ABD 25 Nisan’da Bunları Konuşuyor

 

The Wall Street Journal (WSJ), Yatırımcıların birçoğu piyasadaki iniş-çıkışlara bilanço rakamları ile ekonomik verilerin neden olduğunu düşünse de aslında son dönemde her şey döviz piyasasında yaşanan hareketlere bağlı olarak gelişiyor.

 

Borsaların yükselmeye başladığı 2012 sonlarından itibaren Japon yeni ile hisse senedi piyasaları ters yönde hareket ediyor. Daha net olmak gerekirse; yen ne zaman gerilese borsalar yükseliyor, yen ne zaman güçlense borsalar zayıflıyor.

 

Ancak şimdilerde küresel ekonomiden durgunluk sinyalleri gelmesi ve hisse senedi piyasasında yaşanan karmaşa ortamında son üç yıldır piyasayı yükselten kur beklentileri tehdit altında.

 

WSJ, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç AYM’nin 52. kuruluş yıldönümünde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da katıldığı törende bir konuşma gerçekleştirdi.

 

Yargının paralel yapılanmayla suçlanmasının “kabul edilemez” olduğunu söyleyen Kılıç, bu iddiaların adının “vicdan yolsuzluğu” olduğunu ifade etti.

 

Konuşmasında sert mesajlar veren Haşim Kılıç, yargı üzerinde oluşan ya da oluşacak siyasi, ideolojik, dini, ırkı ve mezhebi tüm vesayetçi anlayışların başta yargı mensupları olmak üzere herkes tarafından şiddetle reddedilmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi:

 

“Kamu gücünü etkili bir şekilde kullanan yargı, siyasi ve ideolojik yapılanmaların hedefinde her zaman ele geçirilmesi gereken bir kale olarak görülmüş, ele geçirenler de kendi vesayet sistemini dayatmanın çabasına düşmüştür. Kaleyi ele geçiremeyenler ise yargının bağımsızlığının ve tarafsızlığının ne kadar hayati bir öneme sahip olduğunu söyleyip durmuşlardır. Kaleyi işgal edenler de yargıyı, siyasi düşüncelerine ve ideolojilerine lojistik destek sağlamak için ya da rakiplerinden intikam alma aracı olarak kullanmışlardır. Altını çizerek ifade ediyorum. Bu anlayış ve işgalden kurtulmadıkça bağımsız ve tarafsız bir yargının oluşması hayaldir.

 

WSJ, Rusya Merkez Bankası, Batı ile yaşanan Ukrayna anlaşmazlığı artarken enflasyonu kontrol altına almak amacıyla sürpriz bir kararla Cuma günü faiz artışına gitti.

 

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&P'nin Rusya'nın kredi notunu 'çöp' statüsünün bir basamak üstüne düşürmesi de Rus varlıklarının üstündeki baskıyı artırmıştı.

 

Rusya'nın hali hazırda yavaşlayan ekonomisi, Ukrayna krizi sırasında yaşanan sermaye çıkışları nedeniyle ağır darbe aldı. Sermaye çıkışı yoğunlaşmaya devam ediyor.

 

Rusya Merkez Bankası, borç verme faiz oranını yarım puanlık artışla yüzde 7,5'e yükselterek değişiklik beklemeyen analistleri şaşkına çevirdi. Merkez Bankası, Mart ayında faizi 1.5 puan artırdığında bu hareketin geçici olduğunu belirtmişti.

 

WSJ, Kredi notu Standard & Poor's tarafından bugün "çöp" seviyesinin bir üstü olan BBB-'ye kadar düşürülen Rusya'da ekonomik yavaşlamadan Türkiye faydalanabilir.

 

Merkez Bankası'nın dün verdiği faizi değiştirmeme kararının açıklamalı metninde "net ihracat artışının büyümeye katkı sağlayacağı" beklentisinin altı çizilirken, bugün Rusya'nın kredi notunun düşürülmesi "Avrupa'da ekonomik toparlanmayı sekteye uğratabilir mi" sorularını da beraberinde getirdi.

 

Rusya'da yaşanacak bir ekonomik yavaşlamanın Avrupa'ya henüz etki etmediğini söyleyen uluslararası ekonomistler böylesi bir durumun aksine Türkiye'ye fayda sağlayabileceğini belirtiyorlar.

 

The Wall Street Journal Türkiye'nin sorularını e-mail yoluyla yanıtlayan Standard Bank gelişen piyasalar araştırma direktörü Tim Ash, Rusya'daki zayıflamanın Avrupa'ya yansımasını henüz görmediğini belirtti.

 

The Voice of America, Amerika Başkanı Barack Obama, Asya gezisinin ikinci durağı olan Güney Kore’de. Ziyaret, Kuzey Kore’nin birkaç gün içinde yeni bir nükleer test yapmaya hazırlandığını duyurduğu bir ortamda gerçekleşiyor.

 

Obama, Güney Kore’deki gazetelerden birinde yayımlanan mülakatında, "Kuzey Kore yeni bir nükleer test gerçekleştirme hatasını yaparsa, uluslararası toplumdan en sert şekilde karşılığını almaya hazır olmalıdır" dedi.

 

İki gün sürecek gezinin en önemli gündem maddesini oluşturan konu, Obama’nın Güney Kore Devlet Başkanı Park Geun-hye ile düzenlediği ortak basın toplantısında da gündemdeydi.  Obama, “Kuzey Kore’den gelebilecek her tür provokasyona karşı Güney Kore’yle olan ittifakımız ‘omuz omuza’ sürecektir” dedi.

 

VOA, Amerika Dışişleri Bakanı John Kerry, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın 1915 olaylarını değerlendirdiği taziye mesajını “çarpıcı” diye niteledi.

 

24 Nisan dolayısıyla Twitter hesabından iki cümlelik bir açıklama yapan Kerry, “Düşüncelerimiz ve dualarımız bugün Ermeniler’le birlikte. Başbakan Erdoğan’ın çarpıcı açıklaması, küresel ilkeleri onaylıyor” ifadesine yer verdi.

 

Başkan Barack Obama da, altıncı 24 Nisan açıklamasında yine ‘soykırım’ ifadesini kullanmadı ve 1915 olaylarını Ermenice “Meds Yeghern-Büyük Felaket” diye tanımladı.

 

VOA, Başkan Barack Obama, Amerika’nın güvenlik anlaşması uyarınca Japonya’yı,  Doğu Çin Denizindeki hem Tokyo hem de Pekin’in hak iddia ettiği adalar dahil savunma taahhüdünü  yeniden vurguladı.

 

Obama Tokyo’da Japonya Başbakanı Şinzo Abe ile görüşmesinden sonra düzenlediği ortak basın toplantısında Senkuku adalarının Amerika’nın Japonya’yı saldırıya uğrarsa savunma yükümlülüğü getiren anlaşma hükümlerine girdiğini açıkça belirtti.

Amerika’nın adaların egemenliği konusunda bir tavır takınmadığını vurgulayan Obama ancak statüsünü değiştirecek tekyanlı bir müdahaleye karşı çıkacağı uyarısında bulundu.

 

Bu, Japonya ile Çin arasındaki  ilişkilere ciddi zarar veren ada uyuşmazlığı ile ilgili bir Amerika başkanı  tarafından Tokyo’ya verilen destek konusunda en güçlü açıklama oluyor.

 

Çin 25 Nisan’da Bunları Konuşuyor

 

Çin Devlet Radyosu (CRİ), Çin Suriye'de kimyasal silah sorununun siyasi yoldan çözülmesinin, güvenlik meselelerinin uluslararası işbirliğiyle giderilmesine örnek oluşturduğunu kaydetti.

 

Çin ayrıca Suriye'de kimyasal silah sorunuyla ilgili tarafları eşgüdüm ve işbirliğinde bulunmayı sürdürmeye çağırdı.

 

Birleşmiş Milletler (BM) ve Kimyasal Silahları Yasaklama Örgütü tarafından dün (24 Nisan) yayımlanan bildiride, Suriye'nin kimyasal silahlarının yüzde 92,5'inin, ülke dışına taşındığı ya da imha edildiği açıklandı.

