Mart 2009’da AB makamları tarafından bir zamanlar birliğin en önemli girişimi olarak adından söz ettiren Nabucco’nun enerji projeleri listesinden çıkarma teşebbüsü üzerine yine, Mart 2009’da gerçekleşen AB Dışişleri Bakanları toplantısında Romanya’nın, Nabucco’nun plandan silinmiş olmasına sert tepki verdiği ve eleştiride bulunduğu gözlemlenmiştir. Bu kararın, Almanya Başbakanı Angela Merkel’in, "Berlin'e hiçbir katkı sağlamayacak bir proje için kamu parasının harcanmasını istememesi" konusundaki ısrarlı tutumuyla alındığı belirtilmiştir.

 

Planın gözden geçirilmiş haline göre Nabucco daha geniş kapsamlı bir başlık altında, “Güney Gaz Koridoru” adıyla anılmaya başlanmış ve bu şekilde yine Türkiye üzerinden geçmesi değerlendirilen Azeri doğalgazını İtalya’ya ulaştıracak ITGI[1] boru hattının ve güneydeki diğer bazı projelerin de bu kapsam içine alınması hedeflenmiştir.

 

Enerjide Rusya’ya bağımlı olan ve hemen her kış enerji sorunu yaşayan Avrupa ülkeleri, en son 20 Ocak 2009’da Rusya’nın Ukrayna üzerinden AB ulaştırdığı doğal gazı üç hafta süre ile kesmesi ile ciddi sıkıntılar yaşamışlardır. Son durum kendilerini güvence altına alma isteklerini arttırmıştır ve alternatif doğalgaz boru hattı için girişimlerini yoğunlaştırma ihtiyacını duymuşlardır. Güney Koridor olarak da adlandırılmaya başlanan projenin Nabucco ile ilgili kısmının temel hedefi Ortadoğu, Mısır ve Hazar gazının Türkiye, Bulgaristan, Romanya ve Macaristan güzergâhından boru hattıyla Avusturya’ya ulaştırılmasıdır.

 

Yeni kapsamı ile gündeme gelen ve AB Dönem Başkanı Çek Cumhuriyeti Başbakanı Mirek Topolanek ev sahipliğinde Prag’da yapılan “Güney Koridoru” başlıklı enerji zirvesi 8 Mayıs 2009 tarihinde sona ermiştir. Toplantıya Azerbaycan, Gürcistan, Türkiye, Mısır, Kazakistan, Türkmenistan, Özbekistan’ın yanı sıra, Rusya Federasyonu, ABD ve Ukrayna gözlemci olarak davet edilmiştir. Ayrıca, Dünya Bankası, EIB, EBRD gibi uluslararası finansman kurumlarının temsilcileri de toplantıda yer almışlardır. Toplantının sonunda yapılan anlaşmayı Türkiye, Azerbaycan, Gürcistan ve Mısır imzalamış, Kazakistan, Türkmenistan, Özbekistan imzalamayı -diplomatların değerlendirmelerine göre Rus baskısı nedeniyle- reddetmişlerdir. Irak davet edilmesine rağmen bir temsilci göndermemiştir.

 

Toplantının sona ermesinden sonra yapılan ortak basın toplantısına, Dönem Başkanı Çek Cumhuriyeti Başbakanı Topolanek, AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barrosso ile birliğin Ortak Savunma ve Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Javier Solona katılmışlardır. Barrosso birliğin sloganının “enerji güvenliğinde el ele” olduğunu belirterek, projenin öngörüldüğü gibi 2014 yılında yürürlüğe girebilmesi için hükümetler arası müzakerelerin ivedi olarak bitirilmesinin önemi üzerinde durmuştur. Avrupa’ya Orta Asya’dan transfer edilecek doğal gazın Türkiye üzerinden geçmesinin çok önemli olduğunu vurgulayarak, ortak bildiriyi imzalayan Türkiye’nin hükümetler arası mutabakat zaptını Haziran ayı sonuna kadar imzalamasını ve projenin bir an evvel hayata geçirilmesinin hızlandırılmasının beklendiğini ifade etmiştir. Aynı husus ortak bildiride atılacak adımlarda madde olarak yerini almıştır[2]. Ayrıca, bildiride AB’nin enerji ihtiyacını karşılayacak olan Nabucco ile Güney koridoru projelerinin finansmanı için birliğin ayırdığı maddi kaynaktan Türkiye’nin de yararlanacağı belirtilmektedir.

 

Hazar petrolünü Avrupa pazarlarına taşıyacak olan Nabucco Projesi’nin en önemli taşıyıcı ülkesi Türkiye transit ülke olmanın bazı avantajlarını kullanma odaklı bir politika yürütmeye çalışmıştır. Pompalanan gaz miktarı üzerinden belli miktar ücret alınması ve boru hattından geçen doğalgazın yüzde 15'inin Türkiye’ye düşük ücretle satılması konuları Ankara tarafından gündeme getirilmiş ve pazarlık konusu yapılmıştır. Ancak Avrupa Birliği, bu taleplerin yerine getirilmesi halinde Nabucco’nun mali açıdan yaşamasının söz konusu olamayacağında ısrar ederek, Türkiye’yi ikna etmiştir.

