ABD 23 Nisan’da Bunları Konuşuyor

 

The Wall Street Journal (WSJ), Başbakan Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla Başbakanlık 1915 olaylarına ilişkin ilk kez açıklama yaptı. Olayların 99'uncu yılında yapılan açıklamada Erdoğan "Kadim ve eşsiz bir coğrafyanın benzer gelenek ve göreneklere sahip halklarının, geçmişlerini olgunlukla konuşabileceklerine, kayıplarını kendilerine yakışır yöntemlerle ve birlikte anacaklarına dair umut ve inançla, 20. yüzyılın başındaki koşullarda hayatlarını kaybeden Ermenilerin huzur içinde yatmalarını diliyor, torunlarına taziyelerimizi iletiyoruz" dedi.

 

Başbakan Erdoğan'ın 1915 olaylarına ilişkin mesajı Başbakanlık Basın Merkezinin internet sitesinde yayımlandı.

 

Mesajında, Ermeni vatandaşlarımız ve dünyadaki tüm Ermeniler için özel bir anlam taşıyan 24 Nisan'ın, tarihi bir meseleye ilişkin düşüncelerin özgürce paylaşılması için değerli bir fırsat sunduğuna işaret eden Başbakan Erdoğan, "Osmanlı İmparatorluğu'nun son yıllarının hangi din ve etnik kökenden olursa olsun, Türk, Kürt, Arap,Ermeni ve diğer milyonlarca Osmanlı vatandaşı için acılarla dolu zor bir dönem olduğu yadsınamaz. Adil bir insani ve vicdani duruş, din ve etnik köken gözetmeden bu dönemde yaşanmış tüm acıları anlamayı gerekli kılar" dedi.

 

WSJ, Geçtiğimiz dönemin Türkiye açısından kolay bir dönem olmadığı yorumunda bulunan Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, mayıs ayından bu yana güven konusunda bazı sıkıntılar olduğuna dikkat çekerek "Güven ortamının güçlendirilmesi için, daha ciddi, daha güçlü adımlar atılması, özel bir gayret içerisinde olunması gerekiyor. Güven de istikrar kadar önemli" dedi

 

"2013 yılı gerçekten bambaşka problemlerin, hiç de beklemediğimiz olayların ardı arkasına gerçekleştiği bir yıl oldu." diyen :Babacan bu zorlukları şöyle açıkladı: "2013 yılı öncelikle FED'in para politikalarının artık normalleşeceğini ilan ettiği, likiditeyi yavaş yavaş geri çekeceğini ilan ettiği bir yıl oldu. Yine Avrupa'nın zayıf görünümü 2013 yılında devam etti. Gezi olayları yaşadık, 5 hafta 6 hafta bütün dünya basını, hemen hemen her gün, Türkiye'yi olabilecek en negatif şekliyle işledi. Suriye'de iç savaş olanca güçlüğüyle devam etti, Irak'ta sadece geçen yıl 9 bin kişi öldü, patlamalar ve saldırılar sonucunda. Yılın sonuna doğru da bir 17 Aralık süreci yaşadık."

 

Ali Babacan, bütün bunlara rağmen Türkiye'nin 2013 yılında yüzde 4'lük büyüme hedefini tutturmuş olmasını kayda değer bir gelişme olarak yorumlayarak, bütün olumsuzluklara, Türkiye ile ilgili içeride ve dışarıda duyulan kaygılara rağmen yüzde 4'lük büyümenin iyi bir sonuç olduğunu aktardı.

 

WSJ, 2013 yılında üyelerinin telif cirosunu yüzde 40'a yakın artırarak 23 milyon TL'ye ulaştıran Musiki Eserleri Sahipleri Grubu (MSG) şimdi telifte en büyük kaçak olan umumi mekanların tüketimini kayıt altına almak için telif matik uygulamasına geçme hazırlığında. Türkiye'de 1 milyon 800 bin mekanın müzik tükettiğini dile getiren Mafyan "Otellerle ve belli birliklerle anlaşmalar yapıyoruz. Ama hepsinin kontrolü çok zor. Bu nedenle bazı mekanlara kara kutu takmaya başladık. Bu kutu ile o mekanda çalınan şarkıları tespit edebileceğiz" dedi.

 

Şuanda test amaçlı olarak İstanbul ve İzmir'de 50 farklı mekana kurulan bu kara kutunun market, kuaför, mağaza, otel gibi farklı mecralarda uygulandığını ifade eden Mafyan, sistemin nasıl çalıştığını şöyle açıkladı:

 

"Mekana takılan kara kutu o mekanda çalınan parçaları tanıyarak bize bilgi yolluyor. Bir restorona gidildiğinde nasıl fatura dökümünde orada yediğiniz yiyecekler oluyorsa çalınan şarkıların da dökümü olması gerekiyor. Aksi taktirde hak sahibi hakkını kaybediyor. Çünkü telifte hep çalınan parçalar üzerine giden bir sistem var. İşte bu kara kutu ile biz o parçaların listesini elde etmeyi planlıyoruz. Ama henüz bunun çok başındayız."

 

Çin 23 Nisan’da Bunları Konuşuyor

 

Çin Devlet Radyosu (CRİ), Çin'de yeni enerjiye dayalı otomobil satışının, bu yıl iki kat artışla 35 bine ulaşacağı bildirildi.

 

Beijing'de düzenlenen 2014 Çin Otomotiv Fuarı'ndan alınan bilgilere göre, Çin'de yeni enerjiye dayalı otomobillerin piyasalaşma süreci hızlanıyor.

 

Çin Otomotiv Sanayisi Derneği tarafından yayımlanan istatistiklere göre, yılın ilk çeyreğinde yeni enerjiye dayalı 6 bin 651 araç üretilirken, 6 bin 853 araç satıldı. Üretim ve satış hacmi, geçen yılın aynı dönemine kıyasla iki kattan fazla arttı.

 

Yeni enerjiye dayalı otomobillerde, Çin'de standardizasyon ve teknoloji açılarından bazı sorunlarla karşılaşıldığı belirtilirken, hükümetin elektromobillere elektrik dolumu, satın alımı ve kullanımı alanlarındaki desteklerinin artmasıyla, bu alanda daha hızlı gelişme beklendiği ifade ediliyor.

 

CRİ, Çin Deniz Kuvvetleri'nin kuruluşunun 65'inci yıldönümü dolayısıyla düzenlenen "Denizde İşbirliği–2014" kod adlı çok uluslu tatbikat bugün (23 Nisan) başladı.

 

Çin, Bangladeş, Malezya, Brunei, Pakistan, Hindistan ve Endonezya'ya bağlı 19 gemi, yedi helikopter ve deniz piyadesinden oluşan üç filo tatbikata katılıyor.

 

Tatbikatta, Çin'den ise Kuzey Çin Denizi Filosu yer alıyor.

 

Filolar arasında haberleşme ve filoların manevralarının yanı sıra, denizde lojistik, arama-kurtarma çalışmaları, rehin alma eylemleriyle mücadele ve atış taliminden oluşan altı farklı kategoriyi kapsayan tatbikatın bugünkü kısmı saat 9.00–15.00 arasında yapıldı.

 

Yedi ülkenin katıldığı tatbikatın, bu ülkelerin deniz kuvvetlerinin arama-kurtarma çalışmalarındaki koordinasyonu ile deniz güvenliği işbirliğinin güçlendirilmesi amacıyla düzenlendiği açıklandı.

 

CRİ, Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping bu sabah (23 Nisan) Kore Cumhuriyeti (KC) Cumhurbaşkanı Park Geun-hye'yle bir telefon görüşmesi yaptı.

