Son yıllarda ciddi siyasi istikrarsızlık yaşanan Bulgaristan’da 5 Ekim 2014’de gerçekleşen erken genel seçimde yine tek başına hükümet kuracak oy oranına sahip parti çıkmadı. Ekonomik kriz, protestolar ve dış baskı sonucunda 20 Şubat 2013’te Boyko Borisov başbakanlıktan istifa etmek zorunda kalmış ve sonrasında 12 Mayıs 2013’te erken seçim gerçekleşmişti. Borisov’un liderliğini yaptığı Bulgaristan'ın Avrupalı Gelişimi İçin Vatandaşlar Partisi (GERB) birinci parti olmuş ama 240 sandalyeli Parlamento’ da çoğunluğunu sağlayamamıştı. Bulgaristan Sosyalist Partisi (BSP) ve üyelerinin çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH) koalisyon yapmış “Ataka” nın da desteğiyle çoğunluğu sağlamış teknokratlardan oluşan hükümet kurmuştu. Fakat gerek protestolar, “Belene” nükleer santrali yapımı, “Güney Akım” projesi ve gerek Kurumsal Ticari Banka (KTB)’ de yaşanan yolsuzluklar nedeniyle Batı lobisi ve Rus lobisi karşı karşıya gelmişti. HÖH de desteğini çekince uzmanlardan oluşan hükümet de düşmüştü. Böylece erken seçim kararı alınmıştı.

 

Seçim sonuçları

 

Bayramın ikinci gününde gerçekleşen seçime 22 siyasi parti, 8 koalisyon ve sadece 4 tane bağımsız aday katıldı. Sonuç itibarıyla yine tek başına hükümet kurabilecek parti çıkmadı. Seçimde hem yurt içinde hem de yurt dışında 6 milyon 875 bin seçmenden sadece yüzde 40 oy kullanıldı. Yurt içinde ilk defa tercihli oy da kullanıldı. Bundan dolayı da bazı bölgelerde partilerin belirlediği listelerde değişiklikler de ortaya çıktı. Bulgaristan Merkez Seçim Komisyonu tarafından kesin olmayan sonuçlara göre yüzde 4 olan seçim barajını aşan sekiz parti 43. Parlamentoya girdi. Bulgaristan’da demokratik rejime geçilmesinden bu yana bu kadar çok parti Parlamentoya girmesi bir ilktir.

 

Seçim öncesinde tahmin edildiği gibi GERB oyların yaklaşık yüzde 33 alarak sandıktan ilk parti olarak çıktı. Yurt dışındaki 135 bin oydan yaklaşık yüzde 43 de HÖH’e idi. Türkiye’de açılan 136 sandıktan HÖH’e, beklentilerin altında kalsa da, 60 090 oy gitti. GERB 31 seçim bölgesinin 26’da birinci parti oldu. Türk ve diğer Müslüman azınlıkların yoğun olarak yaşadıkları 5 bölgede: Eski Cuma, Kırcaali, Razgrat, Silistre ve Şumnu’da HÖH birinci parti oldu. 5 seçim bölgesinde: Blagoevgrad, Burgaz, Dobriç, Haskova ve Paşmaklı’da da ikinci parti oldu. Bir başka önemli unsur da ikinci olan BSP ile üçüncü HÖH’ün arasındaki yaklaşık yarım yüzdelik (20 000 oy) fark oldu. Çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu HÖH kıl payı ikinci parti olabilirdi. Hala da olabilme şansı var çünkü birkaç bölgede itirazlar var ve bunlar HÖH’ün lehine olursa, HÖH üçüncülükten ikinciliğe yükselebilir. Dolayısıyla Türklerin ve diğer azınlıkların de facto zafer kazandığını da söylemek mümkün. Bir başka önem arz eden olay ise Parlamentoya giren, özellikle Türk ve Müslüman azınlıklar karşıtı, popülist aşırı milliyetçi ve ırkçı partilerin fazlalığı.

 

Kesin olmayan sonuçlara göre oy ve 240 sandalyeli mecliste milletvekili dağılımına detaylı bakacak olursak sırasıyla:

1.GERB – yüzde 33 ve 84 milletvekili,

2.BSP – yüzde 14.79 ve 39 milletvekili,

3.HÖH – yüzde 14.80 ve 38 milletvekili,

4. Reformcu Blok – yüzde 8.90 ve 23 milletvekili,

5. Vatansever Cephe – yüzde 7.28 ve 19 milletvekili,

6. Sansürsüz Bulgaristan – yüzde 5.65 ve 15 milletvekili,

7. Ataka – yüzde 4.55 ve 11 milletvekili,

8. ABV – yüzde 4.15 ve 11 milletvekili.

 