 

Yüzde 15 şartı gündemden çıkartılmış ve maliyet temeli üzerine kurulu transit konusunda uzlaşıldığı ifade edilmiştir. Ancak, tüm sorunların aşıldığını söylemek için henüz erken olduğu değerlendirilmektedir.

 

Azerbaycan doğalgazını Türkiye üzerinden Avrupa’ya sevk edecek olan Nabucco Doğalgaz Boru Hattı Konsorsiyumu'nun Yöneticisi Reinhard Mitschek Deutschlandfunk Radyosu'na[3] Ocak ayında verdiği demeçte, Avrupa’nın şu an Rus doğalgazından tamamen bağımsız konuma gelmesinin mümkün olmadığını, ancak Azerbaycan'dan 31 milyar metreküp doğalgazın Türkiye üzerinden Avrupa’ya sevk edilmesiyle Avrupa’nın ihtiyacının önemli bir bölümünün karşılanmış olacağına dikkat çekmiştir. Mitschek, "Nabucco’nun tam kapasite ile işlemeye başladığında, 31 milyar metreküp gaz sevk etmesi öngörülüyor. Şu anda Avrupa’da yılda yaklaşık 500 milyar metreküp doğalgaz tüketiliyor. 200 milyar metreküp gaz üretilmekte; dolayısıyla 300 milyar metreküp gaz de ithal edilmekte. Buna göre Avrupa’nın gaz ihtiyacının yaklaşık yüzde 8'inin Nabucco tarafından karşılanması sağlanabilecektir” demiştir.

 

Bu gelişmeden en çok rahatsız olan şüphesiz elinde Avrupa’ya karşı oynayacağı veya kullanabileceği kozu kaybedebileceğini değerlendiren Rusya’dır. Rus Doğalgaz Birliği'nin de başkanlığı görevini yürüten Valeri Yazev, Nisan ayında başkent Moskova'da düzenlediği basın toplantısında, Güney Akım projesinin Rus “Gazprom ile İtalyan Eni şirketleri tarafından birlikte inşası konusunda anlaşmanın imzalandığını hatırlatarak, halen finansman çalışmalarının sürdürüldüğünü bildirmiştir. İnşa edilecek yeni hatların Ukrayna'nın bu konudaki tekelini ortadan kaldıracağını belirtmiştir. Yazev, “Nabucco hattının Türkiye üzerinden geçmesi bu ülkeyi de tekelci hale getirecektir” şeklinde bir değerlendirme yapmıştır[4]. Valeri Yazev’e göre; “Nabucco hattının inşası için 500 milyon dolar finansman gerektiği halde, Güney Akım’ı için Avrupa tarafından hiçbir kaynak ayrılmayacak. Güney Akımı yılda 45 milyar metreküp doğalgaz sevk imkânına sahip ve hattı besleyecek kaynak sorunu çözümlenmiş durumdadır. Bunlar Nabucco için hala halledilmemiş hususlardır. Aynı zamanda Nabucco ilk aşamada 8-10 milyar metreküp, 5 yıl sonra 15 milyar metreküp, uzun süre içinde de maksimum 30 milyar metreküp taşıma gücüne sahip olacaktır. Hazar Havzası ülkelerinin hiçbirinin Rusya'nın Gazprom Şirketi ile rekabet gücü bulunmamaktadır. Türkmenistan gaz ihraç hacmi 70 milyar metre küp olduğu halde, Rusya 650 milyar metreküp gaz üretiyor. Azerbaycan’da ise, üretim 8-12 milyar metreküp dolayındadır. Nabucco Projesi gerçekleşse bile Rusya’nın projeleri ile rekabet imkânı yoktur. Çünkü proje sadece siyasi karakterlidir” şeklinde bir değerlendirme yapmıştır.

 

Azerbaycan'ın doğalgazını Rusya’ya satmaktan daha elverişli seçeneği bulunmadığını ve bu ülkenin alternatif pazarlara sahip olmadığını, mevcut nakil sisteminin de Rusya ile bağlantılı olduğunu ifade etmiştir.

