydedilen başarılar hakkında etraflı bilgi verildi.

 

Beyaz Kitap'ta, Hong Kong Özel İdari Bölgesi'nin kuruluşundan bu yana, bölge yönetiminin, Çin merkezi hükümetinin ve Çin'in iç kesiminin büyük desteği altında Hong Konglular arasında dayanışma sağladığı vurgulandı. Böylece Hong Kong yönetiminin "Bir ülke iki sistem" politikasının avantajlarını yerine getirdiği, toplumsal, ekonomik ve siyasi istikrarı ve refahı gerçekleştirdiği belirtildi.

 

CRİ, Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE) Mayıs ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,5 oranında arttı.

 

Çin Devlet İstatistik Bürosu tarafından yapılan açıklamada, aylık TÜFE artış hızının geçen yılın aynı ayına göre yüzde 0,7 fazla olduğu bildirildi.

 

Açıklamada, Mayıs ayında gıda fiyatlarının geçen yılın aynı ayına göre yüzde 4,1 oranında arttığı, bunun tüm TÜFE'de yüzde 1,35'lik artışa neden olduğu belirtildi. Mayıs ayında TÜFE'nin bir önceki aya göre yüzde 0,1 oranında arttığına dikkat çekilen açıklamada, taze sebze ve su ürünleri fiyatlarında düşüş yaşandığına vurgu yapıldı.

 

CRİ, Çin'de merkez bankası işlevi yürüten Halk Bankası, mevduat munzam karşılık oranını son iki ay içinde ikinci kez düşürdü.

 

Halk Bankası, tarıma veya mini ve küçük ölçekli işletmelere kredi sağlayan ticari bankaların mevduat munzam karşılık oranını yüzde 0,5 oranında düşüreceğini açıkladı.

 

Rusya 10 Haziran’da Bunları Konuşuyor

 

Rusya’nın Sesi Radyosu (RUVR), Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Suudi Arabistanlı muadili Saud Al-Feysal arasında bir telefon görüşmesinin gerçekleştiği bildirildi. İki tarafın, Suriye’deki krizi ele aldığı belirtildi.

 

Rusya Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, “Görüşme sırasında bazı bölgesel ve uluslararası gündem maddeleri ele alındı. Suriye’deki krizin siyasi ve diplomatik yollarla çözüme ve bölgedeki diğer çatışmalara özel dikkat ayrıldı. Ayrıca Rus-Suudi ikili ilişkilerin mevcut durumu ve perspektifleri konuşuldu. Taraflar, gelişme için önemli potansiyele sahip enerji ve ticari işbirliği dahil olmak üzere ilişkileri aktifleştirmeye hazır olduğu kaydedildi” denildi.

 

RUVR, Rusya Acil Durumlar Bakanlığı, dün sabah saatlerinde “Barents” adlı teknenin mürettebatından acil bir mesaj aldı. Denizciler, Solovkov limanından Arhangelsk yönünde gittikleri sırada olağanüstü durumla karşılaştıklarını bildirdiler.

 

İçinde dört kişinin bulunduğu “Barents” teknesi yardım istedi. Mürettebat, Onega Körfezi’ndeki yüksek dalgalarla baş edemediklerini, yakıtlarının tükendiğini ve sahile 60 kilometre kaldığını belirtti.

 

RUVR, Ulusal ödeme sistemi çerçevesinde geliştirilecek ilk kart, 2015 yılının ortalarında çıkabilir.

 

Ulusal ödeme sistemi çerçevesinde geliştirilecek ilk kart, 2015 yılının ortalarında çıkabilir. Yeni kart, Çin’in UnionPay, Japonya’nın JCB, uluslararası VISA ve MasterCard ödeme sistemleri olmak üzere dört ayrı sistemle ortak çalışacak. Açıklamayı gazetecilere, Bank Rossii Müdür Yardımcısı Tatyana Çugunova yaptı.

