Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) Charlottesville'de ırkçı ve Nazilerin gösterileri sonucu kent içinde siyahlara karşı linç girişimi oldu. Charlottesville Belediyesi OHAL ilan etti. ABD'de ırkçı gruplar son yılların en büyük gösterilerinden birini gerçekleştirdi. Charlottesvill’de ırkçılara karşı yapılan eylem sırasında bir araç kitlenin üzerine daldı, olayda 1 kişinin ölümüne ve 19 kişinin hayatını kaybetmesinin ardından aracı kullanan 20 yaşındaki James Alex Fields Jr gözaltına alındı. ABD’nin saygın gazetelerinden Washington Post, Fields Jr’ın Nazi sempatizanı olduğunu okuyucularına duyurdu.

 

Amerikan İç Savaşı sırasında Konfederasyon ordusunun komutanı olan General Robert E. Lee'nin Charlottesville'deki heykelinin kaldırılması planına karşı şehirde eylemler başlamıştı. Irkçı göstericiler Virginia Üniversitesinde düzenledikleri gösteri sırasında "Yahudiler yerimize geçemeyecek", "Kan ve toprak", "Tek halk, tek ulus, göçe son" sloganları atmıştı.

 

ABD’nin Charlottesville şehrinde yaşanan olayları ve tarihi köklerini Özdemir Akbal, TÜRKSAM için değerlendirdi.

 

Olayın tarihi boyutunu ele almamız gerekmektedir çünkü Virginia eyaleti Charlottesville şehrinde gerçekleşen olayın Amerikan sosyolojisi ve kültürel kökleri açısından bir yansıması vardır. Her ne kadar İkinci Dünya Savaşı’nda Amerika Birleşik Devletleri’nin galip bir devlet olarak çıkmasından sonra Nazilerle savaşılmasının sonucu olarak ırkçılık ve Yahudi ayrımcılığına karşı bir söylem, devlet bağlamında geliştirilirse de Amerika Birleşik Devletleri’nde sosyolojik kökenlerinde ırkçılık çok derin bir tarihe dayanmaktadır. Bunu öncelikli olarak 1861-1865 yılları arasında gerçekleşen Kuzey – Güney çatışmasında gözlemliyoruz.

 

ABD’de “Kuzey” – “Güney “Çatışması ve Irkçılık Tartışmaları

 

Abraham Lincoln’un liderliğindeki “kuzey”in kazanmış olması Amerika Birleşik Devletleri’ne demokrasinin  geldiği söylemini yerleştirdi fakat şunu gözden ırak tutmamak gerekmektedir ki, Lincoln Amerika Birleşik Devletleri’nde en büyük köle sahiplerinden biriydi. Benim şahsi analizim bu noktada şu olmaktadır; Amerika Birleşik Devletleri’nin kuzeyindeki sanayileşmiş toplumla güneyindeki tarım toplumunun ucuz işçi paylaşması üzerine kurulu bir sorundan bahsetmekteyiz. Bu ne anlama gelmektedir? Aslında Kuzey – Güney savaşı Amerika Birleşik Devletleri’nde “güney”de pamuk tarlalarında çalışan siyahi insanların “kuzey”in gelişmiş fabrikalarına ucuz işgücü olarak kazandırılması savaşıdır. Sonuçları itibariyle bize bazı görüşlerde demokrasinin kazanması ve Amerika Birleşik Devletleri’nin bütünlüğünün ortaya konması bugün bildiğimiz manadaki Amerika’nın ortaya çıkışı olarak tanımlanmaktadır belki ama bir başka açıdan bakıldığında ise Amerika Birleşik Devletleri’nde “güney”de pamuk tarlalarında köle olarak çalışan şahısların “kuzey”de artık fabrikalarda ucuz işçi olarak çalıştığını görürüz. Amerika Birleşik Devletleri’nin tarım toplumundan sanayi toplumuna geçiş sürecinde, siyahi vatandaşların, Afrika kıtasından gelen siyahilerin köle olarak getirilmiş şahısların burada çalıştırılması durumunu gözlemliyoruz. Şimdi bu Amerikan toplumumun içine siyahi vatandaşların daha net bir şekilde “kuzey”inde yani daha yerleşilmiş, şehirleşmiş  bölgelerde daha net bir şekilde girizgah ettiğini de beraberinde getirmektedir ki, 20’li, 30’lu yıllarda  Amerika Birleşik Devletleri’nde özellikle Klu Klux Klan teşkilatlanması diye tabir edilen bu ırkçı yapının Amerika Birleşik Devletleri’nin içerisinde  yaklaşık iç savaştan 50 – 60 yıl sonra, bu insanları nasıl dışlayacaklarını organize eden bir teşkilatlanma ortaya çıkmaktadır. Zaman zaman bu insanların, siyahileri, Amerikalı siyahileri, yakarak öldürdükleri gösteriler söz konusudur.

