17 Şubat’ta ABD Bunları Konuşuyor

 

The Wall Street Journal, İran Bankasından İngiltere'ye Dava başlığını atmış. Haberin devamında; “İran'ın en büyük özel bankası Bank Mellat, İngiliz hazinesine İran'a uygulanan yaptırımlardan dolayı kaybettikleri işler nedeniyle yaklaşık 4 milyar dolarlık dava açtı. İngiltere hazinesinden bir sözcü devam etmekte olan yasal prosedürle ilgili bir yorum yapamayacağını belirtti. The Wall Street Journal tarafından incelenen ve Cuma günü Londra'nın Ticari Mahkemesi'ne gönderilen dosyada Bank Mellat'ın avukatlarının yaptırımlardan dolayı uluslararası işlerde kaybedilen yaklaşık 3.98 milyar dolar için mahkemeye başvurduğu görüldü.

 

Haziran 2013'te İngiltere'de bir yüksek mahkeme Bank Mellat'ın devlet tarafından işletilmediğini ve İran'ın nükleer programını desteklediğine dair bir kanıt olmadığını belirterek 2009 yılında İngiliz hükümeti tarafından uygulanan yaptırımların illegal olduğu kararını verdi.” Denildi.

 

The Wall Street’in haberinde, Japonya ekonomisi büyüme alarmı verdi, deniyor.

 

Japonya ekonomisi 2013 yılının son 3 ayında şaşırtıcı bir zayıflık gösterirken, hem hükümetin hırslı ekonomik büyüme planlarında hayal kırıklığına yol açtı hem de büyük ekonomilerden gelen zayıflık sinyallerine bir yenisini daha ekledi. Japon ekonomisi Ekim'den Aralık ayına kadar geçen dönemde yıllık bazda yüzde 1 büyüyerek The Wall Street Journal tarafından görüşleri alınan ekonomistlerin yüzde 2.8'lik tahmininin altında kaldı.

 

Amerika’nın Sesi Radyosu’nun haberinde: Amerikan Borsasından İstikrarlı Performans başlığı var.

 

“Amerikan borsaları geçen yıl oldukça iyi bir performans sergiledi. Yeni yıla dalgalanmalarla girse de borsada hala büyük talep görmesi beklenen halka arz planları var. Sıkı bir rekabet yaşanan New York Borsası’nda dışarıdan gelen fonlar ve yeni halka açılan şirketler, başarıyı belirleyen temel etken.

 

David Ethridge, borsa yöneticilerinden: “Borsa istikrarlı performans gösteriyor. Bu da şirketlerin halka açılmada bizi tercih etmesini sağlıyor. Çünkü buraya gelip Sermaye Piyasası Kurulu üzerinden işlemleri başlattıklarında sundukları hisselere ilgi gösterecek yatırımcı bulabileceklerini biliyorlar. Bu yüzden dünyanın her yerinden buraya gelmeyi tercih ediyorlar.””  

 

Başka bir haberinde, “Başkan Obama, Amerika’da orta sınıfı güçlendirmek ve daha çok Amerikalı için ekonomik fırsat eşitliği yaratmak amacıyla oluşturduğu plana destek arıyor. Başkan, son günlerde mesajını Maryland, Pennsylvania, Wisconsin ve Tennessee eyaletlerinde de gündeme getirdi. Başkan Obama Pittsburgh’da Amerikan Çelik Şirketi’nde kendisini alkışlayanlara seslendi, çalışan kesimin geçimini sağlamak amacıyla yeterli kazanç elde etmesine yardım edeceğini söyledi.

 

Başkan Obama: ”Federal hükümet için iş yapan taşeronların çalışanlarına saatte en az 10 dolar 10 sent ödemelerini zorunlu kılmak için kararname çıkarıyorum. Askerlerimiz için yemek pişiren, onların bulaşıklarını yıkayan hizmet sektörü çalışanları, asla yoksulluk içinde yaşamamalı.”

 

Rusya 17 Şubat’ta Bunları Konuşuyor

 

Rusya’nın Sesi Radyosu (RUVR), Kırgızistan’da Suriye’de eğitim almış olan militan grubu gözaltına alındı diye yazıyor. Haberde, Kırgızistan’ın güneyinde gerçekleştirilen bir operasyonda Kırgızistan’da terör eylemleri planlayan 6 militan yakalanarak gözaltına alındı.