 

RUVR, Konühov’dan önce tek başına duraklama yapmadan kürekli tekneyle Pasifiği bir kıtadan öbürüne kadar hiç aşmamıştı. Kürekli tekneyle dünyada kimse böyle bir hız göndermemişti: Şili kıyılarından Avustralya’ya gezmen hesaplanan 200 gün yerine 160 günde ulaştı.

 

RUVR, Putin’in Normandiya’da Batılı liderle görüşmesini değerlendiren Amur Gaciyev’e göre Batı, Rusya’sız dünya politikası yürütülemeyeceğini anladı… Gaciyev, Putin-Poroşenko görüşmesi, Ukrayna’da diyalog için umut verici olduğunu söyledi.

 

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Avrupalı liderlerle Ukrayna krizinden bu yana ilk kez, geçtiğimiz Cuma günü Normandiya'da bir araya geldi. Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, İngiltere Başbakanı David Cameron ve Almanya Başbakanı Angela Merkel ile bir araya gelen Putin, Ukrayna Devlet Başkanı Pyotr Poroşenko ile de kısa bir görüşme yaptı.

 

RUVR, Rosatom, Bangladeş’de Ruppur Nükleer Santral (NGS)’nin yapımına ilişkin nihai anlaşmayı imzaladı. RİA Novosti’nin haberine göre, açıklamayı yapan Rosatom Genel Müdürü Sergey Kiriyenko, sözleşmenin geçen hafta sonu imzalandığını da ifade etti.

 

RUVR, Rus bilim insanları tarafından geliştirilen Eugene programı, İngiliz akademisyenler tarafından test edildi. Yürütülen test çalışmalarında hakemlerin % 33’ü insanla iletişim kurduğuna karar verdi.

 

Peterburg’lu bilim insanları Vladimir Veselov ve Evgeniy Demçenko’nun geliştirdiği Eugene isimli bilgisayar programı, İngiltere’nin RoyalSociety Bilimler Akademisi tarafından dünyada ilk gerçek yapay zekâ olarak değerlendirildi. Haberi, DailyMail gazetesi duyurdu.

 

İngiltere 10 Haziran’da Bunları Konuşuyor

 

Financial Times, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin Ankara ziyaretinin, “Türkiye ile İran arasındaki buzları eritme umudu yarattığını” belirtiyor. Daniel Dombey ve Najmeh Borzorgmehr imzalı haberde, Ruhani’ye çok sayıda bakan ile 90’ı aşkın işadamının eşlik ettiğine dikkat çekiliyor.

 

İki ülkenin Suriye’deki iç savaşta zıt kutuplarda yer aldığı hatırlatılan haberde görüşüne yer verilen Carnegie Europe uzmanı Sinan Ülgen, “Bu ziyaretin gerçekleşmesinin esas sebebi, hem Ankara’da hem da Tahran’daki gerçekçilik anlayışı” diyor.

 

Ziyareti “dönüm noktası” olarak tanımlayan Ruhani’nin, iki ülkenin politik ve ekonomik ilişkileri geliştirme niyetinde olduğunu belirtmesinin altı çiziliyor haberde. Financial Times muhabirleri, İran’da Mahmud Ahmedinejad’dan koltuğu devralan Ruhani’nin daha ılımlı bir çizgi izlediğine ve Türkiye Başbakanı Tayyip Erdoğan’ın son dönemde Suriye lideri Beşar Esad’a karşı söylemini geri plana çektiğine işaret ediyor.

 

Türkiye’nin son dönemde Suriye’de rejime karşı savaşan radikal gruplara kaşı tavır takınmaya başladığı ve Ruhani ile Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün “terörizme karşı” ortak mücadeleden söz etmesi de haberde verilen ayrıntılar arasında. The Royal Bank of Scotland ekonomisti Abbas Ameli-Renani ise 2000’lerin başında 1 milyar dolar düzeyinde olan Türkiye-İran ticaret hacminin hızla yükseldiğini belirtirken, bu seviyeyi 2016’ya kadar 30 milyar dolara yükseltme hedefini “fazla iyimser” buluyor.

