Azerbaycan doğalgazını Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşıyacak Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı’nın (TANAP) açılışı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in katılımıyla 12 Haziran’da Eskişehir’de yapılacak. TANAP’ın açılış törenine, paydaş ve dost ülkelerden devlet ve hükümet başkanları ile enerji bakanları, enerji şirketlerinin yöneticileri ve üst düzey bürokratlar katılacak. Son yıllarda ortak bir vizyonla Hazar Havzası’nın dünya ile bütünleşmesini sağlayacak büyük projelere imza atan Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan, bölgesel iş birliğini daha da ileriye taşımak için gerekli çabayı gösteriyor. Bakü-Tiflis-Ceyhan ve Bakü-Tiflis-Erzurum petrol ve doğalgaz boru hatları ile Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu’nu takip eden ve Güney Gaz Koridoru’nun bel kemiğini oluşturan TANAP, bu çabaların somut örneklerinden biri oldu.

 

TANAP’ın açılışı ve sağlayacağı avatanjları A. Gencehan Babiş, TÜRKSAM için değerlendirdi.

 

İlk olarak belirtmek gerekmektedir ki, 1918 yılında bağımsızlığını ilan eden ilk demokratik, laik Müslüman cumhuriyet olan Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti’nin 100 yılı olan 2018 Türkiye – Azerbaycan ilişkileri ve bölgesel stratejik projelerin hayata geçirilmesi son derece memnuniyet verici gelişmelerdir. Son bir yıl içerisinde Bakü – Tiflis – Kars Demiryolu’nun hayata geçirilmesinden sonra şimdi de 1850 km’lik TANAP’ın açılışının yapılması Türkiye – Azerbaycan ilişkilerindeki ivmeyi gösterirken öte yandan da ilişkilerin duygusal boyutu korunurken pragmatik adımların atıldığı anlamına gelmektedir. Önümüzdeki günlerde PETKİM ve STAR Rafinerisi’nin açılışı ile bu bağların daha da sıklaşacağı aşikardır. Bu noktada aslında TANAP’ın açılışı için belirlenen cümleler aslında konuyu özetliyor; “Devlerin projesi büyük olur” ve “Büyük kardeşliğe büyük proje”…

 

“Önceki Projelerle Kıyaslandığında TANAP’ın Yerli ve Milli Özelliği Ön Planda”

 

Şah Deniz II havzasında bulunan Azerbaycan’ın doğalgaz kaynaklarının Avrupa’ya aktarılmasında en önemli proje olan TANAP’ın önemi bölgesini de aşmış, Avrupa’yı da yakından ilgilendiren bir proje haline gelmiştir. Nabucco projesinin taraflarının siyasi irade ile tam olarak desteklenememesi ve öte yandan da ekonomik kaynak sıkıntısı uygulanmasının önünde önemli bir engel barındırmış, Güney Gaz Koridoru’nun önemli bir parçası olan TANAP’ın içerisinde Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi SOCAR yüzde 50 ve  Boru Hatları ile Petrol Taşıma Anonim Şirketi’nin (BOTAŞ) yüzde 38 oranında pay sahibi olmasıyla hayata geçirilmesi toplam yüzde 88’in Türkiye ve Azerbaycan’a ait olması bakımından önemlidir. Genel manasıyla, ülkelerin kendi finansmanlarından beslenen proje artan kapasitelerin dünya kamuoyuna gösterilmesi bakımından önemli bir rol oynamıştır. Bu bağlamda Türkiye ile Azerbaycan arasındaki politik yakınlık da ülkeler açısından projenin uygulanabilirliğini ve müzakereleri daha da kolaylaştırmıştır. İki ülke arasında önceki tarihlerde hayata geçirilen enerji projelerine göre TANAP’ta iki ülkenin paylarının artırılması ve yapımlarında kullanılan malzemelerin büyük kısmının bu ülkelerde üretilmiş olması, TANAP’ın “yerli ve milli” özelliğini öne çıkarmıştır.

