BM Güvenlik Konseyi’nin İran’ın ısrarla uygulamak istediği nükleer programını kontrol altına almak maksadıyla, bu ülkeye uygulanacak bir dizi yaptırımlar konusunda dördüncü kararı almak üzere Çarşamba günü toplanacağı açıklanmıştır. İran son olarak, Türkiye ve Brezilya’nın girişimleri ile yaptığı takas anlaşmasının batının isteklerini yerine getirdiğini, bunun kaçırılmaması gereken bir fırsat olarak ele alınmasının her taraflar içinde gerekli olduğunu açıklamıştır. İlave olarak, eğer bu anlaşmaya rağmen ambargo kararı çıkarsa karşılıklı müzakerelerin büyük yara alacağını ve 5+1(Almanya) ile yapılan görüşmelerin kesileceğini açıklamıştır.

 

Meksika’nın Başkanlığı yürütmekte olduğu Güvenlik Konseyi İran’a yaptırımlar konusunda ABD tarafından taslak olarak kaleme alınmış karar metni üzerinde görüşmeleri yürütecektir.

Daimi beş üyesinin yanı sıra diğerleri geçici üye olan Güvenlik Konseyinde teklifin karar halinde çıkabilmesi için, daimi üyelerden birinin vetosunun olmaması halinde dokuz olumlu oy gerekmektedir. Daimi beş üye ile birlikte Almanya halen İran konusunda sorumlu müzakereci pozisyonunda bulunmaktadırlar. Anlaşıldığı kadarı ile 15 ülkenin 12’i kar yönünde olumlu oy kullanacaktır. Sadece Güvenlik Konseyi’nin geçici üyesi olan, Türkiye, Brezilya ve Lübnan taslak metne karşı olduklarını açıklamışlardır. Bunların oy renginin nasıl olacağı merak konusu olmaktadır.

 

2006 yılından beri, sonuncusu 3 Mart 2008 yılında BM Güvenlik Konseyi tarafından alınan önceki üç karar uluslararasında uygulanma imkanı bulamadığından etkili olamamıştır. Ancak, bu seferki yaptırımların evvelkilerden daha tesirli olacağı ABD Dışişleri Bakanı Hilary Clinton tarafından ifade edilmiştir.

 

Taslak Metindeki Yaptırım Maddeleri Nelerdir?

 

Yeni taslak metne göre aşağıdaki yaptırımlar gündeme gelecektir.;

·Silah ambargosu genişletilecek ve İran bankacılık sektörüne karşı ilave tedbirler alınacaktır. Uranyum madenciliği gibi denizaşırı faaliyetlere yasaklama getirilecektir.

·Ülkelere İran’a gelen ve giden gemilerde yasaklı malzeme taşıdığına kanaat getirildiği takdirde denizlerde üst düzeyde denetim yapma yetkisi verilmektedir.

·Finansman ve seyahat sınırlamaları getirilecek şahıs ve gruplara, İran’ın İsfahan nükleer teknoloji merkezi atom enerji kurumu başkanı JavadRahigi gibi 40 isim daha eklenmiştir. 23 Endüstri firmasının İran’ın nükleer ve balistik füze programı, diğer 15’nin İslami Devrim Muhafızlarının adına işlem gerçekleştirdiği belirtilmektedir. Bunların içinde en önemli firma Khatam al-Anbiya yapı firması Kum kentindeki gizli nükleer tesis dahil, milyar dolarlık sivil ve askeri projelerde yer almaktadır. First East Export Bank listeye alınan tek bankadır. Merkez Bankasının alınması ABD tarafından talep edilmiş ancak, İran ekonomisine ciddi zarar vereceği gerekçesi ile dikkatle takip edilmesi kabul edilmiştir. Belirtilen liste ABD ve Çin arasında uzun müzakereler sonunda nihai şeklini almıştır.

 

Rusya Başbakanı Putin BM yaptırım kararı arkasında olduğunu ifade ederek, yaptırımların direkt olarak İran halkını hedef almadığını ve bu nedenle büyük bir sıkıntı yaratmayacağını dolayısıyla, İran’ın müzakerelere devam etmemesine sebep teşkil etmekten uzak olduğunu ITARR-TASS vasıtasıyla iletmiştir.

 

BM ABD Temsilcisi Büyükelçi Susan Rice, ABD’nin çift taraflı bir yaklaşımla İran’ı baskı altına almak istediğini ifade etmiştir. Buna göre bir taraftan müzakereler devam ettirilerek uzlaşmaya çalışılacak, diğer taraftan da yaptırımlar bir baskı unsuru olarak İran’ı uzlaşma noktasına getirecektir.

 

Evvelki BMGKK Nasıldır?

