ABD 3 Haziran’da Bunları Konuşuyor

 

Amerika’nın Sesi Radyosu (VOA), Brüksel’de geçen hafta dört kişinin ölümüyle sonuçlanan Yahudi müzesi saldırısının zanlısı gözaltına alındı. Zanlının Mehdi Nemmouche adlı, 29 yaşındaki bir Fransız vatandaşı olduğu ve beraberinde Brüksel saldırısında kullanılan Kalaşnikof marka makineli tüfek ve altıpatlar tabanca ile yakalandığı açıklandı. Zanlının 2013 yılında Suriye’ye giderek cihatçılar safında savaştığı ve Fransız iç istihbaratı tarafından fişlendiği, Lübnan ve Türkiye’ye gittiği de ortaya çıktı.

 

Fransa’nın Belçika sınırındaki Roubaix kentinde yaşayan Mehdi Nemmouche, Amsterdam’dan aldığı bir arabayla Brüksel üzerinden Marsilya’ya kadar geldikten sonra Fransa’nın güneyindeki Marsilya kentinde gümrük kapısından çıkmaya çalışırken sıradan bir gümrük kontrolünde yakalandı.

 

VOA, İspanya Kralı Juan Carlos, tahttan ineceğini açıkladı. Juan Carlos tahtını oğlu Prens Felipe’ye devredecek.

 

Konuyla ilgili açıklamayı Başbakan Mariano Rajoy ulusal televizyondan yaptı. 46 yaşındaki Prens Felipe’nin tahta ne zaman çıkacağı henüz açıklık kazanmadı.

 

VOA, Başkan Barack Obama, bu hafta dört günlük Avrupa gezisine çıkıyor. Obama Polonya, Belçika ve Fransa’yı ziyaret edecek.

 

Obama, Avrupa turuna, Rusya’nın Ukrayna’yı tehdit ettiği ve yeni seçilen Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko’nun ülkesinde istikrar sağlayıp sağlayamayacağı konusundaki belirsizliğin sürdüğü sırada çıkıyor. Başkan Obama’nın Ukrayna'nın yeni Cumhurbaşkanı Poroşenko’yla Polonya’da biraraya gelmesi bekleniyor.

 

VOA, Rusya Dişişleri Bakanı Sergey Lavrov, Ukrayna’nın doğusunda bir ‘insani koridor’ oluşturmak için Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne karar tasarısı sunacaklarını söyledi.

 

Ukrayna’nın doğusundaki durumun giderek kötüleştiğini kaydeden Dışişleri Bakanı Lavrov, tasarının, bölgedeki şiddet eylemlerine son verme çağrısı içerdiğini belirtti.

 

Lavrov, “Batılı meslektaşlarımız uzun süredir bize Ukrayna’daki cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra durumun sakinleşeceğini söylüyordu. Ancak bunun tam tersi yaşanıyor” dedi.

 

VOA, Başkan Barack Obama, bu hafta dört günlük Avrupa gezisine çıkıyor. Obama Polonya, Belçika ve Fransa’yı ziyaret edecek.

 

Obama, Avrupa turuna, Rusya’nın Ukrayna’yı tehdit ettiği ve yeni seçilen Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko’nun ülkesinde istikrar sağlayıp sağlayamayacağı konusundaki belirsizliğin sürdüğü sırada çıkıyor. Başkan Obama’nın Ukrayna'nın yeni Cumhurbaşkanı Poroşenko’yla Polonya’da biraraya gelmesi bekleniyor.

 

The Wall Street Journal (WSJ), Irak Kürdistanı'ndan çıkan ilk petrol kargosunu taşıyan ve ne alıcısı ne de varış yeri belli olan petrol tankeri, Bağdat'tan gelen yasal tehditler üzerine Akdeniz'de zigzag çizerek yoluna devam ediyor.

 

Irak'ın Kürt bölgesinde üretilen yaklaşık 1 milyon varillik ham petrol taşıyan tanker, online gemi izleme hizmetlerinin göstergelerine göre Pazartesi günü rotasını değiştirdi ve Fas'ın Muhammediye bölgesine yöneldi. İzleme servisinden edinilen bilgilere göre United Leadership adı verilen gemi önce Atlantik'e doğru giderken görüldü ve varış noktası olarak Meksika Körfezi belirdi.

 

WSJ, Dünyanın en verimli imalatçıları, diğer tüm önde gelen ülkelerdeki işçi verimliliğini geride bırakan ABD imalatçılarıdır. İnovasyon ekonomisindeki girişimcilerimiz yeni ve gelişmiş bir ürün hayal ettiklerinde üretimini burada yapmak için her fırsata sahip olmak istiyoruz.

 

Eski ABD Hazine Bakanı William Simon, "Bir ülkenin bilinçli bir şekilde tasarlanmış bir vergi sistemine sahip olması gerekir," demişti. Bugün sahip olduğumuz sistem ise bu anlayışa yakın bile değil.

 

WSJ, HSBC İmalat Sanayi Satın Alım Yöneticileri Endeksi Nisan ayında 48.1'den Mayıs ayında 49.4'e yükselerek biraz da olsa iyileşme göstermiş oldu.

