ABD 11 Temmuz’da Bunları Konuşuyor

 

The Voice of America (VOA), Türkiye’de yaklaşan Cumhurbaşkanlığı seçiminin sonuçları Washington’da da ilgiyle bekleniyor.

 

Suriye ve Irak’ta yaşanan kriz ve buna bağlı olarak, cihatçı Irak ve Şam İslam Devleti adlı terör örgütünün bölgedeki yükselişi, aynı ittifakın içinde bulunan Türkiye ve Amerika arasında güçlü bir işbirliğini son derece gerekli hale getirmiş durumda. 

 

Bununla birlikte Türkiye’deki demokrasi sorunu ve iç siyasetteki gelişmeler, Amerikalı uzman ve politikacıları düşündürüyor. Uzmanlar Amerika’nın ulusal çıkarlarının dış politikasını yönlendirmede önceliğe sahip olduğunun altını çizmekle birlikte, Türk demokrasisinin durumunun ikili ilişkileri etkileyip etkilememesi sorusuna yanıt arıyor.

 

VOA, İsrail savaş uçakları Hamas militanlarının roket atışlarını durdurma Gazze’deki hedefleri bombalamaya devam ediyor.

 

İsrail ordusu Perşembe günkü hava saldırılarında roket rampaları ve yeraltı tünel şebekelerine ağırlık verildiğini ve 350 Hamas hedefinin daha vurulduğunu bildirdi.

 

Filistinli yetkililer ise üç günlük can kaybının son bombardımanda Han Yunus kasabasında bir binada ölen sekiz kişi dâhil 76’ya yükseldiğini açıkladı. Ölenler arasında kadınlar ve çocuklar da bulunuyor.

 

The Wall Street Journal (WSJ) Fed'in uzun zamandır devam eden sıfır faiz oranı politikası, doların değerine ilişkin trendin tersine dönmesi ve yatırımcıların destekleyici nitelikteki ilgisi altın fiyatlarının yükselmesine imkân tanıyacak gibi gözüküyor.

 

Bununla beraber Avrupa Merkez Bankası'ndan gelecek ek genişleme ile Çin'de talebin ekonomi ve refah kaynaklı olarak artması da fiyat trendine destek sağlayabilir. Ayrıca altın, gümüş fiyatları ile madencilik hisselerine mevsimsel destek sağlayan bir periyoda da girildi.

 

WSJ, İsrail'in Gazze şeridine düzenlediği hava saldırıları sonrası ölü sayısı dün hızlıca yükselirken, bu durum geçmiş dönemlerde de olduğu gibi Filistinli ölü sayısının İsrailli sayısından çok daha fazla olduğu çatışmaları hatırlattı.

 

Askeri bir sözcü gazetecilere yaptığı açıklamada İsrail'in kara harekatı için yaklaşık 20,000 askeri hazır tuttuğunu belirtti.

 

ABD Başkanı Barack Obama, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'yu arayarak Hamas ile aralarında bir ateşkes için devreye girme teklifinde bulundu. ABD'li yetkililer Türkiye, Katar ve Mısır gibi ülkelerle beraber çalışarak çatışmalara bir son getirmeyi umut ettiklerini söylüyorlar.

 

Çin 11 Temmuz’da Bunları Konuşuyor

 

Çin Devlet Radyosu (CRİ), 6. Çin-ABD Stratejik ve Ekonomik Diyalogu 9-10 Temmuz günlerinde Beijing'de yapıldı. ABD basını ve uzmanları diyalogu takdirle değerlendiriyor.

 

"Washington Post" gazetesinde yer alan haberde, son diyalogda, ABD ve Çin arasındaki ilişkileri iyileştirmek için bir dizi konuda işbirliği potansiyeli geliştirme, çatışmaktan kaçınma ve barış içinde bir arada yaşama kararı verildiği belirtildi.

 

"The Wall Street Journal" sitesinde yayımlanan bir yazıda, iki günlük görüşmelerde, ABD'nin Çin'le olan ilişkiyi yumuşattığı bildirildi.

 

CRİ, 6. Çin-ABD Stratejik ve Ekomik Diyalogu 9-10 Temmuz günlerinde Beijing'de yapıldı. İki taraf bir dizi sorun üzerinde geniş fikir birliğine vardı ve önemli sonuçlar elde etti.

 

Diyaloga, Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping'in özel temsilcisi, Başbakan Yardımcısı Wang Yang, Devlet Müşaviri Yang Jiechi, ABD Başkanı Barack Obama'nın özel temsilcisi, Dışişleri Bakanı John Kerry ve Maliye Bakanı Jacob Lew katıldı.

 

Ekonomik diyalogda iki taraf, makro ekonomik politikalarda temas ve işbirliğini pekiştireceği taahhüdünde bulundu.

