ABD 9 Haziran’da Bunları Konuşuyor

 

Amerika’nın Sesi Radyosu (VOA), Amerika’da kaçak bulunan çocuklar giderek artan sayılarla Amerikan göçmenlik mahkemelerinde sınır dışı edilme sürecine dahil oluyor. New York’ta bir hukuk projesi bu gençlere göçmenlik mahkemelerinde avukatlık hizmeti sağlamayı amaçlıyor. 18 yaş altı bu kaçakların çoğu zaman bir avukatı olmuyor.

 

VOA, Rusya, Uluslararası Uzay İstasyonu işbirliğini Amerika’nın önerdiği doğrultuda 2024 yılına kadar sürdüreceği konusundaki resmi açıklamayı henüz yapmadı. Rusya şimdi 2020’de ortaklıktan çekilebileceğini belirtiyor. Rogozin’in bu tehdidi hayata geçirilirse Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki araştırmalar tehlikeye girebilir.

 

VOA, Uluslararası Uzay İstasyonu’nda altı ay kaldıktan sonra dünyaya dönen astronot Rick Mastracchio’ya göne, uzay istasyonundaki ortam son derece olumlu.

 

Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi hükümetin Çözüm Süreci’ne ilişkin adım atmasının beklendiği bir dönemde Diyarbakır’ın Lice ilçesinde kalekol inşaatını protesto etmek için başlayan eylemlere TSK’nın sert tepki vermesiyle siyasi ortam gerildi. Öyle ki İmralı’da görüşmeleri yürüten HDP heyeti, Pazar günü akşam saatlerinde sürpriz şekilde Lice olaylarını görüşmek üzere Pazartesi günü PKK lideri Abdullah Öcalan’la bir araya geleceğini duyurdu.

 

VOA, Mısır eski ordu komutanı Abdül Fettah el-Sissi seçimi ezici çoğunlukla kazandıktan bir hafta sonra yeni cumhurbaşkanı olarak yemin etti.

 

Yemin töreni Kahire’de Anayasa Mahkemesi binasında yapıldı. Sissi törende yaptığı konuşmada Mısır halkının çıkarlarına hizmet etme ve ülke güvenliğiyle ulusal birliği koruma sözü verdi.

 

VOA, Dışişleri Bakan Yardımcısı William Burns, Bakan’ın Siyasi İşlerden Sorumlu Dairesinin yardımcısı Wendy Sherman, Pazartesi ve Salı günleri İranlı yetkililerle bir araya gelecek. Sherman aynı zamanda İran’la yürütülen görüşmelerde başmüzakereci olarak görev yapıyor.

 

İran’la resmi nükleer görüşmelerin 16 Haziran’da devam etmesi bekleniyor. Görüşmeye İranlı yetkililerin yanı sıra P5+1 olarak bilinen, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin beş daimi üyesiyle Almanya’nın temsilcileri katılıyor.

 

The Wall Street Journal (WSJ), Ağustos ayında gerçekleştirilecek olan Cumhurbaşkanlığı seçimlerine artık 2 ay kadar kısa bir süre kaldı, ancak adaylar hala açıklanmış değil. 30 Mart seçimlerinin ardından Yalova ve Ağrı'da yenilenen seçimlerde AKP'nin iki büyükşehirde de belediye başkanlıklarını alamamış olması muhalefetin Cumhurbaşkanlığı için umutlarını artırdı. Son parti grup toplantısında HDP'ye bir kez daha sert üslup kullanan Erdoğan'ın bu tavrı, "Başbakan Cumhurbaşkanlığı için strateji mi değiştirdi?" sorularını beraberinde getirdi. Biz de bu soruları A&G Araştırma'nın Başkanı Adil Gür ve Konsensus Araştırma'nın Başkanı Murat Sarı'ya sorduk.

 

WSJ, Bazı Fransız ırkçılık karşıtı ve Yahudi grupları Le Pen'in yorumlarını kınayarak bunların anti-Semitik olduğunu ve Naziler tarafından Holokost boyunca kullanılan dilden farklı olmadığını söyledi.

 

Avrupa Yahudi Kongresi Başkanı Moshe Kantor, Avrupa Birliği'ne Le Pen'in üyeliğinin iptal edilmesi çağrısında bulundu.

 

WSJ, Çin Merkez Bankası aşırı borçlanmaya bağımlı olmadan büyümenin yollarını bulabilmek için bir savaş cephesine dönüşüyor.

 

Hükümet "mini teşvik" önlemleri veya ekonomik büyümeyi teşvik edebilmek için alınan diğer ufak önlemler konusunda bir birlik olduğunu gösterebilmek için bir çaba sarfetti.

 

Fakat sahne arkasında Çin Merkez Bankası, Maliye Bakanlığı, devlet planlama komisyonu gibi kurumlar faiz oranının daha fazla düşürülüp düşürülmemesi gibi bazı konularda birbirleriyle görüş ayrılıklarına düştüler.

 

WSJ, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Soma’daki Maden Faciasını Araştırma Komisyonu, kazanın meydana geldiği Soma’da ziyaretlerine başladı.