 

Endeks bu yılın tamamında daralmaya işaret eden 50'nin altındaki seviyelerde kalmasına rağmen bu daralmanın Mayıs ayında biraz daha gevşemiş olduğu görüldü. 50'nin üzerindeki rakamlar genişlemeye işaret ediyor.

 

Çin 3 Haziran’da Bunları Konuşuyor

 

Çin Devlet Radyosu (CRİ), Çin Japonya'dan seks köleleri gibi geçmişten bu güne kalan tarihi sorunları uygun şekilde çözmesini istedi. Çin, Japonya ve Kore Cumhuriyeti'nin aralarında bulunduğu 7 ülke dün Tokyo'da Seks Köleleri Sorununa İlişkin Uluslararası Toplantı düzenledi.

 

Toplantıda Tokyo yönetiminin suçlarını üstlenip mağdurlara tazminat vermesi talebinde bulunuldu. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hong Lei bugün konuyla ilgili bir değerlendirme yaptı. Hong şunları söyledi:

 

"Seks köleliği, Japonya militarizminin 2. Dünya Savaşı'nda Asya ülkeleri halklarına karşı işlediği en ciddi insanlık suçudur. Japonya işgal geçmişiyle samimi bir şekilde yüzleşip tarihten ders almalı. Bunun yanı sıra Japonya'nın seks kölelerine saygı göstermesi, bu sorun dahil olmak üzere geçmişten kalan tüm tarihi sorunları uygun bir şekilde çözmesi gerekiyor "

 

CRİ, Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Halkın Günlüğü gazetesine yazdığı bir makaleyle Çin-Arap ülkeleri ilişkilerini değerlendirdi.

 

İkili stratejik işbirliği ilişkisinin derinleştirilmesi gerektiğini belirten Wang Yi, bu çerçevede ilişkilerin sağlam temele oturtulması ve üst düzey temasların korunması gerektiğini ifade etti.

 

Wang Yi, ekonomik, siyasi ve güvenlik alanlarında diyalog kurmak suretiyle de ilişkilerin stratejik düzeyde gerçekleştirmesini istedi.

 

CRİ, Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, millî dayanışmanın, farklı etnik gruplara mensup vatandaşların "hayat çizgisi" olduğunu vurguladı.

 

Cumhurbaşkanı Xi Jinping, Xinjiang'daki çalışmalarla ilgili düzenlenen toplantıda, bölgedeki meselelerin başında millî dayanışmanın geldiğine işaret etti.

 

Millî dayanışmanın çeşitli etnik gruplara mensup vatandaşların "hayat çizgisi" olduğunu kaydeden Xi, yeni durumda, Xinjiang'da etnik gruplarla ilgili çalışmaların iyi bir şekilde yürütülmesi isteniyorsa, gelişme ve ilerlemenin "temel taşı" olan millî dayanışmanın hiçbir zaman unutulmaması gerektiğinin altını çizdi.

 

CRİ, İkinci Merkezi Xinjiang Çalışma Toplantısı, Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi'nde yaşayan vatandaşlardan büyük destek gördü.

 

Xinjiang Zhongtai Limited Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Wang Hongxin, şirketin 10 bin personelinin toplumsal sorumluluğunu üstleneceğini söyledi. Wang, şirketin sağlıklı gelişmesini sağlayacaklarını ve bölgeyi daha da güzelleştirmek için katkılarda bulunacaklarını ifade etti.

 

Ülkenin iç kesiminden Aksu bölgesine giderek eğitim yardımı projesine katılan He Qingyi, iki dilli eğitimin, Xinjiang'ın güney kesimindeki gençler için büyük önem taşıdığını belirtti. Üçturfan kasabasında eğitim veren He Qingyi, bunun gençlerin daha fazla bilgiye erişmesini sağladığını ve onların kaderlerini değiştirebileceğini vurguladı.

 

CRİ, Halkın Günlüğü gazetesi, Xinjiang çalışmalarının stratejik açıdan planlanması gerektiğini kaydetti.

 

Gazetede yayımlanan yorumda, Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping'in İkinci Merkezi Xinjiang Çalışma Toplantısı'nda yaptığı konuşma değerlendirildi.

 

Yorumda, Xinjiang çalışmalarının Xi Jinping'in konuşması ışığında yapılması gerektiği görüşü dile getirildi.

 

Buna göre, Xinjiang'da ekonominin geliştirilmesi ve halkın yaşam koşullarının iyileştirilmesinin yanı sıra reform ve dışa açılma, azınlık milliyetler ve din çalışmaları gibi bütün çalışmalar toplumsal istikrar ve kalıcı huzur hedefi çerçevesinde yapılmalı.

 

Rusya 3 Haziran’da Bunları Konuşuyor

 

Rusya’nın Sesi Radyosu (RUVR) , Rusya Parlamentosu’nun alt kanadı Duma’nın Dışişleri Komisyonu Başkanı Aleksey Puşkov, yaptığı açıklamada, Ukrayna’nın yeni seçilen Devlet Başkanı Poroşenko’nun açık bir şekilde Amerikan yanlısı olduğunu, ancak bununla birlikte Poroşenko’nun ABD’nin yanı sıra, Rusya ile de karşılıklı uyum içerisinde çalışmak zorunda olduğunu belirtti.