 

Bugün Milli Güvenlik Komitesi tarafından yapılan açıklamaya göre, yakalanıp gözaltına alınanların hepsi Oş Bölgesi sakini olma özelliği taşıyor. Onlardan bir kısmı Suriye’deki uluslararası terör örgütleri kamplarında eğitim alırken, diğerleri ise suç örgütleri içerisinde yer aldı. İstihbarat biriminin edindiği bilgilere göre, gözaltına alınanlarda Oş ve Bişkek şehirlerinde silahlı eylem gerçekleştirmek, ayrıca zengin vatandaşların mallarını gasp etmek için kullanılacak olan ateşli silah ve özel teçhizat ele geçirildi. Konu ile ilgili olarak dava açılarak soruşturma başlatıldı.

 

Rusya’nın Sesi, Eski İngiltere Başkanı seks skandalının ortasında kaldı başlıklı haberinde, İngiliz basını Eski İngiltere Başbakanı Tony Blair’in medya patronu Rupert Murdoch’un eşi Wendy Deng’i yoldan çıkardığı yönündeki söylentileri konuşuyor.

 

Bu tür konuşmaların nedeni Deng’in günlüğünden basına sızdırılan bir kısım oldu. O kişi Tony adlı kişiyi özlediğini, onun vücuduna, cildine ve gözlerine, ayrıca tutkulu tavırlarına hayran kaldığını yazdı. Tony Blair’in evli olan arkadaşları ve meslektaşları arkadaşları Murdoch’u satmadıklarını ve karısıyla aldatmadığını bildirirken, ancak hemen bir anda Murdoch’un özel bir çiftliğinde gerçekleşen gizli randevuların şahitleri bulundu.

 

Rusya’nın Sesi, Etiyopya uçağını kaçıran korsanın ikinci pilot olduğu anlaşıldı diye yazıyor. Haberde, Cenevre Havalimanı’na acil iniş yapan Ethiopian Airlines’a ait yolcu uçağını kaçıran hava korsanının uçağın ikinci pilotu olduğu bildirildi.

 

Rusya’nın Sesi, Suriyeli kızı Facebook hesabı nedeniyle taşlayarak öldürdüler diye yazıyor. Haberde, Suriye’nin El Raqqa şehrinde yaşayan Fatum Al Jasim adlı kız sosyal ağ Facebook’u kullanmaktan dolayı taşlanarak idam edilme cezasına çarptırıldı.

 

Hüküm yerel Şeriat Mahkemesi tarafından alınırken, mahkeme kızın müstehcen tavırlarının kabul edilemez olduğu kanısına vardı. Mahkeme Şeriat kanunlarına göre kadınların eşini aldatmasından dolayı verilen cezaya çarptırıldı ve Fatum taşlanarak öldürüldü.

 

Rusya’nın Sesi, Venezuela 3 Amerikan diplomatı sınırdışı etti diye yazıyor. Haberde, Venezuela Cumhurbaşkanı Nicolas Maduro 3 Amerikan diplomatın sınır dışı edilmesi talimatı verdi.

 

Maduro sınırdışı edilme ile ilgili açıklamayı televizyondaki konuşması sırasında yaptı. Venezuela Cumhurbaşkanı diplomatların isimlerini açıklamazken, onları öğrenci vizesi işleri bahanesiyle Venezuela üniversitelerine sızmakla suçladı.

 

Rusya’nın Sesi, Ukrayna’da yeni bir af yasası yürürlülüğe giriyor diye yazıyor. Haberde, Ukrayna’da pazartesi günü yeni bir af yasası yürürlülüğe gireceği belirtiliyor.

 

Buna göre, cezai durumdaki 200’den fazla sokak eylemcisi serbest bırakılacak, 100’den fazla dava kapatılacak. Olay çıkaran kişiler işgal edilen binaları boşaltarak devletin ana şartlarını yerine getirmiş oldular. İki ay sonra Kiev Belediyesi yeniden çalışmaya başladı, Lvov, Ternopol, İvano-Frank Bölge İdareleri, ayrıca Poltava Bölgesi Kurul Binası boşaltıldı.

 

Rusya’nın Sesi, Rus pilot Konstantin Yaroşenko yardım için Putin’e başvurdu diye yazıyor. Haberde, Kaçak uyuşturucu ticareti gerçekleştirme girişiminden dolayı Amerika’da 20 yıl hapis cezasına çarptırılan Rus pilot Konstantin Yaroşenko Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e başvurarak kendisinin ülkesine iadesi konusunun çözüme kavuşmasında yardımcı olmasını rica etti.

 

Rusya’nın Sesi, 200 madenci göçük altında kaldı diye yazıyor. Haberde, Güney Afrika'da bir madende meydana gelen göçükte 200 madenci toprak altında kaldı. Şu ana kadar göçük altında kalan işçilerden 11'i kurtarmayı başaran ekipler, büyük bir kaya parçasının madencilerin çıkış yolunu tıkadığını söyledi.