 

Soma ilçesinde meydana gelen maden faciası başta olmak üzere, maden kazalarının araştırılarak bu sektörde alınması gereken iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin belirlenmesi amacıyla kurulan komisyonun ilk durağı Soma mezarlığı oldu.

 

WSJ, Haftasonu Çin’den ihracatın arttığına dair haberlerin gelmesiyle beraber küresel ekonomiye yönelik iyimserlik artarken, ülkede ithalatın düşmesi dünyanın en büyük 2. ekonomisinde yerel talebe dair endişeleri artırdı. Çin’de ekonomiyi hızlandırmaya dair çabalar son dönemlerde artarken, Asya’nın bir diğer dev ekonomisi Japonya’da bugün 1. çeyrek ekonomik genişleme verileri açıklanacak. Bu hafta Asya’dan gelecek önemli veriler arasında yarın açıklanacak olan Çin enflasyon rakamları ve Cuma günü gerçekleştirilecek toplantıda Japonya Merkez Bankası’nın vereceği para politikası kararları bulunuyor.

 

Çin 9 Haziran’da Bunları Konuşuyor

 

Çin Devlet Radyosu (CRİ), Çin'in dış ticareti Mayıs ayında 2 trilyon 180 milyar yuane ulaştı.

 

Çin Gümrükler Genel Müdürlüğü'nün yayımladığı verilere göre, Mayıs ayında 2 trilyon 180 milyar yuan tutarında (yaklaşık 351 milyar ABD Doları) ithalat ve ihracat gerçekleştirildi.

 

CRİ, Ticaret Bakanlığı'nın açıklamasına göre, 13. Çin-ABD yatırım anlaşması müzakeresi bugün (9 Haziran) Beijing'de başlatıldı. Müzakere beş gün sürecek.

 

Çin ile ABD arasında, 2008 yılından bu yana 12 tur müzakere düzenlendi. 2014 yılında başlatılan 11'inci yatırım müzakeresinden beri anlaşma metni görüşülmeye başlandı. İki ülke arasındaki müzakerelerin, karşılıklı yatırımın önünün açılması, iki yönlü yatırımların korunması ve ikili ticari ilişkilerin ilerletilmesi açısından büyük önem taşıdığı savunuluyor.

 

CRİ, Vietnam'ın Xisha adalarında Çin'in egemenliğini çiğneyen eylemlerine rağmen, Çin öteden beri temkinli tutum sergiledi. Çin Dışişleri Bakanlığı sitesinde konuyla ilgili bir makale yayınlandı. "Vietnam'ın kışkırtıcı eylemleri ve Çin'in tutumu" başlıklı makalede gelişmeler özetlendi.

 

CRİ,  Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, dün (8 Haziran) Kahire'de Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping'in özel elçisi Miao Wei'yle görüştü. Çin Sanayi ve Bilişim Bakanı Miao Wei, yeni Cumhurbaşkanı Sisi'nin ant içme törenine katılmak üzere Mısır'a gitmişti.

 

Miao Wei, Cumhurbaşkanı Sisi'ye, Cumhurbaşkanı Xi'nin kutlama mesajını ve iyi niyetini aktardı. Bakan Miao Wei, Cumhurbaşkanı Xi'nin Mısır-Çin ilişkilerine stratejik olarak her zaman büyük önem verdiğini, uzun vadeli bakış açısıyla baktığını kaydetti. Miao Wei, yeni durumda da Çin'in Mısır'la çeşitli düzeylerde teması güçlendirmeye hazır olduğunu kaydedetti. Bakan Miao, iki liderin çabası sayesinde, Çin-Mısır ilişkilerini daha güzel bir geleceğin beklediği inancında olduğunu ifade etti.

 

CRI, Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Hintli mevkidaşı Suşma Svaraj'la dün (8 Haziran) Yeni Delhi'de bir araya geldi.

 

Çin Dışişleri Bakanı görüşmede yaptığı konuşmada, Çin-Hindistan ilişkilerinin 21. yüzyılın en dinamik ikili ilişkileri olduğunu dile getirdi. Dışişleri Bakanı Wang Yi, Hindistan'da yeni hükümetin kurulmasından sonra kendisinin özel elçi olarak Hindistan'ı ziyaret etiğini hatırlatarak, Çin'in Hindistan'la daha yoğun ve daha kapsamlı bir ortaklık geliştirmeye hazır olduğunu belirtti.

 

CRI, Mısır'da Cumhurbaşkanlığı'na seçilen Abdulfettah Sisi, Yüksek Anayasa Mahkemesi'nde ant içerek görevine resmen başladı.

 

Sisi, yemin töreninde yaptığı konuşmada devlet gücünü koruyacağını, anayasa ve hukuka saygı göstereceğini, halkın çıkarlarını gözeteceğini, ülkenin bağımsızlığı ve toprak bütünlüğünü savunacağını söyledi.

 

Rusya 9 Haziran’da Bunları Konuşuyor

 

Rusya’nın Sesi Radyosu (RUVR), Normandiya’da ikinci cephenin açılmasıyla ilgili 70.yıldönümü törenlerinde Ukrayna cumhurbaşkanı Pötr Poroşenko ve ABD Başkanı Barack Obama arasında yapılan görüşme yanlız 30 dakika sürdü.

