Çin güvenlik güçlerinin terör tatbikatlarında terörist rolündeki polislere Türk askeri üniforması giydirdiği yönündeki haberler basında gerekli ilgiyi çekememiş ancak Türk askerinin ve Türkiye Cumhuriyeti devletinin itibarını yakından ilgilendiren bir haber olmuştur. 9 Mayıs tarihinde Hür Asya Radyosunda (Radio Free Asya) yayımlanan haberine göre, mayıs ayının başından beri Kumul şehrinin güneyindeki Emniyet Müdürlüğü bahçesinde yapılan tatbikatta terörist rolünü oynayan insanlara Türk Askeri Üniforması giydirilmiştir.

 

Hür Asya Radyosunun muhabiri Kutlana telefonla bilgi veren, bu olayın fotoğrafını çektiği için iki hafta tutuklu bulunan bir Uygur genç konu hakkında yaptığı açıklamada:

 

“Kumul şehri emniyet mensupları ile şehir içi belediyesine bağlı polisler her gün askeri tatbikat yapıyorlar. Ben baktığımda terörist rolündeki kişilerin üzerinde Türk asker üniforması vardı.  Terörist rolünü oynayanları tüfeklerle dövdüğünü sahte mermiler sıktığını gördüm.  Ben bu olayı görünce resim ve video çekmek üzereydim polis beni yakaladı. Polis beni karakola götürüp telefonuma el koydu. Bir haftaya kadar Kumul Şehir içi karakolunda tutuklu kaldım. Karakoldan bırakıldığımda fotoğraf makinem ile telefonum geri verdi, ancak kontrol ettiğimde içersindeki bütün belgelerimin silindiğini gördüm.”

 

Doğu Türkistan’ın Kumul Şehri Emniyet Müdürlüğü’nce sözde terör unsurlarına karşı yapılan bu tatbikatta terörist rolünü oynayan insanlara Türk askerinin üniformasının giydirilmesine ilişkin olarak Dünya Uygur Kongresi Yürütme Kurulu Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Erkin EMET, TÜRKSAM için şu değerlendirmelerde bulundu:

           

“Uygur Türklerinin Çin egemenliği altında yaşamalarına karşın kültürel hayatı Türk Dünyası ile bir bütündür. Aslında Uygur Türkleri, Çin’in Türk Cumhuriyetleri ve Türkiye ile ilişkilerini geliştirebilmesi için bulunmaz bir köprüdür. Ama son yıllarda Türkiye- Çin ilişkilerinin gelişmesine rağmen, 5 Temmuz Urumçi Olayı’ndan sonra Çin’de Türk bayraklı tişört giyen çocuklar tutuklanmışlardır. Bundan ziyade Çin Hükümeti, Uygur Türklerine baskı politikası uygulamakla kalmayıp, Türkiye Türkçesi öğrenmeyi de yasaklamıştır. Bugün Doğu Türkistan’da yabancı dil kurslarında bütün dünya dilleri öğretilirken, Kaşgar, Hoten vilayetlerinde Türkiye Türkçesi ve Arapça kurs açmaya izin verilmemektedir.  Türkiye ile dost ülke olan Çin devletinin Türk bayrağına, Türk diline olan bu düşmanlığını anlamakta güçlük çekmekteyim. Çin’in Türkiye ile olan ilişkilerinin artmasıyla orantılı olarak Uygur Türklerine yapılan zulmün güçlenmesi de ayrıca düşünülmesi gereken bir konudur. Normal olanı Türk- Çin ilişkilerinin gelişmesine paralel olarak Çin’in Uygur Türklerine yapmakta olduğu baskı siyasetinin gevşemesi olmalıydı.”