 

Şu anda Çin-KC ilişkisinin iyi yönde geliştiğini hatırlatan Xi, geçen ay Hollanda'da yapılan nükleer güvenlik zirvesindeki görüşmede, ilişkileri durmaksızın ilerletmek konusunda mutabık kaldıklarını hatırlattı. Xi Jinping, sıkı temasların iki ülke ilişkilerinin yakınlık ve önemini gösterdiğini belirterek, Asya Pasifik İşbirliği Örgütü zirvesi için mevkidaşı Park'ı Kasım ayında Çin'de ağırlamaktan memnuniyet duyacağını kaydetti. Xi Jinping ayrıca, feribot kazasından dolayı üzüntülerini dile getirerek, başsağlığı ve geçmiş olsun dileklerinde bulundu.

 

Park Geun-hye ise, ilişkilerin her alanda sıkı işbirliği içinde yürütüldüğüne ve halklar arası dostluğun derinleştiğine işaret etti. Xi Jinping'i ülkesinde ağırlamaktan memnuniyet duyacağını aktaran Park, ikili ilişkiler ve önemli meseleler hakkında derinlemesine fikir alışverişinde bulunmaya hazır olduğunu kaydetti.

 

CRİ, Çin, ABD-Japonya güvenlik antlaşmasının Diaoyu Adası'nı da kapsamasına kararlılıkla karşı çıktı.

 

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Qin Gang bugün (23 Nisan) Beijing'de düzenlediği basın toplantısında, ABD'den toprak egemenliği sorununda tarafsızlık taahhüdüne sadık kalmasını istedi. Çin'in Diaoyu Adası sorununda tutumunun öteden beri belli olduğunu belirten Sözcü Qin, Diaoyu Adası'nın Çin'in egemenliği altındaki toprağı olduğunu kaydetti.

 

Sözcü Qin Gang, Japonya'nın Diaoyu Adası'nı işgalinin hukuka ayrıkı olduğunu ve Çin'in toprak egemenliği ve deniz haklarını koruma kararlılığının sarsılmayacağını vurguladı. Qin Gang ABD'den gerçeğe saygı göstererek sorumlu tutumla bölgesel barış ve istikrarın gerçekleştirilmesi için yapıcı rol oynamasını istediklerini de sözlerine ekledi.

 

CRİ, Çin'in komşu ülkelerle diplomatik ilişkilerinde ASEAN'ın öncelikli olduğu, Çin'in ASEAN'ın Doğu Asya işbirliğinde oynadığı yönlendirici rolü desteklediği bildirildi.

 

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Qin Gang bugün (23 Nisan) düzenlenen olağan basın toplantısında dün Tayland'da yapılan 20'inci Çin-ASEAN Üst Düzey Yetkililer Toplantısı'nı değerlendirdi. Qin katılımcıların Çin-ASEAN ilişkisinin, bölgenin barış, istikrar ve gelişmesi için önemli katkıda bulunduğunu savunduğunu belirtti.

 

Yetkililerin toplantıda, Çin-ASEAN ilişkisi, Doğu Asya İşbirliği gibi her tarafı ilgilendiren uluslararası ve bölgesel sorunların üzerinde fikir alışverişinde bulunduğunu anımsatan Qin, tarafların geçen toplantıda Çin tarafından ileri sürülen 2+7 İşbirliği Çerçevesi'nin hayata geçirilmesi konusunu ağırlık noktası olarak ele aldıklarına işaret etti.

 

Çin'in barışçıl bir şekilde kalkınması ve ekonomisinin istikrarlı ve devamlı bir şekilde büyümesinin bölge için önemli bir fırsat olduğu, ASEAN'ın tüm diyalog ortaklarının arasında Çin'le ilişkisinin en canlı olduğunu dile getiren Qin, ASEAN'ın Çin'in komşu ülkelerle diplomatik ilişkilerinde öncelikli olduğunu ifade etti.

 

CRİ, Batı Pasifik Deniz Kuvvetleri Forumu 14. Yıllık Toplantısı bugün (23 Nisan) Qingdao kentinde sona erdi.

 

Toplantıya başkanlık yapan Çin Deniz Kuvvetleri Komutanı Wu Shengli kapanışta bir konuşma yaptı. Wu, toplantı süresince katılımcıların düşünce ve görüş paylaşımında bulunarak karşılıklı anlayışı pekiştirmenin yanı sıra, dostluğu da derinleştirdiklerini ve öngörülen hedefe ulaşıldığını kaydetti.

 

İki gün süren toplantıda "Denizde Beklenmedik Durumlara İlişkin Kurallar" onaylanırken, Pakistan gözlemci ülke olarak kabul edildi. Ayrıca, kayıp Malezya uçağının arama çalışmaları hakkındaki bilgiler dinlendi, denizde ortak arama modelleri tartışıldı.

 

Daha sonraki forumun, Hindistan'da yapılması da kararlaştırıldı.

 

Rusya 23 Nisan’da Bunları Konuşuyor

 

Rusya’nın Sesi Radyosu (RUVR) , Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Russia Today spikeri Sofiko Şevardnadze, bakanın televizyona özel demecinin ardından “selfie” çektirdi.

 

Sofi: “Gelin selfie çekelim?” Lavrov: “O da ne? Obama’nın Danimarka başbakanıyla yaptığı gibi mi?”

 

Lavrov’un RT televizyonunda SophieCo programına verdiği demecin ana konusu Ukrayna’daki krizdi. Ukrayna konusunda Cenevre’de varılan anlaşmaların doğu, batı veya merkez ilçeler olsun ülkenin tüm bölgeleri için geçerli olduğunu bir kez daha vurgulayan Rusya Dışişleri Bakanı, Kiev yönetiminin bu anlaşmaları uygulamadığını belirtti.

 

Rus diplomat, Ukrayna parlamentosu Yüksek Rada tarafından cumhurbaşkanı vekilliğine atanan Turçinov’un neredeyse olağanüstü hal ilan ettiğini ve orduya barışçıl gösterilere katılan insanlara ateş açma emrini verdiğini söyledi. Lavrov, Rada tarafından başbakanlık görevine atanan Arseniy Yatsenyuk’un Ukrayna’nın güneyine giderek protestocularla konuşmasının amaca uygun olacağını ifade etti.

 

RUVR, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Rusya Silahlı Kuvvetleri’nin ülke vatandaşlarının çıkarlarının tehdit edilmesi durumunda harekete geçmeye hazırlıklı olması gerektiğini söyledi.

 

Lavrov, Rusya’nın İngilizce yayın yapan RT televizyonuna demecinde, “Saldırıya uğrarsak hiç şüphesiz yanıt veririz. Güney Osetya’da olduğu gibi meşru çıkarlarımız, Rusyalıların çıkarları doğrudan saldırıya uğrarsa uluslararası hukuka uygun olarak yanıt vermekten başka bir seçenek görmüyorum. Rusya vatandaşlarına saldırı Rusya’ya yapılmış saldırıdır” diye açıkladı.

 

Rus bakan, ülkesinin Ukrayna sınırına ordu yığıp yığmadığı sorusuna, “Sınıra ek askerler takviye ettiğimizi hiçbir zaman reddetmedik. Ukrayna yönetimi de ordusunu Rusya sınırları yakınlarına çekiyor, askerlerini doğu ve güney bölgelerine gönderdi” yanıtını verdi.

 

Öte yandan Dışişleri Bakanı, Rusya yönetiminin düzenli olarak ülkenin farklı bölgelerinde askeri tatbikatlar gerçekleştirdiğini vurguladı.