 

Görüşme nezaket değişimiyle başladı. Barack Obama, Pötr Poroşenko’yu bir daha kutlayarak, görüş ve deneyiminden derin izlenimler edindiğini kaydetti.

 

RUVR, Altay Cumhuriyetindeki bal, Rusya’da Krallar balı olarak adlandırılır. Rusya İmparatorluğu başkentine Sibirya’nın güneyinden ulaştırılan bu bal, çar sofrasını süslerdi.

 

Bu günlerde Rusya başkentinde geçen 5.Uluslararası Moscow Halal Expo 2014 sergisinde Altay’daki “Dom Kedroff” şirketinin standında Krallar balının tadına istiyen herkes bakabilirdi. Şirket temsilcisi Mariya Voyevodina muhabirimize şunları anlattı.

 

RUVR, Bin yıllık tarihe sahip muhteşem Kazan kenti, Tataristan cumhuriyetinin başkenti, “Rusya’nın üçüncü başkentidir”.

 

Mimarisi ile yaşam tarzı, Rus ve Tatar geleneklerinin, görkemli sakin geçmiş zamanlar ile cesur enerjik modernliğin eşi görülmedik karışımıdır. Kazan Hanlığının eski başkenti olan burada, ortodoks kiliseler ve camiler, eski konaklar ve parlak iş merkezleri eşsiz şekilde bir arada bulunuyor. Doğrusunu söylemek gerekirse, Kazan’ın tüm merkez kesimi, büyük bir açık hava müzesidir. Başlıca kesimini üç yandan suyla çevrili tepede yerleşen kadim Kremlin oluşturuyor.

 

RUVR, Rusya Enerji Bakanlığı’nın ITAR-TASS’a yaptığı açıklamaya göre Bakanlık, Güney Akım Projesi’nin durdurulduğuna dair Bulgaristan’dan bildirim almadı.

 

Rusya Enerji Bakanlığı’nın ITAR-TASS’a yaptığı açıklamaya göre Bakanlık, Güney Akım Projesi’nin durdurulduğuna dair Bulgaristan’dan bildirim almadı. Bakanlık yaptığı açıklamada Güney Akım Projesi’nin Brüksel’de Pazartesi yapılacak ve Ukrayna, Rusya ile Avrupa Birliği temsilcilerinin yer alacağı görüşmede ele alınabileceğini vurguladı.

 

RUVR, Rusya Federasyon Konseyi Uluslararası Komitesi Başkanı Mihail Margelov yaptığı açıklamada uluslararası gazeteci örgütlerinin Ukrayna’da kaçırılan Rusya’nın Zvezda kanalı mensubu gazeteciler Andrey Suşenkov ve Andrey Malışev’e destek vermeleri gerektiğini söyledi.

 

Margelov bugün yaptığı açıklamada sözlerini şöyle sürdürdü: “Gazetecilerin hakları ve basın özgürlüğü Uluslararası Gazeteleri Birliği, Gazetecilerin Korunması Komitesi, Uluslararası Basın Enstitüsü gibi pek çok uluslararası örgüt tarafından korunmaktadır. Ancak şimdiye kadar bu örgütlerin Ukrayna’da Rusyalı gazetecilerin kaçırılmasıyla ilgili kamuoyuna açık bir protestolarını görmedim”.

 

İngiltere 9 Haziran’da Bunları Konuşuyor

 

İngiltere gazetelerinde Suriye’deki cihatçı grupların yaygınlaşan etkinliği ve Ukrayna’nın doğusundaki ayrılıkçı hareketlerin Rusya ile Batı ilişkilerine etkisi konularındaki haber ve yorumlar ağırlıklı yer buluyor.

 

Independent gazetesinin manşetindeki haber, deneyimli Orta Doğu muhabiri Patrick Cockburn’ün imzasını taşıyor. Cockburn, Irak Şam İslam Devleti örgütünün son haftalarda saldırılarını yoğunlaştırdığını ve Bağdat’tan Suriye içlerine kadar geniş bir bölgede etkin olduğunu anlatıyor.

 

Cockburn’ün ‘en etkin cihatçı örgüt’ unvanını El Kaide’den aldığını söylediği örgütün son saldırıları arasında Bağdat’ta Şiilerin yaşadığı bir mahallede 52 kişinin öldürülmesi, Ramadi’de bulunan Irak’ın en büyük üniversitesinin basılması ve Diyala’daki Kürdistan Yurtseverler Birliği bürosuna yönelik intihar saldırıları bulunuyor.

 

Geçen yıl Ebu Garib hapishanesinden çok sayıda militanın kaçışını organize eden örgüt, Ocak ayından beri Bağdat’ın batısındaki Felluce kentini elinde tutuyor. Irak’taki Şii ağırlıklı hükümetin 5-6 milyonluk Sünni Arap nüfus tarafından dile getirilen talepleri dikkate almamasının örgütün güç toplamasına yardımcı olduğu belirtilen haberde şöyle deniyor:

“IŞİD Suriye-Irak sınırının her iki tarafında faaliyet gösterme avantajını kullanıyor olsa da, Suriye’de El Nusra Cephesi, Ahrar el Şam ve diğer gruplarla ‘cihatçılar arası’ bir iç savaş yürütüyor. Yine de IŞİD Rakka kentini ve Türk sınırına yakın yerlerde Kürtler tarafından tutulan yerleşim bölgeleri dışında, Suriye’nin doğusunun büyük bölümünü kontrol ediyor.”

