ABD 11 Mart’ta Bunları Konuşuyor

 

The Wall Street Journal (WSJ), Tape psikolojisi: Merak, üzüntü, inkâr başlıklı haberinde, 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonu sonrası her gün yenileri sızdırılan ses kayıtları sadece ses kayıtlarında sesi olanlar için değil dinleyenler için de hayatı zorlaştırmaya başladı. Psikiyatristler AKP'ye göre montaj, yayınlayanlara göreyse gerçek olduğu iddia edilen bu kayıtlarla ortaya çıkan bilgilerin dinleyenlere ağır geldiğini dile getiriyor. İstanbul Üniversitesi Psikiyatri Profesörü Dr. Vedat Şar "Yüzleşilen konular dinleyenler için de üzücü olmaya başladı. Psikolojide biliriz ki kişi hoş olmayan gerçekleri ancak dayanabileceği ölçüde kabul eder" derken, ismini yazmamızı istemeyen bir başka psikiyatrist en büyük sorunu paranoya hastalarında yaşadıklarını ve onlara 'Hayır seni izlemiyorlar' demenin giderek zorlaştığını ifade ediyor.

 

WSJ, Türk siyasetinin paranoyak tarzı diye yazıyor. Haberde, Recep Tayyip Erdoğan muhalifleri, Başbakan'ın yolsuzluk yaptığının kanıtı olduğunu söyledikleri kayıtları yayınlamak için YouTube ve Facebook FB +3.10% 'u kullandı. Kayıtların doğruluğunu inkar eden Erdoğan, geçtiğimiz hafta karşı atağı artırarak Türkiye'deki web sitelerini yasaklamayı önerdi. Erdoğan bir televizyon röportajında, "Bu milleti Youtube'a Facebook'a yedirmeyiz. Kapatılmaları da dâhil," diye konuştu.

 

Başbakan'ın son çıkışı, ülkeyi otoriter yönetime bir adım daha yaklaştırdı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ise hızla böylesi bir yasağı gözardı etti. Ancak Gül, Şubat ayında Erdoğan ile AKP'nin internete erişimi ciddi şekilde kısıtlamalarını önleyememişti.

 

İnternet Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Kanunu'na göre İnternet Servis Sağlayıcıları'nın yeni kurulan Erişim Sağlayıcıları Birliği'ne katılmaları gerekiyor. TİB Başkanı Ahmet Cemalettin Çelik, bazı URL ya da internet sitelerine sansür uygulanması emrini verebilecek.

 

WSJ, Pamuk: AK Parti'nin ekonomi modeli uzatmaları oynuyor başlıklı haberinde, Şevket Pamuk, ekonomi tarihi alanındaki çalışmaları ile çok yakından takip edilen bir akademisyen. Osmanlı'dan günümüze, çok geniş bir perspektiften ekonomiye bakma fırsatı sunan son çalışması "Türkiye'nin 200 yıllık iktisadi tarihi" kitabı da ilgi ile karşılandı. Çalışma kısaca, Türkiye'nin 200 yıllık ekonomik performansının "vasat" olduğu sonucuna ulaşırken, bunun nedenlerini sorguluyor. Büyümede, dünya ortalamalarının üzerine çıkamayan Türkiye'nin aşamadığı bir diğer sorun olarak da cari açık karşımıza çıkıyor.

 

Çin 11 Mart’ta Bunları Konuşuyor

 

Çin Devlet Radyosu (CRİ), Xi Jinping, kayıp uçakla ilgili bilgi aldı diye yazıyor. Haberde, Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, dün gece geç saatlerde Dışişleri Bakanlığı Konsolosluk Dairesi'nden kayıp uçakla ilgili son gelişmeler hakkında bilgi aldığı açıklandı.

 

Malezya Havayolları'na ait uçağı arama çalışmaları sürerken, şu ana kadar uçağa ait hiçbir cisim bulunamadı. Gelişmeleri yakından izleyen Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, gece geç saatlerde Dışişleri Bakanlığı'ndan son duruma dair bilgi aldı

 

CRİ, İpek Yolu Ekonomik Kuşağı geliştirilecek diye yazıyor. Haberde, Xinjiang Üniversitesi'nden Profesör Huşur İslam, İpek Yolu Ekonomik Kuşağı'nın bilim ve teknoloji aracılığıyla kalkındırılacağını, kuşağın kapsadığı ülkeler arasında işbirliğinin güçlendirileceğini söyledi.

 

12. Çin Ulusal Halk Meclisi 2. Toplantısı'na katılan temsilciler arasında bulunan Huşur İslam, "Çin-Orta Asya Bilim ve Teknoloji İşbirliği Merkezi" kapsamında, İpek Yolu Ekonomik Kuşağı haberleşme, lojistik ve kültür merkezleri kurulması gerektiğini söyledi. Huşur İslam, aynı kapsamda, ticarette RMB kullanımıyla ilgili çalışacak birimlerin de faaliyete geçirilmesinin önemini hatırlattı.

 

CRİ, Çin, mevduat faizlerini serbest bırakacak diye yazıyor. Haberde, Çin'de bankaların mevduat faiz oranlarındaki sıkı kontrolün 1 ya da 2 yıl içinde gevşetilmesi planlanıyor.

 

Çin'in merkez bankası konumundaki Çin Halk Bankası Başkanı Zhou Xiaochuan, bugün (11 Mart) 12. Çin Ulusal Halk Meclisi'nin 2. Toplantısı ile ilgili düzenlenen basın toplantısında mevduat faizleriyle ilgili bir açıklamada bulundu.

 

CRİ, Sermaye piyasasında reform sürecek diye yazıyor. Haberde, Çin sermaye piyasasındaki reformların 2014 yılında da süreceği açıklandı.

 

Çin Menkul Kıymetler Düzenleme Komisyonu Başkanı Xiao Gang, bugün (11 Mart) 12. Çin Ulusal Halk Meclisi 2. Toplantısı ile ilgili düzenlenen basın toplantısında, sermaye piyasasına dair reform paketinde birçok önemli konuya yer verildiğini belirtti.

 

CRİ, Çin, beş "pilot özel banka" kuruyor diye yazıyor. Haberde, Çin Bankacılık Düzenleme Komisyonu Başkanı Shang Fulin, özel sermayeli beş pilot banka kurulacağını söyledi.

