ABD 5 Haziran’da Bunları Konuşuyor

 

Amerika’nın Sesi Radyosu (VOA), Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin  Güneydoğu Ukrayna’ yı “ilhak ya da istikrarını bozma” planı olmadığını açıklarken Avrupalı liderler kendisini barışı sağlamak için Rusya yanlısı ayrılıkçılar üzerindeki nüfuzunu kullanmaya çağırdı.

 

Putin Çarşamba günü  Fransız televizyonu ve bir radyo istasyonuna verdiği demeçte Ukrayna’nın güneydoğusunda ne geçmişte ne de şimdi  hiçbir zaman “Rus askeri birimleri ya da danışmanları” bulunmadığını söyledi.

 

VOA, Başkent Washington’da bu yıl 33. kez düzenlenen Türk-Amerikan Konseyi’nin yıllık konferansında Avrupa ile Amerika arasında imzalanması öngörülen Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı’nın (TTİP) Türkiye’ye olası etkileri iki ayrı oturumda ele alındı.  

 

İTKİB İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri Yönetim Kurulu Üyesi Ruşen Çetin, Türkiye’nin TTIP sürecinde yer alması gerektiğini aksi takdirde bunun Türk ekonomisinde ciddi sorunlar yaratabileceğini söyledi: “Yaptığımız çalışmalara göre uzun süreçte, her türlü sektörü kapsayacak şekilde anlaşma sağlanır ve gümrükler sıfırlanırsa, Türkiye’nin kaybının 20 milyarı olacağı söyleniyor.” 

 

VOA, Gallup’un araştırmasına göre Ukraynalılar dış güçlerin kendi ülkeleriyle ilgili kararlara müdahele etmesini isitemediklerini söylüyor.

 

Amerikan araştırma şirketi Gallup’un Nisan ayında Kırım bölgesi hariç Ukrayna’da 1400 kişiyle görüşerek yaptığı anket, Ukraynalılar’ın yüzde 78’inin dış müdahalelere karşı olduğu ortaya koydu.

 

The Wall Street Journal (WSJ), Geçtiğimiz ay Türkiye'den yaklaşık 1 milyon varil Kürt ham petrolüyle Türkiye'den yola çıkan United Leadership isimli petrol tankeri Salı gecesi Fas'ın Muhammediye limanına vardı.

 

Fakat Çarşamba gününün geç saatlerine kadar limana varışının neredeyse 24 saat sonrasında tanker herhangi bir boşaltmada bulunmadı. Bu gecikme petrolün alıcısı olup olmayacağı konusunda adeta uluslararası bir teste dönüşürken, ham petrolün kaderi de henüz kesin değil. Irak sevkiyatın yasadışı olduğunu ve kim alırsa alsın ona karşı yasal yollara başvuracağını duyurdu.

 

WSJ, IMF'nin iki numaralı ismi David Lipton, Çin'e yakın vadede büyümeyi düşürebilecek reformlar için alan yaratması amacıyla büyüme hedefini gelecek yıl yüzde 7'ye düşürme çağrısı yaptı.

 

Perşembe günü Pekin'de bir konuşma yapan IMF Başkan Yardımcısı Lipton Çin'in 'orta büyüklükte büyüme' hedeflemesi gerektiğini söyledi. IMF ile birçok Çinli ekonomist büyüme modelinin çevre kirliliğine ve finansal zayıflığa neden olan ters tepen bir model olduğunu düşünüyor.

 

WSJ, Dün toplantılarının ilk gününü geçiren Group of Seven liderleri Ukrayna'yı istikrarsızlaştırmaya devam etmesi durumunda Moskova'ya geniş yaptırımlar uygulayarak Rusya'nın belirli sektörlerini vurmaya hazır olduklarını söyledi.

 

G-7 liderleri yaptıkları bir yazılı açıklamada "Hedef yaptırımları yoğunlaştırmak ve olayların gerektirmesi durumunda Rusya'ya olacak maliyeti daha da artırmak için gerekli şeyleri yapmaya hazırız" ifadelerini kullandı.

 

WSJ, ŞAM, Suriye – Suriye Devlet Başkanı Beşar el Esad'ın iç savaşı yürütme gücü elde etmesi beklenen seçimlerde hükümet yanlıları seçim sandıklarını doldurdu ve seçim merkezlerinin içinde eylem düzenledi.

 

Rejimin, ülke içi ve dışındaki karşıtları, öfke dolu iç savaşın arasında adeta bir demokrasi parodisi gibi düzenlenen Salı günkü başkanlık seçiminden uzak durdu.

 

Şam'da gökyüzünde isyancıların elindeki bölgeleri bombalayan ordu uçakları dolanırken, neredeyse 40 aydır devam eden çatışma seçim esnasında da aralıksız sürdü.