 

Güvenlik Konseyi, ilk kez 31 Temmuz 2006'da sadece Katar'ın aleyhteki oyuna karşı 5 daimi ve 9 geçici üyenin oyuyla 1696 sayılı kararı kabul etmiştir. Uranyum zenginleştirme programını sürdürdüğü, ağır su reaktörü inşa etme faaliyetini başlattığı ve Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması'nın (NPT) Ek Protokolünü onaylamadığı gerekçesiyle alınan bu karar, yaptırımlardan ziyade İran'a uyarı niteliği taşıyordu.

 

23 Aralık 2006’da BM Güvenlik Konseyi 1737 no’lu kararı oy birliği ile kabul etmiştir. Bahsi geçen 1737 Sayılı Güvenlik Konseyi Kararı, İran’a hassas nükleer malzemelerin ve balistik füzelerin doğrudan veya dolaylı olarak satışını yasaklarken, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) tarafından tespit edilecek olan hassas nükleer faaliyetlerin derhal askıya alınmasını öngörmüştür. Askıya alınması beklenen faaliyetler içerisinde; araştırma geliştirme dâhil uranyum zenginleştirme ve her türlü dönüştürme faaliyetleri, ağır su reaktörlerine ilişkin mevcut projeler bulunmaktadır. Kararın ek kısmında aşağıda belirtilen listeler sıralanmış ve bu listelerde adı geçen kişi ve kuruluşların tüm ülkelerdeki malvarlıklarının dondurulmasına ve seyahat izinlerinin kısıtlanmasına karar verilmiştir.

 

– Nükleer programa dâhil olan kuruluşların listesi,

– Balistik füze programına dâhil olan kuruluşların listesi,

– Nükleer programa dâhil olan kişilerin listesi,

– Balistik füze programına dâhil olan kişilerin listesi,

– Hem nükleer hem balistik füze programına dâhil olan kişilerin listesi,

 

İran'a karşı 1747 sayılı üçüncü kararını 24 Mart 2007'de oy birliğiyle alan BMGK, yaptırımlara silah alım satımını da eklemiş oldu. Aynı kararla, önceki kararların etki alanı genişletilmiş, bazı bankalar ve finans kuruluşları listeye alınarak İran'ın mali sistemi hedef alınmıştır. Bazı bürokratlar ile askeri kişilerin yurt dışına çıkışlarına sınırlamaların getirildiği kararda, devletler ve uluslararası kuruluşlardan İran'a mali yardım ve borç verilmesi gibi yükümlülüklerden kaçınmaları talep edilmiştir.

 

Güvenlik Konseyinin 3 Mart 2008'de Endonezya'nın çekimser oyuna karşı aldığı 1803 sayılı dördüncü karar,  İran'a karşı yaptırımların şiddetini artırır nitelikte olmuştur. Karar, İran ile ticaretin sınırlandırılması, bu ülkeye ihracat kredileri verilmemesi, teminat sağlanmaması ve İran bankalarıyla işbirliği yapılmaması konularını kapsıyordu.

 

İran'a karşı 1835 sayılı son kararını oy birliğiyle 27 Eylül 2008'de alan Güvenlik Konseyi, önceki tüm kararları teyit ederek İran'dan bu kararlara uymasını talep etmiştir.

 

Son olarak İran’dan ek protokolü mecliste onaylaması ve uluslararası güvenin oluşturulması hususunda işbirliği yapması istenmiştir. Kararda, UAEA’dan 60 gün içerisinde askıya alma işlemleri ve İran’ın karara riayet etmesi hususunda bir rapor hazırlaması istenmiştir.

 

Yaptırımlar listesinde yer alan ve uluslararası alanda mal varlıkları dondurularak, seyahat yasağı getirilecek kişi ve kuruluşlar şöyledir:

 

Nükleer ya da balistik programa katılanlar:

İran Atom Enerjisi Kurumuna bağlı İsfahan Nükleer Teknoloji Merkezi Başkanı CevadRahiki.

 

Programa dahil olan kuruluşlar:

 

Nükleer araştırmalarda ve üretim ünitelerinde kullanılabilecek termostat temin eden Amin Sanayi Kompleksi.

Hafif silah üreten ArmamentIndustriesGroup (AIG).

İran Savunma ve Lojistik Silahlı Kuvvetler Bakanlığına bağlı DefenseTechnologyandScienceResearch Center (DTSRC).

Balistik program temin eden Doostan International Company.

İran Savunma Bakanlığına bağlı FarasakhtIndustries.

Nükleer program çerçevesinde transaksiyonlarla ilgili adı geçen Bank Mellat'a bağlı First East Export Bank.

Zaten yaptırımlara maruz bulunan ve Savunma Sanayi Örgütü'ne (DIO) bağlı KavehCutting Tools Company.

AerospaceIndustriesOrganisation'ın (AIO) şubesi BabaieIndustries.

DTSRC'ye bağlı MalekAshtarUniversity.

İran Savunma Bakanlığının lojistik ihracat bölümü (Modlex). 1747 sayılı kararı ihlal ederek silah satmakla suçlanıyor.