 

Shang Fulin, bugün (11 Mart) 12. Çin Ulusal Halk Meclisi 2. Toplantısı kapsamında düzenlenen basın toplantısında, söz konusu bankaların Tianjin ve Shanghai kentleri ile Zhejiang ve Guangdong eyaletlerinde kurulacağına işaret etti.

 

CRİ, Kayıp uçağa ait hiçbir cisim bulunamadı diye yazıyor. Haberde, Malezya Havayolları'na ait uçağı arama çalışmaları sürerken, şu ana kadar uçağa ait hiçbir cisim bulunamadığı açıklandı.

 

Malezya Sivil Havacılık Dairesi Müdürü Azharuddin Abdul Rahman, Vietnamlı birimlerce uçak kapısı ve pencere parçaları olduğundan şüphelenilen bazı cisimler fark edildiği iddiaları üzerine, Vietnam tarafıyla iletişime geçtiklerini, ancak kendilerine bu yönde bir cevap verilmediğini söyledi.

 

CRİ, Dünya Bankası'ndan Ukrayna'ya 3 milyar dolar diye yazıyor. Haberde, Dünya Bankası'nın Ukrayna hükümetinin isteği üzerine," bu ülkeye 3 milyar dolarlık kredi sağlayacağı ve ülkede ekonomik reformların uygulanmasına yardımcı olacağı açıklandı.

 

Dünya Bankası tarafından dün (10 Mart) yapılan açıklamada, ekonomik kriz içerisindeki Ukrayna'nın, hem kısa vadeli ekonomik yardım planı hem de uzun vadeli reform paketine ihtiyaç duyduğu belirtildi. Açıklamada, şu an için en öncelikli konuların, makro ekonomik istikrara kavuşulması, bankacılık sisteminin güçlendirilmesi ve yatırım ortamının iyileştirilmesinin yanı sıra, enerji sektöründe reform ve yolsuzlukla mücadele olduğu ifade edildi.

 

CRİ, Cameron ve Merkel'den Çin ve ABD'yle işbirliği çağrısı diye yazıyor. Haberde, İngiltere Başbakanı David Cameron ve Almanya Başbakanı Angela Merkel, Avrupa Birliği'nin (AB), Çin ve ABD'yle ekonomi, ticaret ve yatırım alanlarındaki işbirliğini güçlendirmesini istedi.

 

İngiltere Başbakanlık Sözcüsü, Almanya'nın Hannover kentinde düzenlenen 2014 CeBIT Bilişim Fuarı'na katılan Cameron'un, Merkel ile görüşerek, AB'nin diğer ülkelerle ilişkileri konusunda fikir alışverişinde bulunduğunu belirtti.

 

Sözcü, iki liderin de AB'nin, ABD ve Çin'le ekonomi, ticaret ve yatırım alanlarındaki anlaşmalar çerçevesinde ilişkilerini derinleştirmesi gerektiği kanısında olduğunu ifade etti.

 

CRİ, Suriye'de 1,5 milyar dolarlık gıda ihtiyacı var başlıklı haberde, BM Dünya Gıda Programı (DGP), Suriye'de bu yılın sonuna kadar 1,5 milyar dolarlık gıda yardımına ihtiyaç duyulduğunu bildirdi.

 

DGP tarafından dün (10 Mart) Cenevre'de yapılan açıklamada, şubat ayında 740 bin Suriyeli aileye gıda yardımı sağlandığı, bu sayede 3 milyon 700 bin kişinin bir aylık ihtiyacının karşılandığı hatırlatıldı. Ancak 4 milyon Suriyeliye gıda yardımı hedefine henüz ulaşılamadığına işaret edilen açıklamada, yılsonuna kadar Suriye'de 1 milyar 500 milyon dolar tutarında gıda yardımına daha ihtiyaç duyulduğu belirtildi.

 

CRİ,  ABD: Kırım referandumu meşru değil başlıklı haberde, Beyaz Saray Sözcüsü Jay Carney, Kırım'da bu hafta yapılması planlanan referandumu ABD olarak "meşru" görmeyeceklerini belirtti.

 

Sözcü, günlük basın brifinginde bir gazetecinin, "Sizce referandumun geri çekilme ihtimali var mı?" şeklindeki sorusu üzerine, "Geleceği tahmin edemem. Size şunu söyleyebilirim: (Referandum) ABD tarafından meşru görülmeyecek, çünkü Ukrayna'nın sınırlarında herhangi bir değişikliğin Ukrayna'nın tümünün kararıyla olması gerektiğini net olarak ortaya koyan Ukrayna Anayasası'na aykırı" dedi.

 

Rusya 11 Mart’ta Bunları Konuşuyor

 

Rusya’nın Sesi Radyosu (RUVR), NATO Ukrayna ile Kırım’daki istihbarat verilerini paylaşmayacak başlıklı haberinde, İtar Tass Ajansı’nın Brüksel’deki diplomatik kaynaklara dayandırarak bildirdiğine göre, NATO 12 Mart’ta Polonya ve Romanya toprakları üzerinde gerçekleştirilecek olan uçuşlarda AWACS uçakları yardımıyla elde edilecek olan radar gözetim verilerini Ukrayna’ya sunmayı planlamıyor.

 

Daha önce bir açıklama yapan NATO Avrupa Müttefik Kuvvetler Birliği Komutanı General Philip Breedlove, Kırım ve Ukrayna’daki durumun gözlemlenmesi için AWACS uçakları ile düzenli radar gözetim veri uçuşlarına başlanmasını önermişti. Bu uçaklar doğrudan Avrupa’daki NATO Avrupa Müttefik Kuvvetler Birliği Komutanlığı emrinde bulunurken, siyasi kararın alınmasından sonra uçuşlar en yakın zamanda başlayabilecek.

 

RUVR, Dünya Bankası Ukrayna’ya 3 milyar dolar para tahsis edilecek diye yazıyor. Haberde, Dünya Bankası’nın internet sayfasından bildirildiğine göre, Dünya Bankası 2 milyar doları mevcut projeler kapsamında olmak üzere 2014 yılında toplam 3 milyar dolar tahsis edecek.

 

 Ukrayna 3 milyar dolarlık rakamın 1 milyar dolarlık kısmını ise hükümetin ekonomik reformları yapmayı kabul etmesi durumunda alacak.