 

Gazetenin başyazısında da, “Daha geniş alanların cihatçı grupların eline düşmesi, Batının Orta Doğu’daki eylemlerinin başarısızlığını işaret ediyor” ifadeleri kullanılıyor. Başyazıda, ABD ve İngiltere’nin Irak’ta 2003 yılında Saddam Hüseyin’i devirdikten sonra düzen kurulamamasına ve Suriye’deki isyancılara aktarılan silahların radikal İslamcı grupların eline geçmesine değiniliyor.

 

Guardian gazetesindeyse, Suriye’de barış sağlanması için Cenevre’de yürütülen görüşmeler çökmeden önce BM özel temsilcisi olan Lakhdar Brahimi’nin Alman dergisi Der Spiegel’e verdiği röportajdan alıntılar var. Brahimi, Suriye’de 160 binden fazla kişinin ölümüne sebep olan çatışmaların Lübnan, Ürdün ve Türkiye gibi bölge ülkelerine sıçrama tehlikesine vurgu yapıyor. Bölgenin “havaya uçacağını” söyleyen Brahimi, Suriye’yi Afganistan ve Somali gibi ülkelere benzetiyor.

 

Independent’ın bir başka tecrübeli kalemi Robert Fisk ise “Kaplan” lakaplı Suriyeli komutan Süheyl Hasan ile görüşmesini aktarıyor. Albay Hasan, Halep’in kuzeyinde muhaliflerle çatışma hattında bulunuyor.

 

Son olarak 2 yaşındayken gördüğü oğlunun şimdi 6 yaşında olduğunu belirten Hasan, “Burası benim yurdum Suriye; yemin ediyorum ki iyiler kötülere galip gelene kadar onu görmeyeceğim veya öleceğim” diyor. Şiir yazdığı söylenen Hasan’ın, teslim olmaya çağırdığı militanlara megafonla şunları söylediği belirtiliyor:

 

“Kalbim kaya gibi. Zihnimse deniz gibi sakin. Gelgit sona erdiğinde denizin her şeyi yuttuğunu kimse unutmaz. Ayışığı harika ama bu ayışığı gelgitin gelip çekilmesiyle okyanusları çekebilir.”

 

Telegraph’ın başyazısında, Mısır’da Mareşal Abdülfettah Sisi’nin yemin ederek Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturması konu ediliyor. “Cumhurbaşkanı Sisi’nin tarihe yeni bir Arap tiran olarak geçmemesi ancak kamu alanındaki baskınlığını ülkesinin köhnemiş kurumlarını ve içe kapalı toplumunu reform edip onları modern çağa taşımasına bağlı” denilen başyazıda, eski Genelkurmay Başkanı’nın demokrasinin yerleşmesi için “20-25 yıla ihtiyaç olduğunu” söylemesinin pek iyi bir işaret sayılmayacağına dikkat çekiliyor.

 

Guardian gazetesinde, Mısır’da geçen yıl darbeyle devrilen Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin üyesi olduğu Müslüman Kardeşler hareketinin liderlerinden İbrahim Münir’in İngiltere hükümetine yönelik eleştirilerine yer veriliyor. Münir, darbeyle Mursi’yi deviren Sisi’nin seçilmesinin ardından İngiltere hükümetinin gönderdiği tebrik mesajının arkasında, Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerinin Londra’ya yaptığı ekonomik baskının olduğunu öne sürüyor.

 

Haberde, Müslüman Kardeşler hareketinin İngiltere’deki faaliyetleriyle ilgili inceleme için güvenlik ve istihbarat kuruluşlarından raporlar istendiği hatırlatılırken, Münir, bu soruşturmanın tam da darbe günlerinde başlatılmış olduğunun altını çiziyor.

 

Daily Telegraph’ın dış haberler muhabiri David Blair, Ukrayna hükümetinin doğu bölgesindeki Rusya yanlısı ayrılıkçılara yönelik askeri operasyonunu eleştiriyor. Blair, “Ağır askeri eylem, Kiev’in kazanması gereken halkı ona yabancılaştırıyor” diyor. Makalede, Donetsk gibi bölgelerde Ukrayna askerlerinin “kurtarıcı” değil, “işgal gücü” gibi görüldüğüne dikkat çekiyor.

 

Financial Times’ın görüşüne başvurduğu askeri uzmanlar, NATO’nun Ukrayna’da Rus ordusu ile istihbarat kuruluşlarının “ustalığı” karşısında geriye düştüğünü belirtiyor.

 

Londra merkezli düşünce kuruluşu RUSI uluslararası direktörü Jonathan Eyal, Rusça konuşan halkın çoğunlukta olduğu Kırım’ın ilhak edilmesiyle sonuçlanan gelişmeleri şöyle yorumluyor: “Bu tam anlamıyla çok güzel ayarlanmış bir operasyon; sessiz ama ölümcül derecede etkili. Batı ilk günden itibaren hazırlıksız yakalandı.”

