ABD 26 Mayıs’ta Bunları Konuşuyor

 

Amerika’nın Sesi Radyosu (VOA), Amerika’nın California eyaletinde 6 kişiyi öldürerek intihar eden saldırganın Hunger Games filminin yönetmen yardımcısının oğlu olduğu bildirildi.

 

Polisten alınan bilgilere göre 22 yaşındaki Elliot Rodger’ın Santa Barbara bölgesinde önce öğrencisi olduğu üniversite kampüsü yakınlarında yaşadığı dairedeki 3 genci bıçaklayarak öldürdüğü, daha sonra iki kadına ateş açtığı ardından da bir kafenin önünde duran adamı öldürdüğü öğrenildi.

 

VOA, Amerika Başkanı Barack Obama, Ulusal Anma Günü (Memorial Day) öncesinde Afganistan’daki Amerikan askeri birliklerine sürpriz bir ziyarette bulundu.

 

Bu, en son iki yıl önce Afganistan’a giden Obama’nın bu ülkeye yaptığı dördüncü ziyaret.

Amerika Başkanı’nın özel uçağı Air Force One, bu yolculukta Amerikan Folk müziği sanatçısı Brad Paisley’i de ağırladı. Paisley, Afganistan’daki Amerikan askerlerine moral konseri verdi.

 

VOA, Fransa’da yapılan Avrupa Parlamentosu seçimlerinde birinci gelmesi beklenen Marine Le Pen’in yönetimindeki aşırı sağ parti Front National (FN) bütün tahminlerin üzerinde oy alarak zaferini ilan etti. Cumhurbaşkanı François Hollande’ın partisi Sosyalist Parti (PS) ise büyük yenilgiye uğrayarak ancak 3’üncü olabildi. FN tarihinde ilk kez birinci parti olurken, yerel seçimleri de kaybeden Cumhurbaşkanı François Hollande da ikinci ağır yenilgisini aldı. FN seçim sonuçlarının açıklanmasının hemen ardından parlamentonun feshini istedi.

 

The Wall Street Journal (WSJ), Avrupa Birliği karşıtı ve aşırı sağcı partiler dün gerçekleştirilen seçimlerde yüksek oy oranı alırken, oy kullananların ekonomik kemer sıkma önlemlerine yönelik hoşnutsuzluklarını da sandığa yansıtmış oldu.

 

Fransa, İngiltere, Yunanistan ve Danimarka'da AB karşıtı veya euroya tereddütle bakan partiler oyların en büyük kısmını kazandı.

 

Yine de genel olarak AB yasalarına ulusal hükümetlerle beraber karar veren Avrupa yanlısı partilerin 751 kişilik mecliste çoğunluğu oluşturması bekleniyor. Fakat AB karşıtı ve euroyu sevmeyen partilerin meclisteki bu varlığı yasaların geçirilmesini sıkıntıya sokarken, ABD ile gerçekleştirilmesi planlanan bir serbest ticaret anlaşmasını da tehlikeye sokuyor.

 

WSJ, HSBC Türkiye Stratejisti Fatih Keresteci, The Wall Street Journal Türkiye'ye verdiği röportajda konut sektöründe fiyat bakımından olmasa da miktar bakımından bir balondan bahsedilebileceğini fakat bunun ekonomi için çok büyük bir tehlike arz etmediğini belirtti. Keresteci aynı zamanda Fed'in faiz artışından sonra konut fiyatlarında uzun vadede bir düşüş yaşanacağını da tahmin ettiğini belirtti.

 

The Wall Street Journal'ın sorularını yanıtlayan Keresteci, konut sektörünün yanında Türkiye'nin gelişen ülkeler arasındaki yeri, kırılganlık endişeleri, cari açık ve ekonomik reformların ne anlama geldiği gibi konular üzerine yorumlarda da bulundu.

 

WSJ, Çalık Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çalık, medyadaki varlıklarını Kalyoncu ailesine ait Zirve Holding’e sattıktan sonra, medya şirketlerinin yönetim kurulu Başkanlığı’ndan da ayrıldı. Çalık’ın Başkanlığı bırakma kararı 22 Nisan tarihli yönetim Kurulu Kararı ile kesinleşti. Ahmet Çalık döneminde Yönetim Kurulu Başkan Vekili olan Serhat Albayrak, Kalyoncu döneminde de yine Yönetim Kurulu Başkan vekili olarak görev yapacak.

 

WSJ, Ukrayna'da dün gerçekleştirilen seçimlerin ön sonuçlarına göre Avrupa yanlısı "çikolata kralı" Petro Poroshenko oyların yarısından fazlasını topladı fakat ayrılıkçı gruplar doğu bölgesinin çoğunluğunda seçimin gerçekleştirilmesini engelledi.

 

Ayrılıkçı isyancıların bağımsızlık ilan ettiği Donbas'ta yıkılıp dökülen oy kullanma noktaları Poroshenko'nun başkanlığında nasıl bir Ukrayna'yı yeniden birleştirme görevini üstleneceğine dair ufak bir gösterge oldu.

