Amerika Birleşik Devletleri ve Küba arasındaki ilişkilerin normalleşmesi yönünde alınan karar, 2014 yılının sonunda önemle takip edilen uluslararası ilişkiler alanındaki gelişmeler arasındaki yerini almış, birçok kişi tarafından bir “sürpriz” olarak yorumlanmıştır. Dünya ve Türkiye’de ise 2015 yılında en fazla konuşulacak olan konulardan birisi Ermeni Açılımı olacaktır.  Bilindiği üzere, 1959 yılında ABD destekli Batista rejiminin yıkılmasıyla Küba’da yönetime Fidel Castro geçmiştir. Daha sonra ABD, 3 Ocak 1961 tarihinde Küba ile ilişkilerini koparmış, ticari ilişkilerini kesmiş ve Havana’daki büyükelçiliğini kapatmıştır. Daha sonra, Domuzlar Körfezi Çıkarması’ndan da herhangi bir sonuç alınamamış, ilerleyen yıllarda ABD’nin arka bahçesi Küba, en büyük rakibi Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin müttefiklerinden birisi haline gelmiştir. Castro’yu öldürmeyen her darbe onu güçlendirmiş ve uluslararası alanda onu bir sembol haline getirmiştir. Siyasi baskılar yanı sıra, Devlet Başkanlığı görevini Raul Castro’ya bırakan Fidel Castro 638 suikast girişimini atlatmıştır. Küba, kapitalist sistemin dışında, kapalı olan yapısıyla uluslararası sistemde önemli konularda başat bir rol oynamasa da sistemdeki muhalif duruşun bayraktarlığını yapmış ve bu durum ABD’nin politikalarını onaylamayan birçok çevre tarafından yer yer heyecanla karşılanmıştır.

 

Sonraki süreçte de iki taraf arasında gerginlik devam etmiştir. 1996 yılında Helms-Burton Yasası ile ABD, Küba yönetimi üzerinde baskıları artırmayı hedeflemiş, yasada Castro yönetiminden demokratik bir yönetime geçiş için Küba üzerindeki uluslararası yaptırımların artırılması belirtilmiştir. Son yıllarda ise ABD’nin Küba üzerindeki rejim zayıflatma hamleleri üstü kapalı bir şekilde devam etmiştir. Amerika Birleşik Devletleri Uluslararası Kalkınma Kuruluşu (USAID), Küba’da rejim muhalifi sanatçıların konserlerinin düzenlenmesine destek vermek için Creative Associates International isimli şirketle çalışmıştır.[1] Küba’daki muhalefetin internet üzerinden örgütlenmesi niyetiyle Küba’nın Twitter’ı olarak bilinen Zunzuneo isimli bir sitenin kurulmasında da yine bu kuruluşun finansal desteği olmuştur. Küba hükümetinden ağı saklamak için şirketlere Cayman Adaları’nda bir hesap açılmış ve Amerikan hükümeti ile görünürde herhangi bir organik bağ kurulmamıştır.[2] Son yıllarda Obama’nın bazı açıklamaları, Mandela’nın cenaze töreninde Raul Castro ve Barack Obama’nın el sıkışması yumuşama söylemlerini de beraberinde gündeme taşımıştır. Son olarak, Obama’nın “Küba halkı, Amerika dostluk eli uzatıyor” sözleri ile 17 Aralık 2014 tarihinde ambargoyu yumuşatma kararı ve iki taraf arasındaki casus takası ilişkilerde yeni bir döneme girildiğinin de işaretlerini vermiştir.

 

Papa’nın, iki tarafı da teşvik etmesi ve sonuncusu Vatikan’da olmak üzere Kanada’da yapılan görüşmelerdeki arabuluculuğu açılımın önemli bir boyutunu oluşturmuştur. 2015 yılında Papa’nın Türkiye dönüşündeki Ermenistan sınırı ile ilgili açıklamaları ve Adalet ve Kalkınma Partisi Hükümeti’nin son dönem politikaları sözde Ermeni soykırımı tartışmalarının 100. yıldönümü olan Ermeni tarafı için büyük bir öneme sahip 2015’te yeni bir açılım dalgası olur mu ve Türk-Ermeni sınırı açılır mı sorusunu akıllara getirmektedir.

 

Küba Açılımı, Ermeni Açılımı İçin Bir Model Olur mu?

 

Papa Francesco’nun Türkiye ziyareti sonrasında Vatikan seferi sırasında sarf ettiği “"Benim asıl kalbimde olan, Türkiye-Ermenistan sınırı. Keşke o sınır açılsa, o kadar güzel bir şey olur ki.[3]” sözleri Türkiye’de Ermeni açılımı sürecini yeniden tartışmaya açmıştır. ABD – Küba yakınlaşmasında Vatikan’ın kayda değer bir katkı yaptığı göz önüne alındığında, 2015 yılında Erivan – Ankara arası olası yakınlaşmada Papa Francesco’nun da rol oynayabileceği muhtemeldir.

