ABD 6 Mayıs’ta Bunları Konuşuyor

 

Amerika’nın Sesi Radyosu (VOA), Yıllardır en iyi etnik festival seçilen geleneksel Washington Türk Festivali ve Washington Belediyesi tarafından resmi olarak tanınan Türk Kültürü Ayı projesini hayata geçiren Washington Türk-Amerikan Derneği ATA-DC, hem gönülleri hem de mideleri fetheden yeni bir program başlattı.

 

Başkent Washington, Amerika’da en iyi restoranlara sahip kentler listesine giren şehirlerden biri. Her yıl ortalama 17 milyon yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği kentte yiyecek ve içecek için yapılan harcama yılda ortalama 1,7 milyar doları buluyor. Başkent olması nedeniyle birçok etnik restorana ev sahipliği yapan Washington’da Türk mutfağına ilgi de giderek artıyor.

 

The Wall Street Journal (WSJ), Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), Türkiye'nin bu yıl ve gelecek yıl için büyüme tahmini, sermaye piyasalarındaki gerilimden kaynaklanan yüksek faizleri ve kredi ile özel sektör talebindeki düşüşü gerekçe göstererek aşağıya çekti.

 

Yılda iki kez yayınladığı Ekonomik Görünüm raporunda OECD, "Siyasi gerilim güvene zarar verdi, sermaye çıkışlarına neden oldu ve merkez bankasını 2014'ün başında faiz oranlarını keskin şekilde artırmaya zorladı. Cari işlemler açığı yüksek seviyede kalmaya devam ederken büyüme de 2015'in ortasına kadar sönük olacak." dedi.

 

OECD, Türkiye'nin 2014 için büyüme tahminini yüzde 3,8'den yüzde 2,8'e, gelecek yıl için büyüme tahminini ise yüzde 4,1'den yüzde 4'e düşürdü.

 

WSJ, Uluslararası toplumu ve liderleri Kiev’deki protestoların ardından ayağa kaldıran ilk gelişme Kırım’ın Ukrayna’dan ayrılıp Rusya’ya katılması olmuştu. Halk arasında gerçekleştirilen bir referandumda Kırımlılar’ın çoğunluğun Rusya’ya katılma lehine oy kullanması halkın bu ayrılıktan mutlu olabileceği izlenimini oluşturmuştu.

 

Fakat bölgedeki son gelişmeler Kırımlılar’ın tamamının bu ayrılıktan mutlu olmayabileceği ihtimalini ortaya koyuyor. Kırım Tatarlar’ı özellikle Putin tarafından yeni atanan savcı Natalia Poklonskaya tarafından tutuklanma tehdidiyle karşı karşıyalar.

 

Bölgenin Ukrayna’dan ayrılıp Rusya’ya katılması durumunda baskı görmekten korkan Tatarlar’ın bu korkusu gerçeğe dönüyor. Kırım’ın Ukrayna’dan ayrılmasına karşı çıkan Tatarlar’ın lideri Mustafa Cemil Kırımoğlu görüşmelerde bulunmak için Kiev’e gitmesinin ardından tekrar Kırım’a dönmesi 5 yıl için yasaklandı.

 

WSJ, Nomura'ya göre Çin'de konut sektöründe oluşan balon patlamaya başladı. Aşırı miktarda konut arzı ve inşaat firmalarına olan fon girişinin yetersizliğiyle oluşan kombinasyonun sektörde başlattığı düşüşle beraber Çin'in ekonomik büyümesinin yüzde 6'ının altına inebileceği söyleniyor.

 

Nomura'dan 3 analistin dün açıkladığı bir raporda "Bize göre artık konut sektöründeki düzeltmenin olup olmayacağı değil ne kadar şiddetli olacağı asıl sorulması gereken soru" ifadelerini kullandı. Ayrıca sorunları azaltabilmek için hükümetin yapabileceği çok fazla bir şey de yok.

 

Nomura analisti Zhiwei Zhang, "Her yerde doğru olan bir politika diye bir şey yok" dedi.

 

WSJ, Ukrayna krizi Rusya'ya gelen yabancı turist sayısında keskin bir düşüşe sebep oldu. Rusya Turizm Sektörü Sendikası sözcüsünün yaptığı açıklamaya göre, sefer iptalleri sadece ABD ve Avrupa'dan değil, genellikle Rusya'daki siyasi gerilimlerin etkilemediği Asya ülkelerinden de geliyor.

 

Rusya Turizm Sektörü Sendikası sözcüsü Irina Tyurina, yüzde 15 ile 25'i bulan son sefer iptallerinin sektöre ciddi bir darbe vurduğunu belirtti.

 

Devlet turizm kurumu Rosturizm, Rusya'ya turizminin 2013'te yüzde 3.7 büyümesiyle turist sayısının 2.7 milyonu bulduğunu ve turistlerin büyük bir bölümünün Almanya, Çin ve ABD'den geldiğini açıklamıştı. Sendika Rusya'ya yapılacak olan seferleri en çok Avrupalıların iptal ettiğini söyledi. Bazı iptallerin ideolojik sebeplerden, bazılarının ise güvenlik endişelerinden kaynaklandığı belirtildi.

 

WSJ, Geçen hafta Apple'a perakende ve online mağazalardan sorumlu başkan yardımcısı olarak katılan Angela Ahrendts bunun için 68 milyon dolar değerinde hisse senedi de alacak.