 

Rusya’nın Sesi, Özgür Suriye Ordusu’nun komutanı değişti diye yazıyor. Haberde, 16 Şubat’ta yayılan video görüntüsünde Özgür Suriye Ordusu sözcüleri örgütün askeri konseyinin Suriye devriminin Beşar Esad rejimi ile mücadelede karşılaştığı zorluklar nedeniyle Orgeneral Salim İdris’i değiştirme kararı aldıklarını bildirdiler. Onun yerine Abdel El İlla El Beşir atandı.

 

Rusya’nın Sesi, Hizbullah lideri Arap dünyasına Suriye’deki savaşı sona erdirme çağrısı yaptı başlıklı haberinde, Şii örgütü Hizbullah lideri Şeyh Hasan Nasrallah, Arap dünyasına Suriye’deki savaşı sona erdirme çağrısı yaptı.

 

Nasrallah’ın sözlerine göre, Arap güçlerinin savaşı sona erdirmesi durumunda Hizbullah da çatışmalara iştirak etmekten vazgeçecek.

 

Nasrallah tüm Arap dünyası siyasi güçlerine hitap ederek “Onlarca yıl sürecek olan bu bölgeyi kaostan kurtarmak isterseniz Suriye’deki savaşı sona erdirin” ifadelerine yer verdi.

 

Çin 17 Şubat’ta Bunları Konuşuyor

 

Çin Devlet Radyosu(CRİ), Venezuela Cumhurbaşkanı Nicolas Maduro, ABD'li üç diplomatın, Venezuela hükümetini devirmeyi amaçlayan operasyona katıldıkları gerekçesiyle sınır dışı edildiklerini açıkladı.

 

CRİ, ABD'nin New Mexico eyaletine bağlı Carlsbad kentindeki yer altı nükleer atık tesisinde yüksek düzeyde radyasyon tespit edilmesi üzerine tesis giriş ve çıkışa kapatıldı.

 

CRİ, Çin'in ocak ayında ithal ettiği ham petrol miktarının, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11,9 artarak 28 milyon 155 bin tona ulaştığı bildirildi.

 

CRİ, Xinjiang polisi, Aksu bölgesine bağlı Üçturfan (Wushi) ilçesinde 14 Şubat günü meydana gelen saldırının, "planlı ve organize bir terör eylemi" olduğunu açıkladı.

 

CRİ, Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi hükümeti öğrenciler için besin kalitesini iyileştirme programı başlatıyor. Program bu yılın bahar döneminden itibaren bölgenin güneyindeki üç ilin kırsal kesimlerinde zorunlu eğitim aşamasındaki öğrencilere yönelik uygulanacak.

 

CRİ, Nepal Havayolları Şirketi'ne bağlı bir yolcu uçağının dün (16 Şubat) öğleden sonra ülkenin güneyinde düştüğü bildirildi.

 

CRİ, Mısır'ın eski Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin yargılandığı "casusluk" davası 23 Şubat'a ertelendi.

 

CRİ, İran nükleer sorununa ilişkin görüşmeler yarın (18 Şubat) Viyana'da başlayacak.Üç gün sürecek görüşmelere İran ile ABD, İngiltere, Fransa, Rusya, Çin ve Almanya'nın müzakerecileri katılacak. Görüşmelerde ele alınacak gündem maddeleri ise basına açıklanmadı.

 

CRİ, Iraklı Şii lider Mukteda el Sadr, siyasi, kültürel ve sosyal alanda, yurtiçinde ve yurtdışında faaliyet gösteren tüm ofislerinin kapatılmasını istedi.

 

CRİ, İran Dışişleri Bakanı Cavad Zarif, 6 ülkeyle yakında Viyana'da düzenlenecek nükleer görüşmelerde, ülkesinin hak ve çıkarlarının korunması şartıyla müzakere yapacaklarını söyledi.

 

CRİ, Siyaset, ekonomi ve güvenlik sorunlarıyla boğuşan Lübnan'da yeni hükümet 15 Şubat’ta kuruldu. Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi Lübnan'da yeni hükümet kurulmasını olumlu karşıladı.

 

CRİ, Filistin İslami Direniş Hareketi Hamas'ın Gazze'deki lideri İsmail Haniye, Filistin Ulusal Yetki Organı'nın İsrail ile imzalayacağı herhangi bir çerçeve barış anlaşmasını kabul etmeyeceklerini söyledi.

 

17 Şubat’ta İngiltere Bunları Konuşuyor

 

Guardian dünya haberleri sayfalarında Mısır'daki hızlı nüfus artışına geniş yer ayırıyor.

