ABD 20 Mayıs’ta Bunları Konuşuyor

 

Amerika’nın Sesi (VOA), Amerika, Çinli hükümet yetkililerini casuslukla suçluyor. Adalet Bakanlığı tarafından bugün gündeme getirilen resmi suçlamayla Amerika ilk kez resmi olarak hükümet yetkililerini hedef alan casusluk iddiasında bulunmuş oldu.

 

Casusluk suçlaması Adalet Bakanlığı kaynakları tarafından açıklandı. Adalet Bakanı Eric Holder, bir basın toplantısı yaparak casusluk suçlamasını resmi ağızdan dile getirdi. 

 

Suçlama, beş Çinli askeri yetkiliyi hedef alıyor. İddiaya göre Çinli yetkililer, askeri ve istihbarat tesislerini kullanarak siber ortamda Amerikan şirketlerinin sırlarını hedef aldılar. Adalet Bakanı Çinli casusların Alcoa, U.S. Steel ve Westinghouse gibi bilinen firmaların ticari sırlarını çaldıkları suçlamasında bulundu.

 

VOA, Turk of America dergisi tarafından ABD’nin en etkili 50 Türk’ünden biri seçilen Ersal Özdemir, basketbol ve Amerikan Futboluna ilginin en yoğun olduğu eyaletlerden biri olan İndiana’da profesyonel bir futbol takımı kurarak bir ilke imza attı.

 

Mersin’den İndiana’ya inşaat mühendisliği eğitimi almak için gelen Ersal Özdemir, mezun olduktan sonra kendi inşaat şirketini kurarak, büyük başarılar elde etmiş. Mesleğindeki başarısı ve girişkenliği sayesinde eğitimden sanata, siyasetten ekonomiye, birçok yerel ve ulusal kuruluşun yönetim kurullarına seçilen Özdemir’in en son başarısı futboldan başka hemen her tür profesyonel sporun olduğu İndiana’ya futbolu getirmek olmuş.   

               

Indiana, Amerika’nın Ortabatısında yer alan, Amerika’nın 16. büyük nüfusuna sahip eyaleti. “Kızılderili’lerin toprağı” anlamına gelen İndiana’da spor denildiğinde akla önce motor sporları, basketbol ve Amerikan futbolu geliyor. Başkent İndianapolis, dünyadaki en büyük üç motor sporu yarışından biri olan Indy 500’e her yıl evsahipliği yapıyor.

 

The Wall Street Journal (WSJ), Birkaç yıl önce birçok insan Yunanistan'ın Euro Bölgesi'nden çıkmak zorunda kalabileceğini söylüyordu. Felaket tellalları Yunanistan'ın, ne ülkenin Euro Bölgesi içinde kalması için gerekli olan mali ve ekonomik reformları yapabileceğini ne de bankacılık sistemini daha önce benzeri görülmemiş borç krizinden kurtarabileceğini düşünüyordu. Felaket habercilerine göre bütçe açığını düşürmek ve rekabet gücünü korumak için verilen çabalar siyasi açıdan kabul edilemez sonuçlara neden olacaktı. Bankacılık sisteminin çökmesi ise kaçınılmazdı ama son zamanlarda kıyamet sirenlerinin sesi kesildi.

 

WSJ, Janet Yellen'ın Fed Başkanı olarak ilk büyük görevi faiz artışına ne zaman gidileceğini değil, bu kararın nasıl alınacağını belirlemek.

 

Fed'in faiz oranlarını artırıp azaltma için kullandığı eski sistem, kriz sonrası finans sistemi için giderek uygunluğunu yitiriyor gibi görünüyor. Bu nedenle yetkililer mevcut stratejinin yerine yenisini getirmek için çabalıyor. Ancak bunun için öncelikle bankaların Fed bünyesinde tuttuğu 2.6 trilyon dolara, yatırım fonlarındaki trilyonlarca dolara ve türev ürün kontratlarındaki trilyonlarca dolara ilişkin sorunları çözmeleri gerekiyor. Karşı karşıya olunan soruların cevaplarını hızla bulmak kolay olmayabilir.

 

Boston Fed Başkanı Eric Rosengren verdiği bir röportajda konu hakkında, "Önümüzdeki yol için en iyi seçeneğin ne olduğu hakkında sonuca varma sürecinin ilk aşamalarındayız," değerlendirmesinde bulundu.

 

WSJ, Son zamanlarda çoğumuz Wall Street'i hor görürken bir yandan da Silikon Vadisi'ni takdir ediyor.

 

Peki neden? Yüzeysel bakıldığında, Silikon Vadisi bizleri hayran bırakan yeni fikirler ve ideallerden oluşan sanal bir ütopya sunuyor. Yaşamımız kolaylaştıran yararlı ürünler ve hizmetler sunuyor, girişimcilik ruhuna saygı uyandırıyor ve daha iyi bir dünya içi çaba harcıyor görünüyor. Bu sektör işimize, sosyal hayatımıza ve sağlığımıza yardımcı olacak araçlar sundu. Bu sektörün üreticileri cesurlar ve kendilerine güveniyorlar.

 

Buna karşın Wall Street kendisini korumaya çalışan bir sektör endüstri. Yaratıcılık fikri, tüketicilerden ne kadar çok ücret ve komisyon alınabileceğini çözmek üzerine kurulu bir endüstri. Hileli piyasaların, batmasına izin verilmeyecek kadar büyük bankaların, işlem fiyaskolarının, teminatı paraya dönüştüren hilelerin, nüfuz ticaretinin ve aşırı ikramiyelerin olduğu bir yer.

 

WSJ, Çin'in sermaye piyasaları düzenleme kurulu başkanı Xiao Gang, yatırımcıların piyasadaki hisse arzının talepten fazla olduğu yönündeki endişelerini dindirmeye yönelik adımları kapsamında son olarak Çin'in bu yıl ülkenin hisse senedi borsasında yaklaşık 100 şirketin listelenmesine izin vermeyi planladığını söyledi.

 

Çin Sermaye Piyasaları Düzenleme Komisyonu'nun internet sitesinden Pazartesi günü yayınlanan açıklamada Xiao, Çin'in Haziran ve yıl sonu arasındaki dönemde dengeli olarak yaklaşık 100 şirketin borsaya kote olmasına izin vermeyi planladığını belirtti.

 

Planlanan ilk halka arz sayısı, ülkenin halka arz piyasasında borçların geri ödenmesinin 14 ay süreyle ertelenmesinin öncesindeki yıl olan 2012'deki halka arz sayısının altında. Çin 2012'de 154 şirketin ilk halka arzına izin verdi ve bu şirketler toplamda 103. 4 milyar yuan (16.6 milyar dolar) topladı.

 

WSJ, Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody's, MCO yüzde +0.12 Türkiye ve Rusya'da görülen yüksek enflasyonun, devlet ve şirket tahvillerinin kredi notu üzerinde olumsuz etki yarattığını bildirdi.

 

Moody's'ten yapılan açıklamada, bazı ülkelerde enflasyonun merkez bankası hedefleri veya tahmin aralıklarını aşan seviyelere yükseldiği ifade edildi.

