31.08.2016 Çin Bunları Konuşuyor

Dışişleri Bakanı Wang, Kırgız Mevkidaşıyla Görüştü

Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, dün Çin'in Bişkek Büyükelçiliği'ne düzenlenen bombalı saldırıya ilişkin olarak Kırgız mevkidaşı Erlan Abdyldaev'le telefon görüşmesi yaptı.

Abdyldaev, görüşmede, Çin'in Bişkek Büyükelçiliği'ne yapılan terör saldırısını en sert dille kınadıklarını ve yaralılara geçmiş olsun dileklerinde bulunduklarını söyledi.

Saldırının ardından, Kırgızistan'ın tüm acil önlemleri aldığını belirten Abdyldaev, olayın soruşturulacağını ve faillerin cezalandırılacağını kaydetti.

Kırgızistan'daki Çin vatandaşları ve kuruluşlarının güvenliğini var güçle garanti edeceklerini vurgulayan Abdyldaev, Çin ile terörle mücadele gibi alanlardaki işbirliğini güçlendirmeye hazır olduklarını dile getirdi.

Dışişleri Bakanı Wang Yi de, saldırıyı en sert dille kınayarak, Kırgızistan'dan olayın aydınlatılmasını ve faillerin cezalandırılmasını, benzer olayların tekrarlanmasının önlenmesini istedi.

Wang Yi ayrıca, ortak güvenlik çıkarlarını korumak için ikili terörle mücadele işbirliğinin derinleştirilmesine devam edeceklerinin altını çizdi.

Putin ve Obama Hangzou Zirvesinde Bir Araya Gelecek

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve ABD Başkanı Barack Obama'nın G20 Hangzhou Zirvesi sırasında bir araya geleceği açıklandı.

Rusya Devlet Başkanı Basın Sekreteri Dmitri Peskov, dün düzenlediği basın toplantısında, Putin ve Obama'nın Zirve sırasında görüşeceğini, görüşmenin baş başa olup olmayacağına ise liderlerin karar vereceğini duyurdu.

ABD Başkanı Ulusal Güvenlik Danışma Yardımcısı Ben Rhodes tarafından daha önce yapılan açıklamada, Beyaz Saray'ın iki lider arasında gayri resmi görüşme olasılığını dışlamadığı belirtilmişti.

Diğer taraftan, Rusya Today Uluslararası Haber Ajansı'nın dün verdiği haberde, G20 Zirvesi sırasında Putin'in AB Komisyonu Başkanı Jean Claude Juncker ve Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk‎ gibi Avrupa liderleriyle görüşme yapmayı planlamadığına işaret edildi.

11. G20 Zirvesi 4-5 Eylül günlerinde Çin'in Hangzhou kentinde yapılacak.

Çin Dünya Genelinde Yapısal Reforma Yön Verecek

G20 Hangzhou Zirvesi büyümenin yapısal reformla hızlandırılmasına odaklanacak. Ancak yapısal reform nedir? Çeşitli ülkelerin yapısal reform konusundaki farklı anlayışları arasında koordinasyon sağlanması gerekiyor. Bu nasıl gerçekleştirilecek? Ya da yapısal reforma kim yön verecek?

Uzmanlar, bu sorulara cevap bulunmasında Çin'in kendi deneyimlerinin yardımcı olabileceğine dikkat çekiyor.

Küresel ekonomik toparlanma yavaş ilerlerken, G20 Zirvesi'nin bu yılki evsahibi Çin, "inovasyon, dinamizm, etkileşim ve kapsayıcılığa dayalı bir dünya ekonomisinin yaratılması" ana temasını ileri sürdü. Çin Halk Üniversitesi Chongyang Finans Enstitüsü Makro Araştırma Bölümü Başkanı Jia Jinjing, Çin'in planında yapısal reformla ilgili yol haritasının açıkça görülebildiği görüşünde. Jia Jinjing bu konuda şöyle konuştu:

"Finansal krizin etkileri 2008 yılından bu yana hala giderilemedi. Batılı ülkelerin aldıkları tedbirler, para ve maliye politikalarına odaklandı. Fakat para ve maliye politikaları dünya ekonomisini şu anki sıkıntıdan kurtaramaz. Yapısal reforma ihtiyaç var. Sadece ve sadece Çin, inovasyonla büyümenin hızlandırılmasına yön gösterebilir."

Yapısal reform, yeni bir ifade değil. Ne var ki, yapısal reform nedir? Fudan Üniversitesi Ekonomi Fakültesi Dünya Ekonomisi Enstitüsü Profesör Ding Chun, bugünlerde sık sık bahsedilen yapısal reformun, endüstri sektörlerinde atılım anlamına geldiğini ifade etti. Profesör Ding Chun şöyle açıkladı:

"Dar anlamıyla yapısal reform, ilgili endüstri sektörlerinde atılım niteliğinde değişiklik gerçekleşmesidir. Örneğin, IT sektöründe gerçekleştirilen atılım, küresel ekonominin yenilenmesine katkı sağladı."

Her ülkenin kendi yapısal sorunları mevcut. Ancak bu sorunlar çok farklı. Dolayısıyla bu konuda ortak paydada buluşulması ön şart niteliği taşıyor.

Çin Çağdaş Uluslararası İlişkiler Akademisi Dünya Ekonomisi Enstitüsü Araştırmacısı Chen Fengying, G20 Hangzhou Zirvesi'nin bu alanda katkı yapabileceğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:

"Meselâ Çin'de, halen üç görevimiz var, bunlar aşırı üretim kapasitesinin devre dışı bırakılması, stok azaltımı ve kaldıraç hafifletilmesi. Bizce, Çin'in yapısal reformu, arz yönlü yapısal reformdur. Bazı ülkelerde belki bu sorun daha ciddi, diğer ülkelerde galiba başka sorunlar daha önemli. Ama ortak paydamız var. G20 Hangzhou Zirvesi bu alanda önemli rol oynayacak."

