22.08.2016'da İngiltere Bunları Konuşuyor

Robert Fisk: Erdoğan, Esad ile Barışmaya Hazırlanıyor

BBC'nin haberine göre; Independent gazetesinin Orta Doğu muhabiri Robert Fisk, Gaziantep saldırısı ve Türkiye-Rusya ilişkileriyle ilgili makalesinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ile olan eski dostluğunu yenileyeceğini yazıyor.

Deneyimli Orta Doğu muhabirine göre Türkiye Cumhurbaşkanı, Rusya'ya yaptığı ziyaretin ardından, Esad'la "yeniden dostluk kurmaya" daha yakın.

Fisk'in "Türkiye'nin düşmanlarından oluşan kara listesi büyürken, Erdoğan Suriye'de Putin ile birlikte hareket etmeye hazırlanıyor" başlığını taşıyan makalesi, "Sultan, Şam Aslanı ile eski dostluğunu yenilemeyi düşünüyor olabilir mi? Emin olun, düşünüyor" ifadesiyle başlıyor.

Gaziantep'teki Saldırı İngiliz Basınının Da Gündeminde

BBC'nin haberine göre ;Gaziantep'te 51 kişinin hayatını kaybettiği saldırıyı hatırlatan Fisk, hükümetin katliama tepkisinin, Erdoğan'ın yabancı düşmanlar listesindeki önceliklerini de gösterdiğini belirtiyor:

"Cumartesi akşamı yaşanan saldırıdan hızla IŞİD sorumlu tutuldu. Ama ardından Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Türkiye'yi hedef alan 'terör örgütleri' listesini genişletti: PKK, IŞİD ve Erdoğan'ın darbe girişiminin arkasında olmakla suçladığı sürgündeki, tuhaf din adamı Fethullah Gülen ile destekçileri.

"Bu, bir düğünde yaşanan katliam için oldukça uzun bir liste. Ve tüm bu 'teröristlerin', darbe girişiminin ardından bizzat lime lime olmuş olan polis gücü ve ordu tarafından yenilgiye uğratılmak zorunda olduğunu varsaymalıyız."

"Türkiye'nin kara listesi kendi içinde gariplikler barındırıyor. Türkiye PKK'yı IŞİD'le aynı kara listeye koyuyor. Aynı zamanda Suriye'nin kuzeyinde IŞİD ile savaşan YPG'yi de, PKK ile eş tutuyor. Aynı YPG, ABD'nin havadan desteğiyle IŞİD'e karşı savaşıyor.

"Daha da ilginci şu; listede Erdoğan'ın son 4 yıldır yok etmeye çalıştığı Esad yönetimi yok."Fisk'e göre bunun en büyük nedeni, Türkiye'nin Rusya ile ilişkileri normalleştirme adımı atmış olması ve Erdoğan'ın iki hafta önce yaptığı Rusya ziyareti…

"Suriye rejiminin Gaziantep'teki saldırıyla doğrudan ilişkisi olduğuna çok az sayıda Türk inanacaktır. Ancak St. Petersburg'a Çar Vladimir'i görmeye gittikten sonra Sultan Erdoğan, düşmanlarının sayısını azaltması gerektiğinin farkına varmış gibi görünüyor.

"Ankara ile Şam'ın – iki tarafın da güvendiği kişiler aracılığıyla- gizlice görüştüğüne dair haberler ise Türkiye'deki Suriyeli muhalifleri paniğe sürüklüyor.

"Şu açık ki Erdoğan'ın yeni Rusya sevgisinin bir bedeli var. Çar, Esad'a olan sevgisini ve ordusuyla destek verdiği [Esad] hükümetinin yıkılması girişiminde Türkiye'nin oynadığı rolü gündeme getirmiştir. Sultan bu yüzden Şam Aslanı ile olan eski dostluğunu yenilemeye çalışıyor olabilir mi? Bundan emin olun."

Fisk, makalesinde şu benzetmeyi de yapıyor:

"Erdoğan, Gaziantep saldırısıyla ilgili kimi suçlarsa suçlasın, artık normal hale gelen bu vahşetin, kendi vermiş olduğu Suriye Savaşı'na dahil olma kararının doğrudan sonucu olduğunu görmek zorunda.

"IŞİD ile 'masa altından yaşadığı yakınlaşan', Kürtlerle savaşı yeniden başlatan ve eski ortağı- yeni ezeli düşmanı Gülen tarafından planlanan darbe girişiminden sağ çıkan Erdoğan'ın yönettiği Türkiye, Pakistan'ın 1980'lerin başlarında Afganistan'a en çok mücahit gönderen ülke olduğu zamanlardaki haline her geçen gün biraz daha fazla benziyor.