 

Türkiye'nin büyümesinin Rusya'dan hızlı olduğu aktarılan raporda, Türkiye'de enflasyonun bu yılın ikinci yarısında da yüksek kalmasının beklendiği ifade edildi. Enflasyonun büyümeyi yavaşlatarak daha sıkı para politikası riskine neden olduğu belirtilen raporda, bu durumun ülke ve şirket tahvillerin kredi notu üzerinde olumsuz etki oluşturduğu kaydedildi.

 

WSJ, ABD eski Hazine Bakanı Timothy Geithner, son krizin ardından yapılan reformlar sayesinde 'mevcut yaşam sürecinde' yeni bir finansal kriz yaşanması ihtimalini 'çok düşük' gördüğünü söyledi.

 

Geithner, ABD ekonomisinin bazı sorunlarla karşı karşıya olduğunu kabul etmekle beraber yapılan reformlar sayesinde ABD'de ortamın görece sakin kalmayı başardığını savundu. 'Stress Test' adlı kitabının tanıtım çalışmalarını yürüten Geithner, ekonominin kesinlikle son dört yıla kıyasla daha güçlü olduğunu ifade etti. Ancak eski bakan eşitsizlik, süregelen yoksulluk ve aksaklıklar yaşayan siyasi sistemin halen sürdüğünü belirtti.

 

Çin 20 Mayıs’ta Bunları Konuşuyor

 

Çin Devlet Radyosu (CRİ), Çin Savunma Bakanlığı Dış İlişkiler Ofisi, Çin ordusuna mensup beş kişi hakkında siber casusluk suçlamasıyla dava açılması nedeniyle ABD Adalet Bakanlığı nezdinde ciddi girişimlerde bulunduklarını açıkladı.

 

ABD tarafının suçlamalarının asılsız olduğuna işaret eden Çin Savunma Bakanlığı, bu zorbaca girişimin uluslararası ilişkilerin temel kurallarına aykırı olduğunu kaydetti. Suçlamaların, Çin ordusunun imajını zedelediğine dikkat çekilen açıklamada, bu girişimin kabul edilemeyeceği ve buna kesinlikle karşı çıkıldığı bildirildi.

 

CRİ, Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Asya'da İşbirliği ve Güven Arttırıcı Önlemler Konferansı (AİGK) 4. Zirvesi'ne katılmak üzere bugün (20 Mayıs) Shanghai'ya ulaştı.

 

Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Manisa'ya bağlı Soma ilçesinde 13 Mayıs günü meydana gelen maden faciası nedeniyle Çin ziyaretini iptal etmişti. Davutoğlu, zirveye Gül'ün özel temsilcisi olarak katılıyor.

 

Davutoğlu'nun öngörülen program doğrultusunda zirveye katılmasının, Türkiye'nin AİGK aracılığıyla Çin'le işbirliği yapma ve Asya'da güvenlik ve istikrarı birlikte koruma arzusunu gösterdiği belirtiliyor.

 

CRİ, Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, bugün (20 Mayıs) iki ülke donanmaları arasındaki ortak tatbikatın açılış törenine katıldı.

 

Geçit töreninde, iki ülkenin millî marşları eşliğinde Xi Jinping ile Vladimir Putin, iki ülke deniz kuvvetlerinden oluşan şeref kıtasını denetledi.

 

Xi Jinping, 2012 ve 2013 yıllarında Çin ile Rusya'nın iki kez başarıyla denizde ortak tatbikat düzenlediğini hatırlattı. Bu seferki tatbikatın, iki ülke orduları arasındaki işbirliğinin önemli bir parçası olduğuna işaret eden Xi, tatbikatın, iki ülkenin yeni tehditler ve sorunlar karşısında bölgesel güvenlik ve istikrarı koruma kararlılık ve iradesini gösterdiğini belirtti.

 

CRİ, Hindistan'ın kontrolündeki Keşmir bölgesinde meydana gelen trafik kazasında 17 kişinin öldüğü bildirildi.

 

Hindistan basınında yer alan habere göre, Keşmir'in Ramban bölgesinde bu sabaha karşı (20 Mayıs) otobanda seyreden bir yolcu otobüsü, kontrolden çıkarak yaklaşık 100 metre yüksekliğindeki bir uçuruma yuvarlandı. Kazada 17 kişi öldü, 27 kişi yaralandı.

 

Yaralılar hastaneye kaldırılırken, kazanın nedeninin araştırıldığı belirtildi.

 

CRİ, Asya'da İşbirliği ve Güven Arttırıcı Önlemler Konferansı (AİGK) 4. Zirvesi'ne katılan Katar Başbakan Yardımcısı Ahmed bin Abdullah El Mahmud, bu sabah (20 Mayıs) Shanghai'da AİGK'ye katılım belgesini imzaladı.

 

Katar, AİGK'ye gözlemci konumundan üye seviyesine yükselirken, Başbakan Yardımcısı Ahmed bin Abdullah El Mahmud, imza töreninden sonra yaptığı açıklamada, Çin'in bölgedeki güvenlik ve istikrarı korumada oynadığı önemli rolü övgüyle karşıladıklarını söyledi.

 

AİGK'ye üye olarak katılımlarının Çin'deki zirvede gerçekleşmesi nedeniyle büyük mutluluk duyduğunu belirten Katarlı lider, Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping'in başkanlık edeceği zirvenin başarılı geçeceğine inandığını ifade etti.

 

CRİ, Çin Uluslararası Radyosu tarafından bugün (20 Mayıs) düzenlenen canlı yayına CRI Başkanı Wang Gengnian ve Rusya'dan ITAR-TASS Haber Ajansı Başkanı Sergey Mihaylov katıldı.

 

Shanghai'den yapılan canlı yayında iki başkan, sosyal medya üzerinden internet kullanıcılarının sorularını yanıtladı.

 

Wang Gengnian, Uluslararası Rusça Basın Kongresi'nin Çin'de düzenlenmesi vesilesiyle CRI ve ITAR-TASS arasındaki işbirliğinin güçlendirildiğini belirterek, Rusça yayın yapan daha fazla basın organıyla işbirliğini geliştirecek CRI'nın, dünya barışı için daha büyük katkılarda bulunacağını ifade etti.

 

CRİ, Çin ve Rusya, bilişim ve iletişim teknolojilerinin, ülke egemenliği ile kişisel gizliliğe zarar verici şekilde kullanılmasından kaygı duyduklarını açıkladı.

 

Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, Asya'da İşbirliği ve Güven Arttırıcı Önlemler Konferansı (AİGK) 4. Zirvesi'ne katılmak üzere Çin ziyaretinde bulunan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'le bugün (20 Mayıs) "Çin-Rusya Kapsamlı Stratejik İşbirliği ve Ortaklık İlişkileri Yeni Aşamalı Ortak Bildirisi"ni imzaladı.

 

CRİ, Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, bugün (20 Mayıs) Shanghai'de bir araya geldi.

