ABD 2 Ekim’de Bunları Konuşuyor

 

Amerika’nın Sesi (VOA), Başkan Barack Obama, Oregon eyaletinde bir yüksek okul kampüsünde 10 kişinin silahlı bir saldırgan tarafından öldürülmesinin ardından yaptığı konuşmada, Amerikan halkından “sağduyulu” bir silah yasası çıkartması için Kongre’ye baskı yapma çağrısında bulundu.

 

Cinayetleri izleyen saatlerde televizyonlardan canlı yayında halka seslenen Obama oldukça öfkeli bir ses tonuyla konuştu. Başkan Obama, yasalara uyan silah sahipleri de olmak üzere Amerikan halkının çoğunun bireysel silahlanmaya karşı daha sert yasalardan yana olduğunu söyledi.

 

Obama kitlesel silah cinayetlerinin, bu cinayetlerden sonra Beyaz Saray tarafından yapılan açıklamaların ve silah lobilerinin bireysel silahlanmayı kontrol altına alacak yasalara karşı açıklamalar yapmasının artık Amerika’da rutin bir hale geldiğini, halkın da bu gelişmeleri artık kanıksadığını belirtti.

 

Obama, gelecek yıl yapılacak Başkan seçimlerinde, bireysel silahlanmanın lehinde ve karşıt adayların dikkate alınması çağrısında bulundu.

 

VOA, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov 70. BM Genel Kurulu çalışmalarını sürdürdüğü New York’ta bir basın toplantısı düzenledi. Rusya’nın Suriye’de düzenlediği hava operasyonlarıyla ilgili bilgi veren Lavrov, ‘’Bölgede gelişen olaylar konusunda diğer ülkelerle ile farklı düşünsek de birleştiğimiz en önemli nokta, bölgeyi tehdit eden terör tehdidinin yükselmesi ve bu teröre karşı verilen savaştır’’ dedi.

 

Suriye'de bulunan Rus askeri unsurlarının uluslararası hukuk çerçevesinde olduğunu savunan Lavrov, Suriye Hükümeti'nin talebi üzerine bu ülkede bulunduklarını, operasyon talebinin de Esat’tan geldiğini söyledi. Başlattıkları operasyonun asıl amacının terörizmle savaş olduğunu, Suriye’de kendi halkıyla savaşanları da desteklemediklerini vurguladı.

 

Lavrov, Amerika Savunma Bakanı Ash Carter'ın Rusya'nın Suriye'de yaptığı hava operasyonlarının ‘Yangına körükle gitmek ile aynı' olduğu açıklaması konusunda Amerikan Savunma Bakanı Carter'ın görüşüne katılmadığını belirterek, uluslararası hukuka uygun davrandıklarını iddia etti. Lavrov, bir gazetecinin Irak'ta IŞİD ile savaşan Kürtlere Rusya’nın silah verip vermediği sorusunu da. Kürt savaşçılara silah verdiklerini ve bu işlemi Irak hükümetinin aracılığıyla gerçekleştirdiklerini belirtti.

 

VOA, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, İran’ın diğer ülkelerle ilişkilerinde yeni bir sayfa açıldığını söyledi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda konuşan Ruhani, ülkesinin nükleer faaliyetlerinin kısıtlanmasını öngören anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle birlikte, ekonomik işbirliğinin kapsamının genişletilmesi çağrısında bulundu.

Nükleer anlaşmayı imzalayan ve anlaşmanın hükümlerini yerine getirmek için ilk adımları atmaya hazırlanan İran, ekonomik yaptırımların kaldırılmasını ve diğer ülkelerle ticari ilişkilerin başlamasını istiyor.

 

Çin 2 Ekim’de Bunları Konuşuyor

 

Çin Devlet Radyosu (CRİ), Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping'in kısa süre önce ABD'ye yaptığı ziyaret, yurt dışındaki yetkililer tarafından olumlu değerlendirildi.

 

Xi'nin ziyaretinin, yeni tip büyük ülkeler arası ilişkilerin inşasına yön verdiği, iki ülke arasındaki işbirliğini genişlettiği, olumlu küresel etkiler yarattığı kaydedildi.