 

Ameli-Renani, petrol ve doğal gaz sahibi İran ile beyaz eşya üreticisi Türkiye’nin ekonomilerinin birbirlerini tamamladığını ifade ediyor. Haberde, İran’a nükleer programı nedeniyle uygulanan uluslararası yaptırımların aşmanın bir yöntemi olan Türkiye-İran altın ticaretinin geçen yıl Temmuz ayında kesildiği hatırlatılıyor.

 

İngiltere gazetelerinin hemen hepsinde, Taliban militanlarının Pakistan’ın Karaçi havalimanına yaptığı baskınla ilgili haber ve yorumlar yer buluyor.

 

Times muhabiri Robin Pagnamenta, Başbakan Nevaz Şerif’in öncelikli hedefleri arasında yer almasına karşın, Taliban ile Pakistan hükümeti arasındaki olası barış görüşmelerinin “Karaçi’den yükselen kara dumanların” gölgesinde kaldığını dile getiriyor.

 

Analizde, 2007 yılında kurulan örgütün lideri Hekimullah Mesud’un geçen Kasım ayında Amerikan insansız hava araçlarının saldırısında öldürülmesinin ardından örgütte bölünme yaşandığı belirtiliyor. Bu saldırının, barış görüşmelerinin başlamasının bir gün öncesine rastladığını kaydeden Pagnamenta, şu anda örgüte hakim olan Fazlullah Mevlana’nın aşırı talepler ileri süren, acımasız bir lider olduğunu ifade ediyor.

 

Daily Telegraph’a konuşan gazeteci Rahimullah Yusufzai, bu çapta bir baskını planlamanın en az 2 hafta alacağını söylüyor. Taliban’ın “bitmediklerini” göstermek istediğini belirten Yusufzai, örgütten yapılan açıklamada olası barış görüşmelerinin tamamen reddedilmediğine dikkat çekiyor.

 

Gazeteye konuşan bir havalimanı yetkilisi ise iki grup halindeki Özbek ve Çeçen asıllı saldırganların saatlerce süren çatışmalara iyi hazırlandığını anlatıyor.

 

Financial Times’ta, Kırım’ın Rusya tarafından ilhak edilmesinden bu yana olduğu gibi, Ukrayna ve Rusya ilgili çok sayıda haber ve yorum yer alıyor. Neil Buckley, Ukrayna’da Rusça konuşan vatandaşların büyük bölümünün katılmadığı seçimlerde seçilen yeni Devlet Başkanı Petro Poroşenko’yu bekleyen görevleri irdeliyor.

 

Rusya yanlısı ayrılıkçılara karşı operasyonların sürdüğü doğu bölgelerinde akan kanın durması için Poroşenko’nun Rusya ile temasa geçtiğini hatırlatan Buckley, Moskova yönetiminin bu bölgedeki çıkarlarının korunacağına ikna edilmesi gerektiğini söylüyor. Poroşenko’nun, geçen yılsonunda şiddetli gösterilerin çıkış noktası olan AB ile işbirliği anlaşmasını imzalamak zorunda olduğunu belirten yazar, NATO’ya üyelik konusundaysa halkın aynı ölçüde istekli olmadığına dikkat çekiyor.

 

Yeni devlet başkanının Batılı müttefikler, Rusya, Rusça konuşan azınlık ve batı bölgelerindeki Ukraynalılar arasında kaldığı belirtilen makalede, Rusya’nın Bosna tarzı bir çözüme yanaşmaması halinde, Ukrayna’nın doğusunun en iyi ihtimalle Gürcistan’ın Güney Osetya bölgesi gibi bir “gri alan” olacağı görüşü ileri sürülüyor.

 

Bir başka haberde, AB ve ABD’den gelen baskılar üzerine, Bulgar hükümetinin Rus doğal gazını Avrupa’ya taşımada Ukrayna’yı devreden çıkaracak Güney Akım hattının inşaatını durdurduğuna dikkat çekiliyor. Bulgar Enerji Bakanı Dragomir Stoynev ise bunun geçici bir erteleme olduğunu ve pürüzler giderildikten sonra inşaatın başlamasının herkesin çıkarına olduğunu savunuyor.