 

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Qin Gang bugün (25 Nisan) düzenlediği basın toplantısında konuyu değerlendirdi. Suriye'de kimyasal silah imha çalışmalarının, Çin ve Rusya'nın da aralarında bulunduğu çok ülkenin deniz kuvvetlerinin çabalarıyla aşamalı olarak tamamlandığını hatırlatan Qin Gang, imha sürecinin son aşamaya girdiğini ve Çin'in bunu olumlu karşılayarak tarafların çabalarını takdirle değerlendirdiğini kaydetti.

 

CRİ, Çin, ABD'yle Japonya tarafından yayımlanan müşterek deklarasyonu yakından takip ettiğini kaydetti.

 

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Qin Gang, bugün (25 Nisan) düzenlediği basın toplantısında, Konfüçyüs felsefesine atıfta bulunarak, bölgesel barış ve istikrara katkıda bulunmak istedikleri takdirde, Japonya ve ABD'yi çeteleşmeden komşu ülkelere karşı uyumlu ve erdemli olmaya çağırdı.

 

Söz konusu iki ülkenin güvenlik antlaşmasıyla Diaoyu Adası'nı koruma kapsamına almasını değerlendiren Sözcü Qin Gang, bazı sorunlardan istifade ederek diğer ülkelere parmak doğrultmanın, sorunların uygun çözümüne ve bölgesel istikrara yarar sağlamayacağını kaydetti.

 

CRİ, 2014 Qingdao Uluslararası Bahçecilik Fuarı, bugün (25 Nisan) ziyarete açıldı.

 

Fuara ABD, İngiltere, Kore Cumhuriyeti ve Brezilya'nın da aralarında bulunduğu 35 ülke katıldı.

 

Fuarda ayrıca Tayland, Sri Lanka, Hindistan, Myanmar, Singapur, Pakistan ve Nepal gibi Güneydoğu Asya ülkelerinin, kendi tarihlerini, kültürlerini ve yemeklerini farklı açılardan tanıttığı belirtildi.

 

CRİ, Çin vatandaşlarının turizmde hedef ülke sayısının 150'ye ulaştığı açıklandı.

 

2014 Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi Küresel Zirvesi, Çin'in Hainan eyaletine bağlı Sanya kentinde dün (24 Nisan) başladı.

 

Zirvede konuşan Çin Turizm Genel Müdürü Shao Qiwei, Çin turizm sektörünün son yıllarda hızla geliştiğine dikkat çekti. Shao, bazı alanlarda dışa açılma politikası uygulandığını ve ASEAN ve Avrupa Birliği'yle (AB) turizm alanında işbirliği mekanizması kurulduğunu belirtti.

 

Çinli yetkili, konuşmasında yerli ve yabancı turistlerin Çin'de seyahat sayısının 2013 yılında 3 milyar 260 milyonu, yurt dışına giden Çinli turist sayısının ise 98 milyon 190 bini bulduğunu sözlerine ekledi.

 

CRİ, Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Basın, Yayın, Radyo, Film ve Televizyon Genel Müdürü Cai Fuchao, dün (24 Nisan) Ankara'da Türkiye Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'la görüştü.

 

İki lider görüşmede, iki ülke medya kuruluşları arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi ve halklar arasındaki anlayışın artırılması konularını ele aldı.

 

Cai Fuchao, 1971 yılında diplomatik ilişkilerin kurulmasından bu yana, iki ülke arasında siyaset, ekonomi ve kültür alanlarında büyük ilerlemeler kaydedildiğine dikkat çekti.

 

Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping'in geçen yıl ortaya koyduğu İpek Yolu Ekonomik Kuşağı ve Deniz İpek Yolu önerilerinin öneminin altını çizen Cai Fuchao, bu doğrultuda İpek Yolu'nun iki ucunda bulunan Çin ve Türkiye arasında ekonomik ve ticari ilişkilerin yanı sıra, kültürel işbirliğinin de yoğunlaştırılması gerektiğini vurguladı.

 

CRİ, ABD'nin Time dergisince dün (23 Nisan) açıklanan "Yılın En Etkili 100 İsmi" listesine Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping bu yıl da girdi.

 

Listede, aynı zamanda ABD Başkanı Barack Obama, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de yer aldı.

 

ABD'nin eski Beijing Büyükelçisi John Huntsman, Xi Jinping'i Deng Xiaoping döneminden sonra ülkede değişim konusunda en etkili Çin lideri olarak değerlendirdi. Huntsman, Xi'nin düzenli, sakin ve özgüvenli tarzının, diğer ülkelerin liderlerinin de dikkatini çektiğine işaret etti.

 

CRİ, Türkiye Dışişleri Bakanlığı, El Fetih ile Hamas arasında varılan millî mutabakatın memnuniyetle karşılandığını bildirdi.

 

Bakanlık tarafından dün (24 Nisan) yayımlanan bildiride, "El Fetih ve Hamas heyetleri arasında 23 Nisan günü Gazze'de varılan ve bir ulusal birlik hükümeti teşkil edilerek seçimlere gidilmesini içeren mutabakatı memnuniyetle karşılıyoruz" denildi.

 

Açıklamada, mutabakatın yıl sonuna kadar düzenlenmesi öngörülen seçimlerle, tüm Filistinlileri kucaklayan bir hükümetin teşkiline ve bölgede adil ve kapsamlı barışın tesisine giden yolu açmasının ümit edildiği ve Filistinlilerin birliğinin, bölgede kalıcı ve yaşayabilir bir barış için elzem olduğu kaydedildi.

 

Rusya 25 Nisan’da Bunları Konuşuyor

 

Rusya’nın Sesi Radyosu (RUVR), Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Ukrayna krizinde Cenevre Anlaşması'na saygı gösterilmesi konusunda ısrarcı olacaklarını söyledi.

 

Moskova'da düzenlenen Genç Diplomatlar Forumu'nda konuşan Rus bakan, Cenevre'de sözü verilen taahhütlerin çiğnenmesine izin vermeyeceklerini belirtti. Anlaşmaya uygun olarak Ukrayna'da gerilimi azaltmaya çalışacaklarını kaydeden Rus bakan, "Ancak bize karşı tek taraflı bir tutum sergileniyor. Anlaşma ile ilgili olarak Rusya'ya sürekli dayatma yapılmaya çalışılıyor. Bunu kabul etmeyeceğiz." dedi.

Lavrov, dış politikada çatışma yaşamak istemediklerini de belirtti. Dış politikada uluslararası hukuka dayalı birleştirici bir gündemden yana olduklarını ifade eden Rus bakan, "Tek kutuplu dünya düzeni türbülansa neden oluyor. Rusya, sorumlu bir şekilde hareket etmeye, meşru ulusal çıkarlarını korumaya çalışıyor ancak diğer ülkelerle çatışma içinde olmak istemiyor." diye konuştu.

 

RUVR, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin, Almanya Başbakanı Angela Merkel ile bugün gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, Kiev rejiminin Ukrayna’nın güneydoğusunda yaşayan sivil vatandaşlara karşı askeri birlikleri kullanmaya yönelik girişimlerini sert sözlerle kınadı.

 

Kremlin Basın Dairesi tarafından konuyla ilgili olarak yapılan açıklamada, Almanya’nın talebi ile gerçekleşen görüşmede, tarafların Ukrayna’daki kritik kriz durumunu ve geçtiğimiz hafta Cenevre’de yapılan görüşmelerde kabul edilen mutabakat hükümlerine uymak istemeyen Kiev’deki iktidarın icraatlarını ele aldıkları bildirildi.

 

Telefon görüşmesinde, Ukrayna’da görev yapmakta olan AGİT Gözlemci Heyeti’nin faaliyetleri hakkında da görüş alışverişinde bulunan liderler, Rusya, AB ve Ukrayna temsilcilerinin katılımı ile Avrupa’ya sağlanan Rus gazının iletim sürecinin güvenliği konusunun ele alınacağı bir görüşmenin de acilen gerçekleştirilmesi konusunda da mutabakata vardılar.