 

Çin 26 Mayıs’ta Bunları Konuşuyor

 

Çin Devlet Radyosu (CRİ), 2013 yılında Çin ekonomisinin istikrarlı gelişmesini sürdürdüğü, gelişme sonuçlarından daha fazla vatandaşın faydalandığı ve halkın yaşam seviyesinin sürekli yükseldiği kaydedildi.

 

Çin Devlet Konseyi Basın Ofisi tarafından bugün (26 Mayıs) yayınlanan "2013 Çin'in İnsan Hakları Davasındaki Gelişmeler" isimli Beyaz Kitapta, 2013 yılında Çin'in gayri safi yurtiçi hasılasının yüzde 7,7 oranında büyüdüğüne dikkat çekildi. Beyaz Kitap'ta belirlenen verilere göre, geçen sene kırsal bölgelerde ortalama yıllık net gelir yüzde 9,3 artışla 8896 yuane (1435 ABD Doları), kentlerde ise yüzde 7,0 artışla 26955 yuana (4348 ABD Doları) ulaştı. Tüketici fiyatları endeksi yüzde 2,6 seviyesinde korundu.

 

CRİ, "2013 Çin'in İnsan Hakları Davasındaki Gelişmeler" adlı Beyaz Kitap, bugün (26 Mayıs) Çin Devlet Konseyi Basın Ofisi tarafından yayımlandı.

 

Beyaz Kitap'ta, Çin insan hakları çalışmalarında Çin Rüyası'nın gerçekleştirilmesi temelinde yeni ilerlemeler kaydedildiği vurgulandı. Beyaz Kitap'ta gelişme hakları, sosyal güvenlik hakları, demokratik haklar, konuşma ve ifade özgürlüğü, etnik azınlık hakları, engelli hakları, çevre hakları ile insan haklarında dış temaslar ile işbirliği gibi alanlardaki çalışmalar değerlendirildi.

 

Beyaz Kitap'ta ayrıca, sosyal eşitlik ve halkların mutluluğunu arttırma temelinde, Çin Komünist Partisi ve Çin hükümetinin reformu kapsamlı biçimde derinleştireceği de kaydedildi.

 

CRİ, Çin ile Rusya arasında düzenlenen müşterek deniz tatbikatının başarılı geçtiği bildirildi.

 

Tatbikata komuta eden Çin Deniz Kuvvetleri Komutanı Yardımcısı Koramiral Tian Zhong, dün (25 Mayıs) düzenlenen ortak basın toplantısında, strateji, kapsam, eşgüdüm ve uygulama bakımlarından tatbikatta atılım kaydedildiğine işaret etti. Tatbikatta öngörülen hedeflere ulaşıldığını belirten Koramiral Tian Zhong, iki ülke arasındaki kapsamlı stratejik işbirliği ve ortaklık ilişkilerinin daha da sağlamlaştırıldığını, deniz kuvvetlerinin bölgesel güvenlik ve istikrarı koruma kararlılıklarını gösterdiklerini ifade etti.

 

Söz konusu müşterek tatbikatın Çin ve Rusya deniz kuvvetleri arasındaki en önemli, gelenekselleşmiş ve kurumsallaşmış işbirliği platformu olduğuna dikkat çeken Tian Zhong, yeni aşamada, iki ülkenin deniz kuvvetleri arasındaki somut işbirliğini derinleştirecek önlemlerin ele alınacağını kaydetti.

 

CRİ, Çin'in güneyindeki Guangdong eyaletinde şiddetli yağışın yol açtığı sel felaketlerine karşı 4'üncü derece ulusal afetle mücadele alarmı verildi.

 

Guangdong Sivil İşler Genel Müdürlüğü tarafından verilen bilgiye göre, 19 Mayıs'tan bu yana eyalet çapındaki şiddetli yağış sonucu meydana gelen sel afetlerinde dün (25 Mayıs) saat 16 itibariyle 13 kişi hayatının kaybetti, 3 kişi kayboldu. 1 milyon 120 bin kişi afetten olumsuz etkilenirken, on binlerce ev yıkıldı ya da ciddi hasar gördü.

 

CRİ, Çin Ulusal Terörle Mücadele Liderlik Grubu, Xinjiang başta olmak üzere ülke çapında bir yıl süreyle teröre ağır darbe kampanyası başlattı.

 

Çin Kamu Güvenliği Bakanlığı tarafından dün (25 Mayıs) yapılan toplantıda, tüm düzeylerdeki güvenlik birimleri için terörle mücadele görevinin öneminin altı çizilerek, kamu düzeniyle halkın can ve mal güvenliğinin korunması için ulusal çapta teröre ağır darbe indirilmesi istendi.