 

RUVR, Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, RT Televizyonu’na bugün verdiği röportajda, Ukrayna’daki krizin çözümü adına geçtiğimiz hafta Cenevre’de gerçekleştirilen 4’lü görüşmede üzerinde mutabık kalınan taahhütlerin Kiev tarafından yerine getirilmediğini belirtti.

 

Söz konusu görüşmeye katılan tarafların özellikle Ukrayna’daki aşırılık yanlısı yapılanmaların inisiyatifi ele geçirmesine fırsat tanınmaması konusunda görüş birliğine vardığını hatırlatan Lavrov, buna karşın Ukraynalı aşırı sağcı radikal örgüt Sağ Sektör’ün provokasyonlarına devam ettiğini ve Slavyansklı vatandaşların Paskalya Bayramı esnasında hayatlarını kaybetmeleri olayından sorumlu olduğunun da altını çizdi.

 

Ukrayna’daki krizin çözümü adına, Rusya, ABD, AB ve Ukrayna taraflarının katıldığı 4’lü görüşme, geçtiğimiz hafta Perşembe günü Cenevre’de gerçekleştirilmişti. Görüşmede Ukrayna’daki mevcut krizin tırmanmasının önüne geçilmesi adına mutabık kalan taraflar, ülkedeki illegal silahlı yapılanmaların silahsızlandırılarak dağıtılması ve Anayasa reformu üzerine diyalog sürecinin başlatılması konularında anlaşmaya varmıştı.

 

İngiltere 23 Nisan’da Bunları Konuşuyor

 

Financial Times gazetesinde bugün, gazeteci Borzou Daragahi'nin Mısır'la ilgili makalesine yer verilmiş. "Mısır'ın kara delikleri" başlığıyla yayımlanan analizde, hükümete muhalif binlerce kişinin gözaltında kaybolduğu belirtiliyor. Gazeteci, bu durumun yeni nesil cihatçıları marjinalleştirdiği eleştirilerine dikkat çekiyor.

 

Yazı, 14 Ocak'ta Kahire'de tutuklanan ve bir daha kendisinden haber alınamayan Abdül Samiyeh'in hikayesiyle başlıyor. 31 yaşındaki iki çocuk babası Samiyeh'in ailesinin, gece gündüz, bütün hapishaneleri gezerek, onu aradığı yazıyor. Ailenin, 3 hafta önce gizli bir telefon aldığu ve tanımadıkları bir adam kendilerine Samiyeh'in Azouly hapishanesinde tutulduğunu söylediği belirtiliyor.

 

Daragahi, ailenin ve avukatlarının bakanlıklara başvurusunun sonuçsuz kaldığını yazmış.

 

Mısırlı insan hakları savunucularının yorumlarına da yer verilmiş. Buna göre Samiyeh'in hükümet tarafından onaylanmayan gizli kamp ve hapishanelerden birinde tutulduğu iddia ediliyor.

 

Gazeteci, gözaltına alınanların çoğunlukla Mursi destekçisi ya da Müslüman Kardeşleri desteklediğinden şüphelenilen kişiler olduğunu belirtiyor. Ayrıca, darbe karşıtı sol muhaliflerin de gözaltına alındığı yazıyor.

 

Daragahi, sol muhaliflerin kefaletle serbest bırakıldığını, üst düzey İslamcı siyasetçilerin normal hapishanelerde tutulduğunu ancak diğer İslamcı tutukluların nerede olduklarının bilinmediğini bildiriyor.

 

Gazeteci, 30 yıl önce Mısır hapishanelerinde marjinalleşen El Kaide lideri Ayman El Zavahiri'yi örnek veriyor ve "gizli hapishanelerde tutulan bu kişilerin geleceğin şiddet yanlısı cihatçıları olabileceği" eleştirilerini vurguluyor.

 

Yazıda ayrıca daha önce tutuklanıp serbest bırakılan kişilerin tanıklıkları da bulunuyor. Bu kişiler, söz konusu hapishanelerde işkence yapıldığını iddia ediyorlar.

 

Independent gazetesinin ilk sayfasındaki haberde, eski İngiltere Başbakanı Tony Blair'in "Radikal İslam'la mücadele" çağrısı yer alıyor.

 

Haberde, Blair'in bugün Londra'da yapacağı konuşmada, Orta Doğu'daki Batı karşıtı radikal İslamcılara karşı "devrim" çağrısı yapacağı belirtiliyor.

 

Blair'in Irak ve Afganistan'daki tecrübelere değineceği ve bunu "farklı kültürler arasındaki çatışma" olarak tanımlayacağı ifade ediliyor.

 

Gazete, eski başbakanın Rusya ve Çin'e "farklılıkları bir kenara bırakma ve radikalleşmiş ve siyasileşmiş İslam'a karşı birlikte mücadele etme" önerisinde bulunacağını belirtiyor.

 

Haberde, Blair'in Orta Doğu'daki Batı etkisinin siyaseti aşması gerektiğine olan inancı kaydediliyor. Ancak Blair'in "açıkça askeri bir müdahaleden bahsetmediği" de vurgulanıyor.

 

Times gazetesi ise Güney Kore'de batan gemiyi çıkarma çalışmalarına "Dünya" haberleri sayfalarında yer vermiş. Şu ana kadar 104 cesedin çıkarılabildiğini belirten gazete, geminin denizden nasıl çıkarılacağını grafiklerle anlatıyor.

 

Kurtarma çalışmalarının 48 saat sonra resmen bitirileceği belirtilen haberde, daha sonra geminin okyanustan çıkarılma çalışmalarının başlayacağı yazıyor. İki ay sürecek bu çalışmanın ise dev bir vinçle yapılacağı belirtiliyor.

 

Gemi enkazının sudan çıkarıldıktan sonra, Hyundai şirketine ait yük mavnalarına yükleneceği kaydediliyor. Enkazın daha sonra Mokpo'daki limana götürülmesi planlanıyor.

 

Guardian gazetesindeki bir haber, İngiltere'de hapishanelere kitap gönderme yasağına karşı başlatılan kampanyaya yönelik. Gazete, yasağa karşı çıkan eski siyasi suçluların yazılarından alıntılar yapmış. Kampanyaya katılan isimlerden biri de, Rus punk grubu Pussy Riot'ın üyesi Nadezhda Tolokonnikova.

 

Haberde, daha önce 21 ay tutuklu kaldığı belirtilen Tolokonnikova'nın yazısından şu alıntılara yer verilmiş: "Kitaplarınız olduğunda, demir parmaklıklar arkasında zamanın beyhuda geçmediğini biliyorsunuz. Hapisteyken tüm dünyanız kitaplarla şekillenir."

 

Kampanyaya destek veren bir diğer kişi de Belaruslu gazeteci Irina Khalip. Daha önce ülkesindeki rejimi eleştirdiği için hapse giren Khalip, doğru düzgün kitaplara ulaşamamanın bir çeşit işkence olduğunu belirtiyor ve ekliyor:"Hapishanede kitaplar oksijen olur. Yaşamanız için vücudunuzun oksijen soluması gerekir. Eğer kitap yoksa nefes alamazsınız. Ve eğer nefes alamıyorsanız, yaşamıyorsunuzdur."

 

Daily Telegraph gazetesinin ilk sayfasındaki haberde ise İskoçya Bölgesel Yönetimi Başbakanı Alex Salmond'ın bugün İngiltere'de yapacağı konuşmanın detayları var. Gazetede, Salmond'ın İskoçya'nın bağımsızlığı halinde "İngiltere ve İskoçya'nın en yakın müttefikler olacağını" söyleyeceği yazıyor.