 

New York Eski Belediye Başkanı Michael Bloomberg, başta ABD'de Çin para birimi Renminbi ile ticaret gerçekleştirme mekanizmasının oluşturulması olmak üzere iki ülke arasındaki ekonomik işbirliğinin gelişmesini görmekten büyük memnuniyet duyduğunu belirtti. Bloomberg, Xi'nin ziyaretinin ikili ilişkileri yeni bir düzeye taşıyacağı gibi, iki ülke arasındaki ticareti yoğunlaştırarak, ABD'li şirketlerin rekabet gücünü yükseltebileceğini, ABD'de finans sektörünün gelişmesini ilerletebileceğini vurguladı.

 

Avustralya Dışişleri Eski Bakanı Bob Carr, Çin ile ABD arasında anlaşmazlıkların mevcut olmasına rağmen, Xi'nin ziyaretinin iki tarafın da bu anlaşmazlıkları çözme yönündeki kararlılığını gösterdiğini dile getirdi.

 

İngiltere 48. Grup Klübü Başkanı Stephen Perry, Çin Cumhurbaşkanı Xi'nin ABD ziyaretinde elde edilen sonuçların iki tarafın ikili ilişkilerin geliştirilmesi için olumlu tutum aldığına işaret ettiğini söyledi.

 

CRİ, BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon ve 70. Genel Kurulu Başkanlığını yapan Mogens Lykketoft, uluslararası toplumdan "BM Tüzüğü"nün amacını yeniden gözden geçirerek, dinamizmini artırma çağrısında bulundu.

 

BM'nin kuruluşunun 70. yıldönümü dolayısıyla BM 70. Genel Kurulu'nda dün "Uluslararası Barış ve Güvenliği Koruma" konulu üst düzey diyalog toplantısı düzenlendi.

 

Ban Ki-moon toplantıda yaptığı konuşmada, dünyanın sürekli değişmesine ve yeni tehditlerin ortaya çıkmasına rağmen "BM Tüzüğü"nün ortak gelişmenin sağlanmasına zemin hazırladığını söyledi.

 

Ban Ki-moon uluslararası toplumdan, çatışmaları önleyerek, anlaşmazlıkları barış yoluyla çözmesini istedi.

 

 

China Daily, Sinemanın ekonomik bunalım zamanlarında canlandığı, umutsuz kitlelerin beyaz perdedeki filmlerin tesellisine sığındığı söyleniyor. Dünyanın en büyük ikinci sinema pazarı, bu gözlemi doğruluyor.

 

Çin’de büyümedeki yavaşlama ve piyasalardaki dalgalanmalarla geçen 2015, sinema sektörünün altın yılı olmaya aday. Sektör, geçtiğimiz yıl toplam 29.6 milyar yuan gişe geliri elde ederken, bu yıl gişe gelirleri daha yılın ilk 9 ayında 32 milyar yuana ulaştı. Daha önümüzde büyük gişe filmlerinin vizyona gireceği Noel mevsimi olduğu düşünüldüğünde bu rakamın 40 milyar yuana aşabileceği tahmin ediliyor.

 

Rusya 2 Ekim’de Bunları Konuşuyor

 

Sputnik, Türkiye, ABD, Almanya, İngiltere, Fransa, Katar ve Suudi Arabistan ortak bir bildiri yayınlayarak Rusya’nın Suriye’deki operasyonlarından ‘derin kaygı duyduklarını’ kaydetti.
 

Rusya’nın Suriye’deki hava operasyonları hakkında Türk Dışişleri Bakanlığı tarafından duyurulan ortak bildiri şöyle:

 

“Rusya Federasyonu’nun Suriye’ye askeri yığınağından ve özellikle Rus Hava Kuvvetleri’nin dünden beri Hama, Humus ve İdlib’de sivil kayıplara sebep olan ve hedef olarak IŞİD’i almayan saldırılarından derin kaygı duyuyoruz. Gerilimi tırmandıran bu askeri faaliyetler, aşırıcılığın ve radikalleşmenin daha fazla körüklenmesinden başka hiç bir amaca hizmet etmeyecektir. Rusya Federasyonu’na, Suriye muhalefetine ve sivillere yönelik saldırılarına derhal son vermesi ve İŞİD’le mücadele çabalarına odaklanması çağrısında bulunuyoruz.”

Sputnik, Rus parlamentosunun alt kanadı olan Duma'nın Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Aleksey Puşkov, Rusya'nın Suriye'deki terörist grupların kontrolünde olan alanlara yönelik hava operasyonlarının üç-dört ay süreceğini açıkladı.