 

Apple düzenleyici kurula yaptığı başvuruda Ahrendts'e 113 bin 334 sınırlı hisse verileceğini belirtti. Şirketin hisselerinin Pazartesi günü 600,96 dolardan kapanış yaptığı dikkate alındığında Ahrendts'e verilen hisselerin değeri 68 milyon doları buluyor. Ahrendts, Apple içerisinde en yüksek görevde bulunan kadın olarak da öne çıkıyor.

 

Hisse senetleri üzerinde bulunan sınırlamalar kalktığında Ahrendts 1 Haziran'dan itibaren bazı hisseleri satabilecek. Eğer kendisi 2008 Haziran'ına kadar Apple'da kalırsa yaklaşık 96 bin hisse üzerinde daha sınırla kaldırılacak.

 

Çin 6 Mayıs’ta Bunları Konuşuyor

 

Çin Devlet Radyosu (CRİ), Afrika seyahatinde bulunan Çin Başbakanı Li Keqiang, Afrika Birliği Başkanı Nkosazana Zuma'yla görüştü.

 

Başbakan Li Keqiang, dün (5 Mayıs) Etiyopya'nın başkenti Addis Ababa'da bulunan Afrika Birliği merkezini ziyaret ederek, birliğin başkanlığını yürüten Nkosazana Zuma'yla görüştü. Görüşmede, Afrika Birliği'nin kıtada birlikteliğin bayrağını taşıdığını ve dünyada etkisinin giderek arttığını söyleyen Li Keqiang, Afrika Birliği'yle ilişkilere uzun vadeli ve stratejik açıdan yaklaştıklarını kaydetti. Birliğin, Afrika'da bütünleşmenin sağlanması ve barışın korunması süreçlerindeki öncü rolünü desteklediklerini belirten Li Keqiang, üst düzey temasları ve çeşitli diyalog mekanizmalarını güçlendirerek, Çin-Afrika Birliği ilişkilerinin düzeyini yükseltmeye hazır olduklarını vurguladı. Li Keqiang, bu çerçevede tarımdan endüstriye, sağlıktan altyapıya kadar pek çok alanda işbirliği ve desteğe hazır olduklarının altını çizdi.

 

CRİ, Çin Başbakanı Li Keqiang, dün (5 Mayıs) Afrika Birliği'nin Addis Ababa'daki merkezinde "Çin-Afrika İşbirliğine Daha Güzel Bir Gelecek Yaratalım" başlıklı konuşma yaparak, Çin ile Afrika arasındaki işbirliği çerçevesini ileri sürdü.

 

Li, bu çerçeveyle eşitlik, karşılıklı güven, hoşgörülü gelişme ve inovasyon işbirliği olmak üzere dört ilkenin yanı sıra, endüstri, finans, çevre ve kültür alanlarıyla yoksulluğun azaltılması gibi meselelerde işbirliği önerdi.

 

Etiyopya Başbakanı Haile Mariam Desalegne ve Afrika Birliği Başkanı Nkosazana Dlamini Zuma yaptıkları konuşmalarda, Li Keqiang'ın ileri sürdüğü işbirliği çerçevesini takdirle değerlendirerek, Çin'le birlikte ikili ilişkileri yeni aşamaya çıkartarak, her iki tarafın ve hatta bütün dünyanın gelişmesine olumlu katkılarda bulunmaya hazır olduklarını belirtti.

 

CRİ, Çin, ABD'yle Filipinlerin düzenlediği ortak tatbikatla ilgili olarak barış ve istikrar uyarısında bulundu.

 

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hua Chunying dün (5 Mayıs) Beijing'de düzenlenen basın toplantısında yaptığı açıklamada, Asya-Pasifik'te barış ve istikrarın korunmasının tüm tarafların yapıcı çabalarına ihtiyaç duyduğunu ve bunun ilgili tarafların ortak çıkarlarına olduğunu söyledi. ABD ve Filipinler'in bu doğrultuda davranmasını umduğunu kaydeden Hua Chunying, iki ülkenin barış, istikrar ve karşılıklı güvene yararlı eylemlerde bulunmasını istedi.

 

ABD ve Filipinler, dün Balikatan adlı bir askeri tatbikata başladı.

 

CRİ, Çin Ticaret Bakanlığı Sözcüsü Yao Jian, Çin'in hizmet ticaretinde hızlı büyüme eğilimini sürdürdüğünü belirtti.

 

Yao Jian, dün (5 Mayıs) düzenlenen bir basın toplantısında, hizmet sektöründeki ticaret hacminin 539,6 milyar ABD Doları'na ulaştığını açıkladı. Yao Jian, dünyada en çok hizmet dış ticareti yapan üçüncü ülke olan Çin'in, dünya hizmet ticaretinin yüzde 6'sını oluşturduğunu kaydetti.

 

Yao Jian ayrıca, hizmet ticaretinin ekonomik büyümenin yeni itici gücü ve büyük ülkelerin rekabet odağı olduğuna işaret etti.

 

CRİ, Çin Dışişleri, Japonya'nın tarihi konulardaki yanlış açıklama ve davranışlarını, bu ülkenin Asya ülkeleriyle barış ve işbirliği yapması önündeki en büyük engel olarak nitelendirdi.

