Erkan TAN: Sevgili dostlar, Erkan Tan’la Başkentten devam ediyor. Stüdyomuzda Sinan OĞAN bulunuyor, Milliyetçi Hareket Partisi Iğdır Milletvekili. Cep telefonlarınızla siz de konuşabilirsiniz, yattığınız yerden bile bu işi yapabilirsiniz. Cep telefonlarınızın mesaj servisine gireceksiniz, küçük harflerle, bitişik “erkantan” yazacaksınız, bir boşluk bırakacaksınız, kısaca görüşünüzü yazıp 3969’a göndereceksiniz, biz de buradan okuyacağız. Twitter aracılığıyla da bize ulaşabileceksiniz. Sayın vekilim, günaydın efendim. Hoş geldiniz, teşekkür ederiz.

 

Sinan OĞAN: Günaydın, hoş bulduk.

 

Erkan TAN: Şimdi Suriye’den başlayalım. Sizin aylar önce, birkaç kez programımızda dile getirdiğiniz Suriye’nin bize yakın tarafında bir ayrılıkçı Kürt hareketinin oluşacağı şüphenizi, kuşkunuzu, öngörünüzü dile getirmiştiniz. Yav sırf siyaset için, sırf hükümete çatmak için orada öyle konuşuyor, demişlerdi size. Gelinen noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

Sinan OĞAN: Gelinen noktada maalesef ki, Türkiye’nin başının büyük bir derde girdiğini, aylar önce gördüğümüz hadiselerin bugün gerçekleştiğini görüyoruz.

 

Erkan TAN: Neydi onlar? Bir yineler misiniz efendim.

 

Sinan OĞAN: Bakınız aylar öncesinde, aylar öncesinde sizin programda ben şunu ifade etmiştim; “Hükümetin eliyle KCK kuruluyor” demiştim. Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Hükümeti Kürt devleti kuruyor, demiştim. Siz inanmamıştınız, Sinan Bey doğru mu duydum, demiştiniz.

 

Erkan TAN: Evet

 

Sinan OĞAN: Tekrar soruyorum, demiştiniz. Ben de, tekrar söylüyorum deyip, demiştim AKP’nin eliyle Suriye’nin Türkiye sınırında, Irak sınırında bir Kürt devleti kuruluyor, demiştim. Bunun da KCK’yı gerçekleştirmek manasına geldiğini ifade etmiştim. Bugün AK Parti Hükümeti KCK’yı maalesef ki kurdu. İçeride bir taraftan göstermelik KCK operasyonları yapılıyor; ama dışarıda da KCK’nın kendisini hükümet kuruyor, bakınız. Irak’ın kuzeyinde müdahale sonrasında bir oluşum ortaya çıkarıldı. Bu oluşum zaman içerisinde hükümet tarafından desteklendi, AKP hükümeti tarafından desteklendi.

 

Erkan TAN: Irak’tan bahsediyorsunuz, Irak’tan…

 

Sinan OĞAN: Irak’tan bahsediyoruz. Daha önce Irak’ta Türkmenler bizim için olmazsa olmazdı, ondan sonra Türkmenler Irak’ta unutuldu. Oradaki peşmerge lideri Mesud Barzani, Sayın Davutoğlu’nun “Mesud amcası” oluverdi, “Kak Mesud” oluverdi ve bütün Türkiye siyasetini Mesud Barzani ve Celal Talabani üzerine kurdu. Yetmedi, Türkiye için çok önemli olan ülkelerin toprak bütünlüğü ilkesi, Birleşmiş Milletler’in temel ilkesidir, Türkiye’nin bulunduğu bölgede olmazsa olmaz bir kuraldır, Türkiye tarafından çiğnendi. Türkiye Irak’ın kuzeyiyle ayrı bir anlaşma yaparak, merkezi hükümetin itirazına rağmen, Irak Merkezi Hükümeti’nin itirazına rağmen, Irak’taki yerel Kürt yönetimiyle ayrı bir anlaşma imzalandı. Bu Irak Anayasasını da Türkiye tarafından çiğnemektir, Irak’ın toprak bütünlüğünün Türkiye tarafından tanınmaması demektir ve orayla petrol anlaşması yapıldı. Bu KCK’nın birinci ayağı demektir, birinci ayağı tamamlandı hükümetin desteğiyle. Biz ta geçen sene Tunus’ta ilk hareket ortaya çıktığı zaman Erkan Bey demiştik ki; bu Tunus sadece bir başlangıçtır, Tunus sadece rüzgâr almak için girişilmiş bir eylemdir, Kuzey Afrika’dan sonra bu halk hareketlerinin asıl hedefi Suriye ve İran’dır. Yani oraya doğru gelecektir. Hatta şu kelimeyi kullanmıştık; “Tunus’ta eğer bu rüzgârsa, Şam ve Tahran sokaklarında bunu fırtınaya dönüştürecekler” demiştik. Ve bunun da Büyük Ortadoğu Projesi’nin (BOP) gerçekleşmesi için önemli bir adım olacağını ifade etmiştik. Türkiye’de şunu hala tam olarak anlatamadık insanlarımıza, insanlarımız şunu artık görmesi lazım; BOP eşittir İsrail’in güvenliği, BOP eşittir bölgede bir Kürt devleti, BOP eşittir Türkiye ile Türk Dünyası, Türkiye ile İslam Dünyası arasında Ermenistan ve İsrail arasına bir Kürdistan kurarak Türkiye’nin önünün kesilmesidir. BOP budur. BOP’un eş başkanı kimdir? Vatandaşlarıma soruyorum, cevabını ben vermeyeyim vatandaşlarımız bir düşünsünler.

 

Erkan TAN: Yok böyle bir proje, yok böyle bir eş başkanlık kardeşim, diyorlar.

 

Sinan OĞAN: Diyorlar da…

 

Erkan TAN: Sizin eş başkan olmakla tanımladığınız kişiler…

 

Sinan OĞAN: Bir başkası da diyor ki; BOP’un eş başkanı olmakla övünüyorum, diyor. Sayın Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN diyor ki; ben BOP’un eş başkanıyım. Yani İsrail’in güvenliğini sağlama projesinin eş başkanıyım, diyor. Yani Kürdistan devletini kurma projesinin eş başkanıyım, diyor. Maalesef, yani bu memleketin bir vatandaşı olarak…

 

Erkan TAN: E canım ne yapalım,Suriye’de kan dökülüyordu, biz orada müdahale etmedik ki, savaş yapalım demedik ki, savaş çığırtkanlığı yapmadık ki, kendi kendine oluyor orada olanlar, diyorlar.