 

RUVR, Hong Kong uçağı kayıplara karışan Malezya uçağını bulmuş olabilir diye yazıyor. Haberde, Hong Kong gazetesi South China Morning Post’un bildirdiğine göre, Vietnam kıyılarındaki Güney Çin Denizi’nde cumartesi günü kayıplara karışan Malaysia Airlines şirketine ait uçak ile ilgili olabilecek büyük enkaz parçaları bulundu. O enkaz parçaları Vietnam’ın güney şehri Vung Tau kıyılarında Hong Kong “Ketey Pasifik” havayolu şirketi uçağının uçuşu sırasında farkedildi. Hong Kong Sivil Havacılık Dairesi bulunan enkaz parçası ile ilgili olarak Vietnam, Malezya ve Çin’in güney şehri Hainan’ı bilgilendirdi. Açıklamada enkaz parçalarının MH370 uçak seferi güzergahı dışında bulunduğu belirtildi.

 

İngiltere 11 Mart’ta Bunları Konuşuyor

 

Financial Times bugün Gülen Hareketi lideri Fethullah Gülen'in "Demokrasisini kurtarmak için Türkiye'nin yeni bir anayasaya ihtiyacı var" başlıklı makalesine yer veriyor.

 

Gülen "Güven ve istikrar bir ulusun kalkınması ve dünyanın onu nasıl algıladığı açısından temel önemdedir. Hukukun üstünlüğüne saygı gösteren, demokratik ve hesap verebilir bir yönetimin özünde güven vardır. Türkiye bu güveni son on yılda titizlikle inşa etti. Türkiye yakın zamana dek, dindar Müslüman liderler tarafından yönetilirken zenginleşen örnek bir ülke olarak görülüyordu" sözleriyle makalesine başlıyor.

 

Ancak Gülen hemen ardından "Ama artık değil, hükümetin yürütme kanadındaki küçük bir grup tüm bir ülkenin kalkınmasını rehin tutuyor. Türk halkının geniş bir kısmının desteği, Avrupa Birliği'ne katılma fırsatıyla birlikte çarçur ediliyor" diye de ekliyor.

 

Hükümetin son günlerde attığı bazı adımların AB ve diğer Batılı ülkelerden yoğun eleştiri aldığını belirten Gülen, bunlar arasında Adalet Bakanına yargıç ve savcıları atama ve disiplin cezaları veren bir yasa, internet özgürlüklerini kısıtlayan bir yasa ve istihbarat servisine "dikta rejimleri tarafından istenenlere benzer yetkiler veren bir yasa tasarısı" olduğunu söylüyor.

 

Gülen şöyle devam ediyor;

 

"Onyıllarca süren darbeler ve siyasi işlevsizlikten sonra, iktidardaki AK Parti'nin ordunun iç politikaya müdahalesine son verme girişimi gerekliydi. Bu amaçla yapılan demokratik reformlar AB tarafından övüldü ve 2010'daki anayasa referandumunda görüldüğü gibi Türkler ‘in çoğunluğu tarafından desteklendi. Ancak bir zamanlar ordunun iç politikadaki hâkimiyetinin yerini, yürütmenin hegemonyası almış gibi görünüyor. Son on yılın başarılarının üzerine karanlık bir gölge düştü. Bu gölge Türk vatandaşları arasındaki belli grupların görüşleri nedeniyle sinsice fişlenmesi, siyasi amaçlar için memurların yerlerinin sürekli değişmesi ve medyanın, yargının ve sivil toplumun daha önce eşi benzeri görülmedik derecede boyun eğdirilmesinin bir sonucudur."

 

Türk hükümetinin ülkede güveni yeniden tesis etmek ve ülke dışında yeniden saygı kazanması için tek yolun evrensel insan haklarına, hukukun üstünlüğüne ve hesap verebilir yönetime bağlılığı yenilemek olduğunu söyleyen Gülen bu bağlılığın sivillerin yazdığı yeni, demokratik bir anayasayı da içermesi gerektiğini vurguluyor.

 

Fethullah Gülen demokrasinin İslami yönetim ilkeleriyle çatışmadığını, aslında İslam'ın yaşamın ve dini özgürlüklerin korunması gibi ahlaki hedeflerine en iyi şekilde yurttaşların yönetime katıldığı bir demokraside ulaşılabileceğini söylüyor.

 

"Ayrıca büyüyen bir ulusun dokusunu oluşturan belli değerleri kucaklamamız gerekiyor" diyen Gülen, bu değerlerden birinin dini, kültürel, sosyal ve siyasi her tür çeşitlilik olduğunu söylüyor.

 

Gülen şöyle devam ediyor;

 

"Bu inançlarımızdan ödün vermemiz anlamına gelmiyor. Aksine her insanı, rengi ya da inancı her ne olursa olsun Tanrı'nın onurlu bir varlığı olarak kabul etmek Tanrı'nın tüm insanlara verdiği özgür iradeye saygı duymak demektir. Düşünce ve ifade özgürlüğü demokrasinin vazgeçilemez unsurlarıdır. Türkiye'nin şeffaflık ve medya özgürlüğü sıralamalarında gerilerde kalması hayalkırıklığı verici. Olgun insanlar eleştiriyi memnuniyetle karşılar, eleştiriler doğruysa gelişmemize katkıda bulunur. Ancak gereksiz gerilim yaratmaktan kaçınmak için bireyler yerine yanlış fikirleri ve hamleleri eleştirmeliyiz"

 

Gülen, "Bir din adına siyasi iktidar sahibi olmaya çalışmak gibi indirgemeci bir yaklaşık İslam'ın ruhuyla çelişiyor" diyor ve "Din siyasetle karıştığında her ikisi de zarar görür, en çok da din" diye ekliyor.

 

Gülen Türk toplumunun her kesiminin hükümette temsil edilmesi gerektiğini ancak Türk devletinin uzun süre vatandaşları ve memurlarına görüşleri nedeniyle ayrımcılık yaptığını ifade ediyor ve demokratik katılımın insanların kovuşturma korkusu olmadan şahsi inançlarını açıklamaya teşvik edeceğini söylüyor.