 

Salmond'ın iş adamlarına yapacağı konuşmada, insanların İskoçya'da yaşayıp, İngiltere'de çalışmaya devam edebileceğini söylemesi bekleniyor. Salmond'ın muhalif siyasilerin "Bağımsızlık İngiliz Sterlini'nden vazgeçmektir" iddialarına yanıt vereceği belirtiliyor. Buna göre Salmond, İskoçya'nın bağımsızlığı halinde para birimi olarak İngiliz Sterlini'nin kullanmaya devam edebileceğini öne sürecek.

 

Gazete, İskoçya liderinin konuşmasına "Aileler birbirlerini ziyaret etmeye devam edecek. Hala çoğumuz aynı televizyon programlarını izliyor olacağız" cümleleriyle devam edeceğini bildiriyor.

 

Daily Telegraph yazarı Alan Cochrane ise kendisi gibi düşünen bazı İskoçların bağımsızlığa karşı olduğunu yazmış. Yazar, bağımsızlık yanlısı Salmond'ın sosyal birliği sürdüreceği açıklamalarını da şu satırlarla eleştirmiş:

 

"Bu bir palavra. 307 yıllık bir birliği dağıtıp, her şey aynı kalacakmış gibi davranamazsınız."

 

Almanya 23 Nisan’da Bunları Konuşuyor

 

Soçi’de düzenlenecek Kış Olimpiyatları’nın başlamasına az bir zaman kala Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in miting ve gösteri eylemleri düzenlenmesine ilişkin yasağı kaldırması olumlu yankı buldu. Ancak Saarbrücker Zeitung yorumunda Putin’e ilişkin çekincelerini şöyle dile getiriyor:

 

“Vladimir Putin gerçek bir demokratlığa bürünmedi. Kremlin şefi sadece şu anki diktatör imajını düzelterek, milyarlık prestij projesini, Soçi’deki Kış Olimpiyat Oyunları’nı kurtarmaya çalışıyor. Böyle bir durumda Putin bedel ödemeye hazır ve bu yüzden de aslında ‘can sıkıcı olan’ vatandaş protestolarına izin veriyor. Ama dikkat! Putin bu girişimiyle düşünce özgürlüğünü kastetmiyor. Putin yönetimi gösterilerin nerede, hangi zamanda ve içerikte olacağını bizzat belirliyor. Hiçbir çözüm bulunamadığı takdirde de gösterilerin yapılacağı caddede buldozerler bir gecede düzeltme çalışmalarına başlıyorlar ve böylece gösteriler baştan engellenmiş oluyor. Sonra da buna şanssızlık deniyor, ya da Putinvari siyaset!”

 

Neue Osnabrücker Zeitung gazetesi Irak ve Ortadoğu bağlamındaki yorumunda ABD Başkanı Barack Obama’nın Ortadoğu’yu barışa kavuşturma hedeflerinin başarısızlığa uğradığını belirterek şu görüşlere yer veriyor:

 

“Terör örgütü El Kaide, Suriye ve Irak’ta gövde gösterisinde bulunuyor. Aşırı güçlerin Felluce’ye bayrak dikmeleri hayra alâmet değil! Sünnilerin kalesi konumundaki bu kentte bir zamanlar Amerikan askerî birlikleri, Irak Ordusu ve kabilelere bağlı milisler, aşırı güçlerle yıllar boyunca ağır savaşmışlardı. Felluce’nin şimdi yeniden fanatiklerin eline geçmesi, El Kaide milislerinin uzun dayanma iradeleri olduğunu gösteriyor. Spor ayakkabılı, kalaşnikoflu fanatikler, Şiiler ile Sünniler arasındaki eski anlaşmazlıkları yeniden deşiyorlar. Öte yandan Felluce örneği, müttefik askerî birliklerin Afganistan’dan çekilmesinden sonra bu ülkede de gelecek perspektifinin karanlık olacağına işâret ediyor. Önümüzdeki yıllar kanlı geçebilir.”

 

Irak’ta gelinen son duruma ilişkin olarak Lüneburg’ta yayımlanan Landeszeitung gazetesi de yorumunda batının takınması gereken siyasî tavrı irdeliyor:

 

“Irak’ta şu sıralar tarihin en çelişkili durumları yaşanmakta. Bundan 12 yıl önce o zamanki Amerikan Başkanı George W. Bush, Saddam Hüseyin’e karşı başlattığı savaşı iki yalana, Irak’ta kitle imha silahları bulunduğu ve El Kaide terör örgütünün bu ülkedeki varlığına dayandırmıştı. Irak diktatörünün iktidardan alaşağı edilmesi, söz konusu bu ikinci yalanın gerçeğe dönüşmesinin zeminini hazırladı. Batının dinsel grupların etkisi altındaki ülkedeki iç savaş durumuna bir kez daha askerî müdahalede bulunmasının fazla bir getirisi olmayacaktır. Ancak kökten dinci Körfez krallıkları İran ya da Suriye’deki Şiilere karşı cephe oluşturduklarında, batılı ülkeler sürekli biçimde onların yükümlülüğü altına girmeseler, bunun yararı daha fazla olurdu.”

 

Berliner Zeitung ise ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin Ortadoğu’daki mekik diplomasisini yorum sütununa taşımış:

 

“Kerry Ürdün ve Suudi Arabistan’a yaptığı kısa ziyaretlerde Ortadoğu için hazırladığı çerçeve anlaşmasına bu ülkelerden destek bulacak mı, bulamayacak mı? Birçok şey bu gelişmeye bağlı. Kerry’nin destek sağlaması, İsrail Başbakanı Netanyahu ile Filistinlilerin Başkanı Abbas’ı ikna anlamında tam bir joker olabilir. Filistin ve İsrail’den oluşan iki bağımsız devlet çözümü hâlâ mümkün ve yapılabilir görünüyor. Ancak eğer Kerry en ufak bir başarı sağlayamayacak olursa, yıllar boyunca kimse, bu her an patlamaya hazır bomba niteliğindeki anlaşmazlığa çözüm bulmaya yanaşmayacaktır. O nedenle ‘yolun açık olsun John Kerry’ diyoruz.”

 

İran 23 Nisan’da Bunları Konuşuyor

 

Risalet gazetesinde İran ve İsviçre parlamentoları dostluk grubu üyelerinin görüşmesi, Bahreyn'in 14 Şubat Hareketi, Maname'de iki inkılapçının şehit düştüğü patlama olaylarından Halife rejimini sorumlu tutması, Gazze'de enerji krizinin had safhaya ulaşması gibi haberlere yer verilirken, BM'nin Bahreyn'deki cinayetlere karşı suskunluğunu konu eden bir yazı dikkatimizi çekiyor. Yazıda kısaca şunları okuyoruz:

 

Bahreyn'de despot Al-ı Halife rejiminin inkılapçılara karşı şiddet politikası devam ediyor. Halife rejimi güvenlik güçlerinin Bahreyn'de halka karşı işlediği insanlık dışı cinayetler her geçen gün daha da artmasına rağmen, BM'den Maname rejimine karşı her hangi bir tepkinin gelmemesi şaşırtıcıdır. Öte yandan Al-ı Suud rejimi ve Batılı müttefik ülkelerin Bahreyn halkını bastırmaya yönelik bu ülkeye askeri teçhizat sevkiyatı devam ediyor.