 

Jack Farchy imzalı tam sayfalık analizdeyse; Rusya, Belarus ve Kazakistan arasında kurulan ve daha sonra Ermenistan ile Kırgızistan’ın katılımı beklenen Avrusya Ekonomik Birliği ele alınıyor. Rusya’nın Batı ile arası açılırken eski Sovyet ülkeleri üzerindeki nüfuzunu artırdığına dikkat çekilen analizde, bu ülkelerin Moskova’ya boğun eğmek dışında fazla şansı olmadığı belirtiliyor. Analize göre, Orta Asya bölgesinde Rusya’nın nüfuzunu dengeleyebilecek olan Çin ise Rusya’yı tedirgin etmek istemiyor.

 

Almanya 10 Haziran’da Bunları Konuşuyor

 

Soçi’de düzenlenecek Kış Olimpiyatları’nın başlamasına az bir zaman kala Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in miting ve gösteri eylemleri düzenlenmesine ilişkin yasağı kaldırması olumlu yankı buldu. Ancak Saarbrücker Zeitung yorumunda Putin’e ilişkin çekincelerini şöyle dile getiriyor:

 

“Vladimir Putin gerçek bir demokratlığa bürünmedi. Kremlin şefi sadece şu anki diktatör imajını düzelterek, milyarlık prestij projesini, Soçi’deki Kış Olimpiyat Oyunları’nı kurtarmaya çalışıyor. Böyle bir durumda Putin bedel ödemeye hazır ve bu yüzden de aslında ‘can sıkıcı olan’ vatandaş protestolarına izin veriyor. Ama dikkat! Putin bu girişimiyle düşünce özgürlüğünü kastetmiyor. Putin yönetimi gösterilerin nerede, hangi zamanda ve içerikte olacağını bizzat belirliyor. Hiçbir çözüm bulunamadığı takdirde de gösterilerin yapılacağı caddede buldozerler bir gecede düzeltme çalışmalarına başlıyorlar ve böylece gösteriler baştan engellenmiş oluyor. Sonra da buna şanssızlık deniyor, ya da Putinvari siyaset!”

 

Neue Osnabrücker Zeitung gazetesi Irak ve Ortadoğu bağlamındaki yorumunda ABD Başkanı Barack Obama’nın Ortadoğu’yu barışa kavuşturma hedeflerinin başarısızlığa uğradığını belirterek şu görüşlere yer veriyor:

 

“Terör örgütü El Kaide, Suriye ve Irak’ta gövde gösterisinde bulunuyor. Aşırı güçlerin Felluce’ye bayrak dikmeleri hayra alâmet değil! Sünnilerin kalesi konumundaki bu kentte bir zamanlar Amerikan askerî birlikleri, Irak Ordusu ve kabilelere bağlı milisler, aşırı güçlerle yıllar boyunca ağır savaşmışlardı. Felluce’nin şimdi yeniden fanatiklerin eline geçmesi, El Kaide milislerinin uzun dayanma iradeleri olduğunu gösteriyor. Spor ayakkabılı, kalaşnikoflu fanatikler, Şiiler ile Sünniler arasındaki eski anlaşmazlıkları yeniden deşiyorlar. Öte yandan Felluce örneği, müttefik askerî birliklerin Afganistan’dan çekilmesinden sonra bu ülkede de gelecek perspektifinin karanlık olacağına işâret ediyor. Önümüzdeki yıllar kanlı geçebilir.”

