ABD 27 Ocak’ta Bunları Konuştu:

 

Amerika’nın Sesi, BM özel temsilcisi Lakhdar Brahimi, Cenevre’deki barış görüşmelerinde Suriye hükümeti temsilcilerinin, Suriye’nin en büyük kentlerinden biri olan Humus’ta kuşatma altındaki bir bölgeden kadın ve çocukların çıkarılmasını kabul ettiğini açıkladı. Brahimi ayrıca muhalefetin Şam hükümetine isyancıların elindeki tutuklu listesini vermeyi kabul ettiğini bildirdi.

 

Amerika’nın Sesi, Türkiye’nin Brüksel ziyareti, Türkiye’de yaşanan yolsuzluk operasyonu ve bu çerçevede gerçekleştirilen savcı ve emniyet müdürlerinin görevden alınmasına verilen tepkilerin odağı haline geldi. Amerika’nın Sesi İstanbul muhabiri Dorian Jones’a göre, giderek derinleşen skandal, yerel seçimler yaklaşırken, zor duruma düşen Başbakan Erdoğan’ın en büyük başarısı olan ekonomik büyümeyi tehdit ediyor.

 

Ancak, kamuoyu yoklamaları, yolsuzluk suçlamalarına rağmen yerel seçimler ve cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde AKP’nin hala önde olduğunu gösteriyor. 

 

Amerika’nın Sesi, Amerika’nın Ankara eski büyükelçilerinden Eric Edelman ve Morton Abramowitz ortak kaleme aldıkları "Amerika Türkiye'ye Yönünü Değiştirmesi Gerektiğini Söylemeli" başlıklı yazıda, Başbakan Erdoğan’ın Gezi Parkı protestolarından itibaren giderek otoriterleştiğini belirtmişlerdir. Özellikle son yaşanan yolsuzluk operasyonunda sonra olayı derinlemesine irdelemek yerine dış güçleri sorumlu tutan Erdoğan’ın, polisin bağımsız bir soruşturma yapma olanaklarını kısıtladığını ve Türkiye’nin demokrasisine zarar verdiğini söylemişlerdir.

 

Amerika’nın Sesi, Mısır geçici cumhurbaşkanı Adli Mansur, siyasi geçiş planında değişiklik yaparak cumhurbaşkanlığı seçimlerinin parlamento seçimlerinden önce yapılması kararı aldığını açıklamıştır. Uzmanlar bu değişikliğin Ordu Komutanı ve Savunma Bakanı General Abdül Fatah el-Sissi’nin birkaç ay içinde cumhurbaşkanı seçilmesi olasılığını güçlendirdiği görüşünde.

 

Amerika’nın Sesi, Başbakan Erdoğan İstanbul Belediye Başkanları toplantısında 17 Aralık operasyonu ile Gezi parkı protestoları arasında bir benzerlik olduğu, iki durumda da aktörlerin farklı ancak patronların aynı olduğunu belirtmiştir.

 

Amerika’nın Sesi, Başkan Barack Obama’nın 28 Ocak Salı günü yapacağı Birliğin Durumu konuşmasında ekonomiye, fırsat hareket ve iyimserlik konularına ağırlık vereceği bildirildi. Beyaz Saray İletişim Danışmanı Dan Pfeiffer, Başkan Obama’nın 2014 yılında Kongre’yle birlikte çalışacağına, Beyaz Saray’ın bu yılı “harekete geçme yılı” olarak adlandırdığına dikkati çekti.

 

Amerika’nın Sesi, 17 Aralık Yolsuzluk Operasyonu ile başlayan AKP- Gülen Cemaati arasında en son tartışılan konulardan birisi de Balyoz ve Ergenekon davalarının yeniden görülmesi oldu. Bilgisayar verilerinin usulsüz transfer edildiği ve tarihleriyle oynandığı TÜBİTAK tarafından belgelenince bu davaların yeniden görülmesi yönündeki tartışmalar alevlendi. Ancak belgelerin toplanış ve sunuş biçimindeki usulsüzlük olduğu savunmaları yeni değil.Bunu, 5 yıl öncesinde Türkiye’nin Ergenekon Soruşturması: Gerçek ve Fantezi Arasında adlı raporunda ele almış olan İngiliz yazar Gareth Jenkins, o dönemde bu rapor sonrası olumsuz eleştirilere ve hatta tehditlere maruz kaldığını belirtmiştir.

 

Rusya 27 Ocak'ta Bunları Konuştu:

 

Rusya'nın Sesi Radyosu, savunma sanayi alanında faaliyet gösteren Rus devlet iştiraki Rosoborobeksport Genel Müdürü Anatoliy İsaykin, Kommersant Gazetesi’ne verdiği röportajda, 2013 yılı itibariyle Rus yapımı silah ve savunma sanayi teçhizatlarının Rosoborobeksport kanalı ile diğer devletlere yapılan satışlarının toplam tutarının 13,2 milyar Dolar olduğunu belirtti. Rosoboroneksport’un verilerine göre, Su – 30 ve Mig – 29 tipi savaş uçakları ve Yak – 130 eğitim – savaş uçağı, geçtiğimiz 2013 yılı itibariyle yurtdışındaki müşterilerden en çok talep gören silahlar oldu. Rus yapımı yeni savaş uçağı olan Su – 35 de yabancı müşteriler tarafından yoğun ilgi gören bir başka ürün oldu. Rus savaş uçaklarını ileriki dönemde satın almak için ciddi planlamalar yapan ülkelerden birisi de Çin. Ancak bu ülke ile herhangi bir kontrat yapılması, şimdilik planlar dahilinde yer almıyor.