 

Edinilen bilgilere göre, Hotan, Kaşgar ve Aksu kentlerinde polis güçleri tarafından Mayıs ayında yapılan terörle mücadele operasyonlarında aşırı dinci ve terörist eylemlere karışan 23 örgüt çökertildi, 200'den fazla şüpheli yakalandı, 200'den fazla patlayıcı düzeneği ele geçirildi.

 

Rusya 26 Mayıs’ta Bunları Konuşuyor

 

Rusya’nın Sesi Radyosu (RUVR), Ukrayna’da terörizme destek suçlamasıyla tutuklanan ve geçtiğimiz gece serbest bırakılan Rus televizyonu LifeNews muhabirleri Oleg Sidyakin ve Marat Sayçenko’nun bugün özel seferle Moskova’ya geldiği bildirildi.

 

Interfaks haber ajansı, durumdan haberdar bir kaynağa dayandırdığı haberinde, serbest bırakıldıktan sonra Ukrayna’nın başkenti Kiev’den Çeçenistan’ın başkenti Groznıy’a gönderilen muhabirlerin Rusya parlamentosunun Çeçen milletvekili Şamsal Saraliyev eşliğinde Moskova’ya geldiğini belirtti.

 

RUVR, Rusya Başbakanı Dmitriy Medvedev, bugün iki günlük iş ziyaretiyle Kırım’a geldi.

 

Çocuklar için tatil organizasyonunu görüşecek olan Başbakan, uluslararası çocuk merkezi Artek’i ve Rusya Federal Göçmen Servisi’nin (FMS) Sivastopol şubesini ziyaret edecek.

 

Kırım’ın Rusya’ya katılmasının ardından bu bölgeyi ikici kez ziyaret eden Medvedev, Sivastopol’de FMS şubesi dışında Birlik Rusya partisinin ofisinde vatandaşları kabul edecek ve Vali Vekili Sergey Manyaylo ile konuşacak.

 

RUVR, Rusya’da tarım işlerinden sorumlu soruşturmacı görevi meydana getirildi. Çiftçilerin devlet organlarındaki çıkarlarını Rusya köylü çiftlikleri ile tarımsal kooperatifler derneği başkanı, senatör Vladimir Plotnikov savunacak.

 

Rusya çiftçileri kendi koruyucuya ihtiyaç duyuyor. Köydeki özgirişimciliğin çok sayıda kendi özellikleri var. Bu yüzden tarım ürünleri üreticilerinin haklarını bu alanın tüm ayrıntılarını yalnız çok iyi bilen biri savunabilecektir. İşte bu nedenle Rusya’da tarım işlerinden sorumlu soruşturmacı görevi meydana getirildi. Küçük ve orta ölçekli olanlar başta olmak üzere, köylü çiftlikleri pek göze çarpmıyor, ülkenin ücra bölgelerinde, merkezden uzakta çalışıyor. Yerli memurlar çoğu hallerde onların sorunlarını ihmal ediyor, federal memurlar ise buradan uzaklarda yaşıyor. Öyle durumlar yaşanıyor ki, gerek kendilerini, gerekse ülkeyi besleyen çiftçiler, sayısız kontrol, denetleme, müfettiş organlarının ağırlığı altında boğuluyor. Vladimir Plotnikov, tarımcıların haklarını savunmak, haklarına en fazla önem vermek niyetinde.

 

RUVR, 2014 yılı göstergeleri, Rusya’nın global ekonomideki konumunun (38 sırayı alıyor) gözle görülür derecede iyileştiğini ifade ediyor. İsviçre Enstitüsünden uzmanlar, her şeyden önce, Rusya hükümetinin etkinliği ile ülke ekonomik altyapı durumundaki iyileşmeyi kaydediyor. Gerçekleştirilen araştırmada emeklilik sistemine ayrı bir dikkat gösterildi. İstikrar açısından bundan bir yıl önce Rusya 60 ülke arasındaki sıralamada sonuncu sırayı alıyordu, 2014 ise 44 yere çıktı. Böylelikle yabancı yatırımcıların gözünde Rusya’nın emeklilik finansları önemli derecede sağlamlaştı. Hükümet faaliyetinin saydamlığı açısından ülke birden 33 sıraya “sıçrayış” yaptı. Uzmanlar Rusya altyapı alanında iyileşmenin de göze çarptığını kaydediyor. Bu gösterge, inovasyon bileşenini belirleyen endekslerin iyileşmesi sonucunda yükseldi. Söz konusu yeni teknolojiler ve bilimsel taban. Buradaki üstel faktörü Soçi Olimpiat Oyunları oluşturuyor. İktisat Yüksek Okulu borsa ve yatırım bölümü profesörü Aleksandr Abramov anlatıyor.

 

RUVR, Ural bölgesinin sanayi merkezi Yekaterinburg kentinden arabayla bir saatte varılabilen Nevyansk adlı eski bir kent bulunuyor. 300 yılı aşkın bir süre önce bu kent “Demidov kardeşleri imparatorluğu”nun başkenti olarak sayılıyordu.