 

Bahreyn'deki içler acısı durum devam ederken, BM genel sekreteri başta olmak üzere her hangi bir sözde insan hakları kuruluşundan ses çıkmıyor. Öte yandan BM insan hakları yüksek komiseryasının Bahreyn'de Halife rejiminin halka yönelik işlediği cinayetler ve hak ihlalleri konusunda yayınladığı resmi rapora rağmen, BM genel sekreteri Ban Kee Moon'un hala sessizliğini bozmaması, BM adına urtanç verici bir durumdur. BM'nin bölgede insan hakları konusunda çifte standart tutum sergilemesi, söz konusu kuruluşun Amerika ve Batılı zorba güçlerin etkisi altında olduğunun açık göstergesidir.

 

İRNA haber ajasının internet sitesinde Ortadoğunun en uzun metro hattının Tahran'da hizmete girmesi, Siyonist rejim askerlerinin Mescidi Aksa'ya baskın girişimlerinin devam etmesi gibi haberler göze çarparken Irak'ta yapılacak genel seçimler için İran'ın bazı kentlerinde de sandık kurulacağını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

 

Irak'ın Tahran Büyükelçisi Muhammed Macit Şeyh, ülkesinde düzenlenecek genel seçimler çerçevesinde İran'ın 11 kentinde de Iraklı vatandaşlar için sandık kurulacağını açıkladı.

Irak'ta düzenlenecek genel seçimler hakkında açıklama yapan Irak Büyükelçisi Muhammed Macid Şeyh, 27 ve 28 Nisan tarihlerinde İran'ın 11 kentinde Iraklı vatandaşların oy kullanabileceğini belirtti.

 

Irak Büyükelçisi Şeyh, Irak ve İran yönetimleri bu bağlamda özel tedbirler aldığını belirtti.

Iraklı vatandaşların İran'ın Tahran, Kum, İsfahan, Meşhed, Kirmanşah, Urumiye, İlam, Yezd, Nakade, Şuş Daniyal ve Şiraz kentlerinde oy kullanabileceğini belirten Büyükelçi Şeyh, İranlı yetkililerin bu konuda Irak yönetimi ile çok iyi işbirliği yaptıklarını vurguladı.

 

Fars Haber Ajansı (FHA) internet sitesinde İngiltere'nin Fars Körfezi Arap ülkelerinin birinde, daimi askeri üs kurma peşinde olduğunun basına sızması, Orta Afrika'da Müslümanlara yönelik katliam girişimlerinin devam etmesi gibi haberler göze çarparken İran'ın biyoteknolojik ilaç üretiminde büyük ilerleme kaydettiğini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

 

İslami İran Cumhurbaşkanlığı Teknoloji ve Yenilik İşbirliği Merkezi Teknoloji İşleri Yardımcısı Seyit Mecit Manevi dünyanın çok pahalı biyoteknolojik ilaçlarından 29'unun üretim teknolojisine İran'ın sahip olduğunu söyledi.

 

Cumhurbaşkanlığı Teknoloji ve Yenilik İşbirliği Merkezi Teknoloji İşleri Yardımcısı Seyyid Mecid Manevi konuya ilişkin yaptığı açıklamada İran'ın biyoteknoloji biliminde son yıllarda büyük ilerleme kaydettiğine dikkat çekerek halihazırda İran'ın, biyoteknoloji bilimi üretimi dalında Asya düzeyinde 5. sırada yer aldığını ve yerli uzmanlar vasıtasıyla bu alanda büyük kapasiteye sahip olduğunu söyledi.

 

Manevi daha sonra, nano ilaçlarıyla nano olmayan ilaçların fiyatlarındaki farkın 10 misli olduğunu belirterek "Hali hazırda ülkenin ihtiyaç duyduğu ilaçlardan %95'i yurt içerisinde üretiliyor ve ham maddeleri ileri teknolojiden olan ilaçların sadece %5'i yurtdışından ithal ediliyor" ifadesini kullandı.

 

FHA- Avrupa Birliği (AB) Dış Politika Temsilcisi Catherine Ashton dün yaptığı bir açıklamada, Suriye Hükümetinin Cumhurbaşkanlığı seçimleri düzenleme kararı almasından dolayı “derinden üzüntü” duyduğunu dile getirdi.

 

Ashton ayrıca, söz konusu seçim sonuçlarının geçersiz olduğu ve böyle bir girişimin Suriye krizine siyasi çözüm arama çabalarını tezyif ettiğini iddia etti.

 

Daha önce ABD, İngiltere, Fransa yetkilileri ve BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon da, Şam Hükümetinin seçim kararını eleştirerek, bu seçimi geçersiz olarak nitelediler.

 

FHA- Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif dün Moskova’da, Hazar Denizi Kıyısı Ülkeler Zirve Toplantısının açılışında yaptığı konuşmada “Hazar Denizi, eşsiz konumuyla onun çevresindeki 5 ülke için İlahi bir musibet niteliğindedir ve bu ülkelerin birbiriyle olan bağlarını daha da güçlendiriyor” dedi.

 

Zarif daha sonra “Çok şükür bu denizin kıyısındaki 5 ülke liderlerinin siyasi iradeleri Hazar’ın daima barış, dostluk, kalıcı gelişme ve kalkınma ve iyi komşuluk ilişkileri denizi olması gerektiği yönünde” diye vurguladı.

 

Dışişleri Bakanı Zarif konuşmasının devamında “Hazar kıyısı ülkeleri, bu Deniz için yeni bir hukuki statü belirleninceye kadar ticari denizcilik ve balıkçılık özgürlüğü, sahil ülkelerinden olmayan gemi ve bayrakların bu Denize sokulmaması gibi 1921 ve 1940 yıllarında varılan anlaşmalardan kaynaklanan statüler gelecekte olduğu gibi geçerlidir” ifadesini kullandı.

 

Suriye 23 Nisan’da Bunları Konuşuyor

 

Suriye Arap Haber Ajansı (SANA), Cumhuriyet Genel Müftüsü Şeyh Ahmet Bedrettin Hassun, Suriye’nin hali hazırdaki kriz esnasında toprağının temizliği, yüce değerleri, ahlakı ve insanının büyüklüğünü korumak için evlatlarının kanlarıyla büyük bir bedel ödediğini belirtti.

 

Hassun dün Şam Şehitler İşleri Bürosu Genel İlişkiler Komitesiyle bir araya gelişinde, kitlesel kaidenin hizmeti ve topluma hizmet için bütün herkese büyük görevler düştüğünü açıklayarak bütün halk kitlelerini birleştirmeleri zorunluluğunu vurguladı.

 

Cumhuriyet Müftüsü, devlet başkanını dışarıda oturan ve başkalarının emirlerini bekleyen bazılarının değil bütün Suriye halkının belirleyeceğine dikkat çekerek, bütün herkesi birliğe davet etti.

 

Kendi yönünden komite başkanı Ammar Kelou, Suriye halkının hiçbir zaman zayıflamadığını belirterek Suriye halkının dünyanın en derin halklarından biri olduğunu onur ve keramet yolunda bütün isteklerini yerine getiren bir orduya sahip olduğunu vurguladı. Bu arada komite ve şehitlerin işlerinden sorumlu Şam büro üyeleri, bazı şehit ailelerini evlerinde ziyaret etti.

 

SANA, Tekfirci ve hain terör çeteleri sivil yerleşim alanlarını kana bulama ve masum insanları körcesine hedef almaya devam ediyor.

 

Şam Emniyet Müdürlüğünde yetkili bir kaynak terör çetelerinin bugün Şam’ın Bab Tuma Semtini iki havan mermisiyle hedef aldıklarını söyledi. Kaynak semtteki el Sakfi Caimisi yakınlarında düşen iki havan mermisi neticesinde iki vatandaşın yaralandığını, bölgede bulunan özel işyerleri ve araçlarda maddi hasarın oluştuğunu söyledi.