 

Bir NATO yetkilisi ise Kırım’da güç yığınağı yapan Rus ordusunun Ukrayna’nın doğu kentlerinde ise özel kuvvetler üyeleri ile istihbarat kuruluşlarını devreye soktuğunu belirtiyor.

 

Yetkiliye göre Rus istihbaratçılar ve askerler kamu binalarını ve cephanelikleri ele geçirerek yerel milis güçlerine devrediyor. Haberde, hava ve deniz kuvvetleri ile tatbikat yapan NATO’nun hâlâ “Demir Perde döneminde” gibi gözüktüğü belirtiliyor.

 

Başka bir haberde yeni seçilen Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko’nun ayrılıkçılar ve Rusya’ya ılımlı mesajlar gönderdiğini aktaran Financial Times, çok sayıda Rus şirketinin olası yaptırımlardan çekinerek yabancı bankalardaki varlıklarını dolardan Asya para birimlerine çevirdiği de ifade ediliyor.

 

Guardian, eski Sovyetler Birliği ülkeleriyle ilgili bir internet sitesini yayına açtığını duyuruyor. İlk olarak Belarus’un ele alındığı sitede bugün, Slavoj Zizek’in Ukrayna ilgili bir analizine de yer verileceği dile getiriliyor.

 

Almanya 9 Haziran’da Bunları Konuşuyor

 

Soçi’de düzenlenecek Kış Olimpiyatları’nın başlamasına az bir zaman kala Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in miting ve gösteri eylemleri düzenlenmesine ilişkin yasağı kaldırması olumlu yankı buldu. Ancak Saarbrücker Zeitung yorumunda Putin’e ilişkin çekincelerini şöyle dile getiriyor:

 

“Vladimir Putin gerçek bir demokratlığa bürünmedi. Kremlin şefi sadece şu anki diktatör imajını düzelterek, milyarlık prestij projesini, Soçi’deki Kış Olimpiyat Oyunları’nı kurtarmaya çalışıyor. Böyle bir durumda Putin bedel ödemeye hazır ve bu yüzden de aslında ‘can sıkıcı olan’ vatandaş protestolarına izin veriyor. Ama dikkat! Putin bu girişimiyle düşünce özgürlüğünü kastetmiyor. Putin yönetimi gösterilerin nerede, hangi zamanda ve içerikte olacağını bizzat belirliyor. Hiçbir çözüm bulunamadığı takdirde de gösterilerin yapılacağı caddede buldozerler bir gecede düzeltme çalışmalarına başlıyorlar ve böylece gösteriler baştan engellenmiş oluyor. Sonra da buna şanssızlık deniyor, ya da Putinvari siyaset!”

 

Neue Osnabrücker Zeitung gazetesi Irak ve Ortadoğu bağlamındaki yorumunda ABD Başkanı Barack Obama’nın Ortadoğu’yu barışa kavuşturma hedeflerinin başarısızlığa uğradığını belirterek şu görüşlere yer veriyor:

 

“Terör örgütü El Kaide, Suriye ve Irak’ta gövde gösterisinde bulunuyor. Aşırı güçlerin Felluce’ye bayrak dikmeleri hayra alâmet değil! Sünnilerin kalesi konumundaki bu kentte bir zamanlar Amerikan askerî birlikleri, Irak Ordusu ve kabilelere bağlı milisler, aşırı güçlerle yıllar boyunca ağır savaşmışlardı. Felluce’nin şimdi yeniden fanatiklerin eline geçmesi, El Kaide milislerinin uzun dayanma iradeleri olduğunu gösteriyor. Spor ayakkabılı, kalaşnikoflu fanatikler, Şiiler ile Sünniler arasındaki eski anlaşmazlıkları yeniden deşiyorlar. Öte yandan Felluce örneği, müttefik askerî birliklerin Afganistan’dan çekilmesinden sonra bu ülkede de gelecek perspektifinin karanlık olacağına işâret ediyor. Önümüzdeki yıllar kanlı geçebilir.”

 

Irak’ta gelinen son duruma ilişkin olarak Lüneburg’ta yayımlanan Landeszeitung gazetesi de yorumunda batının takınması gereken siyasî tavrı irdeliyor:

 

“Irak’ta şu sıralar tarihin en çelişkili durumları yaşanmakta. Bundan 12 yıl önce o zamanki Amerikan Başkanı George W. Bush, Saddam Hüseyin’e karşı başlattığı savaşı iki yalana, Irak’ta kitle imha silahları bulunduğu ve El Kaide terör örgütünün bu ülkedeki varlığına dayandırmıştı. Irak diktatörünün iktidardan alaşağı edilmesi, söz konusu bu ikinci yalanın gerçeğe dönüşmesinin zeminini hazırladı. Batının dinsel grupların etkisi altındaki ülkedeki iç savaş durumuna bir kez daha askerî müdahalede bulunmasının fazla bir getirisi olmayacaktır. Ancak kökten dinci Körfez krallıkları İran ya da Suriye’deki Şiilere karşı cephe oluşturduklarında, batılı ülkeler sürekli biçimde onların yükümlülüğü altına girmeseler, bunun yararı daha fazla olurdu.”