 

WSJ, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 27 Mayıs'ta Meclis grup toplantısında yaptığı konuşmada, daha önce bazı basın organlarında Merkez Bankası'nın faiz indirmesi gerektiği yönündeki mesajlarını biraz daha sertleştirerek tekrarladı. Yüksek faizin yüksek enflasyona neden olduğuna inanan Erdoğan, Merkez Bankası'ndan faizleri hızla aşağı çekmesini isterken, enflasyon hedefini yıllardır tutturamamakla eleştirdi. Erdoğan'ın açıklamaları sonrasında Merkez Bankası'nın bağımsızlığı ve faiz tartışması yeniden Türkiye gündeminin ilk sıralarına oturdu. Para politikasındaki çalışmaları ve tecrübesiyle bu tartışmalara önemli katkı sağlayacak isimlerden biri olan Prof. Dr. Fatih Özatay ile Erdoğan'ın açıklamalarını, para politikasının ve Türkiye ekonomisini değerlendirdik. Özatay'a göre Başbakan'ın faizler konusundaki çıkışı yine hükümetin kendisini olumsuz etkileyecek. 1987 yılında girdiği Merkez Bankası'ndan 2006'da başkan yardımcısıyken olarak ayrılan Özatay, TEPAV'da akademik çalışmalarına devam ediyor.

 

Çin 5 Haziran ‘da Bunları Konuşuyor

 

Çin Devlet Radyosu (CRİ), Çin, siyasi çözümün Suriye krizinin giderilmesinin tek yolu olduğunu ve bunun desteklenmesi gerektiğini açıkladı.

 

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hong Lei, Suriye'deki gerginliğin dördüncü yılına girdiğini ve halkın büyük zarar gördüğünü hatırlattı.

 

Sözcü Hong, Suriye'deki ilgili tarafların ülke durumundan hareket ederek ateşkes yapması ve Cenevre Müzakeresi süreci için çalışması gerektiğini ifade etti.

 

CRİ, Xinjiang mahkemeleri, terör ve şiddet saldırılarıyla radikal dinciliğe ilişkin 81 sanığı yargıladı ve 9 kişiyi ölüm cezasına çarptırdı.

 

Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi'nde 23 Mayıs'tan bu yana süren terörle mücadele kampanyası kapsamında bugün 23 dava sonuçlandırıldı.

 

CRİ, Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, Mısır'da cumhurbaşkanı seçilen Abdulfettah Sisi'ye bir kutlama mesajı gönderdi.

 

Xi Jinping, Mısır'ın Çin'le diplomatik ilişki kuran ilk Arap ve Afrika ülkesi olduğunu hatırlatarak, geçen 58 yıl içinde ikili ilişkilerin hep sağlıklı ve istikrarlı geliştiğini kaydetti.

 

Xi Jinping, taraflar arasındaki siyasi güvenin sağlam, ekonomik ve ticari işbirliğinin yoğun, kültürel temasların da canlı olduğunu söyledi.

 

CRİ, Çin-Arap Ülkeleri İşbirliği Forumu 6. Bakanlar Toplantısı, bu sabah (5 Haziran) Beijing'de başladı.

 

Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, açılışta yaptığı konuşmada, İpek Yolu'nun yeniden canlandırılması ve Çin ile Arap ülkeleri arasındaki işbirliğinin derinleşmesi konularını vurguladı.

 

Xi Jinping, uzun bir geçmişe dayanan İpek Yolu'nun barış, işbirliği, dışa açıklık, hoşgörü, karşılıklı fayda ve ortak kazanç gibi anlamlar taşıdığını ve medeniyetler arasındaki ilişkilerin tarihinde önemli bir yer tuttuğunu söyledi.

 

CRİ, Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, Ürdün ve Lübnan'daki Suriyeli mültecilere yeniden insani yardım sağlayacaklarını söyledi.

 

Xi Jinping, Çin'in Suriye'deki insani duruma büyük önem verdiğini, ülkedeki insani felaketin ortadan kaldırılmasına yardıma hazır olduğunu kaydetti.

 

Öte yandan, Ortadoğu bölgesindeki meselelere değinen Çin Cumhurbaşkanı, ülkesinin Filistin-İsrail sorunu ve Suriye krizi gibi konulardaki tutumunu yineledi.

 

CRİ, Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, bugün Büyük Halk Toplantı Sarayı'nda Çin-Arap Ülkeleri İşbirliği Forumu 6. Bakanlar Toplantısı'na katılan Arap ülkeleri heyet başkanlarıyla görüştü.

 

Xi Jinping görüşmede, Çin'in Arap ülkeleriyle ilişkilere büyük önem vererek, ikili ilişkileri stratejik seviyede ve uzun vadeli olarak ilerletmeye çalıştığını vurguladı.

 

CRİ, Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Arap ülkelerinden mevkidaşları ve Arap Birliği Genel Sekreteri ile bir araya geldi.

 

Çin Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Wang Yi'nin Çin-Arap Ülkeleri İşbirliği Forumu 6'ncı Bakanlar Toplantısı'na katılmak üzere Beijing'de bulunan Fas, Katar, Yemen ve Somalili bakanlar ve Arap Birliği Genel Sekreteri'yle görüştüğü belirtildi.