 

Teröristlerin attıkları 3 havan mermisinin Yermük Semtindeki okullar bölgesinde düştüğünü aktaran kaynak; burada beşeri hasarın olmadığını, sadece vatandaşların mülklerinde maddi hasarın oluştuğunu söyledi.

 

SANA, Rusya hükümeti ve halkının yanı sıra Rusya'daki Ermenilerin Suriye halkına gönderdikleri insani yardımı taşıyan Rus uçak bugün Lazkiye’deki Uluslararası Basil Havalimanına iniş yaptı.

 

SANA’ya açıklama yapan yetkili bir kaynak uçakta gıda ürünleri, tıbbi malzemeler, çocuk eşyaları ve giyimin yanı sıra çadırlardan oluşan 34 ton insani yardımın bulunduğunu açıkladı.

 

SANA, Kunaytra Valiliğinde yetkili bir kaynak Kunaytra’da silahlarıyla teslim olan 115 kişinin bugün serbest bırakıldıklarını belirtti.

 

SANA’ya açıklamasında kaynak; söz konusu kişilerin serbest bırakılmalarından önce, yeniden ulusal güvenliği tehdit edecek herhangi bir eylememe katılmama taahhüdünde bulunmaları ardından serbest bırakıldıklarını ifade etti.

 

Kunaytra Valisi Maan Salahaddin ise SANA muhabirine yaptığı açıklamada; teslim olan kişilerin sayısında görülen artışın, Uzlaşma Komisyonunun başarılı çalışmaları sonucunda geldiğine işaret ederek içinde bulunduğumuz yıl içerisinde teslim olanların sayısının 355’i aştığını belirtti.

 

SANA, Halk Meclisinde İnsan Hakları ve Kamu Özgürlükleri Komisyonu; özgürlükler ve insan haklarına ilişkin olarak Kültür Bakanlığıyla işbirliği içinde bakanlık platformları üzerinde ortak paneller ve aydınlatıcı diyalog oturumları düzenleme çağrısında bulundu.

 

Kültür Bakanı Lübana’ Mşevvah ile bugün Halk Meclisinde bir araya gelen komisyon üyeleri; insan hakları ve kamu özgürlükleri konularında halkın bilinçlendirilmesi için sivil toplum kurumları ve örgütlerinin rolünü etkinleştirme talebinde bulundular.

 

Komisyon üyeleri bilinçli bir şekilde seçilecek ara başlıklar altında düzenlenecek aydınlatıcı panellerin medya araçlarında reklam ve tanıtımı yapılması önemine dikkat çekti.

 

Görüşmede Bakan Mşevvah; özgürlükler, sorumluluklar, ulusallık, vatandaşlık ve bunların arasındaki farkın yanı sıra, fertlerin özgürlüğü, toplumsal özgürlük, yeni anayasadaki özgürlük kavramları ve bu bağlamda çıkan kanunnameler ve yasamalara ışık tutan diyalog panelleri düzenleme önerisinde bulundu.

 

SANA, Homs iline tabi Tedmur (Palmira) Kenti ahalisi bugün kalabalık kitleler halinde ellerinde Suriye bayrakları, ulusal pankartlar ve Cumhurbaşkanı Beşşar el Esad’ın fotoğraflarıyla kent sokakları ve caddelerini dolaştı.

 

Ardından kentin ana meydanında toplanan kitleler, tekfirci ve hain terör çeteleriyle birlikte onları destekleyen devlet ve tarafları kınayan sloganlar haykırdı. Kentteki askeri barikatları dolaşan ve vatan koruyucularına şükranlarını ifade eden halk kitleleri, vatan egemenliği ve onurunu savunmada silahlı kuvvetlerimizin fedakarlık ve başarılarının takdire şayan olduğunu vurguladı.

 

SANA, Halk Meclisi Başkanı Muhammed Cihat el Lahham; Meclisin, Yüksek Anayasa Mahkemesinden cumhurbaşkanlığı seçimleri için ilk aday başvurusunu aldığını ilan etti.

 

Lahham aday başvurusunda bulunanın Milletvekili Mahir Abdülhafız Haccar olduğunu açıklarken, gerekli tüm resmi belgeler eşliğinde talebinin kayıtlara alındığını belirtti.

 

20140423-142027.jpgLahham Haccar’ın, anayasa ve düzenlemeleri gereğince Halk Meclisi içinde adaylığının onaylanması temennisiyle Meclise de başvuru dilekçesi takdim ettiğini belirtti.

 

1968 Halep doğumlu Haccar; Halep Üniversitesi Edebiyat ve İnsani Bilimler Fakültesinden dil bilimlerinde yüksek lisans aldı.

 

1984 yılında Suriye Komünist Partisine mensup olan Haccar; yıllar boyunca Halep Üniversitesinde Komünist Hareketinin liderliğini yaptı. 200 yılında Suriye Komünist partisinden bölünen Haccar Halep’te Komünistlerin geçici yönetimini teşkil etti.

 

SANA, Basketbol Birliği, Ürdün’de 23-29 Mayıs tarihleri arasında Ürdün’de yapılması kararlaştırılan Doğu Asya Şampiyonasına katılmaya hazırlık olarak Basketbol takımını Şam’ın el Feyhaa Spor Kentinde kapalı eğitim ve kampa girmeleri için davet kararı aldı.

 

Federasyonun düzenlediği basın toplantısında, geçen aşamada yapılanlar halkında bilgi vererek ulusal takımların gelecek uluslar arası şampiyonalara katılımı kararlaştırmak için ulusal takımların liste ajandasını koyduklarını belirtti.

 

Bu yılın birçok şampiyonaya tanık olacağını belirten Federasyon bu şampiyonaların en önemlilerinin Ürdün’de erkekler batı Asya Basketbol şampiyonası, gelecek Haziran ayında Rusya’da dünya kadınlar şampiyonası, 16 yaş altı Asya kupası nihai karşılaşmaları ile 18 yaş altı Batı Asya Şampiyonasının bulunduğunu ilan etti.

 

SANA, Ellerinizi Suriye’den Kaldırın İnisiyatifi, Suriye’de tekfiri terörist gruplara ve örgütlerine yönelik batının bütün destek şekillerini ve teröristlere para ve silah desteklerini durdurmaya, Suriye’ye uygulanan bütün yaptırımları da kaldırmaya çağırdı.

 

İnisiyatif yayınladığı beyanda, Avusturya, Almanya ve İsviçre’de bulunan Avrupalı bazı sivil örgütlerin Suriye’ye şüpheli insani yardımlar geçirme davetlerini ve terörist gruplara para ve askeri destek sunmalarını kınadı.

 

İnisiyatif, söz konusu şüpheli örgütlerin boş gerekçelerinin batılı ülkelerin Suriye’ye deki savaşta parmaklarının olduğuna dair yeni bir delilden başka bir şey olmadığını açıklayarak iddia edilen söz konusu yardımların Fransa, İngiltere, Türkiye, Siyonist varlık, Körfez şeyhlikleri arkalarından da Washington’daki beylerinin desteklediği teröristlere silah ve teçhizat sunma çerçevesinde geldiğine dikkat çekti.

 

SANA, Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü dün Suriye’nin kimyasal silahlarının yüzde 86’sını teslim ettiğini ilan etti.

 

Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütünden yayınlanan beyan, yeni bir partinin Salı günü Lazkiye limanında teslim edildiğini böylece teslim edilen Suriye kimyasal silahlarının şu ana kadar toplam yüzde 86,5’a çıktığını belirtti.