 

Berliner Zeitung ise ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin Ortadoğu’daki mekik diplomasisini yorum sütununa taşımış:

 

“Kerry Ürdün ve Suudi Arabistan’a yaptığı kısa ziyaretlerde Ortadoğu için hazırladığı çerçeve anlaşmasına bu ülkelerden destek bulacak mı, bulamayacak mı? Birçok şey bu gelişmeye bağlı. Kerry’nin destek sağlaması, İsrail Başbakanı Netanyahu ile Filistinlilerin Başkanı Abbas’ı ikna anlamında tam bir joker olabilir. Filistin ve İsrail’den oluşan iki bağımsız devlet çözümü hâlâ mümkün ve yapılabilir görünüyor. Ancak eğer Kerry en ufak bir başarı sağlayamayacak olursa, yıllar boyunca kimse, bu her an patlamaya hazır bomba niteliğindeki anlaşmazlığa çözüm bulmaya yanaşmayacaktır. O nedenle ‘yolun açık olsun John Kerry’ diyoruz.”

 

İran 9 Haziran’da Bunları Konuşuyor

 

Keyhan gazetesinde Mısır'da Sisi karşıtı göstericilerle güvenlik güçleri arasında çatışmaların devam etmesi, Atina ve Roma başta olmak üzere AB'nin bazı kentlerinde hükümetlerin kemer sıkma politikalarının protesto edilmesi, Ukrayna cumhurbaşkanı Poroşenko'nun Rus mevkidaşı Putin ile görüşmesinde barış planı sunması gibi haberlere yer verilirken Lübnan Hizbullahı genel sekreteri Seyyid Hasan Nasrullah'ın Suriye seçimleri konusunda yaptığı açıklamasını konu eden bir yazı dikkatimizi çekiyor:

 

Lübnan hizbullahı genel sekreteri Seyyid Hasan Nasrullah  Suriye'lilerin bu ülke cumhurbaşkanlığı seçimlerine yoğun katılımının dünyayı şaşkına çevirdiğini söyledi. Beyrut'ta Allame Şeyh Mustafa Kasir'i anma töreninde konuşan Nasrullah, Uluslararası Camia'nın Suriye'de cumhurbaşkanlığı seçimlerini engellemek istedeğini fakat bunu başaramadığını, yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerine halkın yoğun katılımı dünyayı gafil avladığını belirtti. Suriye halkının seçimlere geniş katılımının Suriye için büyük kazanım olduğuna vurgu yapan Nasrullah, dünya çapında istihbarat servisleri, Suriye halkının cumhurbaşkanlığı seçimlerine yoğun katılımını önceden tahmin ettiği, bu yüzden kendi ülkelerinde Suriye'lilerin sandık başına gitmelerine müsaaade etmediklerini söyledi. Suriye seçimleri, ülkenin vahdeti, şam yönetiminin kalıcılığı ve Suriye millletinin dayanışmasını gözler önüne serdiğini kaydeden Nasrullah, seçimler, Suriye halkının kendi ülkelerinin kaderini başka ülkelere bırakmak istemediklerini ispatladığını belirtti.

 

Risalet gazetesinde Irak Ordusunun Elambar bölgesinde teröristlere yönelik başarılı operasyonlarını sürdürmesi, Bahreyn halkının düzenlediği gösteride, halkın katliamına yol açan dikta Al-ı Halife rejimi mensuplarının yargılanmasını talep etmesi gibi haberler ön plana çıkarılırken, Riyad ve Doha rejimlerinin Irak'taki teröristlere yoğun desteğini sürdürdüğüne dair bir değerlendirme yazısı dikkatimizi çekiyor:

 

Suudi Arabistan ve Katar rejimleri, Irak başbakanı Nuri Maliki yönetimini zayıf konuma düşürmek amacıyla hala Irak'ta terör gruplarına yoğun yardımlarını sürdürüyor.  Bağdat yönetimi Riyad ve Doha rejimlerini Irak'taki teröristlere verdiği destek konusunda defalarca uyarmasına rağmen, söz konusu ülkelerin Irak'taki terör eylemlerinde önemli rol ifa ettiği yadsınamaz bir gerçektir. Irak'ta yapılan son parlamento seçimlerinde Şiilerin zafer kazanması ardından Arabistan ve Katar rejimlerinin bu ülkede terör eylemlerine daha da şiddet kazandırdığı gözleniyor. Bu bağlamda bir haber kaynağı Arabistan ve Katar'ın Irak'tak teröristlere aylık maaş ayırdığını duyurdu.

 

Fars Haber Ajansı internet sitesinde İslami İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Merziye Efhem'in Afganistan Cumhurbaşkanlığı adayı Abdullah Abdullah'ın konvoyuna yapılan terör saldırısını kınaması, Siyonist rejim askerlerinin Mescidi Aksa'ya baskın düzenlemesi gibi haberler ön plana çıkarılırken Amerika'nın Suriye'deki teröristlere silah yardımını sürdürdüğünü konu eden bir yazı dikkatimizi çekiyor:

 

Amerika başkanı milli güvenlik danışmanı Suzan Rice yaptığı açıklamada Amerika'nın Şam yönetimine karşı Suriye'deki muahlifleri silahlandırmayı sürdürdüğünü kaydetti. Rice'nin söz konusu açıklamasaı, Amerika başkanı Obama'nın gönderilen ölümcül silahların Elkaide bağlantılı gruplara ulaşması endişesiyle, artık muhaliflere ölümcül olmayan askeri donanımlar göndereceklerini ileri sürdüğü bir dönemde dikkat çekti. Aslında Rice'ın Suriye'deki muahliflre ölümcül silahların gönderildiğini itiraf etmesi, beyaz Saray'ın Suriye'deki tekfirci terörüstleri desteklediği gerçeğini gözler önüne seriyor.