 

RUVR, Rusya Dışişleri Bakanlığı, Suriye rejiminin kimyasal silah kullanmadığına ilişkin ellerinde kanıtların olduğunu ve Şam’a yöneltilen yeni suçlamaların askeri müdahale için yeni bir bahane bulma çabası olduğunu açıkladı.

 

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, “Suriye karşıtı yeni kimyasal histeri, Suriye’ye askeri müdahale için bahane bulma çabalarından vazgeçmeyen organizatörlerin gerçek amaçları hakkında düşünmeye zorluyor” denildi.

 

Rusya Dışişleri Bakanlığı, bu iddiaların, “Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü’nün Suriye’nin kimyasal silahsızlandırılması sürecinin başarıyla ilerlediğini ve zehirli kimyasal maddelerin bu ülkeden çıkarılması işleminin belirlenen tarihlerde tamamlanabileceğini açıkladığı” sırada geldiğine dikkat çekti.

 

RUVR, Bugün düzenlenen basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Rusya Federasyonu Hava Kuvvetleri Askeri Mühendislik Dairesi Başkanı Albay Aleksey Hazov, yerli üretim anti helikopter mayınlarının çok yakın bir tarihte kullanılmaya başlanacağını kaydetti.

 

Açıklamasında, ‘‘Tamamen yerli üretim olan ve geçtiğimiz yılın sonunda gerçekleştirilen testlerden başarıyla geçen anti helikopter mayınları, çok kısa bir zaman zarfında kullanılmaya başlanacaktır. Kümülatif şarj prensibine göre çalışan mayın, kuvvetli bir darbe çekirdeği yaratmak sureti ile 200 metreye kadar olan irtifalarda seyreden helikopterleri ve diğer hava hedeflerini imha etmektedir’’ şeklinde konuşan Hazov, seyir halindeki helikopterlerden de dahil olmak üzere uzaktan kontrol edilebilecek olan yeni mühimmatın boyutları ve ağırlığının henüz açıklanmayacağını belirterek sözlerini tamamladı.

 

İngiltere 25 Nisan’da Bunları Konuşuyor

 

Rusya – Ukrayna gerilimi artıyor

 

Bugün Guardian gazetesi, Rusya'nın Ukrayna sınırında yaptığı askeri tatkibatı manşete taşımış. Gazete, Kiev'in Sloviansk kentini geri alma çabasına Rusya'nın tatbikatla cevap verdiğini yazıyor. Haberde, Ukrayna askerlerinin Sloviansk'ta gerçekleştirdiği operasyonun, kentin merkezine uzak yerlerde çatışmalara neden olduğu belirtiliyor. Kiev'in "5 Rus yanlısı militanın öldüğü" açıklamasına da yer verilmiş.

 

Gazete, yerel kaynaklara göre 2 kişinin öldüğünü ve Ukrayna askerlerinin şehir merkezine girmediğini kaydediyor. Putin'in operasyona verdiği cevap da haberde yer alıyor. Buna göre Putin, Kiev hükümetinin kendi halkına karşı askerlerini kullandığını belirtiyor ve bunu "ciddi bir suç" olarak tanımlıyor.

 

Gazete, sınırdan bazı fotoğraflar yayımlandığını, bu fotoğraflarda Rus tanklarının ve silahlı araçların tatbikat yaptığını yazıyor. Haberde Ukrayna Geçici Başkanı Oleksandr Turchynov'un Rus askerlerin tatbikatına dair açıklamasına da yer verilmiş. Buna göre Turchynov, Moskova'ya "askerlerini sınırdan çekmesi, tehdit ve iantaja son vermesi" çağrısı yapıyor.

 

Yaşanan son gelişmelere dair Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-moon'un bir açıklama yaparak, "Olaylar her an kontrolden çıkabilir. Ne yaşanırsa yaşansın, askeri bir adım atılmamalıdır" dediği belirtiliyor.

 

Financial Times, İngiltere'nin Cornwall bölgesinde yaşayan Kelt kökenli halka Avrupa Birliği tarafından tanımlanmış "azınlık" statüsü verileceği açıklamasının bölgedeki "milliyetçiler" tarafından sevinçle karşılandığını yazıyor.

 

Gazete, buna karşılık Cornwall Dükalığı'na İngiltere'deki hiçbir siyasi partinin, İskoçya veya Galler gibi özerk bir bölge statüsüne geçiş vaadinde bulunmadığını belirtiyor. Habere göre, bölgeye müjdeyi iktidar koalisyonunun Liberal Demokrat kanadından Danny Alexander Cornwall Dükalığı'na yaptığı gezi sırasında verdi ve artık tıpkı İskoçlar, Galliler gibi resmen azınlık olarak kabul edileceklerini söyledi.

 

Financial Times bu duyurunun önümüzdeki ay yapılacak Avrupa seçimleri öncesinde Liberal Demokratlar açısından önemli olabileceğine dikkat çekiyor. Gazete, Cornwall bölgesinde geleneksel olarak güçlü olan Liberal Demokratların son zamanlarda kamuoyu yoklamalarında koalisyon hükümetine duyulan tepki nedeniyle puan kaybettiğini hatırlatıyor. Gazeteye göre, Cornwall'a verilen müjde yani Britanya'nın en küçük Kelt asıllı azınlığına statü verilmesi, aslında İskoçya bağımsızlık referandumu öncesinde İskoç halkına verilmiş bir mesaj da olabilir.

 

Kendisi de İskoç olan bakan Danny Alexander'ın "Bu tüm kimlik ve kültürlerin Birleşik Krallık içinde birarada yaşamasının mümkün olduğunu gösteriyor" dediği de aktarılıyor.

 

Daily Telegraph gazetesinin Orta Doğu muhabiri Richard Spencer, Suriye'deki seçimlerle ilgili bir yazı kaleme almış. Gazeteci, Suriye'deki seçimde Başkan Beşar Esad'a karşı iki adayın gösterildiğini yazmış. Spencer'a göre, başkanlığa aday olan Hasan El Nuri ile Mahir El Hajar, ne Suriye'de ne de Suriye dışında tanınan isimler. Yazıda, Hasan El Nuri'nin daha önce Başkan Esad'ın babası Hafız El Esad tarafından kısa bir süre için bakan olarak atandığı belirtiliyor. Ulusal Değişim İnisiyatifi Partisi'nin üyesi olan Nuri'nin, ABD'de eğitim görmüş bir işadamı olduğu ifade ediliyor.

 

Mahir El Hajar'ın adaylığını sorgulayan gazeteci, Hajar'ın ofisinde çekilmiş bir fotoğrafını paylaşmış. Fotoğrafta, muhalefet partisi adayı olan Hajar'ın odasında Başkan Esad'ın portresinin asılı olduğu görülüyor. Eskiden Komünist Parti üyesi olan Hajar'ın, daha sonra Halkın İradesi Partisi'ne üye olduğu belirtiliyor. 2007'de yapılan bir önceki seçimlerde Başkan Esad'ın oyların yüzde 97'sini alarak başa geldiğini kaydeden gazeteci Spencer, seçimin hem Batı hem de muhalif liderler tarafından kınandığını belirtmiş.

 

Yazıda, Suudi Arabistan tarafından desteklenen Şark El Avsat gazetesinin yorumlarına da yer verilmiş. Buna göre Hajar'ın adaylığı, Suriye istihbaratı tarafından planlanıyor. Gazetede, ihtihbaratın öncelikle daha çok tanınan adaylarla görüştüğü ancak onları adaylığa ikna edemediği ifade ediliyor.

 

Muhalif Samir Naşar'ın yorumlarının Şark El Avsat gazetesinde yer aldığı belirtiliyor. Naşar, söz konusu hareketin seçime meşruiyet katmak için yapıldığını, gerçek amacın ise çatışmaya siyasi bir çözümü engellemek olduğu yorumunu yapıyor.

 

Times gazetesi bugün "Uzun yaşamanın sırrı: Çiğ balık yiyin, yeşil çay için" manşetiyle çıkmış. Gazete, yeni yapılan bir araştırmaya göre, Japon kadınlarının diğer kadınlardan daha uzun yaşadığını belirtiyor. Times, ONS tarafından yayımlanan uluslararası anlaşmadaki sonuçlardan birini haberleştirmiş. Araştırmada dünyadaki nüfus, eğitim ve ekonomik durum karşılaştırılıyor.