"Savaş sona erse bile Suriye'nin bir daha asla eski Suriye olmayacağı söyleniyor. Ama gerçek şu ki Türkiye de bir daha eski Türkiye olamayacak.

"O gün geldiğinde Türkiye'nin cumhurbaşkanının kim olduğunu görmek ilginç olacak."

Financial Times: Gülencilerin Temizliği Güvenliği Baltalıyor

BBC'nin haberine göre ;Gaziantep saldırısına yer veren gazetelerden FT, son saldırıda şüphelerin IŞİD üstünde yoğunlaştığını, ancak 15 Temmuz darbe girişiminden bu yana PKK'nın da yaklaşık 20 saldırı yaptığını yazıyor.

FT'ye göre "Ordu ve istihbarat servisi Fethullah Gülen destekçilerini temizleme göreviyle boğuşurken, saldırılar da artıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve hükümeti, ordu ve bürokrasiyi 'Gülencilerden' temizlemeye çalışırken, diğer düşmanlar da şiddet dolu eylemlerini artırmak için bunu bir fırsat olarak kullanıyor."

Gazeteye konuşan Londra merkezli risk danışmanlığı kuruluşu Maplecoft'tan Anthony Skinner, ordu, istihbarat servisi ve polis gücünde yapılan 'temizliğin', bu kurumları zayıflattığını söylüyor.

Gaziantep saldırısıyla ilgili olarak Guardian'a konuşan CHP milletvekili Akif Ekinci ise hükümetin IŞİD, PKK ve Gülencileri eşit terör tehdidi olarak görmesinin büyük bir stratejik hata olduğunu ve her grupla mücadele için özel bir yol belirlenmesi gerektiğini söylüyor.

Başbakan Yıldırım: AB, Mülteci Anlaşmasını Uygulamıyor

Times, Başbakan Binali Yıldırım'ın, önde gelen uluslararası basın kuruluşlarına verdiği ortak röportajda, Avrupa Birliği'ni mültecileri kandırmakla suçladığını yazıyor.

Yıldırım, Türkiye ile AB arasında Mart ayında imzalanan mülteci geri kabul anlaşmasının koşullarının AB tarafından karşılanmadığını, Türkiye'nin sabrının taşmak üzere olduğunu belirtiyor.

Başbakan Yıldırım'ın dikkat çektiği noktalar şöyle:

Avrupa, 100 bin Suriyeli alması gerekirken, sadece bin Suriyeli mülteciyi kabul etti

AB Türkiye'ye söz verdiği 3 milyar euro'yu göndermedi

Türkiye, İncirlik Üssü'nü Rus uçaklarına açabilir

Beşar Esad Suriye'deki geçiş hükümetinde yer alabilir ancak sonunda görevi bırakmalı.

Dış politikadaki değişimin bir parçası olarak İsrail ve Mısır ile ilişkiler onarılacak.

22.08.2016'da Amerika Bunları Konuşuyor

ABD Gaziantep’deki Saldırıyı Kınadı

VOA'nın haberine göre; ABD, Gaziantep’te 51 kişinin yaşamını yitirdiği terör saldırısını şiddetle kınadı.

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Sözcüsü Ned Price, yaptığı yazılı açıklamada, “ABD, Gaziantep’te dün düzenlenen terör saldırısını en güçlü şekilde kınar. Bu barbarca eylemin sorumluları, utanmaz ve alçak biçimde bir düğünü hedef alarak çok sayıda kişiyi öldürdü ve yaraladılar” ifadesini kullandı.

Amerika olarak dua ve düşüncelerinin saldırıda hayatlarını kaybedenlerin aileleri ve sevdikleriyle olduğunu, yaralıların bir an önce sağlıklarına tekrar kavuşmasını dilediklerini belirten Price, açıklamasına şöyle devam etti:

“Türkiye halkı terörizmin her türlüsü karşısında demokrasiyi savunurken onların yanındayız. Türk yetkililerle yakın temas halindeyiz. (ABD) Başkan Yardımcısı Joe Biden, terör belasına karşı koymada değerli NATO müttefikimiz ve ortağımız Türkiye ile birlikte çalışma kararlılığımızı yeniden teyit etmek için 24 Ağustos Çarşamba günü Ankara’yı ziyarat edecek.”