 

“TANAP, Azerbaycan’ın Enerji Kaynaklarının Akılcı Kullanımını Bir Sonucu”

 

Enerji alanında Türkiye’nin coğrafi önemi ve Azerabycan’ın büyük enerji kaynaklarının siyasi destekle bir araya getirilmesi genel bağlamda ilişkilerin ana hatlarını oluşturmaktadır. Daha önce hayata geçirilen Bakü – Tiflis – Erzurum Doğalgaz Boru Hattı, Azerbaycan’ın Batı’ya çıkışında bir tercih olarak önemli olmakla birlikte bir bakıma TANAP’ın bir provası sayılabilir. TANAP’ın gerçekleştirilmesinde Bakü – Tiflis – Ceyhan Boru Hattı’nın gerçekleştirilmesi ve Azerbaycan’ın ekonomisine katkısı yadsınamayacak bir durumdur. Azerbaycan’ın enerji kaynaklarının akılcı bir yönetim anlayışı sonucunda alanının daha da geliştiğini görebiliriz.

 

“Sadece Enerji Değil Aynı Zamanda Bir İstikrar Projesi”

 

Türkiye’nin enerjideki bağımlılığının farklı alternatiflerin devreye sokularak azaltılmasında büyük role sahip TANAP sadece bir enerji projesi ya da iki ülkenin kardeşliğinin bir yansıması olmasının yanı sıra bölgesel bir güvenlik projesi olarak değerlendirilebilir. Karabağ bölgesinde devam eden Ermenistan’ın uluslararası hukuka aykırı işgali, Gürcistan içerisinde büyük anlaşmazlıklara sebep olan ve 2008’de savaşa evrilen Güney Osetya ve Abhazya meselesinin yanı sıra bu iki ülkedeki istikrarın gözler önüne serilmesi bakımından TANAP önemlidir. Bunların yanında, Türkiye’nin bölgesindeki Irak, Suriye gibi istikrarsız coğrafyalardan ayrılması bakımından TANAP mühim bir projedir. Ermenistan’ın diğer bölgesel yüksek maliyetli projeler gibi TANAP’ın da dışarısında kalması da bu noktada belirtilmelidir. Dolayısıyla, TANAP bir enerji değil bir güvenlik ve istikrar projesi olarak karşımızdadır.

 

“Türkiye İçin Önemli Bir Alternatif”

 

– Türkiye’nin 20 ilinden ve 67 ilçesinden geçen bu proje Türkiye içerisinde bir istihdam kaynağı oluşturmuştur. Dolayısıyla enerji alanında Türkiye’nin edindiği avantajların yanında vatandaşların ekonomik yaşantısını yakından ilgilendiren ve olumlu etki bırakan bir proje olmuştur. Projede kullanılan boruların önemli bir bölümümün Türkiye’de yapıldığı da göz önünde bulundurulduğunda Türkiye ekonomisine diğer kollardan yaptığı katkı da daha iyi anlaşılacaktır.

– TANAP, Türkiye’nin doğalgaz ihtiyacında Rusya’ya bağımlığını azaltan bir adım olmuştur. Bilindiği üzere 16 bcm gazın taşınacağı TANAP’tan Türkiye 6 bcm’den yararlanacak 10 bcm’in ise Avrupa’ya ulaştırılmasında transit ülke konumundan olacaktır. Halihazırda Türkiye’nin Azerbaycan’dan Bakü – Tiflis – Erzurum Doğalgaz Boru Hattı ile 6.6 bcm gaz ithal ettiği hatırlandığında bu 12.6 bcm olacaktır. Böylece Azerbaycan’ın Türkiye’nin enerji politikasındaki öneminin artmasına sebebiyet verecektir ve Azerbaycan, doğalgaz ithal edilen bir diğer ülke İran’ı geçerek Rusya’dan sonra Türkiye’ye doğalgaz ithal eden ikinci ülke durumuna yükselecektir.