 

Sputnik, Türkiye Dışişleri Bakanı Feridun Sinirlioğlu, ABD'li mevkidaşı John Kerry ile görüştü.
 

Görüşmede, Rusya'nın son müdahalesi de dahil, Suriye'deki gelişmeler değerlendirildi. IŞİD başta olmak üzere terör örgütlerine ve terörizmle mücadeleye yönelik mutabakat teyit edildi. Görüşmede ayrıca, Kıbrıs müzakerelerindeki gelişmelere ilişkin görüş alışverişinde bulunuldu.
 

Sputnik, Afganistan'ın Celalabad kentinde ABD'ye ait bir nakliye aracı vurularak düşürüldü. 14 kişinin öldüğü belirtilirken, olayı Taliban üstlendi.

 

Afganistan, Taliban karşısında son 14 yılın en büyük yenilgisini aldığı Kunduz’u ABD’nin havadan desteğiyle geri kazanırken, Celalabad Havalimanı’nda ABD’ye ait C-130 Herkül (herculles) tipi askeri uçağı düşürüldü. Pentagon yerel saatle gece yarısından hemen sonra meydana gelen saldırıda 6’sı asker, 5’i NATO öncülüğündeki eğitim misyonu adına sözleşmeli olarak çalışan  sivil olmak üzere 14 kişinin öldüğünü doğruladı. Taliban uçağı düşürenlerin kendileri olduğunu açıkladı.

 

Sputnik, ABD'nin Oregon eyaletindeki bir yükseköğretim kurumuna düzenlenen silahlı saldırı düzenleyen ve 10 kişinin ölümüne yol açan saldırganın kim olduğu açıklandı. Başkan Obama “Bu saldırılar nedense rutin haline geldi” diyerek, bireysel silahlanma konusunda reforma gidilmesi gerektiğini savundu.

 

Saldırganın 26 yaşında Chris Harper Mercer olduğu ve okula 4 silahla geldiği kaydedildi. Mercer’in okulun öğrencisi olmadığı ve öğrencileri önce ayağa kaldırıp hangi dinden olduklarını sorduğu, önceki akşam da bir internet forumunda 'Yarın okula gitmeyin' uyarısı yaptığı iddia edildi.

 

Başkan Barack Obama, "Çağrım, bu rutinin sona ermesidir. Bu konu karşısında duyarsızlaştık” diye konuştu. Obama, başkanlık dönemi bitene kadar böyle bir olay için tekrar konuşma yapmak zorunda kalmak istemediğini belirterek, "Fakat başkanlık süresince edindiğim tecrübeye binaen, böyle bir garanti veremem" diye konuştu.

Sputnik, İspanya Başbakanı Marirano Rajoy, genel seçimleri 20 Aralık tarihinde yapma kararı aldıklarını açıkladı.

 

Rajoy, yeni meclisi kurma çalışmalarının Noel bayramı (24-25 Aralık) döneminde zor olacağını düşündüklerinden, seçimleri 13 değil, 20 Aralık'ta yapacaklarını söyledi.
 

İngiltere 2 Ekim’de Bunları Konuşuyor

 

İngiltere basınında bugün Rusya'nın Suriye'de 2 gündür sürdürdüğü hava operasyonlarına geniş yer veriliyor.

 

Guardian gazetesinde Orta Doğu editörü Ian Black'in kaleme aldığı yazıda, Suriye ordusunun zayıflığının ve İran'ın uyarılarının Rusya'yı harekete geçirdiği belirtiliyor.

 

Yazıda resmi yetkililerin ve analistlerin "Moskova kuzeydeki İdlib ve etrafındaki kentlerin düşmesinden sonra müdahalesini artırmaya karar verdi" değerlendirmesi hatırlatılıyor.

 

Financial Times gazetesinde Geoff Dyer imzalı analizde, Putin'in Suriye müdahalesinin ABD ve Batılı müttefiklerini Esad rejimine muhalefetinden vazgeçirmeyi hedeflediği belirtiliyor.

 

Rusya'nın 2 gündür süren hava operasyonlarına Obama yönetiminin yanıt vermekte zorlandığı kaydediliyor.

 

Yazıda Putin'in savaşın yönünü değiştirmeyi başarması halinde ABD'ye iki seçenek kalacağı; ya Suriye'deki müdahalesini artıracağı ya da Esad'a muhalefetinin dozunu düşüreceği belirtiliyor.