 

Akinfiy Demidov’un girişimi üzerine Ural bölgesinde sanayiin geliştirilmesine Nevyansk’ta demir döküm fabrikasının kurulmasıyla başlanmıştır. Seçkin bir girişimci olan Akinfiy Demidov ayrıca Nevyansk’ta Rusya’da bir tek eğri kuleyi kurdurmakla ün kazanmıştır.

 

RUVR, Birkaç yıl sonra Moskova’nın dolaylarında “Halkın birliği ve mutabakat Parkı” meydana getirilecek. Rusya devlet başkanı Vladimir Putin’in şu sözleri ilgili projenin sloganı oldu: “Biz beraber olduğumuz zaman Rusya’yı oluşturuyoruz” Bu sözler yeni parkın özelliklerini yansıtıyor.

 

Projenin temelinde yatan,uyum, yaratıcılık,dinler arasındaki karşılıklı saygı ve Rusya’nın yeniden doğuşu gibi presiplerdir. Rusya’nın, mimarlık ve edebiyattan başlıyarak uzay incelemelerine kadar insanlığın gelişme alanlarına yaptığı katkıyı göz önüne sermek amacı öne sürüldü. Planlandığına göre yeni park insanları eğlendirmekle yetinmeyerek eğitsel rolü oynayacak ve insanlara dinler hususunda hoşgörü ve mutabakat ruhunu aşılacak.

 

RUVR, Sankt-Petersburg’da 18. Uluslararası Ekonomi forumu çalışmalarını tamamladı. Forumun son günü Enerji şirketleri Zirvesi düzenlendi. Rusya devlet başkanı Vladimir Putin bu toplantıda konuşarak enerji enüstrisinin fazladan politikleştirilmekten kurtarılması çağrısında bulundu.

 

Türkiye’de ilk nükleer elektrik santrali olacak Akkuyu santralinin inşa edilmesini öngören proje, bugün Rus şirketleri tarafından enerji sektöründe uygulanmakta olan en büyük projelerden biridir. Rusya devlet atom enerjisi kuruluşu “Rosatom” Genel Müdürü Sergey Kiriyenko “Rusya’nın Sesi” radyosu muhabirine verdiği demeçte projeyi uygulama çalışmalaının bugünkü politik duruma bakmaksızın sürdürüldüğünü belirtti.

 

İngiltere 26 Mayıs’ta Bunları Konuşuyor

 

Avrupa Parlamentosu seçimlerinde, İngiltere'de AB karşıtı Birleşik Krallık Bağımsızlık Partisi UKIP, Avrupa Birliği genelinde de aşırı sağın zaferi hemen tüm gazetelerin manşetinde yer alıyor.

 

Financial Times, Fransa'da aşırı sağcı Ulusal Cephe'nin seçim zaferiyle kıta genelinde Avrupa Birliği karşıtı partilere yönelik desteğin görülmedik bir şekilde artmasına öncülük ettiğini ve sonucun Brüksel siyasetini aşan etkileri olacağını yazıyor.

 

Gazete, Marine Le Pen liderliğindeki partinin hem merkez sağ UMP hem de Cumhurbaşkanı François Hollande'ın partisi Sosyalistler'e karşı ülke genelinde yapılan bir seçimde ilk kez zafer kazandığına dikkat çekiyor ve bunu "Avrupa'nın ikinci büyük ekonomisi Fransa'da ana akım partilerin şok yenilgisi" olarak niteliyor.

 

Financial Times, Fransa Başbakanı Manuel Valls'in tüm Avrupa liderliğini harekete geçirmesi gereken bir "deprem"e benzettiğini vurguluyor. Gazete, Avrupa Birliği ve göçmen karşıtı Ulusal Cephe'nin lideri Le Pen'in "Bu gece Avrupa Birliği muazzam bir şekilde reddedildi. Bu, kimliğimizi geri alma yolundaki uzun yürüyüşte ilk adım ve kemer sıkma politikalarının sonu" dediğini aktarıyor.

 

Haberde "Hindistan dışındaki en büyük demokrasi deneyiminde, İngiltere'de Birleşik Krallık Bağımsızlık Partisi, Yunanistan'da da Siriza'nın sandıktan birinci parti olarak çıkması bekleniyor." deniyor: "Danimarka'da Halk Partisi, İtalya'da da komedyen Beppe Grillo'nun liderliğindeki Beş Yıldız Hareketi'nin iyi sonuç alacağı tahmin ediliyor. Almanya'da Neo Nazi partisi NPD bir sandalyeyle ilk kez Avrupa Parlamentosu'na girerken Euro karşıtı Alternative Für Deutchsland yüzde 6,5 oy aldı."

 

Times gazetesi ise UKIP ve Ulusal Cephe'nin seçim zaferini Avrupa Birliği ve "yerleşik siyasi sınıfa" yönelik bir öfke dalgasına benzetiyor. Gazete, İngiltere'de koalisyon ortakları Muhafazakâr Parti ve Liberal Demokratlar'la ana muhalefetteki İşçi Partisi'nin UKIP'in zaferini kabul ettiğini belirtiyor. Times, koalisyonun küçük ortağı Liberal Demokratlar'ın biri dışında Avrupa Parlamentosu'ndaki tüm sandalyelerini kaybettiğini, iki milletvekilinin partinin lideri, Başbakan Yardımcısı Nick Clegg'i istifaya çağırdığını belirtiyor.