 

"Mısır'ın saatli bombası: İnsandan başka her şeyin az olduğu ülkede doğum oranlarında artış" başlıklı makalede ülkenin "özellikle son üç yılda iyice artan, sosyal gerilimleri yükselten ve dolaylı bir şekilde 2011'deki ayaklanmalara neden olan nüfus patlamasını" kontrol altına almakta zorlandığı belirtiliyor.

 

2012'deki doğumların 2010'dakine kıyasla 560 bin daha fazla olduğu belirtilirken, bunun kayıtların tutulmaya başlanmasından bu yana iki yıllık dönemdeki en büyük artış olduğu vurgulanıyor. Habere göre Mısır'da nüfusun bu hızla artması durumunda 2050 yılı itibariyle 137,7 milyon kişilik nüfusla Rusya ve Japonya'yı yakalayacağı tahmin ediliyor.

 

Haber şöyle devam ediyor;

 

"Artan nüfus önlem alınmadığı takdirde, Mısır'ın azalmış doğal kaynaklarını tüketecek, zorlu istihdam piyasasını daha da kötüleştirecek ve sosyal öfkeyi arttıracak. Daha şimdiden Mısır nüfusunun yüzde 60'ı 30 yaşın altındayken, patlayan nüfus gençlerin önündeki kısıtlı fırsatları daha da azaltacak".

 

Uzmanların 80'li ve 90'lı yıllarda görece başarılı olan aile planlama politikalarının devrik lider Hüsnü Mübarek'in son dönemlerinde gündemden düştüğünü ve 2011'de devrilmesinden sonraki kaosta tamamen görmezden gelindiğini söylediği belirtiliyor.

 

2012'de seçilen muhafazakâr Muhammed Mursi döneminde de aile planlamasına aldırmamanın resmi politika haline getirildiği kaydediliyor. Ancak uzmanlar, son yıllarda muhafazakâr değerlerdeki yükselişin nüfus patlamasını açıklayan nedenlerden sadece biri olduğunu vurguluyor.

 

Emlak kurallarında 90'lı yıllarda yapılan değişikliklerin çiftlerin evlenip, ayrı evlere çıkmasını kolaylaştırması ve kadınlar arasındaki yüksek işsizlikle anneliğe daha büyük bir vurgu yapılmasının da nüfus artışında rol oynadığı kaydediliyor.

Avrupa merkezli internet

 

Financial Times Almanya Başbakanı Angela Merkel'in Amerikalı eski istihbarat görevlisi Edward Snowden'ın ifşaatlarından sonra, Amerikan denetimindeki mevcut internet altyapısına alternatif, Avrupa merkezli bir internet için bastırmaya devam ettiğini yazıyor.

 

Merkel'in çarşamba günü Paris'e yapacağı ziyarette bu konuyu gündeme geçireceğini söylediği ve "Fransa'yla yüksek seviyeli verilerin korunmasını nasıl devam ettirebileceğimizi görüşeceğiz. Her şeyden öte Avrupalı servis sağlayıcısı şirketlerle, yurttaşlarımıza nasıl güvenlik sağlayabileceklerini, birinin bir elektronik postayı ya da diğer bilgileri Atlantik Okyanusunu dolaşmadan gönderebilmesini konuşacağız" dediği belirtiliyor.

 

Financial Times, Fransa Cumhurbaşkanı Francois Hollande'ın da geçen haftaki Washington ziyaretinde Snowden'ın ifşaatları ardından "Karşılıklı güveni yeniden tesis ettik" demesine karşın, Paris yönetiminin Avrupa merkezli internet önerilerine sıcak baktığını vurguluyor.

Ancak haberde görüşlerine yer verilen teknoloji uzmanları Avrupa'da alternatif bir internet altyapısı önerilerinin, internetin nasıl çalıştığını ve bazı ABD'li şirketlerin verileri coğrafi anlamda nerede depolarlarsa depolasınlar ABD Ulusal Güvenlik Kurumu NSA'e iletmek için yasal zorunlulukları bulunmasını dikkate almadığı uyarısında bulunuyor.

 

Bugün neredeyse tüm İngiltere gazetelerinde yer bulan haber, Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso'nun İskoçya bağımsızlığı seçtiği takdirde bu ülkenin Avrupa Birliği'ndeki durumuyla ilgili sözleri.

 

Times'taki habere göre Barroso, İskoçya'nın bağımsızlık referandumunda Büyük Britanya'dan ayrılması durumunda tam üyelik için yeniden başvurması gerekeceğini söyledi.

Ancak Barroso, tüm üye ülkelerin onayı gerekeceği için İskoçya'nın üyeliğinin 'neredeyse imkansız' olduğunu vurguladı.

