18 Mart 2005 tarihinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin Paris'e bir çalışma ziyareti gerçekleştirmiştir. Ziyaret esnasında Rusya, Fransa, Almanya ve İspanya liderleri arasında dörtlü zirve yapılmıştır. Görüşmeler sırasında; Jacques Chirac, Gerhard Schröder ve Jose Zapatero ile görüşen Putin, Avrupalı “dostları” ile bölgesel ve küresel olayları değerlendirmiştir.

 

Dörtlü zirvede; 10 Mayıs'ta Moskova'da yapılacak olan AB-Rusya zirvesine hazırlıklar, Temmuz ayında İrlanda'da düzenlenecek G-8 Zirvesi'ne hazırlık çalışmaları ve 2006 yılında Moskova'da yapılması planlanan G-8 zirvesinin gündemi gibi konular görüşülmüştür. Zirvede ayrıca, Orta Doğu'daki durum da ele alınmıştır. Ruslar ve Avrupalılar, İsrail ile Filistin arasında ilan edilen geçici ateşkesin kalıcı olması için Filistin lideri Mahmut Abbas'ı ve İsrail Başbakanı Ariel Şaron'u desteklemek gerektiği konusunda anlaşmışlardır.

 

Zirvede hiç şüphesiz ki, İran’ın nükleer dosyası da görüşme konusu olmuştur. Bütün liderler bu konuda aynı fikirde olduklarını beyan etmişlerdir. Avrupalılar, diyalog kurma yoluyla Tahran'ı, nükleer silahlara sahip olma isteğinden vazgeçirmeye çalışmaktadırlar. Moskova ise,

 

İran'ın inşa ettiği atom elektrik santrali için nükleer yakıt temin ederek ve kullanılmış nükleer yakıtın iadesi konusunda İran'la anlaşma imzalayarak, bu yakıtın askeri amaçlarla kullanılmayacağı konusunda kesin garantiler vermektedir. Ancak bütün bunlara rağmen Kremlin, İran yönetiminin politikasının tutarsızlığı konusunda belli kaygılar da taşımaktadır.

 

Lübnan sorununun çözümü konusunda da liderlerin görüşü aynı olmuştur. Liderler, tüm yabancı (yani Suriyeli) askerlerin Lübnan topraklarından çekilmesini öngören BM'nin 1559 sayılı kararının yerine getirilmesinden yana tavır koymuşlardır.

 

Görüşmede gündeme gelmesi beklenen Mashadov'un ölümü, Yukos'la ilgili davanın durumu ve Rusya'da basın özgürlüğü konularında Avrupalı liderler Putin'den ayrıntılı bilgi istememişler ve bu tür hassas konuların zirveye gölge düşürmesini istememişlerdir.

 

Ziyaretin bütün ayrıntılarının önceden hassas dengeler üzerinden ayarlandığı ve zirve sırasında olduğu gibi zirveden sonra da gazeteciler karşısına geçen Putin’e “rahatsız edici” soruların sorulmaması dikkatlerden kaçmamıştır. Basın toplantısında Putin, AB'nin Çin'e uyguladığı silah ambargosunun kaldırılması ihtimali ve Rusya ile Çin arasındaki ilişkiler hakkındaki bir soruyu yanıtlarken 'Biz Çin'e büyük miktarda silah satıyoruz. Çin pazarında ne kadar az rakip olursa bizim için o kadar iyidir' şeklinde samimi bir cevap vermiştir.

 

Paris'teki dörtlü zirvede tek somut karar, Putin'in önerisiyle iki ay sonra Moskova'da dört ülkenin enerji bakanları arasında bir toplantının yapılması konusunda anlaşmaya varılması olmuştur. Toplantıda, Avrupalıların Rusya'da petrol ve doğalgaz alanlarında sondaj ve yatakların işletilmesine daha faal bir şekilde katılmaları konuları ele alınacaktır.

 

Liderler, Nazi Almanya’sına karşı kazanılan zaferin Moskova'da kutlanacak olan 60. yıl dönümü etkinliklerini de görüşmüşlerdir. Putin tarafından zirveye katılan liderlere yapılan davet Jacques Chirac, Gerhard Schröder ve Jose Zapatero tarafından kabul edilmiştir.