Merkez Seçim Komisyonu resmi sonuçlarını açıkladığında çok ciddi olmasa da ufak tefek değişiklikler de mümkün olabilir. Genel anlamda yukarıdaki tabloya baktığımızda önceki seçimlere göre, GERB oyunu arttırmasına rağmen milletvekili sayısı azaldı, BSP ve Ataka ciddi kan kaybettiler ve eridiler. Seçimin hiç şüphesiz şampiyonu, azınlık oylarının büyük bir kısmını toplayan, HÖH sadece oylarını yükseltmekle kalmayıp milletvekili sayısını da arttırdı. 38 HÖH milletvekilinden en az 30 tanesi Türk olacak gibi gözüküyor. Hal böyle olunca bu diğer partilerde ciddi bir rahatsızlık yarattı. Nitekim seçim kampanyası boyunca hemen hemen her parti HÖH, dolayısıyla temsil ettiği Türk ve Müslüman azınlıklar, karşıtı propaganda yaptı. Bu yüzdendir ki Ataka, Sansürsüz Bulgaristan ve Vatansever Cephe gibi popülist milliyetçi, hatta bazen ırkçı partiler toplumun bir kesiminde prim yaptı ve Parlamentoya girdiler. Bu durum ülke ve ülkede yaşayan Türk ve Müslüman azınlıklar için gayet endişe verici ve AB üyesi bir ülke için kabul edilemez.

 

Siyasi Parti ve Koalisyonların Genel Eğilimleri ve Muhtemel Senaryolar

 

GERB lideri Borisov seçim öncesi devleti kurtarmak ve reformları gerçekleştirmek için HÖH dışında herkes ile koalisyon yapabileceğini beyan etmişti. Fakat sonuçlar açıklanınca HÖH Başkanı Lütfi Mestan’ın müthiş bir politikacı olduğunu ve kendi istese bile partisinin bu ortaklığa izin vermeyeceğini söyledi. Sosyalistler resmi olarak muhalefette kalmayı tercih ettiklerini açıkladılar ama yine de duruma göre pozisyonunu değiştirebileceklerini ima ettiler. Mestan: “HÖH şeffaf bir şekilde Euro-Atlantik ilkelerine uyan her oluşumu destekler” dedi. Radan Kanev’in öncülük ettiği Reformcu Blok kesinlikle HÖH ve BSP ile işbirliği yapmayacaklarını beyan etti. GERB ile ise Borisov başbakanlıktan vazgeçerse masaya oturabileceklerini vurguladılar. Vatansever Cephe ise kesinlikle etnik tabanından dolayı HÖH ile ve Romanların bir kısmının desteğini alan BSP ile müzakere etmeyeceklerini açıkladılar. Sansürsüz Bulgaristan ise seçim öncesi tutumunu bir yana ne yapacağı belli değil. Eski Cumhurbaşkanı Parvanov’un liderliğindeki ABV ise hükümetin kurulması için herkesi destekleyebileceğini söyledi. Genel çerçeveye bakacak olursak hemen hemen her parti HÖH’ ü es geçip bir koalisyon peşinde. Fakat bu gerçekçi ve akılcı bir yaklaşım olmaz.

 

Birçok siyaset bilimci, sosyolog, analist ve uzman ülkede kargaşa varmış gibi değerlendirme yapıyor, kanımca yanılıyorlar. Ülkede siyasi istikrarsızlık tablosu görülebilir ama bu kaotik bir ortam olduğunun anlamına gelmez! Aksine aşağıda kaleme alacağım senaryolardan birinin gerçekleşmesi muhtemeldir:

 

Senaryo 1:HÖH Karşıtı Sağ Reformlar ve Milliyetçilik Koalisyonu:

 

GERB + Reformcu Blok + Vatansever Cephe (126 Milletvekili)

 

Bu senaryo seçim sonrasında HÖH’ü izole etmek için en muhtemel olanlardan bir tanesi gibi görünüyor çünkü her birinin parti programları örtüşmekte. GERB’deki aşırı sağ kanat, Reformculardaki DSB ve Vatanseverlerdeki Bulgaristan’ın Kurtuluşu için Ulusal Cephe (NFSB) ve Ulusal Bulgar Hareketi (VMRO) aynı kafada, tümü popülist milliyetçi.126 milletvekiline sahip olabilecek bu oluşum HÖH’ ü iktidar dışında bırakabilmeyi hedefinde birleşebilir. Sansürsüz Bulgaristan ve Ataka’yı da bu oluşuma eklememenin birkaç nedeni var: birincisi her iki partinin de geçmişte Borisov ve partisine karşı verdikleri demeçler ve zararlar, ikincisi ise GERB’in de parçası olduğu Avrupa Halk Partisi ve Avrupa Birliği Parlamentosu’nda hoş karşılanmayacağı. Nitekim Avrupa Halk Partisi Grubu Başkanı M.Weber ve Başkanı J.Doll’un da bu sağ oluşumu destekleyici yönde açıklamaları var. Aslına bakarsak her ne kadar güçlü dayanağı olsa da bu koalisyonun kendi içinde bazı doku uyuşmazlıkları var. Örneğin Vatansever Cephe’deki milliyetçiler Reformist Bloktaki Hürriyet ve Şeref Halk Partisi (HŞHP) iki veya üç Türk milletvekilini bu oluşumda yer almasını istemez. Burada tuhaf olan HŞHP eski başbakanlardan ve Türklere karşı olan Güçlü Bulgaristan için Demokratlar (DSB) gibi partilerle koalisyonda yer alması. İlaveten Lukarski gibi Reformcular Borisov’un başbakanlığını karşı. Muhtemelen Reformcular kendi aralarında iktidar kavgasına girer ve bu koalisyon dağılır. Sonuç olarak bu senaryo her ne kadar görünürde HÖH’ü iktidar dışı bırakabilmenin en olası olsa da gerçekleşmez.