 

Çin 27 Ocak’ta Bunları Konuştu

 

Çin Devlet Radyosu “Çin: yoksullukla mücadelede diğer ülkelerden yardım bekliyoruz.” başlığı altında bir haber geçti. Haberin devamında ise şunları okuyoruz: 

 

“Çin Devlet Konseyi Yoksullukla Mücadele Ofisi tarafından bugün (27 Ocak) yapılan açıklamada, reform ve dışa açılma politikasının uygulanmasından bu yana geçen süre içinde Çin'de yoksullukla mücadele çalışmalarında gözle görülür başarılar kaydedildiği belirtilerek, 660 milyon kişinin yoksulluktan kurtulduğu, halkın açlık ve ısınma sorununun temel olarak çözüldüğü vurgulandı.

 

Açıklamada Çin'in dünyanın ikinci büyük ekonomisi olduğuna işaret edilerek, buna rağmen 100 milyon kişinin yoksulluk sınırının altında yaşadığı ifade edildi.

 

Bu nedenle Çin'in uluslararası yardıma ihtiyaç duyduğuna dikkat çekilen açıklamada, yoksullukla mücadele çalışmalarında yabancı ülkelerden gelecek yardımların olumlu karşılandığı vurgulandı.”

 

Çin Devlet Radyosu bir başka haberinde ise “Xinjiang halkına muayene ücreti desteği” ifadelerine yer verdi. Haberin devamunda şunları okuyoruz:

 

“Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi'nde 2013 yılında vatandaşlara sağlanan muayene ücreti desteği 637 milyon yuana ulaştı, 3 milyon 200 bin kişi bu yardımdan faydalandı.

 

Yerel hükümet tarafından yapılan açıklamaya göre, geçen yıl sağlanan muayene ücreti yardımının boyutu sürekli genişletildi. Yardım için ayrılan sermaye ve yardımdan faydalanan nüfus açısından tarihi rekor kırıldı. Xinjiang'da 2006 yılında uygulamaya konan muayene ücretlerinde mali yardım projesinin 2007 yılında tüm bölgeyi kapsadığı belirtildi.”

 

Bir başka haberinde ise Çin Devlet Radyosu Xinjiang'da 24 Ocak saldırısı aydınlatıldığına dair bilgi verdi. Haberin devamında şunları okuyoruz: 

 

“Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi'ne bağlı Aksu vilayetinin Xinhe ilçesinde 24 Ocak'ta meydana gelen terör saldırısının perde arkası aydınlatıldı.

 

Xinjiang polisi tarafından yapılan açıklamada, saldırının organize ve planlı bir eylem olduğu açıklandı. Saldırganların daha önce yasa dışı dini faaliyetlerde bulundukları ve aşırı dinciliği yaygınlaştırdıkları belirtildi. Polisin verdiği bilgiye göre, saldırganlar eylemde kullandıkları patlayıcı maddeleri kendileri hazırladı.”

 

25 ocak tarihli bir haberinde ise “Wang Yi ve Netanyahu görüştü”  başlığı altında şu ifadelere yer verdi:

 

“Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Çin ile İsrail arasındaki ekonomik ve teknolojik işbirliği mekanizması inşasının hızlandırılmasını istediğini belirtti.

Wang Yi, dün (24 Ocak) İsviçre'de enlenen Davos Dünya Ekonomi Forumu sırasında İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'yla görüşerek, iki ülke arasında yüksek bilim ve teknoloji, çevre koruma ve enerji gibi alanlarda bir an önce somut sonuçların alınmasını beklediğine işaret etti.”

 

İngiltere 27 Ocak'ta Bunları Konuştu:

 

İngiliz gazetelerinin bugün sayfalarında en fazla yer verdiği konu İngiltere içinde Londra'ya yaşanan göç. Açıklanan verilere göre İngiltere'nin farklı kentlerinden Londra'ya gelen ve bir daha yaşadıkları yerlere dönmeyen İngiliz vatandaşlarının sayısında büyük bir artış var. Araştırmalara göre, 2009 ve 2013 yılları arasında, 22-30 yaş dilimindeki 80 bin kişi Londra'ya yaşamaya geldi. Bu dönemde İngiltere'nin farklı kentlerinde yaşamak üzere Londra'dan ayrılanların sayısıysa 31,600. Gazeteler, aradaki 48,300'lük farka dikkat çekiyor. 2010 ve 2013 yılları arasında özel sektörde yaratılan istihdamın yaklaşık yüzde 80'i Londra'da yaratıldı.

 

Independent Gazetesi  bu durumu 'beyin göçü' terimini kullanarak haberleştiriyor. Gazete, 'bu beyin göçünün' İngiltere'nin diğer bölgelerini 'güçsüz' bırakacağını öne süren görüşlere yer veriyor haberinde

 

Guardian ise ortadaki durumdan 'büyük göç' diye bahsediyor. Guardian da, göçün İngiltere'nin diğer kentlerindeki kalifiye çalışan kesimlerini azalttığının altını çiziyor.

 

Independent'ın deneyimli Orta Doğu muhabiri Patrick Cockburn, Suriye'nin başkenti Şam'dan izlenimlerini yazmış. Suriye iç savaşının başlamasından bu yana ilk kez Şam'ın bir bölgesinde ateşkes sağlandığını ve bu sayede Suriyelilerin bu bölgedeki hasar görmüş evlerine dönebildiğini aktaran Cockburn, bu ateşkesin Suriye'nin diğer bölümlerinde de gerçekleşmesi durumunda ülkedeki şiddetin hızını düşürebileceğini yazıyor.