 

Uluslararası ve bölgesel konularda fikir alışverişinde bulunan liderlerin, iki ülke arasındaki ilişkilerin gelişmesinden memnuniyet duydukları ve kapsamlı stratejik ortaklık ilişkisini daha üst bir seviyeye taşıyacakları belirtildi.

 

Xi Jinping, iki ülke arasındaki kapsamlı stratejik ortaklık ilişkisinin gelişmesinin, uluslararası toplumda adalet sağlanması ve dünya barışının korunmasının yanı sıra, iki ülkede de refah sağlanması ve çok-kutuplu dünyanın gelişmesi için gerekli olduğunu vurguladı.

 

CRİ, ABD Adalet Bakanlığı'ndan dün (19 Mayıs) yapılan açıklamada, Çin ordusuna mensub 5 kişi hakkında siber casusluk suçlamasıyla dava açıldığı duyuruldu. Çin hükümeti bu gelişmeye ciddi tepki gösterdi.

 

Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Qin Gang, dün yaptığı açıklamada, ABD'nin bu girişiminin uluslararası kurallara ciddi şekilde aykırı olduğunu ve iki ülke arasındaki işbirliğine ve karşılıklı güvene zarar verdiğini belirtti. Qin Gang, ABD tarafının derhal hatasını düzeltip davayı iptal etmesini beklediklerini söyledi. Sözcü, Çin'in, siber güvenliğin kararlı koruyucularından biri olduğunu, Çin hükümeti ile ordusunun ve diğer birimlerin siber casusluk yoluyla ticari sırları çalmadığını ve ABD'nin suçlamasının mesnetsiz olduğunu vurguladı.

 

CRİ, Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, Özbekistan Devlet Başkanı İslam Kerimov ile bugün (20 Mayıs) Shanghai'da bir araya geldi.

 

Xi Jinping görüşmede, Çin ile Özbekistan arasındaki ilişkilerin geliştirilmesinin stratejik olarak birbirini tamamlayıcı niteliğe sahip olduğunu söyledi. Xi Jinping, ikili ilişkilerin gelecek 5 yıllık gelişme planının bir an önce saptanması, ortaklaşa oluşturulacak İpek Yolu Ekonomik Kuşağı'nın sunacağı fırsatlardan yararlanılması gerektiğini belirtti. Ekonomi, ticaret, enerji ve altyapı tesisleri inşasının genişletilmesinin önemini ifade eden Xi, iki ülkenin ilgili kuruluşlarının Semerkant şehrinin onarımıyla ilgili işbirliği projelerini hayata geçirmesi arzusunu dile getirdi.

 

CRİ, Devlet İnternet Bilgi Ofisi ve Kültür Bakanlığı'nın önderliğinde, Çin Aşçılık Derneği'nin desteği ve CRI Online'ın organizasyonuyla düzenlenen "2014 Çin Kentleri Sıralaması-Küresel İnternet Kullanıcılarının Seçimiyle Çin'in Lezzet Durakları" yarışma faaliyetinin aday listesine giren 20 kent, 20 Mayıs'ta açıklandı. İnternet kullanıcıları, yarışmanın bundan sonraki aşamasında belirlenen söz konusu 20 kent arasından en sevdiklerine oy verebilecek.

 

Çin Kentleri Sıralaması Uzmanları, yarışma kuralları gereğince 20 kenti lezzet durakları için aday gösterdi.

 

CRİ, Çin Başbakanı Li Keqiang Beijing'de Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Ban Ki-moon'la bir araya geldi.

 

Li Keqiang dün (19 Mayıs) BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon'la görüştü. Li Keqiang görüşmede yaptığı konuşmada, BM'nin, kurulduğu günden itibaren İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra oluşan uluslararası düzeni korumak ve dünya barışını ve gelişimini güçlendirmek için büyük katkılarda bulunduğunu belirtti. Li, günden güne artan çeşitli meydan okumalara karşı, uluslararası ve bölgesel meselelerde BM'nin daha etkili olması için Çin hükümetinin kararlılıkla destek verdiğinin altını çizdi.

 

CRİ, Çin Devlet Müşaviri ve Savunma Bakanı Chang Wanquan, dün (19 Mayıs) Vietnam Savunma Bakanı Phung Quang Thanh'la bir araya geldi. Phung Quang Thanh, Vietnam ordusunun durumu daha karmaşık hale getirecek girişimlerde bulunmayacağı taahhüdünde bulundu.

 

Çin-ASEAN Savunma Bakanları Toplantısı'na katılmak için Burma'da bulunan Çin Savunma Bakanı Chang Wanquan, Vietnam tarafına ciddi tepki gösterdi. Chang, bir dönemdir Çin'in Xisha Adaları sularında yürüttüğü normal ve yasal sondaj çalışmasını Vietnam'ın engellemeye ve sabote etmeye çalıştığını, özellikle son dönemde Vietnam'da Çin işletmelerine ve vatandaşlarına yönelik soygun ve sabotaj gibi şiddet girişimleri görüldüğünü hatırlattı. Chang Wanquan, bu tür girişimlere Çin'in kararlılıkla karşı çıktığını ve bu durumu şiddetle kınadığını belirtti.

 

CRİ, Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping ve Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev dün (19 Mayıs) Çin'in Shanghai kentinde bir araya geldi.

 

Xi-Nazarbayev görüşmesinde ikili ilişkiler ve her iki tarafı ilgilendiren uluslararası ve bölgesel sorunlar ele alındı. İki devlet başkanı, Çin ile Kazakistan arasındaki stratejik işbirliklerini daha yüksek düzeye taşıyacaklarını, Asya'da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı'nın (AİGK) gelişmesini ilerleterek bölgede güvenlik ve istikrarı koruyacaklarını belirttiler.

 

CRİ, Asya'da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı (AİGK) 4. Zirvesi 20 Mayıs'ta Shanghai'da başladı. Shanghai, Çin'in ticaret merkezi ve en büyük kenti. Konferansın etkisi tüm kentte hissediliyor.

 

Kentteki kamu kuruluşlarıyla okullar, 21 Mayıs'ta bir gün tatil edildi. Havalimanından konferansın düzenlendiği Dünya Fuar Merkezi'ne giden yolların iki yanında, zirveyle ilgili sloganların yer aldığı pankartlar asılı.

 

Zirve, dünya medya kuruluşlarının ilgi odağı oldu. Zirve için bin 400'den fazla yerli ve yabancı basın mensubu başvuru yaptı. Zirve basın merkezi 19 Mayıs'ta hizmete açıldı. 10 bin metrekarelik bir alanı kapsayan merkez, Shanghai EXPO Merkezi'nde bulunuyor. Merkez'in en büyük salonu, 800 kişiyi barındırabiliyor. İleri donanımlara sahip merkez, basın mensuplarına türlü olanaklar sağlıyor: bilgi, röportaj ve her türlü lojisik.

 

Rusya 20 Mayıs’ta Bunları Konuşuyor

 

Rusya’nın Sesi Radyosu (RUVR), Puşkov, Sovyetlerin dağılmasından Gorbaçov’un sorumlu olmadığını düşünüyor

 

 Duma uluslararası çalışma komitesi Başkanı Aleksey Puşkov, Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin son Cumhurbaşkanı Mihail Gorbaçov’un eski Sovyetlerin dağılmasından dolayı soruşturulmasına karşı çıktığını dile getirdi.