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mark Toner da, ABD’nin Gaziantep’te bir düğünü hedef alan bu “çirkin saldırıyı” kuvvetle kınadığını belirterek, saldırıda yaşamlarını yitirenlerin dostları ve ailelerine başsağlığı, yaralılara acil şifa diledi.

Toner yazılı açıklamasında, “Müttefik ve ortağımız Türkiye’nin yanındayız ve ortak tehdit terörizmi yenilgiye uğratma kararlılığımızı tekrak teyit ediyoruz” ifadesini kullandı.

ABD’nin Ankara Büyükelçisi John Bass da, Gaziantep’deki “barbarca saldırıyı” kınarken, Türkiye’ya olan desteklerini ifade etti ve ortak tehdit terörizmi yenilgiye uğratmada birlikte yakın çalışmayı sürdürme sözü verdi.

Obama’yı Tatil Sonrası Yoğun Bir Gündem Bekliyor

VOA'nın haberine göre ;ABD Başkanı Barack Obama, ailesiyle birlikte Atlantik Okyanusu kıyısındaki Martha’s Vineyard kasabasında geçirdiği 16 günlük tatilini noktalayarak Washington’a dönüyor. Obama’yı tatil sonrasında sel felaketinin vurduğu Louisiana’yı ziyaret, Asya turu ve Demokrat başkan adayı Hillary Clinton’ın kampanyasına destek dahil yoğun bir gündem bekliyor.

Obama, ay başından bu yana eşi Michelle Obama ve kızları Malia ve Sasha ile birlikte ülkenin kuzeydoğusundaki Massachusetts eyaletinde varlıklı Amerikalıların favori tatil mekanlarından Martha’s Vineyard’daydı. Obama burada vaktini bolca golf oynayarak, ailesi ve dostlarıyla yemek ve yürüyüşlerle geçirdi.

Başkan Obama, Washington’a dönüşünün ardından bu hafta Salı günü sel felaketi yüzünden 13 kişinin hayatını kaybettiği, binlercesinin de evsiz kaldığı güney eyaleti Louisiana’ya gidecek.

Clinton’ın seçimlerdeki rakibi Cumhuriyetçi başkan adayı Donald Trump, eyaleti geçen Cuma ziyaret etmişti. Obama eyaletin en kötü durumdaki kesimlerine federal fon desteği sağlasa da, selde evlerini kaybedenleri ziyaret için tatilini yarıda kesmemekle eleştirilmişti.

Bin Ladin Operasyonunu Anlatan Kitabın Yazarına Para Cezası

VOA'nın haberine göre; El Kaide lideri Usame bin Ladin’in 2011’de Amerikalı komandolarca düzenlenen baskında öldürüldüğü operasyona katılan eski deniz komandosu, bir yıl sonra olayı anlattığı kitabı yüzünden 6,6 milyon dolar para ödemeye mahkum oldu.

‘No Easy Day: The Firsthand Account of the Mission that Killed Osama bin Laden’ ya da Türkçe adıyla ‘Kolay Olmayan Bir Gün: Usame bin Ladin'i Öldürme Görevinin İlk Ağızdan Anlatımı’ adlı kitabın yazarı Matt Bissonnette, hem operasyona katıldığı sırada kabul ettiği gizlilik yeminini ihlal etmek, hem de yazdığı bilgileri ABD Savunma Bakanlığı’na onaylattırmadan baskıya vermekle suçlanıyor.

Kitabı Mark Owen takma adıyla yazan Matt Bissonnette, kitaptan edindiği tüm kazancı ve kitabın film hakkını Amerikan hükümetine devretmek zorunda. Bissonnette’in 7 milyon dolara yakın bu miktarı ödemek için dört yılı bulunuyor.

22.08.2016'da Rusya Bunları Konuşuyor

Komsomolskaya Pravda Gazetesi, Rusya'nın Terörle Mücadele Operasyonları İçin İncirlik Üssü'ne Gereksinim Duymadığını Yazdı

Sputnik'in haberine göre; Rusya'da yayımlanan Ulusal Savunma (Natsionalnaya Oborona) dergisinin yayın yönetmeni olan İgor Korotçenko, Komsomolskaya Pravda gazetesine demecinde, "Rusya İncirlik Üssü'nü kullanmak için resmi olarak başvuruda bulunmadı. Buna gerek de olmadığı düşüncesindeyim" dedi.