 

Suriye 9 Haziran’da Bunları Konuşuyor

 

Suriye Arap Haber Ajansı (SANA), Cumhurbaşkanı el Esad Suriye'de halkın yoğun katılımıyla yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanması münasebetiyle İran Başkanı Hasan Ruhani’den kutlama mesajı aldı.

 

Ruhani mesajında seçimlerin büyük bir başarıyla yapılmasının, siyasi sahada varlığını pekiştirme ve kendi geleceğini kendi elleriyle yapılandırmada mücadeleci Suriye halkının iradesini somutlaştırdığını belirtti.

 

SANA, Askeri kaynak ordu birliklerimizin Halep ve kırsalının Cendul, Marei, Tel Krah, Hreytan, Handerat, Mansura, Han el Asel, Resm el Abbud, Cdeyde, Kveyris, Hanano, Tel Refat, Hayyan, Daret Ezza, Tel Cbin, Bbaiyd, sanayi bölgesi, Leyramun, Meslimiye, Dahrat Abidrabbo, Şeyh Sait, Raşidin, Zehra, Kadı Asker, Kerm el Meyser, Merce, Bostan el Kasr ve Bostan el Paşa bölgelerinde birçok terör yuvası ve kümelenme yerlerini muhtevalarıyla tahrip ettiğini aktardı.

 

SANA, Başbakan Vail el Halaki bugün sabah saatlerinde Sağlık Sigortası Tıbbi Hizmetler Şirketinin açılışına katıldıktan sonra Ebu Romanni Semtinde bulunan Halk Kredi Bankası şubesini ziyaret etti.

 

Halk Kredi Bankası Ebu Romonni Şubesinide çalışma mekanizmasını inceleyen Halaki; ayrıca banka yetkililerinden önümüzdeki süreçle ilgili plan ve projelere ilişkin anlatımları dinledi.

 

SANA, Halk Meclisi üyeleri dün meclis başkanı Muhammed Cihat el Lahham başkanlığında düzenlenen oturumda Beşşar el Esad’ın cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanmasının, milli ve ulusal ilkeleri koruma sürecinin devamını teşkil etmekle birlikte Suriye'nin onur ve egemenliğinin garantörü olduğunu belirttiler.

 

Oturumda konuşan Meclis Başkanı Lahham; seçim sonuçlarının, terör ve destekçilerine karşı savaşı sürdürmek için yetkiyi yineleme niteliği taşıdığını, muhtelif bölgelerde ulusal uzlaşma, reform ve kalkınma sürecini sürdürme, yolunu kaybedenleri doğru yola iade etme, yeniden yapılanma ve vatanın geleceğini herkesin katılımıyla yapılandırma kararlılığını yansıttığını belirtti.

 

SANA, Enformasyon Bakanı Omran el Zoubi Fransa Dışişleri Bakanı Laurent Fabius’un yaptığı açıklamaların, Suriye'de mevcut terör örgütleri ile derin bağlantısını kanıtlamasının yanında ahlaki düzeyini yansıttığını belirtti.

 

Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Zoubi; Fabios’un bu açıklamalarının siyasi ve diplomasi edebiyle çeliştiğini belirtti.

 

SANA, Sosyalist Arap el Baas Partisi Ulusal Genel Sekreter Yardımcısı Hilal Hilal dün Uluslararası Arap Sendikalar Federasyonu Genel Sekreteri Recep Matuk ile görüşmesinde; Suriye'nin milli misyonuna inancından hareketle Şam yada dışında bulunan tüm Arap sendika, örgüt, birlik ve federasyonlara tam desteğini sürdüreceğini vurguladı.

 

Bu örgüt, sendika ve federasyonların Suriye ve halkını hedef alan dış planlar ve çok uluslu teröre karşı mücadelede oynadıkları role işaret ederken, milli davalarda da üstlendikleri misyonun takdire şayan olduğunu söyledi.

 

SANA, Homs iline tabi Tedmur (Palmira) Bölgesinde güvenlik güçleri dün; teröristlerin muhtelif arkeolojik bölgelerinden çaldıkları ve yurtdışına satmak üzere hazırladıkları 8 parça tarihi eser ele geçirdi.

 

Tedmur Müzesi Sekreteri Halil Hariri SANA’ya açıklamasında; Palmira medeniyetinden geleneksel kıyafetleri ve süs eşyalarıyla iki kadına ait tarihi levhaların yanı sıra cenaze ziyafetini temsil eden bir levha, Tedmurlu iki genci temsil eden iki heykel, Tedmurlu iki adama ait baş heykelleri ve Tedmurlu bir kahinin başını temsil eden bir heykelden ibaret olan tarihi eserlerin binlerce yıl öncesine dayandıklarını açıkladı.