 

 TVC kanalında Gorbaçov’un sorumlu olmadığını belirten Puşkov, “Gorbaçov’a Sovyetlerin dağılmasından dolayı sorumluluk yüklemeye karşıyım. Bir insan her zaman doğru kararlar almaz. O, reform yanlısıydı ancak bu amacın ve anlayışın kontrolünü sağlayamadı.

 

RUVR, Türkiye’nin Eurovision şarkı yarışmasına katılmamasının ardından Rusya’da da konu gündeme geldi. Komsomolskaya Pravda gazetesi konuyu “günün sorusu” olarak okurlarına sordu.

 

 Gazetenin internet sitesinde, “Sizce Rusya da Türkiye’nin yaptığı gibi Eurovision’a katılmaktan vazgeçmeli mi?” sorusuna okurlardan gelen cevaplar özetle şöyle:

 -Eurovision sadece para saçmak demek. Tabii ki katılınmamalı.

 

-Türkiye İslam ülkesi. Eğer Osmanlı İmparatorluğu’nun fethettiği küçük Avrupa toprağı olmasa, tamamen Doğu ülkesi olurdu. Soruyu bu şekilde sormak yanlış. Biz Avrupa ülkesiyiz, Avrupa’nın bir parçasıyız.

 

RUVR, Rus haber ajansları tarafından acil olarak geçilen haberlerde, başkent Moskova’nın 80 km güneybatısında bugün meydana gelen tren kazasında ilk belirlemelere göre 5 kişinin hayatını kaybettiği, 20 kişinin de yaralandığı bildirildi.

 

Moskova’ya yakın istasyonlardan birinde meydana gelen kazada, seyir halinde olan yük trenine ait vagonlar, teknik arıza sebebiyle raydan çıkarak o esnada karşı yönden gelmekte olan Moskova – Kişinev yolcu treni ile çarpıştı.

 

Lokomotiflerin kafa kafaya çarpışmadığı kazanın detayları daha sonra açıklanacak. Olay yerine çok sayıda ambulans ve kurtarma ekibi sevk edildi.

 

RUVR, Rus havayolu devi Aeroflot’un düşük maliyeti (low-cost) yan şirketi Dobrolet Hava Yolları’nın dün hava operatör sertifikasını aldığı açıklandı.

 

Açıklama yapan Aeroflot Genel Müdürü Vitaliy Savelyev, havayolu şirketinin hizmet ayında hizmet vermeye başlayacağını belirtti, ancak net bir tarih vermedi.

 

Savelyev, şirketin filosunda halihazırda iki Boeing 737-800 tipi uçakların bulunduğunu anlattı. Ayrıca ana firmadan SuperJet 100 uçağının rezerve edildiğini de sözlerine ekledi. Rusya havacılık yönetiminin taleplerine göre düzenli uçuş yapan şirketin filosunda en az 3 uçak bulunmalı.

 

RUVR, Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Grigoriy Karasin, Ukrayna’da Cenevre Anlaşması ve AGİT’in sunduğu Yol Haritası hayata geçirilmeden ve ülkenin güneydoğusundaki askeri eylemler sonlandırılmadan 25 Mayıs’ta yapılacak seçimlerin sadece ülkedeki çelişkileri artırabileceğini açıkladı.

 

Karasin, bu açıklamayı, İngiltere’nin Moskova Büyükelçisi Tim Barrow ile görüşme sırasında yaptı. Rusya Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre görüşme, İngiliz büyükelçinin isteği üzerine yapıldı.

 

Taraflar, görüşme sırasında, Ukrayna’da anayasa reformuna ilişkin geniş ulusal diyaloga ihtiyaç olduğunu vurguladılar. Diyalogun, 17 Nisan tarihli Cenevre Anlaşması’nın hükümlerine ve Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı’nın (AGİT) İsviçreli başkanı tarafından sunulan Yol Haritasına uygun olarak yapılması gerektiği belirtildi.

 

RUVR, Conchita Wurst sahne adı ve sakallı kadın imajıyla katıldığı Eurovision 2014 Şarkı Yarışmasını kazanan Avusturyalı şarkıcı Thomas Neuwirth, Moskova’da düzenlenecek olan Eurovision Afterparty organizasyonuna katılma konusunda oldukça istekli.

 

Konuya ilgili olarak Ria Novosti Haber Ajansı’na açıklamalarda bulunan Eurovision Afterparty organizatörlerinden Dmitri Melnikov, şarkıcının Moskova’ya gelmesinin yoğun çalışma programına bağlı olduğunu belirterek, ‘‘Conchita ile birkaç gün önce şahsen görüştüm. Buraya gelmeyi ve misafirimiz olmayı çok istiyor. Rusya’nın oldukça romantik bir ülke olduğunu düşünen şarkıcı, burada pek çok hayranı olduğunu da biliyor. Eurovision için Rusya’da yapılan oylamada kendisine en yüksek 3. puanı boşuna vermedik’’ şeklinde konuştu.

 

İngiltere 20 Mayıs’ta Bunları Konuşuyor

 

Guardian gazetesi, Soma'da bir protestocuyu tekmelerken görülen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın danışmanı Yusuf Yerkel'in, sağ dizinde doku şişliği tanısıyla yedi günlük darp raporu almasını sayfalarına taşıyor. Yerkel'in doktorlara 'düştüğünü' söylediğini yazan gazete olayın hemen ardından 'hakarete uğradığı ve provokasyon yapıldığı için' önce özür dilemeyi reddeden Yerkel'in, fotoğrafın sosyal medyada yayılmaya başlamasıyla özür dilediğini de hatırlatıyor.

 

İngiltere'den ABD'ye iade edilen radikal din adamı Ebu Hamza'nın New York'ta çıkarıldığı mahkemede 'terör faaliyetlerinden' suçlu bulunmasına İngiltere basını geniş yer ayırıyor. 'Terör örgütlerine yardım etmekten' suçlu bulunan Ebu Hamza, 8 yıl süren hukuk mücadelesinin ardından 2012 yılında İngiltere'den sınır dışı edilmişti. Yemen'de 1998 yılında 16 turistin kaçırılması ve ABD'nin Oregon bölgesinde 'terör eğitim kampı kurma teşebbüsünden' yargılanan Ebu Hamza ömür boyu hapis cezasıyla karşı karşıya.

 

The Daily Telegraph gazetesi bu haberi baş sayfadan "Suçlu Hamza ABD hapishanesinde ölecek" başlığıyla veriyor.

 

The Times gazetesi de baş sayfa manşetini ayırdığı haberde, ABD'li başsavcı yardımcısı Edward Kim'in Ebu Hamza için mahkemede şu ifadeleri kullandığını aktarıyor: "Ebu Hamza teröristleri eğiten biriydi. Dini kullanarak Londra'da gözden uzak kalabildi."