 

Tüm kıtada Avrupa Birliği'ne karşı bir öfke patlaması yaşandığını vurgulayan gazete Fransa'da da Cumhurbaşkanı François Hollande'a istifa çağrılarının yapıldığını kaydediyor.

 

Gazetenin yazarlarından Melanie Philipps ise "UKIP bir protesto değil, karşı devrim" diyor:"İki yıl önce ekonomist Tim Congdon, Avrupa Birliği üyeliği sonucu İngiltere'nin her yıl gayri safi yurt içi hasılasının yüzde 10'unu; yani 150 milyar sterlin (yaklaşık 250 milyar dolar) kaybettiği tahmininde bulundu. 3 ana parti, bunun gibi dezavantajları muğlaklaştırmak için birlikte hareket etti. Ama İngiltere'nin açık sınırlar gibi AB'nin temel ilkelerini değiştirememesi göçmen sayısının "on binlerle sınırlanması"nı gerçekleştirilemeyecek bir vaade dönüştürdü. Geçen yıl Avrupa'dan gelen göçmen sayısı 43 bin artarak 201 bine çıktı."

 

"Bundan daha da kötüsü üç büyük parti, Avrupa Birliği ya da göçmenlikle ilgili kaygılara ırkçılık ve yabancı düşmanlığı yaftasını yapıştırdı. Bu tür zorbalığa karşı kamuoyunda derin bir öfke var. Parti lideri Nigel Farage'ın cazibesi bir ölçüde bu saldırı politikasının reddinden kaynaklanıyor. Bu nedenledir ki, partiye yönelik ırkçılık suçlamaları, oylarını artırdı."

 

"İnsanlar, bu partinin bireysel özgürlükleri ve parlamenter demokrasiyi yeniden tesis etmek istediğini kavradı. Parti artık bu doruk noktasından sonra dağılsa bile seçmenlerin bu isyanı dinmeyecek. Toplu göç ve İngiltere'nin kendi kendini yönetme kabiliyetinin azalmasıyla ilgili kaygılar, UKIP'lilerle sınırlı değil. İnsanların siyasete yabancılaşması İngiltere AB'den ayrılmadıkça devam edecek."

 

Independent gazetesi de, UKIP'in seçim zaferinden sonra koalisyonun büyük ortağı Muhafazakâr Parti'nin Avrupa Birliği'nden gelen göçü sınırlayarak, bu partiye kaptırdığı seçmenlerini kazanmaya çalışacağını yazıyor.

 

Gazeteye göre İçişleri Bakanı Theresa May'in Muhafazakârların "UKIP seçmenlerinin kaygılarına yanıt vermesi gerektiğini" söylediğini aktarıyor.

 

Daily Telegraph ise, UKIP'in Avrupa Parlamentosunda elde ettiği tarihi zafere karşın, partinin gelecek yıl yapılması beklenen genel seçimlerde benzer bir başarıyı gösteremeyeceğini kabul ettiğini belirtiyor.

 

Guardian gazetesinin manşetinde de Avrupa Parlamentosu seçimleri var. Gazete, Avrupa Birliği seçmenlerinin siyasi eliti cezalandırdığını kaydediyor.

 

Almanya 26 Mayıs’ta Bunları Konuşuyor

 

Münchner Merkur gazetesi sonuçları Alman Hrıstiyan Sosyal Birlik Partisi CSU açısından değerlendiriyor. Yorum şöyle;

 

"CSU, siyasi bir toprak kaymasıyla sarsıldı. Son 60 yılın en berbat oy oranlarıyla, gecenin kaybedeni oldu. Seehofer başkanlığındaki CSU, seçimlerden kısa süre önce Brüksel'e ve birebir Sosyal Demokratlar'ın AP birinci sıra adayı Martin Schulz'a yönelik, dış göç tartışmalarıyla ilgili nahoş eleştirilerde bulundu. CSU'nun devasa bir hata yaptığı malum. Çünkü bu popülist tavır, Bavyera Eyaleti'nde tek başına iktidarda olan CSU'ya yaramadı. Tam aksine merkezleri Oberbayern'de ve partinin birinci sıra adayları Markus Ferber'in de memleketi olan kaleleri Suab'da dahi iki haneli eksi puanlara yol açtı. Bu seçim hezimeti sonuçsuz kalmayacaktır."

