Azerbaycan, güzel güneşli hava, dalgasız masmavi deniz ve Başkanını seçmek için heyecanla sandığa gitmeyi bekleyen halkı ile selamladı bizleri. Bugün sabah saat 8.00’den itibaren devlet başkanı seçimlerinin startı verildi ve beş milyona yakın seçmenin oy verme işlemleri akşam saat 19.00’da tamamlanacak. 28 Mayıs 1918’de Şark’ta kurulmuş ilk laik Demokratik Halk Cumhuriyeti'nin kuruluşunun yüzüncü yıldönümü arefesinde ülkede gerçekleşen seçimlerde toplam sekiz aday başkanlık için yarışmaktadır. Ülke genelinde beş bin 641 sandık kuruldu. Seçimi 59 ülke, 60 uluslararası örgütten 890 yabancı, 58 bin 175 yerli gözlemci izliyor. Ülke basınının yanı sıra 21 ülkeden 118 yabancı gazeteci de seçimi takip ediyor.

 

Seçim öncesi görüşme fırsatı bulduğum halkın büyük çoğunluğu uluslararası arenada Azerbaycan’ı layığınca temsil eden devletçilik deneyimine sahip adaya üstünlük vereceklerini ifade ettiler. Herkes, Ermeni işgalindeki toprakların azad edilmesi gerektiği konusunda hemfikirdir. Azerbaycan’da Karabağ sorununun ivedilikle çözümü konusunda “millet – devlet” işbirliği bariz şekilde görülmektedir. Azerbaycanlı seçmenin eğitim seviyesi yüksek olduğu için dış politika günlük hayatta en çok konuşulan meselelerden birini oluşturmakta ve haliyle bu da cumhurbaşkanlığı seçiminde seçmenin kararını ciddi anlamda etkilemektedir.

 

Görüştüğüm seçmenler tarihen yakın olan Azerbaycan – Türkiye ilişkilerinin altın çağını yaşadığını ifade ederek özellikle “Demir İpek Yolu” projesiyle  işgalci Ermenistan’ın bölge siyasetinden diskalifiye edilişinden bahsettiler. Okuyucular için hatırlatırım ki, Azerbaycan’ın bölgedeki jeopolitik önemini artıran söz konusu olan demiryolu projesi Asya’yı Avrupa ile birleştiren en kısa ve aynı zamanda en tehlikesiz nakliye koridorudur. Orta Doğu’da yaşanan ve her geçen gün yalnızca bölgenin değil dünyanın kaderini değiştirecek olayların yaşandığı bir dönemde, üzerinde satranç oynalınan coğrafyada Azerbaycan ciddi bir hamle yaptı; Bakü-Tiflis-Kars Demir İpek Yolu projesi ile İlham Aliyev büyük risk alarak tam on yıl boyunca her türlü engel ve zorluklara rağmen ısrarcı oldu ve Türkiye – Gürcistan işbirliği ile bunu yapmayı başardı. Ermenistan ‘ı nakavt eden bu hamle Azerbaycanlı seçmen tarafından unutulmamış anlaşılan…

 

Konuştuğumuz Azerbaycanlı seçmenler Türkiye Azerbaycan ilişkilerine Azerbaycan’ın yarınları için ciddi önem vermekteler ve oy kullanırken bir millet iki devlet felsefesinin tercihe yansıma oranı hayli etkili olacağa benziyor.

 

Türkiye ve Azerbaycan arasındaki ilişkiler, dünyada benzerini bulunmayan özel ilişkilerdir. Tarihi yakınlığın kardeşlik bağlarının yanında son dönemlerde, kardeşliğin demir bağları da iki ülkeyi birbirine bağlamaya başlamıştır. Bunun yanında enerji alanında iki ülkenin girişimiyle hayata geçirilen Bakü – Tiflis – Ceyhan Petrol Boru Hattı ve Bakü – Tiflis Erzurum Doğalgaz Boru Hattı bu bağları iyice güçlendirmişti. Şimdi kısa süre içerisinde de TANAP’ın tamamlanmasıyla iki ülke de bölgedeki etkinliğini artıracak. Türkiye – Azerbaycan ilişkileri artık bölgesinde söz sahibi bir konumda ve üçlü mekanizmaların hayata geçirilmesinde bir lokomotif rolü oynuyor. Böylece işgalci Ermenistan’ın izole edilmesinin yanı sıra bölgeye istikrar getiren projeler için ülke içi istikrar ve gelişmenin devamı da önemli bir etmen olarak karşımıza çıkıyor. Böyle bir ortamda Azerbaycan halkının tercihini belirlemesinde istikrar faktörü de belirleyici bir faktör olarak beliriyor.

 

Seçimle ilgili diğer gözlemlerim…

 

Seçim öncesi sekiz adaya eşit şartlarda rekabet fırsatı verilmesi, görsel ve yazılı basın vasıtasıyla, ayrıca toplantılarla seçmenlere yönelik tebliğ kampanyalarının demokratik ortamda sürdürülmesinin halkta memnuniyet yarattığına şahit olduk. Azerbaycan, Cumhurbaşkanı seçimlerini öne çektiğini ilan ettiği tarihten itibaren hariçten gazel okuyan bir grubun hezeyan dolu saldırıları yurt içinde ve yurt dışındaki Azerbaycanlıları Devlet İdaresi etrafında sıkı sıkıya kenetlenmeye itmiş, millet dimdik devletiyle birlikte hür iradesiyle sandık yolunda…

 

Dünyada boy gösteren ekonomik dalgalanma Azerbaycan ekonomisine de etkisini göstermekte, fakat milli servetin milli iktisadiyatı kalkındırma gücünü kullanarak ülke bu sıkıntının üstesinden gelmiştir.

 

Azerbaycan’da seçmenin önemli bir yüzdesini oluşturan seçim arefesinde sıkça rastladığımız kadınları gayet azimli bilinçli gördüm. Azerbaycanlı kişileri kararlı, ne istediğini bilen insanlar olarak gördüm. Topraklarının işgalden azad edilmesi için hala şehitler veren bu ülkede bağımsız vatan ve güçlü devlet ilkesini yaşam felsefesi olarak kabul etmiş insanların yüz yaşlı Cumhuriyetlerine Başkan seçmek için sandık başına gittikleri gündür bugün.

 

Ata Ocağı Kelbecer’i ziyarete giden Dilgem, işgalçı Ermenistan tarafından yıllardır esir tutulduğu için sandık başına gidemeyecek, oy kullanamayacak bu seçimlerde. Onun sesini duyurmak, işgal altında olan toprakların geriye alınması, Azerbaycan hakikatini şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da uluslararası arenada gür sesle ifade edilmesi için halk kendisine başkan seçecek bugün.

 

Azerbaycan’da hava güneşli,

Gökyüzü pırıl pırıl,

Hazar’ın masmavi suları dalgasız…

 

Şeffaf seçim sandıklarının içindeki zarflar akşam milletin iradesi olarak oradan bir kişiyi başkan olarak sandıktan çıkaracak.

 

Seçimin hayırlı olsun, Azerbaycan!