 

Japonya Başbakanı Şinzo Abe, Avrupa ziyareti sırasında medya organlarına yaptığı açıklamalarda, tarihi konularda Almanya'yı örnek alarak, komşu ülkelerden özür dilemeyeceklerini belirtmişti.

 

Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Hua Chunying bugün (6 Mayıs) düzenlenen basın toplantısında konuyla ilgili soruları yanıtladı. Hua Chunying, Abe'nin konuşması, tarihi doğru ve dürüst şekilde algılama niyeti olmadığını gösteriyor dedi.

 

CRİ, İran ile Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) arasında nükleer sorun çerçevesinde yapılan işbirliğinde yeni ilerleme kaydedildi, Çin son gelişmeyi olumlu karşıladı.

 

Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Hua Chunying bugün (6 Mayıs) düzenlenen olağan basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bir gazetecinin "İran kısa süre önce UAEA'ya Arak Ağır Su Reaktörü'yle ilgili tasarım bilgilerini sundu, Çin bunu nasıl değerlendiriyor?" sorusunu yanıtlayan Hua Chunying, İran ile ajans arasında, İran nükleer sorunu çerçevesinde yapılan işbirliğinde yeni ilerleme kaydedilmesini Çin'in olumlu karşıladığını ifade etti. Sözcü Hua, İran ile UAEA'nın ortak çabaları sayesinde konuyla ilgili anlaşmanın yeterince ve etkili şekilde hayata geçirilmesinin güvence altına alınmasını arzu ediyoruz dedi.

 

Hua Chunying, İran nükleer sorunuyla ilgili altı ülke ile İran'ın kısa süre sonra dördüncü tur kapsamlı müzakereleri başlatacağını belirterek, ilgili tarafların ortak çabalarıyla bir an önce nihai anlaşmaya varılması arzusunu dile getirdi.

 

Rusya 6 Mayıs’ta Bunları Konuşuyor

 

Rusya’nın Sesi Radyosu (RUVR), Moskova, Ukrayna’nın güneydoğusunda kan dökmeye son verilerek orduların çekilmesi ve müzakereye oturulması yönünde Kiev’e çağrıda bulundu.

 

Rusya Dışişleri Bakanlığı’nın internet sayfasında yayınlanan bildiride, “Kiev’in sözüm ona yönetimi kendi halkına karşı savaşmaya ısrarla devam ediyor. Ukrayna’da Odessa trajedisinde ölenlerin anısına ilan edilen yas günleri sona bile ermeden ülkenin doğusunda yine kan dökülüyor. Ukrayna ordusu, özel timler ve Milli Muhafızlar kisvesi altında Sağ Sektör birlikleri halka karşı güç kullanarak milliyetçilik propagandası yürütenlere ve ülkede çöken devlet yönetim sistemi ile ilgili reform yapılmasına karşı olanlara sessiz bir itaat sağlamak için operasyonlara devam ediyor” denildi.

 

RUVR, Rusya’nın başkenti Moskova’nın merkezinde yer alan Aleksandriyskiy Bahçesi’nde Odessa ve Ukrayna’nın diğer kentlerinde ölenler için anma töreni düzenlendi. ITAR-TASS ajansı, polise dayandırdığı haberinde, törene 7 binden fazla kişinin katıldığını bildirdi.

 

RUVR, Rusya Parlamentosu’nun alt kanadı Duma’nın Başkanı Sergey Narışkin, 2 Mayıs’ta Odessa’da yaşanan olayları soykırım olarak nitelendirdi.

 

Sırbistan’ın başkenti Belgrad’da bugün düzenlenen Balkan Forumu’na katılan Narışkin, burada yaptığı konuşmada, ‘‘Odessa’da meydana gelen olaylarda radikal gruplara mensup fanatiklerin gerçekleştirdikleri saldırılarda onlarca kişinin hayatını kaybetmiş olmasından dolayı büyük bir şok yaşamakta ve derin üzüntü duymaktayız. 2 Mayıs tarihinde Odessa’daki sendika binasının içinde canlı canlı yakılarak öldürülen vatandaşların ailelerine ve tüm yakınlarına başsağlığı diliyoruz. Yaşanan bu son derece talihsiz olayda bir soykırım meselesi ile karşı karşıya bulunmaktayız. Söz konusu olay, 21. yüzyılda Rus ve Ukrayna halklarının uğradığı bir soykırımdır. Mevcut konjonktürdeki en önemli problem ise zaten birkaç aydan beri yaşanmakta olan bu ve buna benzer vahim hadiselerin Dünya kamuoyundan saklanmasıdır’’ dedi.

 

RUVR, Bugün Viyana’da bir araya gelen Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile Avusturya Dışişleri Bakanı Sebastian Kurtz, Ukrayna’daki krizden çıkış yollarını ve Avrupa Konseyi’nin bu süreçte oynayacağı rolü konuştu.

 

Konu ile ilgili olarak Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, şu an Avusturya’nın başkanlık yaptığı Avrupa Konseyi’nin bakanlar düzeyindeki temasları esnasında gerçekleştirilen görüşmenin ana konusunun Ukrayna krizi olduğu bildirildi.

 

Bu arada çeşitli medya kuruluşları tarafından geçilen haberlerde Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier’in Rus ve Ukraynalı meslektaşlarının yanı sıra, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı AGİT’in Dönem Başkanı Didier Burkhalter ile de bir görüşme yapmak üzere Viyana’ya hareket ettiği bildirildi.