 

Süddeutsche Zeitung gazetesi, AP seçim sonuçlarını, aşırı sağın elde ettiği başarı açısından değerlendirdiği bir yoruma yer veriyor. Gazete, popülizmin, İtalya'da Bebe Grillo, İngiltere'de Nigel Farage ve Fransa'da Marine Le Pen taraftarlarınca çağrılmış 'kötü bir ruh' olduğunu söylüyor. Yorum şöyle devam ediyor;

 

"Avrupa şimdi karmaşayla dolu bir döneme girecek. Sorun yine Avrupa Birliği’nin varlığı, kurumları ve politikalarının inandırıcılığı üzerinde yoğunlaşıyor. Seçimlerin birçok sonucu sarsıcı ancak Avrupa işlemeye ve çalışmaya devam edecek. Avrupa inandırıcılığını sadece, güney ülkelerde gençler arasındaki işsizlik sorunuyla mücadelede ya da ticari anlaşmalar için savaş vererek kazanamayacak. Avrupa ancak herkesin cüzdanında, elektrik faturasında ya da organik gıda marketlerinde yarar sağladığı zaman inandırıcı olabilir. Ve Avrupa bir beş yıl sonra Avrupalı seçmenler 'kötü ruhu' kovduklarında inandırıcı olacak."

 

Kölner Stadt-Anzeiger gazetesinin aynı konuya dair yorumu şöyle; "Avrupa Birliği her daim varlık sorunuyla bağdaştırıldı: Borç krizi, Euro krizi, mali kriz, kuzey güneye karşı… Bu arka plan göz önünde bulundurulduğunda, bu sonuç bir başarı. Çünkü bu sonuçlar özünde AB’nin onaylandığını gösteriyor. AB’nin görevi, gelecekte hatalarını düzeltmek ve insanlara daha yakın hale gelmek.”

 

Badische Neueste Zeitung gazetesi da AP seçim sonuçlarına dair bir yoruma yer veriyor. Gazete, seçim sonuçlarının bir dönüm noktası olabileceğine dikkat çekiyor; "Strasbourg rotasında bir tutkunun uyanışı mı gerçekleşiyor? Bu çok abartılı bir yorum olur. Ancak, AP seçimlerine paralel, aynı gün düzenlenen yerel seçimlerin motivasyonuyla sandık başına giden seçmenler göz önünde bulundurularak, Avrupa vatandaşlık bilincinin keşfinden de konuşulmamalı. Ancak 25 Mayıs 2014, bir dönüm noktası, bir işaret olabilir. Avrupa zor dönemlerde de yine motive olmuş durumda."

 

İran 26 Mayıs’ta Bunları Konuşuyor

 

Cumhuri İslami gazetesinde UAEA genel Müdürü Yukio Amano'nun yayınladığı raporda İran'ın nükleer faaliyetlerinde her hangi bir sapma olmadığını vurgulaması, Suriye ordusunun ülke çapında teröristlere karşı başarılı operasyonlarını sürdürmesi gibi haberler göze çarparken Ukrayna krizini konu eden bir yazı dikkatimizi çekiyor:

 

Ukrayna krizi üzerine Washington- Moskova hattında gerilim giderek daha da tırmanıyor. Moskova yönetimi yetkililerinin Beyaz Saray yetkililerine, Rusya'ya karşı zorbacı tutumu konusunda uyarıda bulunmasına rağmen, Ukrayna'da planlarının yenilgiye uğramasından kaygılanan Beyaz Saray yetkilileri, Rusya karşıtı tutumunu daha da yoğunlaştırmış bulunuyor. Amerika'nın Rusya karşıtı tutumu, Moskova yönetiminin sert tepkilerini beraberinde getirmektedir. Bu bağlamda Rusya dışişleri bakan yardımcısı Sergey Riyabkov, Beyaz Saray yetkililerini Rusya karşıtı yaptırım kararlarından dolayı eleştirdi. Söz konusu Rus yetkili, Amerika'lı yetkililerin Ukrayna ve Suriye meselesini bahane ederek, Moskova yönetimine  yönelik yaptırım kararının sansasyonel bir girişim olduğu ve böylesi tutumun Amerika için bedelinin ağır olacağını vurguladı.

 

Risalet gazetesinde Lübnan'da yeni cumhurbaşkanının seçilmesi konusunda çeşitli siyasi partiler arasında anlaşmazlıkların devam etmesi, Bahreyn'de despot Al-I Halife rejimine karşı halk ayaklanmasının devam etmesi, Siyonist rejim askerlerinin Mescidi Aksa'ya baskın düzenlemesi, Amerika savunma bakanı Chuck Hegel'in Suriye krizinin askeri yolla çözülemeyeceğini itiraf etmesi gibi haberler ön plana çıkarılırken AB'de parlamento seçimleri krizini konu eden bir yazı dikkatimizi çekiyor:

 