Aslında çeşitli ülkelerin kalkınmasında en büyük ortak paydanın aranması, yalnızca birkaç büyük ülkenin kalkınma talebiyle sınırlı değil. Geçmişte gayri safi dünya hasılasının yüzde 85'ini oluşturan G20 üyelerinin daha fazla dikkat çektiğini hatırlatan araştırmacı Chen Fengying, bu dikkatin artık küresel nüfusun yüzde 85'ini teşkil eden gelişmekte olan ülkelere dönmesi gerektiğini vurguladı. Chen, bunun Hangzhou'da geçen zirveler temelinde elde edilecek en büyük ilerleme olacağını kaydederek sözlerine şöyle devam etti:

"Güçlü ve dengeli büyüme istiyoruz. Bu, G20'nin hedefi. Ancak bu hedef, sadece G20 üyelerine dayanmakla gerçekleştirilemez. Çünkü yoğun nüfusun G20 kalkınma gündemine dahil edilmesi gerekiyor. Hangzhou Zirvesi'nin en büyük özelliği, 2030 yılı kalkınma gündeminin yer alması. Örneğin, altyapı tesisleri inşası, az gelişmiş ülkelerin sanayileşme sorunu ve saire."

Çin’in Biişkek Büyükelçiliğine Bombalı Araç Saldırısı

Çin'in Bişkek Büyükelçiliği'nde patlama meydana geldi.

Kırgızistan Sağlık Bakanlığı, bomba yüklü araçla gerçekleştirilen saldırıda 1 kişinin öldüğünü, 3 kişinin yaralandığını duyurdu.

Kırgızistan Başbakan Yardımcısı Janysh Razakov yaptığı açıklamada, bir saldırganın bomba yüklü araçla Çin'in Bişkek Büyükelçiliği binasının ana girişine yönelerek bombayı infilak ettirdiğini bildirdi.

Büyükelçilikte görevli 3 Kırgız personel yaralandı. Kırgızistan polisi olay yerinde emniyet tedbirlerini artırdı.

 

31.08.2016 İran Bunları Konuşuyor

Cumhurbaşkanı Ruhani, Kırgızistan Bağımsızlık Günü’nü Kutladı

Ruhani, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Beyk Atambayev’e gönderdiği tebrik mesajında iki ülke yetkililerinin ciddi iradesi sayesinde dostane ilişkilerinin daha çok gelişmesi temennisinde bulundu.

Ruhani mesajında Kırgızistan devleti ve milletine esenlikler temennisinde bulundu.

Cihangiri: Turizmin Canlandırılması Bölgesel İstikrara Katkı Sağlar

Asya İşbirliği Diyalog Birliği Turizm Bakanlarının Tebriz’de düzenlenen oturumunda konuşan Cihaangiri, Ortadoğu bölgesinin ayrıştırıcı ve kinci politikalar sayesinde Selefi ve terörist gurupların cirit attığı bölgeye dönüştüğünü belirterek turizmin artması bölgesel sebata katkı sağlayacağını belirtti.

Cihangiri, ‘’Ortak sorunlar, ortak gereksinimler ve bakış açısı bugün hepimizi yan yana getirmekte ve bu yan yana durma turizmin ortak bir zemin ve sermaye olarak görmemizi sağlamaktadır’’ dedi.

Cihangiri, ‘’Diyalog, karşılıklı ankayış ve işbirliği ekonomik, sosyal, kültürel ve siyasi Allanlarda ülkelere ek potansiyeller yaratabilir ve tüm alanlardaki tehditleri azaltabilir’’ diye konuştu.

Asya İşbirliği Diyalog Birliğinin Asya ülkeleri arasında daha fazla işbirliği ve koordinasyon yaratılması için oluştuğunu ifade eden Cihangiri, Asya kıtasının yeni roller üstlenmesi için gücünün inkar edilemez olduğunu ve bundan dolayı bu birliğin de gelişme yolunda adım atmalarda yapıcı rolü olabileceğini söyledi.

Asya kıtasının son 10 yıllarda ekonomik ve sanayi gelişmesinin bu kıta ülkelerinin uluslararası siyasi, ekonomik ve sosyal alanda rolünün artmasına sebep olduğunu ifade etti.

Cihangiri, Asya kıtasının coğrafi, tarihi, etnisite fazlalığıi doğal cazibelerinde dolayı turizm alanında bir çok potansiyele sahip olduğunu ifade eden Cihangiri, doğru politikalar ve planlama, tecrübelerin paylaşımı, iletişimin kolaylaştırmak, eğitimin artması, turistik cazibelerin tanıtımı, hukuki, ekonomik ve siyasi alt yapının hazırlanması ile turizm alanında sıçrama yapabileceğini vurguladı.

Brucerdi: İran’da Tutuklanan Teröristler, Suudilerin Destekleri İle İlgili Kıymetli Bilgiler Verdiler.

Brucerdi, Lübnan el'Ahd haber sitesine verdiği demeçte, Suudi yönetiminin bölge ve dünyadaki tüm imkanlarını İran aleyhine kullandığını ve bu çerçevede terörist gurupları desteklediğini söyledi.

Brucerdi, İran ve Rusya’nın terörizmle mücadele konusunda işbirliği ile ilgili, ‘’Bağdat ve Şam’da İran-Rusya-Irak ve Suriye ortak ameliyat odaları mevcuttur fakat teröristlere darbe indirmek için daha büyük adımlar atılması gerektiğinde, Rusya’ya Noje’de yakıt ikmalı gibi bazı kolaylıklar sağlamayı onayladık. İran bu kararı milli menfaatleri ve milli güvenliği doğrultusunda ve direniş cephesini desteklemek için almıştır’’ dedi.

Brucerdi, Halep’te çatışmaların artması ile ilgili olarak,’’Bugün ABD politikaları karşısında beş sene direniş sonrası, direniş cephesini güçlenmesi ve terörist cephenin dağılmasına şahidiz. Bugün Suriye hükümeti ve silahlı kuvvetleri teröristler ve onların hamilerinden daha üstün konumdalar’’ diye konuştu.