 

Haberde, Japon kadınlarının ekmek ve süt ürünleri yemedikleri, sağlıklı fakat ağır bir rejimle beslendikleri ifade ediliyor. Ancak bu ağır diyetin ödülü, ortalama 86.4 yaşına kadar yaşamaları oluyor. Gazete, Gerontolog (yaşlılık bilimi uzmanı) Craig Wilcox ile görüşmüş. Okinawa takımadalarında uzun ömrün sırlarını araştıran uzman Wilcox, şu değerlendirmede bulunmuş:

 

"Haftada, ortalama üç defa balık yiyorlar. Çok fazla tahıl, sebze ve soya ürünü tüketiyorlar. Dünyadaki herkesten daha çok tofu peyniri ve deniz yosunu yiyorlar. Keza mürekkep balığı ve ahtapot tüketimi de çok yüksek. Bu ürünlerde torin yüksektir. Torin de kolesterol ve kan basıncını düşürür."

 

Gazete, Japon kültüründe yemeklerin küçük tabaklarda, küçük porsiyonlarda sunulduğunu ve zarifçe yenildiğini belirtiyor. Yemek yerken kısa çubuklar kullanıldığı ifade ediliyor.

 

Independent, UKIP'in, reklam yüzü olan üyesini ırkçı tweetler attığı için partiden uzaklaştırıldığını yazmış. Andre Lampitt, İngiltere'deki milliyetçi parti UKIP'in reklam filminde "inşaatçı" rolünü oynuyordu. Lampitt filmde bir inşaatın önünde yürüyor ve Avrupa'dan gelen göçe kısıtlama olmadığını, bu yüzden iş bulamadığını söylüyordu. Lampitt reklamda şu sözleri sarfediyordu: "Doğu Avrupa'dan gelen arkadaşlar herkesten çok daha az paraya çalıştıklarından, iş bulmakta çok zorlanıyorumç Artık ailemi geçindiremiyorum."

Lampitt, ayrıca UKIP'in Merton Konseyi adaylarından biriydi.

 

Haberde, aslen Zimbabwe'li bir göçmen olan ve İngiltere'ye yerleşen Lampitt'in bir yıl kadar önce attığı ırkçı tweetlerin ortaya çıktığı belirtiliyor. Bu tweetlerden bazılarıysa şöyle:

"Müslümanlar hayvandır. İnançları midemi bulandırıyor. Peygamberleri de pedofiliydi."

 

"Ben Afrika'da doğdum ve büyüdüm. Lütfen Afrika'yı Afrikalılara bırakın da hepsi kendilerini öldürsünler."

 

"Putin en azından ülkesini seven biri. David Cameron İngiltere'yi sevmiyor, AB'yi seviyor."

 

"Nijeryalılar genellikle kötü insanlardır. Ben Afrika'da büyüdüm ve aksini kanıtlayabilecek varsa buyursun."

 

"Tüm Müslümanlar Avrupa ve Amerika'yı terk etmeli ya da o patetik satanist inançlarından vazgeçmeli."

 

Gazete, UKIP'in sözcüsünün "Lampitt'in bu nahoş düşüncelerini paylaştığını görünce çok sarsıldık. Kendisinin üyeliği derhal askıya alındı ve disiplin soruşturması başlatıldı."

 

Gazeteye değerlendirmede bulunan Liberal Demokrat Parti Başkanı Tim Farron, bu durumun bazı UKIP destekçilerinin gerçek yaklaşımını gösterdiğini savundu.

 

Almanya 25 Nisan’da Bunları Konuşuyor

 

Frankfurter Rundschau gazetesi, ABD Başkanı Barack Obama’nın 23-29 Nisan tarihleri arasındaki Asya turunun kendisi açısından getirisinin çok fazla olmayacağı görüşünü savunuyor.

 

“Obama bir hafta boyunca Asya kıtasını dolaşacak. Çünkü ‘Pasifik’in Başkanı’ olma sevdasında. Ama bu projeye yoğunlaşması da zor olacak. Zira Ukrayna’daki anlaşmazlık tırmanıyor, Batılı ortaklar ne yapacağını bilemez durumda ve Amerika’nın yardımını bekliyor. Suriye’deki iç savaş şiddetleniyor, Filistinliler ile İsrailliler yakınlaşma sağlayamıyor. Evde ise muhafazakâr hasımları Obama’nın Putin, Esad ve diğerlerine karşı daha sert tavır alamadığından şikâyetçiler. Obama’nın Asya gezisinden sonra politikalarında bir dönüşüm yakalaması, tıpkı iç politikadaki mücadelelere, sağlık reformuna, bütçe ve göç hukuku düzenlemelerine tüm enerjisini yönlendirdiği daha önceki yıllarda olduğu gibi ancak ve ancak yavaş bir biçimde gerçekleşebilir. Dış politikada ilerleme sağlayabilmesi ancak kaplumbağa hızı ile mümkün olabilir.”

 

Wetzlarer Neue Zeitung adlı gazete Ukrayna’da gerginliğin tırmanmaya devam etmesi kapsamında kaleme aldığı yorumda, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in giderek savaş politikaları uygulayacağını öne sürerek şu görüşlere yer veriyor:

 

“Şimdiye kadar hiçbir savaş görmemiş Batı Avrupalılar kendilerini güvende hissetseler de Putin'in sert askerî politikaları savaş politikalarına dönüşme yolunda. Bu ise sadece Ukrayna'da özgürlük ve demokrasi isteyen çok sayıda insanı değil, AB içerisinde yaşayan bizleri de tehdit etmekte. AB açısından bu kriz, büyük finans krizinin açtığından çok daha derin sonuçlar doğurabilir. Çünkü bu kriz, bizim uzun yıllar sürecinde oluşan refah ve demokrasi modelimizi tehdit eder nitelikte.”

 

Berlin'de yayımlanan Der Tagesspiegel gazetesinin Ukrayna krizine ilişkin yorumunda ise savaş senaryolarına ilişkin şu görüşler göze çarpıyor:

 

“Putin, Amerika'nın da Avrupa'nın da Ukrayna'nın selâmeti uğruna bu ülkeye müdahale etmeyeceğini biliyor. Amerika ile Avrupa, doğuracağı ekonomik sonuçlar açısından Putin'in tavrını gözden geçirebileceğini düşünüyorlar. Ayrıca Putin'in en azından şu anda Ukrayna'nın bölünmesini istemediğini, çünkü bu ülkenin bir bölümünün Rusya'ya dâhil edilmesiyle birlikte sorunların da Rusya'ya dâhil olacağından yola çıktığını ümit ediyorlar. Putin sadece Ukrayna'nın istikrarını bozmak istiyor; böylece Kiev'e daha kolay baskı uygulayabileceğini düşünüyor. Ancak asıl büyük tehlike, alttan alta uç gösteren savaşın kendi dinamiklerinin ortaya çıkması ve nereye gideceği önceden kestirilemeyen bir gelişmenin oluşması. Doğu Ukrayna'daki Rusya yanlısı milisleri Putin kendi ifadesine göre kontrol edemiyorsa, kim kontrol edebilecektir? Ya da böyle bir niyeti yoksa ne olacaktır?”

 

Filistin'de Özerk Yönetim Başkanı Mahmud Abbas'a bağlı El Fetih hareketi ile Gazze'de kontrolü elinde bulunduran radikal İslamcı Hamas, geçici bir birlik hükümeti kurulması yönünde uzlaşmaya vardı. Bu gelişme üzerine Perşembe günü olağanüstü toplanan İsrail güvenlik kabinesi, Filistinlilerle barış görüşmelerinden çekilme kararı aldı. Ludwigshafen kentinde yayımlanan Rheinpfalz gazetesi, yorumunda Ortadoğu'da baş gösteren yeni krize değiniyor.