AB yetkililerinin Birlik'te yapılacak parlamento seçimleri konusunda endişeli olduğu gözleniyor. AB yetkililerinin kaygısı, sadece AB vatandaşlarının seçimlere katılımının düşük olmasıyla sınırlı değil. Bazı Avrupa ülkelerinde yapılan seçim sonuçları da aynı zamanda, Brüksel için bazı acı gerçeklerin habercisidir. Bu arada Yunanistan'da halkın bu ülke ana partilerini, Avrupa siyasetlerini izlediklerinden dolayı cezalandırmak istediği belirtiliyor. Bu bağlamda yayınlanan raporlar Yunanistan'da hiçbir partinin şimdiye kadar Avrupa parlamentosu seçimlerinde %25 üzerinde oy kazanmadığı ve bu ülkenin 2 önemli partisinin en düşük oy oranına sahip olduğunu gösteriyor. Bilindiği gibi Yunanistan Avrupa'da ekonomik krize yakalanan ülkeler arasında başı çekiyor. Son yıllarda Yunanistan'da hükümet tarafından ekonomik kemer sıkma gibi alınan tedbirler, halkın geniş çaplı protesto gösterilerini beraberinde getirmiştir.

 

Öte yandan yayınlanan istatistikler, Yunan halkının ülkelerinin Avro bölgesinden çekilmesinden yana olduğunu ortaya koymaktadır. Bu ise Avrupa liderlerinin derin kaygısına neden olmuş bulunuyor. Zira Yunanistan'ın Avro bölgesinden çekilmesi, İtalya ve Kıbrıs gibi ekonomik krizin derin etkisi altında kalan bazı diğer Avrupa'lı ülkelerin Avro bölgesinden çekilmesine zemin hazırlayacağına kesin gözüyle bakılıyor.

 

Fars Haber Ajansı internet sitesinde İran ve Rusya Savunma Bakanlarının Moskova güvenlik zirvesinin kulisinde ikili bir görüşme gerçekleştirmesi, Pentagon'un yayınladığı bir bildiride yıllık 60 milyon dolarlık tasarruf yapma niyetiyle Avrupa'daki 21 askeri kamp ve tesisatını kapatacağını ilan etmesi, Beyaz Saray karşısında düzenlenen protesto gösterilerinde Guantanamo hapishanesinin kapatılmasına vurgu yapılması, Mısır'da Cumhurbaşkanlığı adayları taraftarları arasında çatışma yaşanması, Cumhurbaşkanlığı seçimleri eşiğinde Ukrayna Doğusunda gerginliğin tırmanması gibi haberlere yer verilirken İran ordusunun yeni askeri kazanımlarının görücüye çıktığını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor:

 

İslami İran ordusu savunma alanında, yerli uzmanların tasarım ve yapımıyla her geçen gün yeni kazanımlara imza atıyor. Bu bağlamda İran'ın "Besir" ve "Resul" adlı iki yeni hava savunma sistemi bu sabah düzenlenen törenle görücüye çıktı. Törene Hatem-ul Enbiye Hava Savunma Karargahı Komutanı General Pilot Ferzad İsmaili ve bazı komutanlar ve yetkililer katıldı.

 

Suriye 26 Mayıs’ta Bunları Konuşuyor

 

Suriye Arap Haber Ajansı(SANA), Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı dün Cenevre’deki İnsan Hakları Konsey Başkanına gönderdiği mektubunda konseyin 22.5.2014 tarihinde Dera kentinde cereyan eden korkunç katliamı kınamasını talep etti.

 

Bakanlık mektubunda, söz konusu korkunç katliamın Suriyeliler, mülkleri, inançları, uygarlıkları ve ülkelerindeki alt yapılarına karşı kasıtlı katliamlar dizisinin bir bölümü olduğunu belirterek bu katliamın uygarlığı öldürmek ve Suriye’yi terör ve gericilik sahası haline dönüştürmeyi hedeflediğini öyle ki Suriye kentlerinin en büyük sayıda kurban sayısı düşürme hedefiyle günlük olarak okul, hastane, ibadet yerleri ve herhangi bir sivil toplanma yerinin havan topu yağmuruna maruz kaldığını söyledi.

 

SANA, Kahraman birliklerimizin askeri meydanlarda teröre karşı sergiledikleri fedakârlıklar ve kazandıkları zaferler, kitlelerin yüzlerinde tebessüm, dillerinde slogan ve yüreklerinde güvenliğin huzuru olup meydanları şenlendirdi.

 

Homs Kırsalının Kabu Beldesi ve Debbusiye Köyünde dün düzenlenen ve çevre köylerden geniş katılım sağlanan gösterilerde kahraman ordu birliklerimize destek sloganları yankılandı.

 

Cumhurbaşkanlığı seçimlerini sabırsızlıkla beklediklerini ifade eden gösteri katılımcıları; 3 Haziran günü sandık başına gideceklerini ve şu anki görevine başladığı günden beri vatana ve vatandaşlara karşı vefa ve sevecen davranışlarıyla dünya liderlerine örnek olan Cumhurbaşkanı Beşşar el Esad’ı seçimlerde destekleyeceklerini beyan ettiler.

 

SANA, Homs Valiliğinde bir kaynak teröristlerin Homs’ta Rafine Köprüsü altında bombalı bir aracı havaya uçurduklarını aktarırken, hain terör eyleminde yaralı ve şehitlerin bulunduğunu ifade etti.

