ABD 17 Nisan’da Bunları Konuşuyor

 

Amerika’nın Sesi Radyosu (VOA), New York Emniyeti, Müslüman mahallelerini, toplantı mekanlarını ve camilerini izleyen gizli ve özel polis birimini dağıttı. Kentte yaşayan Müslüman topluluklar karardan memnun.

 

New York Emniyeti, Müslüman mahallelerini, toplantı mekanlarını ve camilerini izleyen gizli ve özel polis birimini dağıttı. Dönemin Belediye Başkanı Michael Bloomberg tarafından 2003 yılında kurulan birimde çalışan polisler, olası terör eylemi ve komplo planları hakkında istihbarat toplamak amacıyla kurulmuştu.

 

VOA, Türkiye’nin en büyük haber ajansı olan ve 94'üncü yılını kutlayan Anadolu Ajansı'nın Washington bürosu, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan tarafından açıldı

 

Washington Ofisi, Anadolu Ajansı’nın Amerika Bölge Direktörlüğü kapsamında New York’tan sonra açılan ikinci büro oldu. New York Ofisi Kasım ayında Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın katılımıyla açılmıştı.

 

The Wall Street Journal (WSJ), Fed Başkanı Janet Yellen tam istihdamın ve fiyat istikrarının sağlandığı sağlıklı bir ekonominin ufukta olduğunu söyledi. New York'ta Ekonomi Kulübü'nde yaptığı konuşmada Fed Başkanı, merkez bankası yetkilileri ile birçok ekonomistin 2016'nın sonunda tam istihdama ve istikrarlı fiyatlara sahip bir ekonomi göreceklerini belirtti. Yellen'ın söyleminin gerçekleşmesi halinde on yıldır elde edilen en güçlü ekonomi görülmüş olacak.

 

TD Menkul Değerler'den Millan Mulraine konu hakkında, "Yellen'ın Federal Açık Piyasa Komitesi'nin başına geçmesinden bu yana yaptığı bu denli büyük ilk halka açık konuşmada benimsediği yaklaşım, Fed'in son dönemdeki açıklamaları ile uyumluydu; para politikasında güvercin, ekonomik büyüme ile enflasyon görünümü hakkında ise olumluydu," diye konuştu. Yellen'ın konuşmasının yayınlanmasının ardından ABD borsaları seansın yüksek seviyelerine doğru tırmanışa geçti. Dow Jones Sanayi Ortalaması üç haneli kazançlar elde etti.

 

WSJ, Donamım satışlarındaki keskin düşüşün gelirlerine zarar vermeye devam ettiği IBM, IBM yüzde -0.31 ilk çeyrekte karının düştüğünü açıkladı. Şirket gelirlerinin 22,48 milyar dolara gerilediğini açıkladı. Thomson Reuters analistleri şirket gelirlerinin 22,91 milyar dolar gelmesini bekliyordu. IBM'in gelirleri böylece sekiz çeyrek dönemdir üst üst düşmeye devam etti.

 

Her ne kadar bilgisayar ve teknoloji devi büyük şirketlere ve hükümetlere bilgisayar donanımı, yazılımı ve hizmetleri sağlayan kilit öneme sahip bir tedarikçi olmaya devam etse de bulut hizmetleri gibi yeni ileri teknolojilere yanıt vermekte zorluk yaşıyor. Bulut teknolojisi, tüketicilerin internet üzerinden başka bir hizmet sağlayıcının bilgisayar gücünü ve yazılımını kiralamasına imkan veren bir teknoloji olarak öne çıkıyor. Çin gibi gelişmekte olan pazarlardaki talep yavaşlaması da şirketi zor durumda bırakıyor.

 

IBM'in donanım faaliyetlerini de bünyesinde barındıran sistemler-ve-teknoloji biriminin geliri ilk çeyrekte yüzde 23 geriledi. Bu birimin yıllık bazda gelir düşüşü böylece 10 çeyrek dönem üst üst devam etmiş oldu.

 

WSJ, Sony, 6758.TO -0.78% PlayStation 4 oyun konsolunun satışlarının yedi milyonu aştığını açıkladı. Bu durum tüketicilerin konsola taleplerinin devam ettiğini de ortaya koydu. Şirket Mart ayında yaptığı açıklamada konsolun altı milyondan fazla sattığını belirtmişti. Konsol ile ilgili yeni satış rakamlarını açıklaması haricinde Sony, Çarşamba günkü açıklamasında hem mağaza hem de internet üzerinden bu cihaz için 20,5 milyondan fazla yazılım sattığını da kaydetti.

 

Sony'nin açıklaması Japonya merkezli şirketin konsol satış yarışında önde gittiğinin son göstergesi. Sony ve Microsoft MSFT +1.64% Kasım ayında bir hafta aralıklarla kendilerine ait oyun konsollarını satışa sunmuştu. Microsoft ise Ocak ayının başında yaptığı açıklamada üç milyondan fazla Xbox One konsolu sattığını belirtmişti ancak şirket o zamandan bu yana güncel rakamları açıklamadı. Microsoft sözcüsü daha önce yaptığı açıklamada şirketin çeyrek dönem finansal raporlar dışında satış rakamlarını açıklama planı olmadığını belirtmişti. Kendisi konuyla ilgili yorum istediğin ise reddetmişti.