 

Sinan OĞAN: Bu memleketin bir vatandaşı olarak, bu memleketin siyaset yapan meclisteki bir üyesi olarak emin olunuz ki, bunları söylemek bana çok ağır geliyor. Yani bir memleketin başbakanı ile ilgili olarak BOP’un eşbaşkanı, KCK’yı gerçekleştiren iktidar demek emin olunuz ki, bana çok ağır geliyor. Sonuçta benim memleketimin bir partisidir, benim memleketimin iktidarıdır. Elbette ki, biz eleştireceğiz; ama şu anki durum eleştirmenin çok daha ötesinde. Bir vahametle karşı karşıyayız. Aylardır söylüyoruz Erkan Bey, sizin programınızda defalarca söyledik; Türkiye büyük bir hızla KCK’yı kuruyor ve bu KCK’nın dört ayağı var: KCK’nın birinci ayağı Irak’tadır, ikinci ayağı Suriye’dedir. Bakınız Suriye’de kurdular. Suriye’de biz bu kadar aktif olmasaydık, biz bu kadar darbe heveslisi, rejim değiştirme heveslisi olmasaydık orada bu KCK’nın ikinci ayağını kurmazdık. KCK dediğiniz orada bir Kürt yönetimi falan değil yani bazıları diyebilir ki, Kürtler orada yerel bir yönetim kurmuşlar, değil. PKK orada yeni bir yerel yönetim kuruyor bugün.

 

Erkan TAN: Yani Kürtler eşittir PKK olmadığı için böyle konuşuyorsunuz öyle mi?

 

Sinan OĞAN : Değil, değil.

 

Erkan TAN: Bizde kuramaz mıyız kardeşimbizim de devlet kurma hakkımız yok mu, diyenler var Kürtler arasında.

 

Sinan OĞAN: Kürtler eşittir PKK değil. Irak’ta 16’dan fazla siyasi grup ve parti var.

 

Erkan TAN: Evet.

 

Sinan OĞAN: PKK şu an Türkiye Cumhuriyeti devletinin desteğiyle bütün Kürtleri baskısı altına aldı ve PKK Irak’ta olduğu gibi Suriye’de de yeni bir hakimiyet alanı gerçekleştiriyor.

 

Erkan TAN: Ama efendim yani çok ağır ve inanılması güç şeyler söylüyorsunuz.

 

Sinan OĞAN: Daha da ağırını söyleyeyim.

 

Erkan TAN: PKK’ya da Türkiye mi destek verdi yani Suriye’nin bize yakın yerlerinde etkili olsun diye?

 

Sinan OĞAN: Kesinlikle. Daha da ağırını söyleyeyim; o bölgede PKK’nın hakimiyet kurması Türkiye’nin desteği ile olmuştur. Mehmetçiğimizi şehit eden PKK Suriye’de bir devlet kuruyor. Bakınız, Suriye’de bir devlet kuruyor. Türkiye’nin desteklediği Barzani, Türkiye’nin bütün umudunu bağladığı, Türkiye’nin bütün siyasetini adeta teslim ettiği Barzani’nin desteğiyle oradaki Kürt gruplar birleştirildi, PKK’nın yani Suriye’deki adıyla PYD’nin emrine verildi.

 

Erkan TAN: Canım, Beşar Esad hınç almak için, madem siz böyle yaptınız aha ben de bunu yapıyorum demek için mahsus yapıyor, diyorlar.

 

Sinan OĞAN : Hiç alakası yok. Orada mücadele ediyor, iktidarını korumak için mücadele eden bir güç kendi eliyle, yarın öbür gün çok aktif silahlı gücü olan bir gruba, gel buraları sana verdim, der mi, demez. Orada güçlerini oradan çekip merkezi hükümetle, kendi koltuğunu Esad kurtarmanın peşindedir. Dolayısıyla bunu ya Türkiye’ye gözdağı veriyor, Türkiye’yle bilmem ne yapıyor hınç alıyor…

 

Erkan TAN: Hınç alıyor.

 

Sinan OĞAN: Adam koltuğunu kurtarmanın derdinde. Çünkü Beşar Esad öyle bir şeye, kanın içerisine bulandı ki, şuan ben tabiri caizse amiyane tabirle söyleyeceğim; paçayı nasıl kurtarırım, onun derdinde. Ve paçayı kurtarmak için de Suriye’yi de ateşe attı, Türkiye’yi de ateşe attı. Ve maalesef, ve maalesef…

 

Erkan TAN: Yani buna bizim tavırlarımız mı neden oldu? Adam, adam değilmiş. Hiç adamla ilgili aleyhte konuşmuyorsunuz, Baascılık yapıyorsunuz kardeşim…

 

Sinan OĞAN: Adam, adam değil. Ne alakası var.

 

Erkan TAN: Suriye’yi savunuyorsun sen, diyorlar. Öyle konuşanlara…

 

Sinan OĞAN: Şimdi bakınız, öyle konuşan değerli vatandaşlarımıza şunu ifade ediyorum; orada, Suriye’de, Esad rejimi kana bulanmıştır, Esad rejiminin artık Suriye’de kalamayacağı anlaşılmıştır. Elbette ki, Suriye’de insan hakları önemlidir, Suriye’de kan dökülmemesi benim için önemlidir; ama benim için daha önemli olan ve AK Parti için önemsiz gözüken şey; yarın oradaki hadiselerin benim Mehmetçiğimi şehit etmesidir. Bunun önüne geçilmesidir, benim Mehmetçiğimin şehit edilmesinin önüne geçilmesidir. O kanın, o gözyaşının, o ateşin yarın benim ülkemin sınırlarını geçip benim analarımın ağlatmasının durdurulması için ben bugün diyorum ki, dün de diyorduk, Milliyetçi Hareket Partisi olarak en başından beri diyorduk. Bizim için önemli değil orada Esad mı olmuş, Baas mı olmuş, Ali mi olmuş, Veli mi olmuş bizim için önemli olan orada yaşanan hadiselerin Türkiye’ye kan, gözyaşı, ateş olarak ocağa düşen ateş olarak, şehit tabutları olarak, anaların gözyaşı olarak bize gelmemesidir. Elbette ki, hümanist olalım, insan hakları önemli diyelim, demokrasi önemli diyelim; ama bunlardan daha önemlisi benim ülkemin sınırlarının birliği, bütünlüğüdür. Benim insanlarımın güvenliğidir. Benim Mehmetçiğimin şehit olmamasıdır. PKK denen illetin yarın Suriye’de daha da güçlenip, orada geniş bir alanı kontrolü altına alıp Türkiye’ye daha büyük saldırılar yapmamasıdır. Benim derdim Türkiye’dir. Elbette ki, sınırımın ötesi beni ilgilendirir ama beni daha çok ilgilendiren ve maalesef bu hükümeti daha az ilgilendiren benim sınırlarımın içerisinde vatandaşlarımın can güvenliğidir.