 

Diyalogta varılan fikir birliğine göre, iki taraf, G-20 Grubu çerçevesinde işbirliğini güçlendirerek, uluslararası finansal yönetim reformunu ilerletmeye devam edecek. İki taraf ayrıca Dünya Bankası'ndaki oy hakkı yapısı üzerinde düzenli inceleme yapılmasına destek veriyor.

 

CRİ, Çin'in Ortadoğu Sorunu Özel Temsilcisi Wu Sike dün Türkiye Dışişleri Bakan Yardımıcısı Ömer Önhon'la Irak'taki son gelişmeleri ve ikili ilişkileri görüştü.

 

Wu Sike görüşmede ilk önce Irak ziyareti hakkında bilgi verdi. Çin'in Irak'taki son gelişmelerden derin kaygı duyduğuna işaret eden Wu Sike, ivedi görevin Irak'ta bir an önce hoşgörüye dayalı yeni bir hükümetin oluşturulması olduğunu söyledi.

 

Bölgedeki sıcak sorunlar arasındaki bağlantılı etkilere dikkat çeken Wu Sike, özellikle Suriye'deki kargaşanın bölgedeki terör güçlerinin gelişmesine ortam hazırladığını kaydetti.

 

Rusya 11 Temmuz Bunları Konuşuyor

 

Rusya’nın Sesi Radyosu (RUVR), Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin 11 Temmuz’da Latin Amerika’ya gerçekleştireceği uzun iş gezisine çıkıyor.

 

Rusya Devlet Başkanı cuma günü Küba’ya ulaşacak ve bir haftalık dönemde Arjantin’i ve Brezilya’nın 3 şehrini ziyaret edecek.

Putin için bu yoğun seyahat sıradan bir iş özelliği taşırken, ancak bu seyahat onun üçüncü dönem devlet başkanlığındaki 2 yıl 2 aylık dönemdeki zaman ve mesafe olarak en uzun seyahati olacak.

 

RUVR, Yakutistan’ın Çurapçinskiy ve Tattinskiy Bölgeleri’ndeki 11 yerleşim yeri sular altında kalabilir.

 

Operasyonları Yürütme Genel Merkezi Sözcüsü Vlad Permyakov konu hakkında “Bu sabah saat 06:00’da baraj patladı. Şu an itibariyle karayolları aşındı ve yerleşim yerlerine büyük çapta su gelmesini bekliyoruz. Durum çok zor” ifadelerine yer verdi.

 

İtar Tass’ın bildirdiğine göre, meydana gelen istenmeyen olaya Çurapçinskiy ve Tattinskiy Bölgeleri’ndeki nehir ve gölleri taşıran şiddetli sağanak yağışlar neden oldu. Hacmi 7 milyon metreküpü geçen Tatta nehrindeki baraj rezervuarı tazyikli su basıncına dayanamadı ve yarık meydana geldi.

 

RUVR, ABD Başkanı Barack Obama Rusya Büyükelçiliği için John Tefft’in adaylığını öne çıkardı.

 

11 Temmuz Cuma günü Ria Novosti’nin Amerika Beyaz Saray’a dayandırarak bildirdiğine göre, şu an diplomatın adaylığına yönelik senatörlerin oy kullanması gerekecek.

 

ABD yönetimi haziran ayı sonunda Moskova’ya Rusya’nın yeni büyükelçisi olarak John Tefft’in adaylığının onaylanması yönünde talep gönderdi. Geçen çarşamba Kremlin’in Tefft’in ABD Büyükelçisi olarak atanmasna onay verdiği belli oldu.

 

İngiltere 11 Temmuz’da Bunları Konuşuyor

 

Independent ve Guardian gazetelerinin manşetinde Başbakan David Cameron'un yeni iletişimi izleme yasası planları var. Independent gazetesi, özel görüşmelerin takip altına alınmasını içerecek olan yasanın internet firmalarının son 12 ay içerisinde ziyaret edilen her web sitesinin kayıtlarını ve sosyal medya kullanımlarını kayıt altına alma zorunluluğu getirecek.

 

Yasa tasarısını İçişleri Bakanı Theresa May de destekliyor. Guardian gazetesi söz konusu yasa tasarısına aniden duyulan ihtiyacın Avrupa Adalet Divanı tarafından son zamanlarda verilen bir kararla devletin vatandaşların iletişim verilerine erişiminin kısıtlanması nedeniyle olduğunu yazıyor.

 

Ayrıca kabine üyeleri yabancı telekomunikasyon şirketlerinin bireysel iletişimlere ait verileri İngiltere'ye vermeyi yakın zaman içerisinde reddeceklerini söylüyor.