 

Çin 17 Nisan’da Bunları Konuşuyor

 

Çin Devlet Radyosu (CRİ), Çin Ukrayna sorununun diyalogla çözülmesine destek verdi.

 

BM Güvenlik Konseyi dün (16 Nisan) New York'ta Ukrayna sorununa ilişkin basına açık bir toplantı yaptı. Çin'in BM'deki Daimi Temsilcisi Liu Jieyi, Ukrayna'da tırmanan gerginlikten derin kaygı duyan Çin'in krizin kötüleşmesini engellemek için tarafları soğukkanlı ve temkinli olmaya davet ettiğini kaydetti.

 

En acil görevin tarafların hukuk ve düzen çerçevesinde diyalogla anlaşmazlıkları çözmesi olduğuna işaret eden Liu, Ukrayna'da çeşitli bölgelerin ve milliyetlerin meşru hakları ve taleplerinin karşılanmasına kapsamlı bir şekilde özen gösterilmesi gerektiğini vurguladı. Liu, bunun Ukrayna'ya uzun vadeli güvenlik ve barış getirebileceğini ve Ukrayna halkının asıl çıkarlarına uyduğunu belirtti.

 

CRİ, Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Çin Halk Dış İlişkiler Derneği'nin davetiyle Çin'e gelen Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkanı Ahmed Carba'yla bugün (16 Nisan) bir araya geldi.

 

Wang Yi görüşmede, Suriye'de krizin halen devam ettiğine işaret ederek, şu an en acil görevin, Suriye'de tüm tarafların ülkenin genel durumundan hareket ederek şiddet olaylarını bir an önce durdurmaları olduğunu söyledi. Wang Yi, hoşgörülü siyasi geçişin ilerletilmesinin önemine dikkat çekti.

 

Wang Yi görüşmede ayrıca Suriye sorununun siyasi yollarla çözülmesi için oynadıkları yapıcı rolü sürdüreceklerini ve bu konuda SMDK dahil Suriye'deki çeşitli taraflarla temas ve diyaloga hazır olduklarını ifade etti.

The Epoch Times’ın İngiltere’ye Kızan Çin, İnsan Hakları Diyaloğunu Askıya Aldı başlığındaki haberinde; “İngiltere hükümeti tarafından hazırlanan Çin’deki insan hakları raporunun “mantıksız iftira ve eleştiri” içerdiği bildirildi. Çinli yetkililer, Çin’deki insan hakları koşulları hakkında İngiltere’nin sözlerini “sorumsuz ve dikkatsiz” olarak nitelendirdi ve bu sözleri gerekçe göstererek, İngiltere hükümeti ile yapılması planlanan insan hakları diyaloğunu askıya aldı.

 

10 Nisan’da İngiltere Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan İnsan Hakları ve Demokrasi 2013 Raporuna göre, Çin “endişe edilen ülke” olarak tanımlanmıştı. Rapor, daha önce uluslararası insan hakları grupları ve Batılı hükümetler tarafından hazırlanan Çin’deki insan hakları koşullarına ilişkin açıklamalar ile benzerlik gösteriyor.

 

Raporda “Çin’in ekonomik büyümesi birçok Çinli vatandaş için gelişmiş ekonomik ve sosyal haklara katkıda bulunmaya devam ediyor. Ancak, medeni ve siyasi haklar üzerindeki önemli kısıtlamalar devam ediyor” deniyor. Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Hua Chunying bu gibi raporların “insan haklarını bahane ederek Çin’in iç siyasetine ve yargı sisteminin egemenliğine müdahale etmek amacıyla kullanıldığını” ifade etti. İngiltere Dışişleri Bakanlığı sözcüsü ise raporun arkasında durduklarını ve herhangi bir pişmanlık duymadıklarını ifade etti.

 

Rusya 17 Nisan’da Bunları Konuşuyor

 

Rusya’nın Sesi Radyosu (RUVR), BM GK, insan haklarının Ukrayna’nın doğusundaki durumunu değerlendirmek için toplandı

 

Son haftalarda Ukrayna’nın doğusunda, özellikle Donetsk, Harkov ve Lugansk’da vatandaşların Kiev yönetimine karşı gösterdiği memnuniyetsizlik eylemleri devam ediyor. Eylemciler ülkenin federasyon düzenine geçmesini istiyor. Bazı kentlerde idari binalar kontrol altına alındı. Rada tarafından geçici olarak Cumhurbaşkanlığı görevine atanan Aleksandr Turçinov, ülkenin doğusuna güç kullanma talimatı vererek 15 Nisan tarihinde operasyonu başlatmış oldu.

 

RUVR, Lavrov ve Kerry Cenevre’de bir araya geldi. Ukrayna’da yaşanmakta olan kriz durumunun ele alınacağı dörtlü istişare toplantısına katılmak için İsviçre’nin Cenevre kentine gelen Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, toplantı öncesinde basına kapalı bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşme öncesinde tokalaşarak basın mensuplarına poz veren Bakanlar, daha sonra görüşmenin yapılacağı salona geçti.