"Eğer somut bir teklif yapılırsa yani (Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip) Erdoğan, (Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin'i üssü kullanmaya davet ederse de bu üssün bize gerekli olup olmadığı kararını Rusya Genelkurmayı alacak" diyen Korotçenko'ya göre, Suriye'de 'kendine yeten hava güçleri, İran'daysa uzun menzilli bombardıman uçakları olan Rusya'nın İncirlik Üssü'ne gereksinimi yok.' Zira Rusya'nın 'şu anda sahip oldukları uluslararası terörizmle mücadele için yeterli.'

BM'Nin Raporuna Göre Işid Zihinsel Engelli Çocukaları Canlı Bomba Olarak Kullanıyor

Sputnik'in haberine göre ;Cumhuriyet gazetesi, Gaziantep saldırının 12-14 yaşlarında bir canlı bomba tarafından gerçekleştirildiğinin açıklanmasının ardından BM’nin geçen yıl yayınladığı bir raporda ‘IŞİD başta olmak üzere radikal İslamcı grupların zihinsel engelli olan çocukları intihar bombacısı olarak kullandığına’ dikkat çektiğini hatırlattı.

Gaziantep saldırısının görgü tanıkları, canlı bombanın yanında 25 yaşlarında iki kişi olduğunu, patlamanın ardından olay yerinden kaçarak uzaklaştıklarını, “İkinci bir patlama olacak hazırlıklı olun” dendiğini öne sürülmüştü. Polis, kaçtığı iddia edilen iki kişinin yakalanması için çalışma başlattı. İkinci bir patlama olma ihtimaline karşın şerit çekerek olay yerinde geniş güvenlik önlemi almıştı. Güvenlik güçleri, patlama sonrası sabaha kadar delil toplamıştı. Olay yerinde parçalanmış bir canlı bomba yeleği bulunduğu açıklanmıştı.

Afganistan’ın kuzeyindeki Kunduz vilayetinde Taliban, yaşları 6 ile 8 arasında değişen çocuklara mayın döşemeyi, saldırı düzenlemeyi, canlı bomba olmayı öğretiyor. Bu kamplardaki çocukların kimi kaçırılırken, kimi ailelerinden satın alınıyor. Bazı çocuklar için bin dolar ödeniyor. Kamplara ölü militanların çocukları da alınıyor. Malta’daki Kriz Araştırmaları Merkezi uzmanlarından Natalia Kharitonov, teröristlerin potansiyel kurbanların hızlıca güvenini kazanabildikleri için çocukları kullandığını söylüyor. Saldırılarda çocuklara genelde uzaktan kumanda ile idare edilen bombalı düzenekler giydiriliyor. Bazı durumlarda çocuklar hangi rolü üstlendiklerinin farkında olmuyor.

Türkiye'nin Yeni Moskova Büyük Elçisi Belli Oldu

Kaynak yeni büyükelçinin belirlenip belirlenmediği sorusuna "Evet, atandı. Yeni büyükelçinin adaylığı üzerinde anlaşıldı" dedi.

Öte yandan kaynak, yeni Moskova büyükelçisinin ismini paylaşmadı. Ancak daha önceki haberlerde Türkiye'nin Moskova Büyükelçisi olarak Hüseyin Diriöz'ün adı geçmişti. Bu sebeple adaylığı üzerinde uzlaşılan kişinin Diriöz olduğu düşünülüyor.

Dışişleri Bakanlığı bürokrasisinde kapsamlı değişiklikler yapan büyükelçiler kararname taslağı Haziran ayında hazırlanmıştı. Kararnamede yaklaşık 50 büyükelçinin atanması öngörülüyordu. İlgili ülkelerden alınan agremanlar çerçevesinde büyükelçi atamaları başlamıştı.

22.08.2016'da Almanya Bunları Konuşuyor

MİT'in Almanya'daki faaliyetlerini araştırma talebi

DW'nin haberine göre; Almanya'da istihbarat teşkilatlarından sorumlu Alman Federal Meclisi Parlamento Kontrol Komitesi (PKGr), Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT) Almanya'daki faaliyetlerinin açıklığa kavuşturulmasını talep etti. Komitenin gizli servis kontrol komisyonu üyesi Hans-Christian Ströbele, konuyu yaz tatilinin ardından PKGr'nin gündemine taşımak istiyor.

