ABD 24 Nisan’da Bunları Konuşuyor

 

Amerika’nın Sesi Radyosu (VOA), Amerika Başkanı Barack Obama 24 Nisan Ermeni Anma Günü nedeniyle yayınladığı masajda, göreve geldiği günden beri yaptığı gibi “soykırım” demedi ve Ermenice “büyük felaket” anlamına gelen “Meds Yeghern” sözcüğünü kullandı.

 

Amerika Başkanı Barack Obama 24 Nisan Ermeni Anma Günü nedeniyle yayınladığı masajda, göreve geldiği günden beri yaptığı gibi “soykırım” demedi ve Ermenice “büyük felaket” anlamına gelen “Meds Yeghern”  sözcüğünü kullandı.

 

1915 olaylarıyla ilgili görüşünün değişmediğini belirten Obama, 99 yıl önce Osmanlı İmparatorluğunun son günlerinde öldürüldüğü ya da ölüme gönderildiği söylenen 1, 5 milyon Ermeni’nin anısına, dünyanın diğer bölgelerinde olduğu gibi Amerika’da da saygı gösterildiğini söyledi.

 

Beyaz Saray’dan her 24 Nisan olduğu gibi bu yıl da yazılı bir açıklama yapıldı. Kullanılan ifadelerin, önceki yıllarla hemen hemen aynı olduğu gözlenen Beyaz Saray’ın 24 Nisan mesajında, Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dün yayınladığı taziye mesajına atıfta bulunulmadı.

 

Gerçeklerin tam olarak kabul edilmesinin herkesin çıkarına uygun olduğunu vurgulayan Başkan Obama,  geçmişin acılı olaylarını reddetmeyen ülkelerin daha güçlü hale geldiğini ve daha adil, hoşgörülü bir geleceğin temellerini attığını söyledi.

 

The Wall Street Journal (WSJ), Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye'de geçmişte seçimler ve cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin tartışmalar yaşandığını belirterek, "Önümüzdeki ilk seçim cumhurbaşkanlığı ile ilgili seçim olacağı için bunun da kuralları gayet ortadadır, bellidir. Bundan dolayı herhangi bir öngörüsüzlük, herhangi bir risk primi Türkiye'ye çıkmaması gerekir" dedi.

 

Tartışmaların olmasından daha tabii bir şey olmayacağını ifade eden Gül şöyle devam etti: "Çoğulculuğun olduğu yerde bunlar olacaktır. Ama önemli olan kurallar belliyse bu kurallara saygı çerçevesi içinde tartışmaların olmasıdır."

 

Adana Ticaret Borsası 100'üncü kuruluş yıl dönümü töreninde konuşan Gül, belediyelerin imar faaliyetleri, diğer faaliyetleri ile şehirlerin geleceklerini tayin ettiklerini ifade ederek, "Şehirlerin geleceğini ya karartırlar ya da aydınlatırlar. Bunu özellikle bütün belediye başkanlarına söylüyorum. Eğer vizyoner, uzak görüşlü, günlük meselelerden uzak bir belediyecilik anlayışı ile hareket ederseniz, o zaman şehrinizin geleceğini aydınlatırsınız" diye konuştu.

 

WSJ, Seçim Mart ayında konut satışlarının hızını kesti. 2014 yılının ilk 3 ayında257 bin 853 konutun el değiştirdiği Türkiye'de konut satışlarındaki düşüş yüzde 5.8 olurken, İstanbul'da bu oran yüzde 11'i buldu. Aynı dönemde Ankara'daki düşüş yüzde 13'e, İzmir'deki düşüş ise yüzde 7'ye ulaştı. Ancak inşaatçılar bu düşüşün kalıcı olmadığını, kaos ortamının azalmasıyla birlikte Nisan ayında satışların arttığını ifade etti.

 

Satışlarda birinci, ve ikinci el konutlar arasındaki fark da dikkat çekti. İstanbul'da ilk 3 ayda ikinci el konut satışlarında düşüş yüzde 9 olurken ilk satışlardaki düşüş oranı yüzde 9'da kaldı. Türkiye genelinde de birinci eldeki düşüş yüzde 1.2, ikinci eldeki düşüş yüzde 9.5 olarak gerçekleşti. Yani düşüş daha çok ikinci el konutların satışından geldi.

 

2013'ün ilk üç ayında %42 olan ipotekli satış payı bu yıl aynı dönemde yüzde 32.2'ye geriledi. Bu da sektörde senetle satışın payında görülen artıştan kaynaklandı. Satışları artırmak için senete dayalı faizsiz kampanyalar düzenleyen inşaat şirketleri, bu yolla birinci el satışlarının ikinci elden daha az düşüş yaşamasını da sağladı.

 

Türkiye genelinde konut satışları içinde ilk satışın payı yüzde 47,9 oldu. İlk satışlarda İstanbul 8 235 konut satışı ile en yüksek paya (yüzde 19,6) sahip oldu. İlk satışta, İstanbul'u 4 913 konut satışı ile Ankara ve 2 698 konut satışı ile İzmir izledi.

 

WSJ, Merkez Bankası her ne kadar son birkaç gündür aksi yönde beklentiler oluştuysa da, faiz konusundaki duruşunu değiştirmedi ve bir hafta vadeli repo oranını yüzde 10'da sabit tuttu. Merkez açıklamasında, ocak ayında gerçekleştirilen yüksek oranlı faiz artışının ardından enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanana kadar para politikasındaki sıkı duruşunu sürdüreceğini belirtti.

 

Merkez Bankası son dönemde faizler düşürülmesi yönünde yeniden ortaya çıkan siyasi baskılara rağmen faiz oranlarında değişikliğe gidilmedi. Seçimlerden sonra Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın "Herhalde Merkez Bankası olağanüstü toplanır ve faiz indirimine gider" açıklamasının ardından Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı bunun yavaş yavaş gerçekleşmesi gerektiğini belirten bir konuşma yapmıştı.

 

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu bir önceki kararından farklı olarak sadece geç likidite penceresi borç verme faiz oranını yüzde 15'den yüzde 13,5'e indirdi. Merkez, borçlanma faizini yüzde 8'de sabit tuttu.

 

Dow Jones Haber Ajansı'nın geçen hafta gerçekleştirdiği ankete katılan on iki ekonomistin onu bugünkü Para Politikası Kurulu toplantısında faiz oranının değiştirilmemesini bekliyordu. Ancak ankete katılan iki ekonomist kredi büyümesindeki yavaşlama ve liranın istikrar kazanması nedeniyle Merkez Bankası'nın gecelik borç verme faizini 25-50 baz puan düşürebileceği yönünde görüş belirtilmişti.

 

ÇİN 24 Nisan’da Bunları Konuşuyor

 

Çin Devlet Radyosu (CRİ) , Çin Savunma Bakanlığı Sözcüsü Yang Yujun, Çin ordusunun "Bize saldırana mutlaka karşılık veririz" ilkesinde ısrar ederek, ülkenin egemenliği ve toprak bütünlüğünü kararlılıkla koruyacağını kaydetti.

 

Yang Yujun, bugün (24 Nisan) düzenlenen olağan basın toplantısında, Qingdao'da yeni sona eren Batı Pasifik Deniz Kuvvetleri 14. Yıllık Toplantısı'nda, Çin ve Japonya Deniz Kuvvetleri'nden yetkililerinin, iki ülke arasında çatışma olasılığı bulunduğu yönündeki ifadelerini değerlendirdi.

 

Sözcü Çin ordusunun, "Bize saldırana mutlaka karşılık veririz" ilkesinde ısrar ederek, ülkenin egemenliği ve toprak bütünlüğünü kararlılıkla koruyacağını kaydetti.

 

Sözcü Yang ayrıca, ordunun Çin topraklarının bir parçası olan Diaoyu Adası'nı koruma gücüne sahip olduğunun, başka ülkelerin sözde güvenlik güvencesi vermesine gerek duymadığının altını çizdi.

 

CRİ, Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Qin Gang, Filistin'de milli uzlaşmaya varılmasını olumlu karşıladıklarını belirtti. Qin Gang, bugün (24 Nisan) düzenlenen basın toplantısında, Filistin'deki iki büyük siyasi partinin koalisyon hükümeti oluşturmayı kabul ettiklerini hatırlatarak, uluslararası toplumun Filistin ile İsrail arasındaki barış görüşmelerini teşvik ederek ona yardım sağlaması gerektiğini ifade etti.

 

El Fetih ve Hamas dün yapılan uzlaşı diyalogunda, beş hafta içinde koalisyon hükümeti oluşturarak, ondan sonraki altı ay içinde genel seçimleri yapmayı kabul etti. Qin Gang, Çin'in Filistin'deki milli uzlaşma sürecinde kaydedilen olumlu ilerlemeyi memnuniyetle karşıladığını ve kutladığını söyledi. Qin Gang, bunun Filistin'in birliğini pekiştirmenin yanı sıra, kurulacak Filistin devletinin İsrail'le bir arada barış içinde yaşamasına da yararlı olacağını kaydetti.