 

Times İskoç bağımsızlık yanlılarının bağımsız İskoçya'nın Avrupa Birliği üyeliğinin en çok 18 ay süreceğini tahmin ettiğini aktarıyor. Ancak Barroso, özellikle bir üye ülkeden ayrılmış bir ülkenin birliğe üyeliğinin zor olduğu görüşünde.

 

Barroso, "Örneğin, İspanya'nın Kosova'nın bağımsızlığının tanınmasına bile karşı çıktığını gördük. Bir üye ülkemizin içinden çıkan bir başka ülkenin tüm diğerlerinin onayını alması imkansız değilse bile çok zor." Diyor.

 

Habere göre İskoçya Başbakan Yardımcısı Nicola Sturgeon Barroso'nun sözlerine şiddetle karşı çıkıyor ve "Kosova'yla yapılan benzetme komik. İskoçya zaten Avrupa Birliği'nde ve 40 yıldır da üye. Barroso'nun haklı bir şekilde söylediği gibi bağımsız İskoçya'nın AB üyeliği İskoç halkının ve diğer üye ülkelerin demokratik isteklerine bağlı, Avrupa Komisyonuna değil. ŞU ana dek hiçbir ülke İskoçya'nın süren üyeliğini veto edeceğini söylemedi" şeklinde konuşuyor.

 

Yalnızlığın özellikle ilerleyen yaşlarda insan ömrüne yaptığı etkiye dair bir araştırma, yine neredeyse tüm basının ilgil gösterdiği haberlerden.

 

Çalışmayla ilgili olarak Independent'ta yer alan habere göre Chicago Üniversitesi'nde yapılan araştırmada kronik yalnızlığın ömrü yüzde 14 oranında, bir başka deyişle yoksulluk ve obezite kadar kısaltabildiği sonucuna varıldı.

 

50 yaşının üzerindeki 2 bin kişiyle altı yıl boyunca yapılan çalışmaya göre kronik yalnızlık sabahları stres hormonu kortisol'un salgılanmasını, bu da kalp krizi riskini arttırıyor. Yalnızlık yüksek tansiyon yaratabiliyor ve bağışıklık sistemini de zayıflatıyor. Kronik yalnızlığın bir başka etkisi de, bu insanların çok daha az derin uyuyabilmeleri. Çalışmayı yürüten ekibin Başkanı Profesör Jon Cacioppo, "İnsanlar yaşlanıp, hareket kabiliyetleri azaldıkça kronik yalnızlık riski artıyor. Bu da insan sağlığını hemen tehdit ediyor. Depresyona girme, bağışıklık sisteminin zayıflaması ve kalitesiz gece uykusundan gelen yorgunluk, bütün bunlar yaşlanmayı hızlandırıyor" diyor.

 

17 Şubat’ta Almanya Bunları Konuşuyor

 

Almanya’da milletvekili Sebastian Edathy hakkındaki soruşturmanın önceden partisinin yöneticilerine sızdırılmasıyla birlikte başlayan siyasi kriz Alman basınında geniş yer buluyor.

 

Sosyal Demokrat Partili milletvekili Sebastian Edathy hakkında savcılık çocuk pornosu bulundurma şüphesiyle soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında milletvekilinin ev ve büroları arandı. Ancak eski hükümette İçişleri Bakanı, yeni hükümette Tarım Bakanı olarak görev yapan Hans-Peter Friedrich'in konuyla ilgili olarak aylar önce SPD yöneticilerine bilgi verdiği ortaya çıktı ve Friedrich istifa etmek zorunda kaldı. Frankfurter Rundschau Gazetesi soruşturmanın gizliliğinin ihlal edilmiş olmasını şu sözlerle yorumluyor:

 

“Edathy/Friedrich vakasının siyasi ve hukukî olarak ele alınmasının ötesinde bir de kamuoyu kültüründe yarattığı sorun var. Berlin cumhuriyetinin korumaya özen gösterdiği, katı bir düzen politikasını yansıtan imajı, adam kayırmacılık ve sırların ifşaatı gibi çirkin arazlarla karşılaşmış durumda. Kuvvetler ayrılığı gibi ulvi ilkelerdeki zedelenme ve kayıplar da cabası. Bu, kesinlikle sadece siyaset kurumuyla ilgili değil. Soruşturmayı yürüten savcılık makamı da ortaya bir bilmece atıyor. En hafifinden savcılığın yeterli hassasiyeti göstermediği söylenebilir. SPD’li siyasetçi Sebastian Edathy’nin çocuk pornosu içeren materyal bulundurduğuna dair soruşturma başlatmaya yeterli şüphe olup olmadığı konusunda…”

 