 

İngiltere 6 Mayıs’ta Bunları Konuşuyor

 

Financial Times gazetesi Rusya'nın Ukrayna krizindeki tutumu nedeniyle Brüksel'in artık boru hattı projelerini askıya alma fikrini düşündüğünü yazdı. Haberde, hem Ukrayna'yı hem de Türkiye'yi by-pass ederek Karadeniz'in altından Avrupa'ya doğalgaz taşıması planlanan Güney Akım boru hattı projesinin tehlikeye girdiği belirtiliyor.

 

Gazeteye konuşan Avrupa Komisyonu'nun enerjiden sorumlu üyesi Günther Oettinger, "Ukrayna'da yaşananların ardından Rusya ile boru hattı müzakereleri konusunda bir yıl önceye kıyasla daha defansifiz" dedi ve "Gazprom'a ayrıcalık tanımak önceliklerim arasında değil" ifadesini kullandı.

 

Haberde, Kırım'ın Rusya tarafından ilhakı öncesinde AB'nin Gazprom'a bazı ayrıcalıklar tanımaya hazırlandığı, ancak siyasi gelişmelerin boru hattı görüşmelerini de olumsuz etkilediği belirtiliyor.

 

Gazetenin haberinde boru hattı projelerine bağlı çıkarların, AB üyelerinin Rusya'ya yaptırımlar konusunda anlaşamamasına da neden olduğu belirtiliyor ve "Almanya, Bulgaristan, İtalya ve Avusturya gibi Güney Akım hattını en çok isteyen AB üyeleri aynı zamanda Rusya'ya yaptırımlar konusunda en çekingen davranan ülkeler oldu" deniyor.

 

Dailiy Telegraph gazetesi ise, İran'ın Suriye'ye kimyasal silah sağladığı yönünde şüpheler olduğunu yazdı. Gazetenin haberinde, Suriye Hava Kuvvetleri'ne ait askeri kargo uçaklarının İran havalimanlarında uydu fotoğrafları ile görüntülendiği belirtiliyor.

 

İran'ın Çin'den sipariş ettiği 10 bin klor bombası başlığının bir kısmının Suriye'ye sevkedilmiş olabileceği söylenen haberde, "Batılı yetkililer Suriye askeri kargo uçaklarının İran ile rutin kullanılan uçuş hatları oluşturduğunu söylüyor" deniyor.

 

Haberde Batılı güçlerin istihbaratlarına da yer veriliyor ve Esad rejimi ile İran arasındaki askeri kargo trafiğinin Ocak ayının sonunda başladığına dikkat çekiliyor.

 

Esad rejiminin muhaliflere karşı düzenli olarak klor bombası kullandığı yönündeki iddiaların Birleşmiş Milletler gözlemcileri tarafından incelendiği de haberde hatırlatılıyor.

 

Çocuk felcini 2018'e kadar tüm dünyada ortadan kaldırma hedefinin giderek zorlaştığını yazan Independent, Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) son uyarılarına geniş yer verdi.

 

1988'de çocuk felcine karşı başlatılan kampanyanın sonuç verdiğini yazan gazete, "2012 yılına gelindiğinde hastalığın görülme oranları yüzde 99 azaltılmıştı ve sadece 3 ülkede rastlanır hale gelmişti" diyor.

 

Haber şöyle devam ediyor: "Çocuk felci aşısının olmasına karşın hastalığın tekrar yayılma eğilimine girmesi WHO'nun 'acil durum' ilan etmesine neden oldu. Özellikle çatışma bölgelerinde hastalığın yayılma eğilimine girdiği ve komşu ülkelere de sıçradığı görülüyor."

 

Guardan gazetesinde ise, eski İrlanda Cumhuriyet Ordusu IRA örgütü yöneticisi ve Kuzey İrlandalı Sinn Féin partisinin lideri Gerry Adams'ın serbest bırakılmasının ardından nasıl bir süreç izlenebileceği ele alınıyor.

 

Makalede, Adams'ın tutuklanmasıyla birlikte bir süredir unutulmuş olan Kuzey İrlanda meselesinin tekrar gündeme geldiği belirtiliyor.

 

Yazıda, Adams'ın serbest kalır kalmaz ilk açıklamasında "Polis güçlerine güveniyoruz" demesinin önemli bir adım olduğunun altı da çiziliyor ve "Şimdi herkesin bir adım geri çekilip barış sürecini nasıl işleteceğini düşünmesi gerek. Kuzey İrlanda'nın acılı geçmişiyle yüzleşmek zorundayız" deniyor.

 

Yazı şöyle devam ediyor: "Geçmişin yaralarını sarmak için başlatılacak her girişim ortak bir geleceğe dayanmalı. Bunun için de Kuzey İrlandalıların kendi gelecekleri hakkında referandumla karar vermesine izin verilmeli. Son birkaç günde yaşanan gerginliklerden olumlu bir gelişmenin çıkmasını ümit etmeliyiz."

 

Times gazetesi ise, İngiltere'nin etnik geleceğine dair yapılan bilimsel bir araştırmaya geniş yer ayırdı. Haberde, 2050 yılına gelindiğinde her 3 İngilizden birisinin etnik azınlık olacağı belirtiliyor.