 

Qin Gang, Çin'in her zaman barış görüşmelerinin Filistin ile İsrail arasında barışı gerçekleştirecek tek yol olduğuna inandığını dile getirdi. Qin Gang ayrıca, Filistin ve İsrail'in barış düşüncesinden hareket ederek, barış görüşmelerinde bir an önce sonuç alınması için çaba harcamasını beklediklerini ve uluslararası toplumun bunu teşvik ederek desteklemesi gerektiğini söyledi.

 

CRİ, Çin Dışişleri Bakanlığı Asya-Afrika İşleri Dairesi Başkanı Chen Xiaodong, 22–23 Nisan günlerinde Arap Birliği ile Mısır'ı ziyaret etti. Chen, Arap Birliği Genel Sekreteri Nebil El Arabi ve Mısır Dışişleri Bakanı Nebil Fehmi tarafından ayrı ayrı kabul edildi.

 

Çinli yetkili, ayrıca Arap Birliği Genel Sekreteri'nin danışmanı Halit Abbas ve Mısır Dışişleri Bakanlığı Asya İşleri Dairesi Başkan Yardımcısı Abdullah Muradi ile bir araya geldi.

 

Görüşmelerde, Çin-Arap Birliği İşbirliği Forumu 6. Bakanlar Toplantısı'na dair hazırlık çalışmalarının yanı sıra, Çin-Mısır ilişkileri ve her iki tarafı ilgilendirilen bölgesel sorunlar üzerinde fikir alışverişinde bulunulduğu ifade edildi.

 

CRİ, Dünya genelinde inşaatı süren alışveriş merkezlerinin yarısının Çin'de bulunduğu bildirildi. ABD merkezli emlak şirketi CB Richard Ellis tarafından dün (23 Nisan) yayımlanan raporda, dünya genelinde şu an yapımı süren alışveriş merkezlerinin yüzölçümünün 39 milyon metrekareye ulaştığı ve bu yapıların yarısının Çin sınırları içinde bulunduğu belirtildi.

 

180 ülkenin dâhil edildiği rapora göre Çin, dünyada bu alandaki en büyük piyasa konumunda.

 

İnşa edilen yeni alışveriş merkezlerinin yüzölçümü açısından Shanghai kenti, 3 milyon 300 bin metrekarelik alanla birinci sırada. Buna göre, sadece Shanghai'de yapılan yeni alışveriş merkezleri, Rusya ve Türkiye dışındaki 86 Avrupa kentinde inşa edilen yapılardan daha fazla genişlikte yer tutuyor.

 

CRİ, 2014 Qingdao Uluslararası Bahçecilik Fuarı'nın yarın (25 Nisan) ziyarete açılacağı bildirildi.

 

İlgili tüm hazırlık çalışmalarının tamamlandığı, fuar alanında danışma noktaları ve lokantalar dâhil olmak üzere, hizmet tesislerinin hazır hâlde açılışı beklediği belirtildi.

 

Bunun yanı sıra, sağlık ve gıda güvenliği sorunlarıyla ilgili hazırlıklar da yapıldı. Fuar alanına beş acil servis noktası kurulurken, sağlık müdahaleleri için iki adet ambulans yerleştirildi. Organizasyonda, ayrıca günde 25 bin ziyaretçiye yemek servisi sağlanabileceği belirtildi.

 

Yarın başlayacak fuar, 25 Ekim'de sona erecek.

 

Rusya 24 Nisan’da Bunları Konuşuyor

 

Rusya’nın Sesi Radyosu (RUVR), Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanlığı tarafından bugün yapılan açıklamada, Moskova’nın Washington’dan Kırım ve Ukrayna meselelerine ilişkin olarak Rusya’ya yönelik olarak sürdürdüğü mesnetsiz ve temelsiz ithamlarına son vermesini talep ettiği bildirildi.

 

Mevzubahis meselelere ilişkin olarak Rusya’nın dürüst bir diyalog sürecine her zaman açık olduğunun belirtildiği açıklamada, Kırım’daki mevcut durum ile ilgili olarak ortaya sürülen çarpıtılmış iddiaların ve mesnetsiz ithamların ise reddedildiğine vurgu yapıldı.

 

Kırım’da gerçekleştirilen referandumda oy kullanan Kırım halkının kendi kaderini tayin etme hakkını tanımayı kabul etmek istemeyen ABD’nin buna paralel olarak, Kırım’da yaşayan ABD’li vatandaşların ekonomik çıkarlarının ve haklarının korunup korunmadığını meselesini de pek çok kez gündeme taşımasının Moskova’da şaşkınlıkla karşılandığının ifade edildiği açıklamanın devamında, ABD’nin tüm çabalarına rağmen, referandum sürecine ilişkin olarak yine de herhangi bir ihlal tespit edemediği ifade edilerek, Ukrayna’daki krizle ilgili olarak Rusya’ya ve Washington gibi düşünmeyen tüm ülkelere karşı asılsız ve temelsiz suçlamalar yöneltmenin ABD’nin temel politikası olduğunun altı çizildi.

 

RUVR, Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü’nün Genel Sekreteri Nikolay Bordyuja, bugün yaptığı açıklamada, Ukraynalı aşırı milliyetçi radikal örgüt Sağ Sektör’e mensup bazı militanların Çeçenistan’da Rusya’ya karşı savaştıklarını kaydetti.

 

Sağ Sektör isminin genel bir kavram olarak değerlendirilmesi gerektiğini ve bu örgütün geçtiğimiz yılın sonunda aşırı milliyetçi bazı organizasyonların bir araya gelmesi ile kurulduğunu belirten Bordyuja, ‘‘Adı geçen örgütün içerisinde yer alan organizasyonlardan bazılarının militanları ile daha önce Çeçenistan’da karşı karşıya gelmiştik. Savaş tecrübesine sahip olan bu yapılanmalar, Rusya’ya ve Rusya halkına karşı besledikleri yoğun nefret duygusunu sadece siyasi planda değil, aynı zamanda silahlı mücadele yolu ile göstermektedir’’ şeklinde konuştu.

 

Ria Novosti Haber Ajansı’nın Genel Merkezi’nde bugün düzenlenen basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Genel Sekreter, Çeçenistan’daki silahlı çatışmalara katılmış olan pek çok Ukraynalı militanın isimlerinin bugünlerde Ukrayna televizyonları tarafından sıkça gündeme getirildiğinin de altını çizdi.

 

Çeçenistan’da savaşan Ukraynalı militanların içerisinde, kısa zaman önce uğradığı şüpheli bir silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden Saşko Bilıy kod adlı Aleksandr Muzıçko da bulunuyordu. Rusya Federasyonu Resmi Soruşturma Komitesi verilerine göre, Çeçenistan Savaşı’nda esir düşen Rus askerlerine canice işkence eden Muzıçko, en az 20 Rus askerin vahşice öldürülmesinden sorumluydu.

 

RUVR, Çeçenistan Cumhurbaşkanı Ramzan Kadirov, Türkiye'de işlenen cinayetlerle ilgisinin olmadığını söyledi. "Ülkelerimiz arasındaki siyasi, ekonomik ve dostluk ilişkilerini bozdurmayız" dedi.

 

Moskova'nın desteği ile Çeçenistan'da Cumhurbaşkanlığıkoltuğunda oturan Ramzan Kadirov, TAKVİM'e konuştu.Türkiye'de işlenen Çeçencinayetleriyle ilgili "Benimle alakası yok"dedi. 2008-2013 arasında, İstanbul ve Ankara'da 7 Çeçen lider peş peşe öldürüldü.Hiçbirinin katili yakalanamadı. Rus gizli servisiyle bağlantılı suikastları, İstanbul Cinayet Masasımercek altına aldı. İddiaya göre dış bağlantılar ve tetikçiler tespit edildi. Ancak Paralel Yapı, o dosyalara el koydu. Muhalif liderleri, Kadirov'un öldürttüğü iddia edildi.Hatta cinayetlerden bazıları, Kadirov'a muhalif liderlerden olan Zona kod adlı Ruslan Papaskiri'ye yıkıldı. Zona tutuklanırken Çeçen lider bir taşla iki kuş vurmuş oldu.Emniyette yapılan bu hedef saptırma ile asıl failler gizlendi. Bunun karşılığında da Ramzan Kadirov'dan Çeçenistan'da cemaat okulu açılmasına izin vermesi istendi.

 

Tüm bu iddiaları sormak istediğimiz Kadirov, önce bizimle irtibata geçmedi. TAKVİM'de yayınlanan haberlerden sonraMoskova'ya gidip Putin'le görüşen Kadirov'dan dün Haber Müdürümüz Mevlüt Yüksel'e yazılı bir açıklama geldi.Kadirovgönderdiği açıklamada şöyle dedi: Türk basınında son günlerde hakkımda ortaya atılan "Paralel tezgah" iddiaları, iki ülke arasındaki ilişkileri baltalamak amacı güdülerek hazırlanmıştır. Bunlar asılsız iddiadan ibarettir. Şunun net olarak bilinmesini istiyorum.