 

Aynı kaynak teröristlerin ayrıca Zehra Semtindeki su deposu yakınlarında yine bombalı bir aracı havaya uçurduklarını belirtti. Kaynak patlamada kimi vatandaşların şehit ve yaralı düştüklerini, patlamaya yakın vatandaşların mülklerinde maddi hasarın oluştuğunu aktardı.

 

SANA, Şam’daki Büyük Emevi Camii dün Cumhurbaşkanlığı seçimleri münasebetiyle Şam ve Kırsalındaki bayan din eğitmenlerinin görkemli toplantısına ev sahipliği yaptı.

 

20140526-085820.jpgEğitmen Nida Haremağası toplantı sırasında, burada toplananların bağlılık ve verimlilik delili, din ve iman vecibesi olduğunu çünkü büyük sorumluluğun herkesin üzerine düştüğünü bu seçimlerdeki her oyun kritik ulusal aşamada bir silah olduğunu belirtti.

 

Eğitmen Haremağası, sürekli gelişme, zorluklar ve meydan okumalar karşı dirençli ve sert bir şekilde durma anlamına gelen en iyi seçeneği bulmaya çağrı yaparak Suriye’nin her zaman olduğu gibi bütün meydan okuma ve komploların kırılacağı yüksek kaya olarak kalacağını vurguladı.

 

SANA, Arap Doktor Günü münasebetiyle Suriye Tabipler Birliği bugün Başbakan Vail Halaki’nin katılımıyla Şam Dama Rose Otelinde “Suriye’yi Hep Beraber Kurarız” başlığı altında düzenlenen törende sağlık sektöründe büyük hizmetler sunan bazı doktorları ödüllendirdi.

 

Başbakan Halaki, Arap Doktor Günü’nün nitelikli tıbbi hizmetler sunma alanında daha fazla ilerleme kaydetmek için hekimleri teşvik eden ve çalışma alanında sundukları çaba ve fedakarlıklarına nazaran ödüllendirilmelerinin günü olduğunu belirtti.

 

SANA, Suriye halkı muhtelif kesimleri ve bileşenleriyle ulusal ilkeler ve egemenliğe sımsıkı tutunduklarını vurgularken, terör çeteleri ve onlara patronajlık yapan kimi devletlerin 3 Haziranda yapılması beklenen cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılmaktan kendilerini caydıramayacaklarının altını çizdi.

 

Suriyeliler cumhurbaşkanlığı seçimlerinin, Suriye'nin yeniden yapılandırılması ve terörün tam bir şekilde yok edilip güvenlik istikrarın sağlanması yönünde bir hareket noktası teşkil etmesi temennilerini ifade ettiler.

 

SANA, Enformasyon Bakanı Omran el Zoubi; cumhurbaşkanlığı seçimlerinin anayasal istihkakının, Suriye'nin modern tarihinde demokratik değişim ve ulusalcı demokrat deneyiminin bir dönüşümü sayıldığını belirtti.

 

Suriye Ulusal Öğrenci Birliğinin dün‘ Ulusalcı Egemen Karar’ sloganı altında Şam Üniversitesi Amfisinde düzenlediği diyalog panelinde konuşan Bakan Zoubi; Suriye'ye yapılan saldırının en önemli nedenlerinden birinin Suriye'nin ulusal bağımsızlığı ve egemenliğine sımsıkı tutunması olduğunu belirtti.

 

SANA, “Kimliği Direniş Olan Vatan” başlığı altında töreni bugün Siyonist düşmanla mücadelede Hizbullah’ın sunduğu kanlar ve fedakarlıkları ölümsüzleştirmek için Lübnan’ın Bint Cbeyl kentinde direniş ve kurtuluş bayramı düzenledi.

 

Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrullah tören sırasında yaptığı konuşmada, 25 Mayıs 2010 zaferinin tarihine ve zaferin yüceliği ile en önemlisi Siyonist projenin düşüşünün olduğu delaletleri ve önemini vurguladı.

 

SANA, Nasrullah, 25 Mayıs’ın Lübnanlı, ulusal, Arap, milli ve İslami bir zafer olduğunu bu zaferin Siyonist projeyle tek bir çatışmaya giren ümmetin mülkü olduğunu söyledi.

 

İçişleri Bakanı Muhammed el Şaar Irak’ın Şam Büyükelçisi Alaa el Cevadi ile dün iki ülke arasındaki karşılıklı işbirliğini geliştirme ve bütün alanlardaki ilişkileri geliştirme yollarını görüştü.

 

Bakan Şaar, her iki ülkenin karşılaştığı meydan okumalarla terör sorunu ve mücadelesinde ortak koordinasyonla aralarındaki ortak tutuma işaret ederek her iki ülkede terörü destekleyen ve durumları bozmaya çalışan ülkelerin aynı ülkeler olduğunu belirtti.