 

31.08.2016'da Rusya Bunları Konuşuyor

ABD: Türkiye ile YPG arasında arabuluculuk yapmıyoruz

Sputnik'in haberine göre; ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü John Kirby düzenlediği basın toplantısında, son 12-18 saat aralığında TSK ile Kürt gruplar arasında çatışma yaşanmadığını ve bunu memnuniyetle karşıladıklarını söyledi. Kirby, ABD'nin Türkiye ile YPG arasında arabuluculuk rolü üstlenmediğini de kaydetti. Kirby, "Türkiye ile Suriye Demokratik Güçleri arasında çatışma olması IŞİD'e karşı mücadeleye yarar sağlamaz" diye konuştu. Kirby, ABD Savunma Bakanlığı yetkililerinin Suriyeli Kürt grupları barındıran YPG'nin Fırat Nehri'nin doğusuna çekildikleri bilgisini verdiklerini de belirterek "Kürt güçler Fırat Nehri'nin doğusuna geçti. Türkiye'nin ne yapacağına ilişkin bir şey söyleyemem. Ancak, Türkiye'nin o bölgedeki harekatının planlandığı gibi sınırın belirli bir bölümünün korunması için yapıldığını gördük ve bunu oldukça yapıcı buluyoruz" dedi.

YPG'ye Katılan 3 ABD'li Menbiç'te Öldü

Sputnik'in haberine göre; YPG'ye katılan 3 ABD'linin IŞİD'e karşı yürütülen Menbiç operasyonunda öldüğü ve cenazelerinin de ABD'ye gönderildiği iddia edildi. Kuzey Irak Merkezli Rudaw'da yer alan habere göre YPG'ye katılan 3 ABD'li, YPG için savaşırken, Menbiç'te öldü. 3 ABD'linin cenazesinin, Irak'taki Süleymaniye Havalimanı'ndan ABD'ye gönderildiği ileri sürüldü.

 'Cenazeleri Abd'ye Gönderildi' İddiası: Peşhabur Sınır Kapısı Müdürü Şevket Berbuhari'nin açıklamalarına dayandırılan haberde, Menbiç operasyonunda IŞİD'le savaşırken ölen Jordaan Andrew, Well Savage ve Levi Jonson adlı YPG'lilerin cenazelerinin ABD Erbil Başkonsolosluğu'nun temsilcisinin hazır bulduğu bir törenle teslim edildiği iddia edildi. Ciwan Fırat kod adlı Coloradolu Jordaan Andrew'in 13 Ocak'ta YPG'ye katıldığı, 3 Ağustos'ta öldüğü, Amed Kobani kod adlı Well Savage'ın da 07 Ocak 2015'te Süleymaniye'de YPG'ye katıldığı ve 10 Ağustos'ta öldüğü, Agir Şervan kod adlı Nevadalı Levi Jonson Shirli'nin ise 2015'te Süleymaniye'de YPG'ye katıldığı ve 14 Ağustos'ta öldüğü belirtildi.

IŞİD Ankara'da Kiraladığı Evde 30 Çocuğu Eğitiyormuş

Sputnik'in haberine göre; Ankara’da geçen hafta IŞİD’e yönelik gerçekleştirilen operasyonlarda, örgütün 'kitabevi' olarak bilinen 5 katlı bir binayı çocuklara eğitim vermek amacıyla kullandığı ortaya çıktı. IŞİD'den İstanbul'da silahlı eğitim çalışması Yaşları 9 ile 17 arasında değişen 25'ı kız 30 çocuğun bu dairelerde yatılı olarak kaldıkları öğrenildi. Örgüt üyelerinin kitabevi olarak bilinen binayı aylık 4 bin liraya kiraladığı ortaya çıktı. Binada 25'i kız 30 çocuğa eğitim verildiği öğrenildi. Milliyet'ten Paşa Alyurt'un haberine göre, Ulucanlar Caddesi'nde yer alan beş katlı binanın kitabevi olduğuna dair hiçbir ibarenin yer almadığı görüldü. Örgütün eğitim verdiği çocukların yaşlarının 9 ila 17 arasında değiştiği öğrenilirken, burada yatılı olarak kalan çocukların 25'ini kız çocukların oluşturması dikkat çekti. 'Koruma altına alınan' çocukların bazıları ailelerine, bazıları ise aile fertlerinin gözaltında olması sebebiyle yakınlarına teslim edildi.
FETÖ'den Alınan Okullar İmam Hatip Oluyor
Sputnik'in haberine göre; darbe soruşturması kapsamında FETÖ'yle ilişkili olduğu gerekçesiyle el konulan özel ortaöğretim kurumlarının neredeyse tamamı anadolu imam hatip lisesi oldu. İstanbul’da 40 okuldan 17’si İHL, biri fen lisesi olarak yeniden açıldı. FETÖ ile bağlantısı olduğu için kapatılan okulların bir bölümü yeniden açılıyor. Dönüştürülme süreci tamamlanan ortaöğretim kurumlarının neredeyse tamamı anadolu imam hatip lisesi oldu ve okullara 15 Temmuz'da yaşamını yitirenlerin adları verildi. Cumhuriyet'ten Figen Atalay'ın haberine göre, Ankara'da kapatılan okullardan biri 'Çankaya Özel Harekât Şehitleri Anadolu İmam Hatip Lisesi', bir başka okul da 'Milli İrade Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi' oldu. İstanbu'da FETÖ bağlantısı olduğu gerekçesiyle kapanan 40 okuldan 17'si anadolu imam hatip lisesi, biri de fen lisesi olarak yeniden açıldı. Diğer kurumların hangi tür okula dönüştürüleceği henüz belli değil. Ankara'da bu durumdaki okullardan 8'i anadolu imam hatip, 2'si de anadolu lisesine dönüştürüldü. İzmir'de ise 4 yeni anadolu imam hatip lisesi, bir de fen lisesi açıldı.

Bakan Çelik: İstenmeyen Bir Kaza Oldu ve Rus Uçağı Düşürüldü

AB Bakanı Ömer Çelik "İstenmeyen bir kaza oldu ve Rus uçağı düşürüldü" ifadelerini kullandı. Anadolu Ajansı Editör Masası'na konuk olan Çelik şunları söyledi: Rusya ile ilişkiler Avrupa'nın alternatifi değil.
 