 

Türkiye'de bugüne kadar işlenmiş olan cinayetlerin Çeçenistan Devletiile ilişkilendirilmesi çabaları başarısızlıkla sonuçlanacaktır. Ne Türkiye ne de dünyanın hiçbir yerinde illegal olayların tarafı olmamız mümkün değildir.Yapılan bütün bu tür haberlerle Türkiye Cumhuriyeti ile olan siyasi ekonomik ve dostluk ilişkilerimizin yıpratılmasına müsaade etmeyeceğiz.

 

RUVR, Washington'dan Ankara'ya: "Pensilvanya'daki beyefendiyi unutun" başlıklı haberinde, ABD Dışişleri Sözcüsü Harf, "Türk halkın seçimlere katılımından dolayı kutluyoruz" dedi. Günlük basın brifinginde soruları yanıtlayan Harf, Fethullah Gülen'le ilgili bir soruya ise "Pensilvanya'da yaşayan beyefendiyi unutun" yanıtını verdi.

 

Yerel seçimleri takip ettiklerini, kesin sonuçların henüz açıklanmadığını belirten Harf, "Açıkcası Türk halkını seçimlere katılımından dolayı kutluyoruz" diyerek, konuyla ilgili daha fazla yorumda veya analizde bulunmayacağını bildirdi.

 

Harf, "seçimlerde hile olduğuna yönelik bazı haberlerin bulunduğunun" sorulması üzerine, "bu tür haberleri gördüklerini, dünyadaki diğer seçimlerde de belirttikleri gibi, yetkililerin, seçimlerle ilgili inanılırlılığı olan her türlü usulsüzlük iddialarını araştırması çağrısında bulunduklarını" vurguladı.

 

RUVR, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, “Kiev’deki rejim halka karşı ordu kullanmaya başladıysa bu çok ciddi bir suç” dedi. Rus lider, Ukrayna’nın Donetsk bölgesinde silahlı hareketin başladığını basından öğrendiğini belirtti.

 

Putin, Sankt Petersburg kentinde düzenlenen Mediaforum toplantısında, Ukrayna’nın meşru cumhurbaşkanı Viktor Yanukoviç’in bile tüm yetkilere sahip olmasına rağmen Kiev’deki gösterileri dağıtmak için orduya başvurmayı cesaret etmediğini hatırlattı.

 

“Kiev’deki mevcut yönetim böyle bir yetkiye sahip değil, eylemleri ise sadece kısmen meşru. Bu bir cunta” diyen Rusya lideri, Donetsk’te yaşananlar için, “Emir verenler için de devletlerarası ilişkiler için de sonuçları olacak bir cezalandırma operasyonudur” yorumunda bulundu.

 

RUVR, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Ukrayna’da ulusal uzlaşı yolunda ilk adımların Kiev yönetiminden gelmesi gerektiğini söyledi. Kiev yönetiminin bölgelerin taleplerini “emmesi” ve diyalogu yürütmesi gerektiğini ifade eden bakan, “İlk adımların Kiev yönetiminin atması gerektiği konusunda hiçbir kuşkumuz yok. Bu kesinlikle inkâr edilemeyecek bir şey ve bundan kaçmak, Batılı ortakların yaptığı gibi Kiev’de “meleklerin hükmettiğini” ve her şeyi doğru yaptığını göstermeye çalışmak yanlış” dedi.

 

Ukrayna’da son aylarda yasadışı oluşumların silahsızlandırılmadığını, aksine onlara itimat edildiğini belirten Rusya Dışişleri Bakanı, bunun diğer sebeplerle birlikte ülkenin güneydoğusundaki gerginliği tırmandırdığını vurguladı.

 

Lavrov, “21 Şubat anlaşması, ertesi gün gerçekleşen darbe ile sonlandırıldı. Ardından iktidarı ele geçirenler Kiev ve ülkede düzeni sağlayamadı ve aşırıcıları kontrol altına alamadı. 21 Şubat’ta ilan edildiği gibi yasadışı oluşumlar silahsızlandırılmadı aksine ülkede her istediğini yapabilen bu oluşumlara itimat gösterildi, Sağ Sektör’e yüz verildi” yorumunda bulundu.

 

Rus diplomat, “Halihazırda Slavyansk’ta ve geçtiğimiz gece Mariupol’de yaşananlar, 21 Şubat anlaşmasına göre silahsızlandırılması gereken aşırı sağcı, aşırıcı ve çoğunlukla neo-Nazi gruplara dayanan sorumsuz bir politikanın sonucudur” diye kaydetti.

 

İngiltere 24 Nisan’da Bunları Konuşuyor

 

Guardian gazetesi, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 1915 olaylarında hayatını kaybeden Ermenilerin için yayınladığı taziye mesajı ile Ermenistan'la uzlaşma yolunda adım attığını yazıyor. Gazete, açıklamanın Türkiye'nin bugüne kadarki 'en önemli uzlaşma mesajı' olduğuna dikkat çekiyor.

 

Erdoğan'ın 1915 olaylarını "gayr-ı insani sonuçlar doğuran hadise" olarak nitelediğini hatırlatan Guardian'ın haberinde, "Erdoğan uzlaşmacı tonuna karşın, o dönemde yaşananların bugün Türkiye'ye karşı düşmanlık için kullanılmasını 'kabul edilemez' bulduğunu söyledi" ifadesi de yer aldı.

 

Erdoğan, Ermenice dahil dokuz dilde yapılan yazılı açıklamada, "20. yüzyılın başındaki koşullarda hayatlarını kaybeden Ermenilerin huzur içinde yatmalarını diliyor, torunlarına taziyelerimizi iletiyoruz" demişti.

 

Guardian'a konuşan 2007'de suikast sonucu öldürülen Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in kardeşi Orhan Dink, Erdoğan'ın mesajının "memnuniyet verici" olduğunu söylemiş. Orhan Dink, "Taziye mesajı çok önemli bir adım. Eğer Türkiye'de demokrasi inşa edilecekse bu konu en önemli mihenk taşlarından birisidir" demiş.

 

Erdoğan'ın mesajını geç kalınmış bir açıklama olarak yorumlayanların olabileceğini söyleyen Orhan Dink, "Önemli olan ilk adımın atılmış olması. Bu adım her iki toplumu da normalleşmeye götürecektir" diye de eklemiş. Guardian ise haberinde, ABD'deki Ermeni diasporasının taziye mesajını 'duygusuz ve alaycı bulduğunu' da aktarmış.

 

Haberde Amerikan Ermeni Ulusal Komitesi'nin (ANCA), Türkiye'nin 1915 olayları ile ilgili tezini savunurken giderek yalnızlaştığına vurgu yapması da yer alıyor. Komitenin açıklamasında, "Ankara sadece soykırım inkarını yeniden paketliyor. Türkiye gerçeği inkar etmeye devam ediyor ve Ermeni soykırımı konusunda adaletin yerine gelmesini engelliyor" ifadelerine yer verilmişti.

 

Times gazetesi ise Suriye istihbaratının Devlet Başkanı Beşar Esad'ın 'muhalifleri böl ve yönet' stratejisi kapsamında Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütüne sızdığını iddia ediyor.

Deborah Haynes ve Laura Pitel imzalı özel haberde, Suriye ordusunun diğer muhalif grupların mevzilerini sürekli bombardıman altında tutarken, IŞİD'in faaliyet yürüttüğü bölgeden uzak durduğuna dikkat çekiliyor.

 

Haberde, Irak'taki Şii militanların gizlice Suriye'ye geçirilerek IŞİD saflarına katıldığı da öne sürülüyor. Times muhabirlerine göre Esad, Suriye istihbaratının IŞİD'e sızması ile Batılı ülkelerin çekinip muhalefete askeri destek vermekten vazgeçmesini umuyor. IŞİD, geçmişte El Kaide ile ittifak yapmış, daha sonra iki örgüt birbirlerini sert bir dille eleştirmişti.

 

Times'taki haberin dayanağı ise Suriye ordusundan Albay Haydar Haydar imzasıyla Tümgeneral Ali Memlük'e gönderilen bir belge. İddiaya göre, Halep vilayetindeki Nubl'da bulunan Albay Haydar, 2 bin 500 Iraklı Şii militanın IŞİD'e katılacağını belirtiyor. Albay Haydar, halihazırda iyi eğitimli 150 Şii militan ile 600 uzmanın IŞİD saflarında olduğunu dile getiriyor.

 

Yaklaşık üç yıldır rejimle savaşan Özgür Suriye Ordusu'nun (ÖSO) sözcülerinden Ömer Ebu Leyla, Facebook'taki DamascusLeaks sayfasında yayımlanan belgelerin orjinal olduğunu vurgulayarak, "Rejim makamlarından alındılar. Bu belgelere ulaşmak neredeyse iki buçuk yılımızı aldı" demiş. Times, İngiltere Dışişleri Bakanlığı'nın bir yetkilisinin, rejim ile IŞİD arasında işbirliği olduğu yönündeki haberlerin "inandırıcı" olduğunu söylediğini aktardı. Yetkili, "Söz konusu rejim olunca bizi hiçbir şey şaşırtmaz. Esad'ın bölgedeki terörist grupları ve etkinlikleri desteklemekle dolu bir tarihi var" diye konuştu.