Milletvekili Edathy'nin ileri sürüldüğü üzere çıplak çocuk fotoğrafları temin etmesinin suç unsuru taşıyıp taşımadığı da tartışma konusu. Mitteldeutsche Zeitung’un bu konudaki yorumu şu şekilde:

 

“Siyasetçilerin her zaman yaptıklarının bir skandala dönüşmesi ihtimalini göz önünde bulundurmaları ve meydana gelen şüphenin yıkıcı etkisini bilmeleri gerekir. Yasa koyucu açısından, edinilen pornografik materyalin cezaya tabi olup olmadığını ayırt etmek zor olabilir. Ancak bu ayrımın hangi sonucu doğuracağından bağımsız olarak, siyasetçi seçimle geldiği görev bakımından daha fazla katlanılamaz hale gelebilir. Bu açıdan bakıldığında Edathy vakası siyasetin dijital yeniliklerle olan ilişkisini gözden geçirmesini gerektiren bir eşik oluşturuyor. Her ne kadar devlet makamlarının suçla mücadelede, siber suçlarda kullanılan teknik yenilikleri kullanmasına razı gelinse de vatandaş özgürlüklerinin kolayca zedelenmesine karşı da önlem alınması gerekiyor. Ortada kanıt olmadığı için Edathy’nin kanıtların yok etmiş olabileceğini söylemek kasıtlı olarak işin kolayına kaçmak oluyor.“

 

Bielefeld’de yayımlanan Neue Westfälische Gazetesi konuyu koalisyon hükümetinin geleceği açısından ele alıyor:

 

“Eski İçişleri Bakanı Hans-Peter Friedrich iyi niyetli konuşmuş. Dediğine göre öyle. Edathy Olayı’nda verdiği bilgilerle yeni hükümetin zarar görmesini engellemek istemiş. Niyeti iyi ama yaptığı doğru değil. Şimdi istifa etmek zorunda kaldı, öncelikle bir SPD milletvekili (Edathy) durumu berbat ettiği ve ikincisi Sosyal Demokratlar kendi aralarında fısıldadıkları için. Friedrich ve Büyük Koalisyon açısından bu bir şanssızlık. Zira elverişsiz alametlerle işe başlıyorlar ve bir güvensizlik oluştu. SPD Meclis Grup Başkanı Thomas Oppermann basın açıklamasında Edathy olayında Friedrich ile konuştuğunu açıklamış olsa da kurban Friedrich oldu. Hristiyan Birlik partileri bunu göz yummayacaktır. Er ya da geç bunun bedelini isteyeceklerdir. Eğer Hrıstiyan Demokratlar biraz kurnazlarsa bu hemen olmayacaktır. Bu jokeri daha sonra kullanmak isteyeceklerdir. Büyük Koalisyon içindeki ilk çatırdama bu.”

 

Hagen’da yayımlanan Westfalenpost Gazetesi istifa etmek zorunda kalan Tarım Bakanı Hans-Peter Friedrich’in partisi Hrıstiyan Sosyal Birlik (CSU) tarafından dayanışma gördüğüne dikkat çekiyor:

 

“Bavyera’da kopan gümbürtü muazzam. Yerel seçimler yaklaşırken Hristiyan Sosyal Birlik Başkanı Seehofer, yönetici pozisyondaki sosyal demokratların bir siyasetçi hakkındaki soruşturma konusundaki tutumları açıklığa kavuşmadan kimseye rahat vermeyecektir. Bu siyasetçi ceza hukuku bakımından olmasa da ahlaki açıdan kendini suçlu duruma düşürdü. Ülkenin güneyindekilerin kendilerini en derin şekilde aşağılanmış hissettiğini, istifa eden tarım bakanıyla dayanışma açıklamaları ortaya koyuyor. Hans-Peter Friedrich kendini feda eden piyon olarak görülüp yüceltiliyor. Şüphe uyandıran bir bakış açısı: Görev sırlarını başkalarıyla paylaşan bir bakan durdurulamıyor. Siyaset kirli bir iştir. Hükümetteki partilerin yönetici konumundaki temsilcileri Edathy Olayı’nda bu (yanlış) kanıyı doğrulamak için ellerinden ne geliyorsa yaptılar. Bir dizi saçmalık ve çelişki bunu besledi.”

 

Suriye 17 Şubat’ta Bunları Konuşuyor

 

Suriye Haber Ajansı(SANA), Halk Meclisi Başkanı Muhammet Cihat el Lahham; Suriye hükümetinin Cenevre 2 Konferansına katılmasının; Suriye halkının çıkarları ya da ulusal ilkelerle ilgili herhangi bir taviz vermek anlamına gelmediğini ifade etti.