 

The Daily Telegraph gazetesi, geçen ay 'Suriye rejiminin kimyasal silah kullanmaya devam ettiğine' ilişkin haberinin ardından İngiltere Eski Dışişleri Bakanı ve AB'nin Yugoslavya özel temsilcisi David Owen'a konuyla ilgili bir köşe ayırmış. Gazete bugünkü haberinde bu iddiaları yineliyor ve geçen ay, saldırıların olduğu bölgelerden elde edilen toprak örneklerinde yapılan incelemelerde klor ve amonya izine rastlandığını hatırlatıyor.

 

Geçen ay saldırıların gaz dolu varil bombalarıyla düzenlendiğini ve saldırıların hedefinde sivillerin olduğunu yazan gazete "Bölge halkı gazların rejime ait helikopterlerdeki bombalardan sızdığını söyledi" diye ekliyor. "Hava gözetleme üniteleri, zararlı maddelerden arındırma kitleri ved kimyasal koruma başlıkları bölgenin kullanımı için hazırlanıyor" ifadelerinin yer aldığı haberde eski bakan Owen'ın da sivillerin bilinçlendirilmesi için harekete geçilmesi çağrısı aktarılıyor. Gazetenin iç sayfalarında da konuyla ilgili bir makale kaleme alan Owen şu ifadeleri kullanıyor:

 

"Klor bombasının etkilerini azaltmak için yalnızca 5 bin kimyasal başlık, (yakınlarda kimyasal madde kullanılması durumunda uyarması için hastanelere ve kliniklere) 50 hava gözetleme ünitesi, zararlı maddelerden arındırıcı kitler ve bu malzemelerin doğru ve hızlı kullanımı için çalışanların eğitilmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Toplam maliyeti 1 milyon sterlin. Ama bu, başarılması mümkün ve arzulanan bir sonuç için küçük bir bedel."

 

Independent gazetesi, İngiltere iç istihbarat teşkilatı MI5'ın bu yıl Şubat ayında Mısırlı bir gencin güvenlik güçleri tarafından yapılan işkenceye 'suç ortaklığı yaptığı' iddiasını sayfalarına taşıyor. Bu yıl Şubat ayında Mısır'da bir hapishanede güvenlik güçleri tarafından işkence gördüğünü söyleyen 25 yaşındaki Ahmed Diini, işkence sırasında MI5 yetkilileri tarafından sorgulandığını iddia ediyor.

 

Independent gazetesi iddiaların, İngiltere güvenlik ve istihbarat birimlerinin geçen yıl yaptıkları 'şüphelilerin işkence gördükleri ve yabancı bir ülkede yasadışı yollarla gözaltına alındıkları operasyonlara katılmadıklarına' dair açıklamalarla ters düştüğüne dikkat çekiyor.

Somalili askeri diktatör Siad Barre'nin torunu olan Diini, Kahire'de tutuklu kaldığı sekiz aylık dönemde işkenceye maruz kaldığını ve yetkililerin karısına tecavüz edileceği tehdidinde bulunduğunu öne sürüyor.

 

Independent gazetesi, hapishaneden avukatı aracılığıyla ilettiği mektupta Diini'nin 'tutuklu kaldığı dönemde, bu yıl MI5 için çalıştığını düşündüğü bir İngiliz tarafından ziyaret edildiğini' söylüyor ve İngiliz yetkilinin 'İngiliz güvenlik güçleriyle çalışmayı kabul etmesi durumunda serbest bırakılacağı' sözünü verdiğini ifade ediyor.

 

Hollanda vatandaşı olan ve iki kız çocuğu İngiltere'de yaşayan Diini, Birmingham'da yaşadığı 2006-2011 yılları arasında da MI5'in hedefinde olduğunu öne sürüyor. Mısır'da Müslüman Kardeşler'in askeri darbeyle devrilmesinden birkaç hafta sonra gözaltına alınan Diini, avukatı aracılığıyla gönderdiği mektupta şu ifadeleri kullanıyor: "17 Şubat 2014'te çok garip bir şey oldu. İngiltere gizli servisinin bu belanın bir parçası olduğundan yüzde 100 eminim. Çünkü özgürlüğüme karşılık, beni onlar için çalışmaya ikna etmek isteyen bir İngiliz gizli servis ajanıyla karşılaştım. Beni burada hapishanede ziyaret etti. Londra aksanlı beyaz bir İngiliz'di. Bana Hollanda hükümetinin benim için hiçbir şey yapamayacağını söyledi."

 

Radikal İslamcı faaliyetlerinden ötürü İngiltere'ye girişi 2011'de yasaklanan Diini Mısır'da yaşıyordu. Independent gazetesi, Mart ayında Mısırlılar tarafından serbest bırakılan Diini'nin Hollanda'ya dönüş yolunda ABD'nin yakalama kararı üzerine İstanbul'da gözaltına alındığını ve Türkiye'de bir cezaevinde tutulduğunu yazıyor. Gazete, eş-Şebbab üyesi olmakla suçlanan Diini'nin ABD'den gelecek talepleri beklediğini belirtiyor.

 

Gazete iddialarla ilgili haberini şöyle noktalıyor: "Mısır'ın Londra Büyükelçiliği'nden bir sözcü iddiaların soruşturulacağını söyledi fakat yorum yapmadı. MI5 da olayla ilgili yorum yapmayı reddetti."

 

Londra Heathrow Havaalanı'nda geçen Ocak ayında İstanbul uçağına binmek üzereyken, iç çamaşırında 'Suriyeli muhaliflere ulaştırılmak üzere' taşıdığı iddia edilen 20 bin euro ile yakalanan genç kadın, çıkarıldığı mahkemede suçlamaları reddetti.

 

The Daily Telegraph gazetesinin haberine göre 26 yaşındaki üniversite öğrencisi Nawal Masaad, 16 Ocak'ta Türkiye'ye uçup iç çamaşırında taşıdığı binlerce euro'yu Suriyeli muhaliflere ulaştırması için İstanbul'da daha önceden anlaştığı birine vermeyi planlıyordu. Havaalanı güvenlik kontrolünden geçerken Masaad'ın iç çamaşırında streç filme sarılı 500 euro'luk banknotlar halinde toplam 20 bin euro bulundu.

 

Çıkarıldığı mahkemede Masaad'ın, 27 yaşındaki Amal el Vahabi tarafından görevlendirildiği ve parayı İstanbul'da El Vahabi'nin kocası Aine Davis'e teslim etmesi için anlaşmaya vardığı belirtildi. Mahkemede Davis'in de Suriye'deki "terör faaliyetleriyle bağlantılı" olduğu iddiası dile getirildi. Her iki kadın da suçlamaları reddetti. El Vahabi ve Masaad, suçlu bulunmaları durumunda 14 yıl hapis cezasına karşı karşıya kalacak.

 

The Daily Mail gazetesi de Masaad'ın Facebook sayfasında 'masum olduğunu ve cihatçılarla bağlantısı olduğu' iddialarını yalanladığı mesajını aktarıyor. Facebook'taki mesajında Masaad şöyle diyor: "16 Ocak 2014'te Heathrow Havaalanı'nda gözaltına alınım ve terör amaçlı Suriye'ye para taşımakla suçlandım."