 

Rusya Federasyonu, ABD, AB ve Ukrayna’nın katılımı ile gerçekleştirilecek olan istişare toplantısının bugün TSİ 12:00’da başlaması ve 2 saat boyunca devam etmesi bekleniyor. Toplantının ardından ise çalışma yemeğine geçilecek. Rusya’yı Sergey Lavrov’un, ABD’yi ise John Kerry’nin temsil edeceği toplantıda AB’yi Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikasından Sorumlu Yüksek Temsilci Catherine Ashton, Ukrayna’yı ise geçici olarak Dışişleri Bakanlığı görevine atanan Andrey Deşitsa temsil edecek.

 

RUVR, Rusya: NATO bugünkü eylemleriyle 20. yüzyılın sonundaki propaganda faaliyetlerini bile gölgede bırakmıştır, ifadelerine yer verildi.

 

Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanlığı’nın internet sitesinde bugün yayımlanan açıklamada, Ukrayna’daki krizden dolayı Rusya’yı suçlayan NATO’nun bu eylemi ile geçtiğimiz yüzyılın sonunda Yugoslavya’ya karşı aktif bir biçimde yürüttüğü saldırgan propagandasını dahi aştığı kaydedildi. Bakanlığın ilgili açıklamasının devamında ise Rusya – NATO Konseyi’ne değinilerek, bu yapı içerisinde ele alınan güvenlik meselelerine ilişkin sürekli diyalog sürecinin temeli olan 2002 Roma Deklarasyonu’nun da NATO tarafından ihlal edildiğinin altı çizildi.

 

RUVR, Çin’le askeri ve siyasi ittifak fikrine Putin’den ret cevabı haberinde:

 

Bugün gerçekleştirilen canlı yayında vatandaşların sorunlarını yanıtlayan Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin, bir vatandaşın Çin ile yeni bir askeri ve siyasi ittifak yapılıp yapılmayacağı üzerine kendisine yönelttiği soruya verdiği yanıtta, ‘‘Çin ile komşuyuz. Bu manada ve doğal olarak müttefikiz… Buna karşın, mevcut olan işbirliği sürecinde herhangi bir askeri ve siyasi ittifak oluşturma ile ilgili bir konuyu gündeme getirme gibi bir durumumuz söz konusu değildir. Şahsi kanaatime göre, bloklaşmaya dayalı dünya düzeninin modası çoktan geçmiştir’’ şeklinde konuştu.

 

İngiltere 17 Nisan’da Bunları Konuşuyor

 

Times gazetesinde yer alan özel habere göre Ukrayna’daki ayrılıkçı grupları Rus ajanları yönlendiriyor. Gazete haberini Avrupa Birliği ülkelerine gönderilen ve Moskova yönetiminin Ukrayna’daki gelişmelerdeki rolünü gösteren bir belgeye dayandırıyor. Belgeye göre Donetsk ve Luhanks bölgelerindeki Rus askeri istihbarat görevlileri ayrılıkçı gruplara doğrudan talimat veriyor.

 

"Geçtiğimiz ay Ukrayna’da 10 Rus ajanı yakalandı. Moskova’nın rolünü inceleyen Ukrayna gizli servisi, telefon dinlemelerine göre, Rus ajanların saldırı emri verdiğini belirtiyor. Slovyansk’ta 13 Nisan’da gerçekleşen saldırıda bir Ukraynalı güvenlik görevlisi öldürülmüştü.”

 

Gazete ismini açıklamadığı bir AB ülkesinin dışişleri bakanlığına göre de raporun Rusya’nın Ukrayna krizindeki rolünü göstermek için güvenilir bir veri olduğunu aktarıyor. Gazete’nin yayınladığı rapor Donetsk’i işgal eden silahlı ayrılıkçı grupların Rus ordusunun özel kuvvet birimleriyle aynı tür AK-100 silahını kullandığını belirtiyor. Raporda ayrılıkçı grupların ayakkabılarının da Rus ordusunun tedarikçisi Butex olduğuna dikkat çekiliyor. Ayrıca, “Ukrayna güvenlik birimlerinin Rus özel kuvvetlerinin Ukrayna’da konuşlandığına dair sağlam kanıtları var” deniliyor.

 

Financial Times gazetesi ise Ukrayna krizi kapsamında Rusya’ya yaptırımların genişletilmesi ihtimalinin iş çevrelerini kaygılandırdığını yazıyor. Gazete İngiliz petrol devi BP’nin de yaptırım kararına karşı kaygılarını İngiliz milletvekilleri ve bakanlara ilettiğini belirtiyor.

 

Bugün, AB, Rusya, ABD ve Ukrayna’dan diplomatlar Cenevre’de Ukrayna krizine çözüm bulmak için bir araya geliyor. Eğer görüşmeler başarısız olursa AB liderleri önümüzdeki hafta bir araya gelip Rusya’ya yönelik yaptırımları genişletmeyi görüşecek. Gazete bu konuda üst düzey bir Avrupalı diplomatın görüşlerini aktarıyor: “Bu toplantı öncesinde bile üye ülkeler bu konuda hem fikir mi? Ukrayna için ölmeye hazırlar mı? Ben zannetmiyorum”

 

Gazete BP’nin Rus devlet gaz şirketi Rosneft’te yüzde 20 hissesi olduğuna dikkat çekiyor.