 

CRİ, Çin, 2013 yılında 428,16 tonluk altın üretimiyle üst üste 7 yıldır dünyanın en büyük altın üreticisi konumunu korudu.

 

Çin, altın rezervi bakımından da dünya genelinde ikinci sırada yer aldı. 2012 yılı sonu itibarıyla, Çin'de 8196,24 tonluk altın rezervi bulunduğu belirtildi.

 

CRİ, Çinli temsilci, Tahran'ın nükleer sorunun çözümü için harcadığı çabaları övgüyle karşıladıklarını belirtti.

 

Çin'in Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'ndaki (UAEA) temsilcisi Cheng Jingye, UAEA ile İran arasındaki işbirliğinde olumlu bir eğilim görüldüğünü ifade etti.

 

Cheng, dün yaptığı açıklamada, İran nükleer sorunuyla ilgili altı ülke ve Tahran arasında uzlaşılan "Ortak Eylem Planı"nda öngörülen tedbirlerin, İran tarafından ciddiyetle uygulandığını görmekten memnuniyet duyduklarını ifade etti.

 

Rusya 5 Haziran’da Bunları Konuşuyor

 

Rusya’nın Sesi Radyosu (RUVR), Ukrayna halkının seçimine saygıyla yaklaşan Rusya, yeni yönetimle çalışacak. TF1 televizyon ve Europe 1 radyo kanallarına demeç veren Putin, böyle bir açıklama yaptı.

 

Poroşenko’nun, kendi halkına karşı yürütülen cezalandırma operasyonunu durdurabileceğini düşünen Putin’e göre, Ukraynalı liderin elleri “henüz kana bulamış değil”

 

RUVR, Putin, “Rusya, Ukrayna’nın bağımsızlığını tanıyor, ancak Kırım konusuna başka bir şekilde yaklaşamazdı. Tarihi kökenleriyle Rusya’ya bağlı olan bir bölgenin Kiev’in göz diktiği uluslararası bir örgüte bağlanmasına izin veremezdi” dedi.

 

Putin konuşmasını şöyle devam etti: “Biz Ukrayna’nın bağımsızlığını zaten tanıyoruz ve hatta tanımakla kalmayıp kendisini bağımsız bir ülke olarak hissetmesini çok istiyoruz. Çünkü herhangi bir askeri birliğe veya ne tür olursa olsun katı bir entegrasyon topluluğuna katılmak aslında bağımsızlığı bir parça yitirmek anlamına geliyor. Ancak ülke böyle bir yol seçip bağımsızlığını kısıtlamak isterse, tabii ki bu kendisinin bileceği bir iştir.

 

RUVR, Rusya Federasyonu Başbakanı Dmitri Medvedev, Ukrayna Hükümeti’nin ülkeden herhangi bir mülteci göçü yaşanmadığına dair yaptığı açıklamayı yalan olarak nitelendirerek söz konusu mültecilerin sayısının 4 bine ulaştığını kaydetti.

 

Bugünkü kabine toplantısında yaptığı konuşmada, ‘‘Bugüne kadar görülmemiş bir durum yaşanmaktadır. İnsanların büyük bir korku içerisinde olduğu bir ortamda Ukrayna Hükümeti herhangi bir insani sıkıntının olmadığını ve ülkeden herhangi bir mülteci göçünün de yaşanmadığını söylemektedir. Bu bir yalandır ve elbette bunu duymak üzüntü vericidir’’ şeklinde ifadeler kullanan Başbakan, ‘‘Tüm bu yaşananlara rağmen G-7 olarak adlandırılan yapılanmaya üye ülkeler, Ukrayna Ordusu’nun kendi halkına karşı gerçekleştirmekte olduğu sözüm ona ‘‘ılımlı – kabul edilebilir’’ eylemleri konuşmaktadır. Burada açık bir alay etme ve dalga geçme durumu söz konusu olmakla beraber, bu durumun herhangi bir sınır tanımadığını da görülmektedir’’ diyerek sözlerini tamamladı.

 

RUVR, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile ABD Dışişleri Bakanı John Kerry perşembe günü Paris’te Ukrayna ve Suriye’deki durumu ele alacaklar.

 

Bu görüşmeler yaklaşık iki aylık bir aradan sonra onların ilk görüşmesi özelliği taşıyacak. Görüşme Normandiya’ya müttefik askerlerin çıkartma yapmasının 70.yılı onuruna yapılacak olan kutlamalar kapsamında gerçekleşecek. Rusya ve ABD Dışişleri Bakanları ülke devlet başkanları Vladimir Putin ile Barack Obama’ya eşlik ediyorlar. Rusya ve Amerika Dışişleri Bakanları nisan ayındaki Cenevre istişare toplantısı sonrasında Ukrayna cumhurbaşkanlığı seçimi sonrası da dahil birkaç defa telefonla görüşmüşler, ancak konumlarda herhangi bir yakınlaşma olmamıştı.