31.08.2016'da Rusya Bunları Konuşuyor

ABD: Türkiye ile YPG arasında arabuluculuk yapmıyoruz

Sputnik'in haberine göre; ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü John Kirby düzenlediği basın toplantısında, son 12-18 saat aralığında TSK ile Kürt gruplar arasında çatışma yaşanmadığını ve bunu memnuniyetle karşıladıklarını söyledi. Kirby, ABD'nin Türkiye ile YPG arasında arabuluculuk rolü üstlenmediğini de kaydetti. Kirby, "Türkiye ile Suriye Demokratik Güçleri arasında çatışma olması IŞİD'e karşı mücadeleye yarar sağlamaz" diye konuştu. Kirby, ABD Savunma Bakanlığı yetkililerinin Suriyeli Kürt grupları barındıran YPG'nin Fırat Nehri'nin doğusuna çekildikleri bilgisini verdiklerini de belirterek "Kürt güçler Fırat Nehri'nin doğusuna geçti. Türkiye'nin ne yapacağına ilişkin bir şey söyleyemem. Ancak, Türkiye'nin o bölgedeki harekatının planlandığı gibi sınırın belirli bir bölümünün korunması için yapıldığını gördük ve bunu oldukça yapıcı buluyoruz" dedi.

YPG'ye Katılan 3 ABD'li Menbiç'te Öldü

Sputnik'in haberine göre; YPG'ye katılan 3 ABD'linin IŞİD'e karşı yürütülen Menbiç operasyonunda öldüğü ve cenazelerinin de ABD'ye gönderildiği iddia edildi. Kuzey Irak Merkezli Rudaw'da yer alan habere göre YPG'ye katılan 3 ABD'li, YPG için savaşırken, Menbiç'te öldü. 3 ABD'linin cenazesinin, Irak'taki Süleymaniye Havalimanı'ndan ABD'ye gönderildiği ileri sürüldü.

 'Cenazeleri Abd'ye Gönderildi' İddiası: Peşhabur Sınır Kapısı Müdürü Şevket Berbuhari'nin açıklamalarına dayandırılan haberde, Menbiç operasyonunda IŞİD'le savaşırken ölen Jordaan Andrew, Well Savage ve Levi Jonson adlı YPG'lilerin cenazelerinin ABD Erbil Başkonsolosluğu'nun temsilcisinin hazır bulduğu bir törenle teslim edildiği iddia edildi. Ciwan Fırat kod adlı Coloradolu Jordaan Andrew'in 13 Ocak'ta YPG'ye katıldığı, 3 Ağustos'ta öldüğü, Amed Kobani kod adlı Well Savage'ın da 07 Ocak 2015'te Süleymaniye'de YPG'ye katıldığı ve 10 Ağustos'ta öldüğü, Agir Şervan kod adlı Nevadalı Levi Jonson Shirli'nin ise 2015'te Süleymaniye'de YPG'ye katıldığı ve 14 Ağustos'ta öldüğü belirtildi.

IŞİD Ankara'da Kiraladığı Evde 30 Çocuğu Eğitiyormuş

Sputnik'in haberine göre; Ankara’da geçen hafta IŞİD’e yönelik gerçekleştirilen operasyonlarda, örgütün 'kitabevi' olarak bilinen 5 katlı bir binayı çocuklara eğitim vermek amacıyla kullandığı ortaya çıktı. IŞİD'den İstanbul'da silahlı eğitim çalışması Yaşları 9 ile 17 arasında değişen 25'ı kız 30 çocuğun bu dairelerde yatılı olarak kaldıkları öğrenildi. Örgüt üyelerinin kitabevi olarak bilinen binayı aylık 4 bin liraya kiraladığı ortaya çıktı. Binada 25'i kız 30 çocuğa eğitim verildiği öğrenildi. Milliyet'ten Paşa Alyurt'un haberine göre, Ulucanlar Caddesi'nde yer alan beş katlı binanın kitabevi olduğuna dair hiçbir ibarenin yer almadığı görüldü. Örgütün eğitim verdiği çocukların yaşlarının 9 ila 17 arasında değiştiği öğrenilirken, burada yatılı olarak kalan çocukların 25'ini kız çocukların oluşturması dikkat çekti. 'Koruma altına alınan' çocukların bazıları ailelerine, bazıları ise aile fertlerinin gözaltında olması sebebiyle yakınlarına teslim edildi.

FETÖ'den Alınan Okullar İmam Hatip Oluyor

Sputnik'in haberine göre; darbe soruşturması kapsamında FETÖ'yle ilişkili olduğu gerekçesiyle el konulan özel ortaöğretim kurumlarının neredeyse tamamı anadolu imam hatip lisesi oldu. İstanbul’da 40 okuldan 17’si İHL, biri fen lisesi olarak yeniden açıldı. FETÖ ile bağlantısı olduğu için kapatılan okulların bir bölümü yeniden açılıyor. Dönüştürülme süreci tamamlanan ortaöğretim kurumlarının neredeyse tamamı anadolu imam hatip lisesi oldu ve okullara 15 Temmuz'da yaşamını yitirenlerin adları verildi. Cumhuriyet'ten Figen Atalay'ın haberine göre, Ankara'da kapatılan okullardan biri 'Çankaya Özel Harekât Şehitleri Anadolu İmam Hatip Lisesi', bir başka okul da 'Milli İrade Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi' oldu. İstanbu'da FETÖ bağlantısı olduğu gerekçesiyle kapanan 40 okuldan 17'si anadolu imam hatip lisesi, biri de fen lisesi olarak yeniden açıldı. Diğer kurumların hangi tür okula dönüştürüleceği henüz belli değil. Ankara'da bu durumdaki okullardan 8'i anadolu imam hatip, 2'si de anadolu lisesine dönüştürüldü. İzmir'de ise 4 yeni anadolu imam hatip lisesi, bir de fen lisesi açıldı.

Bakan Çelik: İstenmeyen Bir Kaza Oldu ve Rus Uçağı Düşürüldü

AB Bakanı Ömer Çelik "İstenmeyen bir kaza oldu ve Rus uçağı düşürüldü" ifadelerini kullandı. Anadolu Ajansı Editör Masası'na konuk olan Çelik şunları söyledi: Rusya ile ilişkiler Avrupa'nın alternatifi değil.
 

31.08.2016 Almanya Bunları Konuşuyor

ABD Ve Türkiye Arasında YPG Krizi

DW’in haberine göre; Suriye'nin kuzeyinde Türk birlikleri ile YPG güçleri arasındaki çatışmaların durduğu belirtiliyor. Öte yandan Türkiye Dışişleri Bakanlığı ise ABD'den gelen açıklamalara tepki gösterdi.