Yeşiller partili Ströbele, Welt am Sonntag gazetesine verdiği demeçte, “MİT'in Almanya'da inanılmaz gizli faaliyetleri olduğunu” kaydetti. Ströbele, Almanya iç istihbarat kurumu Anayasayı Koruma Teşkilatı, dış istihbarat teşkilatı BND ve polisin Türkiye ile işbirliğini denetlemesi gerektiğine dikkat çekti. Aksi takdirde kurumların cezai yaptırıma sahip uygulamalara dâhil olma tehlikesinin olacağına dikkat çekti.

Federal Meclis Parlamento Kontrol Komitesi Başkanı Clemens Binninger de iki taraflı kurumların işbirliğinin ele alınacağını açıklamıştı.

Welt am Sonntag gazetesi, adını vermediği güvenlikten sorumlu bir siyasetçiye dayandırdığı bilgiye göre, MİT'in Almanya genelinde 6 bin muhbirden oluşan bir ağı olduğu iddiasına yer verdi. Buna göre, 500 Türk kökenli başına bir muhbir düştüğü yazıldı.

Almanya Kürt Toplumu Başkanı Ali Toprak da gazeteye verdiği demecinde, "Almanya'da Diyanet İşleri Türk İslam Birliği Ditib ve Avrupalı Türk Demokratlar Birliği UETD gibi Erdoğan'a yakın organizasyonların Almanya'da daha güçlü şekilde mercek altına alınması gerektiğini" ifade etti.

Der Spiegel dergisinin yer verdiği habere göre Türkiye son olarak Gülen hareketiyle mücadelesine Alman dış istihbarat servisi BND'yi de dahil olmasını istemişti. Haberde, MİT'in BND'den Fethullah Gülen destekçilerinin üzerine gidip, bu kişilerin iadesini sağlamak için yetkililer ve milletvekilleri üzerinde etkili olmasını istediğine yer verilmişti.

De Maiziere: Türkiye ile ilişkilerde ihtiyatlı olunmalı

Bakan Thomas de Maiziere, Bild am Sonntag gazetesine son dönem gerginliklerin yaşandığı Türkiye –Almanya ilişkilerine dair açıklamalarda bulundu. Alman Bakan, NATO üyesi ve mülteci krizinde kendileri için önemli bir partner olması dolayısıyla Türkiye ile ilişkilerde ihtiyatlı olunması gerektiğini ifade etti.

Bakan, “partnerlerimizle ilişkilerimizi ölçülü yürütmeli ve naif bir tutumdan kaçınmalıyız” diyerek aynı zamanda Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Federal hükümetin Almanya'daki Türk vatandaşları dâhil tüm vatandaşların sorumluluğunu taşıdığını anlaması gerektiğine dikkat çekti. Bakan ayrıca “Türkiye'deki krizlerin Almanya sokaklarına taşınmasını istemiyorum” dedi. Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Almanya'da yapacağı olası konuşmalara dair ise “özgür bir ülke olarak Erdoğan'ın burada yapacağı konuşmalara katlanmak durumunda ve zorundayız” şeklinde konuştu.

İçişleri Bakanı, bakanlığının "Türkiye'nin İslamcı gruplar ve teröristlerin merkezi eylem platformu" olduğuna yönelik değerlendirmesi için ise medyada yer alanlar “Türkiye'deki mevcut durumun sadece küçük bir bölümünü oluşturuyor” ifadesini kullandı. Ankara'nın darbe girişimi sonrası aldığı önlemlerin çoğunun, insan haklarını eleştirilmesine yol açacak şekilde orantısız olduğunu kaydeden bakan, eleştirilerini bu ülkeye de ilettiklerini söyledi.

Tagesanzeiger: 'Türkiye hiç bu kadar zayıf düşmemişti'

‘Tagesanzeiger' adlı İsviçre gazetesi 51 kişinin ölümüne yol açan Gaziantep'teki bombalı intihar saldırısını ele aldığı yorumunda Türkiye'nin güvenlik açısından son derece zayıf durumda olduğunu iddia ediyor:

“Saldırıdan birkaç saat önce Başbakan Binali Yıldırım önümüzdeki yıllarda Suriye anlaşmazlığında daha aktif rol oynayacaklarını söylemişti. Terör saldırısı güçlülük mesajının ne kadar boş olduğunu ortaya çıkardı. Şu sıralarda Türkiye kendini korumaktan bile aciz durumda. Suriye sınırı 900 kilometreyi bulan Türkiye'nin komşuda barış olmadan içte barışı korumasının zor olduğu aşikârdır. Ama Türkiye kendine çok güveniyor. Darbe girişiminin ardından, on binlerce devlet görevlisine el çektirildi. Hükümet düşmanın bütün devlet mekanizmasına sızdığı noktasından hareket ediyor. Kimse başkasına güvenmiyor. Ancak şimdi terör ile mücadele uzmanlarının yokluğu hissediliyor. PKK geçen hafta yeniden azdı. Gaziantep'teki saldırıdan da IŞİD'in sorumlu olduğu anlaşılıyor. Türkiye bütün gücünü toplayarak darbe girişimini başarısızlığa uğrattı ama hiç şimdiki kadar zayıf düşmemişti.”