 

RUVR, Rusya parlamentosunun üst kanadı Federasyon Konseyi’nin Dışişleri Komitesi Başkanı Mihail Margelov, Suriye’deki cumhurbaşkanlığı seçimlerinin demokratik geçtiği görüşünü dile getirdi.

 

Suriye’deki seçimleri tanımayan G7 Zirvesi’nin bildirgesini yorumlayan Rus senatör, oyların yüzde 88,7’sini alan Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad’ın gitmesi için hiçbir nedenin olmadığını vurguladı.

 

İngiltere 5 Haziran’da Bunları Konuşuyor

 

İngiliz gazetelerinin bugünkü manşetlerinde öne çıkan konular; ülkede ilk kez bir davanın gizli görülecek olmasına yönelik tartışmalar, İngiltere'de hastanelerde zehirlenen 15 bebekten birinin ölmesi ve İçişleri ile Eğitim bakanlarının radikal İslamcıların bazı okullardaki etkisi ile ilgili olarak birbirlerini suçlamaları

 

Guardian gazetesinin bugünkü manşeti, "Gizli terör davasına yönelik protestolar". Gazete ülkede yüzyıllardır ilk kez "bir terör davasının" tamamen kamuoyundan gizli görülebileceğini, "şeffaf adalet" prensibinin tehdit altında olduğunu vurguluyor.

 

Davada yargılanan iki kişinin adları kamuoyuna açıklanmış değil. Sadece geçen yıl üst düzey bir operasyonda tutuklandıkları biliniyor. Bu kişilerden biri doğrudan, Şubat 2012 ve Ekim 2013 tarihleri arasında "terör eylemlerine" hazırlanmakla suçlanmış.

 

Tartışmalı dava 16 Haziran'da Londra'da başlayacak. Medya kuruluşlarının dün üst mahkemeye yaptığı başvurular reddedilirse, gazetecilerin mahkeme salonuna girişleri yasaklanacak. Ne duruşmalarda yaşananlar, ne de davanın sonucu kamuoyuna açıklanamayacak.

 

Guardian'a konuşan Liberty adlı insan hakları örgütünün başkanı Shami Chakrabati, davanın kamuoyundan gizlenmeye çalışılmasını şu sözlerle eleştirmiş: "Şeffaflık, adalet sisteminde isteğe bağlı olan lüks bir prensip değildir. Adaleti temin etmenin ve hukukun üstünlüğü prensibini korumanın yolu şeffaflıktan geçer."

 

Daily Telegraph gazetesi ise İngiltere'de yeni doğan 15 bebeğin devlet hastanelerinin özel bakım ünitelerinde zehirlenmesini manşetinden duyuruyor. Çoğu erken doğum sonucu dünyaya gelen bebeklerden bir tanesi hayatını kaybederken, diğer 14'ü de yaşam savaşı veriyor.

 

Daily Telegraph dün akşam itibarıyla bebeklerin antibiyotik tedavisine olumlu tepki verdiğini belirtiyor. 15 bebek, altı ayrı hastanenin yoğun bakım ünitelerindeydi. Pazar günü öldüğü açıklanan bebek ise Londra'da doğmuştu.

 

Son gelişmeler sonrası İngiltere'de tüm hastanelerde sağlık alarmı verildi. Zira bebeklere damardan verilen ve kan zehirlenmesine yol açan sıvı gıdanın ülke çapında en az 22 hastanede kullanıldığı sanılıyor. Kan zehirlenmesinin nedeni etkisini hızla gösteren "Bacillus cereus" adlı bir bakteri. İngiltere'deki hastaneler söz konusu bakteriye karşı uyarıldı, bozuk olduğu tespit edilen sıvı gıdalar da toplatılıyor. Daily Telegraph ise haberinde İngiltere Toplum Sağlığı Direktörlüğü ile İlaçlar ve Sağlık Bakımı Malzemeleri Düzenleme Kurumu'nun bebeklere bozuk sıvı gıda verilmesi ile ilgili olarak soruşturma başlattığını bildiriyor.

 

Times gazetesinin bugünkü manşeti "Öfkeli Cameron rakip iki bakanı azarlarken, Muhafazakar Parti'de anlaşmazlık büyüyor".

 

Gazete, kabinesinin önde gelen iki bakanı arasındaki ağız dalaşının İngiltere Başbakanı David Cameron'ı çok öfkelendirdiğini bildiriyor. Cameron'un tepkisini çeken isimler İçişleri Bakanı Theresa May ile Eğitim Bakanı Michael Gove. İki bakan, İngiltere'de radikal İslamcıların bazı okullardaki etkisinin azaltılması konusunda birlikte çalıştıklarını iddia ediyor. Ancak hem Theresa May hem de Michael Gove geçmişte birbirlerini sert bir dille eleştirmişler.