Gazete haberinde “Rusya ve Kıbrıs kendi ekonomilerinin zarar görebileceğinden endişe ediyorlar” deniliyor. Rus yatırımları Kıbrıs ekonomisinde önemli yer tutuyor. Gazeteye göre İngiltere yönetimi Rusya’ya yönelik yaptırımların uluslararası örgütler düzeyinde olmasını istiyor: “Örneğin OECD ve Dünya Ticaret Örgütü’ne üye olmak isteyen Moskova’nın başvuruluşlarının engellenmesi gibi”

 

Kanser Mücadelesinde Yeni Dönem

 

Independent gazetesi İngiltere’de kanser tedavisinde çığır açacak bir yöntemin deneme aşamasında olduğunu duyuruyor. Bilim insanlarının kanser tedavisinde ‘yeni bir dönem’ dediği bu yönteme göre akciğer kanserinde kişiye özgü tedavi aranıyor. Gazete haberine göre kanser tümörünün genetik özellikleri araştırılıp hangi ilaçların çare olabileceği tespit edilecek. Araştırma kapsamında daha önce yüzlerce hasta üzerinde tespit edilen 21 genetik anormalliğe 14 farklı ilaç denenecek. Gazete haberinde “böylece kansere neden olan genetik düzensizliklere karşı ilaçların mücadele etmesi umuluyor” deniliyor.

 

Daily Telegraph gazetesi İngiltere Başbakanı David Cameron’ın Hristiyanlık ile ilgili çıkışını haberleştiriyor. Gazete İngiltere Klisesi'ne ait Church Times’a makale yazan Cameron’ın görüşlerini aktarıyor. Cameron makelesinde İngiltere’nin Hristiyan kimliğinden utanmaması gerektiğini belirterek, kiliselerin toplumda daha etkin bir rol oynamasına fırsat verilmesi gerektiğini savunuyor.

 

Cameron yazısında “seküler bir dönemde yaşıyor denmemize karşın” İngiltere’yi Hristiyan bir ülke olarak tanımlıyor. Cameron’ın kendi hayatında dinin iyileştirici bir etkisi olduğunu yazdığını aktaran gazete, Başbakan’ın açıklamalarına şöyle yer verdi: "Cameron, Hristiyanlığı İngiliz devletini hatta dünyayı manevi, fiziksel ve ahlaki yönden dönüştürebileceğini söyledi.

 

Toplumsal hayatta dinin etkisi konusunda tam bir tarafsız isteyenlere karşı çıkan Cameron, “bunun hayati önemdeki İngiltere’nin ahlaki kaynağını kurutabileceğini” belirtti."

 

‘Affetmenin Dayanılmaz Hafifliği’

 

Guardian gazetesi İran’da oğlu öldürülen bir kadının katili affetmesinin hikâyesini manşetine taşıyor. Gazetenin haberine göre Balal isimli bir adam 7 yıl önce 18 yaşındaki bir genci öldürülmesi nedeniyle idam cezasına çarptırıldı.

 

Şeriat yasalarındaki kısasa kısas kuralı kapsamında öldürülen gencin ailesinin darağacındaki Balal’ın altındaki sehpayı çekmesi bekleniyordu. Fakat kurbanın annesi sehpayı itmek yerine Balal’a önce bir tokat attı ve onu affettiğini söyledi. Gazete bu af kararı sonrasında Balal’ın annesinin diğer anneyi kucakladığını belirtiyor.

 

Almanya 17 Nisan’da Bunları Konuşuyor

 

NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen, ittifakın Doğu Avrupa'daki üyelerine askeri destek sağlanacağını açıkladı. Frankfurter Allgemeine Zeitung, konuya ilişkin bir değerlendirmeye yer veriyor:

 

“Kırım krizinin başlangıcında, NATO ateşi körüklemekten ziyade, geride duruyor izlenimi vermek istediğinden bahsedebilirdi. Ancak Kremlin'in Avrupa'daki nüfuz bölgesinin sınırlarını genişletmek istediği ve bunun için egemen devletlerin toprak bütünlüğünü ihlal etmekten çekinmediği açığa çıktığından beri, NATO doğu sınırlarında rengini beli etmek zorunda kaldı. Çünkü Baltık Bölgesi ve Polonya, Ukrayna'dan farklı. Bu, İttifak'ın içeride ve dışarıda inanılırlığını koruyabilmesi için yapması gereken asgari icraat. Bundan daha azı Kremlin tarafından bir zayıflık işareti olarak algılanacak ve kararsızlık olarak nitelendirilecektir. Bu yüzden Batı'ya hâlihazırda saygı göstermiyor zaten.“

 

Kieler Nachrichten de aynı konuya yer veriyor: “NATO, üyelerinin yardım çağrılarına kulak vermezse komik duruma düşerdi. O yüzden şimdi birkaç gemi ve uçağı İttifak'ın doğu sınırlarına yerleştirme emri veriyor. Ve yanlış anlaşılmamak için de bunun savunmaya yönelik bir eylem olduğuna atıfta bulunuyor. Peki, başka ne diyecekti? Kimse NATO'nun Rusya'ya karşı önleyici bir saldırı düzenlemesinden korkmayacaktır. Bunu Putin de biliyor. Peki, bundan ne tür sonuçlar çıkarıyor? Ukrayna ile yetiniyor mu? Yoksa Litvanya, Letonya ve Estonya'yı da kontrolü altına almaya mı çalışıyor? Ve NATO, desteğinde ne kadar ciddi? Şu ana dek AB ve ABD gibi sadece konuştu ve teskin etti. Ne istediğini bilen sadece Putin'miş gibi görünüyor."