 

“Yeni oluşturulacak bir Filistin hükümetinin şimdiye kadar İsrail ile imzalanmış olan tüm anlaşmalara ve dolayısıyla İsrail'in tanınmasına kesinkes sadık kalması konusunda İsrail'in diretmesi anlaşılır bir şey. Bu anlamda İsrail'in barış görüşmelerini askıya alması uygun bir tavır. Ancak şimdi yeni bir şiddet dalgası baş göstermez, sadece yeni bir Filistin hükümetinin oluşturulması ve seçimlere hazırlanılması gündeme gelirse, o takdirde her iki tarafın önkoşul ileri sürmeden görüşme masasına dönmesi gerekir. İsrail'in görüşmelerden çekilmesi zaten bekleniyordu, Filistinlilerin Başkanı Mahmud Abbas da bunu göze almıştı. Görüşmelerin askıya alınması dramatik bir olay olarak değil, karşılıklı engelleme taktiklerinin nihaî olarak aşılması için bir fırsat olarak görülmelidir.”

 

İran 25 Nisan’da Bunları Konuşuyor

 

Fars Haber Ajansı (FHA), Ermenistan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın özür dilemesini kabul etmediFHA- Ermenistan Cumhurbaşkanı, Türkiye’yi gerçekleri görmezden gelmekle suçlayıp, Erdoğan’ın başsağlığı dileğini kabul etmedi.

 

Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan, “Ermeni katliamı” diye bilinen hadisenin 99. yıl dönümü töreninde yaptığı konuşmada, Türkiye Hükümetini bu tarihi gerçeği inkar etmekle suçlayıp, kınadı. Sarkisyan aynı zamanda, Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başsağlığı dileğini kabul etmedi.

 

İngiliz “Guardian” gazetesinin bildirdiğine göre, Ermenistan’ın üst düzey diğer yetkilileriyle birlikte 1915 katliamında ölenlerin için yapılan anıtın önünde bulunan Sarkisyan, Türkiye Hükümetinin bu korkunç tarihi hadise gerçeğini görmezden geldiğini belirterek, Erdoğan’ın başsağlığı dileğini reddedip, bu hadisenin 100. yıl dönümünü pişmanlık ifadesi için uygun bir fırsat olarak tanımladı.

 

FHA, Lavrov: 5+1'de İran'ın füze gücünü asla görüşmedikFHA- Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov, İran'ın füze gücü 5+1 grubunda asla görüşülmediğini vurguladı.

 

Russia Today TV kanalına özel mülakatta bu açıklamayı yapan Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, İran'ın füze gücü 5+1 grubunda asla görüşülmediğini, ayrıca İran'ın nükleer meselesinin çözümü doğrultusunda imzalanan Cenevre anlaşmasında da yer almadığını belirtti.

 

Lavrov, İran ve 5+1 arasında imzalanan Cenevre anlaşması oldukça şeffaf ve net olduğunu ifade etti.

 

FHA, Lavrov: Rusya, terörle mücadelede Lübnan’a yardım ediyorFHA- Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov dün Moskova’da Lübnanlı mevkidaşıyla görüştükten sonra, ülkesinin terörle mücadele alanında Lübnan’a yardımcı olacağını belirtti.

 

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov dün Moskova’da, Lübnanlı mevkidaşı Cibran Basil’le görüşmesinin ardından katıldığı ortak basın toplantısında “Lübnan Cumhurbaşkanının belirlenmesi, Lübnanlıları birleştirme konusunda önemli bir faktör” dedi.

 

“El Ahd” haber sitesinin bildirdiğine göre, Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov ayrıca, ülkesinin Lübnan Hükümet, Ordusu ve güvenlik organlarını sosyal ve ekonomik sorunlarını gidermeleri konusunda desteklediğini vurguladı.

 

FHA, Reuters'e demeç veren bazı güvenilir kaynaklar, Hindistan yönetimi önümüzdeki üç ay içinde İran'a olan 1,65 milyar dolarlık petrol borcunu ödeyeceğini belirtti.

 

Cenevre anlaşmasında İran'ın bloke edilen mal varlığından 4.2 milyar dolarının serbest bırakılması kararlaştırılmıştı.

 

Söz konusu kaynaklar, Hindistan yönetimi rafinerilerden ilk ödemeyi Mayıs ayı ortalarında yapmalarını istediğini, Amerika ve AB izin verdiği takdirde rafinerilerin borçlarının her üç bölümünü ödeyeceğini belirtti.

 

FHA, Halife rejimi zindanlarında 176 esir çocuk bulunuyorFHA- Bahreynli gençlerin insan hakları cemiyeti, Halife rejimi zindanlarında 176 çocuğun güvenlik bahaneleri ile esir olduğunu ifşa etti.

Bahreyn'de çocuklara karşı insan hakları ihlallerini rasat eden Bahreynli gençlerin insan hakları cemiyeti, Halife rejimi zindanlarında 176 çocuğun güvenlik bahaneleri ile esir olduğunu ifşa etti.

 

Konu ile ilgili bir rapor yayınlayan cemiyet, cemiyetten 12 kişilik bir ekip Mart 2011'den Mars 2014'e kadar türlü güvenlik bahaneleri ile yakalanan ve işkence edilen Bahreynli 214 çocuğun evlerine başvurduklarını belirtti.

 

Raporda, bu çocukların hepsi 18 yaşın altındaki çocuklar olduğu belirtildi.

 

FHA, Tahran Sipahiler ordusunun askeri tatbikatı başladıFHA- Tahran Sipahiler Ordusu "Beytulmukaddes'e doğru" askeri tatbikatı, gönüllü seferberler "Besic" ordusunun katılımı ile başladı.

 

Tahran Sipahiler ordusunun Beydulmukaddes'e doğru askeri tatbikatı, gönüllü seferberlerin katılımı ile başkentin beş coğrafi bölgesinde başladı.

 

İki gün sürecek tatbikatın askeri ve eğitim amaçlı olduğu ve "Velayet hamilerinin direnişi – Muhammed'in –s- Kudüs ordusu geliyor" sloganı ile başladığı kaydedildi.

 

Beytulmukaddes'e doğru askeri tatbikatı sırasında birliklerin savunma mevzilerine konuşlanması, düşmana karşı taarruz operasyonu, ana güzergahların işgali ve kapanması durumunda talî güzergahların açılması ve pusu kurma gibi taktiklerin uygulanacağı belirtildi.

 

FHA, Türkiye'den büyük ticari heyet Buşehr'e geliyorFHA- Buşehr Ticaret Odası Başkanı Ali Ekber Şerifpur Buşehri, Türkiye'den büyük ticari bir heyetin Buşehr'e geleceğini açıkladı.

 

Buşehr Ticaret Odası Başkanı Buşehri gazetecilere yaptığı açıklamada, İran'da şimdiye kadar eşine ender rastlanan büyük bir yabancı ticari heyetin haftaya Buşher eyaletini ziyaret edeceğini belirtti.

 

Buşehri, söz konusu ticari heyetin Türkiye'nin 60 işadamı ve girişimcilerinden oluştuğunu, heyette İzmir Ticaret Odası Başkanı ve beraberindeki İzmirli işadamları yer aldığını kaydetti.

 

Heyetin gelecek Pazar günü Tahran'dan ilk önce Asaluye bölgesine geleceğini belirten Buşehri, Türk heyetin Asaluye bölgesinde petrol ve doğalgaz tesislerini gezeceğini ve ilgili yetkililer ve yöneticilerle görüşmelerde bulunacağını ve ardından Buşehr'e geçerek burada Ticaret Odası tarafından karşılanacağını ifade etti.

 

FHA, Arabistan istihbaratı eski şefi Türki Faysal, Fars Körfezi Arap ülkelerinden, "İran tehdidi" olarak adlandırdığı duruma karşı nükleer bilimlerini geliştirmelerini istedi.

 

Bahreyn'in başkenti Maname'de düzenlenen bir güvenlik oturumunda konuşan Faysal ayrıca, Arapların İran ve 5+1 müzakerelerinin her türlü sonucu için hazır olmaları gerektiği üzerinde ısrar etti.

 

Faysal, İran milleti ile düşmanlıkları olmadığını, fakat kendi ülkelerinin güvenliğini korumak için nükleer bilimde İran ile denge sağlamak zorunda olduklarını belirtti.