 

Yazının sonunda Müslüman Din adamı ve İstanbul'daki Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı'nın Onursal Başkanı diye tanıtılan Gülen makalesine şöyle son veriyor;

 

"1970'li yıllardan beri topumun her kesiminden gelen Hizmet Hareketi'nin katılımcıları, eğitim kurumları, yardım örgütleri ve diğer sivil toplum projeleriyle herkes için eşit fırsatlar sağlamak için çalıştı. Mutluluğu diğerlerinin mutluluğunda bulmaya çalışırlarken, başlıca motivasyonları hakikidir. Hizmet katılımcıları-ki ben de kendimi onlardan biri sayarım- siyasi oyuncular değildir ve iktidarın ayrıcalıklarına ilgi duymazlar. Bu insani yardım, eğitim ve diyaloğa şahsi ve mali bağlılıklarından olduğu kadar, siyasi makamlardan bilerek uzak durmalarından da bellidir. İnsanları oylarını kullanmaya teşvik etmek dışında, hiç bir zaman siyasi bir partiyi ya da adayı desteklemedim ve gelecekte de bunu yapmaktan imtina edeceğim. Türk halkının bilgeliğine güveniyorum, demokrasiyi muhafaza edeceklerine ve ulusun çıkarlarını partizan siyasi değerlendirmelerin üzerinde tutacaklarına inanıyorum. Son 15 yılı ruhani bir inzivada geçirdim ve Türkiye'de her ne olursa olsun bu şekilde devam etmeye niyetliyim. Türkiye'nin son günlerdeki problemlerini demokrasi, özgürlükler ve hukukun üstünlüğünü ilerletmek için bir fırsat olarak görmesi için dua ediyorum. Ayrıca başlıca demokratik ilkelere bağlılığımızı yenileyerek, bölge ve dünya için bir ilham kaynağı olan Türk örneğini canlandırabileceğimize, güveni ve istikrarı yeniden tesis edebileceğimize inanıyorum"

 

Daily Telegraph'ın bugünkü manşetini enteresan bir iddiaya ayırıyor. İranlı eski istihbarat yetkilisi Abdülgasem Mesbahi'nin iddialarına dayandırılan habere göre, Libya'nın sorumluluğu kabul ettiği, hatta kurban yakınların tazminat ödediği Lockerbie bombalamasının arkasında aslında İran var.

 

Almanya'ya sığınan Mesbahi'nin ifadelerine göre Lockerbie bombalaması Amerikan Donanması'nın altı ay önce 290 kişi taşıyan İran'a ait bir yolcu uçağını düşürmesine misilleme olarak düzenlendi. Mesbahi saldırı emrini bizzat dönemin İran Ruhani Lideri Ayetullah Humeyni'nin verdiğini ve "İran yolcu uçağında ne yaşandıysa aynısının olmasını istediğini" söylüyor.

 

Mesbahi saldırıyı da Suriye'de üslenen Filistin Halk Kurtuluş Cephesi Genel Komutanlık Örgütü'nün düzenlediğini savunuyor.

 

Gazete, Libya'nın saldırıyla ilgisi olmadığı halde neden sorumluluğu kabul ettiği ve 1,7 milyar Dolar tazminat ödediği sorusunu da şöyle yanıtlıyor;

 

Albay Muammer Kaddafi'nin oğlu Seyfülislam itirafın Batı'yı ambargoları kaldırmaya ikna etmek için yapılan bir hamle olduğunu anlattı. Bu itiraf Tony Blair'ın 2005'te Kaddafi'yle "çöldeki anlaşmayı" yapmasını sağlamış, iki lider Shell için 120 milyon dolarlık doğalgaz anlaşması yapmıştı. Libya'nın 1999'da teslim ettiği Abdülbasit el Megrahi'nin avukatları, müvekkillerinin mahkûm olmasının ve uluslararası bir parya devlet olarak görülen Libya'nın suçlanmasının siyaseten zorlu gerçekten kaçınması için ABD ve İngiltere'nin işine geldiğini söylüyordu"

 

Rusya'ya Ambargo Toplantısı

 

Kırım'daki gelişmeler de İngiltere basınının geniş yer verdiği konulardan. Guardian, AB, ABD ve İngiltere'den yetkililerin bugün Londra'da yapılacak toplantıda, varlıkları dondurulacak ve seyahat yasağı getirilecek Ruslar'ın listesini yapacağını yazıyor.

 

Gazete Washington’ın da Rusya'nın sanayileşmiş ülkelerden oluşan G8 grubundan uygulamada çıkarıldığını gösteren en net işareti verdiğini belirtiyor. Gazete ABD Başkanı Barack Obama'nın Sözcüsü Jay Carney'in Soçi'de gelecek Haziran ayında yapılması planlanan G8 zirvesinin "gerçekleşmesini zor gördüğü" yönündeki sözlerine yer veriyor.

 

Almanya 11 Mart’ta Bunları Konuşuyor

 

Düsseldorf'ta yayımlanan Handelsblatt Gazetesi Fukuşima'daki nükleer felaketin yıldönümü münasebetiyle yayınladığı yorumda Japonya'daki kazanın Almanya'nın enerji politikasını da derinden etkilediğini vurguluyor:

 

“Nükleer enerjinin gerçek maliyeti elektrik faturasına yansısaydı atom santralleri çoktan kapanmış olurdu. Nükleer santrallerin kaza sigortasının tatminkâr olmadığı bir gerçektir. Elektrik şirketlerinin kaza ya da arıza halleri için ayırdığı ihtiyat akçesi eridiğinde şirket zararı son kuruşuna kadar cebinden karşılamak zorunda kalacaktır. Nükleer santral işletmelerinin kâr rekorları kırdığı geçmiş yıllarda bu formül tutardı. Ancak enerji devlerinin milyarlarca para kaybettiği günümüzde bu çözüm kâğıt üzerinde kalmaya mahkûmdur. Bu acı gerçeği kabullenmek zorundayız. Temiz, ucuz ve güvenli nükleer enerji hayalleri yıkılsa da en azından 2011 yılında alınan nükleer santralleri kapatma kararını içine sindirmek kolaylaşmış oldu.”

 

Frankfurter Rundschau gazetesinin aynı konudaki yorumu ise şöyle:

 

“Almanya nükleer enerjiyi terk etmeye karar verdi. Böylece Çernobil ve Fukuşima'daki gibi büyük bir facianın Almanya'da da meydana gelme tehlikesi ortadan kalkmış mı oluyor? Çoğumuz böyle düşünüyoruz, ama bu yanlış. Afetle mücadele hazırlıkları arttırılmalı, tahliye bölgeleri genişletilmeli, acil tahliye mekanizması kurulmalı ve guatr kanserine karşı daha fazla iyot tableti stoklanmalıdır. Ama bu da yetmez. Nükleer santral işletilen komşu ülkelerle konuşup çözümler hazırlanmalıdır. Bu çözümler enerji dönüşümünü frenlememelidir. Yoksa nükleer enerjiden çıkış politikasını terk etme tehlikesi patlak verir ve nükleer riskin ömrü uzatılmış olur.”