 

Irak’ta gelinen son duruma ilişkin olarak Lüneburg’ta yayımlanan Landeszeitung gazetesi de yorumunda batının takınması gereken siyasî tavrı irdeliyor:

 

“Irak’ta şu sıralar tarihin en çelişkili durumları yaşanmakta. Bundan 12 yıl önce o zamanki Amerikan Başkanı George W. Bush, Saddam Hüseyin’e karşı başlattığı savaşı iki yalana, Irak’ta kitle imha silahları bulunduğu ve El Kaide terör örgütünün bu ülkedeki varlığına dayandırmıştı. Irak diktatörünün iktidardan alaşağı edilmesi, söz konusu bu ikinci yalanın gerçeğe dönüşmesinin zeminini hazırladı. Batının dinsel grupların etkisi altındaki ülkedeki iç savaş durumuna bir kez daha askerî müdahalede bulunmasının fazla bir getirisi olmayacaktır. Ancak kökten dinci Körfez krallıkları İran ya da Suriye’deki Şiilere karşı cephe oluşturduklarında, batılı ülkeler sürekli biçimde onların yükümlülüğü altına girmeseler, bunun yararı daha fazla olurdu.”

 

Berliner Zeitung ise ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin Ortadoğu’daki mekik diplomasisini yorum sütununa taşımış:

 

“Kerry Ürdün ve Suudi Arabistan’a yaptığı kısa ziyaretlerde Ortadoğu için hazırladığı çerçeve anlaşmasına bu ülkelerden destek bulacak mı, bulamayacak mı? Birçok şey bu gelişmeye bağlı. Kerry’nin destek sağlaması, İsrail Başbakanı Netanyahu ile Filistinlilerin Başkanı Abbas’ı ikna anlamında tam bir joker olabilir. Filistin ve İsrail’den oluşan iki bağımsız devlet çözümü hâlâ mümkün ve yapılabilir görünüyor. Ancak eğer Kerry en ufak bir başarı sağlayamayacak olursa, yıllar boyunca kimse, bu her an patlamaya hazır bomba niteliğindeki anlaşmazlığa çözüm bulmaya yanaşmayacaktır. O nedenle ‘yolun açık olsun John Kerry’ diyoruz.”

 

İran 18 Mart’ta Bunları Konuşuyor

 

Keyhan gazetesinde Mısır'da darbe rejimine karşı protesto gösterilerinin devam etmesi, Ukrayna doğusunda gerginliğin sürmesi, Irak Kuzeyinde yaşanan terör eyleminde 15 kişi hayatını kaybederken 200 kişinin de yaralanması gibi haberler göze çarparken, MM'nin eski Suriye temsilcisi Ahdar İbrahiminin  teröristlerin Suriye'de kimyasal silah kullandığına dair geç kalan itirafını konu eden bir yazı dikkatimizi çekiyor:

 

BM'nin eski Suriye temsilcisi Ahdar İbrahimi, Suriye'deki silahlı muhaliflerin kimyasal silah kullandığına itiraf etti. Alman Der shpigel gazetesine demeç veren Ahdar İbrahimi, Suriye'deki silahlı muhaliflerin ilk kez 2013 Mart ayında Halep'te kimyasal silah kullandığını dile getirdi. Suriye'deki krizin herkesten daha çok Siyonist rejimin işine yaradığı, zira Suriye'nin kimyasal silahtan arındığını kaydeden İbrahimi, Suriye krizi konusunda bazı ülkelerin değerlendirmesi yanlış olduğu, söz konusu ülkelerin Şam yönetiminin yıkılacağını tahmin ettiği, fakat gerçeğin böyle olmadığını söyledi.

 

İbrahimi ayrıca Bazı Batılı liderlerin Suriye'de krizin siyasi yollarla çözümlenmesi tavsiyesine sıcak bakmadığı, bu yüzden barışın sağlanması yönünde adım atacaklarına, muhalifleri destekleyerek savaşın yayılmasına yol açtığını kaydetti. Bir zamanlar Suriye'ye terörist transfer eden Batılı ve diğer ülkelerin şimdi artık aynı teröristlerin kendi ülkelerine geri dönerek, güvensizliği tetiklemesinden korkması gerektiğini söyledi.