Fransız haber ajansı AFP, ABD'li kaynaklara dayandırdığı haberinde Türkiye ile Suriyeli Kürtlerin çatışmaların durması konusunda anlaştığını duyurdu. ABD ordusunun sözcülerinden John Thomas, ajansa yaptığı açıklamada, katılan tüm taraflardan birbirlerine ateş etmemeleri ve IŞİD tehdidine yoğunlaşmaları konusunda teminat aldıklarını söyledi.

Thomas, "Ancak bu önümüzdeki günler için esnek bir söz, umarım taraflar buna bağlı kalırlar" şeklinde sözlerini sürdürdü. Sözcü ayrıca, Türkiye'nin ABD ve Suriye Demokratik Güçleri (SGD) ile "düşmanlığın sınırlandırılması" konusunda da görüştüğünü belirtti.

Ankara'dan tepki

Suriyeli Kürtleri destekleyen ABD, müttefiği Türkiye'nin operasyonlarında IŞİD'i hedef almasını istiyor. ABD Savunma Bakanı Ashton Carter ve ABD Başkanı Barack Obama'nın IŞİD'le mücadele temsilcisi Türkiye'nin IŞİD'in olmadığı bölgelerde çatışmaması yönünde uyarılarda bulunmuştu. Ancak Türkiye Dışişleri Bakanlığı'ndan bu açıklamalara tepki geldi.

Bakanlık açıklamasında "Harekat, Uluslararası Hukuktan kaynaklanan meşru müdafa hakkımız ve Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygı ilkesi çerçevesinde, oradaki terör belası Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını rahatsız etmeyecek noktaya geriletilinceye kadar sürecektir" ifadelerini kullandı.

ABD'nin Fırat'ın batısında herhangi bir PYD-YPG unsuru kalmayacağı yolundaki taahhüdünün bir an önce gerçekleşmesini umduklarını kaydeden Türkiye Dışişleri Bakanlığı, ABD'li yetkililerin operasyonun kapsam ve hedefine ilişkin yaptığı açıklamalarla ilgili ABD'nin Ankara Büyükelçisi nezdinde girişim başlatıldığını vurguladı.

Açıklamada "Bu tarz beyanların hiç bir şekilde kabul edilemez bulunduğu, müttefiklik hukukuyla bağdaşmadığı vurgulanmıştır" denildi.

Erdoğan: YPG'ye operasyonlar sürecek

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise operasyonunun YPG tehdit olmaktan çıkıncaya kadar devam edeceği açıklamasını yapmıştı. 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla yaptığı açıklamada Fırat Kalkanı operasyonuna değinen Erdoğan, "Uluslararası Koalisyon ile işbirliği içinde 24 Ağustos'ta başlatılan Cerablus harekatı, bu kararlığımızın ve irademizin bir yansımasıdır. Operasyonlarımız, DAİŞ (IŞİD), PKK ve onun Suriye kolu YPG gibi terör örgütleri vatandaşlarımız için bir tehdit olmaktan çıkarılana kadar devam edecektir" dedi.

Erdoğan'ın G20 Zirvesi'nin yapılacağı Çin'de 3 Eylül'de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 4 Eylül'de de ABD Başkanı Barack Obama ile görüşeceği açıklandı. Erdoğan'ın görüşmelerinde Suriye'deki gelişmelerin ele alınması bekleniyor.

Hollande'dan Türkiye Ve Rusya'ya Suriye Uyarısı

DW’in haberine göre; Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, Paris'te büyükelçiler toplantısı sonrası düzenlediği basın toplantısında, Suriye'deki duruma ilişkin değerlendirmeler yaptı.

"Türkiye IŞİD'den Ziyade Kürtleri Hedef Alıyor"

Rusya ve Suriye'nin askeri operasyonlarla ülkedeki gerginliği daha da tırmandırmaması uyarısında bulunan Hollande, "Giderek sıklaşan, çelişkili operasyonlar yangının daha da yayılması riskini taşıyor" dedi. Çatışmaların sona ermesi gerektiğini ve müzakerelere gereksinme duyulduğunu belirten Fransa Cumhurbaşkanı, "Barışa giden yol mevcut" diye konuştu. Türkiye'nin Cerablus'ta başlattığı Fırat Kalkanı operasyonuna da değinen Hollande, Türkiye'nin IŞİD'den ziyade Kürt birliklere karşı mücadele ettiğini söyledi.

Putin Paris'e gelecek

Fransa Cumhurbaşkanı, Fransa büyükelçileri ile yaptığı toplantıda Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in ekim ayında Fransa'ya bir ziyaret düzenlemesinin planlandığını da duyurdu. Ziyaretin tarihinin henüz kesinleşmediğini belirten Hollande, eylül ayının başında Çin'de düzenlenecek olan Yirmiler Grubu (G20) zirvesinde Putin ile Suriye konusunu görüşmek istediğini belirtti.

Dünyanın en gelişmiş 20 ekonomisini bir araya getiren G20 Zirvesi, 4-5 Eylül tarihlerinde Çin Halk Cumhuriyeti'nin Hangzhou kentinde düzenlenecek.

Türkiye Vize Takviminde Israrlı

DW’in haberine göre; Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Türkiye'nin vize yükümlülüğünün ekim ayına kadar kaldırılması beklentisi içinde olduğunu yineledi. AB yetkilileri ise koşulların yerine gelmediği görüşünde.

Yunan gazetesi Kathimerini'ye konuşan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye'nin Schengen Bölgesi'nde Türk vatandaşlarına uygulanan vize yükümlülüğünün en geç ekim ayına kadar kaldırılması beklentisi içinde olduğunu söyledi. Mülteci anlaşmasına atıfta bulunan Çavuşoğlu, AB yükümlülüklerini yerine getirmediği sürece, Türkiye'nin yasa dışı göçü tek başına durduramayacağını belirtti.

Türkiye ile AB arasında mart ayında varılan mutabakat kapsamında, Türkiye'nin Ege'deki Yunan adalarına yasa dışı geçen sığınmacıları geri kabul etmesi karşılığında, Türk vatandaşlarına Schengen Bölgesi'nde vize yükümlülüğünün kaldırılabileceği sinyali verilmişti. Geri alınan her bir sığınmacı karşılığında, AB'nin Türkiye'den legal yollardan bir Suriyeliyi kabul etmesi üzerinde uzlaşmaya varılmıştı. Türkiye bir süre önce vize serbestisinin ekim ayının sonuna kadar sağlanmaması durumunda, mülteci anlaşmasının feshedilebileceği yönünde gözdağı vermişti.