 

Türkiye'de bulunan ÖSO liderlerinden Semir Muhammed, gazeteye telefonla yaptığı açıklamada, IŞİD konvoylarının Irak sınırı yakınlarında rahatça hareket ettiğine dikkat çekerek eklemiş: "Bence IŞİD'i rejim kontrol ediyor. Esad Batı'ya, 'Ben Suriye'deki teröristlerle savaşıyorum' demek istiyor." ABD'deki Oklahoma Üniversitesi'nden Joshua Landis ise radikal Sünni bir yapısı olan IŞİD'in Alevi ağırlıklı Esad yönetimi tarafından idare edildiğini düşünmediğini belirterek, "İsyancılar arasındaki iç çatışma son aylarda Suriye rejimi lehine yaşanan en iyi şey" dedi.

 

Daily Telegraph, İngiltere'de engelli üç çocuğunun ölü bulunması üzerine tutuklanan anne ile ilgili gelişmelere yer vermiş. Gazete, çocukların aileye ait olan, yedi yatak odalı lüks evde ölü bulunduğunu yazmış. Haberde, ölen çocuklardan Olivia'nın dört, Ben ve Max adlı ikizlerin ise üç yaşında olduğu kaydediliyor.

 

Gazete, 42 yaşındaki grafik tasarımcısı anne Tania Clarence'in, olayın ardından tutuklandığını bildiriyor. Olay sırasında, babanın ve yedi yaşındaki kızlarının memleketleri Güney Afrika'da tatilde olduğu belirtiliyor. Ölen çocukların genetik bir hastalık olan spinal kas atrofisiyle doğdukları ve en fazla beş yaşına kadar yaşayabilecekleri kaydediliyor.

 

Daily Telegraph, ailenin yeni yılda bu eve taşındığını ve evi engelli çocuklarına uygun hale getirmek için 1 milyon Pound (yaklaşık 3,5 milyon TL) harcadığını belirtiyor.

 

Independent gazetesi ise Ukrayna'daki son gelişmelere sayfalarında geniş yer vermiş. Gazete, işkence yapılarak öldürülen Vladimir Rybak'ın eşi Elena Rybak'ın yaşadıklarına aktarıyor. Gazetenin Donetsk muhabiri, Elena Rybak'ın kaybettiği eşiyle ilgili söylediklerini aktarmış: "Ona yapılanlarla ilgili detaylara girmek istemiyorum. Ona bakınca ilk gördüğüm, vücudunda çok fazla delik olduğuydu."

 

"Öldüğünü öğrendikten sonra bile bir gün boyunca beklemem gerekti. Ortalık güvenli değildi. Sonra cesedi teşhis etmeye gittim. Yolda silahlı, sakallı adamlarla buluştuk. Sanırım Çeçenlerdi. 8-9 kontrol noktasından aranarak geçtik." Elena Rybak'ın, 25 yaşındaki oğluna ne olduğunu söylediği ancak 13 yaşındaki kızının henüz bir şeyden haberinin olmadığı yazıyor.

 

Haberde, Rybak'ın birilerini suçlamaktan kaçındığı gözlemi yer alıyor. Eşinin yolsuzluğa karşı duran dürüst bir adam olduğunu söyleyen Rybak, sözlerine şöyle devam ediyor: "Bu planlanmış bir şeydi. Son dakikada yapılan bir şeye benzemiyordu. Peki neden? Biriyle tartışmak böyle sonuçlanmaz. Neden olduğunu anlamak çok zor." Rybak'ın ölü olarak bulunmasının ardından, Ukrayna'nın Geçici Devlet Başkanı Turçinov'un "Donetsk'i işgal eden teröristler çok ileri gittiler. Bu suçlar Rusya'nın desteğiyle işleniyor" dediği belirtiliyor.

 

Financial Times'da İspanya'nın özerk bölgelerinden Katalonya'nın bağımsızlık referandumu talebine ilişkin bir haber yer alıyor. Gazete, Katalonya Başkanı Artur Mas'ın, Katalanların kendi geleceklerini tayin edebilmelerine vurgu yaptığını belirtiyor.

 

Katalonya Başkanı'nın Kasım'da bağımsızlık referandumu için çağrı yapacağı belirtiliyor. Başkan Mas'ın bu çağrıdan vazgeçmeyeceği ifade ediliyor. Mas'ın şu ifadelerine yer verilmiş:

"Bu süreci durdurmayacağız. Eğer durdurursak ve bir seçenek sunmazsak, gerilim bölgeye hakim olacaktır." Gazete, Katalonya Başkanı'nın İspanya ile uzlaşmaya açık olduğunu yazıyor. Ancak Başkan Mas'a göre, Madrid'deki yönetim neredeyse her taleplerini reddediyor.

İspanya hükümeti, Katalonya bağımsızlık talebinin Anayasa'nın 'devletin bölünmezliği' hükmünü ihlal ettiğini savunuyor. İspanya Başbakanı Mariano Rajoy'un bu hafta Artur Mas'ı 'referandum planlarından vazgeçmesi' konusunda uyardığı bildiriliyor. Uyarıda, bağımsız Katalonya'nın Avrupa Birliği dışında kalacağı ve uluslararası kamuoyu tarafrından dışlanacağı belirtiliyor.

 

Uzmanlar, bağımsızlık referandumu yönünde bir girişimin mahkeme kararıyla engelleneceği yorumunu yapıyor.

 

Almanya 1 Nisan’da Bunları Konuşuyor

 

Filistin’de El Fetih ve Hamas’ın anlaşması, Ukrayna krizinin ardından AB’nin doğulu partnerleriyle ilişkileri ve Euro Bölgesi’ndeki ekonomik durum, bugünkü Alman basınında öne çıkan yorum konuları arasında.

 

Neues Deutschland gazetesi, Filistin'de rakip gruplar El Fetih ve Hamas'ın birlik hükümeti kurma kararı ışığında Filistin'de birlik beklentilerini ele alıyor: “Filistin birliği hayali, Filistinlilerin kendi devletlerini kurmak için verdikleri mücadele kadar eski. Ama her ne kadar gelmiş geçmiş tüm Filistin liderleri birliğin gerekliliğinden dem vursa da, bu birliği kurmayı başaramadılar. Temel hedeflerine hâlâ ulaşamamış olmalarının önemli bir nedeni de bu. Ancak tek neden bu değil. Birlik gerçekten de görünüşte kolay, ama uygulamada zor ulaşılabilecek birşey… Arap liderler Filistin davasını hep en büyük öncelikleri olarak ilan etse de, bu davayı hep siyasî bir oyun hamuru gibi kullandılar. AB ve ABD de istenmeyen adam Hamas'a göz kırptığı an El Fetih'e sırt çevirdi, para musluğunu kapattı. İsrail de aynı nedenle tehditler yağdırıyor. Abbas, Haniye ve diğerlerinin bir kez daha fiyaskoya uğramamak dışında bir seçenekleri var mı?”

 

Berliner Zeitung'un aynı konuyla ilgili yorumu ise şöyle: “El Fetih ile Hamas bu sefer Filistin'deki bölünmeyi gerçekten sona erdirebilecek mi? Orası kuşkulu. Bu iki büyük Filistinli örgüt için iktidar ve güç tutkusu genelde âli çıkarlardan daha önemli oldu. Ama şu an farklı olabilir. Çünkü hayatta kalabilmek için El Fetih'in de Hamas'ın da birliğe ihtiyacı var. Batı açısından bakıldığında, ılımlı lider Mahmud Abbas'ın tam da İsrail ile barış görüşmelerinin geleceği tehlikedeyken niye böyle bir adım attığını anlayabilmek zor. Ama görünen o ki Ramallah'takiler ileriyi de düşünerek hareket ediyor. Abbas sırf müzakere ediyor olmak için masaya oturma lüksüne artık sahip değil.”

 

Magdeburg'dan Volksstimme gazetesi ise Ukrayna krizinin ardından AB ve doğulu partnerleri arasındaki ilişkileri irdeliyor:

 

“Almanya ve Fransa'nın dışişleri bakanları birlikte partner ülkeler Moldova ve Gürcistan'a gittiklerinde bu misyonun değeri daha da artıyor. Bu ortak ziyaretin bir zararı olmaz. AB ile ortaklık anlaşmasının Ukrayna'yı bir varlık krizine sürüklemesinin ardından eski Sovyet bölgelerinde Avrupa'ya yakınlaşmak daha da zorlaştı. Örneğin doğrudan AB'ye komşu olan Moldova'da durum zorlaşıyor. Sadece Rusya'nın himayesindeki Transdinyester nedeniyle değil. Ülke topraklarının geri kalan kısmı da hiçbir şekilde homojen değil. Gagavuz azınlık, kendi bölgesinde şubat ayında bir referandum düzenleyerek, ezici çoğunlukla Rusya ile bir gümrük birliği oluşturulması kararı aldı. Diğer Moldovalıların da Avrupa ile çok fazla yakınlaşma konusunda çekinceleri var. Şarap ve diğer yerel ürünlerin rekabet gücü yok. Dolayısıyla şimdi önemli olan, öncelikle küçük formatta bir başka Ukrayna krizi çıkmasını önlemek.”