 

Cumhuri İslami gazetesinde Lübnan parlamentosunun yeni cumhurbaşkanını seçme konusunda düzenlediği 6. Toplantı da sonuçsuz kalması, Afganistan Doğusunda NATO konvoyuna Taliban milislerince saldırı düzenlenmesi gibi haberler ön plana çıkarılırken, Bahreyn elvifak cemiyetinin Halife rejiminin insanlık dışı uygulamalarına karşı yayınladığı bildirisini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor:

 

Bahreyn Elvifak cemiyeti yayınladığı yeni bir bildiride despot Al-I Halife cezaevlerinde tutsak edilen Bahreyn'li siyasi aktivistlerin maruz bırakıldığı insanlık dışı uygulamar konusunda uyarıda bulundu.

 

Söz konusu bildiride Halife rejimi cezaevlerinde bulunan Bahreyn'li siyasi aktivistlerin güvenlik güçlerince fiziksel saldırı ve işkencelere tabi tutulduğu ve onların tedavisinin engellendiğine dikkat çekilerek,bazı tutukluların çocuk yaşlarında olmasına rağmen, her hangi bir gerekçe gösterilmeden yargısız hapse atıldığının altı çizildi.

 

Bildiride Halife rejiminin Bahreyn halkının haklı isteklerine karşı şiddet politikasını sürdürmesi, Bahreyn halkını kendi demokratik haklarından vazgeçiremeyeceğine dikkat çekilirken, Halife rejiminin Bahreyn halkının yasal ve demokratik isteklerine kulak vermesi gerektiği vurgulandı.

 

Fars Haber Ajansı internet sitesinde İslami İran cumhurbaşkanı Ruhani'nin Türkiye ziyaretinde iki ülke arasında çeşitli alanlarda 10 işbirliği anlaşması imzalanması, Suriye ordusunun ülke çapında teröristlere karşı başarılı operasyonları sürdürmesi gibi haberler göze çarparken, korsan rejim İsrail'in Lübnan Hizbullahı'nın askeri gücüne itirafını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor:

 

Lübnan Hizbullahı'nın yayınladığı bir bildiride Siyonist ırkçı rejimin Müslüman ülkelere saldırılarına karşı kayıtsız kalmayacağı ve karşılık vereceğini duyurduğu bir dönemde, Korsan İsrail Genel Kurmay başkanı Beni Gantz, dünyada sadece dört beş ülkenin askeri gücü Hizbullah hareketinden fazla olduğunu belirtti. Herzliya güvenlik konferansında konuşan Gantz, İran ve Hizbullah hareketi Siyonist rejime karşı en büyük tehdit olduğunu söyledi.

Hizbullah'tan daha güçlü olan ülkelere Amerika ve İngiltere ve bir iki ülkeyi daha örnek vermenin mümkün olduğunu belirten General Gantz, Hizbullah Siyonist İsrail'le üç cephede savaştığını, Hizbullah'ın savaş deneyimleri bir gün onları zor durumda bırakacağını kaydetti.

 

Suriye 10 Hazitan’da Bunları Konuşuyor

 

Suriye Arap Haber Ajansı (SANA), Cumhurbaşkanı Beşşar el Esad bugün 3 Haziran tarihinde yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde adaylar Hassan el Nuri ve Mahir Haccar’ı ayrı ayrı kabul etti.

 

Görüşmede Nuri cumhurbaşkanlığı seçimlerinin şeffaf ve dürüst bir ortamda yapıldığını, on yıllardan beri Suriye'nin çok partili siyasi sistemle tanık olduğu ilk seçimler olmasıyla demokrasi ilkelerini pekiştirme yolunda önemli bir adım teşkil ettiğini belirtti.

 

SANA, Askeri kaynak ordu birliklerimizin Şam kırsalı Haresta Kasabasında teröristleri kovalama operasyonları sırasında yerin altında kullandıkları 14 metre derinliğinde 300 metre uzunluğunda bir tünel bulduklarını aktardı.