 

Erkan TAN: Ama işte sizin söylediklerinizi twit attık. Bugün Adalet ve Kalkınma Partisi Hükümeti maalesef KCK’yı kurdu, dediniz.

 

Sinan OĞAN: Evet.

 

Erkan TAN: Türkiye, Irak’ın kuzeyiyle bir anlaşma yaparak KCK’nın birinci ayağı hükümetin desteğiyle tamamlandı, dediniz.

 

Sinan OĞAN: İkinci ayağı hükümetin desteğiyle Suriye’de kuruluyor, ikinci ayak budur. Üçüncü ayak yarın Suriye’de Esad rejiminin gideceği artık netleşmiştir. Esad rejimi gittikten sonra…

 

Erkan TAN: PKK Türkiye Cumhuriyeti’nin desteği ile bölgede hakimiyet kurdu, dediniz.

 

Sinan OĞAN: Evet, aynen öyle dedim. Aynen öyle dedim. Bunu aylardır söylüyorum.

 

Erkan TAN: Suriye’nin bize yakın yerlerini söylüyorsunuz.

 

Sinan OĞAN: Suriye’nin Türkiye sınırı ve Irak sınırı üçgeninde PKK hâkimiyeti tamamıyla ele geçirdi. Yarın öbür gün Barzani’nin de desteği ile o PKK daha da aşağıya denize doğru inmek için Türkiye’nin sınırlarında, Türkiye’nin topraklarında daha büyük eylemler harekete geçirecektir.

 

Erkan TAN: Volkan BOZKIR, Dışişleri Komisyonu Başkanı, Adalet ve Kalkınma Partisi İstanbul Milletvekili bir twit atmış: Rusya Devlet Başkanı Putin dört aşamalı Suriye planını açıkladı. En son aşamada yönetim değişikliği var. Krizin başında Esed değişikliğine kesinlikle karşı çıkan Rusya artık Esed’i feda etmiş durumda. Sadece yöntem ve zamanlama farklılığı var. Suriye politikasını Rusya’ya göre saptayan ve oradaki katliama iç işlerine müdahale etmeme savıyla karşı çıkmayan CHP şimdi ne yapacak? CHP’ye sormuş gerçi; ama biz hazır yakalamışken size soralım. Yani Suriye’de katliam var mı, Esed gitsin mi?

 

Sinan OĞAN: Suriye’de katliam var, Suriye’de insanlar birbirini boğazlıyor. Esad boğazına kadar kana bulanmış, muhalifler ondan daha beter kana bulanmış. Suriye’de iktidarı da muhalefeti de artık birbirini boğazlar noktaya gelmiş dolayısıyla Suriye’de kana bulanmayan yok.

 

Erkan TAN: Yok, yani bir tek Esed değil kana bulanmış olan?

 

Sinan OĞAN: Değil tabii ki; ama benim için yani insanlarımızın göremediği şudur; İran’da, Irak’ta, Myanmar’da kan gövdeyi götürmüyor mu? Benim için önemli olan o insanların güvenliğidir, o insanların insan haklarıdır. Ama kimse kusura bakmasın benim için daha önemli olan; benim ülkemin birliği, bütünlüğü ve benim ülkemin insanlarının can güvenliğidir. Irak’ta dün bir terör saldırısı oldu, yüzün üzerinde insan hayatını kaybetti.

 

Erkan TAN: Evet

 

Sinan OĞAN: Yani Irak’ın Suriye’den bir farkı yok. 

 

Erkan TAN: Var mı veya Suriye’den farkı mı var?

 

Sinan OĞAN: Farkı yok, hiç farkı yok. Myanmar’da yüzlerce Müslüman katledilmiyor mu? Irak’ta bir buçuk milyon sivil hayatını kaybetmedi mi? O zaman neredeydiniz, şimdiye kadar? Allah aşkına bunları niye duymazdan geldiniz, bunları niye görmediniz? KCK’nın birinci ve ikinci ayağı tamamlanmıştır. Erkan Bey, KCK’nın üçüncü ayağına sıra geldi. Ve onu da şimdi buradan söylüyorum; bunu geçen sene ocak ayında söylemiştim.

 

Erkan TAN: Yani birinci ve ikinci ayağı Irak’ın kuzeyi, Suriye’nin kuzeyi.

 

Sinan OĞAN: Tamam yani KCK’nın iki ayağı tamam. Şimdi KCK’nın üçüncü ayağına sıra geldi. Geçen sene de ifade etmiştim, demiştim ki; bu mesele esas BOP, esas Suriye ve İran’da çözülecek. KCK’nın üçüncü ayağı İran’dadır, şimdi sıra oraya geliyor. Ondan sonra bakınız ondan sonra KCK’nın üç ayağı tamamlanınca Türkiye’ye diyecekler ki; yav siz şöyle Osmanlısınız, böyle büyüksünüz, bölgenin şahısınız, pirisiniz, kralısınız diyecekler. Sayın Davutoğlu’nun ayağı yerden kesilecek; çünkü o kadar hoşuna gidiyor ki. Bak dikkat ediyorum özellikle uluslararası toplantılarda veyahut da işte kokteyllerde, konferanslarda Batılılar Sayın Davutoğlu’nun zayıf noktasını yakalamışlar. Sayın DAVUTOĞLU’na buradan girdikleri zaman, eskiden şöyle giriyorlardı; ya ATATÜRK’ten örnek veriyorlardı. Biz ATATÜRK’ü kendimize hep örnek kabul ettik dediklerinde bizde ertesi gün bütün gazetelerin manşeti, bilmem filan ülkenin büyükelçisi, ooo ATATÜRK hayranıymış. Türkiye’nin en ince noktası oydu o zamanlar. Bugün Türkiye’nin en ince noktasını Batılar keşfetmişler. Sayın DAVUTOĞLU’na damardan bir Osmanlısınız, siz büyüksünüz, yürüyün koçum dedikleri zaman, Sayın DAVUTOĞLU’nun, ayağı yerden kesiliyor. Ayağı yerden kesildiği zaman da ne yapacağını bilemiyor. Ne yapacağını şaşırmış durumdadır hükümet ve Türkiye’ye diyecekler ki Erkan Bey; yav siz büyük devletsiniz, şimdi burada Irak’ın kuzeyinde Kürtler, Suriye’de Kürtler, İran’da Kürtler niye bunları başkalarının kontrolüne verelim? Verelim şunları sizin kontrolünüze, siz bunlara sahip çıkın diyecekler. Biz hemen atlayacağız, hükümet hemen atlayacak. Tabi ki, diyecek canım biz bunlara sahip çıkalım…

 

Erkan TAN: Zaten eskiden de bizimdi buralar.

 

Sinan OĞAN: Evet.

 

Erkan TAN: Tamam, ne var bunda?

 

Sinan OĞAN: Bu nedir?