 

Münchner Merkur Gazetesi eski Almanya Başbakanı Gerhard Schröder'in Kırım'a yapılan Rus askerî müdahalesiyle ilgili açıklamalarını eleştiriyor:

 

“Kusursuz bir demokrat durup dururken Avrupa'nın sınırlarını değiştirebilir mi? Eski Başbakan Schröder bu soruya kurnazca cevap veriyor: ‘Aslında, hayır.' Ancak Schröder NATO'nun Kosova'yı topraklarından ayırmak için 1999 yılında Sırbistan'ı bombalamasının da devletler hukuku açısından ‘kusursuz' bir hareket olmadığını ilave ediyor. Lakin Putin'in yakın dostu, Sırbistan'ın Kosova'daki ayrılıkçı Arnavut çoğunluğa kanlı baskı uyguladığını ise unutmuşa benziyor. Aslında fark etmez. Ukrayna, Kırım'ı kaybetmiştir. Önemli olan Putin'in bu serüvenin bedelini ödeyip ödemeyeceğidir. Ya da Schröder gibilerinin anlayış dolu tepkisinden cesaret alarak ‘az maliyetle' Doğu Ukrayna'yı da yutup yutmayacağı.”

 

Bayern Münih Spor Kulübünün Yönetim Kurulu Başkanı Uli Hoeness'in vergi kaçırmak suçundan yargılandığı dava Almanya'da geniş ilgi uyandırdı. Frankfurter Allgemeine Zeitung'un yorumu şöyle:

 

“Eleştirilere hedef olan kendini ihbar etme uygulaması, imparatorluk günlerinden beri hem vergi kaçıranlara hem de devlete yarayan bir nevi köprü işlevi görmektedir. Hukuk sistemine aykırı olduğu da söylenemez. Çünkü pişmanlık, tazminat ve itiraf başka suçların hafifletilmesinde de rol oynayabiliyor. Uli Hoeness kayıtsız şartsız bütün bildiklerini anlattı. Dürüstlük göstermekte geç kaldığı anlaşılıyor. İtiraf kadar şimdiye kadar bilinmeyen kaçırdığı vergi toplamı da dikkate alınmalıdır. Anlaşılan Hoeness döviz spekülasyonu yaparken, danışmanlarının kendini ihbar sırasında yaptıkları kadar dikkatsiz davrandı. O şimdi demir parmaklıklar arkasına düşme tehlikesiyle karşı karşıya. Onun kadar parası olmayan olağan vergi suçlusu ile arasındaki fark burada yatıyor. Ama Hoenes davasının hepsi üzerinde caydırıcı etkisi olabilir.”

 

Ukrayna 11 Mart’ta Bunları Konuşuyor

 

Ukrayna’nın Sesi, Gazi Üniversitesi Kırım’ın Dünü Bugünü ve Geleceğini Tartışıyor diye yazıyor. Haberde, Gazi Üniversitesi Türk Dünyası Araştırma Topluluğu "Kırım Türklerinin Dünü Bugünü Geleceği" panelini düzenliyor. 12 Mart 2014 Çarşamba günü saat 14.00'te yapılacak panel Gazi Üniversitesi Edebiyat Fakültesi 75. Yıl Konferans Salonu'nda gerçekleşecek.

 

Ukrayna’nın Sesi, 28 Ülke Temsilcisi Ukrayna’da diye yazıyor. Haberde, Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tanju Bilgiç, Ukrayna'nın çağrısı üzerine Kırım’daki durumu izlemek üzere ülkeyi ziyaret eden ve Türkiye'den de bir temsilcinin yer aldığı heyetin yönergesinin genişletildiğini ve kalış süresinin uzatıldığını bildirdi.

 

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bilgiç, Ukrayna'daki gelişmelere ilişkin bir soruya verdiği yazılı yanıtta, Ukrayna tarafından, Türkiye'nin de taraf olduğu Viyana Belgesi çerçevesinde 3 Mart'ta bir çağrı yapılarak Kırım’daki askeri faaliyetlerin ve arazideki durumun izlenmesini teminin silahsız gözlemcilerden oluşan bir ekibin ülkeyi ziyaretinin talep edildiğini belirtti.

 

Ukrayna’nın Sesi, Referandum Web Sitesi Hazır başlıklı haberinde, Kırım Özerk Cumhuriyetinde 6 Mart 2014 te yapılacak referandum için bilgilendirme amaçlı web sitesi açıldı

 

http://referendum2014.org.ua adresinde yayın yapan site videolar ve haberler ile seçmenlere bilgi vermesi amaçlı faaliyette geçti.

 

Ukrayna’nın Sesi, Referandumun Güvenliği Aksenov’un Askerlerinde diye yazıyor. Haberde, Kırım Özerk Cumhuriyeti Başbakanı Sergey Aksenov 16 Martta yapılacak referandum için güvenlik önlemlerinin hazır olduğu belirtti.

 

Aksenov yaptığı açıklamada Kırım'da yapılacak referandum güvenliğini gönüllüler birliğinin yapacağı şu an için 156 olan gönüllü sayısının 16 Mart'a kadar 1500 'ü geçeceğini ve referandumun gözetiminden SİLAHLI gönüllüler birliği görev alacağının altını çizdi.

 

Ukrayna’nın Sesi, Kırım’ın Yeni Başsavcısı diye yazıyor. Haberde, Kırım Özerk Cumhuriyeti Başsavcılığına Natalya Poklonskova atandı.

 

Kırım Başbakanı Sergey Aksenov bugün yayınladığı bildiri ile Kırım Özerk Cumhuriyeti Başsavcılığına Natalya Poklonskova atandığını duyurdu. Poklonskova daha önce Simferopol çevre sorunları savcılığı görevini yürütüyordu.

 

İran 11 Mart’ta Bunları Konuşuyor

 

Fars Haber Ajansı (FHA), SP lideri Kamalak, 17 Aralık yolsuzluk soruşturması sonrası yaşananların 28 Şubat’tan daha ağır olduğunu anlattı. Kamalak, “AK Parti mütedeyyin Müslümanların oyuna dayanarak iktidara geldi. Burada en büyük zararı İslamî düşünce görüyor. ” dedi.