 

Rusya’da yayın yapan İzvestiya gazetesine verdiği demeçte, ‘‘Poroşenko’nun tamamen ABD’ye odaklandığı ve AB’nin de kendisi için ikinci derecede öncelik taşımakta olduğu yönünde bir izlenim oluşmaktadır. Poroşenko, sahip olduğu siyasi olanakları öncelikli olarak Washington ile ilişkilendirmektedir’’ şeklinde konuşan Puşkov, Avrupa’nın Ukrayna’daki istikrar ortamının tesis edilmesi konusu ile daha yakından ilgili olduğunu, bu karşın ABD’nin ise gelecekte NATO üyesi olarak görmek istediği Ukrayna’yı Rusya karşıtı bir ülke haline getirmeyi istediğini ifade etti.

 

RUVR, Rusya Kamuoyu Araştırma Merkezi’nin 2 Haziran Pazartesi günü yayınladığı gerçekleştirmiş olduğu araştırma sonucuna göre, son üç ayda her Rus vatandaşı ortalama 4.55 kitap okudu.

 

Kitap okuma göstergeleri son 4 yıldır sürekli olarak istikrarlı bir şekilde artış gösteriyor. 2011 yılında vatandaşların okuduğu ortalama kitap sayısı göstergesi sadece 3.94 kitap olurken, geçen yıl ise insanlar neredeyse üçte bir daha fazla kitap okumaya başladılar ve üç ayda 4.23 cilt kitap okumayı başardılar. Tüm bu göstergelere rağmen 20 yıl öncesinde bu gösterge çok daha yüksekti. 1992 yılında Rusya’daki halk ortalama 5 kitap okurken, 6.kitabı da açmayı başardılar ve 3 aylık dönemde kitap okuma oranı 5.14 kitap oldu.

 

RUVR, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin, Fransa’nın eski Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ile özel bir görüşme yaptı. Haberi RİA Novosti’ye Rusya Devlet Başkanı Sözcüsü Dmitriy Peskov verdi.

 

RUVR, Lugansk’a yapılan hava saldırısı, Kiev’in ulusal bir uzlaşma sağlamaya yönelik yol arama isteğinden yoksun olduğunu açıkça gösterdi. Meydana gelen olay, Kiev’in 17 Nisan tarihli Cenevre Bildirisi ile AGİT’in “yol haritasını” ihlal ettiğini gösteriyor. Açıklamayı Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanlığı pazartesi günü yaptı.

 

RUVR, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin, son yıllarda ülkede yaşanan olumlu demografik eğilimlerin tesadüf olmadığını düşünüyor.

 

Soçi’de “Ebeveyn Şöhreti” ödül töreninde konuşan Putin, “Bugün; doğum oranında artış, anne ve bebek ölümlerinde azalma, anne babasız kalan çocukları evlat edinme veya koruyucu ailelik yapma isteklerinde artış gibi olumlu demografik gelişmeler kaydediyoruz. Söz konusu gelişmeler tesadüfî gelişme değil, devleti, toplumu ve vatandaşları birleştiren devasa bir çabadır” dedi.

 

RUVR, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Sözcüsü Dmitriy Peskov, Putin’in Poroşenko’yu seçimlerde kazandığı zaferle kutlayıp kutlamayacağı konusunda bir açıklama yapamayacağını söyledi.

 

Gazetecilere konuşan Peskov, “Sorunuzu yanıtlayamayacağım” dedi.

 

RUVR, Doğalgaz görüşmelerinde Rus tarafı esneklik gösteriyor, durum Ukrayna’nın yaklaşımına bağlı. Rusya Devlet Başkanı Sözcüsü Dmitriy Peskov, pazartesi günü böyle bir açıklama yaptı.

 

AB Enerji Komiseri Oettinger’in Sözcüsü ise, Rusya, ve Ukrayna Enerji Bakanlıkları ile AB yetkilileri arasında yapılan üçlü görüşmelerin yapıcı bir atmosferde devam ettiğini ifade etti. Ön ödemeli doğalgaz tedarikinin 9 Haziran tarihine erteleme karırını hatırlatan Peskov, toplam borca göre pek fazla olmasa da Ukrayna tarafından bir miktar ödeme yapıldığını doğruladı. Ayrıca, doğalgaz fiyatında olası indirimler görüşülmeden önce borç konusunun çözüme kavuşturulması gerektiğini de belirtti. Rusya Enerji Bakanı Aleksandr Novak, Ukrayna’dan gönderilen ilk ödemeyle ilgili Rusya’nın memnuniyetini ifade etti. Gazprom, pazartesi daha erken saatlerde, Ukrayna’dan 786 milyon 400 bin dolar tutarında ilk ödemenin yapıldığını teyit etti.

 

İngiltere 3 Haziran’da Bunları Konuşuyor

 

Daily Telegraph'ın manşeti, "Fransa Dünya Kupası skandalına karıştı".

 

Gazete UEFA Başkanı Michel Platini'nin, 2022 Dünya Kupası'nın Katar'a verilmesinden önce yaptığı gizli bir görüşmenin detaylarını açıklaması yolunda baskı altında olduğunu belirtiyor.