‘Neue Osnabrücker Zeitung' gazetesinin bombalı saldırıya dair yorumu ise şöyle:

“Bombalı saldırı Papa'nın bile tepki vermesine neden oldu. Ancak Françesko'nun ihtarının bu kadar nafile olduğu durumlara ender rastlanır. Çünkü saldırı Suriye iç savaşındaki farklı nedenlerden kaynaklanan şiddet zincirinin sadece bir halkası. Cumhurbaşkanı Erdoğan kendi açısından mantıklı olanı yaparak, saldırıyı Türk halkını birbirine düşürmek isteyenlerle birlikte mücadele çağrısına alet ediyor. PKK, FETÖ ve IŞİD'i aynı kefeye koymakla, muhaliflerini bertaraf etmek için kendine açık çek yazıyor. Buna iktidar hesabı denir.”

‘Badische Zeitung' gazetesi Cumhurbaşkanı Erdogan'ın terörle mücadele için gerekli siyasi uzlaşı arayışında samimi olmadığını öne sürüyor:

“Erdoğan'ın Türkiye'si bölünmüştür. Bu durum Türkiye'yi darbe girişimleriyle Kürt ve İslamcı teröre açık hale getiriyor. Terör saldırılarını önlemek son derece zordur. Ancak devletin güvenlik ve yargı yapısında temizlik yapılması terörün önlenmesini daha da zor hale getiriyor. Terör tehdidiyle başa çıkabilmesi için Türkiye'nin toplumsal beraberliğe ve siyasi uzlaşıya ihtiyacı var. Erdoğan'ın şimdiye kadar bunu sağlamaya çalıştığını söylemek zor.”

Almanya'daki terör tehdidini savuşturmak için yapılan öneriler arasında tam örtünmenin yasaklanması da bulunuyor. ‘Frankfurter Allgemeine Zeitung' konuyla ilgili tartışmaları şöyle yorumluyor:

“Siyaset, mülteci politikasında hukuku üstün kılmaması,kendi ülkesine saygıda kusur etmesi durumunda kendi kriterlerini göz ardı etmiş olacağını bilmeli. Gösterilerde yüzün örtülmesini yasaklayan yasa eyalet içişleri bakanlarına şaka gibi geliyor. Heilligendamm'daki Sekizler Grubu zirvesi sırasında da kara, deniz ve hava kuvvetleri güvenlik önemlerine dahil edilmiş ama polisin gözü önünde yapılan taşkınlıklar önlenememişti. Polis seyirci kaldığı müddetçe polisin takviye edilmesini istemenin bir anlamı olmaz. Kendini kandırma maskesini düşürmenin artık zamanı gelmiştir.

Spiegel: Türkiye BND’den yardım istedi

Alman Der Spiegel dergisi, MİT’in, Alman dış istihbarat teşkilatı BND’den Gülen hareketiyle mücadelede destek istediğini yazdı.

Der Spiegel'in haberine göre, Türk istihbarat servisi MİT, Gülen hareketiyle mücadelesine Alman dış istihbarat servisi BND'yi de dâhil etmek istiyor.

Der Spiegel gizli bir belgeye dayandırdığı haberinde, MİT'in BND'den Fethullah Gülen destekçilerinin üzerine gidip, bu kişilerin iadesini sağlamak için yetkililer ve milletvekilleri üzerinde etkili olmasını istediği yazıldı.

15 Temmuz ile 17 Temmuz tarihleri arasında, Türk yetkililerin takip edilmesi için 40 kişinin ismini verdiği, üç kişinin de iadesini talep ettiği bildirildi.

“Dışişleri Bakanlığı'nı uyardı”

Haberde, Berlin Büyükelçiliği Elçi Müsteşarı Ufuk Gezer'in Alman Dışişleri Bakanlığı'nı Gülen konusunda defalarca kez uyardığı yazıldı.