 

İran Radyosu (İRİB),  Velayeti: Batılıların insan hakları Müslümanlar tarafından kabul edilmemekte başlıklı haberinde, Dünya İslami Uyanış Forumu Genel Sekreteri, İslam dünyası meseleleri uzmanlarının batının savunduğu insan hakları kurallarının İslami değerlere ters düştüğü konusunda görüş birliği içinde olduklarını söyledi.

 

İRNA'nın bildirdiğine göre dün Tahran'da İslami uyanış forumunda konuşan Velayeti, İslam ülkelerinde İslami değer ve kurallara uygun bir insan hakları anlayışı ve kriterinin dikkate alındığını ve batının kendi insan hakları kriterleri çerçevesinde bir insan hakları anlayışını İslam ülkelerine zorla kabullendirmeye kalkması durumunda bunun Müslümanlar tarafından kabul edilemeyeceğini söyledi.

 

İRİB, Cumhurbaşkanı yardımcısından dünyada kadınların rolüne vurgu diye yazıyor. Haberde, İslami İran cumhurbaşkanı kadın ve aile işler yardımcısı, İran hükümetinin siyasetlerinin belirlenmesinde, kadınların muhtelif alanlardaki yetenek ve rollerinin büyük önem taşıdığını bildirdi.

 

Dün BM'de düzenlenen 58. Kadının konumu komisyonunda konuşan İslami İran cumhurbaşkanı kadın ve aile işler yardımcısı Bayan Şehindoht Molaverdi, İran hükümetinin kadın ve kızların kültürel, sosyal, ekonomi ve siyasi alanlardaki üstün yetenek ve kabiliyetlerinin, hükümetin siyasetleri ve programlarının hayata geçmesinde önemli bir etken olarak ön planda tuttuğunu söyledi.

 

İRİB, İran Cumhurbaşkanı yarın Umman'a gidiyor diye yazıyor. Haberde, İran İslam Cumhuriyetinin Maskat Büyükelçisi Ali Ekber Siybeveyh yaptığı açıklamada, İslami İran cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin yarın çarşamba günü iki günlük bir ziyaret için Umman'a gideceğini belirtti. Ruhani'nin bu ziyarette Umman Kralı ile ikili işbirliği ve bölgesel gerginliklerle ilgili görüş alışverişinde bulunacak.

 

Siybeveyh "Ruhani, Fars Körfezindeki bir Arap ülkesine yapacağı ilk ziyaretinde bölgede istikrar, güvenlik ve ikili ilişkilerin güçlendirme yollarını görüşecek. Ruhani ayrıca Suriye krizi ve barışçıl çözüm yolları konusunda da temaslarda bulunacak." dedi.

 

İRİB, İşgal Güçleri El-Kerame Kapısı'nda Filistinli Bir Genci Şehit Etti diye yazıyor. Haberde, Batı Yaka ve Ürdün'ü birbirine bağlayan ve işgal güçlerinin kontrolü altında olan El-Kerame Kapısı'nda Filistinli bir gencin dün (10 Mart Pazartesi) işgal güçlerinin açtığı ateşle hayatını kaybettiği bildirildi.

 

Filistin Enformasyon Merkezi'nin yerel kaynaklardan edindiği bilgiye göre, Nablus kenti sakinlerinden 38 yaşındaki Raid Alauddin Nafi Zueytır, işgal güçlerinin açtığı ateş sonucu El-Kerame Kapısı'nda şehit oldu.

 

İRİB, Arabistanlı prens: Ülkede ifade özgürlüğü yok başlıklı haberinde, Al-ı Suud hanedanından ayrılan prens, ülkede perde arkasındaki ortam ve kişiler hakkına ilginç açıklamalarda bulundu.

 

Mehr haber ajansının bildirdiğine göre Arabistan'a egemen olan Suud rejiminden ayrılan prens "Halid Al-ı Suud" Mısır'ın eş-şuab internet sitesine yaptığı açıklamada, Arabistan'da zorbalık ve zulmün had safhaya ulaştığına işaretle, ülkede ifade ve düşünce özgürlünün bulunmadığını bildirdi.

 

Söz konusu prens ayrıca hükümetin belirlenmesinde halkın ortak olmamasına işaretle, ülkede yasama, yargı ve yürütme güçlerinin bağımsız olmadığını, bunun ise Arabistanlı vatandaşların kerametini ayaklar altına alınmasına sebep olacağını söyledi.

 

İRİB, El-Mısri: "Silah Yüklü Gemiyle İlgili İddialar Gazze'ye Saldırı İçin Bahane" başlıklı haberinde, İslami Direniş Hareketi (Hamas) liderlerinden Muşir El-Mısri, işgal yönetiminin sürekli silah yüklü İran gemisinden bahsetmesinin Gazze Şeridi'ne düzenleyeceği olası bir saldırı için bahane oluşturmayı amaçladığını söyledi.

 

Milletvekili Muşir El-Mısri, dün akşam (10 Mart Pazartesi) El-Cezire kanalına yaptığı açıklamada, "İşgal yönetimi ablukayı ağırlaştırmak ve yeni yaptırımlar uygulamak amacıyla daima Gazze Şeridi'ni patlamaya hazır bomba ve terör bölgesi gibi göstermeye çalışıyor" dedi.

 

Suriye 11 Mart’ta Bunları Konuşuyor

 

Azerbaycan 11 Mart’ta Bunları Konuşuyor

 

1News.az, AGİT Minsk Grubu ABD’li Eşbaşkanı James Warlick kişisel Twitter hesabında Azerbaycan ve Ermenistan Cumhurbaşkanları İlham Aliyev ve Serj Sarkisyan’ın bu ay içerisinde görüşeceğini ümit ettiklerini belirtti.

 

1News, Gazprom’dan Ukrayna’ya “doğalgaz savaşı” uyarısı diye yazıyor. Haberde, Rusya enerji devi Gazprom, Ukrayna’nın doğalgaz borcunu ödememesi durumunda 2009’da “doğalgaz savaşı” olarak tanımlanan olayların yeniden ortaya çıkabileceği uyarısında bulundu.

 

Gazprom Başkanı Aleksey Miller, Şubat ayı arzı ile birlikte Ukrayna’nın borcunun 1,89 milyar doları bulduğunu açıkladı.

 

Ukrayna’nın uluslar arası anlaşmalara uymadığını kaydeden Miller, “Biz bedava doğalgaz sevkiyatı yapmıyoruz. Ukrayna borçlarını ödemek zorunda, aksi durumda 2009 senaryoları yaşanabilir.” tehdidinde bulundu.