Ancak vize muafiyeti, taraflar arasında tartışma yaratmaya devam ediyor. Türkiye'nin henüz vizenin kaldırılması için şart koşulan 72 kriteri yerine getirmediğini ifade eden yetkililer, ekime kadar vize muafiyetinin sağlanmasına soğuk yaklaşıyor.

 

31.08.2016 Amerika Bunları Konuşuyor

“Hem Türkiye Hem de Suriye Demokratik Güçleri IŞİD’e Karşı Savaşta Kritik Öneme Sahip”

Voice Of America’nın haberine göre; ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı Joseph Votel, hem Türkiye hem de Suriye Demokratik Güçleri’nin IŞİD’e karşı savaşta “kritik” önem taşıdığını söyledi.

Votel, Pentagon’da düzenlediği brifingde, Türkiye’nin ABD’ye Suriye’deki Kürt güçleri desteklemeye son vermesi yolunda yaptığı çağrı sorulduğunda, “IŞİD’e karşı savaşımıza yardım etmede hem Türkiye hem de Suriye Demokratik Güçleri’ne güveniyoruz. İkisi de (bu savaşta) kritik önemde” dedi.

Türkiye’nin IŞİD’le mücadelede sağladığı katkılarla olağanüstü önemli bir rol oynadığını, IŞİD’e karşı sınırdaki operasyonlarının da çok önemli olduğunu ve bundan memnuniyet duyduklarını ifade eden Votel, “Aynı zamanda Suriye Demokratik Güçleri’nin katkılarına da değer veriyoruz. Onlar da bölgedeki IŞİD tehdidine karşı koymada bizim iyi bir ortağımız oldu” diye konuştu.

Votel, “ana tehdit” IŞİD’le savaşmada iki tarafla da birlikte çalışmaya devam edilmesi gerektiğini belirtti.

“Türkiye’nin sınır boyunca düzenlediği operasyonlar bize olağanüstü derecede faydalı oldu ve IŞİD’e karşı savaşta koalisyon olarak tam da ihtiyacımız olan birşey” diyen Votel, IŞİD’e karşı iyi bir ivmenin yakalandığını, bunun devam ettirilmesi gerektiğini söyledi.

“Kürtler Büyük Oranda Fırat’ın Doğusunda”

Votel, bir gazetecinin, “Eğer Kürtler Fırat’ın doğusuna çekilmezse ABD’nin desteğini kaybedecekler mi?” şeklinde sorusu üzerine şunları söyledi:

“Tüm taraflara desteğimizin IŞİD’e odaklanılmasına bağlı olduğunu net biçimde belirttik ve bu böyle devam edecek. Tüm ortaklarımızın bu aşamada IŞİD’e odaklanmayı sürdürmesine çalışıyoruz. Birbirleriyle çatışmaları faydalı değil, bunu istemiyoruz, bunu önlemek için uğraşıyoruz. Suriye Demokratik Güçleri içerisindeki Kürtler büyük oranda şu anda Fırat’ın doğusunda. Bize taahhütlerine uydular.”

Votel, Suriye Demokratik Güçleri’nin sadece Kürtler’den oluşmadığına, içerisinde Araplar, Türkmenler ve diğer grupların da olduğuna dikkati çekti.

“Çatışmalar Kabul Edilemez”

ABD yönetimi, Türk askerleriyle Kürtlerin öncülüğündeki Suriye Demokratik Güçleri’yle bağlantılı birimler arasında çatışmaların “kabul edilemez” olduğunu belirterek, tüm taraflara aralarında çatışmayı kesmeleri çağrısında bulundu.

Pentagon Sözcüsü Peter Cook, Cerablus’un güneyindeki çatışmalara dair Amerika’nın Sesi’nin sorusuna verdiği yanıtta, “Burası zaten kalabalık bir savaş alanı” ifadesini kullandı.

IŞİD militanlarının, çatışmaların meydana geldiği bölgelerde artık bulunmadığını ifade eden Cook, “ABD, IŞİD’e karşı operasyonlarda Türkiye’yi desteklemeye hazır ama örgütü yenilgiye uğratmada Kürtlerin öncülüğündeki güçlere de tam destek veriyor,” dedi.

Cook, ABD olarak ne Türkiye’nin Cerablus’un güneyindeki eylemleri ne de bölgedeki Türk güçlerine ateş açılmasında bir dahiliyetlerinin bulunmadığını vurgulayarak, “Bunlar ABD güçleriyle koordine edilmedi ve desteklemiyoruz” diye konuştu.

IŞİD’e karşı savaşta birlik olunması ihtiyacının tekrar altını çizen Cook, koordine edilmemiş operasyonlar ve manevraların IŞİD’in işine yarayacağı uyarısını da yineledi.

Savunma Bakanı Ashton Carter da dün Türkiye’ye IŞİD’e odaklanma ve Suriye Demokratik Güçleri’yle çatışmaya girmeme çağrısında bulunmuştu.

ABD, YPG güçlerinin Menbiç operasyonunun ardından Fırat’ın doğusuna geri çekilecekleri taahhüdünde bulunduğunu belirtiyor. Carter, bu güçlerin “Doğuya çekileceğini ve çekilmekte olduklarını” söylerken, çatışmaların önlenmesi amacıyla SDF’nin farklı unsurlarının nerede olduklarının tespiti için Türkiye ile temas halinde olduklarını aktarmıştı.

Birleşmiş Milletler’in Yeni Genel Sekreteri Kim Olacak?

Voice Of America’nın haberine göre; Birleşmiş Milletler Genel Sekreterlik görevini 2016 yılı sonunda tamamlayacak Ban ki–Moon’un yerine göreve gelecek yeni genel sekreter için seçim süreci devam ediyor.

Beşi kadın on adayın yarıştığı genel sekreterlik seçimleri sürecinde, yeni Birleşmiş Milletler Genel Sekterini belirlemek için, Güvenlik Konseyi’nde dün üçüncü gizli temayül oylaması yapıldı.

Güvenlik Konseyi’nde yapılan kapalı oturumda gerçekleşen son oylamada, üye 15 ülke on yeni genel sekreter adayı için olumlu, olumsuz ve çekimser olmak üzere üç ayrı gizli oy kullandı.