 

Policy Exchange tarafından yapılan araştırmada, son 10 yıl içerisinde İngiltere'nin beyaz nüfusunun neredeyse aynı kaldığı, buna karşılık etnik azınlık nüfusunun ikiye katlandığı tespiti yapılıyor.

 

Haberde, etnik dokudaki bu değişikliğin siyasi arenada muhafazakarlar için tehlike çanlarının çalması anlamına geldiği ifade ediliyor ve "Geleneksel olarak etnik azınlıklar İşçi Partisi'ni destekler. Hint kökenlilerin sadece yüzde 17'si, siyahi İngilizlerin ise sadece yüzde 4'ü muhafazakarlara oy veriyor. Etnik doku değiştikçe muhafazakarlar da kendilerini yeni İngiltere'ye göre konumlandırmak zorunda kalacak" deniyor.

 

Almanya 6 Mayıs’ta Bunları Konuşuyor

 

Frankfurter Allgemeine Zeitung; "Hem diplomasi sahnesi hem de Doğu Ukrayna’daki gelişmeler, her geçen gün biraz daha Eski Yugoslavya’da yaşananları andırıyor. Sırpların 90’ların başında defalarca ateşkesi kabul edip, aynı zamanda çatışmaları alevlendirdiğini hatırlayan var mı? Moskova’nın Ukrayna toplumunda sosyal konularda, kültürel ve tarihsel kimlikler konusunda krizleri tetiklediğini, manipülasyon yaptığını ve bu yolla resmen olmasa da Ukrayna’ya karşı bir savaşın içinde olduğunu unutmamak gerek. Şiddet arttıkça, toplum içinde henüz aşılabilecek ayrılıkların uçurumlara ve düşmanlığa dönüşmesi ve Ukrayna devletini içinden parçalayacak bir tehlike haline gelmesi ihtimali büyüyecektir. Ve bu sadece Ukrayna için bir trajedi değildir."

 

Batı ülkeleri ve Rusya arasındaki Ukrayna krizi sürüyor. ABD ve AB, kriz nedeniyle Rusya’ya yaptırımlar uygularken, Stuttgarter Zeitung Rusya Devlet Başkanı Putin’in izlediği siyasete ilişkin şu yorumu sunuyor okurlarına:

 

"Putin, ekonominin ülkesinin zayıf noktalarından biri olduğunu biliyor. Gerçekten de küreselleşme nedeniyle, Rusya’nın Batı’ya olan bağımlılığı, Batı’nın Rusya’ya olan bağımlılığından daha büyük. İlla yaptırımları daha da sertleştirmeye, tehditler savurmaya gerek yok. Zaten bu, Putin ve özellikle de Rus halkında ters tepkiye yol açacaktır. Aslında belli bazı konularda yeni ayarlar yapmak, ama bunu yaparken de ödün vermemek yetecektir. Putin etrafındaki oligarşik zümreye bağımlı. Bu süper zenginler ise, servetlerini Avrupa’da tutuyorlar, alışverişlerini Batı’dan aldıkları kredi kartları ile ödüyorlar, tatillerini Akdeniz kıyılarında geçiriyorlar, hatta bazıları tüm yıl sahil beldelerinde. Bu kesim Putin’den uzaklaştığı takdirde, Kremlin hükümdarı kısa sürede ciddi sorunlarla karşılaşacaktır."

 

Rusya yanlısı ayrılıkçılar tarafından Ukrayna’nın doğusunda rehin alınan ve "NATO casusu" olarak nitelendirilen AGİT gözlemcileri haftasonunda serbest bırakıldı. AGİT’in bölgedeki rolü konusunda Frankfurter Rundschau şu değerlendirmeyi yapıyor:

 

"Gözlemcilerin misyonu sırasında hata yapılıp yapılmadığının gözden geçirilmesi doğru bir adım olacaktır. Ancak tam da Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı’nın köktenci komplo teorilerine alet edilmesi kabul edilemez. Misyonu herhangi bir delil olmadan casusluk töhmeti altında bırakmak barışa yardımcı olmaz. Gözlem mekanizmasını Ukrayna’nın aldatma manevrası olarak damgalamak da Rusya ile uzlaşmaya destek olmaz. Soğuk Savaş’ın yaralarının sarılması amacıyla oluşturulan AGİT’in ve işleyişinin, tarafların karşı karşıya gelmesini engelleyebilecek kurumsallaşmış bir yöntem olduğunu unutmamak gerek. NATO genel sekreterleri ve başkaları, yeni yeni ürkütücü senaryolar peşinde koşarken, gerçekten uzlaşma isteyenlerin böyle bir mekanizmaya gözleri gibi bakmaları gerek.”

 

Portekiz mayıs ayında Euro kurtarma şemsiyesinden çıkmaya hazırlanıyor. Lüneburg’da çıkan Landeszeitung konuya ilişkin şöyle bir yorumda bulunuyor:

 

"Portekiz kurtarma şemsiyesini kapatıyor. Ancak bu, krizle boğuşan ülkenin güneşin tadını çıkarabileceği anlamına gelmiyor. Portekiz, Euro Bölgesi’ndeki kriz yönetiminin meyvelerini topluyor, aynı İspanya ve İrlanda gibi. Şu anki tablo, özellikle Hedge Fon yöneticilerine karşı aldığı önlemlerle Avrupa Merkez Bankası Başkanı Mario Draghi'nin eseri. Ukrayna krizine ve ülkelerin reformlar konusunda bir süreklilik sergilememesine rağmen, kıtadaki en büyük tehdit yüksek işsizlik. Tüm bir kuşağın iş bulamaması ve gelecek perspektifinden yoksun kalması, Avrupa projesi ve demokrasi için büyük bir kayıp anlamına gelecektir."