Zaten yaptırım uygulanan ŞahidHemmat Sanayi Grubu'nun (SHIG) şubesi olan Mizan MachineryManufacturing.

Arak'taki reaktörün inşaatından sorumlu Modern IndustriesTechniqueCompany (Mitec).

Zirai ve Tıbbi Nükleer Araştırma Merkezi.

Zaten yaptırım uygulanan ŞahidBagheri Grubuna (SBIG) bağlı PejmanIndustrial Services Corporation.

SHIG'in vitrin şirketi olan SabalanCompany.

SHIG'in bir başka vitrin şirketi SahandAluminumPartsIndustrialCompany (Sapico).

SHIG'e bağlı ŞahidKarraziIndustries.

ŞahidSatarriIndustries.

DIO kontrolündeki ŞahidSayyadeŞiraziIndustries.

DIO'ya bağlı Special IndustriesGroup.

SHIG'in bir başka vitrin şirketi Tiz Pars.

DIO'ya bağlı YazdMetallurgyIndustries.

 

Devrim muhafızlarına bağlı kuruluşlar:

 

Hatem El Anbiya'nın (KAA) şubesi FaterInstitute.

KAA kontrolündeki HaragaheSazandegiGhaem.

GhorbKarbala.GhorbNooh.

GhorbNooh kontrolündeki Hara Company.

KAA kontrolündeki İmensazan Consultant EngineersInstitute.

Hatem el-Anbiya Construction Headquarters (KAA).

KAA şubesi Makin.

GhorbNooh kontrolündeki OmranSahel.

KAA şubesi OrientalOilKish.

RahSahel.

RahabEngineeringInstitute.

GhorbNooh kontrolündeki Sahel Consultant Engineers.

KAA'ya bağlı Sepanir.

SepasadEngineeringCompany.

 

İslam cumhuriyeti deniz hatlarına bağlı kuruluşlar:

IranoHindShippingCompany.

IRISL Benelux NV.

South ShippingLine Iran (SSL)

 

Yaptırımların Hedefi Ve Uygulaması

 

Gündeme gelen yaptırımların evvelki yaptırım hedeflerinden pek farklı olmadığı, ancak, hedef listenin daha da genişlediği görülmektedir. Özellikle, direkt halkın yaşamını etkileyecek şekilde bir uygulama olmadığı görülmektedir. Hatta Merkez Bankası ile ilgili girişim yansımasının İran ekonomisine menfi olacağı düşüncesi ile liste dışı bırakılmıştır.

 

Nükleer programa bağlı ve devrim muhafızlarının etkin olduğu kurumların yaptırım hedefi olarak alındığı karar metninde bir tek finansman kuruluşu olarak tek bir banka yer almıştır. Bu bakımdan batının yaptırımlara görünüşte çok ağır intibağı vermeye çalıştığı ancak, belirli bir kesimi hedef alarak, müzakereleri devam ettirme için makul ölçüde tuttuğu söylenebilir.

 

Yaptırımların en ağır maddesi, şüphelenildiği takdirde İran’a gelen ve giden kargo gemilerinin denizlerde denetimine yönelik husustur. Bu şekilde bir uygulama durumunda, uygulamayı yapan ülke ile İran arasında ciddi sorunlar ortaya çıkacağı söylenebilir. Bu gibi durumla karşılaşmamak için, Türkiye gibi İran ile ekonomik ilişkilerinin bulunduğu ülkelerin anılan maddenin uygulamasından kaçınacakları vurgulanabilir. Uygulama özellikle, ABD ve bir ölçüde de diğer Avrupa ülkeleri tarafında yapılabilecektir.

 

Yaptırım kararının onaylanmasında Rusya ve Çin’in ikna edilmesi önemli bir adım olarak görülmektedir. İran’ın Türkiye ve Brezilya dışında desteği aşınması anlamına gelen bu ortamın İran tarafından dikkatle incelenmesi gerekmektedir. Artık ortam İran’ı müzakerelere uyumlu bir strateji takibine zorlamaktadır.

 

Her şeye rağmen İran’ın başlangıçta bu yaptırımlar nedeniyle görüşmeleri durduracağı fakat, daha sonra göreceli olarak müzakerelere devam konusunda irade göstereceği değerlendirilmektedir.

 

Türkiye’ye etkisi açısından ele alındığı takdirde, yaptırım maddelerinin Türkiye ile İran arasında gerilime neden olacak bir ortam yaratmayacağı düşünülmektedir. Ancak, BMGK’de yapılan oylamada olumlu veya olumsuz oy verme konusunun, bir taraftan İran, diğer taraftan Batı ile olan ilişkilerde Türkiye’nin duruşunun sorgulanmasına neden olacağı söylenebilir. Bu husus Güvenlik Konseyi geçici üyesi olan Türkiye’nin açmazı olarak görünmektedir.