 

Guardian'ın G2adlı ekinin kapağında Suriye'den yıkım görüntüsü var. Martin Chulov imzasıyla yayımlanan haberde bazı kentlerden aynı yerlerde çekilmiş eski ve yeni görüntüler eşliğinde Suriye'de üç yıldır süren savaşın yarattığı yıkım anlatılıyor. Chulov haberde savaşın bir yandan 130 bin kişinin yaşamını aldığını diğer yandan da aralarında UNESCO'nun koruma listesinde bulunan bazı tarihi yapıların yok olmasına neden olduğunu söylüyor. Chulov, ülkede UNESCO'nun koruma listesinde bulunan altı yer olduğunu ve bunların hepsinin savaş sırasında yıkıma uğradığını yaz

 

Times, IŞİD (Irak Şam İslam Devleti) örgütü içinde Suriye'de savaşmaya giden en az 300 İngiliz vatandaşının düşünüldüğünü yazıyor. Gazete, son bir ay içinde İngiltere'de IŞİD'le bağlantılı olduğu düşünülen en az 16 kişinin gözaltına alındığını aktarıyor.

 

Daily Telegraph ise İngiltere Dışişleri Bakanı Willim Hague'in Cihat adına Suriye'ye savaşmaya giden İngiliz vatandaşlarının İngiltere'ye şiddet getirebilecekleri yönündeki açıklamasına yer veriyor. Hague bu durumun ulusal güvenliklerini etkilediğini ve önemli bir tehlike ortaya çıkardığını belirtmiş. Hague, savaşın sürmesi durumunda bu tehlikenin büyüyeceğini, bu yüzden politik çözümü teşvik etmenin önemli olduğunu söylüyor.

 

Almanya 27 Ocak’ta Bunları Konuştu

 

Frankfurter Allgemeine Zeitung, Ukrayna muhalefetinin Devlet Başkanı Yanukoviç tarafından yapılan hükümete ortak olma önerisini kabul etmemesi gerektiğini yazıyor:

 

“Muhalefetin hükümette temsil edilme teklifini kabul etmesi intihar anlamına gelirdi. Hükümete ortak olduğu takdirde hiçbir şey kazanmaz ama inandırıcılığını kaybederdi. Yanukoviç'in elini zayıflatamaz, otoritesini kıramazdı. Ukrayna Devlet Başkanı, muhalefet liderlerinin şahsi güvenlikleri açısından mutlaka açıklık kazandırılması gereken bundan sonraki adımlar hakkında açık konuşmaktan da kaçınıyor. Muhalefet liderlerinin yegâne özgürlük garantisi başkent Kiev ile diğer Ukrayna şehirlerinde sokaklara dökülen kitlelerdir. Yanukoviç aleyhtarlarının bu kozu elden çıkarmaları durumunda başlarına nelerin gelebileceğine en iyi örnek, kaybolan ya da kötü muameleye maruz kalan göstericilerin akıbetidir.”

 

Koblenz'de yayımlanan Rhein-Zeitung Gazetesi, muhalefetin radikalleşmesinin Ukrayna'daki iktidar çekişmesini tehlikeli bir mecraya sürükleyebileceğini belirttiği yorumunda şu görüşlere yer veriyor:

 

“Ukrayna Devlet Başkanı Viktor Yanukoviç hile kokan bir teklifte bulunarak, muhalefet liderlerinden Arseni Yazenyuk ve Vitali Kliçko'ya hükümette görev almalarını önerdi. İkisi de bu öneriyi geri çevirmekle iyi etti. Çünkü Yanukoviç'in onları aslında haftalar önce hükümete katılmaya davet etmesi gerekirdi. Aralık ayındaki barışçı protesto gösterilerinin sürdüğü bir sırada işbirliği önerilmiş olsaydı, bu işe yarayabilirdi. Anlaşmazlık artık iyice tırmanmaya başladı, muhalefet radikalleşti ve Yanukoviç bütün inandırıcılığını kaybetti. Ukrayna'nın durumu artık uzlaşmalarla ve yarım yamalak adımlarla düzeltilemez.”

 

Cenevre'deki Suriye barış konferansında şimdiye kadar son derece az ilerleme sağlanabilmiş olmasına rağmen, tarafların görüşmeye başlamış olmalarının bile başarı sayılması gerektiği belirtiliyor. Mittelbayerische Zeitung'un konuyla ilgili yorumu:

 

Suriye'de artık iyi ile kötü arasında ayırım yapmak mümkün değil. Kanlı iç savaşta kazanan taraf olmayacak. Savaşın şimdiden milyonlarca kaybedeni var. Önce siviller; komşu ülkelerdeki mülteci kamplarına sığınıp ülkelerine dönebilecekleri günü bekleyen kadını, erkeği, çocuğuyla milyonlarca Suriyeli. Suriye konferansına katılan bütün tarafların onlara acilen karar alma borcu var. Bu bakımdan, kadın ve çocukların, şiddetli çarpışmalara sahne olan Humus'un kent merkezinden tahliye edilmelerinin kararlaştırılmış olması umut kaynağı olmuştur. Çünkü daha uzun süre kesinlikle barış olmayacaktır. Barış olana kadar da taraflar bütün çatışma bölgelerine yardım malzemesi ulaştırılmasına izin vermelidirler. Kısa süre önce, keskin nişancılara hedef olmaları için sivillere gıda maddesi tuzağı kurulduğuna dair haberler çıkmıştı. Bu düpedüz sapıklıktır.”