 

Frankfurter Rundschau gazetesi ise Avrupa İstatistik Dairesi Eurostat'ın Euro Bölgesi'ndeki ekonomik duruma dair açıkladığı verileri analiz ediyor:

 

“Avrupalı politikacılar kutlama havasında. Euro Bölgesi malî yatırımcıların gözünde yeniden kredibiliteye kavuştu. Portekiz ve Yunanistan piyasalardan yeniden para çekebiliyor, faizler düşüyor. Peki herşey toz pembe mi oldu? Pek değil. Yatırımcıların kriz ülkelerine yeniden kredi vermesi, acil durumda Euro kurtarma şemsiyesi ya da Avrupa Merkez Bankası'nın devreye gireceğine duyulan güvene dayanıyor olsa gerek. Eğer bu tez doğruysa şu soru sorulabilir. Bu güvenlik mekanizmaları daha başından var olsaydı ne olurdu? Yanıtı kestirmek güç değil. O zaman Euro krizi bu boyutlara ulaşmazdı.”

 

İran 1 Nisan’da Bunları Konuşuyor

 

Fars Haber Ajansı (FHA), FHA- Erdoğan’ın Ermenilere taziyede bulunarak dostluk elini uzatma girişimi tam tersi bir tepki yarattı ve Ermenistan Cumhurbaşkanı da, Erdoğan gibi yaparak , o tarihlerde hayatını kaybeden Türkler için taziye dileğinde bulunacağına, tam tersini yapıp, alacaklı çıktı!.. Sarkisyan, adeta Türkiye’nin geri adım atmasını beklercesine, hemen iki adım ileri giderek “Türkiye’nin soykırımı inkar ettiği” ni iddia etti!

 

Ermenistan Devlet Başkanı Serj Sarkisyan, 24 Nisan’la ilgili açıklamasında, Erdoğan’a karşı alacaklı bir tavır sergiledi ve Türkiye’nin soykırımı inkar ettiğini söyledi; ama aynı Sarkisyan, Türkiye’nin Ermenistan’a kapılarını açmasını sağlamak için de sinsilik yaparak, adeta lütufta bulunurcasına “ülke olarak Türkleri düşman görmedikleri” şeklinde tuhaf bir cümle kullandı.

 

Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan, 24 Nisan’la ilgili açıklamasında Başbakan Erdoğan’ın taziye mesajına değinmedi, “Türkleri düşman olarak görmüyoruz” dedi. Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan, Türkiye’yi 1915 olaylarında yaşananları ‘tümüyle reddetmek’le suçladı bununla birlikte Türkiye’yi ‘düşman olarak görmediklerini’ vurguladı.

 

Sarkisyan’ın, 24 Nisan 1915 olaylarının anma törenlerinde yapacağı konuşmanın metni Ermenistan Cumhurbaşkanlığı web sitesinde yayınlandı.

 

FHA, Muhabirimize Cumhurbaşkanı Ruhani’nin eşinin Saadabad sarayında lüks kutlama ziyafeti düzenlemesini değerlendiren Aliya, bu ziyafetin görüntüleri herkese gösterilemeyeceğini, ancak kadın milletvekillerine gösterilebileceğini belirtti. Aliya, kadın milletvekilleri namahremlerin gözünden uzak bir şekilde ziyafetin görüntülerini inceyeyeceğini kaydetti.

 

Aliya, İran milleti yetkililerden sade yaşam tarzını benimsemelerini beklediğini, ancak bu ziyafet halkı incittiğini, üstelik ziyafet sırasında 15 yaşındaki kızların dans etmesi, kız çocuklarının dansı sayılamayacağını vurguladı.

 

Aliya ayrıca, ziyafet sırasında mankenlerin uygunsuz kıyafetleri ile dışarıda görünmeleri asla hoş bir şey olmadığını da sözlerine ekledi.

 

FHA, İnne Lillah ve İnne İleyhi Raciun…Değerli Ehlibeyt alimi Hüccetu'l İslam ve'l Müslimin Habib Coşkun'un ani vefatı tüm Ehlibeyt camiasını üzüntüye boğdu. "Alimin ölümü dünyada teleafisi olmayan bir musibettir. O batan bir yıldız gibidir. Bir alimin ölümü bir kabilenin ölümünden daha çetindir." Hz. Muhammed (s.a.a)

 

İnsan için her ölüm zamansızdır. Ancak "Allah'tan geldik yine O'na döneceğiz" emrine inanan her kalp, bu acıyı metanet ve sabırla karşılar.

 

Merhum Habip Coşkun hoca 90'lı yıllarda Ehlibeyt Mesajı dergisini çıkararak ilmi alandaki büyük bir boşluğu doldurmuş ve diğer Ehlibeyt sevdalılarını da bu işe teşvik ederek kan yazılan Hüseyni destanın kalemle devam ettirileceğini tüm insanlığa bir kez daha göstermişti.

 

FHA, ABD, Mısır’a yönelik mali yardımları yeniden başlatacaklarını, fakat bu yardımın geçmişte yaptıkları yardımlar düzeyinde olmayacağını açıkladı.

 

Amerikan “CBS” kanalı bu haberi bildirmenin yanı sıra, Washington Hükümetinin Mısır’da geçen yıl Temmuz ayında yapılan askeri darbenin ardından Kahire’ye yaptığı milyardlık yardımlarını durdurduğunu hatırlattı.

 

“CBS”in haberine göre, ABD’nin Mısır’a ne kadar yardım yapacağı dakik olarak henüz bilinmiyor..

 

FHA, Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, Letonya Dışişleri Bakanı Edgars Rinkevics’i kabulünde yaptığı konuşmada, Letonya’nın İslami İran’ın geçmişten bu yana iyi ilişkiler içerisinde olduğu ülkelerden biri olduğunu belirterek “Biz bugün Letonya’yla olan ilişkilerimizin geliştirilmesini istiyoruz. Buna göre, bu açıdan İran İslam Cumhuriyeti tarafından hiçbir engel yok” dedi.

 

Ruhani daha sonra, İslami İran’ın Avrupa Birliği’yle de daima çok iyi ilişkiler içinde olduğuna dile getirip, İran’la 5+1 Grubu arasındaki nükleer müzakerelere değindi ve “Müzakerelerin ilk adımında ve banka ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesiyle birlikte Avrupa Birliği’yle olan ilişkilerimizde değişim ve gelişme meydana geldiğine şahit olduk” diye ilave etti.

 

Cumhurbaşkanı Ruhani daha sonra, müzakerelerin nihayi anlaşma elde edilinceye kadar devam edeceğinin altını çizerek “İran, müzakerelerin her iki tarafın beklediği iyi sonuca erdirilmesinde kararlı. Karşı tarafta da aynı irade olduğuna inanıyoruz” şeklinde konuştu.

 

FHA, TSK’dan Suriye topraklarına girme haberlerine cevapFHA- Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hulusi Akar, Suriye'deki Süleyman Şah Türbesi'ne yapılan askeri takviye ilişkin, "Olağanüstü bir durum yok. Planlı bir faaliyet" dedi. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yaptığı takviyeyle ilgili tek kare fotoğraf Twitter'da yayınlandı.

 

Bu konuda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun gerekli açıklamaları yaptığı ve onun dışında söyleyecek bir şeyi olmadığını belirtti. "Gidenler ikmal amaçlı mı?" sorusuna Akar, "Okuyun, orada yazıyor. Sayın Başbakan ve Dışişleri Bakanı'nın açıklamaları var, onlara ilave edecek bir şeyim yok" yanıtını verdi.

 

Akar, "Rutinin dışında bir faaliyet denebilir mi?" sorusu üzerine, "Hayır, hayır, yok değil" dedi. "Olağanüstü bir şey olarak algılamayalım mı?" sorusuna yanıt verirken Akar, "Hayır, algılamayın. Suriye hudut iç güvenlik harekat bölgesinde bize verilen görevleri en etkin şekilde yapma gayretlerimiz sürüyor. Faaliyetlerimiz planlıdır, onun dışında herhangi yeni bir gelişme söz konusu değil" diye konuştu.

 

Orgeneral Akar, gazetecilerin aynı konudaki ısrarlı soruları üzerine ise "Olağanüstü bir durum yok. Planlı bir faaliyet" dedi.

 

FHA, Kiev: ABD, muhaliflerin sindirilmesinde bize yardım ediyorFHA- Ukrayna’nın doğusunda Rusya taraftarlarının sindirilmesi operasyonunun yeniden başlatılmasının ardından Ukrayna Başbakanı 1. Yardımcısı, ABD’den de yardım aldıklarını açıkladı.

 

FHA- Ukrayna Başbakanı 1. Yardımcısı Vitaly Yarema, ülkesinin “yakın bir gelecekte” Doğu Ukrayna’daki milisleri silahsızlandırma konusunda ciddi bir karar içerisinde olduğunu belirterek, bu bağlamdaki operasyonlarında ABD’den yardım aldıklarını söyledi.