 

Küba ile ABD arası kopukluk Soğuk Savaş döneminden kalan, Türkiye ve Ermenistan arasında sınırların kapanmasına sebep olan Dağlık Karabağ Savaşı’nın Soğuk Savaş sonrası istikrarsızlıktan doğan bir sorundur. İlk olarak Küba üzerinde uygulanan ambargo kararı ile beraberinde gelen yalıtılmış pozisyonu Türkiye ve Azerbaycan tarafından çıkışı olmayan Ermenistan’ı andırmaktadır. Bu noktada Rusya’nın iki ülke açısından da önemini vurgulamak gerekmektedir. ABD – Küba ve Türkiye – Ermenistan arasındaki ilişkilerde belirleyici etmenlerden bir tanesi de Rusya Federasyonu’dur. Ayrıca iki ülkenin de ekonomik olarak çok güçlü ülkeler olmadığı ve Rusya’nın Küba’ya kritik desteklerde bulunduğu ve Ermenistan’ın ticari ilişkilerinde Rusya’nın en önemli ülke konumunda bulunması benzer bir taraf olarak karşımıza çıkmaktadır. 2014 yılında petrol fiyatlarındaki düşüş ve Rusya’da yaşanan ekonomik kriz sonucu rublenin büyük değer kaybı Rusya’yı daha ihtiyatlı olmaya zorlayabilecektir. Türkiye üzerinden Avrupa’ya yeni bir enerji koridoru oluşturma niyetinde olan Rusya’nın bu konuda ılımlı olacağı en başta düşünülse de sözde soykırımı tanıyan ülkelerden birisi olan Rusya’nın Ermenistan’a uzak kalamayacağı da aşikardır.

 

Küba ve ABD arasında tutukluların takası ilişkilerin normalleşme açıklamasıyla hemen gerçekleşmiştir. Küba 2009 yılında ‘casusluk’ suçlamasıyla 15 yıl hapis cezasına çarptırdığı ABD vatandaşı Alan Gross’u ve adı açıklanmayan bir ajanı daha serbest bırakmıştır. ABD de esir takası kapsamında, 1998’de yakalanan ve 15 yıldır casusluk suçlamasıyla Miami’de tutuklu bulunan ‘Küba Beşlisi’nin hapiste kalan son üç üyesi Gerardo Hernandez, Ramon Labanino ve Antonio Guerrero’yu serbest bırakmıştır.[4] Bu noktada, Ermenistan’da bulunan Azerbaycan Türkü esirlerin, özgürlüğüne kavuşturulması, Ermenistan’ın Karabağ ve çevresinde işgal ettiği rayonlardan çekilmesi şartına ek olarak sunulması seçenekler arasında değerlendirilmelidir. Bilindiği gibi, doğdukları topraklara gittikleri sırada hapsedilen Dilgam Asgerov ve Şahbaz Guliyev’in serbest bırakılması da masaya sunulması gereken bir şart olarak değerlendirilmelidir.

 

Bu iki açılım Karabağ ve Guantanamo’nun da isimlerinin de yan yana anılmasına sebep olabilir. ABD’nin özellikle Afganistan ve Irak’ı işgali sonrasında insanlık dışı muamelelerle gündeme gelen Guantanamo Üssü’nün Küba topraklarında bulunmasıdır. Küba’nın resmi söylemine göre 116 kilometrelik alanda ABD işgali devam etmektedir. Ne var ki, ABD’den gelen talebe karşılık Guantanamo şartı Küba tarafından olmazsa olmaz olarak sunulmamıştır. Buradan hareketle Dağlık Karabağ’daki işgalin bitirilmesi Türkiye – Ermenistan yakınlaşmasının olmazsa olmazı durumunda düşünülmelidir. Küba’da diplomatik ilişkilerin bitirilmesinin ana sebebi ABD’nin Küba işgali değildir fakat Türkiye’nin Ermenistan’a sınırını kapatması Karabağ’da yaşananlar savaştır. Dolayısıyla bu iki nokta üzerinden bir kıyaslama yapmak doğru olmayacaktır ve Karabağ’ın ilk şart olması tezi çürütülemeyecektir. Fidel Castro’ya göre “Küba’nın kalbindeki hançer” olan Guantanamo ile Türk dünyasının kalbindeki hançer; Karabağ’ın ikisi de işgal altında gibi görülse de detayda önemli nüanslarla karşı karşıya kalınmaktadır.