 

Düsseldorf kentinde yayımlanan Handelsblatt gazetesi ise federal yapıya geçiş konusunda bir referandum yapılmasını krize bir çözüm olarak görüyor:

 

“Kırım’daki gibi halkın büyük çoğunluğunun Rusya'ya bağlanılmasını isteyeceği tarzda bir senaryo Ukrayna'nın doğusunda gerçekleşmeyecektir. Halkın büyük çoğunluğu Kiev'den bağımsızlığı talep etse de Rusya'ya bağlanmayı istemiyor. Ülkenin parçalanmasını bir nebze önleyebilecek şey ise Ukrayna’nın geçici devlet başkanı Aleksander Turçinov'un ülkenin federal yapıya geçişi konusunda önerdiği ve başka nedenlerle Moskova'nın da desteklediği referandumdur. Ancak hayale de kapılmamak gerek. Şu ana kadar bilindik sınırlarıyla bir Ukrayna artık yok.”

 

Nürnberger Nachrichten, Ukrayna’nın Rusya için önemini ele alan bir yoruma yer veriyor: “Ukrayna, Rusya için yoğun tarihi ve askeri önemi nedeniyle, tıpkı Polonya'nın AB ve NATO üyeliğinde olduğu gibi siyasi kararlarında çok fazla özgür değil. Bu gerçek üzücü olabilir. Ancak bu gerçek bilhassa Ukrayna'da, ülkenin devletler hukukuyla garanti altına alınmış tarafsızlığıyla kabul edilmek zorunda. Yoksa bu ülke Avrupa'nın barut fıçısı olarak kalmaya devam edecektir.”

 

İran 17 Nisan’da Bunları Konuşuyor

 

Keyhan gazetesinde Suriye cumhurbaşkanı Beşar Esad'ın Suriye ordusunun son başarılı operasyonlarına dikkat çekerek, Suriye savaşının kader belirleyici evreye ulaştığını belirtmesi, Ukrayna Doğusunda krizin devam etmesi gibi haberler ön plana çıkarılırken, Suriye'deki terörist gruplar arasındaki çatışmalar üzerine bir değerlendirme yazısı dikkatimizi çekiyor. Yazıda kısaca şunları okuyoruz: “Suriye'de Suudi Arabistan ve Katar'ın desteklediği terörist grupların biebiriyle çatışmaları devam ediyor. Durum böyle olunca Duha ve Riyad rejimleri söz konusu teröristleri yönlendirmekte başarısız kalmış bulunuyor. Öte yandan Amerika'nın da Suriye'deki Mevcut durumdan hoşnutsuz olduğu gözleniyor. Zira teröristler arasındaki çatışmalar Suriye ordusunun daha da güçlenmesine vesile olmaktadır. Bu ise Batılı unsurların bölgedeki konumunu giderek yitirmesine neden oluyor…

 

Her halükarda Suudi Arabistan'ın Suriye başta olmak üzere Ortadoğu ülkelerinde teröristlere verdiği yoğun destek devam ediyor. Her gün Irak, Lübnan, Suriye ve birçok ülkede Suudi Arabistan'ın desteklediği teröristler yüzlerce masum insanı katliam ediyor. Suudi Arabistan'ın teröristlere verdiği açıkça desteğine rağmen, Amerika ve BM güvenlik konseyi, Suudi Arabistan kukla rejimine her hangi bir tepkide bulunmamaktadır.”

 

PRESSTV internet sitesinde Rusya'nın Ukrayna'da iç savaş konusunda uyarıda bulunması, Bahreyn'de despot Al-I halife rejimine karşı halk ayaklanmasının devam etmesi gibi haberler göze çarparken, Suriyeli sığınmacılar konusunda bir yazı dikkatimizi çekiyor. Yazıda kısaca şunları okuyoruz: “Batılı ve Arap ülkeler Suriyedeki krizn asıl amilleri olmasına rağmen, söz konusu ülkelere sığınan Suriye'lilerin durumun içler acısı olduğu belirtiliyor. Böylesi bir durum karşısında BMT, Suriye'li sığınmacılar konusunda uluslararası taahhütlerin yerine getirilmediğini bildirdi. Bu bağlamda BM sığınmacılar yüksek komiseryası uluslararası Camia'nın Suriyeli sığınmacılar konusunda taahhütlerini yerine getirmediğini duyurdu. BM sığınmacılar yüksek komiseryası başkanı Emin Evez konuya ilişkin yaptığı açıklamada milyonlarca Suriyeli mülteci konusunda uluslararası Camia'nın mali taahhütlerini yerine getirmediği takdirde, durumun tehlikeli boyutlara varacağı uyarısında bulundu.”

