Bangladeş Başbakanı ve Avami Partisi Lideri Şeyh Hasina Vecid Hükümeti’i 2008 dönemi seçim kampanyasında 1971 Bangladeş Bağımsızlık Savaşı sırasında işlenen suçların cezasız kalmayacağı ve Savaş suçlularının yargılanacağı vaadinde bulunmuştur. 5 Ocak 2014 genel seçimlerinden önce 2008 dönemi seçim vaadi gereğince Başbakan Şeyh Hasina Vecid Hükümeti çalışmaları ve Bangladeş Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi kararı sonucunda verilen Cemaati İslami Partisi Genel Sekreter Yardımcısı Abdülkadir Molla’nın idam kararı ülkede ve dünyada oldukça yankı uyandırmıştır.

 

Pakistan Ordusu ile iş birliği yaptığı gerekçesiyle, Bangladeş Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesinin verdiği karar ile, geçtiğimiz şubat ayında müebbet hapis cezasına çarptırılan Cemaati İslami Partisi Genel Sekreter Yardımcısı Abdülkadir Molla’nın infazının gerçekleştiği 12 Aralık 2013 tarihinde basına duyurulmuştur. İnfazın gerçekleşmesinin ardından Cemaat-i İslami Partisi taraftarları sokağa dökülmüş ve ülkenin pek çok bölgesinde Bangladeş Hükümeti’nin bu kararı protesto edilmiştir. Güvenlik güçlerinin bu protestoları bastırmak amacıyla aşırı güç kullanması çok sayıda insanın gözaltına alınmasına yaralanmasına ve ölmesine sebep olmuştur. 1971’de bu yana Bangladeş’te siyasi istikrarın sağlanamaması, özellikle siyasi kutuplaşmanın son günlerde tırmanışa geçmesi Bangladeş’in siyasi bir krizin eşiğinde olduğunu ortaya koymaktadır. Bangladeş’teki siyasi kriz ve toplumsal kaosun arka planında neler olduğunu merak konusudur. Bu nedenle bu çalışmada, Bangladeş’teki siyasi istikrarsızlık, Bangladeş siyasi partileri ve Hindistan dış politikası özelinde değerlendirilecektir.

 

Çatışmanın Görünen Yüzü İktidar-Muhalefet Arasındaki Uyuşmazlık

 

1971’de hedeflediği bağımsızlığı gerçekleştiren Bangladeş halkı Pakistan’dan ayrılarak özgürlüğünü ilan ettiği günden bu yana, arzu ettiği düzen ve istikrarı yakalayamamıştır. Peş peşe yaşanan siyasi kargaşa ve askeri darbelere rağmen Bangladeş ancak 1991 yılında demokratik seçim sistemine geçebilmiştir.[1]

 

Şu anda yüzden fazla parti bulunan ülkede ülke yönetimini elinde bulunduran iki parti Şeyh Hasina Vecid yönetimindeki iktidar kanadını oluşturan Avami Partisi ve Begüm Halide Ziya önderliğindeki ana muhalefet partisi kanadını oluşturan Bangladeş Milliyetçi Partisi’dir. Bu iki parti çatısında bütünleşen çeşitli koalisyon grupları ülkenin siyasi yapısını oluşturmaktadır. İktidar ve muhalefet partisine ek olarak her iki parti ile ittifak yapan koalisyon gruplarının politika yapma tarzı, ideolojik tutumları, dış politika söylemleri arasında farklılıkları mevcuttur. Bu farklılıklar Bangladeş’te meydana gelen protestoları, seçim boykotlarını ve muhalefet partisi koalisyonlarından birini oluşturan Cemaat-i İslami Partisi Genel Sekreter Yardımcısı Abdülkadir Molla’nın idamını anlamak için önemlidir.

 

Başbakan Şeyh Hasina Vecid’in önderliğini yaptığı, iktidarda bulunan “Büyük Koalisyon”’unun en etkili partisi Avami Birliği ile birlikte, eski bir asker olan ve 1982 yılında gerçekleştirdiği darbe ile iktidarı ele geçirmiş Hüseyin Muhammed İrşad tarafından 1986 yılında kurulmuş Jatiya (İrşad) Partisi de Büyük Koalisyonunun içerisinde yer almaktadır.[2]  Büyük Koalisyon’un üzerinde uzlaştığı birleştirici unsurlar ise Bengal milliyetçiliği, sosyalizme dayalı ekonomik program, seküler bir devlet anlayışı, Pakistan yerine Hindistan ile ekonomik siyasi iş birliği içinde olmaktır.[3] Muhalefet partisini ve onu destekleyen 18 Koalisyon’un içinde en etkili olan Bangladeş Milliyetçi Hareket Partisi ve Cemaat’i İslami Partisi milliyetçi muhafazakâr söylem çerçevesinde birleşmişlerdir. Muhalefetin İktidar ile en önemli ayrım noktası,  sekülerizm yerine İslamı merkez alan bir ideolojik tutum benimsemiş olması ve Pakistan ile ekonomik siyasi ortaklığa dayalı dış politika ilişkilerine destek vermesidir. Bangladeş hükümeti, Müslümanların Siyasal İslamcıları ya da İslam’ı söylem bazında kullanan Bengal milliyetçilerini, Pakistan’ın işbirlikçisi olarak görmektedir.