 

FHA, Sipahiler Deniz Kuvvetleri Donanma İkinci Bölge Komutanı Amiral Ali Rezmcu bölgede her türlü hareketliliği titizlikle rasat ettiklerini ve hiç bir düşmanca harekete karşı duyarsız olmayacaklarını belirtti.

 

Amiral Rezmcu Sipahiler Donanması Fars Körfezi ve Umman Denizi'nde her türlü hareketliliği gözetlediğini belirterek, Sipahilerin kuruluş felsefesi, İslam inkılabının ülkülerini ve İslamî nizamın ilkelerini ve getirilerini korumaktan ibaret olduğunu vurguladı.

 

Amiral Rezmcu, bu görev Sipahilerin parlayan karnesinde İslam Cumhuriyeti nizamının kurucusu İmam Humeyni –ks- ve İslam inkılabı rehberi Ayetullah Hamanei'nin fermanını dinleme ve yerine getirme bağlamında altın sayfa olduğunu belirtti.

 

FHA, Siyonist İsrail eski Savaş Bakanı Ehud Barak, Kazakistan’da düzenlenen Avrasya medya toplantısında açıklamalarda bulunurken, İsrail’in atom programı ve atom silahlarıyla ilgili bir soru üzerine “Biz atom silahlarımızla kimse için tehdit değiliz” karşılığını verdi.

 

Mısır “Bevabet-ül Ahram” haber sitesinin bildirdiğine göre, General Seyf Elizel, Barak’a Siyonist İsrail’in atom silahların geliştirilmesini yasaklıyan “NPT” anlaşmasını imzalamaktan kaçınması ve Uluslararası Atom Eneji Ajansı denetçilerinin İsrail’in nükleer tesislerini denetlemelerine izin vermemesinin sebebiyle ilgili bir soru sorunca, Barak hiçbir karşılık vermedi.

 

FHA, İran-İsviçre Dostluk Parlamentosu üyelerinden Yus Nidger dün İran’ın Kaşan kentinde ticari bir heyetle kurulan toplantıda yaptığı konuşmada “İsviçre, Ortadoğu’nun en büyük ülkesi olarak İran’da yatırım yapmayak istiyor, ama maalesef İran aleyhindeki mevcut yaptırımlar yabancı ülkelerin İran’da yatırım yapmalarına kısıtlamalar getiriyor” dedi.

 

Nidger ayrıca “Biz bugün Cenevre müzakereleri sonucunda olumlu anlaşmaların sağlanması ve İran karşıtı yaptırımların kaldırılmasını ve nihayet yabancı ülkelerin İran’da yatırım yapmalarına imkan verilmesini temenni ediyoruz” şeklinde konuştu.

 

Suriye 25 Nisan’da Bunları Konuşuyor

 

Suriye Arap Haber Ajansı (SANA), İngiltere'nin başkenti Londra’daki King College Üniversitesinde Uluslar arası Radikalliği Araştırma Merkezi başkanı Shiraz Maher; İngiliz kadınların Suriye'deki silahlı grupların saflarında savaşmaya gittiklerini söyledi.

 

İngiliz The Independent Gazetesinin aktardığı açıklamalarında merkez başkanı Maher; İngiliz bir çok kadının kocasıyla birlikte silahlı grupların saflarında çatışmalara katılmak için Suriye'ye gittiklerini belirtirken bunların arasında henüz 18 yaşını tamamlamayan kadınların da bulunduğunu belirtti.

 

İngiliz polsii daha önce tüm vatandaşlardan; Suriye'ye silahlı grupların saflarına katılmak için gitme niyetleri olan akrabaları yada yakınlarının olanları polise haber vermeye davet etmiş, terörü finanse etme yada gençleri örgütleme suçlarıyla tutuklamalarda bulunmuştu.

 

SANA, Ürdün’ün güney kesiminde bulunan Mean Kentinde güvenlik güçleri ile kent sakinleri arasında süren çatışmalar çerçevesinde dün gece üç kişi yaralandı.

 

Ürdünlü bir kaynak; Mean Kentinde; çatışmaların geçtiğimiz günlerde kentte mahkeme tarafından tutuklanması talep edilen şahısları aramak amacıyla güvenlik güçleri tarafından düzenlenen operasyonlar çerçevesinde başladığını ifade etti.

 

Çatışmalarda Selefi Cihatçı Çizgiye mensup bir kişinin hayatını kaybetmesi üzerine Mean Kenti sakinlerinin sokakları ve yolları tamamen kapatarak güvenlik güçleriyle şiddetli çatışmalara başladıklarına işaret eden kaynak; çatışmalar çerçevesinde kent girişinde Ürdün Jandarma güçlerine ait birçok zırhlı aracın tahrip edildiğini ve güvenlik güçlerinin kent merkezinde kontrolü tamamen kaybettiklerini beyan etti.

 

SANA, İşgalci İsrail'in Suriye'de her türlü vahşeti işleyen terör çetelerine desteği aleni bir hal alırken, işgal otoritelerinin Suriye'de çatışmalar sırasında yaralanan teröristleri hastanelerine taşıyıp tedavi etme haberleri günlük haberler haline geldi.

 

İşgal hastanelerinde tedavi gören teröristlerin sayıları her gün daha çok artarken, İsrailli medyası dün gece saatlerinde Suriye sınırlarından ikisi ağır olmak üzere altı yaralının hastanelere kaldırıldığını aktardı.

 

İsrail medyası ara sıra siyasi ve medyatik hedefler uğruna tedavi gören teröristlerin sayılarına ilişkin bir kısım sızdırmalarda bulunmasına rağmen İsrail hastanelerinde tedavi gören teröristlerin eksin sayısı hakkında kesin bir bilgi bulunmuyor.

 

SANA, Lübnan Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı Cübran Basil; terörün herkesi tehdit eden bir tehlike olduğuna dikkat çekerken bu tehlikenin Ortadoğu'da büyüdüğünü ve sınır koyulması güç haline geldiğini söyledi.

 

Rus Kilisesinde Antakya ve Tüm Doğu Rum Ortodokslar Patrikliği temsilcisi Patrik Nivon Saykli ile Moskova'da bir araya gelen Bakan Basil insanlık adına bu ciddi tehlikeye karşı koymaktan başka yol bulunmadığını ifade etti.

 

Basil dün Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile Moskova'da düzenlediği ortak basın toplantısında; Suriye'de krizin sürmesinin terör tehlikesini daha çok genişleteceğini ifade etmiş, dolayısıyla bu krizin en kısa zamanda siyasi yollarla çözülmesi önemini vurgulamıştı.

 

SANA, Rusya Dışişleri Bakanlığı; kimi tarafların Suriye ordusunu ‘kimyasal zehirli maddeler kullandığı’ yönünde bulundukları suçlamalara ilişkin iddialarının aslı gerçeği olmadığı belirtti.

 

Bakanlık bugün yayınladığı beyanda; bu iddiaların gerçeklerle hiçbir şekilde bağdaşmadığını ifade etti. Suriye'ye karşı düşmanca yeni kimyasal histerik olarak nitelendirilen suçlamaların hedefine ilişkin bir dizi soru işaretini dile getiren Rus bakanlık; bu gibi asılsız iddialarda bulunanların, Suriye'de askeri müdahalede bulunma bahanesi bulmak için her fırsatı değerlendirmeye çalıştıklarına dikkat çekti.

 

SANA, Başbakan Vail el Halaki bugün Lazkiye ilinde bir dizi hizmetsel ve kalkınsal önemli projeye saha gezisinde bulunarak çalışmaların seyrini inceledi. Lazkiye Kentindeki Askeri Hastanede tedavi gören yaralı askerlere geçmiş olsun ziyaretinde bulunan Başbakan Halaki; vatanın onur ve egemenliğinin korunması amacıyla silahlı kuvvetlerimizin takdim ettiği eşsiz fedakarlıkları övdü.