Guterres Önde Gidiyor

Birleşmiş Milletler diplomatik kaynaklarından elde edilen bilgiye göre son yapılan oylamada, eski Portekiz Başbakanı ve eski Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiseri (UNHCR) Antonio Guterres, en fazla destek oyunu aldı.

Daha önce yapılan ilk iki oylamada da, Güvenlik Konseyi’ne üye ülkelerin destek oylarını alarak birinci olan Guterres, son yapılan oylamada da 11 destek oyu aldı. Guterres’in aleyhine üç ülke olumsuz oy kullanılırken bir ülkede çekimser oy kullandı.

Diplomatik kaynaklar, Güvenlik Konseyi’nde gizli olarak yapılan üç temayül oylamasında da öne çıkan Guterres’in, Birleşmiş Milletler’ in yeni genel sekreteri olmasının büyük bir ihtimal olduğu görüşünde birleşiyorlar.

Son yapılan oylamada, Slovakya Dışişleri Bakanı Miroslov Lajcak da ikinci oldu. Güvenlik Konseyi üyesi ülkeler Lajcak’a 9 destek, 5 olumsuz, bir de çekimser oy verdi.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreter adayı UNESCO Başkanı Bulgar İrina Bokova, Sırbistan eski Dışişleri Bakanı Vuk Jeremic ve Arjantin Dışişleri Bakanı Susanna Malcorra ise 7'şer destek oyu aldı. Bokova ve Jeremic'e 5'er ülke olumsuz oy kullanırken, Malcorra'ya 7 ülke hayır oyu verdi.

Başkent Washington 51'inci Eyalet Olmak İstiyor

Voice Of America’nın haberine göre; Washington sakinini Josh Burch, 1776‘dan bu yana süregelen ‘temsil hakkı yoksa vergi de yok’ sloganını çok iyi biliyor.

Çünkü nüfusu 700 bin olan Washington'da, Washingtonlular gelir vergisi ödemelerine rağmen daha 1961’e kadar başkanlık seçimlerinde oy kullanamıyordu. Washington DC’nin Kongre’de hala oy hakkı olan temsilcisi yok. Ancak gölge senatör ve milletvekilleri, Kongre’de tartışmalara katılabiliyor.

Washington Belediye Başkanı’nın da desteklediği Eyalet Statüsü Kazanma Hareketi, başkent halkının oy verme ve Kongre’de temsil hakkı için mücadele ediyor.

Anayasa, yüzölçümü 26 kilometrekareden daha küçük olan Washington DC’deki Kongre’ye Amerika’yı yönetme yetkisi veriyor.

Gölge senatör Paul Strauss’a göre DC halkının tüm haklara kavuşmasının en iyi yolu, eyalet statüsü kazanmak. Strauss, ”Başkentliler orduda görev yapıyor, vergilerini ödüyor, kamu hizmeti yapıyor. 50 eyalette yaşayan vatandaşlarla aynı haklara sahip olmamaları büyük haksızlık” diye konuşuyor.

Eyaletlik statüsü kazanma yanlıları, DC’den daha az nüfusa sahip olmasına rağmen Vermont ve Wyoming’in Senato’da daha kalabalık olan New York ve California’la aynı temsil hakkına sahip olduğuna dikkati çekiyor.

Ancak DC’nin eyalet olmasına karşı çıkanlar da var.

Cato Enstitüsü adlı düşünce kuruluşunun Anayasa Araştırmaları Merkezi Direktörü Roger Pilon’a göre DC’yi eyalet yapmak, anayasaya aykırı. Buna göre fderal hükümetin yeni bir eyalet kurma yetkisi yok.

DC’li seçmenler, belediye seçimlerinde her zaman Demokrat Partili adayları seçiyor. Demokrat Parti eğilimli DC’nin eyalet olması, Kongre’deki Demokratlar’ın sayısının artması anlamına gelir.

Eyalet olma tartışması, Kasım ayındaki başkanlık seçimiyle aynı gün yapılacak referandumda yeniden gündeme gelecek. Eyalet olması durumunda District of Columbia, yani Columbia Bölgesi’nin adı, New Columbia yani Yeni Columbia olarak değişirken Beyaz Saray ve Kongre’nin bulunduğu bölge, bu kapsamın dışında bırakılacak.

 

31.08.2016 İngiltere Bunları Konuşuyor

TSK: Cerablus'un Batısında 1 Tank Vuruldu

BBC’nin haberine göre; Türk Silahlı Kuvvetleri, Suriye'nin Türkiye sınırındaki Cerablus kasabasının batısında bir takın vurulduğunu, 3 askerin yaralandığını açıkladı.

TSK'nın açıklamasında "Teröristlerce atılan bir roket sonucu bir tankımız hafif hasar görmüş, üç kahraman silah arkadaşımız yaralanmıştır. Bölgede teröristlere karşı operasyonlar devam etmektedir" denildi.

TSK'nın, ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerinin de destğeiyle geçen Salı günü başlattığı "Fırat Kalkanı" operasyonuyla IŞİD Cerablus'tan çıkarılmış ve kasaba muhalif Özgür Suriye Ordusu'nun eline geçmişti.

Kasabanın güneyindeki Menbic ise ana gövdesini Kürt YGP'nin (Halk Savunma Birlikleri) oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri'nin elinde.

ABD: Çatışmazlıkta Anlaşıldı

BBC’nin haberine göre; ABD Merkez Komutanlık Sözcüsü Albay John Thomas, Suriye'nin kuzeyinde Türkiye ve Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) çatışmasızlık üzerine anlaştığını belirtti.

Fransız Haber Ajansı AFP'ye konuşan Amerikalı askeri yetkili Thomas, "tüm taraflardan birbirlerine ateş etmeye son verme ve IŞİD tehdidine odaklanmaya dair garanti aldıklarını" söyledi.

Thomas, "Bu en azından önümüzdeki birkaç gün için geçerli gevşek bir anlaşma ve bunun sağlamlaştırılacağını umuyoruz" dedi.

Thomas, Türkiye ve SDG'nin ABD aracılığıyla iletişim kurduğunu belirtti.