 

İçişleri Bakanı Eğitim Bakanı'na, radikal İslamcıların Birmingham'daki bazı okullarda kontrolü sağlamayı çalıştığına yönelik iddiaların 2010'a uzandığını ve bu iddialardan haberi olup olmadığını sormuş. Eğitim Bakanı da İçişleri Bakanlığının sorunla mücadelede yeterince çaba harcamadığını düşündüğünü söylemiş.

 

Times, Başbakan Cameron'ın dün sabah Eğitim Bakanı Gove'u telefonla arayarak azarladığını ve iki bakan arasındaki tüm yazışmaların kendisine iletilmesi talimatı verdiğini duyuruyor. İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth, Muhafazakar Parti ve Liberal Demokrat Parti'nin 2010'da kurdukları koalisyon hükümetinin son yasama programını dün kamuoyuna açıklamıştı.

 

Times, İçişleri Bakanı Theresa May ve Eğitim Bakanı Michael Gove arasındaki mücadelenin Kraliçe'nin konuşmasını gölgelediğine dikkat çekmiş.

 

Independent'ın tecrübeli Orta Doğu muhabiri Robert Fisk, gazeteye son haberini Suriye'nin Humus kentinden göndermiş. Robert Fisk, zengin bir tarihi olan kentin Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'a karşı isyanın merkezi olduğunu hatırlatıyor. Fisk şimdi ise ıssız kentin yıkıntılardan ibaret olduğunu, halkın hayallerinin de yıkıldığını söylüyor.

 

İsyancılar Suriye rejimi ile varılan anlaşmanın ardından BM denetiminde Humus'tan çekilmişti. Şehrin sokaklarının, dükkanlarının, tarihi eserlerinin tahrip olduğunu vurgulayan Fisk'in yazısında şu satırlar yer alıyor:

 

"Suriye'de 2011'deki isyanın ilk aylarında Humus'ta düzenlenen gösterilere on binlerce kişi katılmıştı. Dün yüzde 88,7 oyla yeniden Devlet Başkanı seçildiği açıklanan Esad'ın devrilmesini talep eden Amerikan ve Fransız Büyükelçileri de bir gün göstericilerle birlikteydi. Ve o barışçıl gösterinin ardından Humus'u silahla savunanlar geldi bu kente. Daha sonra da onların yerini cihadcılar, El Kaide mensupları, Nusra Cephesi savaşçıları aldı. Hums için kaçınılmaz sonun başladığı an da buydu."

 

Financial Times gazetesinin "Şirketler ve Piyasalar" ekinde ise futbol kulüplerinin ekonomik yapıları ile ilgili bir haber göze çarpıyor. Haberin başlığı "Premier Lig'de ödenen ücretler rekor düzeye ulaştı". Gazete, danışmanlık şirketi Deloitte'un her yıl yaptığı futbol finansmanı araştırmasının sonuncusunun sonuçlarını kamuoyuna duyuruyor.

 

Deloitte'a göre, İngiltere Premier Ligi'nde 2012-2013 sezonunda kulüpler gelirlerinin yüzde 71'ini oyunculara ödedi ve bu bir rekor. Aynı oran İspanya'da ise son 10 yılın en düşük düzeyi olan yüzde 56'ya geriledi. Almanya'da da bu oran yüzde 51. Deloitte'un araştırmasında dikkat çeken bir nokta da yine 2012-2013 sezonunda Premier Lig kulüplerinin toplam gelirlerinin yüzde 1 oranında artarak 2 buçuk milyar sterline (yaklaşık 3,1 milyar euroya) çıkması. Üstelik bu rakamın 2013-2014 sezonunda yeni naklen anlaşmasının etkisi ile 3 milyar sterlini (yaklaşık 3,7 milyar euroyu) aştığı sanılıyor. Bu alanda Premier Lig kulüplerini toplam 2 milyar euro gelirle Bundesliga (Almanya) ve 1,9 milyar euro ile La Liga (İspanya) kulüpleri izliyor.

 

Financial Times ise haberinde İspanyol ve Alman kulüplerinin oyuncularına daha az para ödedikleri bir dönemde Avrupa kupalarında İngiliz takımlarından daha başarılı olduklarını hatırlatıyor.

 

Guardian gazetesinin spor ekindeyse Almanya'nın Bayer Leverkusen takımında forma giyen Türkiye kökenli futbolcu Emre Can ile ilgili bir haber var.

 

Gazete, Liverpool'un Almanya Ümit Milli Takımı'nda da forma giyen orta saha oyuncusunu transfer etmek üzere olduğunu bildiriyor. Liverpool, 20 yaşındaki Emre Can'ın bonservisi için Bayer Leverkusen'e 12 milyon Euro ödemeyi kabul etti.

 

Liverpool ayrıca Southampton'ın kaptanı Adam Lallana için 25, Sevilla'nın sol beki Alberto Moreno için de 16 milyon sterlin bonservis bedeli ödemeye hazır. Guardian'ın haberinde ise Liverpool taraftarlarını endişelendirecek bir detay da var. Zira gazete Real Madrid'in takımın golcüsü Luiz Suarez ile ilgilendiğini bildiriyor.