 

Fars Haber Ajansı internet sitesinde Rusya cumhurbaşkanı Putin'in Amerika'nın Rusya'nın Ukrayna gerginliklerinde parmağı olduğuna dair iddialarının temelsiz olduğunu vurgulaması, Siyonist rejim askerlerinin Mescidi Aksa'ya baskın düzenlemesi gibi haberlere yer verilirken, Amerika, İngiltere ve Türkiye'nin Suriye'ye yönelik komplolarını konu eden bir yazı dikkatimizi çekiyor. Yazıda kısaca şunları okuyoruz: “İngiliz Independent On Sunday dergisi "MI6, CIA ve MİT'in Suriye'de hilekar oyunu" başlıklı bir makale yayınladı. Dergi, beyaz saray Suriye'de teröristlere silah yardımını gizli tutmak için büyük çaba sarf ettiğini ve bu işi, temsilcilikleri ve firmaları aracılığı ile yürüttüğünü kaydetti.

 

Dergi ayrıca, Suriye'de silahlı örgütleri, El-Kaide örgütüne benzer bir düşünceye sahip olan kişilerin yönettiğini belirtti. El Nusra Cephesi terör örgütüne de değinen dergi, örügtün Türkiye istihbaratının desteğinden yararlandığını, bu yüzden Guta Şarkiye'de düzenlenen kimyasal saldırının arkasında olabileceğini vurguladı ve Amerikan, İngiliz ve Türk istihbaratının Suriye aleyhinde komploda işbirliği yaptığını da açığa vurdu.

 

Suriye 9 Nisan’da Bunları Konuşuyor

 

Suriye Arap Haber Ajansı (SANA), Yurdun Muhtelif Bölgelerinde Ulusal Mitingler başlığını attı: Kurtuluş bayramının 68. Yıldönümü münasebetiyle vatan ve ordusuna destek mitingleri yurdun muhtelif bölgelerinde kalabalık halk kitlelerinin katılımlarıyla devam ediyor.

 

Bu bağlamda Şam’da Yusuf el Azma Meydanı genç kitlelerin yurtsever sloganlarıyla inledi. Devrim Gençliği Birliğinin ‘Kurtuluş ve Zafer Kokusu’ sloganı altında düzenlediği mitingde gençler orduya desteklerini ifade ederken, terör çeteleri ve onları destekleyen güçleri şiddetle kınadılar.

 

Şam’ın Zahire Semtinde de semt ahalisi düzenledikleri etkinlikte orduya desteklerini sloganlarla haykırırken, tekfirci ve vatan haini terör çetelerinin şanlı ordu birliklerimizin darbeleri altında bertaraf olacaklarının altını çizdiler.

 

Şam kırsalının Kalemun Bölgesindeki Asal el Verd beldesi ahalisi ise beldelerinin terör çetelerinden kurtulmasını kitlesel bir etkinlikle kutlarken, vatan koruyucularımızın teröre karşı savaşında sergiledikleri başarı ve bulundukları fedakarlıkların takdire şayan olduğunu vurguladı.

 

SANA, Tekfirci Teröre Hezimet Yaşatıldığı başlığı ile; Kalemun’da Teröristlere Ait El Yapımı Bomba Atölyesi Yok Edildiğini ve Belediye Binası yakınlarında içinde büyük miktarda Lübnan, Suudi Arabistan üretimi ve çalıntı ilaç ve tıbbi malzeme bulunan bir terör hücresinin ortaya çıkartıldığını beyan etti.

 

Haberde ayrıca, Dera Kırsalının Kasır el Nueyma Bölgesi, Üm Valed, el Mseyfra, Etman, Neva, Daal ve Yaduda Beldelerinde, Lazkiye’nin kuzey kırsalında, Homs ve Kırsalında sürdürülen operasyonlar çerçevesinde çok sayıda terörist ve elebaşlarının ölü ve yaralı düşürüldüğüne dikkat çeken kaynak ayrıca teröristlere ait büyük miktarda silah ve mühimmatın da imha edildiğini vurguladı.

 

SANA, Cumhurbaşkanı Beşşar el Esad dün, Suriye'nin bağımsızlık bayramı münasebetiyle Rusya Federasyonu Başkanı Vladimir Putin’den kutlama mektubu teslim aldı. Putin el Esad’a mektubunda; Rusya ve Suriye arasındaki geleneksel dostluk ilişkilerini pekiştirmeyi sürdürmekle birlikte ikili yapıcı işbirliğinin Ortadoğu Bölgesinde güvenlik ve istikrarın sağlanmasına katkı sağlayacağını belirtti.

 

Aynı münasebetle Rusya Federasyonu Başbakanı Dmitri Medvedev Başbakan Vail el Halaki’ye kutlama mektubu gönderdi. Medvedev mektubunda Rusya ve Suriye arasındaki muhtelif yönlü ikili bağlantıları pekiştirmeye devam etmekle birlikte karşılıklı çıkarlara dayalı olarak işbirliğini geliştirmenin iki halkın çıkarlarına hizmet ettiğini belirtti. Medvedev bu bağlamda iki ülke arasındaki ticari, ekonomik, bilimsel, teknik, kültürel ve daha başka alanlardaki geleneksel ilişkileri pekiştirmenin önemine dikkat çekti.