 

Erkan TAN: Topraklarımız bölünmüyor, tam tersi büyüyor daha da büyüyor bunda ne var Sinan Bey?

 

Sinan OĞAN: Yaklaşık bir sene önce AKP’liler ve AKP’ye yakın düşünce kuruluşlarının başkanlarıyla ve AKP’ye yakın düşünce kuruluşları çalışanlarıyla ki, sizin programınızda da oluyor veya olacaktır. Onlar hep şunu söylüyorlardı bana; ya siz bu paranoyaları bırakın, Türkiye küçülme değil büyüme sorunları yaşıyor. Ben de ya nasıl oluyor bu büyüme sorunu, dediğim de şunu söylüyorlardı; efendim Türkiye büyüyecek. Nasıl büyüyecek? Irak’taki Kürtleri Türkiye’nin kontrolüne verecekler, Suriye’deki Kürtler Türkiye’nin kontrolüne girecek…

 

Erkan TAN: Verecekler yani biz kurmuyoruz oyunu. Öyle diyorlardı.

 

Sinan OĞAN: Yok öyle bir şey, yok öyle bir şey.

 

Erkan TAN: Verecekler, tamam.

 

Sinan OĞAN: Verecekler. İran’daki Kürtleri bizim kontrolümüze verecekler. Bu ne demektir? Bu o bölgedeki Kürtlerle, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin entegrasyonu için tarihi bir fırsattır.

 

Erkan TAN: Tamam

 

Sinan OĞAN: Entegrasyon tamamlandıktan sonra bölgede artık…

 

Erkan TAN: Önce bize verildikten sonra oraların kontrolünü filan…

 

Sinan OĞAN: Evet, alacağız entegre edeceğiz, tamamlayacağız, paketleyeceğiz, hazırlayacağız ve kullanıma hazır hale İsrail’in, Amerika’nın, büyük güçlerin emrine sunacağız. Bizden de bir toprak koparacaklar o da etti mi, KCK’nın dördüncü ayağı.

 

Erkan TAN: Yani oralarda bizim oldu zannederken, bizim toprak gidecek fiilen.

 

Sinan OĞAN: Evet

 

Erkan TAN: Öyle mi yani? Sizin korkunuz bu mu? Ya bunlar paranoya kardeşim, korku bunlar, diyorlar.

 

Sinan OĞAN: Suriye içinde korku diyorlardı, paranoya diyorlardı ne oldu Erkan Bey? Sizin programınızda çok iyi hatırlıyorum bazı vatandaşlar mesaj göndermişlerdi, keşke o vatandaşlar şimdi de o mesajları gönderseler. Ya Sinan Bey, siyaset yapıyorsunuz, o gün dedikleri gibi deseler, bunlar sizin vehimleriniz Sinan Bey o gün dedikleri gibi deseler; ben de desem ki bu Suriye’de bugün PKK’nın devlet kurmasına orada PKK’nın bütün sınırımızı ele geçirmesi hala mı vehim, hala mı paranoya? Hala mı göremiyorsunuz? Hala mı bu hükümet sizi adeta hipnoz etmiş?

 

Erkan TAN: Tamam vatandaş göremiyor, Serdar TURGUT da mı göremiyor, Haber Türk gazetesinden? DAVUTOĞLU kazandı, diyor işte. Serdar TURGUT da mı göremiyor, o da mı cahil, o da mı anlamıyor sizi efendim?

 

Sinan OĞAN: Valla ne diyeceğimi şaşırdım şimdi. Sabah ona bakarken Sayın DAVUTOĞLU…

 

Erkan TAN   : Haber Türk gazetesinin köşe yazarı

 

Sinan OĞAN : Evet, DAVUTOĞLU kazandı, diyor. Yani Allah aşkına Serdar TURGUT Allah aşkına ya. Yani hiç mi izan olmaz bir insanda? Hiç mi gerçekleri göremez? Sayın DAVUTOĞLU’nun bugün kazandığını iddia etmek, Sayın DAVUTOĞLU’na bugün kazandı demek, emin olunuz ki Sayın DAVUTOĞLU’na büyük bir hakarettir. Çünkü bugün kazanan PKK’dır. Bugün kazanan İsrail’dir. Sayın DAVUTOĞLU’na kazandı diyorsanız, o zaman Sayın DAVUTOĞLU’nu PKK ve İsrail’le işbirliği yapıyor dersiniz. 

 

Erkan TAN: Bir dakika o zaman bunu twit atalım mı? Haber Türk’ten Serdar Turgut, DAVUTOĞLU kazandı, diyor aslında hakaret ediyor.

 

Sinan OĞAN: Evet DAVUTOĞLU’nun kazandığını iddia etmek…

 

Erkan TAN: …diyetwit atalım mı bunu? Ben onayınızı almak için soruyorum.

 

Sinan OĞAN: Elbette, elbette.

 

Erkan TAN: Doğru anlamış mıyım yani onun onayını alıyorum.

 

Sinan OĞAN: Doğru anlamışsınız. DAVUTOĞLU kazandı, demek akıl sahibi insanların ancak şunu iddia etmesi demektir; Sayın DAVUTOĞLU PKK ile ve İsrail’le iş birliği yapıyor, demektir.

 

Erkan TAN: Kazanan onlarsa…

 

Sinan OĞAN : Çünkü bugün kazanan PKK’dır. Bugün kazanan İsrail’dir. İsrail’in tarihi emeli gerçekleşiyor.

 

Erkan TAN: Sonra size köşesinden falan yanıt falan verir, bakın

 

Sinan OĞAN: Buyursun, versin.

 

Erkan TAN: Hani siz de köşe yok tabi yani onunki kadar büyük bir köşe yok.

 

Sinan OĞAN: Buyursun versin. Allah’a şükür Erkan TAN’ın Başkent’ten programı var, her halde bize de bir cevap hakkı tanırsınız.

 

Erkan TAN: Bize de şeref verirsiniz efendim.

 

Sinan OĞAN: Biz de gelir milletin terazisine o yazıyı da koyarız, kendi fikirlerimizi de koyarız.

 

Erkan TAN: Serdar TURGUT, DAVUTOĞLU Kazandı, diyor. Bunu demek hakarettir; çünkü kazanan İsrail’dir, PKK’dır. Görmüyor musun bunu Serdar TURGUT?

 

Sinan OĞAN: Kazanan PKK’dır. Bugünkü konjonktüre baktığınız zaman PKK’nın kazanmadığını, kaybettiğini iddia edebilir misiniz? İsrail’in tarihi emeli olan bölgede büyük bir Kürdistan devleti kurmak; Irak’ı, Suriye’yi, Türkiye’yi, İran’ı bölmek İsrail’in ana hedefidir. İsrail’in önümüzdeki elli yıl var olma mücadelesinin ilk hedefi bu bölgelerin bölünmesidir.