 

İran 6 Mayıs’ta Bunları Konuşuyor

 

Risalet gazetesinde Mısır'da darbe rejimine karşı protesto gösterisi düzenlenmesi, Suriye'de teröristler arasında yaşanan çatışmalarda 60 teröristin daha helak edilmesi, Bahreyn'de Halife rejimi güvenlik güçlerinin protestocuları şiddetle bastırması gibi haberler göze çarparken, Mısır gelişmelerini konu eden bir yazı dikkatimizi çekiyor:

 

“General Sisi Mısır'da tam anlamında bir diktatör sembolüne dönüşmüş bulunuyor. Sisi yandaşlarının İhvan-ül Müslimin ve diğer muhalif gruplar yandaşlarını şiddetle bastıma eylemi, Mısır'ın, karanlık Mübarek dönemine geri dönmekte olduğunu gösteriyor. Sisi'nin eski diktatör Mübarek rejimi kalıntılarıyla yakın ilişkisi çok tehlikeli ve üzerinde durulması gereken bir meseledir. Böylesi hassas bir dönemde Mısır halkı düşmanı tanıma ilkesini asıl hedef olarak göz önünde bulundurması gerekiyor. Bu bağlamda Amerika ve Suudi Arabistan Mısır'da anarşi ve huzursuzluğu tetikleyen başlıca ülkeler arasında yer alıyor.

 

Ülkeyi yönetme konusunda asla deneyimi olmayan ve cumhurbaşkanı olma sevdasına kapılan Sisi'nin yakınlarından bazıları, kendisinin zihni karmakarışık olduğu ve doğru yönde karar veremediğini itiraf etmiş bulunuyor. İhvan-ül Müslimin üyelerine karşı alınan idam ve müebbet hapis kararları bizzat Sisi'nin yeşil ışık yakmasıyla gerçekleştiği açıkça bilinen bir gerçektir.”

 

Cumhuri İslami gazetesinde İran ve UAEK yetkilileri Tahran'da gerçekleştirdikleri müzakerelerde Arak nükleer reaktörünü gözetleme yöntemi üzerinde anlaşmaya varması, İslami İran savaş uçaklarının nokta vuruşu yapabilen füzelerle donatıldığının duyurulması, Suriye'nin Tartus kentinde halk düzenlediği geniş çaplı yürüyüşle cumhurbaşkanlığı seçimlerinin düzenlenmesini desteklemesi gibi haberler yer alaırken, Siyonist ırkçı rejim ordusunda kadın askerlerin fuhuş skandalını konu eden bir yazı dikkatimizi çekiyor:

 

“Korsan İsrail kaynakları 10 bini aşkın Siyonist İsrailli kadın askerin fuhuş merkezlerinde faaliyette bulunduklarını bildirdi. Siyonist İsrail 7. Kanalı konuyla ilgili verdiği haberinde, Siyonist İsrailli kadın askerler içerisinde fuhuşun artık rutin bir olay konumuna geldiğini belirterek, açıklanan rakamlarda 10 bin Siyonist İsrailli kadın askerin ordu içindeki günlük mesaileri sonrası fuhuş merkezlerine giderek fuhuş yaptıklarını bildirdi. Söz konusu televizyon bu kadın askerlerin ordudaki birlikleri içinde de sürekli taciz edildiklerini ve fuhuş yaptıklarını bildirdi. Siyonist İsrail eski dışişleri bakanı Tzipi Livni de casusluk amacıyla Arap şahsiyetlerle cinsel ilişkiye girdiğini itiraf etmişti.”

 

Fars Haber Ajansı internet sitesinde Ukrayna Doğu kentlerinde huzursuzluğun devam etmesi, Suriye ordusunun Halep'te teröristlere ağır darbe indirmesi, Siyonist rejimin Gazze'ye saldırı düzenlemesi, İslami Direniş Hareketi Hamas sözcüsü Fevzi Burhum'un, uzlaşı anlaşmasının Batı Yaka'da mücahitlerin ve direniş taraftarlarının gözaltına alınmasına ve ifade vermeye çağrılmasına sessiz kalınacağı anlamına gelmediğini söylemesi gibi haberler ön plana çıkarılırken, CIA, Mossad ve MI6'in Amman'da ortak oprasyon odası kurduğunu konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor:

 

“Adının açıklanmasını istemeyen Arap bir kaynak, CIA, MI6, Mossad ve bazı gerici Arap rejimlerin casusluk örgütleri İslam ülkelerinin altyapılarını yok etmek amacıyla Amman'da ortak operasyon odası kurduklarını ifşa etti. Söz konusu kaynak, bu odada Suriye savaşı, IŞİD ve El-Kaide'nin Irak'ta terör eylemleri, Mısır ordusu ile milletini karşı karşıya getirme planı, Lübnan'da iç savaş ve Yemen'de terör örgütlerini destekleme planı gibi konuların üzerinde çalışıldığını belirtti. Söz konusu kaynak, siyonist yetkililerin başka Arap ülkelerine gitmekten korktukları ve yine Ürdün rejimi Tel aviv'le daha uzlaşmacı bir ilişki yürüttüğü için Amman'ı operasyon merkezi olarak seçtiklerini ifade etti.”