 

Frankfurter Allgemeine Zeitung bu kez de Mısır'daki halk devriminin üçüncü yıldönümünü yorumluyor:

 

“Kahire'de şahinlerin ve radikallerin vakti geldi. Bombaların yollarda açtığı kraterler, düzinelerle öldürülenler ve meydanlardaki sevinç gösterileri buna kanıt oluşturuyor. Mubarek'in askeri rejiminin akıbetini sembolleştiren Tahrir Meydanı'nda binlerce Mısırlı Genelkurmay Başkanı Sisi'ye tezahürat yapıyor. Gazetecileri hapsettiren ve rejimini eleştirenleri vatan haini ilan eden Sisi'ye. Bu manzara değişim hayalinin, ülkeyi düzene kavuşturacak üniformalı güçlü adam hayaline dönüşmekte olduğunu gösteriyor. Unutulmamalı ki, daha önce de Mısır'ı yöneten üniformalılar ülkeye ne hürriyet getirmiş, ne fakirliği yenmiş ve ne de haksızlıkları gidermişlerdi.”

 

Ukrayna 27 Ocak’ta Bunları Konuştu:

 

Ukrayna’nın Sesi, Ukrayna muhalefeti, Cumhurbaşkanı Viktor Yanukoviç'in aylardır devam eden siyasi krizi sona erdirmek için yaptığı önerileri reddetti. Başbakanlık önerilen Batkivşçina Vatan Partisi lideri Arseniy Yatsenyuk, genel olarak önerileri kabul etmeye hazır olduklarını ancak seçimlere gidilmesi dahil bazı temel taleplerinin karşılanması gerektiğini belirtmiştir.

 

Arseniy Yatsenyuk, ayrıca cumhurbaşkanının, muhalefetin görevi devralması talebini olumlu karşılamış ve sorumluluk almaktan korkmadıklarını ifade etmiştir.

 

Ukrayna’nın Sesi, Ukrayna’da eylemcilerin bakanlık, valilik ve devlet dairelerini ele geçirmesi üzerine ülkede siyasi tansiyonun yükselmesi ve muhtemel bir baskına karşı Enerji Bakanlığı, Mart ayının sonuna kadar nükleer tesislerdeki güvenlik önlemlerini artırdıklarını açıklamıştır.

 

Ukrayna’da faaliyette; Zaporojskaya, Rovenskaya, Hmelnitskaya ve Yujnoukrainskaya olmak üzere 4 nükleer elektrik santral bulunuyor. Söz konusu 4 santralde toplam 15 tane reaktör çalışır vaziyette.

 

İran 25 Ocak’ta Bunları Konuştu

 

İran Radyosu

 

Keyhan gazetesi Amerika dışişleri bakanı John Kerry'nin İran karşıtı düşmanca açıklamasını ilk sayfadan duyuruyor.

 

Gazetede Irak ordusunun Elanbar eyaletini 10 gün zarfında teröristlerden temizleyeceğini duyurması, terörist En-nesre cephesnin Lübnan'da terör eylemlerinde bulunacağı tehdidinde bulunması, Cenevre-2 konferansında ihtilafların giderek artması gibi haberlere yer veriliyor. Gazete ayrıca İslami İran dışişileri bakanlığı sözcüsü Merziye Efhem'in Amerika dışişleri bakanı John Kerry'nin İran karşıtı açıklamasına karşı tepkisini konu eden bir haberi okuyucularla paylaşıyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

 

İslami İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Merziye Efhem, Amerikalı yetkililerin terör ve radikalizmin tehlikesini göz ardı ederek teröristlerin oyun alanını genişletmemesini istedi.

 

Amerika Dışişleri Bakanı John Kerry'nin son sözlerine tekpi gösteren Efhem, bu sözler belli bir kesim için sarf edildiğini, buna karşın uluslararası hukukun ve BM bildirgesinin ihlali sayıldığını belirtti. Sözcü, ortak eylem planı yürürlüğe girerken ve gereksiz bir krizi sonlandırmak için adım atılırken, bu sözlerin yanlış bir zamanda sarf edildiğini kaydetti.

 

Kerry'nin sözlerini diplomatik olmaktan uzak niteleyen Sözcü, Cenevre anlaşmasına karşı çıkan bazı kesimlerin bölgede şiddet ve terörü yaymaya çalıştığını, Amerikalı yetkililerin terör ve radikalizmin tehlikesini gözardı ederek teröristlerin oyun alanını genişletmemesini vurguladı.

 

Risalet gazetesinde Bahreyn'de despot Al-I halife rejimine karşı halk ayaklanmasının devam etmesi, Mısır'da Mursi yanlılarıyla askeri güçler arasında çatışmaların sürmesi, Suriye ordusunun ülke çapında teröristlere ağır darbe indirmesi gibi haberler ön plana çıakrılıyor. Gazetede ayrıca Portekiz'in İran'da yatırım yapmaya yöneldiğini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

 

“Ülkemizi ziyarete gelen Portekiz Ticaret Odası Temsilcisi Philippe dün Kazvin eyaleti iş adamlarıyla görüşmesinde yaptığı konuşmada, Kazvin'de bulunmaktan duyduğu memnuniyetini ifade ederek "Portekiz kendi ekonomik sorunlarını aşmakta kararlı. Buna göre yurtdışında göstereceğimiz ekonomik faaliyetlerle Portekiz'in ekonomisine canlılık kazandırmaya çlışacağız" dedi.