 

Örgüt müdürü Ahmet Üzümcü, kimyasal silahları ülkeden çıkaran gemilere derhal taşındığını belirterek son partinin teşvik edici nitelikte olduğunu vurguladı.

 

 

Azerbaycan 23 Nisan’da Bunları Konuşuyor

 

1News.az, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Azerbaycan Cumhurbaşkanına Bağlı Kamu Yönetimi Akademisi çalışanlarına “Emektar Öğretim Üyesi” fahri unvanı verilmesine ilişkin karar imzaladı.

 

Kararda, Azerbaycan’da eğitimin gelişimine yaptıkları hizmetlerden dolayı Azerbaycan Cumhurbaşkanına Bağlı Kamu Yönetimi Akademisinin 5 çalışanına “Emektar Öğretim Üyesi” fahri unvanının verildiği kaydedildi.

 

Cumhurbaşkanı Aliyev, imzaladığı bir diğer kararla, akademinin 9 çalışanını Azerbaycan’da eğitimin gelişimine yaptıkları hizmetlerden dolayı Terakki Madalyası ile ödüllendirdi.

 

1News, Azerbaycan Başbakan Yardımcısı, Göçmenler ve Mültecilerden Sorumlu Devlet Komitesi Başkanı Ali Hasanov dün Kore Cumhuriyeti’nin Bakü Büyükelçisi Choi Suk-inn’i kabul etti.

 

Azerbaycan’ın bağımsızlığını kazandıktan sonra Ermenistan’la yaşadığı Dağlık Karabağ sorununun çözümü yönünde şu ana kadar hiçbir ilerleme sağlanamadığına dikkat çeken Ali Hasanov, uluslararası toplumun, güçlü devletlerin işgalci Ermenistan’a etki ve baskı olanaklarını kullanmamalarından, adaletin yerini bulmasına kayıtsız kalmalarından esef duyduğunu dile getirdi.

 

Genelde göçmen ve mültecilerle ilgili gelecek işbirliği konularının ele alındığı görüşmede Kore ve Azerbaycan arasında karşılıklı ilişkilerin iyi temeller üzerine kurulduğunun altını çizen Hasanov, ilişkilerin gelecekte daha da geliştirileceğine eminliğini ifade etti. Hasanov, Azerbaycan’ın son yıllardaki ekonomik kalkınmasının mültecilerin sorunlarına devletin daha çok kaynak ayırmasına olanak sağladığını kaydetti:

 

“Son 20 yılda bu alana 5,4 milyar dolar harcandı. Bugüne kadar tüm altyapısıyla birlikte 82 kasaba inşa edildi, 180 binin üzerinde mültecinin barınma durumu iyileştirildi. Fakat sorun halen çözüme kavuşturulmadığından mültecilerimizin büyük bölümü bugün de zor koşullarda yaşıyor.”

 

1News, Türkiye Cumhurbaşkanı Gül, "Tarihe belki de 'centilmenler savaşı' olarak kaydedilmesi gereken Çanakkale'de, bir taraf muzaffer gibi görünse de asıl kazanan barış ve dostluk olmuştur" dedi.

 

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye'ye resmi ziyaret gerçekleştiren Yeni Zelanda Genel Valisi Korgeneral Sir Jerry Mateparae onuruna Çankaya Köşkü'nde akşam yemeği verdi. Gül ile eşi Hayrünnisa Gül ve Mateparae ile eşi Janine Mateparae davetlileri Büyük Resepsiyon Salonu'nun girişinde karşıladı.

 

Yemeğe, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Türkiye -Yeni Zelanda Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı Mehmet Domaç, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, ABD Ankara Büyükelçisi Francis Ricciardone'nin yanı sıra Avustralya, Kanada, İngiltere, Güney Afrika büyükelçileri, ODTÜ Rektörü Ahmet Acar, 18 Mart Üniversitesi Rektörü Sedat Laçiner, AFAD Başkanı Fuat Oktay, Eskişehir Valisi Güngör Azim Tuna, milletvekilleri, akademisyenler, işadamları ve işkadınları katıldı.

 

Cumhurbaşkanı Gül, yemekte yaptığı konuşmada ziyaretin Çanakkale Kara Savaşları'nın 99'uncu yıl dönümüne denk geldiğine işaret ederek "Dünyanın iki ucunda yer alan Türkiye veYeni Zelanda arasında, ilk bakışta anlaşılması zor bir muhabbet ve yakınlık mevcuttur. Zira bizler, acı bir geçmişten güçlü bir dostluk çıkartmayı başarmış ender ülkelerdeniz" diye konuştu.

 

1News, ABD’nin Azerbaycan Büyükelçisi Richard Morningstar basına yaptığı açıklamada, ABD’nin Azerbaycan ve Ermenistan Cumhurbaşkanlarının en kısa zamanda görüşeceğini ümit ettiğini belirti.

 

Büyükelçi, bugün Bakü’de düzenlenen Uluslararası Hazar Enerji Forumu öncesi yaptığı açıklamada, bu görüşmenin hem resmi, hem de gayri resmi yapılabileceğini vurguladı.

 

ABD’nin AGİT Minsk Grubu Eşbaşkanı olarak devam eden görüşmeler sürecinde etkili olduğunu belirten Morningstar, “Sorunun çözümüne ilişkin somut adımların görüşülmesi için Azerbaycan ve Ermenistan Cumhurbaşkanlarının düzenli olarak görüşmeleri çok önemlidir” diye konuştu.

 

1News, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in Çek Cumhuriyeti’nin başkenti Prag’da yapılacak Doğu Ortaklığı Zirvesi’ne katılacağı bildirildi.

 

Dışişleri Bakanı Elmar Memmedyarov gazetecilere konuyla ilgili açıklama yaptı.

 

Doğu Ortaklığı programının 5. yıldönümü dolayısıyla yapılacak zirve 24-25 Nisan tarihlerinde gerçekleştirilecek.

 

Zirveye Ermenistan Cumhurbaşkanı da katılacak.

 

1News, Türkiye Cumhurbaşkanı Gül, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı mesajı yayınladı.

 

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı mesajında, TBMM'nin açılışının 94'üncü yıl dönümünde, Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nın ortak bir coşkuyla kutlandığını vurgulayarak, "Aynı zamanda şanlı tarihimizle, bizlere bu güzel ülkeyi armağan eden ecdadımızla bir kez daha övünüyoruz" ifadesini kullandı.

 

Büyük Atatürk'ün önderliğinde yürütülen istiklal mücadelesiyle egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu, milletin birlik ve bütünlük içinde hür ve müstakil yaşamasını öngören bir yönetim şekline ulaşmanın amaçlandığına dikkati çeken Gül, 23 Nisan 1920'de TBMM'nin açılmasının, bu süreçte geleceği şekillendiren tarihi bir adım, milli egemenlik ilkesinin vücut bulmasını sağlayan önemli bir dönüm noktası olduğunu aktardı.

 

1News, Azerbaycan Dışişleri Bakanı Elmar Memmedyarov, Moskova’da AGİT Minsk Grubu Rusyalı Eşbaşkanı İgor Popov’la bir araya geldi.

 

Edinilen bilgiye göre, konuyla ilgili basına açıklamalarda bulunan Memmedyarov, görüşmede statükonun kabul edilemez olduğunun bir daha vurgulandığını belirtti.

 

Memmedyarov, “Rusya öncelikli olarak, sorunun çözüm sürecinde ilerleme sağlamaya çalışıyor. Aynı zamanda, önümüzdeki aylar barış görüşmelerde izlenecek yönleri görüştük. Görüşmelerin hızlanacağını ümit ediyorum” diye konuştu.