İngiliz Sunday Times gazetesi önceki gün Katar'ın Dünya Kupası'na ev sahipliği yapabilmek için bazı FIFA yetkililerine yaklaşık 5 milyon dolar ödediğini iddia etmişti. İddiaların merkezindeki kişi de, Katarlı eski Asya Futbol Konfederasyonu Başkanı ve FIFA Başkan Yardımcısı Muhammed Bin Hammam'dı.

 

Daily Telegraph'a sızan belgelere bakılırsa, Platini, 2022 Dünya Kupası'nın Katar'a verilmesinden bir ay önce Bin Hammam'la Paris'teki Elysée Sarayı'nda özel bir görüşme yapmış. Bin Hammam'la kahvaltı eden Platini aynı gün öğle yemeğinde ise dönemin Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, yine dönemin Katar Emiri'nin oğlu ve Katar Başbakanı ile bir araya gelmiş.

 

Daily Telegraph okuyucularına ertesi yıl Katar'ın spor yatırım şirketinin Sarkozy'nin tuttuğu takım olan Paris Saint-Germain'i satın aldığını, Platini'nin oğlu Laurent'in de Katar'a ait spor şirketi Burrda'nın başına geçtiğini hatırlatıyor. Aynı zamanda FIFA İcra Kurulu üyesi olan Platini, 2022 Dünya Kupası için Katar'a oy verdiğini gizlememişti.

 

Daily Telegraph'a konuşan ve adı açıklanmayan bir diğer FIFA İcra Kurulu üyesi, Platini'nin Bin Hammam'la görüşme yaptığının ortaya çıkmasının kendisini "şok ettiğini" söylemiş. Gazete, Dünya Kupası'na yönelik rüşvet skandalının şu ana kadar sadece Afrika ve Karayib ülkeleri ile sınırlı olduğunu hatırlatıyor. Daily Telegraph, Platini'nin Bin Hammam'la görüştüğünün ortaya çıkmasının ardından Fransa'nın skdandala karışan ilk Avrupa ülkesi olduğunu vurguluyor.

 

Daily Telegraph bununla birlikte haberde, "dünya futbolunun en güçlü isimlerinden biri" olarak nitelendirdiği Platini'ye ödeme yapıldığının ima edilmediğinin altını çizmiş. Gazete, UEFA yetkililerinin ise şu ana kadar Platini-Bin Hammam görüşmesi ile ilgili bir açıklama yapmadıklarını belirtiyor.

 

Guardian gazetesinin manşeti ise "AB'nin yaklaşan göçmen trajedisi".

 

Gazete, birlik üyesi ülkelerden İtalya ve Yunanistan'ın, "insani bir felaketin" önlenmesi için acil önlem alınması çağrısında bulunduklarını belirtiyor. Guardian'a konuşan Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) yetkilileri, bu yaz yüz binlerce kişinin sefere elverişsiz botlarla Kuzey Afrika ülkelerinden Yunanistan ve İtalya'ya ulaşmaya çalışacakları uyarısında bulunuyor. UNHCR ilk kez Mısır, Libya ya da Sudan'da göçmenler ve mülteciler için büyük bir merkez oluşturulmasını öneriyor.

 

BM yetkilileri, AB'nin halen göçmenlerin denizde ölmelerini önleyecek etkin bir mekanizmaya sahip olmadığını söylüyor. Halen AB Dönem Başkanı olan Yunanistan ise Kuzey Afrika ve Orta Doğu'da göçmenler için özel bir merkez oluşturulması için bastırıyor. Atina yönetimi konuya ilişkin önerilerini önümüzdeki ay yapılacak AB Zirvesi'nde liderlere sunacak. Guardian, AB Dönem Başkanlığını Yunanistan'dan devralacak İtalya'nın da, sorunu birlik gündeminin en üst sırasında tutma sözü verdiğini vurguluyor.

AB Sınır Güvenliği Birimi Frontex'in verilerine göre, bu yıl şu ana kadar yaklaşık 42 bin kişi Akdeniz üzerinden İtalya'ya girmeye çalıştı. Oysa UNHCR verilerine göre geçen yılın ilk çeyreğinde bu rakam 3 bin 362'ydi. Artan göçmen sayısında özellikle Suriye'deki iç savaş etkili oldu. Guardian, Yunanistan'ın Türkiye sınırında 10 buçuk kilometre uzunluğunda bir duvar inşa etmesinin ardından kaçak göçmenlerin yüzde 90'ının bu ülkeye Ege Denizi üzerinden girmeye çalıştığını, sahil koruma görevlileri ile insan kaçakçılarının her gün karşı karşıya geldiklerini hatırlatmış.

 

Independent gazetesi ise manşetinde İngiltere İçişleri Bakanı Theresa May'in "yasalara aykırı şekilde" hareket etmekle suçlandığını belirtiyor. May, sığınma başvurusu reddedilen ve adı Abdullah olarak açıklanan 23 yaşındaki bir Somaliliyi hızla ülkesine göndermeye çalışıyordu. Abdullah ise İslamcıların onu öldürmesinden korkuyordu.

 

İngiltere hükümeti Somali'nin başkenti Mogadişu'da güvenlik koşullarının iyi olduğunu öne sürmüştü ve Abdullah yargı devreye girmese bugün ülkesine gönderilecekti. Ancak Londra'da bir mahkeme Abdullah'ın avukatlarının itirazını haklı bularak son anda aldığı bir kararla Somalilinin ülkesine gönderilmesini önledi. Avukatlar üst mahkemenin kararının beklenmesi gerektiğini söylemişti.