 

SANA, Siyonist İsrail ile Suudi Arabistan krallık rejimi arasındaki gizli ve sıcak bağlantı ve ittifaklara bir kanıt daha İsrailli Yediot Ahronot Gazetesinden geldi.

 

İsrailli Yazar Smadar Perry Yediot Ahronot Gazetesinin bugünkü sayısında yayınlanan raporunda; İsrail ile Suudi krallık rejimi arasında uzun bir anlaşma zincirinin mevcut olduğunu ortaya çıkardı.

 

Bulgaristan 9 Haziran’da Bunları Konuşuyor

 

TRUD, Başbakan Plamen Oreşarski yaptığı açıklamada, Brüksel’deki üstdüzey yetkililerinin ‘Güney Akım’ doğalgaz projesi hakkındaki eksikliklerin giderilene kadar projenin dondurulmasına karar verdiğini bildirdi. Haftasonu alınan karar, Başbakan Oreşarski ile ABD’li senatörler John McCain, Chris Murphy ve Ron Johnson ile ‘Ukrayna’ konusunun görüşüldüğü toplantının ardından açıklandı. Moskova’dan acil cevap geldi. RIA ‘Novosti’ haber ajansına konuşan üstdüzey bir yetkili ‘Resmi yollardan konu hakkında bilgi almadık’ değerlendirmesinde bulundu. Yine geçtiğimiz Pazar günü GERB lideri Boyko Borisov enerji konulu konferansta yer almak için ABD’ye gitti

 

24 ÇASA, Avrupa Komisyonu’nun ‘Güney Akım’ projesi hakkında ortaya koyduğu tüm eksikliklerin ortadan kaldırılana kadar Bulgaristan doğlagaz boru hattı ile ilgili tüm işlemleri dururma kararı aldı. Çarpıcı gelişme kararı ABD’li senatör John McCain ve beraberindeki heyet ile görüşen Başbakan Plamen Oreşarski tarafından geldi. Daha üç gün önce DPS lideri Lütvi Mestan, ‘Güney Akım’ projesinin AK’nin tüm koşullarına uyması gerektiği teklifini yapmıştı. Bir hafta önce ise ülkenin sözkonusu boru hattına müteahhit firma seçiminde bulunduğu için Brüksel, Bulgaristan’a cezai yaptırım uygulayacağını açıkladı. Başbakan Oreşarski, proje kapsamındaki eksikliklerin giderildiğinde yeniden başlatılabileceğini kaydetti. ABD’li senatör McCain ise, proje yapımında ve kapsamında Rusya’ya olan bağımlılığın da azaltılmasını tavsiye etti.

 

KLASSA: Ekonomi uzmanları tarafından yapılan araştırmaya göre, uzun vadeli dönemde özel emeklilik fonlarından elde edilecek kar getirisinin enflasyon seviyesinden daha yüksek olduğu belirtildi. Son 14 yıl içinde ülekdeki yıllık ortalama enflasyon oranının yüzde 5.22, özel bir emeklilik fonunun kar getirisinin ise yüzde 5.95 olduğu anlaşıldı. Bulgaristan’da işlem gören özel emeklilik fonlarının 2013 yılı içindeki ortalama kar getirisinin yüzde 5.24, ek emeklilik fonları için yüzde 6.86, univeral fonlar için ise yüzde 4.65 olduğu görüldü.

 

STANDART, Bulgaristan, ulaşım sektörü için AB’den 1.612 milyar euro kaynak bekliyor

Bulgaristan tarafından Brüksel’e gönderilen ‘2014-2020 mali dönemi kapsayan Ulaşım ve ulaşım altyapısı’ operasyonel program planlamasına göre, ülkedeki demiryolları modernizasyonunu, karayollarını, Sofya metrosunu ve çok amaçlı terminallerin inşaa edilebilmesi için AB’nin ekonomik ve sosyal işbirliği ilkesi olan Koheziyon fonu kapsamında ülkenin 1.612 milyar euro kayanğa ihtiyaç duyduğu anlaşıldı. En çok kaynağın ise 1.114 milyar euroluk kısmının Koheziyon fonu tarafından sağlanması bekleniyor. Bu fon tarafından sağlanacak kaynakların yarısı yani 572 milyon euroluk bölümü demiryollarının modernizasyonu, diğer 572 milyon euroluk kısmı ise karayollarının onarımı için kullanılacak. İki ulaşım sektörü için devlet bütçesinden 101’er milyon euro katkı yapılması planlanıyor.

 

SEGA, Hükümet tarafından bölgelerin kalkındırılması programı kapsamında dağıtılan milyonlarca levalık kaynağın kazanılamadığı öğrenildi. Maliye Bakanlığı’nın 23 Mayıs tarihli verilerine göre, toplamda 289 milyon levalık kaynağın sağlanmasına rağmen yerel belediyeler ile yapılan sözleşmeler sonucu yaklaşık 19 milyon leva için sözleşme yapıldığı öğrenildi. Hazır proje karşılığı sağlanan kaynaklara bakıldığında sadece yüzde 6.6 oranında bir kaynak alımı olduğu anlaşıldı.