 

"Suriye'ye gitmiyordum, Türkiye'ye, Suriye sınırından çok uzaktaki İstanbul'a seyahat ediyordum."Daily Mail'in haberine göre Fas kökenli Masaad kendisini "Müslüman bir İngiliz" olarak tanımlıyor ve ırkından dolayı hedef seçildiğini söylüyor.

 

Masaad Facebook'ta paylaştığı mesajda, "Adım Natalie olsaydı ve Surrey'de yaşasaydım yetkililer yine bana terör suçlamaları yöneltir miydi merak ediyorum" diyor. Kefaletle serbest bırakılan El Vahabi ve Masaad'ın davası 7 Temmuz'da başlayacak.

 

The Daily Telegraph, biri beş yaşında, diğeri yedi aylık iki çocuk annesi Masaad'ın mahkeme salonuna bileğinde elektronik kelepçeyle gülümseyerek geldiğini yazıyor. Haberde, Masaad ve El Vahabi'nin Suriye'deki çatışmalarla bağlantılı "terör suçlamalarından" yargılanacak 'ilk İngiliz vatandaşı kadınlar' olduğu belirtiliyor. Gazete, aybaşında 17 yaşında iki genç kızın Heathrow havaalanında İstanbul seferi yapan bir uçağa binmek üzereyken gözaltına alındıklarını ve beş günlük sorgularının ardından serbest bırakıldıklarını da hatırlatıyor.

 

İngiltere gazetelerinin spor sayfalarında, Premier Lig takımlarından Manchester United'a teknik direktörlük görevine getirilen Hollanda Milli Takımı'nın başındaki Louis Van Gaal'a ilişkin haberler öne çıkıyor. Kulübün ilk yabancı teknik direktörü olan Hollandalı Van Gaal, İskoç David Moyes'un ayrılmasından sonra bu görevi son birkaç haftadır geçici olarak devralan Ryan Giggs'i de teknik direktör yardımcılığına getirdi.

 

Independent gazetesi Van Gaal'ın takımın başına geçmesini, Hollandalı teknik adamın "Beraber tarih yazacağız" sözleriyle manşete taşıyor.

 

Aynı ifadeleri manşete çeken bir diğer gazetede de Daily Telegraph. Gazete spor ekinde Giggs ve Van Gaal'ın fotoğraflarını Manchester United logosu aralarında olacak şekilde baş sayfaya yansıtıyor ve takım için "yeni rüya takım" ifadesini kullanıyor.

 

Financial Times gazetesi yazarı Roger Blitz, Van Gaal'ı "eski tarz ve her zaman doğru olduğu hissine sahip biri" olarak tanımlıyor. Teknik adam için "Narsist (kendini beğenmiş), paranoyak, istekli ve hükmedici" ifadelerini kullanan yazar, bu özelliklerinin Wayne Rooney ve takım arkadaşları tarafından kabul görecek 'doğru özellikler' olarak karşılanacağı yorumunu yapıyor.

 

Times gazetesi yazarı James Ducker da, Alex Ferguson'dan sonra teknik direktörlük yapan David Moyes'un "başarılı olması imkânsız bir iş" devraldığını fakat Louis van Gaal'ın şimdi "rüya gibi bir işe sahip olduğunu" yazıyor.

 

Yazar, Ferguson gibi efsane bir isim yerine David Moyes'un yerini doldurması için de Van Gaal için "zamanlaması doğru bir karar oldu" diyor.

 

Almanya 20 Mayıs’ta Bunları Konuşuyor

 

Der Tagesspiegel gazetesi, Erdoğan'ın ziyaretini, Almanya Cumhurbaşkanı Joachim Gauck'un kısa süre önceki Türkiye ziyareti ile karşılaştırıyor. Yorum şöyle:

 

"Recep Tayyip Erdoğan gittikça daha az, demokratik ve belli bir dönem seçilmiş bir hükümet başkanı gibi davranıyor. Aksine, yolsuzluk ve görevin kötüye kullanılmasının kendisini durduramadığı, demagojik bir otokrat gibi davranıyor. Bu nedenle, acaba kendisi Köln'de memnuniyetle karşılanmalı mı? Hayır. Köln'de konuşmasına izin verilmeli mi? Evet. Erdoğan'ı, Alman hükümeti davet etmedi ve bu nedenle de daveti geri çekemez. Köln ziyareti, resmi misafirlik hakkı doğuran bir resmî ziyaret değil. Öyle ki, kamuya açık bir konuşma çağrısı bile içermiyor. İşte bu durum Erdoğan'ın, son derece nazik eleştirilerine karşı sözlü çıkışlarda bulunduğu Almanya Cumhurbaşkanı Gauck'un kısa süre önceki Türkiye ziyareti ile aradaki farkı oluşturuyor.“

 

Türkiye Başbakanı'nın Köln ziyaretine dair bir yoruma da Nürnberger Nachrichten gazetesinde yer veriliyor. Gazete, Erdoğan'ın misafir olarak geldiği bir ülkedeki tavrına yönelik bir değerlendirme yapıyor. Yorum şöyle:

 

"Kimi zaman, Erdoğan'ın Alman topraklarında kendi ülke insanında seçim mücadelesi atmosferi yaratmasına tahammül etmek çok zor. Zira konuşması her seferinde, buradaki insanların da Başbakanı olduğu ve bir bölümü onyıllardır burada yaşayan Türklerin yeni memleketleriyle kaynaşmalarının önemli olmadığına dair gizli mesajı da içeriyor. Ama ne var ki, bununla birlikte Almanya Cumhurbaşkanı Joachim Gauck'un son Türkiye ziyaretinde görüldüğü üzere, kendisi hiçbir surette eleştiri kabul etmiyor."

 

Aynı konu Kieler Nachrichten gazetesi tarafından da değerlendiriliyor. Gazete, Erdoğan'ın Köln'de konuşmasına izin verilmesi gerektiği görüşünü şu sebeplere dayandırıyor:

 

"Böylesi, öngörülemeyen, görgüden uzak bir politikacının Almanya'da konuşmasına izin verilmeli mi? Evet, tabii ki verilmeli. İzin verilmemesi Erdoğan ve AKP'liler tarafından, Gauck'a yönelik eleştiriler konusunda kısasa kısas yapıldığı şeklinde izah edilecektir. Erdoğan'ın ağzını kapatarak, fikrini söylemesini engellemek, Almanların demokrasi anlayışına uygun değil. Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier de demokrasimizin buna dayanıklı olduğunu belirtti. Erdoğan'ın konuşmasına izin vermemek, hiç şüphesiz Almanya'daki en sadık yandaşlarının, Alman toplumuna uyum gösterme isteği olmayan katı dindar Türklerin değirmenine su taşımak olacaktır. Bundan kaçınmalıyız."