 

Independent alınan kararın İngiltere'de yaşayan binlerce Somaliliyi etkileyebileceğini belirtiyor. Somali'de hükümete karşı silahlı mücadele veren Eş Şebab örgütü ise daha önce Batı ülkelerinden dönecek Somalilerin "kafir' oldukları için hedef alınacakları uyarısında bulunmuştu.

 

Times gazetesinin bugünkü manşeti "Avrupa İngiltere'ye vergileri artırmasını söylüyor".

 

Londra'ya bu yönde çağrıda bulunan ise Avrupa Birliği'nin yürütme organı konumundaki Avrupa Komisyonu. Komisyona göre İngiltere hükümeti vergileri artırmalı hatta yeni arazi ve emlak vergileri getirmeli, çocuk bakımının maliyetini düşürmeli, konut kredisi yardımına yönelik programını da dizginlemeli. Times'a göre Brüksel böylece İngiltere Başbakanı David Cameron'a "Ekonomi politikanı kökünden değiştir" demiş oldu.

 

Gazete, Komisyon'un "tavsiyelerinin" İngiltere'de iktidarın büyük ortağı olan Muhafazakar Parti'yi öfkelendirdiğini belirtiyor. Times'a göre İngiltere'nin Avrupa'da dikkate alınmadığının bir diğer işareti de, Almanya Başbakanı Angela Merkel'in, Avrupa Komisyonu Başkanlığı için eski Lüksemburg Başbakanı ve Euro Bölgesi Başkanı Jean Claude Juncker'i desteklemesi.

 

Times ise bugüne dek Merkel'in AB'de İngiltere'nin en güçlü müttefiklerinden biri olarak görüldüğünü hatırlatmış. Ancak Merkel'in desteklediği Juncker, İngiltere'nin AB'ye üyelik koşullarının yeniden müzakere edilmesine şüpheyle yaklaşıyor.

 

Financial Times'ın bugünkü manşeti ise "ABD bankaları Avrupa ile maaş farkını açıyor".

 

Gazete Amerikan bankalarının geçen yıl üst düzey yöneticilerinin maaşlarını ortalama yüzde 10 artırdıklarını yazıyor. Bu da Amerikan bankalarının Avrupa bankalarına kıyasla yöneticilerine karşı çok daha cömert oldukları anlamına geliyor.

 

Financial Times için yapılan bir araştırmaya göre, 15 Amerikan bankası üst düzey yöneticilerine geçen yıl ortalama 13 milyon dolar ödemiş. Bu da maaşların 2011 düzeyinin üzerine çıktığını gösteriyor. Gazete, Avrupa'da ise banka yöneticileri için böylesi bir maaş artışının söz konusu olmadığını belirtiyor. Financial Times'a göre bu durumun nedeni siyasi baskılar, daha düşük gelirler ve alınan stratejik kararlarla yatırım bankacılığından uzaklaşılması.

 

Bugünkü İngiliz gazetelerinin çoğunun ilk sayfasında İspanya Kraliyet Ailesi mensuplarının fotoğrafları var. İspanya Kralı Juan Carlos 46 yaşındaki oğlu Prens Felipe için tahttan feragat etme kararı almıştı. İspanya hükümeti bugün toplanarak feragata imkan veren yasa tasarısını Parlamento'ya gönderecek. Financial Times, Kral Juan Carlos'un oğlu Felipe ile çekilmiş bir fotoğrafını basmış ve eklemiş:

 

"Kral, Franco'nun diktatörlüğü sonrası geçen çalkantılı yıllarda ülkesine yol göstermekte hayati bir rol oynadı".

 

Guardian ise oğlu ve ilk torunu ile çekilmiş bir fotoğrafını bastığı "Juan Carlos'un krallığının "aşağılayıcı bir feragat" ile son bulduğu kanısında. Gazete bu duruma gerekçe olarak İspanya'da Kraliyet Ailesi'nin popülaritesinin hızla azalmasını göstermiş.

 

Daily Telegraph eski bir haber spikeri olan Prenses Letizia'nın fotoğrafının üzerinde "İspanya'da yeni bir dönem" demiş.

 

Times ise eşi ve iki çocuğu ile çekilmiş bir fotoğrafına yer verdiği Prens Felipe'nin, İspanya Anayasası'nda yapılacak bir değişiklik sonrası bir ay içinde yeni Kral olacağını belirtmiş.

 

Almanya 3 Haziran’da Bunları Konuşuyor

 

Süddeutsche Zeitung, İspanya Kralı Juan Carlos’un tahtı bırakma kararına ilişkin olarak dünya gençliğinin artık monarşilere ihtiyacı olmadığını vurguluyor:

 

“Bu torunlar kaybolmuş bir nesilden gelmiyorlar. Bunlar bilgiye aç, öğrenme sevdalısı, dünyaya açık, her yeri görmek isteyen, açık kalpli insanlar. Avrupa’nın şu sıralar bu en dinamik gençliği, geleneksel değerler ile modern, ekonomik açıdan akılcı gelişme olanakları arasında kendine yeni bir yol arıyor. Bunun için kendisine kralların, prenslerin ve dalkavukların yol göstermesine ihtiyaç duymuyor. Tasarruf çılgınlığına ve yolsuzluklara karşı oluşan ve milyonlarca kişiyi seferber eden protesto dalgası örneğin tamamen bilinçli olarak kendisine herhangi bir lider figürü seçmedi. İspanyol monarşisi devrini tamamlamıştır. Artık gitme zamanı gelmiştir.”