 

Erkan TAN: E canım bu Esad’ın hiç mi kabahati yok yani eli kanlı bu diktatörün hiç mi kabahati yok?

 

Sinan OĞAN: Esad’ın kabahati çok büyük

 

Erkan TAN: Biz niye yapmış olalım bunları; siz diyorsunuz çünkü bunları Türkiye yaptı, Türkiye’nin politikası bunlara neden oldu, dediniz.

 

Sinan OĞAN: Bakınız bazı vatandaşlarımız konuyu hemen getirip oraya bağlıyor. Açık açık söyleyeyim; Esad eli kanlı bir katildir, bir diktatördür. Altını da çiziyorum Baas rejimi eli kanlı bir rejimdir, altını çiziyorum. Biz kalkıp ne Esad’ı, ne Baas rejimini savunacak filan değiliz.

 

Erkan TAN: Öyle diyor; ama Başbakan, öyle diyor. CHP’ye söyledi gerçi de, benzer şeyler söyleyen herkese gider o laf.

 

Sinan OĞAN: Sayın Başbakan o lafları edeceğine, biz büyük devletiz gereğini yaparız, intikamımız büyük olur diyeceğine; kim vurduya giden uçağımızın, kim vurduya giden iki şehidimizin hesabını versin bu memlekete. Allah aşkına biz nasıl büyük devletiz ki, hala uçağımızı kimin düşürdüğünü bilmiyoruz, uçağımızın nasıl düştüğünü bilmiyoruz. Ya ben bir vatandaş olarak buradan açıkça çağrıda bulunuyorum, ben vatandaş olarak bilmek istiyorum; benim uçağımı kim düşürdü, nasıl düşürdü? Benim pilotlarımda kurşun izi çıkmamış, nasıl şehit oldu? Öyle değişik iddialar var ki, insanın kanı donuyor. Pilotlarımızın sağ yakalanıp, öldürülüp, şehit edilip, denizin dibine bırakıldığı iddiaları var. Ya yani bunları iddia etmek bile Türkiye’nin bölgedeki bütün prestijini yerle bir etmektir. Bunlara cevap verin ya. Kalkın kamuoyunu doğru düzgün bir aydınlatın. “Biz misli ile bilmem ne yaparız” E yapın; elinizi tutan mı var?

 

Erkan TAN: Dün öyle dedi iftarda, ben de vardım.

 

Sinan OĞAN: Misliyle bilmem ne yaparız…

 

Erkan TAN: Angajman kurallarını değiştirdik, bir daha olursa misliyle yapacağız, dedi.

 

Sinan OĞAN: E olan ne oldu? Olan iki tane şehidimize oldu. Olan Türkiye’nin bütün bölgedeki ağırlığına oldu. Suriye gibi af edersiniz kıytırık bir devlet tabiri caizse kalktı uçağımızı düşürdü ya. Yani bölgede…

 

Erkan TAN: Canım o milli bir dava bu konu üzerinden hükümete çakmayın, diyorlar.

 

Sinan OĞAN: En çok bakınız; önce ülkem ve milletim diyen bir siyasi partinin mensubu olarak buradayım. Sayın Genel Başkanımız Devlet BAHÇELİ’nin bu ülkede öncelikle devleti öne koyan, milleti öne koyan, birliği, bütünlüğü, vatanı öne koyan siyasetinin takipçisi, siyasetinin birer mensubu olarak biz bu ülkede siyaset yapıyoruz. Bizim için devlet, millet, vatan her şeyden önemlidir.

 

Erkan TAN: Tamam.

 

Sinan OĞAN: Kendi siyasal…

 

Erkan TAN: İşte bunu tutun, milli bir dava bu.

 

Sinan OĞAN: Milli bir dava, tam da biz de onu diyoruz. Biz diyoruz ki, bu meseleyi siyaset malzemesi kimse yapmasın.

 

Erkan TAN: Tamam

 

Sinan OĞAN: Misliyle cevap veririz falan değil, gereğini yapın. Türkiye Cumhuriyeti devletinin bölgedeki ağırlığını, prestijini yerle bir ettiniz. Sizin zamanınızda bu memleketin askerinin başına çuval geçirdiler, adamı burada kırmızı halıyla karşıladınız Amerika…

 

Erkan TAN: Onu bilmeyen var, anlatır mısınız, ne demek yani o?

 

Sinan OĞAN : Irak’ta Türk ordusunun orada başına çuval geçiren o oradaki o zaman albaydı sanırım asker daha sonra Amerika’nın bölge komutanı oldu. Türkiye’ye geldi, Türkiye’de adamı kırmızı halıyla karşıladı. Ve bizim askerlerimizi, başına çuval geçirilen askerlerimizi, adamın önüne dizip adama bir de saygı duruşu yaptırdınız. Bu hükümet yaptırdı bunu. İnsanda biraz utanma duygusu olur.

 

Erkan TAN: Gereğini yapın yani savaş mı istiyorsunuz kardeşim, savaş mı çıkartalım; diyorlar.

 

Sinan OĞAN: Niye? Başımıza çuval geçiren asker istemiyoruz diyeceksiniz. Elinizin tersiye itin bazı şeyleri, istemiyoruz diyeceksiniz. Bu asker, bu komutan askerimin başına çuval geçirdi, bu çuvalcı generali istemiyorum ben, deyip elinin tersiyle iteceksin. İnsanda biraz onur, haysiyet, şeref olur.

 

Erkan TAN: Suriye’yle ilgili?

 

Sinan OĞAN: Dokuz tane vatandaşımızı İsrail katletti, ne oldu? Hani özür dileyeceklerdi? Niye özür diletemediniz?

 

Erkan TAN: Var bugün gazetelerde, galiba olacak.

 

Sinan OĞAN: Nerde olacak? Ben de okudum o gazeteleri; işte efendim biz Türk kahvesi deriz; ama özür dilemeyiz, diyor. Al yani kahveni de al, git, demek lazım da başka şeyler diyoruz.

 

Erkan TAN: Suriye’yle savaş mı yapalım canım şimdi, ne yapalım? Soğukkanlılıkla bu meseleyi çözmeye çalışıyoruz, uçağımızın düşmesi ve pilotlarımızın şehit olması meselesinde, diyorlar.

 

Sinan OĞAN: Hiç öyle bir soğukkanlı halimiz yok. Yani şuan biz orada, resmen, fiilen bir başka ülkenin iç işlerinde darbecilik oynuyoruz. Bir başka ülkenin muhaliflerini örgütlüyoruz. CIA bilmem MOSSAD bunların hepsi Türkiye’de cirit atıyor, Türk istihbaratı ile bunlar kol kola bölgeye silah akışında bulunuyorlar. Kanın, gözyaşının daha fazla akmasına ve bölgede dolayısıyla bir PKK devleti kurulmasına vesile oluyorlar.