Reuters'a konuşan, Türk ordusunun desteklediği muhalif gruplardan birinin komutanı ise, ateşkes anlaşması yapılmadığını ve kısa bir ara verilen operasyonların yeniden başlayacağını söyledi.

SDG'ye yakın kaynaklar da, Türkiye ile SDG bağlantılı Cerablus Askeri Meclisi arasında ateşkes üzerine anlaşıldığını açıkladı.

'Anlaşma Yok'

Ancak Türk ordusuyla birlikte operasyonda yer alan muhalif gruplardan birinin komutanı Reuters haber ajansına, "Anlaşma yok. Ateşkes yok. Ancak bir süredir süren bir ara var" dedi ve operasyonların kısa süre sonra yeniden başlayacağını söyledi.

ABD Savunma Bakanlığı'ndan hafta başında yapılan açıklamada, Türk Silahlı Kuvvetleri ve müttefiki olan bazı muhalif gruplarla ile SGD'ye bağlı birlikler arasında yaşanan çatışmalardan kaygı duyulduğu belirtilmişti.

Hükümet yetkilileri ise YPG'nin Fırat Nehri'nin doğusuna geçmesi gerektiğine dair taleplerini tekrarlamıştı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da operasyonların DAİŞ, PKK ve YPG tehdit olmaktan çıkana dek devam edeceğini söylemişti.

Darbe Girişimi 'Türkiye Ve Katar'ı Daha Da Yakınlaştırdı

BBC’nin haberine göre; "Katar Emiri'ni zikretmem gerekir. Sürekli aradı."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra yaptığı açıklamalarda, Katar'ın tavrını bu ve benzeri sözlerle övmüştü.

Erdoğan sık sık uluslararası kamuoyunun darbe girişimine yönelik tavrını eleştirirken bazı ülkelerinse kendilerine 15 Temmuz gecesinden başlayarak verdiği destekten memnun olduğunu vurguluyor.

Katar, Erdoğan'ın bahsettiği bu ülkelerin en önemlilerinden biri.

Darbe Girişiminin Etkisi

Türkiye ve Katar yönetimleri son yıllarda ilişkilerini geliştiriyor.

15 Temmuz darbe girişimi ardından bu ilişki daha da derinleşiyor gibi görünüyor.

Fransız Haber Ajansı AFP'ye konuşan, ABD'deki Rice Üniversitesi'nden Kristian Coates Ulrischsen, "Bu (Katar'ın hükümete destek açıklaması), Türkiye'deki durumun hâlâ son derece belirsiz olduğu bir zamanda sergilenen önemli bir siyasi destek gösterisiydi. Ve bu, hem darbe girişimi sırasında hem de sonraki haftalarda Batı başkentlerinden gelen soğuk açıklamalarla keskin bir şekilde çelişiyordu" diyor.

Türkiye'nin Katar Büyükelçisi Ahmet Demirok, darbe girişiminin bastırılmasından kısa bir süre sonra düzenlediği bir basın toplantısında Katar'a teşekkür etti.

Başkent Doha'daki Türk yetkililer, bu ayın başında ise büyük bir otelde iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilere odaklanan bir resepsiyon verdi.

AFP'ye konuşan Demirok, "Katar'la çok güçlü bir ilişkimiz var. Tarihimizde Katar'la sorun bulunmuyor. Kültürel ve siyasi yakınlıklar var. İki ülke halkı birbirine çok yakın ve liderlerimiz arasındaki ilişkiler mükemmel" diyor.

Katar'daki Otoyol Projesi Ve Digitürk'ün Satışı

24 Ağustos'ta ise Doha ve Ankara arasında ikili anlaşmalar imzalandı.

Bundan bir gün önce Tekfen Holding'e ait bir şirket, Katar'ın kuzeyinde, 2 milyar dolarlık 10 şeritli bir otoyol inşaatı projesinin ön protokolünü imzaladı.

26 Ağustos'ta ise Digiturk'ün Katar sermayeli beIN Media Group'a satışının tamamlandığını açıklandı.

Türkiye'nin verilerine göre iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2013'te 769 milyon dolarken 2015'in sonunda 1.26 milyar dolara ulaştı.

Doha ve Ankara arasında ekonomik olduğu kadar siyaset ve güvenlik alanında da yakınlaşma yaşanıyor.

Katar da Türkiye de; Libya'da isyancıları, Mısır'da Müslüman Kardeşler'i ve Suriye'de Esad yönetimi karşıtı grupları destekledi.

Türkiye'nin Katar'da Askeri Üssü Var

Son yıllarda iki ülke arasında imzalanan güvenlik anlaşmasının sonucu olarak Türkiye Katar'da bir askeri üs kurdu.

AFP'ye konuşan, İngiltere'deki Durham Üniversitesi'nden Christopher Davidson, "Katar-Türkiye ekseninin önemli bir ortak zemine sahip olduğunu düşünüyorum" diyor ve şöyle devam ediyor:

"İkisi de, gündemlerini zorlamak için içeride ve dışarıda siyasi İslam'ı büyüttü. İkisi de rakip güçlere karşı gelmek için birbirini faydalı birer müttefik olarak görüyor."

 

Erdoğan Ve Obama 4 Eylül'de Görüşecek

BBC’nin haberine göre; Beyaz Saray, ABD Başkanı Barack Obama ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Çin'de düzenlenecek olan G-20 zirvesi kapsamında resmi bir görüşme yapacağını açıkladı.

4 Eylül'de gerçekleşeceği görüşmede, 15 Temmuz darbe girişiminden bu yana iki lider ilk kez yüz yüze görüşecek.

Obama'nın ulusal güvenlik danışmanlarından Ben Rhodes, Türkiye'nin Suriye'deki askeri harekâtının da Obama – Erdoğan görüşmesinde gündeme geleceğini ifade etti.

Rhodes, Türkiye'nin Cerablus'u IŞİD'in elinden almak için başlattığı harekâtı desteklediklerini, ancak Türkiye'nin desteklediği Suriyeli muhaliflerin Cerablus'un güneyine inerek Kürt silahlı gücü YPG'yi de içinde barındıran Suriye Demokratik Güçleri'yle (SDG) çatışmasını desteklemediklerini ifade etti.

Geçen hafta Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 'Fırat Kalkanı' adını verdiği Suriye harekâtının başladığı gün ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden Ankara'ya giderek Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım ile temaslarda bulunmuştu.