 

Suriye’de bugün (03.06.) başlayan devlet başkanlığı seçimine istinaden Frankfurter Rundschau gazetesinin Arap diktatörleri başlıklı yorumunda şu satırlar göze çarpıyor:

 

“Şu sıralar yaşadıklarımız, Arap diktatörlüklerinin ‘mutlu saatleri’ olarak nitelendirilebilir. 2011 yılındaki Arap başkaldırısından bu yana diktatörler, kendi meslek gruplarının ortadan kaldırılacağından ürkmeye başlamışlardı. Şimdi ama yeniden var oluşlarını kutluyorlar. Sadece o da değil; iktidarlarını sağlamlaştırırken, karşıtları olan demokrasi hareketlerinin yöntemlerini ve silâhlarını kullanıyorlar. Bunu yaparken de demokrasi ve yönetime katılım gibi ilkelerin içini boşaltıyor ya da tanınmaz hale getiriyorlar. Beşar Esad Batı'yı kendi silâhlarıyla vurmak istiyor. Demokrasi, seçimler, halkın yönetime katılım hakkını istiyordunuz, tamam verelim! Ama ben buna rağmen iktidarımı sürdürürüm!”

 

Alman 'Der Spiegel' dergisi, İngiltere Başbakanı David Cameron’ın, Avrupa Parlamentosu seçimlerinden birinci parti olarak çıkan Avrupalı muhafazakârların adayı Jean-Claude Juncker'in AB Komisyon Başkanı olması halinde ülkesinin Avrupa Birliği'nden ayrılacağı tehdidinde bulunduğunu haber vermişti. İngiltere’siz bir Avrupa vizyonu konusunda Hannover kentinde yayımlanan Neue Presse gazatesi şunları yazıyor:

 

“Avrupa, tuhaf özellikleri olan İngilizler olmadan bir yanı eksik kalırdı. Ama durum böyle diye onların istediklerini yapmasına da müsamaha gösterilemez. Açıkça söylemek gerekirse, Avrupa düşüncesine yürekten hiçbir zaman bağlı olmadılar. Uzun zamandır bilinen şey, adalı İngiliz halkının çoğunluğuna AB’den gına geldiğidir. 2017 yılında bu konuda halk olmasına gidilmek isteniyor. Ancak İngilizlerin Başbakanı daha şimdiden Jean-Claude Juncker’in AB Komisyonu başkanlığına getirilmesi durumunda ülkesinin daha önceden birliğe sırt çevireceği tehdidinde bulunuyor. Bu çıkışa siyasî poker de denebilir, ya da en basit deyimle şantaj da… . Her halükârda hoş bir stil değil ve demokrasi ile de yakından uzaktan bir ilintisi yok! Üstüne üstlük bu çıkış, demokrasinin ana vatanı olan bir ülkenin başbakanından geliyor.”

 

Dünyaca ünlü efsanevi futbol kulübü Bayern Münih’in eski başkanı Uli Hoeneß, 28,5 milyon euro vergi kaçırdığı suçlamasıyla yargılanmış ve hapse mahkûm edilmişti. Hoeneß'in dün (02.06.) cezaevine yerleştirildiği haber verildi. Mannheimer Morgen gazetesinin konuya ilişkin yorumunda şu satırları okuyoruz:

 

“Hoeneß çok normal bir cezaevi hükümlüsü… Her ne kadar resmî ağızdan böyle denilse de, aslında o kadar da normal değil. Sadece eski bir hükümlünün Hoeneß'e şiddet uygulama tehdidinde bulunması bile 62 yaşındaki eski başkanı gözden ırak tutmamak için yeterli bir gerekçe. Hoeneß'in başına, bulvar gazetelerine malzeme olacak kötü ya da iyi hiç bir şey gelmemeli! Zaten er ya da geç içeride cereyan eden her şey dışarıya yansıyacaktır. Cezaevine girmesiyle birlikte artık Hoeneß hakkındaki alaycı yaklaşımlar bir son bulsa ve özel yaşamı kendisine kalabilseydi… . Ama büyük bir olasılıkla bunlar sadece olmayacak istekler olarak kalacak.”

