Borsa İstanbul'da 26 Nisan Çarşamba günü BIST 100 endeksi, yüzde 0,04 artarak güne 94.673,16 puanla rekorla başladı. Açılışta BIST 100 endeksi 38,25 puanlık artışla tarihi zirve olan 94.673,16 puana çıktı. Bankacılık endeksi yüzde 0,06 gerilerken, holding endeksi yüzde 0,17 yükseldi. Sektör endeksleri arasında en fazla kazandıran 0,62 ile iletişim, en çok gerileyen ise yüzde 0,34 ile metal eşya, makine oldu. 26 Nisan’da küresel piyasalarda süren iyimserlik yurt içi pay piyasasında güçlü alımları beraberinde getirirken, dün BIST 100 endeksi 94.634,91 puana çıkarak hem gün içinde hem de tarihinde gördüğü en yüksek seviyeden günü tamamladı.

 

27 Nisan tarihinde ise ekonomi uzmanları tarafından öğleden sonra Avrupa Merkez Bankası (ECB) faiz kararı ve sonrasında ECB Başkanı Mario Draghi'nin basın toplantısı ile ABD'de açıklanacak makroekonomik verilerin takip edileceğini belirtilerek, teknik açıdan BIST 100 endeksinin 95.000 ve 95.500 seviyelerinin direnç, 92.400 seviyesinin destek konumuna geldiği ifade edildi.

 

Borsa İstanbul’daki son yükselişin sebeplerini Yrd. Doç. Dr. Rezzan Neslihan Vural TÜRKSAM Haber Analiz için değerlendirdi.

 

Borsa İstanbul’da yaşanan yükselişi zamanlama olarak düşündüğümüzde referandum sonuçlarına bağlayanlar olacaktır. Ancak referandumun bu yükselişle sanıldığı gibi bir ilgisi bulunmuyor. Peki neden bu dönemde böyle bir yükseliş yaşandı?

 

Birden çok sebebin bir araya gelmesi borsanın bu denli yükselmesine neden olmuştur. Borsadaki hareket suni mi? Yoksa gerçek bir artış mı?

 

Öncelikle borsa İstanbul’un artışı gerçek. Ancak sürdürülebilir değil, çünkü bunu destekleyecek olumlu düzeyde makro ekonomik verilere sahip değiliz. Özellikle artan enflasyon oranı ve işsizlik ekonominin önündeki en büyük sorunları olarak karşımızda iken iyimser bir havanın olması söz konusu değil. Makro ekonomik veriler olumsuz sinyaller verirken borsanın artışının iç piyasa koşullarından kaynaklanmadığı da oldukça açıktır. Son bir yılı baz aldığımızda aşağı yukarı yüzde 10 büyüme gerçekleştiren Borsa İstanbul, dünyadaki ralliden yararlansa da kötü makro verileri sebebi ile dünya ortalaması olan %30 artışın oldukça gerisindedir.

           

Duruma Türkiye özelinde baktığımızda Dolar karşısında değer kaybeden Türk Lirası yabancı yatırımcılara ucuza yatırım yapma şansı tanımaktadır. Ancak çoğunluğu yabancı yatırımcının elinde bulunan hisse senetleri piyasamıza yatırımın devamını istiyorsa isek diğer ülkelere karşı siyasi tutumumuzu yumuşatmak barışçıl çerçevede tutmak durumundayız. Tam da bu noktada referandumun olumlu etkisi olduğunu düşünenlere cevaben, başkanlık rejimine geçişinin ülke riskimizi artırdığını ve ülkemize gerçekleşecek yatırım tutarının düşmesine sebep olduğunu söylemek gerekir. (TCMB Ödemeler Dengesi istatistiklerinde durum açıkça görülmektedir.)  Yukarıda saydığım gibi Borsa İstanbul’un yükselişine uluslararası etkinin yanı sıra Nisan ayında açıklanan mali verilerin de etkisi vardır ve bunu iç piyasa etkisi olarak görebiliriz. Nisan ayında özellikle banka bilançolarının artan faiz oranlarının da etkisi ile yüksek kâr açıklamaları ve buna bağlı olarak da artan banka hisse senetleri fiyatları Borsa İstanbul’un yükselişine katkı sağlamıştır. Dolayısıyla Nisanda alış yönlü olan piyasa Mayıs ayında sat ve çık yönünde değişmesi çok muhtemeldir.

           

Sonuç olarak kısa süreli yükselişleri havai fişeklerle karşılamak yerine, ekonomideki sorunları uzun vadeli çözüme kavuşturmaya odaklanılmalıdır.