 

Times gazetesinde ise Kremlin ile Tahran arasındaki ortaklığın uzun vadede bozulabileceğine dair bir analiz yer alıyor.

 

Tahran açısından bakıldığında Rusya'nın Suriye müdahalesinin geç kalmış göründüğü belirtilen yazı şöyle devam ediyor:

 

"Tahran uzun zamandır Suriye'yi Afganistan sınırından Akdeniz'e uzanan Şii hilalinin önemli bir dönemeci olarak görüyor. Saddam Hüseyin'in devrilmesi ve Bağdat'ta Şii hükümetin üstün hale gelmesi bu hilalin bir ucunu gerçekleştrdi."

 

Yazı, Putin'in İran'la pek çok konuda çıkarlarının örtüştüğünü ancak uzun vadede İran'ın Suriye'deki çıkarları konusunda güvende hissetmemesi gerektiğini vurguluyor.

 

Daily Telegraph'ta yer alan analizde ise Putin Suriye'deki savaşı alevlendirirken, vekillerinin Ukrayna'daki çatışmayı hafifletmek için yola çıktığı belirtiliyor. Avrupa editörü Peter Foster'ın kaleme aldığı analizde Rus uçakları Suriye'deki muhalif mevzilerini bombalarken, Ukrayna'da Rusya'nın desteklediği ayrılıkçıların ağır silahlarını geri çekeceklerini açıkladığı vurgulanıyor.

 

Son yıllarda Putin'in hareket etmeye hazır halinin Batılı güçleri hazırlıksız yakaladığı ifade ediliyor. Buna da örnek olarak Kırım'ın ilhak edilmesi ve ardından Suriye müdahalesi veriliyor.

 

Gazeteci Kremlin'in Suriye'deki savaşı Esad ve IŞİD arasında iki taraflı bir savaşa döndürmeye çalıştığını öne sürüyor, Rusya'nın Batı'yı daha pragmatik adımlar atmaya zorladığını da ekliyor.

 

Almanya 2 Ekim’de Bunları Konuşuyor

 

Almanya'nın yeniden birleşmesinin 25'inci yıldönümü, Volkswagen'deki emisyon skandalı ve Rusya'nın Suriye'de Esad rejimine verdiği destek, Alman basınında bugün öne çıkan yorum konuları.

 

Die Welt gazetesinde Suriye krizine yönelik Rusya lideri Vladimir Putin'in tavrı  bir yoruma konu ediliyor:

 

"Vladimir Putin IŞİD'i değil, sivilleri dikkate almadan Suriyeli muhalifleri bombalıyor. Bu kesim aynı zamanda IŞİD'le de mücadele ediyor. Bu duruma şaşıranlar, Kremlin'in efendisinin Suriye'deki askeri müdahaleyle neyi hedeflediğini anlamamış demektir. Mesele bölgenin cihatçı kabusundan kurtarılması değil, kendisine ve müttefiki İran'a bağımlı Şam rejimini iktidarda tutabilmektir. Batı şimdi Esad ve IŞİD'e karşı sağlam bir şekilde korunan bir sivil güvenli bölgenin oluşturulması için kararlı bir şekilde çalışmalıdır. Böyece Putin insani amaçlarla ilgili söylediklerinin değeri konusunda rengini belli etmeye zorlanmış olacaktır."

 

Lüneburg merkezli Landeszeitung'da Volkswagen'deki emisyon ölçüm skandalı ele alınıyor:

 

"Pratiğe uygun denetleme ve ruhsatlandırma yapmanın tam zamanı. Şimdiye dek gerçek emisyon değerleri üzerine araştırma yapmak sadece ilgili branşlardaki basın organlarının işiydi. Volkswagen'in hınzırlığını ortaya çıkarmada ABD'li makamlara muhtaç duruma düşen Alman Trafik Dairesi, Federal Ulaştırma Bakanlığı ya da otomobil kulübü ADAC için ne kadar utanç verici bir durum. Bu olay, otomobil dünyasının iki numarasını en ağır türbülansa sürükleyecek boyutlarda. Volkswagen'daki en hafif bir hapşırık, Alman ekonomisinde, özellikle de Aşağı Saksonya ekonomisinde ağır gribe yol açabilir. Tüm haklı öfkeye karşın siyaset dünyası otomotiv devinin üstüne çullanmaktansa etkili bir şekilde destek olmalıdır."