– Bağımlılığın azaltılmasının yanı sıra aynı zamanda gazın maliyetinin düşürülmesi de Türkiye için avantaj sağlayacak bir konudur. Türkiye’nin Avrupa’ya giden gaz üzerinden de kazanç sağlaması bir ekonomik artı olarak karşımıza çıkmaktadır.

– Söz konusu proje Türkiye’nin bölgedeki stratejik önemini bir kez daha artırmıştır. TANAP, enerji konusunda Türkiye’nin “transit ülke”den “merkez ülke” konumuna geçişi için fayda sağlayacak bir sürecin kapılarını açmıştır.

– Türkiye’nin Avrupa Birliği ile ilişkilerinde gidişatı tamamen etkileyecek bir durum olmasa da böyle önemli bir hattın Türkiye üzerinde Avrupa üzerinde ulaşması Türkiye’nin stratejik özelliklerinin daha net görülmesi ve gösterilmesi bakımından kayda değerdir.

– TANAP’ın bir diğer özelliği ise Türkiye – Azerbaycan – Gürcistan üçlü formatının enerji alanında doğurduğu önemli sonuçların devam ettirileceği noktasında önemli fikirler vermektedir.

 

“Enerjide Orta Asya ve Avrupa Bağının Kurulmasında Ön Ayak Olabilir”

 

TANAP, Türkiye’ye olduğu kadar Azerbaycan için de büyük bir kazanım demektir.

 

– Azerbaycan bölgenin enerji merkezi olması noktasında “Enerjinin İpek Yolu” olarak da nitelendirilen TANAP ile büyük bir aşama kaydetmiştir. İlerleyen süreçlerde Türkmenistan ve Kazakistan gazının bu proje dahil olması olasılığı Azerbaycan’ın kendi kaynaklarının Avrupa’ya taşınmasının yanında bölgedeki ülkelerin kaynaklarının Avrupa pazarına çıkışını sağlayacak ve Azerbaycan’ın bu konuda ön ayak olması bölgedeki stratejik değerini daha da artıracaktır. Enerji alanında Orta Asya ile Avrupa arasındaki ağın oluşturulduğu görülmektedir. Buradan hareketle sadece Azerbaycan’ın değil, Orta Asya ülkelerinin de enerji ihraç alternatiflerinin ortaya çıkması gibi bir durum gündeme gelebilecektir.

– Azerbaycan’ın bağımsızlığının ilk yıllarında Ermenistan ile savaşan Azerbaycan’a Türkiye’nin ekonomik ve diplomatik alanda büyük destekleri olmuştur. Bakü – Tiflis – Ceyhan Petrol Boru Hattı gibi bir projeden sonra şimdi de TANAP ile Azerbaycan’ın Türkiye içerisinde istihdam sağlayan bir ülke konumuna yükselmesi bir taraftan sevindirici sayılabilir. Öte yandan, bu durum Azerbaycan’ın gelişimine ilişkin algının olumlu olarak değişimi için önemli bir zemin sağlamıştır.

– SOCAR’ın Romanya, Bulgaristan ve Yunanistan gibi ülkelerdeki yatırımları, Arnavut’ta bir doğalgaz hattını projelendirecek olması en büyük yabancı yatırımcı olduğu Türkiye ve Gürcistan’ın ötesinde faaliyetlerini Avrupa’ya taşıması noktasında önemlidir. Bu noktada bir de TANAP’ın Avrupa ayağı olan TAP ile faaliyet göstermesi Batı’daki enerji piyasasında Azerbaycan’ın rolünü artıracaktır.

– TANAP’tan elde edilen gelir, Azerbaycan ekonomisinin güçlenmesinde ülke için bir kazanım olacak ve avantaj yaratacaktır.

 

Bütün bu bilgiler ışığında TANAP’a bakıldığında projenin hem ülkeler hem de bölge açısında büyük bir kazanç olduğu görülmektedir. Hem Türkiye hem de Azerbaycan açısından “Kazan – kazan” özelliğine sahip olan bu proje olan TANAP, bölge için önemli bir perspektif oluşturacaktır.