 

Suarez'in Liverpool ile imzaladığı son sözleşmenin tüm şartları bilinmiyor. Guardian'a göre Liverpool, geçen sezon İngiltere Premier Ligi'nde 31 gol atan Luiz Suarez'in fiyatını, Real Madrid'in son yıldız transferi Gareth Bale için ödediği meblağ olan 86 milyon Sterlin (o dönemin kuruyla 100 milyon Euro) olarak belirleyecek.

 

Almanya 5 Haziran’da Bunları Konuşuyor

 

Märkische Oderzeitung, Ukrayna krizinde Avrupa’nın tavrını mercek altına alırken, Batılı ülkelerin Ukrayna meselesinde bölünme tehlikesine dikkat çekiyor:

 

“Çok sayıda (Avrupalı) vatandaş ve politikacı, Ukrayna’nın AB ile Moskova arasında seçim yapma durumunda bırakılmasının bir hata olduğuna inanıyor. Şimdilerde Başbakan Merkel ile Fransa Cumhurbaşkanı, Rusya Devlet Başkanı Putin ile kişisel irtibat kurabilmek için yeni bir girişimde bulunmayı deniyorlar. ABD Başkanı Obama ise Putin ile her türlü buluşmayı reddediyor. Karşı taraftan uzlaşmaya ilişkin herhangi bir işâret gelmediği sürece bu tür diyalog çabalarının zor olması anlaşılır bir şey. Avrupalılar Putin’in politikaları karşısında şu ana kadar bölünmemekte direnebildiler. Ancak bölünme tehlikesi hâlâ mevcut.”

 

Südwest Presse adlı gazete ise Suriye’de devlet başkanlığı seçimlerini konu aldığı yorumunda ülkenin siyasî geleceğine ilişkin analizlere yer veriyor:

 

“Beşar Esad, en azından Suriye’nin belirli bir bölümünde iktidarını güçlendirebileceğini hesaplıyor. Şam’da iktidarda oturan 48 yaşındaki Esad kendini zafer kazanmış olarak görüyor, siyasî hasımlarının ise onu önümüzdeki yıllar içinde de koltuğundan indirebilmeleri biraz zor görünüyor. Ve diktatörün hem ülke içindeki, hem de ülke dışındaki mülteci kamplarındaki ya da Batılı ülkelerdeki karşıtları şu acı soru ile karşı karşıya bulunuyor: Acaba Esad’ın iktidardan düşürülme hedefinden vazgeçip, bir biçimde Suriye rejiminin devamına göz yummak mı gerekiyor? Aksi takdirde bir gün Suriye diye bir ülke kalmayabilir.”

 

Alman Federal Başsavcısı Harald Range, Almanya Başbakanı Angela Merkel’ın cep telefonunun Amerikan Ulusal Güvenlik Kurumu NSA tarafından dinlendiği yönündeki iddiaların kamuoyunda yoğun tartışılmasının ardından NSA hakkında soruşturma açıldığını bildirdi. Heilbronner Stimme gazetesinin konuya ilişkin yorumu şöyle:

 

“Federal Başsavcı Harald Range'nin soruşturma açması, sadece yüzeye temas etmiş olsa da ve dünya çapındaki gözetleme sistemlerinin karanlık yanlarını gün ışığına çıkartmayacak olsa da, Almanya’nın siyasî liderliğinden duymaya pek alışık olmadığımız önemli bir sinyal yollamış oluyor. ‘Olası hukukî sonuçlarına katlanmaksızın bizi gözetlemenize izin vermeyiz’ sinyali bu! Amerikalılar dünya politikasında partner konumunda bulunmalarına ve istihbarat örgütleri elbette ki dost ülkelerde de faaliyette bulunmak zorunda olmalarına rağmen, öyle şeyler var ki, bunlar ahlâkî değerler ve gelenekler ile çelişiyor. Sınırsız gözetleme, işte bu tür faaliyetlerden.”

 

Landeszeitung adlı gazetenin aynı konudaki yorumu da şöyle:

 

“(Başsavcı) Range’nin gösterdiği cesaret dikkate şayan. Zira NSA’in Başbakan Merkel’ın cep telefonunu dinlemiş olması büyük bir siyasî skandal. Ancak Alman Federal Başsavcısı’nın açtığı soruşturma, Atlantik’in öte yakasındaki yetkilileri çok daha fazla korkutmayacaktır. NSA görevlilerinden bazılarının bir gün gelip Alman mahkemelerine çıkartılmaları olasılığı neredeyse yüzde sıfır gibi. Ancak burada ilginç olan nokta, Federal Başsavcılık’ın milyonlarca Alman vatandaşının iletişim verilerinin dinlenmiş olmasına değil de, sadece başbakanın cep telefonunun dinlenmiş olmasına yoğunlaşması… . Ve bütün bunlar Karlsruhe'deki Anayasa Mahkemesi'nin 2012 yılında verilerin depolanması uygulamasının anayasaya aykırı olduğu yönünde karar vermesine ve Avrupa Adalet Divanı'nın da kısa bir süre önce bu konudaki bir AB yönetmeliğini temel insan haklarına aykırı bularak iptal etmiş olmasına rağmen.”