 

Berlin merkezli Der Tagesspiegel'de iki Almanya'nın birleşmesinin üzerinden geçen 25 yıl, eleştirel bir yorumla değerlendiriliyor:

 

"Asıl olan, Doğu Almanlar için her şey tamamen değişirken, Batı'da ise her şeyin olduğu gibi kalmasıdır. Bu, birilerini sürekli öğrenen, diğerlerini öğreten konumuna getiren bir durum. Hem de yaşamın her alanında, bankamatiklerden, seçim kabinlerine ya da çalışma ortamlarına kadar her yerde. İyi bir duygu değil. Daha da önemlisi, tüm ülke için kaçırılmış bir fırsat anlamına geliyor. Sonuçta anayasa ile ilgili tartışmalarda çok daha fazlası tartışılabilirdi. Yeniden birleşme sırasında taraflar, her birinin başarısı kanıtlanmış yanları üzerinde uzlaşma sağlayabilir, adil olmayan federal eğitim sistemi gibi bazı uygulamalar feshedilebilirdi. Böyle bir süreç her halükarda ortak bir kimlik oluşmasını sağlardı."

 

Berliner Zeitung'da 3 Ekim'de kutlanacak Doğu ve Batı Almanya'nın birleşmesinin 25'inci yıldönümü  da yorum köşesinde işleniyor:

 

"Hayır, bu 3 Ekim kutlanacak bir gün değil. Geçen 25 yıl bizi ahlaken güçlendirdi mi, yoksa demokrasi hamağında tembel tembel yatıyor muyuz, bunun ortaya konması gerek. 25 yıl önce Avrupa'da ve dünyada söz konusu olan özgürlük ve barıştı. Bugün de konu özgürlük ve barış. Ama bugün hiç bir şey elde edemiyoruz. Şimdi, vermek zorunda kalanlardan olduk."

 

Bulgaristan 2 Ekim’de Bunları Konuşuyor

 

Radio Bulgaria (BNR), Bulgaristan’ın 2007-2014 döneminde milli savunma için ayırdığı kaynakların GSYH içindeki payı %2.3’ten %1.3’e düştü. Bu bilgiler Bulgaristan silahlı kuvvetlerinin 2014 yılındaki durumuna ilişkin hazırlanan raporda yer alıyor. Bulgaristan’ın savunma harcamalarının GSYH'ye oranına yakın rakamlar NATO’nun diğer üç üyesi Portekiz, Romanya ve Hırvatistan’da görülmektedir. Rapora göre 2007 yılına nazaran savunma bütçesini artıran NATO ülkeler Estonya, Almanya ve Polonya oldu.

 

BNR, Avrupa Yatırım Fonu (EIF) ve CIBANK, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerin Rekabet Gücü Programı(COSME) kapsamında Bulgaristan’da ilk anlaşmayı imzaladılar. Program, AB’nin Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri’ne finansman sağlama mekanizmasıdır.

 

Mekanizma vasıtasıyla Avrupa Yatırım planı gerçekleştiriliyor. Anlaşma gereğince önümüzdeki üç yılda CIBANK, ülkemizdeki küçük ve orta ölçekli işletmelerine toplam değeri yaklaşık 100 milyon Avroluk kredi tahsis edebilecek.

 

BNR, Maliye Bakanı Vladislav Goranov: “NATO’ya karşı sürdürmemiz gereken sorumluluklarımız var. Ortaklarımız tarafından beklenen başarıyı elde edebileceğimizden emin değilim, ancak izlediğimiz yol bu olacak” şeklinde konuştu. 

 

Bakan Goranov bütçe ile ilgili tartışmaların önümüzde olduğunu hatırlattı ve yeni savaş uçaklarının alımı için gerekli 500 milyon Avroluk tutarının çok yüksek olduğunu ve hükümetin bu konuyu müzakere etmesi gerektiğini belirtti. 

 

Bakanın sözlerine göre 2016 yılında böyle yüksek bir meblağın temin edilmesi zor olacak. Maliye Bakanı vatandaşlara herhangi bir sosyal sorunun çözümü mü yoksa yeni uçak alımı mı tercih edersiniz sorusuna karşın hangi cevabın doğru olacağını bilmediğini, ancak uçakların onarımına ilişkin imzalanacak anlaşma ile ilgili sürecin hayli ilerlediğini ekledi.