 

Senaryo 2: Büyük Koalisyon:

 

GERB + BSP (123 Milletvekili)

 

Seçimden önce de çok konuşulan en büyük sağ ve sol partilerin “nikâhı”, “Alman modeli” bir hükümet söz konusu. Her ne kadar mümkün gözükmese de GERB liderleri ilk olarak BSP’ yi görüşmeye davet edeceğini söylediler. Görüşmede ilk aşamada muhtemelen GERB’in azınlık hükümeti hakkında müzakere edecek ve destek istenecektir. Zira Sosyalistlerin lideri Mikov seçim gecesi bu yönde “kehanette” bulundu. Sosyalistlerin ikinci adamı Stoilov ise bu koalisyon eğer kendilerinin GERB’e kıyasla düşük oya sahip olmasından dolayı, şart koyamayacakları için mümkün kılınmıyor. Genel anlamda BSP muhalefet olmayı kabul etmiş vaziyette. Böyle bir ortaklığın asırlık Sosyalistlerin sonu da olabileceğinden dolayı da mümkün gözükmüyor.

 

Senaryo 3: Sağ Koalisyon:

 

GERB + Reformcu Blok + Sansürsüz Bulgaristan (122Milletvekili)

 

Şüphesiz ki GERB çoğunluğu sağlamak için Reformcular dışında bir başka partiyi de koalisyona ortak edebilir. Sansürsüz Bulgaristan Partisi başkanı Barekov, her ne kadar seçim öncesi parlamentoya girmek için Borisov’a ve hemen hemen her kesime saldıran ve popülistdemeçler verse de müzakere için kapılarının açık olduğunu belirtti. Barekov, AB üyesi bir ülkeye yakışmayan girişimlerde de bulundu, örneğin Türkiye – Bulgaristan sınırını kapatmaya çalışmak gibi. Ancak Barekov’un çok dengesiz ve güvenilir bir ortak olmadığının yanı sıra iktidarın bir parçası olabilmek için, tıpkı parlamentoya girebilmek için yaptığı gibi, her şeyi yapabileceği de aşikârdır. Barekov seçimden hemen sonra Borisov’un başbakan olması gerektiğini savundu ve eğer GERB Sansürsüz Bulgaristan Partisi’ne bakanlık verirse destekleyeceklerini söyledi. Böylece topu Borisov’a attı. Borisov, Barekov’a karşı olan kırgınlıklarını yok sayar ise bu ortaklık mümkün olabilir. Burada merak konusu sınır kapatmayı çalışan bir partiyle birlikte aynı safta yer alacak olan Reformcu Blok’taki HŞHP’nin tavrı. Bu senaryo olası gözükse de akılcı ve gerçekçi değil ve ihtimaller çok düşük.

 

Senaryo 4: Merkez Sağ Koalisyonu

 

GERB + HÖH (122 Milletvekili)

 

En akılcı ve istikrarlı koalisyon gibi gözüküyor. Her ne kadar tüm partiler gibi GERB de HÖH karşıtı söylemler kullansa da böyle bir ortaklık kuvvetle olası. Daha seçimden önce Mestan ve Borisov Kırcaali’de kahve içerek ilerde bir beraberliğin sinyallerini vermişlerdi. Bu görüşmeden kısa bir süre sonra da HÖH’ün teknokrat hükümetten desteğini çekmesi manidar. Seçimden hemen sonra basın toplantısında hem Borisov hem Tzvetanov HÖH ile koalisyonun mümkün olamayacağını kesin bir dille ifade ettiler. Sebep olarak da daha önce HÖH ile iktidar ortağı olan SDS, NDSV ve BSP’nin nasıl eridiklerini ve bazılarının yok olduğunu öne sürdüler. Ancak buradaki “günah keçisi” HÖH gösterilemez çünkü her seçimde seçmenine sahip çıktı ve durumunu korumakla kalmayarak daha da büyüdü. Tüm bunlara rağmen, GERB lideri Borisov Mestan’ın siyasi yeteneğine hayranlığını da gizlemedi ve övgüyle bahsetti. “Ne yazık ki, partim bu ortaklığa müsaade etmeyecek” diyerek sözlerini tamamladı. HÖH cephesinden bakacak olursak, Mestanhükümet kurma hakkı ilk olarak GERB’e ait olduğunu vurguladı ve Euro-Atlantik değerlere uyan bir hükümeti partinin destekleyeceğini açıkladı. HÖH’ün iktidarın bir parçası olması azınlıklar açısından şiddetle önemli çünkü ülkenin önemli birer parçası olan azınlıklar da yönetimde yer almalı. Aksi yöndeki bir eğilim sonucunda kurulan bir hükümet uzun soluklu olamayacağı da neredeyse kesindir. Özetle, en gerçekçi ve akılcı senaryolardan biri de budur.

