Putin’in ifadesiyle “eski Sovyet cumhuriyetlerini medeni bir şekilde boşanması için bir araya getiren Bağımsız Devletler Topluluğu” (BDT) bu günlerde bir yandan “sivil devrimler”, bir yandan da GUAM’ın (eski adıyla GUUAM) tehdidi altındadır. ABD tarafından Moskova’nın etkisini sınırlandırmak için kurdurulan GUAM (Gürcistan, Ukrayna, Azerbaycan ve Moldova) liderlerinin 22 Nisan’da Moldova’nın başkenti Kişinyev’deki toplantısında Lev Troçki’nin “Sürekli Devrim” tezine adeta gönderme yapılarak eski Sovyet mekanında devrimlere devam edileceği mesajı verilmiştir.

 

ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice’ın 'Avrupa'nın ortasındaki son diktatörlük' diye tanımladığı Beyaz Rusya’da bir değişiklik zamanının geldiğini ve diktatörlüğe karşı oluşacak her türlü hareketi desteklemekten çekinmeyeceklerini açıklaması, sivil darbe sürecinin geldiği noktayı ortaya koyması açısından önem taşımaktadır. Bir ülkenin dışişleri bakanının, hem de süper güç olarak tanımlanan ve bu nedenle küresel sorumluluk taşıyan ABD Dışişleri Bakanının bir halkı sivil darbe girişimine davet etme şeklinde algılanabilecek bu açıklaması, aslında değişim sürecinin “zorunluluğuna” işaret etmektedir.

 

GUAM’da ve Batı dünyasında, Beyaz Rusya’da iktidar değişikliği tartışmaları yapılırken Beyaz Rusya  lideri Aleksandr Lukaşenko da aynı gün Putin ile görüşmüştür. Sıranın Beyaz Rusya’ya gelmesinden endişelenen iki lider “yılan hikayesi”ne dönen birleşme çalışmalarına hız vermiştir. Böylece sivil devrimler Minsk’e ulaşmadan Beyaz Rusya ve Rusya Federasyonu aralarındaki tartışmaları bir kenara bırakarak birleşmenin hesabını yapmaya başlamışlardır. Gürcistan Devlet Başkanı Mihail Saakaşvili ise GUAM zirvesindeki açıklamasında, “Beyaz Rusya’daki ‘müstakbel’ devrime destek” çağrısında bulunmuştur. BDT içinde bir “Truva Atı” gibi görülen GUAM’ın artan etkisi karşısında BDT’nin aynı oranda zayıflamasına şahit olunmaktadır. Saakaşvili, zirvede yaptığı açıklamada “Beyaz Rusya halkı, bağımsız seçim ve ifade özgürlüğü hakkına sahiptir. GUAM ülkeleri olarak, Beyaz Rusya’daki demokratik gelişimi desteklemek için resmi deklarasyona imza atmaya hazırız.” demiştir.

 

21 Nisan’da Vilnius'ta NATO Konseyi Ukrayna toplantısı ve ardından 22 Nisan’da Kişinyev’deki GUAM toplantısıyla Batı tarafından Moskova’nın etrafında çizilen çember iyice daraltılmaya başlamıştır. Polonya, Litvanya, Romanya ve Bulgaristan liderlerinin de davet edildiği zirve ile eski sovyet mekanında Rusya’ya karşı Ukrayna’ya liderlik rolü biçilmektedir. Dolayısıyla eski sovyet coğrafyasındaki ve bilhassa BDT içindeki bölünme bir kamplaşmaya doğru gitmektedir. Bu kamplaşmada Ukrayna, Gürcistan ve Moldova Moskova karşıtlığını sürdürürken, Beyaz Rusya, Ermenistan, Özbekistan, Kazakistan ve Tacikistan şimdilik Rusya’dan yana tavır takınmaktadır. Azerbaycan ve Kırgızistan her iki kesime de yaranmaya çalışmaktadır. Devrim yapılmasına rağmen Batı'ya bir nebze daha yaklaşan Kırgızistan’ın Rusya’ya sırt çevirme niyeti bulunmamaktadır. Türkmenistan’ın tarafsız tavrı ise açıkça ortadadır. Ancak, önümüzdeki süreçte Özbekistan ve Tacikistan’da iktidar değişikliği ihtimali giderek güçlenmektedir. Azerbaycan ve Ermenistan da devrime aday diğer iki ülkedir. (ASAM)