 

Erkan TAN: Tam 380 gündür üç asker, bir polis, bir kaymakam terör örgütü PKK’nın elinde rehine değil mi kardeşim?

 

Sinan OĞAN: Evet, rehine. Nerde bunlar?

 

Erkan TAN: Ersin Yılmaz göndermiş bu mesajı.

 

Sinan OĞAN: Nerde bunlar hakikaten? Kaymakamlarımız, polislerimiz, askerlerimiz yok, PKK’nın elinde ve maalesef bu millet her şeyi çabuk unutuyor. Bu milletin hafızası tükenmiş, insanlarımız şunu sormuyor artık ya; bir ay önce iki pilotumuz şehit oldu biz hala, biz hala nasıl şehit olduğunu bilmiyoruz bu askerlerimizin, bu pilotlarımızın. Ve kimse de sormuyor, herkes unuttu. Her akşam bakıyorsunuz ki, şatafatlı iftar davetlerinde herkes. Ya Allah aşkına Türkiye bir savaşın eşiğinde, Türkiye’nin yanı başında PKK devlet kuruyor; bu hükümet sağda solda şatafatlı iftar davetleri veriyor.

 

Erkan TAN: Tamam işte, gidecekmiş herhalde bu Esed. Esed gidecek zaten, haftalar kaldı; diyorlar.

 

Sinan OĞAN: Esad gidecek, ben geçen sene söyledim Esad’in gideceğini.

 

Erkan TAN: Tabii Esad’dı, Esed oldu. O da ayrı bir konu tabi.

 

Sinan OĞAN : Yani Esad’a, Esed demekle bu işler olmuyor. Veyahut da ne bilim biz iftar verdik Esad’ın Suriye’sinden ve İsrail’den kimseyi çağırmadık ne büyük yaptırım yaptık onlara falan; böyle çocukça şeylerle maalesef insanlarımızın gazı alınıyor, başka da bir şey yapıldığı yok.

 

Erkan TAN   : Peki efendim yani bu yani hiç mi iyi bir şey yok biraz da takdir etsin, demiş Ramazan Yılmaz.

 

Sinan OĞAN: Edelim, iyi bir şey olsun en önce biz takdir edeceğiz emin olun. Biz çünkü tekrar ediyorum Ramazan Bey; bizim için önemli olan devlettir, millettir, bu ülkenin birliği bütünlüğüdür. Bu ülkenin birliği, dirliği, zenginleşmesi, büyümesi için yapılan her güzel adımı biz destekleriz. Milliyetçi Hareket Partisi olarak bizim diğer siyasi partilerden farkımız; biz aka ak, ama kendini ak gibi gösteren karaya da kara demesini biliriz.

 

Erkan TAN: Serdar TURGUT’un bir şey demesine gerek yok. Zaten dış politikadaki icraatlar sizi rahatsız ediyor kardeşim, demiş bir seyircimiz.

 

Sinan OĞAN: E dış politikada PKK’ya devlet kurdurmak büyük bir icraat, beni de rahatsız ediyor yani. Buna sevinmeli miyim? Yanı başımızda PKK’ya devlet kurdurdu bu hükümet, ey vatandaş sen buna seviniyor musun? Ben buna sevinmiyorum, bu beni rahatsız ediyor ve rahatsız olduğumu da söylüyorum. Emin olunuz ki, burnumuzun dibinde PKK’yı kurduran bu dış politika tırnak içerisinde başarısından bu millet de rahatsız…

 

Erkan TAN: İki tane resme bakıp da sınırın tamamen PKK terör örgütünün kontrolüne geçtiğini sanmak saflıktır, demiş bir seyircimiz.

 

Sinan OĞAN: Ya hiç mi haber dinlemiyor bu seyircimiz, hiç mi gazete okumuyor, hiç mi internet sitelerine bakmıyor? Mesele iki tane resim değil, Suriye’nin gerçekleri meselesidir. Suriye’deki Kürtler orada farklı farklı gruplar vardı; bu gruplar içerisinde eli silah tutan, elinde silah olan bir tek PKK var. PKK’nın oradaki kolu PYD var.

 

Erkan TAN: Evet.

 

Sinan OĞAN: PYD orada var olduğu sürece orada başka türlü diğer Kürt vatandaşlarının hayat hakkı yoktur. Onların da hepsi PYD’nin kontrolü altına girmek durumundadır ve…

 

Erkan TAN: Çünkü güç, silah ve zorbalık onda.

 

Sinan OĞAN: Onda yani bu gerçeği görmek lazım ve ilginçtir Barzani de bunlarla işbirliği yapıyor. Nasıl ki Irak’ta, Kandil’le işbirliği yaptığı gibi.

 

Erkan TAN: Uçağın nasıl düştüğünü görsen ne yapacaksın, silah alıp oraya savaşa mı gideceksin? Ya bu kadar basit siyaset olmaz kardeşim, demiş bir seyircimiz.

 

Sinan OĞAN: Yani bu seyircimizi Suriye gibi bir ülke, Esad gibi bir diktatör geldi, uçağımızı gözümüzün önünde düşürdü, ne yapalım, sineye mi çekelim? Yani başka şeyler diyeceğim, emin olunuz.

 

Erkan TAN: Ya Başbakanın BOP’da görevlendirildiğini kendi ağzıyla, kendisi söyledi. Daha neyi tartışıyorsun ey AK Partililer? Sinan OĞAN’ı seviyoruz, Antalya’dan Necati ÇAMLICA bu mesajı göndermiş. Kürtlerin bağımsız devlet kurmaya hakları yok mudur kardeşim, demiş bir seyircimiz.

 

Sinan OĞAN: Şimdi bakınız Birleşmiş Milletler’in (BM) toprak bütünlüğü ilkesini bir defa çiğnerseniz yani Kürtler gelsin burada bağımsız bir devlet kursun, derseniz sadece Irak’ta kursun demezsiniz, sadece Suriye’de kursun demezsiniz, Türkiye’de de kursun dersiniz. Buna gönlünüz razı mı sizin? Buna gönlünüz razı mı?

 

Erkan TAN: Soru bu, soru bu öyle mi?

 

Sinan OĞAN: Yani Türkiye’de, Türkiye’nin de bölünmesini istiyor musunuz? Peki diyelim ki bunu da istediniz, Türkiye’de Kürtlere bir bağımsızlık verdiniz, bir miktar da toprak verdiniz, ee başkaları da dese yarın dese ki Çerkezler biz de devlet kurmak istiyoruz, ne bilim diğer azınlıklar mı azınlık demeyeyim doğru bir kelime değil diğer kökenden gelen her vatandaşımız kalksa eline silah alsa…

 

Erkan TAN: Ona verdiniz, dese…

 

Sinan OĞAN: Buna verdiniz yani bunların hakkı var…

 

Erkan TAN: Diyebilir yani, diyebilir.