 

Statüko durumunun kabul edilemez olduğunu vurgulayan Memmedyarov, Ermenistan silahlı birliklerinin işgal ettikleri Azerbaycan topraklarından çekilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

 

1News, ABD’nin Azerbaycan Büyükelçisi Richard Morningstar basına yaptığı açıklamada, Ukrayna’daki olayların, Dağlık Karabağ sorununun bir an önce çözülmesi gerektiğini ortaya çıkardığını belirtti.

 

Kırım olaylarının Dağlık Karabağ sorununun bir an önce çözülmesini gerektirdiğine dikkat çeken Morningstar, “Dağlık Karabağ bölgesi Kafkasya’da istikrarsızlık kaynağıdır. Sorunun çözümü tüm bölge için yararlı olacaktır” ifadelerini kullandı.

 

1News, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, bugün İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Garcia-Margallo ve beraberindeki heyeti kabul etti.

 

Cumhurbaşkanı Aliyev, İspanya Dışişleri Bakanı Garcia-Margallo başkanlığındaki heyetin Azerbaycan ziyaretinin iki ülke arasındaki ilişkilerin daha da pekişmesine hizmet edeceğine inandığını belirtti. İspanya Başbakanı Mariano Rajoy Brey’le Vilnius’ta yaptığı görüşmeyi memnuniyetle anımsayan Cumhurbaşkanı Aliyev, görüşmede işbirliğinin geliştirilmesine ilişkin verimli müzakerelerin yapıldığını söyledi. Aliyev, iki ülke arasında işbirliğinin politik, ekonomik, kültürel ve diğer alanlarda daha da geliştirilmesi için her iki tarafın istekli olduğunun altını çizdi.

 

Konuk Dışişleri Bakanı Garcia-Margallo, İspanya Kralı Juan Carlos’un ve İspanya Başbakanı Mariano Rajoy Brey’in selamlarını Cumhurbaşkanı Aliyev’e iletti. Margallo, İspanya Başbakanı Mariano Rajoy Brey’in ülkesini ziyaret için davet mektubunu da Cumhurbaşkanı Aliyev’e takdim etti. İspanyol bakan, ülkesinin Başbakanı Mariano Rajoy Brey’in de Azerbaycan Cumhurbaşkanıyla Vilnius’ta yaptığı görüşmeden memnunlukla söz ettiği belirtti. İspanya Dışişleri Bakanı düzeyinde Azerbaycan’a ilk kez bir ziyaretin gerçekleştirildiğini vurgulayan Margallo, bu ziyaretinin ilişkilerin geliştirilmesi açısından büyük önem arz ettiğinin altını çizdi.

 

Bulgaristan 23 Nisan’da Bunları Konuşuyor

 

“Sega” gazetesi, 87 belediyenin 92 milyon avro tutarındaki cezalar yüzünden iflasın eşiğinde olduklarını yazıyor ve “Çevre” programındaki ihlalerden dolayı Bulgaristan’a ayrılan Avrupa kaynaklarının durdurulma haberini yorumluyor. Örneğin Kostinbrod belediyesi, yıllık bütçesinin 5 milyon avro olmasına karşın ona uygulanacak ceza 12 milyon avroyu bulabilir. “Trud” gazetesi, haberin devamında Çevre Bakanlığı, Kamu İhaleler Ajansı, Rekabeti Koruma Komisyonu ve Yüksek İdari Mahkemesi denetiminden geçen kamu ihalelere bile  ceza kapıda, diye yazıyor.

 

“Sega” gazetesi, “Cumhurbaşkanı Yardımcısından, kötü motive edilen vetodan dolayı Plevneliyev’in ekibine sitem” başlığı altında  Margarita Popova’nın hukuki açıdan Cumhurbaşkanı Rosen Plevneliyev’in kanunlara uyguladığı vetodaki eksiklikerden dolayı devlet başkanının ekibine sitem ettiğini yazıyor. “Sega” gazetesi, eski savcının sözlerine de yer veriyor: “Cumhurbaşkanlığı kurumundan yayınlanan her belgenin hukuk açısından büyük bir incelik ve uzmanlıkla hazırlanmış olmasını isterdim”

 

“Capital” gazetesi de , konuya yorum getirerek Cumhurbaşkanı Yardımcısının Parlamentoya sunulan vetodan dolayı Plevneliyev’i eleştiren sıradaki kurum temsilcisi olduğunu yazıyor.

 

Monitor”, Dünya Gününü kutlayan ilk ülke olduğu için Bulgaristan’ın gurur duyması gerektiğini yazıyor. Bu olay, 1930 yılında o dönemin Tarım Bakanı Grigor Vasilev’in emriyle gerçekleşiyor. Kısa zaman sonra bu fikir Avrupalı siyasiler tarafından destek alıyor. Dünya tarihine bakılırsa, Dünya Günü ilk defa 22 Nisan 1970 yılında Kanada ve ABD’de kutlanıyor. O günde milyonlarca Kuzey Amerikalı, Bulgaristan’ın fikrinden habersiz, çevrenin korunmasının devletin önceliklerinden birisi olması isteğiyle yürüyüş düzenliyorlar.

 

Bir Bulgar atasözüne göre, “Fakir adam, şeytan gibidir”. Bu haberi, “Trud” gazetesi de doğruluyor. Gazete, Veliko Tırnovo’dan birçok ailenin Bulgaristan’a has olmayan bir uğraşı ile – rikşa sürücüsü olarak Paris’te geçimini sağladıklarını yazıyor. 52 yaşındaki bir Tırnovo vatandaşı “Büyük bir gülümseme, günde 700 avro geliri garantiliyor” diyor. Bulgaristan’da ortalama maşın yaklaşık 350 avro olduğunu da hatırlatmak isteriz.

 

Standart” gazetesindeki “Salyangoz kanı tumörden koruyor” başlıklı sansasyonel haber dikkatleri çekiyor. Bulgar Bilimler Akademisinden (BAN) bir ekip uzun yıllık araştırmalar sonrası bu sonuca varmış. Bu keşfe bir Alman ilaç şirketi ilgi göstermiş.

 

Radio Bulgaria (BNR), Merkez Seçim Komisyonu’nda(CIK) aday listelerinin kayıt işlemİ süresinin bitmesinden sonra 15 parti, 6 koalisyon ve 6 bağımsız adayının 25 Mayıs’ta yapılacak Avrupa Parlamentosu(AP) seçimlerine katılım başvurusunda bulunduğu açıklandı. Bağımsız adaylar dahil aday listelerinde toplam 318 kişi yer almaktadır. Adaylar, Brüksel’de 17 koltuk için yarışacaklar.

 

BNR, Avusturya OMV şirketinin sözcüsü, Bulgaristan’ın Karadeniz açıklarındaki Han Asparuh bölgesinin hidrokarbon potansiyeli taşıyabileceğini açıkladı. “Han Asparuh” bölgesindeki doğalgaz miktarının 100 milyar metreküp olabileceği tahmin ediliyor. Fransız“Total”, Avusturyalı OMV ve İspanyol “Repsol” şirketlerinden oluşan konsorsiyumunun keşif lisansını aldığı bir kaç yıl önce bu miktarın 5 kat fazla olacağı tahmini yapılmıştı. Buna rağmen, bu doğalgaz rezervleri Bulgaristan’ın sahip olduğu sanılan bütün kaya gazı rezervlerinden 10 kat fazladır. Doğalgaz yataklarının doğrulanması durumunda kuyudan doğalgaz üretimine 2017 yılında başlanması bekleniyor.