 

Değerlendirme

 

Birbirine coğrafi ve siyasi olarak çok yakın olmayan Türkiye ve Küba arasındaki ilişkilere bakıldığında akıllara ilk olarak 1962 yılında Küba Füze Krizi gelmektedir. ABD ve SSCB’nin Türkiye ve Küba’ya konuşlandırdığı füzeler üzerinde tırmanan nükleer gerilim daha sonra tarafların gizli bir şekilde anlaşmasıyla sona ermiştir. Küba ile Türkiye’nin adı ilerleyen süreçte açılım paydasında yeniden bir arada anılması gündeme gelebilir. ABD ile görüşmelerde ABD’nin kendinden vereceği bir örnek böylece oluşmuştur.

 

ABD – Küba arasındaki ilişkilere bakıldığında ideolojik faktörün aşılması gereken en büyük engel olduğu görülmektedir, ne var ki değişen dünya düzeninde Soğuk Savaş mantığı artık miadını doldurduğundan bu engeli aşmak iki taraf açısından da eskisi kadar zor olmamıştır. Türkiye ve Ermenistan arasında Soğuk Savaş’ın değil Soğuk Savaş’ın bitişinin bıraktığı hasarlar vardır. Türkiye ve Ermenistan Soğuk Savaş döneminde farklı kutuplarda yer alsa da ideolojik farklılık iki taraf arasında ilişkilerde en büyük ayrışma noktası değildir. Tarihi olaylardan dolayı iki taraf birbirine mesafeli olmuş, özellikle 70’li yıllarda ASALA’nın terör faaliyetleri ve diasporanın dünya çapında Türkiye aleyhtarlığı iki taraf arasındaki duvarı yükseltmiştir. Öte yandan Dağlık Karabağ’ın Ermenistan tarafından uluslararası hukuka aykırı işgali sonucu ilişkiler tamamen kopmuştur. Ermeni Gazeteci Hrant Dink’in Türkiye’de öldürülmesi ise iki toplum arasındaki psikolojik duvarı daha da artırmıştır.

 

ABD’nin Küba üzerindeki ambargoyu tamamen kaldırılması Senato’daki Cumhuriyetçilerin ağırlığı sebebiyle çok mümkün değildir. Ne var ki, yeni düzenlemeyle ABD'nin Küba'ya telekomünikasyon, tarım, inşaat makinelerinin ihracının yanı sıra ABD'den adaya seyahat edeceklere ve para göndereceklere yönelik kolaylıklar getirilmektedir.[5] İki taraf arası ılımlı bir rüzgarın esmeye başladığı da ayrıca belirtilmelidir. Türkiye tarafından atılan birçok adım ise Ermenistan tarafından bugüne kadar karşılıksız bırakılmıştır.

 

Diaspora unsuru ise Ermeni açılımının Küba açılımına benzemeyeceğini bizlere gösterecektir. ABD’de bulunan Kübalıların dünya çapında ABD karşıtlığı üzerinde politika inşa ettiği görülmezken, Ermeni diasporasının 100 yıldır yaptığı Türk karşıtlığı üzerinden bir tutum benimsemek ve bunun üzerinden milli bir bilinç yaratarak bir arada kalma çabasıdır. Dolayısıyla Havana’daki hesap Erivan’a uyacağa benzememektedir.

 


[1] Why USAID Got Into Bed With Cuban Rappers, http://foreignpolicy.com/2014/12/11/why-usaid-got-into-bed-with-cuban-rappers/, Erişim Tarihi: 16 Ocak 2014.

[2] AP Says U.S. Secretly Built "Cuban Twitter" Called Zunzuneo To Thwart Cuba Censorship, But Was It Legal?, http://www.cbsnews.com/news/us-secretly-built-cuban-twitter-but-why/, Erişim Tarihi: 18 Ocak 2014.

[3] Papa Uçakta Konuştu: Ermenistan Türkiye Sınırı Açılsa Çok Güzel Olurdu, http://t24.com.tr/haber/papa-ucakta-konustu-ermenistan-turkiye-siniri-acilsa-cok-guzel-olurdu,278900, Erişim Tarihi: 30 Kasım 2014.

[4] Obama’dan Sürpriz Küba Açılımı, http://www.hurriyet.com.tr/dunya/27794478.asp, Erişim Tarihi: 18 Ocak 2015.

[5] ABD Küba'ya Bazı Yaptırımları Gevşetti, http://www.bloomberght.com/haberler/haber/1703503-abd-kubaya-bazi-yaptirimlari-gevsetti, Erişim Tarihi: 18 Ocak 2015.