 

Bonn merkezli General-Anzeiger gazetesi de Türkiye Başbakanı Erdoğan'ın ziyaretini Soma'da yaşananlar ışığında değerlendiriyor. Gazetenin yorumu şöyle:

 

"Erdoğan'ın, Soma'daki faciadan henüz birkaç gün sonra ağustos ayında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimleri için yurtdışındaki Türklerin oylarını toplamaya çıkması, bir bumerang gibi ters etkiye yol açabilir. Her zaman kendini sade insanların savunucusu olarak sunan Erdoğan'ın maskesi, iktidarının üzerine titreyen normal bir siyasetçi gibi davranmasıyla birlikte düşüyor: Sultan çıplak."

 

İran 20 Mayıs’ta Bunları Konuşuyor

 

Cumhuri İslami gazetesinde İslami İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin yerli ve yabancı yatırımcıların İran'ın turizm sektörü üzerinde yatırımlarını olumlu karşıladıklarını vurgulaması, Bahreyn'de Halife rejimi güvenlik güçleri protestocuları şiddetle bastırmayı sürdürmesi gibi haberler göze çarparken Ukrayna gelişmeleri üzerinde bir değerlendirme yazısı dikkatimizi çekiyor. Yazıda kısaca şunları okuyoruz:

 

Ukrayna Doğusunda geniş boyutlu çatışmalar devam ediyor. Böylesi durumda Amerika başta olmak üzere batılı ülkeler bölgedeki gelişmeleri derin kaygıyla takip ediyor. Gerçekte bugün Ukrayna'da yaşanan olaylar, Amerika'nın bu ülkedeki siyasetleri ve stratejilerinin yenik düştüğünün habercisidir. Öte yandan Batının Ukrayna içişlerine karşı utanç verici müdahalesi devam ediyor.

 

Ukrayana'da düzenlenecek olan cumhurbaşkanlığı seçimleri eşiğinde bu ülke Doğu ve güney bölgelerinde gerginlik her geçen gün daha da tırmanıyor. Geçenlerde Ukrayna'nın Donetsk ve Lohansk kentlerinde düzenlenen referandumda Ukrayna'dan ayrılmaya oy veren ayrılıkçı Rus kökenli vatandaşlar, cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılmayacaklarını duyurdu.

 

Risalet gazetesinde İslami İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Merziye Efham'in, Irak'ta gerçekleşen genel seçimlerin gerçek galibi, Irak milleti olduğunu vurgulaması, Suriye ordusunun ülke çapında teröristlere karşı başarılı operasyonlarını sürdürmesi gibi haberler göze çarparken Siyonist rejim ve Amerika'nın başını çektiği Batılı müttefiklerinin Ortadoğu siyasetlerinin yenik düşütüğünü konu eden bir değerlendirme yazısı dikkatimizi çekiyor:

 

Siyonist ırkçı rejim Ortadoğu'da nükleer cephaneliğe sahip olmasına karşın, bu rejimin iktidarı Lübnan Hizbullah'ıyla 33 günlük savaşta, yerle bir odu. Siyonist rejim Filistin topraklarını işgal etmesinden dolayı bugün çok yönlü güvenlik sorunlarla karşı karşıyadır.

 

Siyonist rejimin asıl müttefiki olan Amerika Ortadoğu haritası ve siyasi coğrafyasında temel değişime gidilmesi için bölgede uzun süreli doğrudan askeri varlığını sürdürmeyi düşünüyordu. Bu yüzden sözde  kitle imha silahları  ve terörizmle mücadele bahanesiyle Afganistan ve Irak'ı işgal etti. Fakat, zaman geçtikçe Irak ve Afganistan'da savaş denklemi Washington yönetiminin lehine olmadığı anlaşıldı.

 

Fars Haber Ajansı internet sitesinde İslami İran cumhurbaşkanı Ruhani'nin 5+1 grubuyla İran arasındaki nükleer müzakerelerin sonuca ulaşacağını söylemesi, Rusya cumhurbaşkanı Putin'in Rus askeri güçlerin Ukrayna sınırlarından çekilmesi talimatı vermesi gibi haberlere yer verilirken, İslami İran Genelkurmay Başkan Yardımcısı Mesut Cezayiri'nin İran'ın kırmızı çizgileri konusunda Amerika ve müttefiklerine uyarıda bulunduğuna dair bir haber dikkatimizi çekiyor:

 

İslami İran Genelkurmay Başkanı yardımcısı General Mesut Ceziyiri, Amerika başta olmak üzere hiçbir ülkeye İran'ın kırmızıçizgilerini aşmasına müsaade etmeyeceklerini vurguladı.

 

Viyana-4 nükleer müzakerelerini değerlendiren General Cezayiri, Amerika İran'ın savunma ve askeri teçhizatı aşılmaz kırmızıçizgiler olduğunu bildiği için İranlı nükleer müzekereci heyete baskı uygulayarak daha fazla taviz koparmaya çalıştığını belirtti.

 

Amerika ve siyonistler gibi şer ecnebilerin İran'ı yok etmekten başka bir şey düşünmediğini belirten General Cezayiri, düşmanlar bu arzularını mezara götüreceklerini vurguladı.

 

General Cezayiri, Amerika İran'ın nükleer meselesi ve yaptırımlar konusunda bir nevi stratejik kuruntuya kapılarak stratejik hataya düştüğünü, ancak İran ne Amerika'ya ne da başkasına İran'ın kırmızıçizgilerini aşmalarına müsaade edeceğini vurguladı.

 

Suriye 20 Mayıs’ta Bunları Konuşuyor

 

Suriye Arap Haber Ajansı (SANA), Amerikalı Wall Street Journal gazetesi, Amerikan Savunma Bakanlığı Pentagon’da üst düzey bir yetkilinin liderlik ettiği grubun kaynağı doğu Avrupa finansı ise Suud ailesi otoriteleri tarafından olan Suriye’deki silahlı terör gruplarına silah göndermek için plan koyduğunu ortaya çıkardı.

 

Gazete, sözde “özgür ordu” tarafından silah almak için geçen yaz koyulan acil bir çağrının Amerikan Başkanı Barack Obama yönetimini bir çıkmaza koyduğunu söz konusu silahlıların hezimet üstüne hezimetle karşı karşıya olduklarını ve yönetimin onlara “orta silahlar” olarak nitelendirdiği silahları gönderme zorunda bıraktığını söyledi.

 

SANA, Suriye halkı kahraman ordu birliklerimizin üç yılı aşkın bir süredir verdikleri mücadele sonucunda kazanılan zaferi ve Suriye Arap Cumhuriyetinin kurulduğu ilk günden bu yana vatan topraklarına kök salan demokrasi ve barış kültürünü pekiştirmeye ve güçlendirmeye devam ediyor.

 

Şam, Homs, Tartus, Dera illeri ve kırsallarında, meydanları ve sokakları dolduran geniş kitleler 3 Haziran tarihinde düzenlenecek cumhurbaşkanlığı seçimlerinde son sözü Suriye halkının söyleyeceğini ifade ettiler.

 

Kahraman ordu birliklerimize destek sloganları haykıran kitleler; ulusal kalkınma, gelişme ve ilerlemenin önderliğini sürdürmesi için seçimlerde Sayın Beşşar el Esad’ı destekleyeceklerini dile getirdiler.