 

Başbakan Halaki aynı zamanda; Lazkiye kırsalının kuzeyi Keseb Kasabasına Türkiye toprakları üzerinden saldıran radikal terör çetelerinin eylemleri neticesinde evlerinden tehcir edilen vatandaşların geçici olarak ikamet ettikleri Lazkiye Kentindeki Azra Ortodoks Ermeniler Kilisesi ve Cihat Maşi Lise Okulunu ziyaret etti. Geçici ikamet merkezlerinde terör mağdurlarına verilen hizmet kalitesini inceleyen Halaki; terör mağdurlarının acılarını hafifletmek için tüm olanakları kullanma talimatlarında bulundu.

 

SANA, Yüksek Anayasa Mahkemesi resmi sözcüsü Avukat Macid Hadra bugün, cumhurbaşkanlığı seçimlerine adaylık başvurularının başlamasının dördüncü gününde hiçbir başvurunun yapılmadığını söyledi.

 

Hadra bugün yaptığı basın açıklamasında; anayasa ve kanunlar gereğince belirlenen koşullara sahip Suriyeli istisnasız her vatandaşın adaylık için başvuruda bulunma hakkına sahip olduğunu belirtti.

 

Yüksek Anayasa Mahkemesinin adayların seçim programlarına kesinlikle müdahale etmeyeceğini belirten Hadra; adaylık başvurusunda bulunanların, başvuru tarihinin sona ermesinden beş gün sonra resmi gazetelerde açıklanacağını ifade etti. Yüksek Anayasa Mahkemesi cumhurbaşkanlığı seçimleri için adaylık başvuruları için 22 Nisan ila 1 Mayıs tarihleri arasını belirlemiş ve şu ana dek iki başvuru almıştı.

 

Azerbaycan 25 Nisan’da Bunları Konuşuyor   

 

1News.az, Kerry "Rusya'nın anlaşmaya uymaması halinde bu sadece ciddi bir hata olmayacak, pahalı bir hata olacak" ifadelerini kullandı.

 

ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, sürpriz biçimde akşam saatlerinde ABD Dışişleri Bakanlığı'nda Ukrayna konusunda açıklama yaptı.

 

Sert bir üslupla konuşan Kerry, Cenevre anlaşmasında sadece "iyi niyetin" yeterli olmadığını, tarafların somut adımlar atması gerektiğini açıkça belirttiklerini hatırlattı.

 

Anlaşmanın ilk gününden itibaren sadece Ukrayna'nın yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve sözlerini tuttuğunu kaydeden Kerry, Rusya'nın ise "dikkat dağıtma, kandırma ve istikrarsızlaştırma" yolunu izlediğini belirtti.

 

1News, vrupa Birliği (AB) Doğu Ortaklığı Programı Zirvesi dün Çek Cumhuriyeti’nin başkenti Prag’da başladı.

 

Zirve, Doğu Ortaklığı programının 2009 yılında Prag’da yapılan kuruluş zirvesinin beşinci yıldönümü dolayısıyla düzenleniyor. Zirveye Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev de katıldı.

 

Zirve, devlet ve hükümet başkanları onuruna Prag Kalesi’nde düzenlenen resmi karşılama töreniyle başladı. Katılımcı devletlerin bayraklarının göndere çekildiği törende devlet ve hükümet başkanları onuruna tören kıtası hazır bulundu.

 

Çek Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Milos Zeman, Cumhurbaşkanı Aliyev’i karşıladı ve Azerbaycan’ın ulusal marşı seslendirildi. Karşılama töreninin ardından devlet ve hükümet başkanları aile fotoğrafı çektirdiler. Daha sonra zirvenin ilk oturumu başladı. Cumhurbaşkanı Aliyev oturuma katıldı.

 

Milos Zeman, zirvede açılış konuşması yaparak katılımcı ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarını selamladı. Zeman, Doğu Ortaklığı programının aradan geçen 5 yılda büyük mesafe aldığını söyledi, bu yönde yapılan çalışmaların katılımcı ülkeleri Avrupa değerlerine ve kriterlerine daha da yaklaştırdığını vurguladı.

 

1News, Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Başbakan Erdoğan'ın 1915 olaylarına ilişkin mesajını NTV canlı yayınında değerlendirdi. Mesaja yönelik tepkilerin olumlu olduğunu söyleyen Bakan, "Hedefimize ulaştığımızı düşünüyorum" dedi.

 

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Başbakan'ın 1915 taziyesine yönelik yaptığı değerlendirmede, "Biz hedefimize ulaştık" dedi. Davutoğlu, Başbakan Erdoğan'ın 1915 yılında yaşanan olaylara ilişkin açıklamasını NTV canlı yayınında değerlendirdi.

 

Mesaja yönelik yurtiçi ve yurtdışından olumlu tepkiler aldıklarını kaydeden Bakan, "Bu metin üzerinden, son 24 saatte dünyanın değişik yerlerinden gelen ve kimi telefon açılarak bizzat ifade edilen sözlere baktığımızda aslında hedefimize ulaştığımızı düşünüyorum" diye konuştu.

 

Davutoğlu, attıkları devrimci adıma yine devrimci bir yanıt beklediklerini belirterek, "Böylece yeni bir mahalle kurarız, birlikte oturup her şeyi konuşuruz. Bu şekilde geleceği birlikte inşa edeceğiz diye ümit ediyorum" ifadelerini kullandı.

 

1News, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, AB Doğu Ortaklığı programının 5. yıldönümü dolayısıyla düzenlenen zirveye katılmak için gittiği Prag’da dün Polonya Cumhurbaşkanı Bronislaw Komorowski ile bir araya geldi.

 

Görüşmede Azerbaycan’la Polonya arasındaki ikili ilişkilerin üst düzeyde olduğu vurgulandı ve bu ilişkilerin geliştirilmesinin önemi kaydedildi. Ermenistan’la Azerbaycan arasındaki Dağlık Karabağ sorununun çözümü konusunda da görüş alışverişinin yapıldığı görüşmede Avrupa Birliği ile Azerbaycan arasında işbirliğinin geleceği görüşüldü.

 

Polonya Cumhurbaşkanı Bronislaw Komorowski, Cumhurbaşkanı Aliyev’i resmi ziyaret için ülkesine davet etti.

 

1News, Çanakkale Kara Savaşlarının 99. yıldönümünde Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı’ndaki Şehitler Abidesi’nde uluslararası tören düzenlendi.

 

Azerbaycan Savunma Bakanlığının basın hizmetinden verilen bilgiye göre, Çanakkale’de savaşan 32 ülke temsilcisinin katıldığı törenlerde Azerbaycan Cumhuriyeti’ni Savunma Bakanı Orgeneral Zakir Hasanov temsil etti.

 

Törene Türkiye’nin yanı sıra Azerbaycan, Yeni Zelanda, Avustralya, Tunus, Sudan, Senegal, Makedonya, Lübnan, Kosova, İrlanda, Fransa, Fas, Bangladeş, Avusturya, Arnavutluk, Romanya, Irak, Gürcistan, Ürdün, İngiltere, Almanya, Bosna Hersek, Filistin, Hindistan, Kanada, Libya, Macaristan, Pakistan, Sri Lanka, Suriye ve Yemen’den temsilciler katıldı.

 

Törende, Çanakkale Savaşlarına askerleri katılan ülkelerin çelenkleri, ülke temsilcileri tarafından Atatürk Anıtı’na konuldu. Anma töreni mehteran bölüğü gösterisiyle devam etti. Onur kıtası, dost ülkeler askeri birlikleri, Türkiye Muharip Gaziler Derneği üyeleri ve izcilerin katılımıyla yapılan resmigeçitle tören sona erdi.

 

1News, İşgalci Ermenistan ordusuna bağlı birlikler Azerbaycan-Ermenistan cephe hattında ateşkesi yine ihlal etti. Azerbaycan Savunma Bakanlığının basın hizmetinden yapılan açıklamada, işgalci Ermenistan birliklerinin dün ve bugün gece Ermenistan’ın Noyemberyan ilçesi hudutları içerisindeki tepelerdeki mevzilerinden ve İcevan ilçesine bağlı Berkaber ve Paravakar köylerindeki mevzilerinden Azerbaycan Silahlı Kuvvetlerinin Gazah ilçesine bağlı Kızılhacılı köyündeki mevzilerine ateş açtıkları belirtildi.