 

Philippe daha sonra, geçmişte Potekiz'la İran arasındaki yatırımların çok düşük miktarda olduğunu hatırlatarak "İki ülke arasındaki yatırım sadece 20 milyon dolar düzeyindeydi, ki bunun kesinlikle arttırılması lazım" diye vurguladı. Portekiz Ticaret Odası Temsilcisi Philippe konuşmasının devamında halihazırda mevcut kapasiteler dikkate alınarak Portekiz, İran'da yatırım yapmaya hazır olduğunu söyledi.”

 

Cam-I Cem Gazetesinde Mısır'da 400'ü aşkın göstericinin gözaltına alınması, İslami İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif'in, İran ve 5+1'in yeni oturumu Şubat ayında düzenleneceğini açıklaması gibi haberlere yer verilirken, Hemşeri gazetesinde ise İslamî Şura Meclisi Milli Güvenlik Komisyonu Savunma komitesi Başkanı Muhammed Kevseri'nin Amerika'lı yetkililerin son günlerde İran karşıtı açıklamalarına karşı tepkisini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

 

İslami Şura Meclisi Milli Güvenlik Komisyonu Savunma komitesi Başkanı Muhammed Kevseri, Amerika İran'a saldırmaya kalkışırsa bölgedeki tüm üsleri Amerikalı askerlerin mezarı olacağını vurguladı.

 

Amerika Dışişleri Bakanı John Kerry'nin İran'a karşı askeri seçeneğin gündemde olduğu ile ilgili sözlerini değerlendiren Kevseri, Obama her hangi bir ülkeye askeri saldırı düzenleyebilecek durumda olmadığını herkesten daha iyi bildiğini belirtti.

İran'a saldırı tehdidi tamamen siyasi blöf olduğunu belirten Kevseri, ''Amerikalılar becerikli olsaydı Suriye'de üç yıl savaşın ardından yenilgiye uğramazdı'' dedi.

Kevseri, Suriye, Irak ve Afganistan'da hezimete uğrayan Amerika'nın İran milletinin savunma gücüne karşı asla dayanamayacağını vurguladı.

 

İran 26 Ocak’ta Bunları Konuştu

 

İran Radyosu

 

Keyhan Gazetesinde Irak ordusunun Elanbar eyaletinde el-kaide bağlantılı teröristlere karşı düzenlediği hava operasyonunda en az 50 teröristin helak edilmesi, Mısır inkılapı yıldönümünde başkent Kahire'de kanlı patlamalar yaşanması, Pakistan'ın Kuveyte eyaletinde on binlerin katlımıyla düzenlenen gösteride Şii'lerin katliamına son verilmesine vurgu yapılması gibi haberlere yer veriliyor. Gazetede ayrıca Myanmar'da Müslümanların güvenlik güçlerince katliamını konu eden bir yazı dikkatimizi çekiyor. Yazıda kısaca şunları okuyoruz:

 

Bir İnsan hakları izleme örgütü son dönemlerde Myanmarda içinde kadınlar ve çocukların da olduğu en az 70 Müslüman'ın Güvenlik güçlerince öldürüldüğünü duyrudu. Söz konusu insan hakları örgütü görgü tanıklarından naklen yayınladığı raporda yaşanan katliamı 2012 yılından şimdiye kadar Mynamar hükümetinin Müslümanlara yönelik uyguladığı en acımasız ve vahşi girişim şeklinde değerlendirdi.

 

Söz konusu raporda ölenlerin sayısının yayınlanan rakamdan daha fazla olabileceği, fakat katliamın gerçekleştiği bölgeye ulaşımın hükümet tarafından engellenmesi dolayısıyla, eldeki bilgilerin sınırlı olduğuna dikkat çekildi.

 

Son günlerde Myanmar'lı Müslümanlar düzenlediği gösterilerde Myanmarda Müslümanlara yönelik adeta izlenen soykırım siyasetine karşı sözde insan hakları savunucusu Batılı ülkelerin sessiz kalmasını kınamış bulunuyor.

 

Risalet Gazetesinde Cenevre-2 konferansında suriye krizinin çözümü konusunda ihtilafların doruğa çıkması, BM'nin yayınladığı bildiride Orta Afrika'da 6 bin gencin milislerce silahlandırıldığının duyurulması, Bahreyn halkının Maname'de düzenlediği gösteride Al-I Halife rejiminin güvenilmez olduğunun vurgulanması, Güney Sudan'da isyancılar ve hükümet arasında eteşkes anlaşması imzalanması gibi haberlere dikkat çekiliyor. Gazete ayrıca Fransa ulusal cephe liderinin Paris yönetiminin dış politikasına karşı açıklamasını konu eden bir yazıyı okuyucularla paylaşıyor. Yazıda kısaca şunları okuyoruz:

 

“Fransa'nın Ulusal Cephe lideri Marine Le Pen, Paris'te katıldığı basın toplantısında Fransa'nın dış politikası konusunda çarpıcı açıklamada bulundu. Fransa Dışişleri Bakanlığı'nın resmi çizgisini eleştiren aşırı sağcılar, yönetimi Amerikalıların başlattığı askeri operasyonları desteklemekle suçlarken, hangi formatta olursa olsun emperyalizme ve Orta Doğu'da yaşanan krizlerde ulusal bağımsızlığın zedelenmesine karşı çıkıyor ve çok kutuplu dünya modelini destekliyor.