 

Charlottesville’e Tarihi Bir Bakış

 

Konuya bir tarihi düzlemde bakmak gerekmektedir. Amerikan İç Savaşı’nda Amerika Birleşik Devletleri’nin ekonomik olarak geliştirilmesinde çok önemli bir katkıya sahip olan kölelerin, siyahi kölelerin, öncelikli olarak iç savaş sonrasında güneyin elindeki pamuk işçisi olma durumundan “kuzey”in elindeki gelişmiş sanayi toplumunun birer ucuz işgücü olma  durumuna dönüştürülmesi, bunun akabinde de 30’lu yıllarda özellikle Amerikan buhranı döneminde, zaten azalan işgücü kapasitesi dolayısıyla bu insanların artık neredeyse yani birer aşağı sınıf veya ırk olarak görülerek bu pastadan mümkün oldukça az pay almasını sağlanmasıyla alakalı sosyolojik bir durum vardır. Bu noktada günümüzle bağlantı kuracak olursak eğer “güney”in yani Amerika Birleşik Devletleri’nin iç savaşında  “kuzey” – “güney” olarak ayrım yapıldığında, savaşan tarafta “güney”i düşünecek olursak, “güney”in yani konfederasyon ordusunun simgelerini Amerika Birleşik Devletleri’nde ırkçılığı çağrıştırması dolasıyla  ciddi manada tepki topladığını gözlemliyoruz. Charlottesville özeline indiğimizde de zaten şehir meydanında bulunan konfederasyon simgelerinin kaldırılma kararının alınmasından sonra bu yükselişi gözlemliyoruz. Ne var ki, bu sadece  basit olarak bir simgenin kaldırılmasına istinaden ortaya konmuş basit bir davranış değildir. Bunun kökenleri olarak bu insanların  kendi davranış biçimleri, sosyolojik yapılarını oluşturan  ve kendilerine tutunma gücü veren  bu konfederasyonist  bakış açısının hakarete uğramış olduğunu görmeleri ortaya çıkarmaktadır.

 

Trump’un Söylemleri ve Yaşananlar…

 

Trump’un iktidara gelirken  kullanmış olduğu söylemler, Trump’un sergilemiş olduğu tavırlar  bunun tetikleyicisi olarak yorumlanabilir. Zira Trump “Amerika’yı yeniden büyük yapalım” sloganını kullanırken aynı zamanda işgücünün gerçek Amerikalılara kazandırılması  -bu gerçek Amerikalı ifadesi aslında çok su götürür ve tartışılır bir ifadedir- konusunda bazı politik kararlar almaya başlamıştır. Örneğin; Obamacare’i lağvetme çabası içerisine girip kendince başka bir yani güç yettirilebilir sağlık sigortası kanunu çıkarma çabasındadır. Bunu Türkçeleştirirsek eğer bu minvalde tanımlanabilir. Sağlık sigortasını ortaya koyma yolunda çıktığında bu insanlar için  yani orta sınıf Amerikalılar için, daha çok kuzeyde yaşayan bizim bildiğimiz manada Amerikan demokrasisi sistemini temsil eden insanlar için bir tehdit oluşturmuştur. Bu aynı zamanda  konfederasyonist zihniyet içerisinde alttan alta  desteklenir, alttan alta hoşa gider bir vaziyet ortaya çıkarmıştır. Dolasıyla geçen gün basın toplantısında bir gazetecinin kendisine sorusunu “Sayın başkan destekliyor musunuz veya bu gruplara hiç destek verdiniz mi?” sorusunu cevapsız bırakmasının altında da bu yatmaktadır.

 

“Charlottesville Olayı Basitçe Açıklanabilecek Bir Durumun Ötesindedir”

 

Sonuç olarak, Amerika Birleşik Devletleri’nde gerçekleşen bu durumun aslında son derece derin tarihi kökenleri vardır. Bugüne gelişinde de Amerika Birleşik Devletleri’nin kendi içerisinde özellikle Irak işgalinden sonra  yaşamış olduğu 2008’de Mortgage Krizi olarak yükselen sosyo-ekonomik sorunlara yol açan  bir yaklaşımın yansıması yani Charlottesville olayı sadece Virginia eyaletinde bir şehirde gerçekleşen bir olay diye basitçe açıklanabilecek bir durumun ötesindedir. Benim gözlemim; Amerikan devlet yetkilileri bu konuya aklı selimle el atmış durumundadırlar. Trump’un her zamanki o çılgınca açıklamalarının dozunun son derece düşük olduğunu, birlikte hareket etmemiz gerekiyor masumların hayatını korumamız gerekiyor gibi bir devlet başkanı sorumluluğu davranışıyla hareket etmesi sağlanmıştır ki, burada Mike Pence’nin çok büyük etkisi olduğunu değerlendirmekteyim. Bu davranışın sağlanmasıyla dozun giderek düşeceğini ve politikalarda bir geri adım gerçekleşeceğini değerlendirmektedir.

 

Son söz olarak, Amerikan Başkanı Trump’ın bu tavırlarıyla hem iç hem dış politikada çok fazla kabul görmemesinin özellikle ara seçim sonrası kendisine çok daha büyük bir sorun çıkartacağını hatta kendi görev döneminin tamamlamasında zorluk çekeceğini değerlendirmekteyim Amerikan iç politikasında bu tartışmalar  başlamıştır. Bir sonraki dönem için Amerikan Başkan Yardımcısı Mike Pence’in hemen aday olması Cumhuriyetçilerin adayı olması gerektiği yönünde ciddi tartışmalar ortaya çıkmaktadır ki, Trump’ın kendisi bile Cumhuriyetçi Parti içerisinde bu konuda rahatsızdırlar. Dolayısıyla Charlottesville özelinde bakılan olayın aslında Amerikan sosyo-politik kültlerine ait olduğu ta ilk savaş döneminde, kölelik döneminden itibaren gelişen bir yaklaşımın yansıması olduğu ve bu yansımanın da Trump dönemi politikalarıyla daha ayyuka çıkarak, daha cesaret bularak ortaya çıktığını ve bu şekilde sokaklara döküldüğü söylemek mümkündür.