 

İran 5 Haziran’da Bunları Konuşuyor

 

Fars News Agency (FHA), İslam inkılabı rehberi Ayetullah Hamanei, İmam Humeyni’nin –ks- 25. rihlet yıldönümü törenin yaptığı konuşmada, dünya milletlerinin İslam Cumhuriyeti nizamına artan ilgisinin sebeplerini “İslami şeriat” ve İslami şeriata dayalı “demokrasi” şeklinde beyan etti.

 

Ayetullah Hamanei İslami uyanış ve istikbar karşıtı duyguların yükselmesi, milletlerin İslam inkılabını doğru idrak etmelerinin sonucu olduğunu belirterek, küresel istikbar stratejik bir hata çerçevesinde İslami uyanışı bastırabileceğini zannettiğini, oysa İslami uyanışı tetikleyen bilinç ve idrakın yok edilemeyeceğini belirtti.

 

FHA, Dışişleri Bakanlığı Arap-Afrika İşleri Yardımcısı Hüseyin Emirabdullahiyan, Ankara ziyareti dönüşünde muhabirimizle yaptığı sohbette, Tahran’la Ankara arasındaki ilişkileri stratejik olarak tanımlamanın yanı sıra “Suriye konusunda siyasi çözümü sağlıyabilmek için ortak bir rol üstleneceğiz” dedi.

 

Emirabdullahiyan ayrıca “Bu ziyarette Mısır, Irak, Suriye ve Bahreyn gelişmeleriyle ilgili faydalı görüşmelerimiz oldu” diye konuştu.

 

FHA, İslami Şura Meclisi Milli Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı Alaeddin Burucerdi, Suriye seçimleri sona erdikten sonra Suriye meclisinin oturumuna katıldı.

 

Burucerdi, Tahran’da düzenlenen ikinci Suriye dostları zirvesine değinerek, zirve 32 ülkenin temsilcilerinin katılımı ile gerçekleştiğini belirtti.

 

FHA, Ağrı Belediye Başkanı Sırrı Sakık, bazı sokak isimlerinin değiştirileceğini söylemesinin ardından tepki çeken anıtlarında kaldırılacağı sinyalini verdi.

 

Ağrı Belediye Başkanı Sırrı Sakık, bir kez daha Kazım Karabekir'in adının verildiği sokakların isimlerini değiştireceklerini söyledi. Bu konuda son sözün Ağrı halkına ait olduğunu anlatan Sakık, Karabekir'in hem Kürtler hem de Ermeniler'in hafızalarında iyi yer tutmadığını iddia etti.

 

FHA, Diyarbakır'da şu anda 40 aile eylem yapıyor. Aileler, çocukları getirilene kadar eyleme devam etmekte kararlı. Aileler BDP eşbaşkanı Selahattin Demirtaş'ın "bazı aileler eylem yapmak için para aldı" sözlerine tepkili. Belediye önünde eylem yapmalarına izin verilmeyen aileler yol ortasında direnişini sürdürüyor.

 

Bu annelerden biri olan Keje Aydemir 24 canlı yayınında Seda Selek'in sorularını yanıtladı. Kızı kaçırılan Keje Aydemir, BDP'den böyle bir tepki beklemediklerini söyledi. Eve dönmeyi düşündüğünü söyleyen anne, "bu haberleri gördükten sonra eve dönmekten vazgeçtim" dedi.

 

FHA, İstediğini alamayan AB, Suriye’de Esed’in devlet başkanlığı seçimlerini gayrimeşru olduğunu belirtti.

 

Avrupa Birliği (AB) Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton, Suriye’de devlet başkanını belirlemek için düzenlenen seçimlerin “bu korkunç soruna” çözüm bulma amaçlı siyasi çabalara zarar verdiğini belirterek, “AB, bu seçimleri gayrimeşru addetmektedir” ifadesini kullandı.

 

FHA, İran Rehberlik Uzmanlar Meclisi Başkanı dün öğleden sonra geçirdiği kalp krizi nedeniyle komaya girdi ve acilen yoğun bakıma alındı.

 

Rehberlik Uzmanlar Meclisi Başkanı Ayetullah Muhammedrıza Mehdevi Keni dün öğlden sonra geçirdiği kalp krizi nedeniyle komaya girdi ve acilen hastaneye sevkedilip yoğun bakıma alındı.

 

Suriye 5 Haziran’da Bunları Konuşuyor

 

Suriye Arap Haber Ajansı(SANA), Halk Meclisi Başkanı Muhammed Cihat el Lahham cumhurbaşkanı seçimlerinin sonuçlarını ilan ederek, Hafız oğlu Beşşar el Esad’ın mutlak çoğunluk oyla kazandığını açıkladı.