 

İran 3 Haziran’da Bunları Konuşuyor

 

Cumhuri İslami gazetesinde Suriye halkının bugün yeni cumhurbaşkanını seçmek için sandık başına gitmesi, Mısır'da düzenlenen göstermelik cumhurbaşkanlığı seçimlerine karşı protesto gösterilerinin devam etmesi, Siyonist rejim askerlerinin Batı Yaka'da protestocu Filistinlilere baskın düzenlemesi gibi haberler ön plana çıkarılırken ''Suudi Arabistan'da gizli kıyam'' başlıklı bir yazı dikkatimizi çekiyor:

 

Suudi Arabistan'ın Doğu bölgeleri başta olmak üzere ülkenin birçok bölgesinde despot Al-ı halife rejimine karşı itiraz sesleri her geçen gün daha da yükseliyor. Bölgede despot rejimlere karşı başlayan halk ayaklanmalarından esinlenen Suudi Arabistan halkı, dikta Al-ı Suud rejimine karşı 3 seneden beri ezber bozan protesto gösterilerinde bulunmuştur. Şimdiye kadar Al-ı Suud rejiminin baskıcı siyasetleri ve hak ihlallerine karşı sesisni çıkaramayan Arabistan halkı özellikle Doğu bölgelerde artık azimli bir şekilde sokaklara inerek kendi haklarını dile getiriyor. Al-ı Suud rejimi son yıllarda ülkenin Doğu bölgelerinde giderek geniş boyut kazanan halk ayaklanmasını şiddetle bastırarak, bu olayların ülke genelinde domino etkisini engellemeye çalışsa da, halkın her geçen gün daha da yükselen itiraz seslerini bastırmakta başarısız kalmış bulunuyor. Bu bağlamda Arabistan asıllı olan BBC kanalı muhabiri Safa Ahmet, Arabistan'ın Doğu bölgelerinde halk kıyamı konusunda kaleme aldığı yazısında, bu ülkede Al-ı Suud rejimine karşı halk ayaklanmasının her geçen gün daha da geniş boyut kazandığını yazdı. Gizli bir şekilde Arabistan'ın Doğu bölgelerini ziyaret edip, halkın düşüncesini yakından öğrendiğini kaydeden söz konusu muhabir, Al-ı Suud rejiminin özellikle ülkenin Doğu bölgesinde yaşayan halka karşı izlediği ayrımcı siyasetleri, bölgede halk kıyamını tetikleyen asıl etken olduğunu belirtti.

 

Risalet gazetesinde Mısır hapishanelerinde Mursi yanlısı 20 bin kişinin açlık grevine gitmesi, Afganistan ordusunun düzenlediği operasyonda Taliban üyesi 112 milisin öldürülmesi, Ukrayna Doğusunda kanlı çatışmaların devam etmesi, Filistin'de Milli birlik hükümetinin kurulması gibi haberlere yer verilirken, UAEA genel Müsürü Yukio Amano'nun İran'ın ajansla tam işbirliği konusunda yaptığı açıklamasını konu eden bir haber dikkatimzi çekiyor:

 

UAEK Genel Müdürü Yokio Amano, İran ile teamül, Tahran'ın nükleer programının daha iyi anlaşılmasına katkı sağladığını açıkladı.

 

Viyana'da UAEK yönetim kurulu oturumunda bir konuşma yapan Amano, İran UAEK denetçileri ile nükleer tesislerinin denetlenmesinde yapıcı işbirliği yaptığını kaydetti. Amano, İran'ın ajansla iyi işbirliği, son aylarda Tahran'ın nükleer faaliyetlerinin daha iyi anlaşılmasına vesile olduğunu kaydetti.

 

Amano konuşmasında, İran İslam Cumhuriyeti'nin ajans denetçileri ile nükleer programı konusunda yaptığı işbirliğini takdir ettiklerini ifade etti. Amano bundan bir süre önce de İran'ın nükleer faaliyetleri ile ilgili hazırladığı son raporunda da Tahran yönetiminin Cenevre anlaşması ile ilgili eylem planına bağlı kaldığını vurgulamıştı.

 

Fars Haber Ajansı internet sitesinde İran İslam Cumhuriyeti kurucusu İmam Humeyni'nin Hakka yürüyüşünün yıl dönümü eşiğinde İran genelinde çeşitli etkinlikler ve anma merasimleri düzenlenmesi konusunda hazırlıkların yapılması, Türkiye'den tarım araştırmacısı bir heyetin bugün İran'a gelmesi gibi haberler göze çarparken, Libya'da karışıklığın arkasında BAE'lerinin de olduğuna dair Asrar-ul Arabiye internet sitesinden naklen bir haber dikkatimizi çekiyor:

 

"Asrar-ul Arabiye" sitesi, bugünlerde Libya Hükümetine karşı isyan halinde olan General Hafter'in BAE liderleriyle defalarca gizlice görüşüp mali yardım aldığını bildirdi.

 

Libya Ordusunun emekli Komutanlarından General Hafter'in bu ülke Hükümetine karşı darbe girişiminin başarısız kalması üzerine BAE liderleri ve özellikle de bu ülke Veliahtının bu durumdam şiddetle rahatsız olup öfkelendiği bildirildi. "Asrar-ul Arabiye" sitesinin haberine göre, General Hafter defalarca gizli bir şekilde Ebu Dabi'ye gitmiş ve son günlerde de, BAE liderlerinden mali yardım almıştır. Aynı habere göre, Libya Kara Kuvvetleri eski Komutanı ve bugünkü Libya Hükümeti karşıtları lideri Halifa Hafter, BAE liderlerine zafer sözü vermiştir.