Aralarında Kuzey Ren Vestfalya, Hessen ve Saksonya'nın da bulunduğu 11 eyalette ortak bir tutum takınılması talebiyle diplomatların eyalet yönetimlerine başvurduğu kaydedildi. Ancak tüm eyaletlerin, Gülen hareketinin Anayasayı Koruma Teşkilatı'nca izlenmesi talebini reddettiği belirtildi.

Berlin'e hükümet eden belediye başkanı Michael Müller (SPD) ve Baden-Württemberg eyaleti başbakanı Winfried Kretschmann (Yeşiller) de sık sık Türkiye'nin bu konuda nüfuz etme çabasında bulunduğunu bildirdi.

Müller, Berlin'deki Türk hükümet temsilcilerinin eyalet hükümetinin Gülen hareketine karşı adım atmaya hazır olup olmadığını sorduğunu söyledi. Müller, özellikle eğitim kurumlarından bahsedildiğini belirtti.

Kretschmann ise Türk Konsolosluğu'nun eyalet hükümetinden Türk hükümetince Gülen hareketi tarafından işletildiği düşünülen dernek, kurum ve okulların denetlenmesini istediğini söyledi. Eyalet başbakanı bu talebi geri çevirdiğini belirtti.

BND'den yorum yok

Der Spiegel'in haberine göre, BND haberle ilgili bir yorumda bulunmak istemedi.

BND'nin “sadece Alman hükümeti ve Federal Meclis'in ilgili birimlerine rapor verdiklerini” ifade ettiği belirtildi.

22.08.2016'da Çin Bunları Konuşuyor

Çin'in Dev Hızlı Tren Şirketinden Hindistan'da Ortak Yatırım

ÇRİ'nin haberine göre ;Çin'in en büyük yüksek hızlı tren üreticisi CRRC, şirketin ortak yatırımla kurulan ilk fabrikasının 20 Ağustos'ta Hindistan'da hizmete girdiğini duyurdu.

Bu, CRRC şirketinin Güney Asya'da kurduğu ilk tren fabrikası olma özelliği taşıyor.

"CRRC Pioneer (India) Electric Co. Ltd" ismini taşıyan tesis, Çinli CRRC Yongji Electric ve Hindistan'dan Pioneer Trading Company işbirliğiyle 63 milyon 400 bin ABD Doları sermayeyle kuruldu. Çinli şirket hisselerin yüzde 51'ine, Hint tarafıysa yüzde 49'a sahip olacak.

Ortak sermayeli tesisin esas işlevi tren jeneratörü üretmek ve tamir etmek, ayrıca yerli demiryolu hatları için teknik destek sağlamak. Şirketin şu an 17 yerli personeli bulunuyor.

Hindistan dünyanın en büyük demiryolu sistemlerinden birisine sahip. 64 bin kilometre uzunluğunda demiryolu bulunan Hindistan her yıl 2 binden fazla jeneratör alıyor.

CRRC, 2007 yılında Hindistan pazarına girdi ve bu ülkeye metro, lokomotif, jeneratör gibi tren vagon ve parçaları sağladı. 300'e yakın metro vagonu siparişi alan CRRC'nin ürünleri başkent Yeni Delhi, Mumbay ve Kalküta gibi kentlerde kullanılıyor.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-moon Gaziantep'teki Saldırıyı Kınadı

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-moon dün sözcüsü aracılığıyla yaptığı açıklamada, Gaziantep'te meydana gelen patlamayı kınayarak, terörle mücadelenin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.

Ölenlerin ailelerine, Türkiye hükümeti ve halkına başsalığı dileyen, yaralılara acil şifa temennisinde bulunan Ban, saldırıyı gerçekleştirenlerin en kısa zamanda cezalandırılmasını istedi.

Genel sekreter Ban, bölgede ve dünyada terörle mücadele çabalarının arıtrılması gerektiğine dikkat çekti.

Çin ve ABD G20 Zirvesi İçin İşbirliği Yapmalı

Çin'in Washington Büyükelçisi Cui Tiankai, uluslararası toplumun, yön verici ve yapıcı rol oynayarak Çin ve ABD'nin G20 Hangzhou Zirvesi'nin başarıyla yapılmasını hızlandırmasını beklediğini belirtti.

Cui dün Washington'da basına verdiği demeçte, dünya ekonomisindeki belirsizlikler karşısında Çin ve ABD'nin daha büyük rol oynayarak zirvede yapıcı sonuçların elde edilmesini hızlandırması gerektiğini ifade etti.