 

Reuters haber ajansının bildirdiğine göre, Ukrayna Geçiş Hükümetiyle bu ülkenin doğusunda yaklaşık 12 resmi binayı ele geçirmiş olan ve “yasadışı” Kiev Hükümetinin istifa etmesini isteyen silahlı muhalifler arasındaki gerginlik, muhaliflerin kontrolü altındaki Slavyansk kenti yakınında Hükümet taraftarı bir politikacının cesedinin bulunmasından sonra şiddet kazandı.

 

FHA, Muhabirimizin Filistinli kaynaklara dayanarak bildirdiğine göre, dün HAMAS ve El Fetih hareketlerinin Ulusal Vahdet Hükümeti kurma konusunda anlaştıklarının duyurulmasının ardından Gazze halkı sokaklara dökülerek geniş seviç gösterilerinde bulundu.

 

Gaaze Hükümeti Başbakanı İsmail Heniye dün, HAMAS’la El Fetih heyetleri arasında gerçekleşen görüşmenin ardından düzenlenen basın toplantısında, Filistinli gruplar arasındaki ihtilafların son bulduğunu ilan etti.

 

Heniye ayrıca, Hükümetin kurulmasından 6 ay sonra Parlamento ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri için hazırlık yapılacağını belirtti.

 

FHA, Hollanda İç Güvenlik Servisi dün yayınladığı bir raporunda, bu ülkeden 100’ü aşkın kişinin Suriye’deki aşırıcı gruplara katılmak üzere Hollanda’dan ayrıldıklarını ve alınan bir rapora göre, bu gruptan 10 kişinin öldürüldüklerini kaydetti.

 

Associated Press haber ajansının bildirdiğine göre, söz konusu raporda ayrıca, Hollandalı aşırıcı bu grubun 2013 yılından itibaren bu ülkeden ayrıldıkları ve bunların arasında intihar eylemlerinde bulunan kişiler olduğu belirtildi.

 

Hollanda İç Güvenlik Sevisi İstihbarat Örgütü tarafından yayınlanan bu yıllk rapor, Hollanda ulusal güvenliği aleyhindeki aşırıcı grupların muhtemel tehditleriyle ilgili.

 

FHA, Siyonist İsrail’in “Kanal 10” televizyonu dün, Filistinli grupların “ulusal barış ve Ulusal Vahdet Hükümeti”nin kurulması konusunda anlaştıkları haberinin duyurulmasından bir saat sonra, işgal altındaki Filistin topraklarının güneyine birçok füze isabet ettiğini bildirdi.

 

Siyonist “Kanal 10” bu konuda verdiği haberinde, söz konusu füzelerin Ashkelon ve Sderot sahiline isabet ettiğini söyledi, ancak olayda kayıp ve ziyanın olup olmadığından söz etmedi.

 

Filistinli gruplar bu hususta henüz bir açıklamada bulunmadılar, ama böyle bir saldırının işgalci İsrail Ordusunun bir saat öncesinde insansız hava aracıyla (İHA) Gazze’nin kuzeyine düzenlediği saldırısına bir tepki olması mümkün.

 

FHA, NMBK üyesi Bahüner:Yüz bin yetkilinin mal varlığı incelenecekFHA- Nizamın Maslahatını Belirleme Kurumu NMBK üyesi Muhammed Rıza Bahüner, nizamın önde gelen yüz bin yetkilisinin mal varlığı inceleneceğini açıkladı.

 

Bahüner, ancak bu çalışma çok geniş kapsamlı olduğunu ve nizamın yaklaşık yüz bin kadar yetkilisini kapsadığını, bu yüzden olmayacak gibi gözüktüğünü ifade etti. Bahüner, bu çalışmanın kapsamında kent konseyleri üyeleri, genel müdürler, kurum başkanları ve yardımcıları, ordu ve sipahiler komutanları gibi yetkililerin yer aldığını kaydetti.

 

FHA, ranlı kadın Milletvekili FHA’ya konuştuYetkililer eşraf gibi yaşamaktan vaz geçmeliFHA- İslamî Şura Meclisi kadın Milletvekili Sekine Ümrani, Cumhurbaşkanı Ruhani’nin eşinin Saadabad sarayında lüks kutlama töreni düzenlemesini eleştirdi.

 

Ümrani, hükümet yetkilileri kendileri lüks yaşamdan vaz geçmediği halde nasıl halktan 45 bin Tümenlik sübvansiyon bedelinden vaz geçmelerini beklemesine anlam veremediğini kaydetti.

 

Yetkililerin attıkları sloganların tam tersini yaptığını belirten Ümrani, hükümet için bunun bedeli ağır olacağı uyarısında bulundu. Ümrani, bu tür kutlamalar için beytülmaldan harcanması, üzerinde düşünülmesi gereken bir konu olduğunu vurguladı.

 

Suriye 1 Nisan’da Bunları Konuşuyor

 

Suriye Arap Haber Ajansı (SANA), Milli yüzücü Lorans el Sebi dün faaliyetlerine başlayan 4. Uluslar arası Dubai Yüzme Şampiyonasında Suriye'ye ilk bronz madalyayı kazandırdı.

 

Milli yüzücümüz Sebi madalyayı; 28 devletten 797 yüzücünün katıldığı şampiyonada 800 metre serbest yüzme yarışında kazandı.

 

SANA, Ailesiyle birlikte vatan kucağına dönen Tuğgeneral Yargıç Muhammed Ebu Zeyd; ‘muhalefet koalisyonu’ ve ‘özgür ordu’ olarak bilinen oluşumlarda ‘barışsever ve demokratlar’ olarak bilinen kimi şahsiyetlerin Suriye'de terörün tırmanması ve masum kanların akıtılmasında parmakları olduğunu kanıtlayan çok sayıda belge ve dosyaya sahip olduğunu belirtti.

 

Suriye Televizyonu ile dün mülakatında Yargıç Ebu Zeyd bu belge ve dosyaların; Suriye'deki terör gruplarının nasıl Arap körfez parasıyla finanse edildiğini de kanıtladığını belirtti. Ebu Zeyd bu belge ve dosyaların tümünü Suriye'de ilgili ve yetkili kurumlara teslim edeceğini açıkladı.

 

2012 Temmuz ayında ailesiyle birlikte Türkiye üzerinden vatan topraklarını terk ettiğine işaret eden Ebu Zeyd, insanın vatanı haricinde onur ve değerlerinin çirkef bir şekilde çiğnendiğini ifade etti.

 

Cezire ve Arabiye gibi terör yanlısı fitne kanallarının kendisinden görüntülü kayıt almaları yada ‘Özgür Ordu’ya katılması için kendisine büyük paralar teklif ettiğini söyleyen Ebu Zeyd, bunu hiçbir şekilde teyit etmediğini belirtti.

 

Türkiye'deki kamplarda bulunan Suriyeli subayların büyük çoğunluğunun vatan topraklarını terk ettikleri için büyük pişmanlık duyduklarını söyleyen Ebu Zeyd; silahlı operasyonlara katılanların ise durumlarının farklı odluğunu söyledi. Ebu Zeyd Türkiye'deki kamplarda bulunan subayların genelinin vatan kucağına dönmek için büyük bir arzu duyduklarını belirtirken, fakat silahlı gruplara ait barikatlar nedeniyle bunu yapamadıklarını ifade etti.

 

SANA, İnsani Yardım Yüksek Komisyonunun denetimi altında bugün Şam’da Filistinlilerin yoğun olarak yaşadıkları Yermük Bölgesinde tekfirci teröristlerin ablukası altında yaşayan vatandaşlara insani yardımlar dağıtıldı.

 

SANA, Eli kanlı tekfirci ve hain terör çeteleri sivil yerleşim alanlarına gaddar ve kör havan saldırılarını sürdürüyor.

 

Şam Emniyet Müdürlüğünden bir kaynak terör çetelerinin bugün Şam’ın Ukeybe Semtini bir havan mermisiyle hedef aldıklarını söyledi. Kaynak havan mermisinin özel bir araba garajına düştüğünü aktarırken bunun sonucunda 4 ve 5 yaşlarında 2 çocuğun aralarında bulunduğu 5 vatandaşın yaralandığını belirtti.

 

Kaynak terör çetelerinin Şam’da ayrıca Bağdat Caddesine ilaveten Kazzazin ve Salihiye semtlerini de havan mermileriyle hedef aldıklarını, hasarın sadece maddiyatta kaldığını söyledi.

 

SANA, Osmanlıların 1915 yılında Ermeni halkına yönelik bulundukları soykırımın 99. yıldönümü münasebetiyle Şam’daki Aziz Serkis Ortodoks Ermeniler Kilisesinde soykırımı anma ayini düzenlendi.

 

Ayinde yapılan konuşmalarda Osmanlıların Ermeni halkına yönelik insanlık dışı soykırımları şiddetle kınanırken, Türkiye'de AKP hükümeti başkanı Recep Tayyib Erdoğan ve rejiminin Suriye'de tekfirci terör çetelerine desteği ile atalarının vahşetini sürdürdüğünün altı çizildi.