 

Senaryo 5: GERB’in Azınlık Hükümeti

 

GERB (84 Milletvekili)

 

Bu koalisyona bir nevi GERB ve HÖH ortaklığı da denebilir.  Diğer partileri de içeren çok geniş destek de alabilmesi mümkün gözüküyor. Fakat yeterli sayıda vekilin desteğini alarak istikrarlı olsa da bile meşruiyet açısından zayıf sayılır. Bulgaristan’ı bu kriz ortamında çok ciddi reformlar ve sorunlarbekliyor. Sırf bu yüzden de olsa Borisov tek başına sorumluk almayıp, bunu her partiye dolaylı yönden de olsa yüklemeyi tercih edebilir. Çünkü olası bir başarısızlıkta da sadece GERB’in suçlanmasını önlemek amacıyla bu yola başvurabilir. Nihayetinde en ufak bir çatırdamada bile kırılgan yapısından dolayı da bu ortam bozulabilir. Sırf bu sebeplerden ötürü birçok parti bu şemsiyenin altına girmeyi son tercih olarak tercih edecekleri kanısındayım.

 

Tüm bu senaryolara ilaveten, matematiksel ve kayıt üzerinde de olsa çeşitli varyasyonlarda mevcut ama ben bunları imkânsız ve akılcı bulmadığımdan dolayı kaleme almadım. Kanımca yukarıda ele aldığım koalisyonların bir tanesi gerçekleşecek ve bazılarının iddia ettiğinin aksine hükümet kurulacak, kurulmalı da çünkü devletin bir seçimi daha kaldırabilecek durumu yok. Zira yıllardır siyasi istikrarsızlıktan dolayı acilen yapılacak reformlar ve çalışmalar kapıda bekliyor.

 

Yeni Kurulacak Olan Hükümetten Beklentiler

 

Yeni kurulacak hükümetin halen devam eden ekonomik krizin etkilerini azaltacak önlem politikaları ve hayati önem arz eden gerekli reformlar yapmalıdır. Yabancı yatırım çekebilecek güven ortamı oluşturmasınyanı sıra işsizlik sorununa da el atması gerekmektedir. Dondurulan AB fonlarından gelecek desteği de yeniden almalıdır. Sağlık ve eğitimde de kaliteyi artıracak değişikler yapmalıdır. Yaşlılara ve gençlere yönelik, gerek kısa vadeli gerek uzun vadeli politikalar geliştirilmelidir. Seçim kampanyaları popülist demeçlerinden de anlaşılacağı gibi hemen hemen tüm Bulgar siyasetçilerin aşırı milliyetçi ve zaman zaman ırkçı söylemlere yönelimi, Türk ve diğer azınlıkları yabancılaştıran ve ötekileştiren, dolayısıyla toplumda ayrışmaya yol açan bu tür eylemlerin üstesinden gelmesi gerekmektedir. Halkların farklı olana hoşgörü ve saygı gösteren anlayışı hem kamusal hem de sosyal yaşam alanlarına yerleştirecek politika ve uygulamalar benimsemelidir.

 

Son olarak her ne kadar Bismarck’ın dediği gibi “Sosis imalatı ve siyasi pazarlık kitleler önünde yapılmasa da, çünkü her ikisi de mide bulandırsa da" yoğun ve çetin geçeceğe benzeyen hükümet kurma pazarlık ve müzakerelerinden ortaya bir hükümet çıkacaktır. Umarız, hem devlet hem de ülkede yaşayan, başta Türk ve diğer Müslüman azınlıklar, insanlar açısından olumlu gelişmeler olur. Refah düzeyi yüksek hep beraber insanca yaşanabilecek hale gelir.

 

 

*Tüm veriler Bulgaristan Merkez Seçim Komisyonu’na aittir

** Yazıdaki bilgiler görsel ve yazılı basınından toplanmış ve derlenmiştir