Zirve sırasında Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping ve ABD Başkanı Barack Obama arasında yapılacak ikili buluşmaya değinen Cui Tiankai, görüşmenin, iki ülke arasındaki karşılıklı stratejik güveni artırıp yeni işbirliğine yön vererek anlaşmazlıkların kontrol altına alınması için siyasi rehber sağlamasını umduklarının altını çizdi.

Cui ayrıca, Çin-ABD ilişkilerinin gelişmesinin, iki tarafın işbirliği yapması ve işbirliği ortaklık ilişkilerini, yani yeni tip büyük ülke ilişkilerini oluşturması gerektiğini yeterince kanıtladığını vurguladı.

22.08.2016'da İran Bunları Konuşuyor

BM Tahran Koordinatörü Louis: Ruhani hükümeti, İran’ın bölgesel ve uluslararası ilişkilerini arttırdı

IRNA’ya açıklamada bulunan Louis, Cumhurbaşkanı Ruhani’nin uyguladığı yöntem ve söylemle uluslarası camiaya güven verdiğini belirtti.

Kapsamlı Ortak Eylem Planının (KOEP) uygulanmasına değinen Louis, bununla birlikte uluslararası camia ile irtibatın kurulduğunu ve güven telkin edildiğini ifade etti.

Diplomasinin ve diyalog’un sorunların çözüm yolu olduğu hususunun uluslararası ilişkiler kitaplarının konusu olduğunu ifade eden Louis, ‘’KOEP bize bunu gösterdi, KOEP ile büyük sorunların müzakereler ile çözülebileceği ispat edildi’’ dedi.

Ruhani: İran milletinin ahlaki zaferi KOEP’in getirilerinden biridir

Milli Savunma Sanayi Gününü anma töreninde bir konuşma yapan Ruhani, 12-13 yıl İran’ın gizlice nükleer silah yapmakla itham edildiğini fakat PMD ile birlikte İran’ın doğru söylediğinin ispatlandığını ve UAEK’nin da İran’ın nükleer silah peşinde olmadığını rapor ettiğini belirtti.

Ruhani, İran İslam cumhuriyetinin, nükleer silah yapımı, nükleer silah depolanması ve kullanımının şer'an caiz olmadığı yönünde İslam İnkılabı Rehberinin fetvası doğrultusunda amel ettiğini tüm dünyaya ispatladığını da söyledi.

Bu konunun İran için, hukuki, ahlaki ve teknik açıdan İran için bir zafer olduğunu vurgulayan Ruhani, biz iki yüzlü bir millet değiliz, biz başka bir şey söyleyip, başka türlü davranan miller değiliz ve bu dünya’ya ispatlandı’’ dedi.

UAEK başkanı Amano’nuun Parçin askeri tesislerini ziyaretinin tarihi bir ziyaret olarak nitelendiren Ruhani, Savunma Bakanlığı personelinden nükleer anlaşma alanındaki yardımlarına teşekkür etti.

Sanayi alanında dünya ile İran arasındaki mesafeyi hızlı bir şekilde kapanmasını isteyen Ruhani, ‘’Bizim için hız önemli zira dünya onlara ulaşmamız için yerinde saymamakta’’dedi.

İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Zarif: İran’ın politikası Latin Amerika ülkeleriyle ilişkilerinin güçlendirmektir

6 Latin Amerika ülkesine ziyarette bulunan Zarif, ‘’İran’ın Amerika kıtası ve Latin Amerika ülkeleriyle geçmişe dayalı ilişkileri vardır ve dünya’nın bu önemli bölgesinde varlığını güçlendirmeye kararlıdır’’ dedi.

Latin Amerika ülkeleri ziyaretine özel sektörden 60 ve devlet sektöründen 20 ekonomi temsilcisinin katıldığını ifade eden Zarif, İran ekonomik sektörünün geçen yıllarda Latin Amerika ülkelerinde çeşitli projeler uyguladıklarını belirtti ve İran’ın bölgenin tüm ülkeleri ile siyasi ilişkilere sahip olduğunu ifade etti.

Ziyaretinin ilk seferini Küba’ya yapacak olan Zarif, İran’ın Küba devleti ve milletinin yanında olduğunu söyledi.

Küba’nın 50 yılı aşkın bir zamandır ABD’nin zalimce ambargolarına katlandığını ifade eden Zarif, ambargoların azalmakla birlikte hala devam ettiğini ifade etti.

Zarif'in Küba'dan sonra Nikaragua, Ekvador, Şili, Bolivya ve Venezüella ülkelerine de gidecek.