 

Konuşmacılar Suriye ve halkının her daim Ermeni halkını kucakladığını ifade ederek, Osmanlı soykırımından kaçan Ermenilere güvenli barınak teşkil ettiğini belirtti.

 

Osmanlıların Ermeni halkına yönelik soykırımlarında 1ç5 milyondan fazla Ermeninin kurban gittiğine dikkat çeken konuşmacılar; Erdoğan ve rejiminin de şimdi o zamanlarda sağ kurtulan Ermenileri katletmek için tekfirci çetelerini Suriye'ye gönderdiğini söyledi.

 

Azerbaycan 1 Nisan’da Bunları Konuşuyor

 

1News.az, Türkiye Başbakanı Erdoğan, 1915 olaylarına ilişkin, "Hayatlarını kaybeden Ermenilerin huzur içinde yatmalarını diliyor, torunlarına taziyelerimizi iletiyoruz" dedi.

 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 1915 olaylarına ilişkin "Kadim ve eşsiz bir coğrafyanın benzer gelenek ve göreneklere sahip halklarının, geçmişlerini olgunlukla konuşabileceklerine, kayıplarını kendilerine yakışır yöntemlerle ve birlikte anacaklarına dair umut ve inançla, 20. yüzyılın başındaki koşullarda hayatlarını kaybeden Ermenilerin huzur içinde yatmalarını diliyor, torunlarına taziyelerimizi iletiyoruz" dedi.

 

Başbakan Erdoğan'ın 1915 olaylarına ilişkin mesajı Başbakanlık Basın Merkezinin internet sitesinde yayımlandı.

 

Mesajında, Ermeni vatandaşlarımız ve dünyadaki tüm Ermeniler için özel bir anlam taşıyan 24 Nisan'ın, tarihi bir meseleye ilişkin düşüncelerin özgürce paylaşılması için değerli bir fırsat sunduğuna işaret eden Başbakan Erdoğan, "Osmanlı İmparatorluğu’nun son yıllarının hangi din ve etnik kökenden olursa olsun, Türk, Kürt, Arap,Ermeni ve diğer milyonlarca Osmanlı vatandaşı için acılarla dolu zor bir dönem olduğu yadsınamaz. Adil bir insani ve vicdani duruş, din ve etnik köken gözetmeden bu dönemde yaşanmış tüm acıları anlamayı gerekli kılar" dedi.

 

-"Atalarımızın dediği gibi ‘ateş düştüğü yeri yakar"

 

1News, Suriye'de Beşşar Esed'e bağlı ordu birliklerinin çeşitli kentlerde yönetim karşıtlarına yönelik ağır silahlarla düzenlediği operasyonlarda 42 kişinin öldüğü bildirildi.

 

Suriye İnsan Hakları Örgütü (SNHR) tarafından yapılan açıklamada, Esed güçlerinin, muhaliflerin kontrolündeki bölgelere kara ve havadan gerçekleştirdiği saldırılarda başkent Şam'ın banliyölerinde 18, Hama'da 7, İdlib ve Halep'te 4'er, Dera ve Deyru'z Zor'da 3'er, Kuneytra, Humus ve Lazkiye'de birer olmak üzere 42 kişinin yaşamını yitirdiği belirtildi.

 

Suriye Yerel Koordinasyon Komitesi (LCC) de yaptığı açıklamada, orduya ait helikopterin Halep'te silahlı muhaliflerin elindeki Anadan beldesini bombalamasında çok sayıda kişinin yaralandığı kaydedildi. Saldırıda bazı evlerin yıkıldığı ve hasar gördüğü aktarılan açıklamada, sivil savunma ekiplerinin yıkılan evlerin enkazında ölü ve yaralı çıkarttığı vurgulandı.

 

Rejim helikopterlerinin Halep'te Mesekin Hananu, Haydariye, Eşrefiye Mahallesi ile Şeyh Nacar Sanayi bölgesine de saldırdığı belirtilen açıklamada, başkent Şam'ın Dareya, Cobar, Kabun ve Doğu Guta bölgesinin Esed güçlerinin yoğun saldırılarına maruz kaldığı kaydedildi.

 

1News, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, dün Çek Cumhuriyeti Temsilciler Meclisi Başkanı ve Çek Cumhuriyeti – Azerbaycan Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Jan Hamacek ile bir görüşme yaptı.

 

Görüşmede Azerbaycan’la Çek Cumhuriyeti arasındaki ikili ilişkilerin gelişiminden duyulan memnuniyet ifade edildi. Parlamentolar arası ilişkilerin daha da geliştirilmesinin Azerbaycan – Çek Cumhuriyeti işbirliğinin gelişimine katkı sağladığı ayrıca vurgulandı.

 

Görüşmede Azerbaycan’la Avrupa Birliği arasında işbirliği konusunda görüş alışverişi de yapıldı.

 

1News, İşgalci Ermenistan ordusuna bağlı birlikler Azerbaycan-Ermenistan cephe hattında ateşkes ihlallerini dün de sürdürdü.

 

Azerbaycan Savunma Bakanlığı internet sayfasında yer alan açıklamaya göre, işgalci Ermenistan birlikleri son 24 saatte cephe hattının farklı noktalarında ateşkesi toplam 30 kez ihlal ettiler.

 

Açıklamada, işgalci Ermenistan birliklerinin dün ve bugün gece Ermenistan’ın İcevan ilçesine bağlı Berkaber köyündeki mevzilerinden Azerbaycan Silahlı Kuvvetlerinin Gazah ilçesine bağlı Kızılhacılı köyündeki mevzilerine ateş açtıkları belirtildi.

 

Bunun dışında Azerbaycan’ın Füzuli işçesine bağlı Garahanbeyli, Aşağı Seyidehmedli ve Aşağı Ebdürrehmanlı, Ağdam ilçesine bağlı Yusufcanlı, Şirvanlı, Garagaşlı ve Şıhlar, Hocavend ilçesine bağlı Kuropatkino, Goranboy ilçesine bağlı Tapgaragoyunlu ve Gülüstan, Terter ilçesine bağlı Çilebürt köyleri ve bu ilçelerin hudutları içerisindeki tepelerde konuşlanan işgalci Ermenistan birliklerinin de Azerbaycan Silahlı Kuvvetlerinin karşı mevzilerine ateş açtıkları ifade edildi.

 

Bakanlıktan yapılan açıklamada, açılan ateşin karşılık verilerek susturulduğu ifade edildi.

 

1News, Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü (KGAÖ) Genel Sekreteri Nikolay Borduja, bir kısım ülkelerin tahriki ile Rusya’nın NATO ile doğrudan çatışma seviyesine geldiği uyarısında bulundu.

 

Çeçenistan’ın başkenti Grozni’de yapılan güvenlik toplantısı sonrası basına konuşan Borduja, “Bir kısım NATO ülkelerinin etkisi ile biz şimdilerde NATO ile doğrudan çatışma seviyesine geldik.” dedi.

 

Borduja, “Bugün Rusya’ya karşı yaptırımlar uygulanıyor. Maydan’dan bir kısım insanlar istikrarsızlık oluşturmak için Rusya’ya sızmaya çalışıyor. NATO gemileri bulunma süreleri ile ilgili anlaşmaları ihlal ederek Karadeniz’e giriyor.” eleştirisi getirdi.

 

Gelişmeleri psikolojik saldırıların bir parçası olduğunu savunan Rus yetkili, “Batılı ülkeler kaslarını gösteriyor. Ancak tüm bunların amacı tansiyonun giderek yükselmesine neden oluyor.” uyarısında bulundu.

 

KGAÖ’nün Ukrayna’nın üye ülke olmaması nedeni ile buradaki gelişmelere karışmadığını ifade eden Borduja, “Ukrayna’nın içinde yaşanan gelişmelere müdahil olacak özel bir uluslar arası organizasyon değiliz.” şeklinde konuştu.

 

1News, Dünya Ekonomik Forumu (WEF) “Küresel Bilgi Teknolojileri 2014 Raporu” adlı yıllık raporunu yayınladı.

 

Ülkelerin bilişim teknolojileri alanında gelişimini aksettiren raporda, Azerbaycan Birbiriyle Bağlantılı Olmaya Hazırlık Endeksi (Networked Readiness Index – NRI) göstergesine göre 148 ülke arasında 7 basamak ilerleyerek 56. sıradan 49. sıraya yükseldi.

 

Azerbaycan Haberleşme ve Yüksek Teknolojiler Bakanlığının basın hizmetinden verilen bilgiye göre, her zaman BDT ülkeleri arasında yüksek göstergelere sahip Azerbaycan, reyting sıralamasında birçok gelişmiş ülkeyi de geride bıraktı.

 

Azerbaycan, “ülkenin mobil şebekelerinin kapsama alanı” sıralamasında 1. sırayı aldı, “100 kişiye internet kullanıcılarının oranı” sıralamasında 59., “yüksek hızlı genişbant internet kullanıcılarının sayısı” sıralamasında ise 46. oldu.