 

Sinan OĞAN: Bunların hakkı var, bizim niye olmasın, dediği zaman da verecek misiniz? Yani dünyada kurulu bir düzen var; BM var, onun bazı ilkeleri var, toprak bütünlüğü var. Kaldı ki biz Kürt vatandaşlarımızla beraber yıllardır iç içe, barış içerisinde yaşıyoruz.

 

Erkan TAN: Bu devlet zaten onların da.

 

Sinan OĞAN: Zaten onların da, yani ayrı bir devlet kurmalarına gerek yok ki. Türkiye Cumhuriyeti devleti sadece şu etnik kökenden gelen, şu etnik kökenden gelmeyen gibi bir ayrımla kurulmuş değil. Şunlarındır, şunların değil, değil. Devleti hepimiz kurduk, bu devleti hepimizin. Bu devletin içerisindeki millet olarak da Türk milleti, bu devletin sahibidir.

 

Erkan TAN: Kardeşim be vatandaş olarak o kadar çok meşguliyetim, derdim, tasam var ki hafıza aramayın bende. Her şeyi biz yapacaksak, bu devleti niye kurduk kardeşim, ne yapıyor bu kurumlar? Demiş bir seyircimiz.

 

Sinan OĞAN : Hakikaten ne yapıyor bu kurumlar? Ama işte vatandaş bu kurumları sahipsiz bırakırsa, bu kurumların yapacağı da gidip yanlış yerlere hükümetler yanlış ellere geçtiği zaman o yanlış eller de gidip PKK’ya devlet kurduruyor, başka ne yapacaklar.

 

Erkan TAN: Bu konuları mecliste veya doğrudan hükümetle konuşun. Gazetelerde, televizyonlarda, sokaklarda politika yapmak hoş olmuyor, demiş Çetin HEPBİR.

 

Sinan OĞAN: Çetin Bey, 12 Nisan 2012 tarihinde meclis kürsüsünden bunu açıkça ilan ettim. Bugün burada konuştuklarımız aylar öncesinden mecliste konuştum. Sadece bir defa mı konuştum, onlarca kez konuştum. Bununla ilgili meclisin bir milletvekiline sunduğu imkânlar vardır; yazılı, sözlü soru önergeleri vermek, çıkıp konuşmak, basın toplantısı düzenlemek. Bunların hepsini yaptık. Bunların hepsini AK Partili milletvekillerine de, hükümete de defalarca söyledik; ama bunları onlara söylememizle iş bitmiyor. Onlara söyledik de ne oldu? Hiçbir şey oldu mu, yok. Şimdi bunu vatandaşa da söylememiz lazım. Vatandaş da bilmesi lazım ki, ey vatandaş şunu bilin; siz bu hükümete gidin Suriye’de PKK’ya devlet kurdurun diye mi oy verdiniz? Bunu sizle paylaşmamız lazım, bunu vatandaşla paylaşmamız lazım. Siyasi sistemde iktidar vardır, muhalefet vardır. Muhalefetin görevi nedir?

 

Erkan TAN: Esad gidecek kardeşim Esad gidecek haftalar kaldı, gidecek oradaki zulüm sona erecek, diyorlar öyle bir beklenti içerisindeler.

 

Sinan OĞAN: Muhalefetin görevi vatandaşı uyarmaktır. İktidarın yanlışlarını vatandaşla paylaşmaktır. Vatandaşın iktidara; ey iktidar yanlış yapıyorsun, demesini sağlamaktır. Esad gidecek, sonra ne olacak? Hükümetin en büyük sıkıntısı bu, sonrasını öngöremiyor, sonrasını düşünemiyor. Hükümet orada iktidarı devirmeye odaklanmış ya biraz da ondan sonra ne olacağına odaklanın. Ondan sonra PKK orada ayrı bir devlet kurmaya kalktığında ne yapacaksın, hangi siyaseti geliştirdin, hangi stratejiyi geliştirdin? Bugün işbirliği yaptığın İsrail’le bunu konuştun mu? Bugün işbirliği yaptığın Amerika’yla,  işbirliği yaptığın Rusya ile konuştun mu?

 

Erkan TAN: İsrail’le ne işbirliği düşmanlık yapıyorlar efendim, düşmanımız gibi İsrail…

 

Sinan OĞAN: Ben mecliste, mecliste konuşun diyor ya vatandaş …

 

Erkan TAN: Evet

 

Sinan OĞAN: Ben mecliste soru önergesi verdim. Dedim ki; ya benim aklım ermiyor, belki hükümetin Ekonomi Bakanı Zafer ÇAĞLAYAN’ın aklı eriyordur, ben şunu anlamıyorum biz İsrail’le dost muyuz, düşman mıyız biz? Soru önergesi verdim. Dedim ki; bir milletvekili olarak bugün rakamlara baktığımda…

 

Erkan TAN: Öyle ya uluslararası sularda gemimizi bastılar ve vatandaşlarımızı öldürdüler.

 

Sinan OĞAN: Benim aklımın ermediği şu, benim aklım ermiyor bakanımız dedim cevap versin. Neye aklım ermiyor? Ya bu İsrail’le biz düşman olduğumuzu zannediyorduk; 2010-2011 yıllarında %40 ticaretimiz artmış. Dedim ey sayın bakan, ekonomiden sorumlu bakan, hükümet; benim aklım ermiyor, bana lütfen anlatıver bu ülke bizim düşmanımızdı hani? Ticaretimiz nasıl artar? Dedi ki; efendim iş başka, ticaret başka, siyaset başka, diye cevap verdiler bana. 

 

Erkan TAN: Alışveriş başka, siyaset başka…

 

Sinan OĞAN: Yani, ben de şunu anladım; hükümetin demek ki biz öyle zannediyormuşuz, hükümetin öyle bir derdi falan yokmuş.

 

Erkan TAN: Efendim sizin iktidarınızda onlara el açıp, dileniyorduk ya hu. Bundan daha kötüsü var mı? Kendinizi de eleştirin de biraz da biz doğru adamsınız diyelim, Cengiz DEMİR bu mesajı göndermiş.

 

Sinan OĞAN: İktidarlar eleştirilir Cengiz Bey. 2015’te Allah’ın izniyle biz iktidara geldiğimizde yanlışımız varsa eleştirirsiniz, biz de yanlışlarımızdan ders alan bir siyasi parti ve iktidar oluruz Allah’ın izniyle, o konuda bir sıkıntımız yok.