 

SANA, Silahlı terör gruplarının Şam Kırsalı ve Deyrezzor’da düzenledikleri saldırılar sonucunda 2 vatandaşımız şehit düştü bir ambulans aracında da maddi hasar meydana geldi.

 

 SANA, Vatan koruyucuları ordu birliklerimiz Şam kırsalının güneyine düşen Beyt Sahm, Yelda ve Babbila beldelerinde vatandaşların can ve mal güvenliğini sağladı.

 

SANA, Haseke İline bağlı Kamışlı Kırsalının Tel Hamis Beldesinde bulunan tahıl silolarına saldırarak halkın tahıllarını çalmaya çalışan teröristler kahraman birliklerimiz tarafından bertaraf edildiler.

 

SANA, Lazkiye iline tabi Ceble Kenti ve Homs Kentinin Akrema Semti ve caddeleri dün ulusal ilkelere ve teröre karşı mücadelede kahraman ordumuza destek sloganlarıyla yankılandı.

 

SANA, Sanayi Bakanı Kemalettin Touma dün İran’ın Şam Büyükelçisi Muhammed Rıza Rauf Şiybani ve ona eşlik eden heyet ile iki ülke arasında sanayi alanındaki ilişkileri daha çok pekiştirme ve ortak yatırımları arttırma olanaklarını masaya yatırdı.

 

SANA, Homs Valisi Talal el Berazi, ulusal uzlaşma dokusunun daha önce olduğu gibi korunmaya ve vatanın yeniden yapılanmasına yardımcı olmada tek yol olduğunu belirtti.

 

SANA, Teşrin Üniversitesi dün “Tekfiri İdeoloji ve Terörle Mücadele” başlıklı bu yılın Diyalogun Dirilişi adlı ilk sempozyumunu düzenledi.

 

SANA, Tahran’da düzenlenecek olan İslam İşbirliği Örgütünde üye ülkelerin Parlamentolar Birliği Konferansının 9. dönem hazırlıkları faaliyetleri içerisinde Suriye’nin katılımıyla dün Müslüman Kadın Parlamenterler Konferansının 3. dönem toplantıları düzenlendi.

 

SANA, Kunaytra Kırsalında, yalan vaatler ve tehditle terör olaylarına karıştıktan sonra yaptıklarından pişmanlık duyan 72 silahlı dün silahlarıyla birlikte ilgili birimlere teslim oldu.

 

SANA, “Arap Ümmeti Gençleri ve Öğrencileri Suriye’nin Savaş ve Teröre Karşı Mücadelesindeki Direnişiyle Beraber” başlığı altında Arap Gençliği Birliği ve Arap Öğrencileri Genel Birliğinin düzenlediği seminer Şam’ın Dama Rose otelinde başladı.

 

SANA, Amerikan istihbaratında eski dilbilimci Scott Ricard, “Doa Koalisyonunun” batı ile Suudi ve Katar’daki petrolcü ortakları, Fransa, İngiltere ve Amerika yanı sıra bölgedeki askeri suç ortakları Ürdün, İsrail ve Türkiye tarafından kurulan bir grup olduğunu belirtti.

 

SANA, Irak güçlerinin başta “Irak ve Şam’da İslam Devleti” adlı terör oluşumu olmak üzere teröre kaşı savaşını sürdürürken teröristlerin hakimiyetleri altına aldıkları Irak’ın batısındaki Enbar Kenti Felluce iline girmeyi bekliyor.

 

İran 17 Şubat’ta Bunları Konuşuyor

 

Cumhuri İslami Gazetesinde İslami İran dışişleri bakanı Muhammed Cevat Zarif'in Arabistan'ın İran yeni büyükelçisini kabulünde, İran'ın Arabistan başta olmak üzere diğer Müslüman ülkelerle ilişkilerini geliştirme zaruretine vurgu yapması, Cenevre-2 müzakerelerinin yanilgisi ardından Batı'nın Suriye karşıtı düşmanca açıklamalarının artması gibi haberlere yer veriliyor. Gazete ayrıca, Cenevre-2 müzakerelerinin yenilgisi konusunda bier değerlendirme yazısını okuyucularla paylaşıyor. Yazıda kısaca şunları okuyoruz:

 

“Cenevre-2 müzakerelerinin ardından Batılı ülkeler, eşgüdümlü olarak, söz konusu müzakerelerin yenilgisinden Şam yönetimini sorumlu tuttu.