 

Suriye 6 Mayıs’ta Bunları Konuşuyor

 

Suriye Arap Haber Ajansı (SANA), Petrol ve Madeni Kaynaklar Bakanı Süleyman Abbas dün Güney Afrika Cumhuriyeti Şam Büyükelçisi Jean Beienfildt ile gelecekte petrol, gaz, rafine, madeni kaynaklar yatırımı ve Güney Afrika’nın bu alandaki geniş deneyiminden faydalanma konularını görüştü.

 

Her iki taraf, fosfat üretimi alanında yatırım imkanı ve yan kolları sanayilerinin geliştirilmesi yanı sıra Suriye’de var olan rafine projelerinde katılım konularını ele aldı.

 

Bakan Abbas, Güney Afrika şirketlerine sıcak baktıklarını dile getirerek Bakanlığın alt yapıların yeniden rehabilitasyonu için planlar koymaya başladığını ve yakın gelecekte arama ve keşif alanındaki aktivitesini yeniden başlatmaya çalıştığını ifade etti.

 

SANA, Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı Yardımcısı Faysal Mikdat dün, Zekeriya Ağa ve İşçi Bakanı Ahmet Mecdelani Başkanlığındaki Filistin Kurtuluş Örgütü Yürütme Kurulu üyeleri ve beraberindeki heyetle bir araya geldi.

 

Görüşmede ikili ilişkilerin yanı sıra Suriye hükümetinin, Yermuk Semti sakinlerine insani yardımların geçişini devam ettirme garantisi için aldığı icraatlar ve bu bölge ile Filistinli mültecilerin yoğun olarak bulundukları diğer bölgelerde silahlı terör grupların vatandaşlara yönelik uyguladıkları ablukayı kaldırma konuları ele alındı.

 

Mikdat Suriye ve Filistin halklarının; Filistin davasının Filistinliler aleyhine tasfiye edilmesini önleme, egemenliği, istiklali ve milli davaları savunan Suriye’yi hedefleyen bir komploya maruz kaldıklarını belirtti.

 

SANA, Sosyalist Arap el Baas Partisi Ulusal Yönetimi dün Şam yönetim merkezinde kamu çıkarlarına hizmet eden ve parti çalışmalarını geliştiren görüşme ve diyalogu aktifleştirmeyi hedefleyen bir dizi görüşmeler çerçevesinde yeni parti genel sekreterleriyle bir araya geldi.

 

Parti Ulusal Yönetim genel sekreter yardımcısı Hilal Hilal, ulusal partilerle görüşmenin yönetimin muhtelif siyasi toplum bileşenleriyle iletişim için yönetimin gelecek görüşleri çerçevesinde geldiğini söyledi.

 

Hilal, ulusal yönetimin ulusal partilerin siyasi sahada oynayabileceği önemli role kanaat getirdiğinden diğer partilerle gelecek aşamada bir araya gelmeyi sürdüreceğini belirtti.

 

Görüşmede, her iki taraf arasında istişare ve görüşmelerin sürdürülmesiyle partisel çalışmaları ve kamu hizmetlerini geliştirebilecek muhtelif konuların öne sürülmesi zorunluluğu belirtilirken, Cumhurbaşkanlığı için gerekli bütün icraat ve hazırlıkların alınması ile vatandaşların bu seçime katılmalarının önemini hakkında bilgilendirilmesi gereği vurgulandı.

 

SANA, İran Dışişleri bakanlığı resmi Sözcüsü Murdiya Afham; Suriye'de yapılması beklenen cumhurbaşkanlığı seçimlerinin, Suriye'de güvenlik ve istikrarın yeniden sağlanması yönünde bir adım teşkil ettiğini belirtti.

 

Afham bugün düzenlediği haftalık basın konferansında Suriye halkının kendi geleceğini seçimlerle belirlemedeki bu meşru hakkına herkesi saygı göstermeye çağırdı.

 

Ülkesinin Suriye'deki krizin başından beri siyasi çözümü için yardımcı olmaya hazır olduğunu ilan ettiğine işaret eden Afham; İran’ın uluslar arası toplumu Suriye'deki krize objektif bir yaklaşımda bulunmakla birlikte siyasi yollarla çözülmesi için etkin ve ciddi adımlar atmasına bir kez daha çağırdığını vurguladı.

 

SANA, Lübnan Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı Cübran Basil dünyanın her köşesinden Suriye'ye gelen teröristlerin tehlikesine karşı uyarırken, “Suriye'de bulunan yabancı her terörist kendi ülkesine döndüğünde saatli bir bombaya dönüşecektir..” ibaresini kullandı. Basil bugün Berlin’de Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier ile düzenlediği ortak basın toplantısında; dünyada yayılan terörün tehlikesine dikkat çektiğini ifade etti.