 

SANA, Halk Meclisi bugün başkanı Muhammed Cihat el Lahham başkanlığında toplanarak evlerde çalışan Suriyeli işçilere ilişkin ofislerin ruhsatlandırılmalarında koşul ve temelleri düzenleyen kanun tasarısını masaya yatırdı.

 

Oturumda konuşan Çalışma Bakanı Hasan Hicazi kanun tasarısının ekonomik ve sosyal yönlerine dikkat çekerken, amacın yabancı işçiler yerine Suriyeli işçileri çalıştırmak ve böylelikle yeni iş fırsatları yaratmak olduğunu ifade etti. Hicazi kanun tasarısının aynı zamanda yabancı işçilerin maaşları aracılığı ile yurtdışına havale edilen döviz miktarının azaltılmasını amaçladığını söyledi.

 

SANA, umhurbaşkanlığı Siyasi ve Basın Müsteşarı Büseyna Şaban; ülkede süren ulusal uzlaşma sürecinin Suriyelilerin kendi aralarında ulaşacakları en doğru ve sağlıklı siyasi çözüm yöntemi olduğunu ifade etti.

 

El Manar Televizyonunda dün bir programa katılan Şaban; ulusal uzlaşma çalışmalarının sokaktaki nabzı rahatlık ve güvenle ifade etmeyi başardığına işaret ederek ulusal uzlaşma sonucunda bütün Suriyelilerin kazanacağını vurguladı.

 

SANA, Rusya Federasyonu Başkanı Vladimir Putin ve Çin Halk Cumhuriyeti Başkanı Xi Jinping güç kullanmakla Suriye'nin içişlerine herhangi bir müdahaleyi mutlak bir şekilde reddettiklerini vurguladılar.

 

Başkanlar Putin ve Xi bugün Çin’in Shanghai Kentinde düzenledikleri görüşmeler ardından yayınladıkları ortak beyanda; Suriye'deki kimyasal tersanenin yok edilmesi amacıyla Suriye hükümeti ve uluslar arası toplumun çabalarına Rusya ve Çin’in desteklerini belirttiler.

 

SANA, Rusya Dışişleri Bakanı Yardımcısı Genady Gatilov; Uluslararası Güvenlik Konseyinde Suriye dosyasının uluslar arası cinayet mahkemesine sevk edilmesini içerecek herhangi bir karar tasarısına Rusya'nın veto hakkıyla karşı oy kullanacağını ilan etti.

 

Gatilov bugün yaptığı basın açıklamasında; Güvenlik Konseyine bu bağlamda bir karar tasarısının takdim edildiğine işaret ederek, böyle bir kararın Rusya tarafından kesinlikle kabul edilemez olduğunu, oylamaya sunulması halinde de veto ile reddedeceğini belirtti.

 

SANA, Elektrik kamu Kurumu Halep İl Müdürlüğünde yetkili bir kaynak arıza onarım ekiplerinin, teröristlerin sabote ettikleri elektrik şebekesini onarmaları ardından Halep ilinin bugün yeniden elektriğe kavuştuğunu belirtti.

 

SANA’ya açıklamasında kaynak; teröristlerin elektrik şebekesini hedef almaları neticesinde sabote edilen hatların onarım çalışmalarının devam ettiğini söyledi.

 

SANA, Irak’ın kuzey ve batı kesimlerinde el Anbar ve Babil illerinde Irak Güvenlik ve Askeri Güçleri tarafından düzenlenen nitelikli bir operasyon sonucunda “Irak ve Şam’da İslam Devleti” isimli terör oluşumuna bağlı 51 terörist öldürüldü 17 terörist de yaralandı.

 

El Anbar Ortak Operasyonlar Yönetim Kurulunun yayınladığı ve bir nüshası SANA’ya ulaştırılan beyanda Anbar’ın bütün bölgelerinde eş zamanlı olarak düzenlenen operasyonlarda el Felluce Amriye Nahiyesine saldırı hazırlığında olan 38 teröristin öldürüldüğünü ve havzalarında bulunan araç, silah ve mühimmatın imha edildiğini dile getirdi.

 

Bulgaristan 20 Mayıs’ta Bunları Konuşuyor

 

Oreşarski kabinesine yönelik GERB partisi tarafından sunulan güvensizlik önergesi tartışmaları onümüzdeki Cuma gününe alınacağını hatırlatıyor “Trud” gazetesi bugünkü sayısında. Ancak böyle bir tartışmanın vuku bulmayacağı, çünkü iktidardaki Bulgar Sosyalist Partisi (BSP) ile Hak ve Özgürlükler Hareketi (DPS) toplantıya katılmayacakları yönüne iddialar var “Trud” gazetesine göre.

 

“İktidardakilerin yemek tabağında tehlikeli köfte” haber başlığıyla, milletvekillerinin yemek yediği mutfakta ciddi ihlaller söz konusu olunca kapatıldığına dikkat çekiyor “Monitor” gazetesi. İhlalleri tespit eden Gıda Güvenliği Ajansı, Meclis Başkanı Mihail Mikov’u bu konuda uyardığını ve usulsüzlüklerin giderilmesi yönünde gereken adımların atılmasını istediğini bildiriyor “Monitor”.

 

“24 Çasa” gazetesi İtalyanların Sofya yakınlarında bulunan Bojurışte havaalanını Bulgar havacılık müzesine dönüştürmek için para harcadıklarını bildiriyor. Kültür Bakanlığı zaten ana hissedarı 1 milyar avroluk bir portföy tutan bir yatırımcı ile sözleşme imzalamıştı. Projenin değeri ise birkaç yüz bin Euro’dur.

 

2009 yılından bu yana işsizlik oranında ilk kez düşüş kaydedildiğine yönelik, “Sega” gazetesi Bulgaristan'da her üç işsizin emeklilik eşiğinde olduğuna dikkat çekiyor. Konuyla ilgili gazeteye konuşan İstihdam Ajansı’nın Başkanı Asen Angelov:

 

“Herkes gençler arasındaki işsizlikten bahsediyor, oysa işsizlik sorunu en kritik 50 yaş ve üzeri vatandaşlar arasında gösteriyor kendini” dedi.

 

Neredeyse tüm gazetelerin manşete taşıdıkları bir diğer konu da Botev Tepesi’nde bulunan “Cendema” doğa koruma parkında kayıplara karışan üç üniversite öğrencisi. Gençlerin kaybolduklarına dair yardım sinyalinin Cumartesi akşamı verildiğini hatırlatan “Dnevnik” gazetesi ayrıca, kayıplara bugün de ulaşılmazsa, öğrencileri bulma şansının azaldığı yorumunda da bulunuyor.

 

Bulgar Futbol Birliği, Dünya Kupası'nda oynayan tüm sporcuları, 20 Haziran'da bir araya getiririyor. Düzenlenecek resmi bir törenle, 1924 yılında Paris'te Olimpiyat Oyunları için oluşturulan milli futbol takımımızın, 90. yılı kutlanacağı haberine yer veriyor “Trud” gazetesi.