 

Bu bağlamda Arap ünlü gazeteci ve yazar Abdülbari Atvan, kaleme aldığı yazısında bazı batılı ülkelerin Cenevre-2 müzakerelerini yenilgiye uğratma konusunda yoğun uğraşlarını değerlendirdi. Söz konusu yazar, kaleme aldığı yazıda Cenevre-2 müzakerelerinin 2 tarafın kendi öncelikleri üzerinde vurgu yapmaları ve görüşlerde derin ihtilaflardan dolayı sonuçsuz kalacağının önceden tahmin edildiğine dikkat çekerek, Suriye yönetimi terörizmle mücadele, abluka altında kalanlara insani yardım ulaştırılması konusuna öncelik verirken, muhaliflerin iktidarı ele geçirme ve geçiş sürecin başlatılmasını ilk adım olarak ileri sürdüğünü kaydetti.

 

Yazının devamında, Şam yönetimi ve muhaliflerin zaman belirmeksizin müzakerelerin devamından yana tavır sergilemeleri, iki tarafın müzakerlerden hala ümidini kesmediğini gösterdiği, fakat Batılı ülkelerin Cenevre-2 müzakerelerinin sonuçsuz kalmasından Suriye yönetiminin sorumlu olduğu yönünde başlattığı ağır karalama kampanyası, Batılı ülkelerin tarafsız davranmayarak  Şam yönetimine karşı hasmane tutumunu açıkça gösterdiği kaydedildi.”

 

Risalet Gazetesinde Filistin İslami Direniş hareketi Hamas'ın NATO güçlerinin Filistin topraklarında konuşlandırılması konusunda uyarıda bulunması, Filistin'lilerin Batı Yaka'da Siyonist rejim karşıtı geniş çaplı protesto gösterisi düzenlemesi, Suriye halkının Şam yönetimi ve Suriye ordusuna destek gösterisi düzenlemesi gibi haberler ön plana çıkarılıyor. Gazetede ayrıca Şam yönetiminin Amerika'nın Cenevre-2 müzakerelerini yenilgiye uğrattığına dair açıklamasını konu eden bir yazı dikkatimizi çekiyor. Yazıda kısaca şunları okuyoruz:

 

“Suriye'nin BM daimi temsilcisi Beşar Caferi Amerika'nın Cenevre-2 müzakerelerini yenilgiye uğrattığını söyledi.

 

Amerika'nın bir taraftan müzakereler devam ederken, diğer taraftan Suriye'deki isyancılara askeri yardımda bulunduğu, bu ise muhaliflerin Şam yönetimine karşı daha da hasmane tutum sergilemesine neden olduğunu kaydeden Caferi, Suriye krizinin siyasi yollardan çözümü konusunda muhaliflerin ciddi olmadığını kaydetti.

 

Şam yönetiminin Cenevre-2 müzakerelerinin 3. turuna ön şartsız katılmaya hazır olduğunu kaydeden Caferi, Suriye yönetiminin ilk önceliğinin Suriye'de terörizmle mücadele olduğu, fakat muhalifler ve onların hamilerinin bu konuda kendilerinden iyi niyet göstermediklerini belirtti.”

 

Cam-I Cem Gazetesinde Irak başbakanı Nuri Maliki'nin Irak aşiretlerinin teröristlerle mücadelede önemli rolünü takdir etmesi, İslami Şura meclisi başkanı Ali Laricani'nin nükleer meselenin karşılıklı iyi niyetle çözülebileceğini söylemesi gibi haberlere yer verilirken, Hemşeri gazetesinde Bahreyn gelişmelerini konu eden bir yazı dikkatimizi çekiyor. Yazıda kısaca şunları okuyoruz:

 

“Bahreyn inkılabının 3. yıldönümünde Bahreyn'li vatandaşlar düzenlediği geniş çaplı gösteride despot Al-I Halife rejimini protesto etti.

 

Fars haber ajansının Maname'den bildirdiğine göre Bahreyn halkı başlattığı inkılabın 3. yıldönümünde düzenlediği gösteride dikta rejim karşıtı slogan atarken, haklı ve demokratik isteklerine ulaşıncaya değin kendi kıyamlarını sürdüreceklerini duyurdu.

 

Öte yandan Al-I Halife rejimi güvenlik güçleri protestoculara şiddetle müdahale ederek, birçok protestocuyu ağır yaraladı.

 

Bu arada Bahreyn Elvifak cemiyeti yayınladığı bildiride despot rejimin halka yönelik baskıcı poltikasını şiddetle kınarken, uluslararası Camiadan duruma müdahale etmesini talep etti.

 

Siyasi gözlemciler Al-I Halife rejiminin halkı bastırmak için Suudi Arabistan başta olmak üzere bazı dış hamilerinin askeri yardımlarından faydanaldığı, fakat şimdiye kadar, halkın her geçen gün yükselen itiraz sesini bastırmakta başarısız kaldığı kanaatindedir.”