 

Suriye 3 Haziran’da Bunları Konuşuyor

 

Suriye Arap Haber Ajansı (SANA), Halk Meclisi Başkanı Muhammed Cihat el Lahham ve İran Milli ve Siyasi Güvenlik Komisyonu Başkanı ve Suriye-İran Dostluk Komisyonu Başkaanı Alaaddin Boroujerdi Cumhurbaşkanlığı seçimlerini Halk Meclisinde cumhurbaşkanlığı seçimlerini izliyorlar.

 

Öte yandan Lahham oyunu Halk Meclisindeki seçim merkezinde kullandıktan sonra yaptığı açıklamada ülke dışında bulunan Suriyelilerin geçtiğimiz günlerde sözünü söylediğini ve ülke içindeki vatandaşlarımızın bugün sözlerini söyleyerek kendilerini temsil edecek cumhurbaşkanını belirleyeceklerini dile getirdi.

 

SANA, Yüksek Seçim Yargı Komitesi Başkanı Hişam el Şear; ülke genelinde şu ana dek cumhurbaşkanlığı seçimlerinin seyrinde herhangi bir sorunun yaşanmadığını belirtti.

 

Komitenin Şam’da bir dizi seçim merkezini dolaşıp oy kullanma seyrini incelemesi sırasında basına açıklama yapan Şear; komitenin oy kullanma işlemleri sona erinceye dek merkezleri dolaşma ve incelemelerde bulunmaya devam edeceğini söyledi.

 

SANA, Cumhurbaşkanlığı Siyasi ve Basın Danışmanı Buseyna Şaban; cumhurbaşkanlığı seçimlerinin Suriye halkının, maruz kaldığı bütün saldırı ve tehditlere karşı, meydan okumasının bir devamını teşkil ettiğini dile getirdi.

 

Lübnanlı Meyadin Televizyonunda katıldığı programda; Lübnan’da yaşayan Suriyelilerin seçim sandıklarındaki görüntülerinin beklenmedik bir sürpriz olmamasına rağmen, Suriye’yi hedef alanların bu görüntüler karşısında şok olduklarını ifade etti.

 

SANA, Dünyanın muhtelif devletlerinden çok sayıda bağımsız aktivist ve barış severler Homs Kenti ve kırsalında cumhurbaşkanlığı seçimlerinin seyrini izliyor.

 

Homs Valisi Telal el Barazi SANA’ya açıklamasında; uluslar arası heyet üyelerinin Homs ve kırsalında bir dizi seçim merkezini ziyaret etme ve oy kullanma işlemlerini izlemek istediklerini aktardı. Uluslararası heyetin kendi arzularıyla seçtikleri merkezlere götürüldüklerini söyleyen Berazi; milletvekillerinin heyet üyelerine eşlik ettiklerini ekledi.

 

SANA, Enformasyon Bakanı Omran el Zoubi; Suriyeliler için en öncelikli konunun akan kanın durması olduğunu ve seçim sandıklarında bu önceliğe verdikleri önemi yansıtacaklarını ifade etti.

 

Lübnan’da yayınlanan el Bina Gazetesinin bugünkü sayısında bir röportajı yayınlanan Zoubi; bakanlığın sadece seçim süreciyle ilgili değil ülkede yaşanan bütün olaylarla ilgili gerçekleri görmesi ve yansıtması için bütün medya araçlarına fırsat verildiğini belirtti.

 

SANA, Rusya Merkezi Seçim Komisyonu üyesi ve Suriye'de Cumhurbaşkanlığı Seçimlerini İzleyen Uluslararası Heyet Üyesi Anton Lopatten; Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin büyük bir ilgi ve yoğun bir katılıma tanık olduğunu dile getirdi.

 

Rusyalı medya araçlarıyla bir telefon görüşmesi yapan Lopatten; bu sabah Şam’da birçok seçim merkezini ziyaret ettiğini dile getirerek ziyaretleri sırasında her şeyin son derece düzgün bir şekilde organize edildiğine tanık olduğunu belirtti.

 

SANA, Suriye Arap Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı; cumhurbaşkanlığı seçimlerinin propaganda süresi boyuca sergiledikleri uygar davranışlardan dolayı tüm Suriyelilere şükranlarını ifade etti.

 

Cumhurbaşkanlığı dün sosyal paylaşım sitesi facebook üzerindeki sayfasında paylaştığı postta bu uygar davranışlarla birlikte anayasa ve kanunlara bağlılıklarını Suriye topraklarının tamamına yayılan seçim merkezlerinde istedikleri ve uygun gördükleri adaya tam bir özgürlük, duyarlılık ve sorumlulukla oy kullanmaya davet etti.

 

Ukrayna 3 Haziran’da Bunları Konuşuyor

 

NewYork Times, Dün Ukrayna’nın doğu şehirlerinden Luhansk’ta yüzlerce ayrılıkçı militan ülkenin yeni hükümetini derinden sarsan bir darbeyle bir sınır komuta merkezine koordineli bir saldırı gerçekleştirdi.

 

Militanlar sınır komuta merkezindeki muhafızları 12 saatten uzun bir süre kuşatma altında tuttu.

 

Ukrayna Sınır Dairesi’nden yapılan açıklamada yaşanan çatışmalarda saldırgan militanlardan 5'nin öldüğü, 8'inin yaralandığı bildirildi. Sınır muhafızlarından yaralananların sayısının ise 7 olduğu kaydedildi.