 

1News, Taliban'dan seçim tehdidi diye yazıyor. Haberde, Taliban, Afganistan'da 5 Nisan'da düzenlenecek devlet başkanlığı seçimlerini sabote etmek için saldırılarda bulunacağını açıkladı.

 

Taliban sözcüsü Qari Yusuf Ahmadi, yaptığı yazılı açıklamada, tüm militanlara ''önümüzdeki utanç verici seçimleri'' engellemek için seçim merkezi personeline, seçmenlere ve güvenlik güçlerine saldırı çağrısında bulunduğunu bildirdi.

 

Bu seçimin sembolik olduğunu, Karzai'nin yerine geçecek kişinin ABD tarafından çoktan belirlendiğini savunan Ahmadi, Amerikan yönetiminin Afgan halkını köleleştirmeye çalıştığını, kimsenin bu oyuna gelmemesi gerektiğini ifade etti.

 

1News, Kırım'da Tatarlar'a "çarpı işareti" başlıklı haberinde, Kırım'ın Bahçesaray kentinde bazı Tatarların evlerinin kapılarına "çarpı" işareti konuldu.

 

Kırım Özerk Cumhuriyeti'nin (KÖC) Bahçesaray kentinde Kırım Tatarları ile Rusların yaşadığı mahallelerdeki Tatarların yaşadığı bazı evlerin kapılarına "çarpı" işareti konuldu.

 

Kırım Tatar Meclisi Bahçesaray Reisi Ahtem Çiğgöz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kırım'ın genelinde olduğu gibi Bahçesaray'da yaşayan halkın da huzursuz olduğunu, Tatarların yaşadığı bazı evlerin kapılarının işaretlendiğini, "bunun gerçekten bir amaç için ya da provokasyon amaçlı" olabileceğini söyledi. Çiğgöz: "Tatarların evlerinin hangi amaçla işaretlendiğini bilmiyoruz" dedi.

 

1News, Suriye'de muhalif 19 grup birleşti diye yazıyor. Haberde, Suriye'de Esed güçlerine karşı savaşan savaşan 19 silahlı grup, "Şam Kolordusu" adıyla tek çatı altında toplandı.

 

Suriye'de Esed güçlerine karşı savaşan 19 silahlı grubun "Şam Kolordusu" adı altında birleştiği bildirildi.

 

"Şam Kolordusu" adlı yeni oluşumun sosyal paylaşım sitesinde yayınladığı video kaydında, Halep, İdlib, Humus, Hama ile Şam'ın banliyölerinde etkin olan 19 silahlı grubun tek çatı altında toplandığı, Esed rejiminin denetimi altındaki toprakların yeniden kontrol altına alınması konusunda mücadele edeceği açıklandı.

 

1News, Soyuz üç astronot ile Dünya'ya döndü diye yazıyor. Haberde, Uluslararası Uzay İstasyonu'nda altı aylık görev sürelerini tamamlayan bir Amerikalı astronot ile iki Rus kozmonotu taşıyan Soyuz, Dünya'ya dönüş yolculuğunu tamamlayarak Kazakistan'a indi.

 

1News, Azerbaycan, İran ve Türkiye Dışişleri Bakanları Elmar Memmedyarov, Cavad Zarif ve Ahmet Davutoğlu’nun müteakip görüşme tarihleri açıklandı.

 

ISNA haber ajansının verdiği habere göre, bakanlar 14 Mart tarihinde Türkiye’nin Van kentinde bir araya gelecek.

 

1News, Sarkozy'nin dinlenmesi Fransa'yı karıştırdı diye yazıyor. Haberde, Fransa eski Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin telefonlarının yargı kanalıyla dinlenmesi birçok çevre tarafından sert biçimde eleştirildi.

 

Dinlemelere ilişkin ilk tepki, Sarkozy'nin partisi olarak bilinen muhalefetteki Halk Hareketi Birliği'nin (UMP) Genel Sekreter Yardımcısı Geoffroy Diddier'den geldi. Diddier, Sarkozy'nin avukatıyla olan konuşmaların yasadışı yollarla dinlenmesiyle Sarkozy’nin isminin haksız yere kirletilmeye çalışıldığını iddia ederek, "Ahlaksızlığın sınırı kalmadı artık" açıklamasında bulundu.

 

1News, ABD referandumu meşru görmüyor diye yazıyor. Haberde, Beyaz Saray Sözcüsü Jay Carney, Kırım'da bu hafta yapılması planlanan referandumu ABD olarak "meşru" görmeyeceklerini belirtti.

 

Beyaz Saray Sözcüsü Jay Carney, günlük basın brifinginde bir gazetecinin, "Sizce referandumun geri çekilmesi ihtimali var mı, yoksa olacak mı?" şeklindeki sorusu üzerine, "Geleceği tahmin edemem. Size şunu söyleyebilirim: (Referandum) ABD tarafından meşru görülmeyecek, çünkü Ukrayna'nın sınırlarında herhangi bir değişikliğin Ukrayna'nın tümünün kararıyla olması gerektiğini net olarak ortaya koyan Ukrayna anayasasına aykırı" dedi.

 

Carney, diğer ülkelerin de Kırım'daki referandumu hukuka aykırı gördüğünü açıkça belirttiğine dikkati çekerek "Dolayısıyla Rusya, bu meseleyi diplomatik ve barışçıl şekilde çözmek için uluslararası ortaklar ve Ukrayna hükümetiyle beraber çalışma fırsatını kullanmalı" diye konuştu.

 

1News, Türkiye’nin 2015 BMGK üyeliği için destek istedi diye yazıyor. Haberde, Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Karayip ülkelerinden Türkiye’nin BM Güvenlik Konseyi üyeliğine destek vermelerini istedi.

 

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Karayip ülkelerinden Türkiye’nin BM Güvenlik Konseyi üyeliğine destek vermelerini isteyerek, "Bölgesel ve uluslararası alanda çok hızlı gelişme ve değişimlerin olduğu bir dönemde Türkiye'nin küresel barış ve güvenliğe çok önemli katkı sunabileceğine inanıyoruz" dedi.

 

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Karayipler’de küçük bir ada ülkesi olan St. Vincent ve Grenadinler’de düzenlenen Karayip Topluluğu (CARICOM) Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’ne özel konuk sıfatıyla katıldı.