 

Basil dünyanın günümüzde maruz kaldığı en büyük tehlikenin; dünyanın birçok ülkesinden Suriye'ye gelen ve oradan Lübnan dahil diğer ülkelere taşınan teröristlerin tehlikesi olduğunun altını çizdi. Teröre karşı uluslar arası işbirliğinin gereğine vurgu yapan Basil; aksi halde dünya ülkeleri genelinde oluşacak saatli bombalara dikkat çekti.

 

SANA, Şam Kırsalının Kisve Bölgesinin Ayn el Bayyada, Mkaylbiye, Tayyiba ve Zakiye beldelerinde silahlı 26 kişi dün silahlarıyla birlikte ilgili kurumlara teslim oldular.

 

SANA, Muhalif Suriye Milliyetçi Sosyalist Partisi Başkanı Ali Haydar Suriye’de cumhurbaşkanlığı seçimlerinin anayasal ve ulusal bir istihkak olduğunun altını çizerek bu seçimlere katılımın Suriyeli her vatandaş için bir hak ve vacip olduğunu vurguladı.

 

Haydar bugün Şam’daki Dama Rose Otelde düzenlediği basın konferansında; Suriye’deki krizin açık ve net ulusal ilkeler temellerinde son bulması için partinin ideallerdeki ulusal değişim konusunda kendi vizyonunu takdim ettiğini ifade etti.

 

SANA, Şehit Günü münasebetiyle bugün Şam Baas Amfisinde Gazeteci ve Enformasyon Şehitleri anısında bir tören düzenlendi.

 

Törenin açılışında bir konuşma yapan Enformasyon Bakanı Omran el Zoubi; Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve ulusal anayasanın uygulanmasında vatan sınırları dışında hiçbir güç ve kişiyle ilgisi olmadığına işaret ederek dışarıdan hiç kimsenin ülkenin içişlerine müdahale etmesinin onaylanmayacağını belirtti.

 

Bulgaristan 6 Mayıs’ta Bunları Konuşuyor

 

Radio Bulgaria (BNG), AK Bakanlar komisyonunun Viyana’da düzenlenen oturumda Dışişleri bakanı Kristian Vigenin’in başında bulunduğu Bulgar heyeti Ukrayna krizinin barışçıl çözümü için girişimleri destekledi. Vigenin, AK Uluslararası danışma panelinden Odessa’daki trajik olayları araştırmasını istedi ve gerginliğin azaltılması, demokrasinin genişletilmesi ve bu süreçlere azınlıkların katılmasıyla hukuk devletin yer alması için acil önlemlere ihtiyaç duyulduğuna işaret etti.

 

BNG, ABD tarım bakanlığına bağlı yurtdışı köy iktisadi dairesi, Karadeniz bölgesinde siyasi gerginlikten dolayı ve yoğun talep sebebiyle bu sezon Bulgaristan’ın rekor miktarda buğday ihraç etmesini öngörüyor. Resmi verilere göre Temmuz 2013’ten bu yana, 2,252 milyon ton AB’ye dahil olmak üzere, 3, 281 milyon ton buğdayın ihracatı gerçekleşti.

 

BNG, 6 Mayıs Ordu ve kahramanlık bayramı dolayısıyla başkent Sofya’da yüzlerce asker ve uçağın katılımıyla askeri geçit düzenlendi. Cumhurbaşkanı Rosen Plevneliev yaptığı konuşmada, ordunun ulusal güvenlik sisteminde anayasal görevlerini ve NATO ve AB’nde kolektif güvenlik sorumluluğunu layık bir şekilde yerine getirdiğini bildirdi. Bulgaristan 2015 yılına ait savunma harcamaları İç brüt ürününün en az yüzde 1.5 oranından başlayarak önümüzdeki yıllar içinde NATO normatifi olan yüzde 2’ye kadar artırarak müttefik yükümlülüklerini yerine getirmesi gerekir. Ukrayna’daki olaylar,  demokrasi, her bir vatandaşın hak ve onuruna, özgürlüğüne ve hukukun üstünlüğüne saygı göstermek gibi değerlere dayanan gerçek ittifakın büyük önemini doğruladılar.

 

BNG, 6 Mayıs Kahramanlık ve Ordu bayramı dolayısıyla Patrik Neofit ordu bayraklarının kutsama törenine katıldı. Patrik Neofit yaptığı konuşmada, halkın her zaman Aziz Georgi’nin  savunmasına inandığını, Bulgar askeri ise  onun kahramanlığından ilham aldığını ve zor durumlarda, Bulgar topraklarını ve ülke onurunu savunurken dua ettiğini söyledi. Cumhurbaşkanı ve Silahlı Kuvvetlerin başkomutanı Rosen Plevneliev vatandaş, siyasetçi, üst düzey subayların hazır bulunduğu törende şeref kıtasını kabul etti ve Meçhul asker anıtına çelenk koydu.

 

BNG, Bulgaristan’a şimdiye kadar gelen en büyük gemi ‘Costa Delitsioza’ Burgas’a demir attı. Gemide 2100 yolcu ve 900 mürettebat var. Ukrayna krizinden dolayı Rusya ve Ukrayna’ya uğrayacak gemiler Bulgaristan ve Romanya’ya yönlendirildi. Bu sebeple eskiden yılda 50*60 ziyaret yerine bu sene sayısı 120’ye yükselecek. Bazı şirketler en güzel gemileriyle gelecek. Benzer turistik gemiler ülkede 200 bin ila 400 bin Avro arasında para bırakıyor.