 

Çatışmanın Görünmeyen Yüzü Hindistan

 

Bangladeş’te gelişen olayları Hindistan ile ilişkilerden bağımsız tahlil etmek mümkün değildir. Tarihsel olarak oldukça eskiye dayanan Hindu-Müslüman çatışması, Hint yarım adasına İngilizlerin hâkimiyeti ile daha da derinleşmiştir. 1947’de İngilizlerin hâkimiyeti sona erdiğinde, Hint yarım adası İngilizlerin “Böl ve Yönet”  politikasıyla Hindistan ve Pakistan olarak ikiye bölünmüştür. Zaten etnik ve kullandıkları dil bakımından farklı ve birbirlerine karasal sınırı olmayan Doğu ve Batı Pakistan’ın Doğu Pakistan eyaleti 1971 yılı bağımsızlık savaşı ile Pakistan’dan ayrılarak Bangladeş adında ayrı bir ülke olmuştur. Çıkan iç savaşlarda Hindistan’ın oynadığı rol Bangladeş ve Pakistan sorunlarını derinleştiren nitelikte olmuştur. 1971 yılından bu yana Bangladeş’in iç işlerinde rol oynayan Hindistan’ın gerçekleşen yargılamalar ve infazın ardından hiçbir açıklama yapmamış olması akıllarda soru işareti uyandırmaktadır.

 

Hindistan, 1971 Bağımsızlık Savaşı sırasında Pakistan’a karşı fiilen Bangladeş’e destek vermiştir bugün de siyasi ve ekonomik iş birliği çerçevesinde Bangladeş hükümeti ile iyi ilişkiler yürütmektedir. Bu desteğin altında yatan sebep; Bölgesel güç olma yolunda iddialı olan ve oldukça aktif bir dış politika izleyen Hindistan’ın, dünya nüfusunun en yoğun ve yoksulluk oranının oldukça yüksek olduğu ülkelerden biri olarak Bangladeş ile kurduğu ekonomik ve siyasi eşitsiz ilişkinin sürmesinden yana olmasıdır.

 

Bangladeş Hükümeti, yabancı yatırımcılara ucuz iş gücü, gümrüksüz ve kotasız giriş gibi önemli fırsatlar sunmaktadır. Bangladeş Yatırım Kurulunun verilerinden 2008 yılına ait yabancı yatırım tekliflerini incelediğimizde en çok yatırım teklifi yapan ülke 52.993 milyar dolar ile Kanada görünmektedir. Kanada’yı, 2.818 milyar dolarla Hindistan takip etmektedir.[4] Hindistan, Bangladeş hükümeti ile kurduğu iyi ilişkilerle, Bangladeş’i ekonomik ve siyasi işbirliği çerçevesinde kontrolü altına almak istemektedir.

 

Değerlendirme

 

Geçtiğimiz Pazar günü muhalefetin boykotu ile 10. genel seçimlerin gerçekleştiği Bangladeş’te 300 üyeden oluşan parlamentoda 233 sandalye kazanan Avami Birliğinin seçim sonuçlarının meşruiyeti şüphe uyandırmaktadır. Seçim öncesi muhalefeti destekleyen sokak protestocularına karşı güvenlik güçlerinin aşırı güç kullanması ve Albülkadir Molla’nın idam edilmesi ile Şeyh Hasina Vecid hükümetinin seçimlerden tartışmasız bir şekilde galip çıkmak istediği sonucunu ortaya çıkarmaktadır. Ayrıca Bangladeş ile siyasi ekonomik iş birliği içinde olan Hindistan’ın infaz ve protestolara yönelik herhangi bir açıklaması bulunmamaktadır.

 

1948 yılında Mahadma Gandi ‘nin Hindu milliyetçisi tarafından öldürüldüğünü hatırlanacak olursa, o günden bu güne Hindu-Müslüman çatışmasından ve Müslümanların yarım adadaki istikrarsız durumundan Hindistan’ın yararlandığı bilinen bir gerçekliktir. Bangladeş’te gerçekleşen seçimlerin meşruiyeti sağlanmaz, sokak gösterileri devam ederse uzun vadede Hindistan’ın Bangladeş’in bu durumundan karlı çıkacağı ön görülmektedir. 

 

Dipnotlar

 

[1]Bangladeş’in Siyasi İstikrarsızlığı Neyi Amaçlıyor? http://www.gasam.org.tr/Post.aspx?PostId=198&CategoryId=2 Erişim Tarihi: 7.01.2014

[2]“ Bir İdamın Arka Planı: Abdülkadir Molla Neden Öldürüldü?” http://politikaakademisi.org/bir-idamin-arka-plani-abdulkadir-molla-neden-olduruldu/  Erişim Tarihi: 6 Ocak 2014

[3]Bir İdamın Arka Planı: Abdülkadir Molla Neden Öldürüldü?” http://politikaakademisi.org/bir-idamin-arka-plani-abdulkadir-molla-neden-olduruldu/  Erişim Tarihi: 6 Ocak 2014

[4] Güney Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi Bangladeş Raporu http://www.gasam.org.tr/Post.aspx?PostId=161&CategoryId=5 Erişim Tarihi: 6 Ocak 2014