 

Erkan TAN: Kardeşim bunlar sizin paranoyalarınız. Biz tam tersi büyüyoruz, oralar zaten eskiden de bizimdi. Ne var o bahsettiğiniz planda? Oralar bölünüp, bizim elimize verilse fena mı olur? Bir daha anlatır mısınız televizyonlarını yeni açanlar olabilir. Nedir plan size göre?

 

Sinan OĞAN: Ülkeler siyasetlerini üç yıl, beş yıla indirgemezler.

 

Erkan TAN: Tamam

 

Sinan OĞAN: Ülkelerin siyasetleri beş yıl, on yıl, elli yıl, yüz yıl ötesini görerek yapılır. Plan şu; Irak’ı bölecekler, Suriye’yi bölecekler

 

Erkan TAN: Zaten Irak bölündü.

 

Sinan OĞAN: Zaten bölündü.

 

Erkan TAN: Bir tek adı yok devlet olarak, evet.

 

Sinan OĞAN: Yani Suriye’de bölündü artık. Onu da net bir şekilde söyleyebiliriz.

 

Erkan TAN: Yav hani pek sizin iddianız diyelim, daha olmadı yani. Oraya doğru gidiyor da…

 

Sinan OĞAN: Keşke ben yanılsam, keşke ben yanılsam bakınız keşke yanılsam. Daha önce bu konuları konuştuğumuzda dedim ki; Erkan Bey keşke ben yanılsam, gelsem, buradan özür dilesem demiştim. Aradan aylar geçti, geldim. Keşke yanılsaydım, bugün özür dileseydim. Deseydim ki; ya Erkan Bey kusura bakmayın ya ben yanılmışım, deseydim; ama burada maalesef yanılmadığımı üzülerek konuşuyoruz üzülerek. Yani bir insan dua eder mi; keşke ben yanılayım diye, ben keşke yanılayım diye dua ediyorum ama maalesef. Neydi plan? Irak’ı bölecekler…

 

Erkan TAN: Böldüler.

 

Sinan OĞAN: Suriye’yi bölecekler, İran’ı bölecekler üç tane Kürt yapısı ortaya çıkacaklar. Bu üç tane Kürt yapısını Türkiye’ye entegre edecekler.

 

Erkan TAN: Neticede; buralar zaten sizindi, eskiden de sizindi.

 

Sinan OĞAN: Çünkü KCK’nın dördüncü ayağının Türkiye’de olduğu iddia ediliyor. Ondan sonra…

 

Erkan TAN: Yani Türkiye’nin güneydoğusu…

 

Sinan OĞAN: Güneydoğu, KCK’nın dördüncü ayağı. Ondan sonra ne yapacaklar? Bu entegrasyon sağlandıktan sonra; kardeşim diyecekler, biz artık ayağımızın üzerinde durabilecek güce geldik, denize de sınırımız var artık, Mersin ve Hatay bölgesi oraları da aldık, biz artık denize çıkışı olan, elinde petrolü olan, doğal gazı olan, peşmerge silahlı kuvvetleri olan, PKK’nın artık resmi orduya dönüştüğü güçlü bir devletiz, bizim artık size bir ihtiyacımız yok, deyip bölgede bir Kürt devletinin kuruluşunu gerçekleştirecekler. Yani tekrar ediyorum; bölgede Türkiye ile İslam Dünyası arasına bir İsrail’i kurmuşlardı, Türkiye ile Türk dünyası arasına bir Ermenistan’ı kurmuşlardı, ikisinin arasında bir boşluk vardı. O boşluk Türkiye’yi büyüten, Türkiye’nin köklerine dönmesini, Türkiye’nin İslam coğrafyası ile doğrudan bağını, Türkiye’nin Türk dünyası ile doğrudan bağını sağlayan o boşluğa da Kürdistan’ı oturttular mı, Türkiye’nin önüne büyük bir Çin Seddi, tabiri caizse, çekecekler.

 

Erkan TAN: E canım Kürtler Müslüman’dır. Belki böyle bir sonuç doğurmaz bu hamle.

 

Sinan OĞAN: Efendim Kürtler Müslüman da yani Suriyeliler Müslüman değil mi? Yani bugün Suriye ile yaşadığımız şey, bizim uçağımızı başkası mı geldi düşürdü yani o ihtimal de var tabii ki. O ihtimal de var; ama Müslüman olmaları tek başına yetmiyor. Orada kimin lehine kullanılacaklar, o devleti kim kurduruyor, kime hizmet edecek? Bunu görmek lazım.

 

Erkan TAN: Yani biz orada oyun kurucu değiliz, öyle mi?

 

Sinan OĞAN: Orada, bakınız bugün Lozan Anlaşması’nın da yıldönümü, bir vatandaşlarımız açsın bir Lozan’ı, bir Sevr Anlaşması’nı bir görsün. O bölgede bugün kurulmaya çalışılan, hükümetin de destek verdiği, KCK planının yani büyük Kürdistan’ın kurulmasına yıllardır çalışan kim? Soruyorum, kim istiyor bunu? Türkiye mi istiyor, İsrail mi? Türkiye mi istiyor, İngiltere mi? Türkiye mi istiyor, Amerika mı? Kim istiyor? Bölgede bir Kürdistan haritasının…

 

Erkan TAN: Bugüne kadar yüz yılı aşkın…

 

Sinan OĞAN: Yüz yıldan fazladır o bölgede bir…

 

Erkan TAN: Bunu destekleyenler kimler?

 

Sinan OĞAN: Kürdistan hayali peşinde Türkiye mi koşuyor? Hayır. İsrail koşuyor, İngiltere koşuyor, Amerika konuşuyor, Rusya koşuyor, Çin koşuyor yani küresel güçlerdir isteyen. Küresel güçlerin kurdurduğu Müslüman da olsa hele PKK’nın kontrolündeyse bir defa Müslüman olmayacak yönetimi onun belli yani PKK’nın inancının Zerdüşlük olduğu belli. Kime hizmet edecek, kendisini kurduranlara mı hizmet edecek, Türkiye’ye mi hizmet edecek? Basit bir soru, basit bir mantık. Bu basit mantıkla bakıldığı zaman cevabının da basit olduğunu, kurdurana hizmet edeceğini yani öylesine bir devletin İsrail’e, Amerika’ya, Rusya’ya, Çin’e, İngiltere’ye hizmet edeceğini ve Türkiye’nin karşısında olacağını herkes bilir.

 

Erkan TAN: Çok teşekkür ederiz, katıldığınız için.

 

Sinan OĞAN: Ben teşekkür ederim.

 

Erkan TAN: Kolaylıklar ve başarılar dileriz. Biz söyleştik. Takdir, karar, yorum size ait efendim.

 

Dr. Sinan OĞAN, TÜRKSAM – Uluslararası İlişkiler ve Stratejik Analizler Merkezi Başkanı ve Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Iğdır Milletvekilidir.