 

Konuşmasında, "Fransa yönetiminin Suriye ve İran'a karşı saldırgan ve adaletsiz politikasını kınıyoruz" ifadesini kullanan Marine Le Pen, Cenevre-2 barış konferansında İran'ın bulunmamasına üzüldüğünü belirtti. Lider, müzakereler sonucu Orta Doğu ülkelerinin hepsi ile uyumlandırılamamış bir karara varılacağını düşünüyor.

 

Günümüzde Suriyeli isyancıların %80'inin terör örgütü El Kaide üyesi olduğunu bir kez daha belirten Le Pen, Frana'nın izlediği yanlış politikalarından biri ise terörizmi destekleyen Suudi Arabistan'la sıkı ilişkiler içinde bulunması olduğunu söyledi.”

 

Cam-ı Cem gazetesinde İslami İran cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin Davos'ta düzenlenen Dünya Ekonomi Forumu yıllık toplantısında yaptığı konuşmasının dünya lideleri ve kamuoyunca sıcak karşılanması, Irak ordusunun Elanbar eyaletinde teröristlere ağır darbe indirmesi, BM eski Genel Sekreteri Kofi Annan'ın bölgedeki İstikrarın İran'ın rol ifa etmesine bağlı olduğunu vurgulaması gibi haberler ön plana çıkarılıyor. Gazetede ayrıca  İslami İran'ın UAEK daimi temsilcisi Necefi'nin, İran'ın Cenevre anlaşması çerçevesinde ilk adımı attığına dair yaptığı açıklamasını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

 

“Bağlantısızlar Hareketi, UAEK Yönetim Kurulu oturumunda bir bildiri yayınlayarak İran'ın nükleer meselesinin uzun vadeli çözümü diplomasi ve diyaloğa bağlı olduğunu vurguladı.

Bildiri, oturumda İran'ın ajanstaki daimi temsilcisi Rıza Necefi tarafından okundu.

Bildiride, İran ve 5+1 anlaşması ve ajansın bu anlaşmanın uygulanmasını gözetlemekle görevlendirilmesi olumlu karşılandığı belirtildi.

 

Necefi, İran Cenevre anlaşması çerçevesinde ilk adımı attığını, karşı tarafın da yükümlülüklerine bağlı kalması ve Cenevre anlaşmasında belirlenen şartlara saygı duyması ve kışkırtıcı hareketlerden kaçınması gerektiğini vurguladı.”

 

Suriye 27 Ocak’ta Bunları Konuştu

 

Suriye Arap Haber Ajansı SANA Suriye’deki çatışmalarla ilgili “Başarılarını sürdüren kahramanlarımız aydınlık günleri müjdeliyor. Halkımızın ve vatanımızın geleceğini gericiliğin ve yobazlığın karanlığına mahkûm etmeye çalışan silahlı terör gruplarına karşı mücadelesini başarıyla sürdüren kahraman birliklerimiz; silahlı terör gruplarını kendi karanlıklarına gömerek gelecek aydınlık günleri müjdeliyor.” ifadelerine yer verdi. Haberin devamında ise şunları okuyoruz:

 

“Civardaki semtlere saldırmaya çalışan teröristler öldürüldü. Askeri bir kaynak vatan koruyucuları ordu birliklerimizin Harasta Kasabasında düzenledikleri bir operasyon sonucunda “Başkent Kalkanı Tugayı” isimli terör oluşumunun elebaşını ölü olarak ele geçirdiklerini ifade etti.

 

Harasta’da teröristlerin ulaşımla birlikte silah ve mühimmat depolamada kullandıkları 200 metre uzunluğunda bir tünelin kahraman birliklerimiz tarafından imha edildiğine değinen kaynak; Duma’da el Hacariye Tarım Arazilerinde düzenlenen bir operasyon sonucunda da 10 teröristin öldüğünü 5 teröristin de yaralandığını belirtti.

Askeri bir kaynak vatan koruyucuları ordu birliklerimizin Homs kırsalının Zare Beldesinde aralarında keskin nişancı bir teröristin bulunduğu 10 teröristi araç ve silahlarıyla birlikte etkisiz hale getirdiklerini belirtti.

 

Diğer yandan güvenlik birimleri Homs kırsalının Muşrife Bölgesine düşen Hamidiye köyü kavşağında teröristlere ait cephane taşıyan bir araç yakaladı.

 

Bu arada vatan koruyucuları ordu birliklerimiz Lazkiye kırsalının kuzeyine düşen Rabia Bölgesinde Nusra Cepheli teröristleri sayı ve teçhizatlarıyla ağır kayıplara uğrattı.”

 

SANA bir başka haberinde ise “Suriye’ye Yönelik Küresel Savaşla Mücadelede Ulusal Uzlaşmanın Önemi” başlığı altında;

 

“Başbakan Vail Halaki, Suriyelilerin Suriye toplumuna yönelik küresel savaşa karşı olumsuz sonuçlara galip gelmek için seçtikleri gerçek çıkış ve güvenli yol olarak ulusal uzlaşmanın önemini belirtti.

 

Halaki dün Lazkiye Ulusal İlkeler Sekreterliği Kurulu Başkanı Hüsamettin Halasi ve Kamu İlişkileri Bürosu Başkanı Lİna Mahluf ile görüşmesinde, kanlı tekfiri vahhabi ideolojiyle mücadele etmede enerjileri yayma, Suriye ulusal kimliğini koruma ve Suriye’de yeni siyasi hayatı çizmeye yardımcı olacak geniş katılımlı yeni bir fezaya doğru yol almada sivil toplum aktivitelerinin rolüne işaret etti.”  ifadelerine yer verdi.