 

Gazete Cameron'un güvenlik servislerinin "uçurumun kıyısında" olduklarını ve herhangi bir "terör olayından sonra insanların karşısına geçip onlara bunu önlemek için daha iyisini yapabilirdim diyecek bir başbakan olmaya hazır değilim" dediğini aktarıyor.

 

Telegraph gazetesi İngiltere'deki Dans Konseyi'nin hemcins çiftleri salon dansları turnuvalarına almaktan vazgeçmeyi düşünmesini sayfalarına taşımış. Konsey atmayı planladıkları adımın ayrımcılık olmadığını, ancak erkek-erkeğe dans eden çiftlerin erkek-kadın çiftler karşısında atletiklik ve güç gibi bazı açılardan avantajllı oldukları için eşitsiz bir durum oluştuğunu söylüyor.

 

Times gazetesinin manşetinde ise obeziteden muzdarip vatandaşların ulusal sağlık sistemi kapsamında ücretsiz cerrahi tedavi görmeye başlayacak olmaları yer alıyor. Bir milyona yakın kişiyi ilgilendiren kararla, tip 2 diyabet teşhisi konan obez kişilerin mide kelepçesi ve bypass ameliyatı olabileceklerini söylüyor.

 

Ancak bu karar tepki de çekti. Kararı eleştirenler maliyetin yüksekliği bir yana, hastaların cerrahi girişimden ziyade sağlıklı beslenmeye ve daha çok spor yapmaya teşvik edilmeleri gerektiğini söylüyor.

 

Financial Times gazetesinde yer alan tam sayfalık analiz bugün dünyaca ünlü bir oyuncak markası olan Lego firmasına ayrılmış. Batmak üzere olan firmanın nasıl piyasanın en çok kar eden şirketlerinden birine dönüştüğünü mercek altına alan analizde, Danimarka firmasının formülünün basit olduğunu söylüyor.

 

Plastiğin maliyetini kilo başına 1 dolardan az tutmak ve bunları Yıldız Savaşları ya da Hobbit

gibi seriler haline getirerek kilogram başına 75 dolardan pazarla. Analizde şirketin 2008-2012 yılları arasında yıllık büyüme oranını yüzde 20'lere ulaştırmasının altında ise plastik legolardan video oyunlarına ve de gişede oldukça başarılı olan filme, The Lego Movie'ye geçişin yer aldığı yazıyor.

 

Almanya 11 Temmuz’da Bunları Konuşuyor

 

Frankfurter Rundschau, Almanya, casusluk ve NSA'in dinleme skandalları üzerine, ABD'in Berlin Büyükelçiliği'ndeki gizli servis üst düzey temsilcisinden ülkeyi terk etmesini istedi. Gazetenin konuya ilişkin yorumu şöyle:

 

“Büyük Koalisyon şimdi gerçek skandalın üstüne gitmeli. Bu da Washington'un Alman devlet görevlilerini sırları ifşa etmeye azmettirmesi değil tam aksine dünya genelindeki milyarlarca vatandaşın gözetlenmesi konusunu içeriyor. Bununla özel yaşam hakkı gibi insan hakları ve masumiyet karinesi gibi hukuki prensipler ayaklar altına alınıyor. Aynı zamanda terörle mücadelenin amaç ve mantığı konusu da konuşulmalı. Büyük Koalisyon, NSA skandalının nedenleri üzerine gitmezse, ABD ajanının sınırdışı edilmesi sadece popülist bir tavır olarak kalır.“

 

Kölner Stadt-Anzeiger gazetesinin aynı konuya dair yorumu ise şöyle;

 

“(Batı) Almanlar, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Amerikalılara ne kadar çok hürmet gösterdiler. İşgalciden koruyucu ve sonunda da bir dosta dönüştüler. Pek çok vatandaş ama özellikle de Başbakan şimdi bu illüzyondan uyanıyor. Söz konusu süper gücün çıkarları olduğunda, sıkı ilişkiler üzerine tüm güzel sözlerin hiçbir anlamı olmadığını anladılar. Büyük Ağabey her şeyi gözetleyen Büyük Birader'e dönüştü. Bunu Alman hükümeti de kabul ediyor. Gizli servis görevlisinin sınırdışı edilmesi de bunun ilk sembolik göstergesi. Hükümet, ABD'ye karşı coşkulu güvenin yerine gerçekçi bir tutumu koymaya başlıyor. Acı verse de…“

 

Münchner Merkur,  gazetesi Almanya'nın aile birleşimini dil sınavında başarılı olma şartına bağlaması, Avrupa Adalet Divanı tarafından Türkiye ile var olan ortaklık hukukuna aykırı bulundu. Konu, bir Türk vatandaşının dava açması sonrası gündeme gelmesi konusunu yorumluyor. Gazetenin konuya ilişkin yorumu şöyle:

 

“Avrupa'nın en üst yargıcı küstahça ve yanlış bir karar aldı. Küstahça çünkü sonradan gelen eş için Almanca dil sınavı zorunluluğunu yasaklamasıyla şu ana dek iyi nedenlerden ötürü ulusal düzenlemelere uygun hale getirilmiş bir alana derin bir saldırı söz konusu. Yanlış çünkü, karar, çoğunlukla eşlerinin tekelinde yaşayan kadınların bu durumdan çıkmasını sağlamaya çalışan Alman yasa koyucuların da amacını engelliyor. Almanca konuşmayan biri yeni ülkesinde sosyal hayata katılamaz. Uyum bu şekilde başarılı olmaz. Ama bu karar aynı zamanda, Alman devletinin paralel toplumların engellenmesine yönelik hedefine bir saldırı ve dil testini hukuka aykırı bulmayan Karlsruhe'deki mahkemeye bir tokat niteliğinde.”

 

Die Welt gazetesinin konuya ilişkin yorumu şöyle:

 

“Elbette kararın gerekçesi endişe uyandırmalı. Çünkü orada genel olarak ve Türkiye ile yapılan anlaşmayla bakmaksızın ‘tartışmalı dil testi talebi gibi ulusal düzenlemeler, zorunlu evlilik ve Alman toplumuna uyumun teşvik edilmesi gibi hedeflere ulaşılması için gerekli olanın ötesine gidiyor‘ deniliyor. İnsan Avrupa'nın en yüksek mahkemesinin sadece Almanya'yı değil üçüncü ülkelerden gelen göçmenlerden dil testi isteyen her AB ülkesini ilgilendiren bir karar almaya niçin tenezzül ettiğini merak ediyor. Açıkça ifade etmek gerekirse bu Avrupa'yı ilgilendirmiyor. Anadolu'dan gelen gelinler konusunda Almanya'nın artık doğru olanı yapma hakkı bulunmuyor. Diğer konularda da durum böyle.“

 

İran 11 Temmuz’da Bunları Konuşuyor

 

İran Turkish Radio (IRIB), İslami İran dışişleri bakanı Muhammed Cevad Zarif, BM genel sekreteri Ban Ki Moon, İslam İşbirliği Teşkilatı genel sekreteri İyad Medeni ve Arap Birliği genel sekreteri Nebil el'Urabi'ye yazdığı ayrı ayrı mektupta, terör rejimi İsrail'in Filistin halkına yönelik cinayetlerinin durdurulması için acil girişimde bulunmalarını istedi.

 

Mehr haber ajansının bildirdiğine göre, Zarif, korsan İsrail rejiminin başta Gazze olmak üzere Ürdün Nehrinin Batı Yakası'na yönelik son zamanlarda başlattığı tutuklama ve cinayete dayalı saldırılarını kınarken bu durumun büyük bir faciaya neden olacağı uyarısında bulundu.

 

IRIB, İslami İran cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, haydut İsrail rejiminin Filistin halkı aleyhinde cinayetlerini arttırmasını kınarken, bu doğrultuda İslam ülkeleri liderlerine mesaj göndererek, İslam ülkelerinden Gazze'ye yönelik saldırıların durdurulması ve Gazze muhasarasına derhal son verilerek Gazze halkına her türlü insani yardımın yapılması için çaba göstermelerini istedi.

 

İslami İran cumhurbaşkanı, mesajında, şimdiki şartlarda müslümanlar ve İslam ülkeleri arasında vahdetin her zamandan daha zaruri olduğunu belirterek, Gazze'ye yönelik ırkçı İsrail rejiminin saldırıları ve bu bölgeye yönelik devam eden muhasaradan dolayı yaralıların tedavi imkanlarının kısıtlı olması ve Gazze'nin içinde bulunduğu durumun kaygı verici olduğunu belirterek, yaşanan bu gelişmelerin büyük bir insani faciaya dönüşebileceği uyarısında bulundu.

 

IRIB, İslami İran Meclis Başkanı Ali Laricani, müslümanların vahdet içinde olmasının özellikle de işgalci İsrail rejimi olmak üzere İslam düşmanlarının müslümanlar aleyhindeki oyunlarını bozacağını belirtti.

 

Laricani, Tahran'ın güneyinde yer alan Kum kentinde dini heyetlerle görüşmesinde terör rejimi İsrail'in Gazze'de savunmasız Filistin halkına yönelik saldırılarına temas ederek; bölge ülke yöneticilerinin zaafları ile özellikle de son zamanlarda tekfirciler tarafından müslümanlar arasında tefrikanın, Siyonist düşmanların saldırılar ve cinayetlerinin daha da küstahça artmasına neden olduğunu söyledi.