 

Raporda, orta gelirli ülkelerle kıyasla Azerbaycan’a ilişkin verilerin ortalamanın üzerinde olduğu dikkat çekerken, Azerbaycan, “hükümetin BİT sektörüne verdiği öneme göre” 6. sırayı, “devlet hizmetlerinde BİT teknolojilerinin verimli kullanımına göre” 8. sırayı aldı.

 

1News, Ermenistan’da 1915 sözde soykırım gösterilerinde Türk bayrağı yakıldı. Her yıl 24 Nisan’da düzenlenen “meşale yürüyüşüne” katılan binlerce kişi ‘Soykırım Müzesi’ önünde toplanarak Türk bayrağı yaktı.

 

Rus basınında yer alan haberlere göre, Ermeni gençlik örgütlerinin düzenlediği gösteri için Özgürlük Meydanı’nda toplanan kalabalık ellerinde meşalelerle Soykırım Müzesi’ne kadar yürüdü. Yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı gecede caddeler trafiğe kapatıldı ve Türkiye aleyhine sloganlar atıldı.

 

Türkiye’den 1,5 milyon insanın soykırımına uğradığının tanınmasını isteyen dövizler taşıyan göstericiler yanlarında getirdikleri Türk bayrağını meşalelerle tutuşturup yaktı.

 

Göstericiler Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan’dan da henüz onaylanmayan Türkiye ile imzalanan protokolden imzasını çekmesini istedi.

 

Sarkisyan ve diğer devlet erkanı sözde Soykırım Anıtı’na giderek düzenlenen törene katılıyor.

 

1News, Türkiye Başbakanı Tayyip Erdoğan, 23 Nisan Resepsiyonu'nda Dağlık Karabağ sorunu çözülmeden Ermenistan ile normalleşme olmayacağını söyledi

 

Başbakan Tayyip Erdoğan, TBMM'de düzenlenen 23 Nisan Resepsiyonu'na katıldı. Erdoğan, 1915 olaylarına ilişkin mesajına yönelik soruları yanıtlarken, ABD'nin yapacağı açıklamaya bakacaklarını, ama farklı bir şey beklemediğini, temennisinin aynı istikamette olduğunu söyledi. ABD'nin yapacağı açıklamanın normalleşme sürecini hızlandırmasını dilediğini belirten Erdoğan, Dağlık Karabağ sorunu çözülmeden Ermenistan ile normalleşme olamayacağına vurgu yaptı.

 

Twitter'ın buzladığı hesaplara ayarlar değiştirilerek giriş yapıldığının söylenmesi üzerine de Erdoğan, "Ben düşüncemi söyledim, verdikleri sözleri yerine getirdiler, getirdiler. Getirmedikleri takdirde aynı yerdeyiz biz, gereğini yaparız. Her şeyden önce bir vergi kaçakçısı şirket Türkiye'de faaliyet gösteremez, ofisi yok" dedi.

 

1News, Bakü’deki Haydar Aliyev Uluslararası Havaalanı’nın yeni terminal binası dün törenle hizmete açıldı.

 

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, eşi Mehriban Aliyeva ve aile üyelerin de katıldığı açılış töreninde Cumhurbaşkanı Aliyev bir konuşma yaptı.

 

Cumhurbaşkanı Aliyev, konuşmasında, “Asya’yla Avrupa’yı birleştiren en rahat, en kısa yol Azerbaycan’dan geçecek” dedi.

 

Bakü-Tiflis-Kars demiryolu hattının inşasına değinen Cumhurbaşkanı Aliyev şunları kaydetti:

 

“Bakü-Tiflis-Kars demiryolu hattının yapımı başarılı bir şekilde sürüyor. Biz bu projeyi ortaklarımız olan Türkiye ve Gürcistan’la birlikte yürütüyoruz.

 

Bu demiryolu hattının tamamlanmasıyla birlikte Azerbaycan iki kıtayı birbirine bağlamış olacak. Zaten coğrafi konumumuz itibariyle Avrupa ve Asya arasında köprü işlevi gören bir ülkeyiz. Demiryolları, karayolları ve hava ulaşımıyla bu merkezi konumumuzu daha da pekiştireceğiz.”

 

Bulgaristan 24 Nisan’da Bunları Konuşuyor

 

TRUD Gazetenin yaptığı araştırmaya göre, ülkenin bazı şehirlerinde Avrupa Birliği’nin teşvik kaynakları ile onarılan meydanların dağılmaya yüz tuttukları ve acil olarak tekrar onarılmaları gereketiği görüldü. Lom şehri merkezinde ağaçların asfalt üzerinde dikildiği için kurudukları, Novi Pazar kasabasındakilerin ise kış mevsiminde dikildikleri için dondukları anlaşıldı. Smolyan şehir merkezinde atılan yeni asfaltın dağılmaya başladığı, Ruse şehir merkezinde döşenen Çin ürünü granitlerin ise söküldükleri görüldü. Bütün bu yapılanların Avrupa vergi mükellefleri tarafından karşılandığı ve dört şehir için harcanan paraların 20,7 milyon leva değerinde olduğu vurgulandı.

 

24 ÇASA, Başsavcı Sotir Tsatsarov tarafından kurulan ve özellikle adalet sistemi dahilinde yolsuzlukla mücadele olarak bilinen birimin, üst düzey hakimleri de soruşturduğu anlaşıldı. Söz konsu haber, Bulgaristan’a Avusturya’da yayınlanan dünkü ‘Der Standart’ gazetesinden geldi. Soruşturma dosyası yazan muhabir Markus Bernat, haber kaynağı olarak Bulgaristan Başsavcılığını gösterdiği ve yazısında şu anda Sofya’daki Temyiz Mahkemesi Başkanı olan ve daha öncesi korgeneral rütbesine sahip olan bir yargıcın denetlendiğini belirtti. Gazetenin söz konusu tanımına sadece Sofya’daki Temyiz Mahkemesi Başkanı Başkanı Veselin Pengezov uyuyor.

 

STANDART, Kıskançlık sorunu yaşayan bir asker, çocuklarının önünde eşini silahla vurduktan sonra kendi silahıyla intihar etti. Irak’ta iki farklı operasyonda görev yapan Vratsa şehrinden onbaşı Valeri Kalçev’in aile içi bir geçimsizlikten dolayı eşi Klavdiya’yı gece yarısına yakın bir saatte silahı ile öldürdüğü öğrenildi. Katliamın ardından ise 36 yaşındaki askerin, 1,7 ve 5 yaşlarındaki iki çocuğunu odalarına kitlemesinin ardından kendisi de eşinin cesedi ile birlikte odaya kapandığı anlaşıldı. Sabah saatlerinde kardeşi Mariyan’ı telefon ile arayan Valeri daha sonra hayatına kıydı.

 

KLASSA, Ulusal İstatistik Kurumu ve Eurostat tarafından yapılan açıklamada, Avrupa Birliği ülkeleri dahilinde Bulgaristan’ın en düşük devlet borcuna sahip ikinci ülke olduğu anlaşıldı. Bulgaristan’ın GSYH’ya oranla kıyas edilen devlet borcunun yüzde 18,9 seviyesinde olduğu, bir önceki ülkenin ise Estonya olduğu anlaşıldı. Bulgaristan’ın ardından ise yüzde 23,1 ile Lüksemburg, yüzde 38,1 ile Litvanya, yüzde 38,4 ile Romanya, yüzde 39,4 ile Letonya ve yüzde 40,6 ile İsveç yer aldı. AB ülkesi olan diğer 16 ülkenin devlet borcunun ise GSYH’ya oranla yüzde 60 seviyesinin üzerinde olduğu belirlendi. En yüksek borç seviyesi ise yüzde 175,1 ile Yunanistan’a ait, ardından yüzde 132,6 ile İtalya, yüzde 129 ile Portekiz geldi. NSİ tarafından yapılan açıklamada 2013 yılı itibariyle Bulgaristan’ın dış borcunun 14,733 milyar leva veya GSYH’nın yüzde 18,9 oranına denk geldiği belirtildi.

 

SEGA, Sağlık sisteminde denetime çıkan Ulusal Sağlık Sigorta Sandığı (NZOK) görevlileri, hayali hastalar, tatil günlerinde kapılarına kilit vurulan birimler, uzmanlık alanı bulunmayan fakat nöbet yapan doktorlar ve tedavi yapılmamasına rağmen gideri gösterilen tedavileri ortaya çıkardı. Sağlık Sandığı görevlileri tarafından yılın ilk üç aylık dönemi içinde aile doktorlarına, laboratuvar ve uzman doktorlara yönelik 2 bin 576 denetim ve 136 hastanede toplam bin 457 denetim yapıldı. Konuyu değerlendiren NZOK Müdürü Rumyana Todorova, denetim sonucunda toplam bin 570 adet ihlal ortaya çıktığını ve sağlık kurumları tarafından gerçekleştirilen usulsüzlüklerden dolayı 1,5 milyon leva değerinde ceza kesildiğini açıkladı.