 

SANA Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un Suriye'de teröristlerle herhangi bir diyaloga girmenin hiçbir şekilde mümkün olmadığı ile ilgili ifadelerini belirterek haberine şöyle devam etti:

 

“RT’nin aktardığı televizyon mülakatında Lavrov; “ilkesel itibarlarla teröristlerle herhangi bir diyalogu mutlak bir şekilde reddediyor ve hiç kimseye de böyle bir diyaloga girmemelerini nasihat etmiyoruz..” dedi.

 

Nusra Cephesi, Irak ve Şam İslami Devleti yada Kaide Örgütünün daha başka benzer kolları ile diyaloga geçmenin mümkün olmadığını belirten Lavrov diyalog sürecinde bu gibi örgütlerin yeri olmadığını söyledi.”

 

Bir başka haberinde ise SANA, Birleşmiş Milletler (BM) Suriye özel temsilcisi el Ahdar el İbrahimi Cenevre II konferansının çalışmaları çerçevesinde Suriye Arap Cumhuriyetinin resmi heyeti ile ‘muhalefet’ olarak adlandırılan koalisyon heyeti arasında dün yapılan temasları değerlendiren basın toplantısına yer verdi. Haberin devamında şunları okuyoruz:

 

“İbrahimi basın toplantısında; Suriye resmi heyetinin ‘muhalefet’ heyetinden, silahlı grupların ellerinde bulunan kaçırılmış ve rehine vatandaşların adlarına ilişkin liste talep ettiğini söyledi. İbrahimi; ‘muhalefet’ heyetinin iletişimde olduğu yada kontrolü altındaki ‘silahlı gruplardan’ böyle bir liste hazırlamayı kabul ettiğini belirtti.

 

Suriye'yi tanık olduğu krizden kurtarmanın kolay olmadığını söyleyen İbrahimi bunun zaman alacağını belirtti. Yarın sabah saatlerinde iki taraf heyetiyle aynı salonda tekrar bir araya geleceklerini ve kendisi aracılığı ile temaslarda bulunacaklarını açıklayan İbrahimi; büyük ihtimalle öğleden sonra da iki heyetle ayrı ayrı bir oturum düzenleyeceğini sözlerine ekledi.”

 

SANA bir başka haberinde İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin açıklamalarına yer verdi. Haberde şunları okuyoruz:

 

“İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani Suriye'de teröristleri destekleyen devletlerin büyük bir hata işlediklerini ve bu hatanın bu ülkelerin aleyhine dönüşeceğini belirtti.

 

Ulusla ararsı Davas Ekonomi Forumuna katılımı çerçevesinde İsviçre’yi ziyaret eden Ruhani Amerikan CNN Televizyonu ile mülakatında; Suriye'deki krize çözümün ilk adımının bu ülkede bulunan teröristleri dışarı çıkarmak olduğunun altını çizdi.

 

Ruhani terör olduğunun tüm bölgeyi tehdit eden ciddi ve büyük bir tehlike olduğuna vurgu yaparken, kimi devletlerin bu teröre muhtelif destek takdim etmesinden duyduğu esefi ifade etti.

 

Batılılar dahil olmak üzere herkesin günümüzde Suriye'de mevcut terörün tehlikesini idrak ettiğine işaret eden Ruhani; Suriye'ye yönelik savaşa son verme ve içindeki teröristleri kovmada herkesi ortak çaba harcamaya çağırdı.”

 

Azerbaycan 27 Ocak’ta Bunları Konuştu

 

1NEWS’ün sitesinden duyurduğu haberde;

 

”Azerbaycan Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, cephe hattında yaşanan gerilimin sorumluluğunun bizzat Ermenistan’ın üzerinde olduğu kaydedildi. Açıklamada, son günlerde Ermenistan tarafından ateşkes ihlalleri sonucu Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri subayı Elnur Caferov’un şehit edildiği, bir sivilin yaralandığı, ders saatinde ortaokul binasının silahlarla tarandığı, cephe bölgesine yakın köylerde yaşayan sivillerin evlerine ve çiftliklere ateş edildiği belirtildi.

 

Açıklamada, cephe hattında yaşanan gerilimin tüm sorumluluğunun Azerbaycan topraklarını işgal eden ve Azerbaycan’a karşı işgalci siyaset izleyen devlet olarak bizzat Ermenistan’ın üzerinde olduğu vurgulandı. BM Güvenlik Konseyi kararları, BM Tüzüğü ve uluslararası hukuk normları ve ilkelerine aykırı olarak Ermenistan Silahlı Kuvvetleri tarafından Azerbaycan topraklarının işgalinin sürdürülmesinin sorunun barışçıl yollardan çözümü ve bölgede barışın sağlanması için en büyük engel olduğu kaydedildi.” İfadelerine yer verildi.

 

1NEWS bir başka haberinde ise MHP'nin Esenyurt'taki seçim irtibat bürosunun açılışı sırasında karşıt görüşlü bir grupla partililer arasında çıkan kavgada, silahla vurulan 1 kişi hayatını kaybetti, 4 kişi yaralanması haberine yer verdi. Haberin devamında şunları okuyoruz:

 

 “Esenyurt' Fatih Mahallesi Pazaryolu Caddesi üzerindeki MHP seçim bürosunun açılışı sırasında, karşıt görüşlü bir grup, seçim otobüslerine ve büroya taş attı. Seçim bürosundan çıkan partililer de gruptakilere karşılık verdi. Silah, taş ve sopaların da kullanıldığı kavgada 5 kişi yaralandı.  Durumun bildirilmesi üzerine, olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi, sevk edildi.