 

Suriye'nin bağımsızlık bayramı münasebetiyle Başbakan Yardımcısı Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı Velit el Muallim de Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’dan bir kutlama mektubu teslim aldı.

 

SANA, Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı resmi sözcüsü, Avrupa Birliği (AB) Dışişleri Bakanlarının Suriye ile ilgili son tutumlarının Suriye’nin içişlerine açık müdahale, geleceğini belirlemedeki anayasal ve siyasi velayet sahibinin Suriye halkının haklarına saldırı olduğunu belirtti.

 

Sözcü dünkü açıklamasında, AB Dışişleri Bakanlarının bu hafta içerisinde Lüksemburg’da düzenledikleri toplantılarında Suriye’deki durumlarla ilgili bir dizi tutum aldıklarını ve bu tutumların AB’nin Suriye’deki olayların başladığından beri izlediği düşmancıl politikasının devamı, devlet, halk ve kurumlar olarak Suriye’yi hedef alan savaşta ortak yapan bir politika olduğunu söyledi.

 

Sözcü, bazı AB ülkelerinin kökleşmiş sömürgecilik realitelerinden yola çıkarak AB’nin Suriye’nin anayasal istihkaklarını tarihinde yapmasını reddetmesi kanalıyla kendini içişlerine veliaht tayin ettiğini ekleyerek bu gibi tutumların reddedildiğini görmezden geldiğini ifade etti.

 

SANA, Askeri bir kaynak Suriye Arap ordusuna ait hiçbir askeri yada zırhlı aracın Suriye'nin Ürdün sınırlarına doğru hareket etmediğini belirtirken, dolayısıyla Ürdün hava savunma güçleri tarafından vurulan hedefin Suriye ordusuyla hiçbir ilgisi olmadığının altını çizdi.

 

Ürdün televizyonu Ürdün savaş uçaklarının, Suriye topraklarından Ürdün topraklarına doğru sınırları aşmaya çalışan kamuflajlı araçları imha ettiğini söylemiş, kimi medya kanalları bu araçların Suriye Arap ordusuna ait olduğunu iddia etmişlerdi.

 

Azerbaycan 17 Nisan’da Bunları Konuşuyor

 

1News.az, Bakü’de yeni yapılan Milli Jimnastik Arenası dün hizmete açıldı. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve eşi Mehriban Aliyeva arenanın açılışına katıldılar. 2015 yılında Bakü’de düzenlenecek ilk Avrupa Oyunları’na hazırlık amacıyla uluslararası standartlara uygun projelerin gerçekleştirilmesi ülke modern spor altyapısının kurulmasına büyük katkı sağlayacaktır. Cumhurbaşkanı Aliyev ve eşi Mehriban Aliyeva’nın katılımıyla temeli atılan Milli Jimnastik Arenası da bu amaca hizmet eden tesislerden biridir.

 

First Lady Mehriban Aliyeva’nın 2002 yılından beri başkanlığını yaptığı Azerbaycan Jimnastik Federasyonu büyük başarılara imza attı. Bakü’de 2003 yılında ilk Ritmik Jimnastik Dünya Kupası düzenlendi. Ardından Bakü 2005 yılında Dünya Jimnastik Şampiyonası’na, 2007 ve 2009 yıllarında iki kez Avrupa Şampiyonası’na ev sahipliği yaptı.

 

1News, İşgalci Ermenistan ordusuna bağlı birlikler Azerbaycan-Ermenistan cephe hattında ateşkes ihlallerini dün de sürdürdü. Azerbaycan Savunma Bakanlığının basın hizmetinden yapılan açıklamaya göre, işgalci Ermenistan birlikleri son 24 saatte cephe hattının farklı noktalarında olmak üzere ateşkesi toplam 28 kez ihlal etti.

 

Açıklamada, işgalci Ermenistan birliklerinin dün ve bugün gece Ermenistan’ın İcevan ilçesine bağlı Berkaber köyünde bulunan mevzilerinden Gazah ilçesine bağlı Gızılhacılı köylerinde konuşlanan Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri birliklerinin mevzilerine ateş açtıkları belirtildi. İşgalci Ermenistan birliklerinin ayrıca, Ermenistan’ın Berd ilçesine bağlı Mosesgeh ve Aygepar köylerinde bulunan mevzilerinden Tovuz ilçesine bağlı Alibeyli ve Gazah ilçesine bağlı Gaymaglı köylerinde konuşlanan Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri birliklerinin mevzilerine ateş açtıkları vurgulandı.

 

1News, Azerbaycan Dışişleri Bakanı Elmar Memmedyarov, dün AGİT Parlamenterler Asamblesi (PA) Başkanı Ranko Krivokapic ile bir araya geldi. Azerbaycan Dışişleri Bakanlığının basın hizmetinden verilen bilgiye göre, görüşmede ikili ilişkilerin mevcut durumundan duyulan memnunluk ifade edildi, parlamento diplomasisinin önemi vurgulandı.