 

Lahham dün akşam saatlerinde yaptığı açıklamada; el Esad’ın toplam geçerli oylardan 10 milyon 319 bin 723 oy alarak yüzde 88.7 oranla seçimleri kazandığını belirtti.

 

Meclis Başkanı Lahham el Esad’ın ardından Abdullah oğlu Hassan Nuri’nin toplam geçerli oylardan 500 bin 279 oy alarak yüzde 4.3 oranla ikinci sırayı aldığını açıklarken; Abdülhafiz oğlu Mahir Haccar’ın da 372 bin 301 oy alarak yüzde 3.2 oranla üçüncü sırayı aldığını söyledi.

 

SANA, Vatan koruyucuları ordu birliklerimiz bugün yurdun muhtelif bölgelerinde tekfirci ve hain terör gruplarına yönelik operasyonlarını başarıyla sürdürdü.

 

Askeri bir kaynak ordu birliklerimizin Halep ve kırsalının Cdeyde, sanayi bölgesi, Hadır, Hreytan, Başkvi, Kefar Hum, Tel Refat, Sahur, Abtin, Selahattin Ensari ve Raşidin Dört bölgelerinde terör yuvalarını hedef alarak onlarca teröristi araç ve teçhizatlarıyla etkisiz hale getirdiğini belirtti.

 

Kaynak aynı zamanda Bab el Hadid, Beni Zeyd, Helk, Leyramun, Babiyd, Blas, Şeyh Lutfi ve Marei bölgelerinde de yine çok sayıda teröristi muhtelif tür silahlarla birlikte etkisiz hale getirdiğini aktardı.

 

SANA, Beşşar el Esad’ın cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanmasıyla yurdun muhtelif illerinde kalabalık halk kitleleri meydanları ulusal şenliklere dönüştürdü.

 

Lazkiye ahalisi kentin Valilik Meydanında toplanarak Suriye'nin bu zaferini yurtsever sloganlarla kutladı.

 

SANA, Başbakan Vail el Halaki cumhurbaşkanlığı seçimlerinin Suriye'nin modern tarihinde oldukça önemli bir istasyon teşkil ettiğini belirtirken, Suriye halkının bu seçimlerde dünya devletlerine model teşkil edecek parlak bir demokrasi deneyimi yaşadığını ifade etti.

 

Seçimleri Beşşar el Esad’ın kazanmasından dolayı Suriye halkını kutlayan Başbakan Halaki; el Esad’ın halkın ideallerini gerçekleştirecek yurtsever bir proje ve çağrıya sahip olduğunu belirtti. Halaki el Esad’ın Suriye'yi sanayisel, tarımsal, tekniksel, bilimsel ve ekonomiksel açılardan gelişmiş devletlerin düzeyine taşıyacak ulusalcı bir plana sahip olduğunu belirtti.

 

SANA, Cumhurbaşkanı seçimlerinde aday Dr Hassan el Nuri; “cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanmasıyla Suriye halkının değerli güvenini kazanan’ Beşşar el Esad’ı kutlarken; seçimlerin dürüst ve şeffaf bir ortamda olduğunu, kaydedilen başarının tüm Suriyeliler için ulusal bir başarı olduğunu ifade etti.

 

Nuri dün akşam saatlerinde Şam’daki Sheraton Otelinde düzenlediği basın toplantısında; seçim sürecinin tüm dünya önünde açık, şeffaf ve dürüst bir ortamda gerçekleştiğini, seçim vekilleriyle birlikte bizzat kendisi oy sayımını izlediğini söyledi.

 

SANA, Suriyeli vatandaşlar, Halk Meclisi Başkanı Muhammed Cihad el-Lahham’ın Beşşar el-Esad’ın Cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazandığını açıklamasıyla birlikte sokak ve meydanlara akın ederek ülkenin tüm illerinde bu zaferi coşkulu mitinglerle kutladı.

 

Bu sonucun açıklanmasından duydukları sevinç ve mutluluğu ifade eden farklı kesim ve yaş gruplarından vatandaşlar elerinde taşıdıkları Suriye bayrakları ve el-Esad’ın fotoğraflarıyla ulusal marşlar söylerken Suriye’nin, liderinin ve ordusunun teröre karşı zaferini halay ve zılgıt çekerek kutladı.

 

SANA, Suriye'nin İsrail işgali altındaki Golan topraklarının muhtelif belde ve köylerinden binlerce vatandaşımız Beşşar el Esad’ın cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanmasını kutlamak, anavatanları Suriye ve ordusuna vefalarını ifade etmek için saha ve caddeleri doldurdular.

 

SANA’nın Golan’daki muhabiri kalabalık halk kitlelerinin Suriye bayrakları ve Cumhurbaşkanı Beşşar el Esad’ın fotoğraflarını taşıyarak yurtsever sloganlar haykırdıklarını aktardı.