 

Avrupa Birliği yetkilileri, Nabucco doğalgaz boru hattı projesinin Avrupa için önemli olduğunu, ama Rusya doğal gazından bağımlılığı tamamen ortadan kaldırmayacağına dikkat çekmektedirler. Rusya’nın Nabucco projesine kuşku ile bakması karşısında Nabucco Doğalgaz Boru Hattı Konsorsiyumu Yöneticisi Reinhard Mitschek bu konuya şu sözlerle açıklık getirmektedir; “Avrupa şu an Rusya’dan 150 milyar metreküp gaz ithal etmektedir. Biz bu konuda sadece ek bir enerji kaynağı olarak görülebiliriz. Kısacası, Nabucco tamamlayıcı bir unsurdur. Ama biz, Rusya’nın Nabucco’ya kuşku ile baktığı gibi bir izlenim edinmedik. Rus tarafından hiçbir olumsuz tepki almadık. Bugüne kadar. Rusya’nın bu konudaki açıklamaları bizi teyit eder niteliktedir. Rus tarafı, Avrupa’nın doğalgaz ihtiyacının tümünün karşılanabilmesi için farklı projelerin gerekli olduğunu sık sık dile getirmektedir.”

 

Güney Koridoru adı altında birleştirilen Nabucco projesi ile ilgili yaklaşımda Almanya’nın ve Fransa’nın Türkiye’ye AB üyesi olma konusundaki tutumları ile bir paralellik kurulup kurulamayacağı bir tartışma konusu olmakla birlikte. Dikkate alınması gerekli bir husus olarak görülmektedir. Her ne kadar, Ocak ayındaki Rus doğal gazının kesilmesinden birinci derecede etkilenen ülkeler arasında Almanya ve Fransa bulunmasa bile, önümüzdeki on yıllar içinde artan ilave enerji ihtiyacı nedeniyle, Orta Doğu ve Orta Asya enerji kaynaklarına olan bağımlılıkları belirginleşecektir. Bu durumda, Rusya’nın sunduğu alternatif dışında en makul transit yolunu barındıran Türkiye’nin kilit rolü daha belirgin olarak ortaya çıkacaktır. Türkiye Orta Asya ve Orta Doğu enerji kaynaklarının Avrupa’ya ulaşımında en uygun seçeneği sunan merkezi bir konumdadır. Aksi takdirde, deniz ortamının kullanılması gerekecektir ki; buda son derece maliyetli bir seçenek olarak gözükmektedir. Almanya ve Fransa’nın Türkiye’nin AB için önemini kasıtlı bir şekilde aşındırmaya çalışması, eğer dünyadaki en önemli girdi enerji kaynaklarına ulaşım ise, anlaşılmaz olarak görülmektedir. Görülen o ki Nabucco projesinin ortadan kaldırılmaya çalışılarak, Güney Koridoru başlığı altında diğer projelerle birleştirilmesi çabaları ve sanki Türkiye karasından başka alternatifler varmış gibi davranılması AB’nin kendisini kandırmaktan öteye gitmeyen bir yaklaşım olarak görülmektedir. Nitekim Türkmen doğalgazının Hazar’ın altından Azerbaycan ve Gürcistan üzerinden ulaştırılmasını hedefleyen Trans Caspian Boru Hattı Projesi’de Türkiye’den[5] geçecektir. Azerbaycan’a getirilen Türkmen doğalgazı, Şahdeniz Boru Hattı, ya da bu hatta paralel bir hatla Türkiye üzerinden Avrupa’ya transfer edilebilecektir. Kanaatimize göre Türkiye oyunda tek kara ulaşım merkezi olma durumuyla son derece kuvvetli koza sahiptir. Türkiye Orta Doğu ve Orta Asya enerji kaynaklarına ulaşımda AB için giriş kapısı rolündedir. AB, Türkiye’nin bu kozunu görmez ve hala aynı oyunu oynamada ısrar ederse bu muhtemelen Türkiye’nin kaybedeceği bir oyun olmamalıdır ve olmayacaktır.

 

Dipnotlar

 

[1]“Edison, DEPA set up JV for ITGI pipeline”, Fri Jan25, 2008, http://uk.reuters.com, (İtalyan Edison ve Yunan DEPA firmalarının işbirliği ile Azerbaycan’dan İtalya’ya 8 milyar metre küpdoğal gaz getirmeyi hedefleyen bir projenin hayata geçerilmesi planlanmıştır. Anılan doğalgazın Türkiye üzerinden Yunanistan’a ve oradan 206 km.lik deniz altına döşenen hat ile İtalya’ya ulaşmasıdeğerlendirilmektedir.

[2]“ The DECLARATION – Prague Summit, Southern Corridor“, May 8, 2009, www.eu2009.cz/en/news-and-documents/press

[3]“ Doğalgazda umutlar Nabucco'da”, www.dw-world.de/dw/article/0,,3949961,00.html

[4]Əlvida, "Nabukko"?,"Cənub axını" layihəsinin icrası şansı daha yüksəkdir", http://www.hafta-ichi.com/newv/2009/04/22/read=35853

[5]Özdem Sanberk & Pars Kutay,” Enerji Stratejileri”, 12 Temmuz 2006, www.turksam.org