 

İtalya 2 Ekim’de Bunları Konuşuyor

 

La Repubblica, Silahların laneti Amerika’yı bir kez daha vurdu.

 

Şiddetin merkez üssü bu sefer Oregon’da bir okul. 20’li yaşlardaki bir saldırgan Roseburg yakınlarında bulunan bir üniversiteyi basarak 13 kişiyi öldürdü, 20 kişiyi yaraladı. Otomatik silahla ateş açan saldırgan polis tarafından vuruldu. Görgü tanıkları saldırganın ateş etmeden önce öğrencilere tek tek hangi dinden geldiklerini sorduğunu söylediler.

 

Ulusa seslenen Obama “Kitlesel bir saldırı daha. Ailelerin hayatı sonsuza dek mahvoldu. Dua etmek yetmiyor. Öfke ve acı başka katliamlar olmasını engellemeyecek” dedi. Dünyada bu tür silahlı saldırılara sürekli maruz kalan tek ülke olduklarını ifade eden Obama aynı zamanda silah konusunda mantıklı yasaları olmayan tek ülke de olduklarını söyledi.

 

Avusturya 2 Ekim’de Bunları Konuşuyor

 

Der Standard, Avusturya İçişleri Bakanlığı’ndan yayınladığı istatistiğe göre Avusturya’da eylül ayında kayıtlı işsiz mülteci sayısının bir önceki yıla oranla %50 arttı. Buna göre kayıtlı işsiz mülteci sayısı da 19.000’e yükselmiş oldu.

 

Bununla birlikte Avusturya’da her 20 işsizden 1’inin mülteci olduğu belirtildi. Bakanlık istatistiğinde Avusturya’ya son haftalarda, aylarda gelen mülteciler dahil edilmedi. Ayrıca Avusturya’da eylül ayındaki toplam işsiz sayısının da 391.000’e yükseldiği belirtildi.

 

Diğer yandan istatistikte eylül ayında eyaletlerin mülteci kabulünde artışa gittiği görüldü. Her bir eyaletin %92 oranında mülteci kabul ettiği görüldü.

 

Yunanistan 2 Ekim’de Bunları Konuşuyor

 

Kathimerini, Yeni Demokrasi Partisi başkan adayları bugün kesinlik kazanıyor.

 

Aday olması beklenen isimler Evangelos Meymerakis, Kiryakos Miçotakis ve Apostolos Cicikostas. Adonis Yorgiadis'in de adaylık için gerekli 50 imzayı toplamak üzere olduğu söyleniyor. Bir başka söylenti ise Dimitris Avramopulos'un da aday olabileceği yönünde.

 

İlk kez dün adaylığını resmen açıklayan Meymeakis partinin tarihi sürecini yeniden yapılanma ve modernleşme ile sürdürebilecek bir isim olarak ortaya çıktı. Meymerakis “apolitik” üyeleri de eleştirirken Cicikostas'a gönderme yaptığı yorumu yapıldı.

 

Parti içi liderlik yarışı hızla devam ederken eski Başbakanlar Kostas Karamanlis ve Andonis Samaras'la görüşmeler de hızla sürüyor.

 

Makedonya 2 Ekim’de Bunları Konuşuyor

 

Utrinski Vesnik, Makedonya Gazeteciler Birliği (ZNM) Fransız ve Alman Büyükelçilerinin desteği ile hazırladığı “Basın Sektöründe Reformlar” paketini kamuoyu ile paylaştı.

 

AB Bakanı Fatmir Besimi’nin de katıldığı basın toplantısında, şu sırada ülkede en büyük dört siyasi parti arasında yürütülen müzakerelerde basın sektöründe yapılması gereken reformların siyasi bir pazarlığa dönüşmemesi gerektiğini ifade eden ZNM yetkilileri, önerdikleri çözüm paketinin derin analizler ve Avrupa Komisyonunun eleştirileri baz alınarak hazırlandığını vurguladılar.

 

ZNM’nin önerileri arasında, Makedonya Radyo Televizyon kurumunun iktidar partilerinin kontrolünden çıkarılması ve siyasal etkiden kurtulması için farklı bir mali programa tabi tutulması ve politik reklamların yasaklanması konusu da yer alıyor.