 

Yaralılar, sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından, çevredeki hastanelere kaldırıldı. Yaralılardan Cengiz Akyıldız, kaldırıldığı Esenyurt Devlet Hastanesinde yapılan müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.”

 

1NEWS bir diğer haberinde ise “Mısır'da 25 Ocak Devrimi'nin 3. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen gösterilerde Kahire ve Giza'da ölenlerin sayısı 62'yi buldu.” İfadelerine yer verdi. Haberin devamında şunları okuyoruz:

 

“Mısır Sağlık Bakanlığı'na bağlı Adli Tıp Kurumu sözcüsü Hişam Abdulhamid yaptığı açıklamada, diğer illerde ölen kişi sayısına değinmeden, yalnızca Kahire ve Giza'da ölenlerin sayısının 62'ye yükseldiğini duyurdu.

 

Abdulhamid, hayatını kaybedenlerden 58'inin vücutlarına isabet eden mermi sonucu öldüğünün tespit edildiğini açıkladı.”

 

Bulgaristan 27 Ocak'ta Bunları Konuştu:

 

Bulgaristan Radyosu'nun yayınladığı habere göre, hükümetin istifası talebiyle yeniden başlatılan Sofya Üniversitesi binasının işgalinin 3’ncü gününde, Rektörlük binası önünde “Üniversiteyi vandalizmden koruyalım” başlığı altında protestoyu destekleme eylemi yapılıyor. Eylem , işgal karşıtlarının Facebook’ta başlattıkları protestoya karşılık olarak başlatıldı. Üniversite Rektörü İvan İlçev, eğitim kurumunu işgali ile ilgili savcılıkta şikayette bulundu ve işgalcilerle görüşmeyeceğini açıkladı.

 

Bugünkü basının esas siyasi konusu, “Alfa Research” ajansı tarafından eski Cumhurbaşkanı Georgi Pırvanov’un kurduğu “ABV” inisyatifinin BSP’nin seçmenlerden aldığı desteğin azalmasına yol açtığı yönünde yapılan tespit olmaktadır. ABV’nin ortaya çıkmasından dolayı daha önce iktidar olan GERB partisi, Avrupa Parlamentosu seçimleri ile ilgili BSP’nin önünde gidiyor, diye yazıyor Sega Gazetesi. Monitor Gazetesinin haberine göre bu durum, sosyalistler arasında Pırvanov’a karşı duyulan memnuniyetsizliğin çığ gibi artmasına yol açmıştır. Aynı savı Standart Gazetesi de savunuyor, gazete haberi “ Parti arkadaşları Pırvanov’u partiden kovuyorlar” başlığı ile veriyor.

 

Üniversitelilerin hükümetin ve Rektör İvan İlçev’in istifası talebi ile Sofya Üniversitesini tekrar işgal altına alma eylemini konu eden“Standart” Gazetesi, “İşgalciler savcıya” başlığını veriyor. Gazete bir yandan üniversite rektörünün bir binanın ele geçirilmesinin suç oluşturduğu ve dolayısıyla savcılığa duyurulması gerektiği yönündeki görüşünü aktarıyor, diğer yandan ise Başbakan Oreşarski’nin göstericilerle bir araya gelmeye hazır olduğunu bildiriyor.

 

Sega Gazetesi, krizin 3 yılın mezunları kadar sayıda doktoru yurt dışına gitmak zorunda bıraktığı haberini manşet yapıyor. Ülkeyi terkedenlerin yarısının yaşı, 30 ila 50 arasında değişiyor. Bulgaristan Tabipler Birliğinin görüşüne göre bu yaş grubundaki doktorlar bir yandan daha uzun zaman çalışacak kadar genç, diğer yandan ise yeterince deneyimli oldukları için en kıymetli kadroyu oluşturuyorlar. Bu arada ülkemiz, 30 yaş altı genç tıp uzmanlarını da kaybediyor, genç doktorlar Bulgaristan’ı terkedenlerin yüzde 30’luk bölümünü oluşturuyorlar.

 

Trud Gazetesi de iş gücü göçü konusuna yer veriyor, gazete konuya başka bir açıdan yaklaşmış. “Ukrayna ve Moldova’dan barmen ithal edeceğiz” başlığı altında bu yılın 1 Ocak tarihi itibari ile Bulgaristan vatandaşlarının AB ülkelerinde çalışmaları önündeki engellerden endişe duyanların sırf Batı Avrupalı siyasetçiler olmadığını, Bulgar otelci ile restorancılarının da aynı ölçüde endişeli olduğunu yazan gazete, daha büyük ücretin cazibesine kapılan garson, barmen, aşçı ve temizlikçilerin toplu halde Almanya ve İngilteye’ye göçetmeleri sonucunda Bulgaristan’ın turizm sektöründe büyük bir kadro kıtlığının yaşanacağından endişe duyulduğunu aktarıyor.

 

“Trud” gazetesi, hükümetin yurt dışında yaşayan soydaşlar ve Bulgar bilincine sahip olanların ana dili eğitimine daha fazla kaynak ayıracağını yazıyor. Yurt dışındaki Bulgar Pazar okullarının faaliyet değişikliği teklifinde Bulgaristan yüksek okullarına aday olacak olanlara Bulgar dili ile edebiyatı, tarih ve coğrafya hazırlık kurslarının verilmesinin de finanse edilmesi öngörülüyor. Ayrıca okul öncesi yaştaki çocuklara eğitim verilmesi ve derslere katılamayanlara açık öğretim imkanının sağlanması da öneriliyor.