 

1News, NATO’dan Ukrayna sınırına AWACS diye yazıyor. Haberde, NATO, Ukrayna’daki gelişmeleri daha yakından izlemek için Polonya ve Romanya’ya erken uyarı uçakları gönderme kararı aldı.

 

Ukrayna’daki gelişmeleri, özellikle de Rusya'nın Kırım’daki askeri hareketliliğini yakından izlemek isteyen NATO, Polonya ve Romanya’ya erken uyarı uçakları (AWACS) gönderme kararı aldı.

 

Alınan kararı değerlendiren bir NATO yetkilisi, erken uyarı uçaklarının uçuşlarının NATO üyesi ülkelerin hava sahasıyla sınırlı kalacağının altını çizdi.

 

1News, Ergenekon'da 19 tahliye diye yazıyor. Haberde, Ergenekon davasında tutuklu Tuncay Özkan, Doğu Perinçek ve Yalçın Küçük'ün de aralarında bulunduğu 19 sanık hakkında tahliye kararı çıktı.

 

Ergenekon davası kapsamında tahliye başvurusu yapan 19 sanık hakkında tahliye kararı alındı. Aralarında Veli Küçük ve Levent Ersöz'ün de bulunduğu 7 sanığın ise tahliye talepleri reddedildi. Yalçın Küçük'ün tahliyesine oy çokluğuyla karar verilirken diğer tüm tahliye kararları oy birliğiyle alındı.

 

1News, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde Ukrayna konusunda yine sonuç çıkmadı diye yazıyor. Haberde, Ukrayna konusunda 10 günde 5 defa bir araya gelen Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) üyeleri, son toplantıda da bir sonuca varamadı.

 

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) Dönem Başkanı Lüksemburg BM Daimi Temsilcisi Sylvie Lucas'ın başkanlığında toplanan üye ülkeler, Ukrayna'dan gelen talep üzerine Litvanya'nın önerisiyle Rusya'nın Kırım'daki işgalini konu alan özel bir toplantı gerçekleştirdi.

 

BM Siyasi İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Jeffrey Feltman'ın brifing verdiği toplantı, 15 ülkeden oluşan BMGK üyelerini, Ukrayna konusunda 10 günde 5. kez bir araya getirirken, bugünkü toplantıda da çözüm konusunda bir sonuca varılamadı.

 

Bulgaristan 11 Mart’ta Bunları Konuşuyor

 

“Kapital” gazetesi konu ile ilgili haberini “İktidarın medya ile buluşması, birkaç eğlenceli an yaşatırken herhangi bir sürpriz sunmadı” başlığı ile veriyor. İki saatten uzun süren ve ulusal radyo ve televizyonda naklen yayınlanan toplantıda uzun uzun siyasi konuşmalar dinlendi, sorulara az vakit ayrıldı, neredeyse hiç bir konunun derinine inilmedi, diye belirtiliyor gazetenin haberinde. “Sega” gazetesi, aynı konudaki haberini “Hükümet, medya ile toplantı töreni yaparak destek aradı” başlığı ile verirken şöyle yazıyor: “Plamen Oreşarski, Sergey Stanişev ve Lütfi Mestan, ulusal medyanın genel yayın yöneticileri ve gazetecileri hükümetin iyi performans gösterdiğine ikna etmeye çalıştılar. Yaklaşık 2,5 saat süren ve “Açık yönetim” başlığı altında düzenlenen toplantı, aslında söz hakkının iktidarda olduğu genişletilmiş basın toplantısı çıktı”.

 

“24 çasa” gazetesi, seçim reformu konusunda referandum düzenlenmesi talebi ile toplanan 550 000 imzanın Halk Meclisine sunulduğu haberini veriyor. Gazete, Cumhurbaşkanı Plevneliev’in seçimlerde zorunlu, elektronik ve majoriter oylama konusunda referandum talep ettiğini hatırlatırken yasa gereği referandumun 4 süre içinde yapılması gerektiğini belirtiyor, yeter ki yapılan incelemeler sonucu imzaların gerçek olduğu ispatlansın. Referandumdan çıkan sonucun iktidar için zorunlu olması için en az son seçimlerde oy kullanan vatandaşlar kadar, yani 3 632 953 kişi, sandık başına gitmelidir.

 

“Duma” gazetesi, AB Komisyonunun Rusya ile “Güney Akım” gaz boru hattı ile ilgili yürüttüğü işbirliğini askıya alma niyetlerini aktarıyor. Bu yönde açıklama yapan Komisyon’un enerjiden sorumlu üyesi Günhter Öttinger, Rusya’ya karşı geniş kapsamlı yatırımların uygulanmasının her iki tarafa zarar getireceğini öne sürüyor. Bu konuda Başbakan Plamen Oreşarski, şu açıklamada bulundu: “Bulgaristan Güney Akım’la ilgili yapılan ön hazırlıkları durdurulmuş değil, ancak projenin Ukrayna’daki durum bağlamında değerlendirilmesi gerekiyor”.

 

“Sega”, “Trud” ve “Monitor” gazetelerinin manşetlerinde kamuya açık yerlerde sigara içilmesi konusu var. “Trud” haberini “Kapalı alanlarda sigara savaşı” başlığı ile verirken şöyle yazıyor: “Sağlık Bakanlığı sigara içilen mekanların geçici olarak kapatılmasını istiyor”. “Sega” gazetesi ise ilk sayfadaki haberini “Milletvekilleri sigara yasağına yeni cephe açıyorlar” başlığı altında veriyor. Milletvekilleri kamu alanlarında sigara rejimini kaldırmak isterken Sağlık Bakanlığı, yasağı ihlal eden restoran ve barlara daha sıkı cezaların uygulanmasını istiyor, diye belirtilen haberde bakanlığın sigara içilen mekanların bir ay süre ile kapatılmasında ısrar ettiği de kaydediliyor.

 

“Monitor” gazetesi, marketlerden aldığımız uzun kullanım süreli hamur işleri, gofret ve tatlıların enfarktüs ve beyin inmesine yol açabileceğini yazıyor. Buna sebep bu ürünlerde bulunan trans yağlar olmaktadır. Trans yağlar, kötü kolesterol düzeyini artırarak damar tıkanıklığına yol açıyorlar. “Trud” gazetesi, aynı konudaki haberinde trans yağ içeren gıda maddeleri üzerinde bu durumu bildiren özel bir yazının bulunmasının istendiğini yazıyor. Gazeteye göre gofretlerde ve hamur işlerinde bu zararlı katkı maddesi en büyük miktarda bulunuyor.