 

Bunun dışında, Azerbaycan’ın Fizuli ilçesine bağlı Horadiz ve Aşağı Seyidehmedli, Ağdam ilçesine bağlı Sarıcalı ve Baş Gervend, Goranboy ilçesine bağlı Tapgaragoyunlu, Terter ilçesine bağlı Çilebürt, Hocavend ilçesine bağlı Kuropatkino köyleri ve bu ilçelerin hudutları içerisindeki tepelerde konuşlanan işgalci Ermenistan birliklerinin de Azerbaycan Silahlı Kuvvetlerinin karşı mevzilerine ateş açtıkları ifade edildi.

 

Bakanlıktan yapılan açıklamada, açılan ateşin karşılık verilerek susturulduğu ifade edildi.

 

1News, Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı İdaresi Başkan Yardımcısı ve Dış İlişkiler Daire Başkanı Novruz Memmedov, kendi Twitter hesabında, Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan’ın Doğu Ortaklığı Zirvesi’ndeki konuşmasıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

 

Novruz Memmedov, Twitter hesabında, “Sarkisyan, Doğu Ortaklığı Zirvesi’ndeki tüm konuşmasını sözde ‘soykırım’la ilgili saçma düşüncelerle Türkiye’ye saldırı üzerine kurdu” diye yazdı.

 

Novruzov, Sarkisyan’ın konuşmasının ardından Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in ona cevaben, “Türkiye’nin burada temsil edilmediğini bildiğiniz için bundan yararlanıyorsunuz. Ama ben buradayım ve cevabınızı vereceğim” diye çıkıştığını kaydetti.

 

1News, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, bir kutlama mesajı göndererek Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulaziz Buteflika’yı tekrar göreve seçilmesi dolayısıyla tebrik etti.

 

Cumhurbaşkanı Aliyev, mesajında şöyle dedi:

 

“Sayın Cumhurbaşkanı,

 

Cezayir Halk Demokratik Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı görevine tekrar seçilmeniz dolayısıyla Sizi içtenlikle kutluyorum.

 

Azerbaycan’la Cezayir arasındaki dostluk ve işbirliği ilişkilerinin geliştirilmesi yönünde gelecekte de ortak çaba göstereceğimize inanıyorum.”

 

Cumhurbaşkanı Aliyev, mesajının sonunda Abdulaziz Buteflika’ya sağlık, mutluluk ve dost Cezayir halkının refahı için yapacağı faaliyetlerde başarı dileklerinde bulundu.

 

Bulgaristan 25 Nisan’da Bunları Konuşuyor

 

“Radio Bulgaria(BNR)”nın haberinde; Avrupa Parlamentosu’nde Bulgar milletvekili seçimleri kampanyasının başlangıcı münasebetiyle hitap eden Cumhurbaşkanı Plevneliev, Bulgar siyasetçilerini Avrupa gündeminde kaliteli tartışmalar yapmalarına çağırdı. Devlet Başkanı hitabında: “Kendi fikirlerimizi aktarark Avrupa Birliği’nin gelişimine katkı sağlayabiliriz. Gerçek Bulgar vatanseverler birleşik Avrupa’da yerimizi bulma amacını bizlere vasiyet ettiler. Avrupa tartışmalarında Bulgaristan’ın yalnız kendi iç sorunlarını tartışan pasif bir gözlemci değil aktif katılımcı olması önemlidir” şeklinde konuştu.

 

“BNR”, Başbakan Yardımcısı Tsvetlin Yovçev, Türkiye ile sınırımızda mültecilere şiddet olayları yaşandığını reddetti. “Human Rights Watch” teşkilatının raporuna cevaben Focus ajansına konuşan Tsvetlin Yovçev, “Video gözetimi sistemi olup biten her şeyi kaydediyor ve her şey yoklanabiliyor” diye açıkladı. Bakan, teşkilatın iddialarını “yalan” olarak nitelendirdi. Tsvetlin Yovçev şunları da söyledi: “Eğer ülkenin yorumu aransaydı rapordaki saçmalıkların bir kısmı belki de kaydedilmeyecekti”. Ülkemizi savunması için Yovçev Frontex Avrupa Sınır Servisi, Avrupa Komiseri Cecilia Malstörm’ün iyi değerlendirmesini ve Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin son raporunu gerekçe olarak gösterdi.

 

“Standart” gazetesi, tedarikçiler ile mağazalar zincirleri arasında yıllardır süren tartışmayı ele alıyor. Son bomba haberini Modern Ticaret Birliği Şefi Yordan Mateev patlattı. Kendisi, Rekabeti Koruma Kanunundaki hazırlık aşamasında olan değişikliklerin büyük mağazalar zincirlerinde ithal malların payının artmasına neden olacağını iddia ediyor, ki bugün de Bulgar tedarikçilerin büyük mağazalar zincirlerinde işi hiç de kolay değildir.

 

Gazete bir yerli üreticinin sözlerine yer veriyor: “Şarabımı mazağalar zincirinde satabilmek amacıyla yüzde 47’oranına kadar indirim istiyorlar. Çelişkili de olsa, söz konusu mağazalar zinciriyle yurtçine nazaran yurtdışında daha kolay çalışabiliyorum”.

 

Bugün de Havva dayakla yola getiriliyor. Yaklaşık 1 milyon Bulgaristan kadınına çocukluğunda şiddet uygulanmıştır. Bu haber “Monitor” gazetesinin manşetinde yer alıyor. Gazete AB Temel Haklar Ajansının (FRA) araştırmasına dayanıyor. Bulgaristan erkeği, kadına, sevgilisine, kız arkadaşına hatta annesini bile aynen Orta Çağalarda olduğu gibi dayak, şiddet uyguluyor ve ırzına geçiyor. Bulgaristan kadınlarının yüzde 23’ü, partneri tarafından fiziksel veya cinsel şiddet görüyor. “Monitor” gazetesi, “Fakat Avrupa’da daha fazla dayak uyguluyorlar ve ırza geçiyorlar” diye belirtiyor. Avrupa çerçevesinde şiddet gören kadın oranı yüzde 33’ü buluyor. Araştırma, 2012 yılında AB’nin 28 üye ülkesinde 18 ile 74 yaş arasında kadınlarla yapılmış.

 

Başka bir gazete de şiddet konusuna değiniyor, ancak mültecilere uygulanan şiddete. "Sega" gazetesi, “İnsan hakları örgütleri, Bulgaristan, mültecilerden şiddetle korunuyor iddiasıyla, Bulgaristan’ı suçladı” başlığı ile çıkıyor. “Human Rihts Watch” Uluslararası İnsan Hakları Örgütü, Türkiye sınırında mültecilere uyguladığı şiddetten dolayı ülkemizi bir dizi olaydan dolayı suçluyor. Örgüte göre, polis, Bulgaristan topraklarında yakaladığı Bulgaristan’a sığınmak isteyen Süriyeli, Afganistanlı ve diğer ülkelerden mültecileri, Türkiye’ye zorla geri gönderiyor. Bulgaristan İçişleri Bakanlığı şiddet haberini yalanlarken yabancıların ülkemize girmelerine izin vermek için sınır polisine ruşvet verdiklerini açıkladı.

 

Bulgaristan’da 4000 ile 5000 arasında İT uzmanı yetersizliği yaşanıyor, Üniversiteler ise sadece 700 uzman yetiştiriyor. “Presa” gazetesi “Resmi olmayan bilgilere göre, ülkemizde yaklaşık 5-6 bin kişi İT sektöründe çalışıyor, bu bölümde okuyan üniversiteliler ise daha 2. sınıfta işe başlıyorlar” haberine yer veriyor.

 

Film yapımcıları Federico Fellini, Luchino Visconti, Sergio Leone ve Bulgar Boris Despodov arasında ortak nokta nedir? – Hepsi Claudia Cardinale ile ortak film çekmiştir. Büyük sinema oyuncusu “Once Upon a Time in the Western” başlıklı Bulgar polisiye komedisinde başkahraman rölünde. İlk defa böyle yıldız sinema oyuncusu bir Bulgar filiminde oynuyor. “24 çasa” gazetesinden aldığımız habere göre, Bulgar sinemaseverler, eseri 2015 yılının başında seyredebilecektir.