 

SANA, Petrol ve Madeni Servetler Bakanı Süleyman Abbas, yaptığı açıklamada fırlattıkları havan mermilerinin Deyrezzor Doğalgaz Rafinerisinde hasara yol açtığını ifade ederek ayrıca teröristlerin rafineri görevlilerini silah zoru ve tehditle rafineriden çıkarmaları sonucu rafineride çalışmaların durduğunu belirtti.

 

SANA, Suriye Borsalar Kurumu Temsilcilik Kurulu Başkanı Abdürrahman Muri oturumda yaptığı konuşmada; bankanın borsaya katılmasının önem ve faydalarına ışık tutarken, beş büyük şirketin yine borsaya katılma hazırlıklarında olduklarını açıkladı.

 

SANA, Başbakan Vail el Halaki dün Irak’ın Şam Büyükelçisi Alaa el Cevadi ile bir araya geldiği toplantıda, Suriye ve Irak’ı vuran tekfirci terörün, uluslararası destek ve finansla beslenerek Arap ulusunu ve toprakların parçalamayı amaçlayan terörün kendisi olduğuna dikkat çekti.

 

SiyoAmerikan Projelerin, Avrupalı ve Arap kimi işbirlikçilerle birlikte hazırlanmış olduğuna işaret eden Halaki; bu projelerin Arap topraklarının bütün kaynak ve bereketini gasp ederek Siyonist oluşumun rahatlıkla hegemonya kurabileceği küçük parçalara ayırmak olduğunun altını çizdi.

 

SANA, Rusya Dışişleri Bakanlığı, Suudi Arabistan tarafının girişimi üzerine dün Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Saud el Faysal arasında bir telefon görüşmesinin yapıldığını açıkladı.

 

SANA, Sağlık Bakanı Saad el Nayif dün Şam kırsalının Dveyr Bölgesinde terör mağduru ailelerin geçici olarak ikamet ettikleri merkezi ziyaret ederek durumlarını inceledi.

 

SANA, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani; bölgedeki istikrarsızlığın bölgede hiç kimsenin çıkarlarına hizmet etmeyeceğini İran ve Türkiye’nin bu yönde işbirliği yaparak mümkün olan en geniş sınırlı çabayı harcayacaklarını dile getirdi.

 

SANA, Suriye Arap Kızılayı Halep şubesi dün Uluslararası Kızılhaç Örgütü ile işbirliği içinde Halep kırsalının batısına gıda ve muhtelif insani yardım yüklü 7 kamyonu geçirdi.

 

SANA, Fransa'da yaşayan Suriyeli gurbetçilerimiz dün akşam başkent Paris’in ortasında Joffre Meydanında Suriye'de cumhurbaşkanlığı seçimlerinin başarıyla düzenlenmesi ve bu seçimleri Beşşar el Esad’ın kazanmasını kutlayan bir etkinlik düzenledi.

 

SANA, Başbakan Vail el Halaki dün, Tabipler Sendikası, Diş Hekimleri Sendikası ve Eczacılar Sendikasının çalışmaları sonucu kurulan Sağlık Sigortası Tıbbi Hizmetler Şirketinin açılışını yaptıktan sonra Halk Kredi Bankasının Ebu Rommani Şubesini ziyaret etti.

 

Açılış töreninde bir konuşma yapan Halaki; Sağlık Sigortası Tıbbi Hizmetler Şirketinin, sağlık sigortası çalışmalarında görülen zorluk ve engellerin aşılması amacıyla tıbbi idare ve harcamalara ek bir gelir sağladığını dile getirdi.

 

SANA, Cumhurbaşkanı Beşşar el Esad dün; 09 Haziran 2014 tarihinden önce işlenen suçlar için genel af öngören 2014/22 sayılı yasama kararını onayladı.

 

Yasama kararı gereğince idam cezası işlenen suça göre ömür boyu ağırlaştırılmış hapis cezası yada ömür boyu tutukluluk cezasına dönüşürken, ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası ise ağırlaştırılmış 20 yıl hapis cezasına dönüşüyor.