 

Elmar Memmedyarov, Ermenistan-Azerbaycan sorununun barış yoluyla çözümüne ilişkin görüşmeler süreciyle ilgili bilgi verdi, Azerbaycan’ın sorunun uluslararası hukuk ilkeleri çerçevesinde çözümden yana olduğunu belirtti. Memmedyarov, uluslararası kurumlar tarafından sorunun çözümüyle ilgili Azerbaycan’ın toprak bütünlüğünü destekleyen ve Ermenistan’ın işgalci politikasını kınayan kararlar kabul edilmesine rağmen Ermenistan’ın bu kararları hiçe saydığını ifade etti. Dışişleri Bakanı, bu bağlamda uluslararası kamuoyunun sorunun çözümü konusunda daha kararlı tutum sergilemesi gerektiğinin altını çizdi.

 

1News, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Karadağ Parlamentosu ve AGİT Parlamenterler Asamblesi Başkanı Ranko Krivokapic ve beraberindeki heyeti kabul etti. Ranko Krivokapic AGİT Parlamenterler Asamblesinin son dönemlerdeki faaliyeti konusunda Cumhurbaşkanı Aliyev’e bilgi verdi. AGİT Parlamenterler Asamblesinin yıllık oturumunun Azerbaycan’da yapılmasının önemini vurgulayan Krivokapic, AGİT’in Azerbaycan’la çeşitli alanlarda işbirliğini geliştirmekte istekli olduğunu söyledi.

 

Cumhurbaşkanı Aliyev, AGİT’in Bakü Ofisinin yeni statü ile faaliyete başlamasının ikili işbirliğinin geliştirilmesine katkı yapacağını umduğunu belirtti. Bölgedeki duruma değinen Cumhurbaşkanı Aliyev, Ermenistan tarafından Azerbaycan topraklarının işgali sonucunda ülkenin toprak bütünlüğünün ihlal edildiğini ve Azerbaycan’ın bu konuda, maalesef, çifte standartlarla karşı karşıya kaldığını kaydetti.

 

Ekspress’in haberinde, Kırımoğlu’na Nişan başlığıyla Kırım Tatarlarının lideri Ukrayna Meclisi Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’na Bakanlar Kurulu kararıyla Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından Cumhuriyet Nişanı tevcih edildiği aktarıldı.

 

Haberde; “Gül yaptığı konuşmada, nişanın devlet başkanı olmayan bir yabancı ülke vatandaşına verilen en üst düzey nişan olduğunu belirterek, “Bu nişanı, ömrünü Kırım Tatarlarının haklı davasına adayan Sayın Kırımoğlu’na takdim etmekten çok büyük gurur duyuyorum.” ifadesini kullandı.

 

Kırım’ın Tatarların anavatanı olduğunu ve Tatarların Kırım’daki geçmişinin 13. yüzyılda kurulan Altınordu Devleti’ne kadar uzandığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Gül, “1944 yılından itibaren Sovyet komünizmi tarafından uygulanan sürgün sonucunda Kırım Tatarları anavatanlarından koparıldı ve Özbekistan, Baltık ülkeleri, Romanya, Bulgaristan ve Rusya’nın birçok bölgelerine göç ettirilmişti. Ayrıca yüz binlerce Tatar Türkiye’ye gelmiştir. Altı aylıkken Özbekistan’a sürgün edilen Kırımoğlu’nun hayatı, Kırım halkının çektiği çilelerin bir özetidir. Biraz evvel ıstıraplı hayat hikâyesini birlikte dinlediğimiz bu fedakâr insan, uluslararası baskılar yüzünden 1986’da tahliye edilene kadar, 15 senesini hapishanelerde, sürgünde veya çalışma kamplarında geçirmiştir. Elbette çekilen çileler karşılıksız kalmamış, Kırım Tatarları anavatanlarından sökülüp atılamayacaklarını bütün dünyaya ispatlamışlardır. Sayın Kırımoğlu’nun liderliğindeki bu özgürlük mücadelesi tarihe altın harflerle kazınmıştır.” dedi.

 

Kırımoğlu da törende yaptığı konuşmada, Nişan almaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, bunu zor günlerinde Türkiye’nin Kırım Tatarlarına verdiği desteğin bir nişanesi olarak gördüklerini vurguladı.

 

Bu arada Cumhurbaşkanı Gül, Ukrayna Cumhurbaşkanı adayı Peter Poroşenko ile yaptığı görüşmede, Ankara’nın Kırım’da yapılan referandum sonuçlarını tanımadığını ve Kırım’ı hiçbir zaman Rus toprağı olarak görmeyeceğini belirtti.

 

Bölgesel güvenlikle ilgili bir saat süren görüşmede Kırım Tatarlarının haklarının savunulması konusuna daha çok dikkati çekildi.

 

Ukrayna’da 25 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin favori adaylarından olan Poroşenko, görüşme sonuçlarına dayanarak gelecekte tarafların ortak çabalarıyla Kırım’ın eski statüsünü geri kazanacağından emin olduğunu ifade etti. Taraflar, Ukrayna’daki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra Ukrayna-Türkiye müzakerelerine başlama kararı aldı.”