Arap Dünyasında, özelliklede son zamanlarda Bahreyn ve Mısır gibi ülkelerde gerçekleşen gazetecilerin tutuklanma olayları bilgiye erişimin ve paylaşımının kısıtlandığını göstermektedir. Hükümetlerin halen yerli ve yabancı gazetecilere uyguladığı şiddet ve tutuklama olayları sıkça gündemde yer almaktadır. Hükümetlerin gazetecilere karşı olan güvensizliği, basın mensuplarının haberi sağlama konusunda birtakım engellerle karşılaşmalarına neden olmaktadır. Bu çalışmada Arap coğrafyasındaki son yaşanan gazetecilere yönelik tutuklama olayları ve hükümetlerin bu coğrafyada basın özgürlüğüne uyguladığı kısıtlamalarla ilgili değerlendirmede bulunulacaktır.

 

Bahreyn’de 26 Aralık 2013 tarihinde Ahmed Al-Fardan adlı gazeteci hükümet karşıtı protestocuların bilgilerini polise vermediği için tutuklanarak göze altına alınmıştır. Al-Jazeera Kanalından Kahire büro şefi Mohamed Fadl Fahmy, BBC’nin eski Muhabirledinden Peter Greste, Al-Jazeera personeli Baher Muhammed ve kameraman Muhammed Başer[1] yalan haber yaptıkları iddiası ile 30 Aralık 2013’de tarihinde tutuklanarak gözaltına alınmışlardır. Bu son yaşanan tutuklamalar Arap coğrafyasında hükümetlerin basın özgürlüğü ihlallerine son eklenenler arasında yer almaktadır. Tutuklu gazetecilerin Al-Jazeera’ya mensup olmaları Mısır’da aynı kuruma uygulanan sansürlerin ilki değildir. Al-Jazeera daha önce 2011 Arap Baharı döneminde Mısır hükümetince kapatılmıştı daha sonrada Eylül 2013’te Müslüman Kardeşlerin yanında yer aldığı yönünde eleştiriler yüzünden sansüre uğramıştır.

 

Ahmet Al-Fardan, 26 Aralık 2013’den beri tutukludur ve bu Bahreynli gazetecinin ilk tutuklanma olayı değildir. Daha önce 2013’ün Ağustos ayında tutuklanan Fardan hükümet karşıtı protestocuların fotoğraflarının göstermediği takdirde ölümle tehdit edilip şiddet görmüştür. Gazetecileri Koruma Birliği (GKB) adına Sherif Mansour, Bahreynli yetkililere seslendiklerini belirterek Ahmed Al-Fardın’ın serbest bırakılması istediklerini ve hükümetin basının önemini sürekli vurgulamasına rağmen hükümetin kıstaslarına uygun olmayan bilginin halen bastırıldığını vurgulamaktadır. [2]Arap dünyasındaki ülkeler 2011’de patlak veren Arap Baharından bu yana basında daha çok kısıtlamalar yapmışlardır. Hükümetlerin Umman, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan gibi ülkelerde ana akım basın kuruluşlarında çalışan gazetecilere ve yurttaş gazetecilere karşı daha çok sansür gerçekleştirilmektedir[3]. Jaddaliya internet dergisinden Matt Duffy’ye göre Arap dünyasındaki gazetecilerin tarafsız ve ya eleştirel şekilde işlerini yapmaya kalktıklarında hükümet savcıları bağımsızlığı bastırmak için tutuklama emirlerini çıkarmak için hazırdırlar[4].Bu durum Ortadoğu ve Kuzey Afrika coğrafyasında gazetecilerin bilgi erişimini sağlamaları hususunda önüne geçilmekte olduğunun göstergesidir. Katar merkezli Aljazeera gibi kanalların bölge coğrafyasındaki haberleri kendi açılarından yansıtmaları Aljazeera gibi kurumları farklı bir konuma getirmiştir. Suudi Arabistan merkezli Al Arabiya, Birleşik Arap Emirlikleri merkezli Abu Dabi televizyonu ve Mısır devlet televizyonu gibi bölge’deki birçok yayın kuruluşu sansürleyerek yayınlarına devem etmektedirler. Mısır’da en son Aralık 2013te Al-Jazeera için çalışan dört gazetecinin tutuklanması tesadüf değildir. 2011’de Mısır’da gerçekleştirilen Arap baharı protestolarında sokaktaki protestocuların ekrana getirmesi hükümeti rahatsız etmesi Aljazeera’nın Kahire bürosu kapatılmasına ve sinyalinin kesilmesine neden olmuştur.[5] Mısır’daki hükümet basın düellosu rejimin aksine yayın yapan organların direk olarak etkilenmesine sebep olmaktadır bu olay sadece Mısırın değil tüm Ortadoğu coğrafyasında basının karşılaştığı bir gerçektir. Türkiye’de 2013’ün Mayıs ve Haziran ayında yaşanan Gezi parkı olaylarında Ulusal kanların kendilerini sansürlemesine ya da hükümetin engelline takılıp yaşananları ekranlara yansıtamaması hükümetin baskıcı etkenlerinin bir soncu olarak görülmektedir.

 

Arap Basınındaki Kısıtlamalar

 

Ortadoğu coğrafyasında gazetecilik mesleği birçok engelle takılmaktadır ve bu engellerin aşılması ancak medya ve hükümetlerin basın üzerindeki baskıcı rejimi engellemesiyle olabilir ancak.  Arap Dünyasının bir bütün olarak ele alamayız. Her devletin farklı bir rejimle yöneltildiğini ele alırsak basına yönelik kısıtlamalarda farklı derecelerde olacaktır. Mısır merkezli Arap İnsan Hakları İletişim Ağı (AİHİA) 4 Ocak 2014’de yayınladığı basın bildirisinde Mısır hükümetine karşı bir kınama içermiştir. Mısır’da medya kuruluşlarına gerçekleştiren sansür birçok ulusal ve ulusal kanallın Kahire’deki ofislerini kapamalarına sebep olmuştur. Kapanan kanallar arasında Al-jazeera, Al Yarmuk, Al Quds ve Ahrar 25 Kanalları bulunmaktadır. AİHİA’ya göre 26 Haziran-26 Ağustosa 2013’e kadar Mısır’da basın özgürlüğüne karşı 112 tane saldırıda bulunulmuştur. AİHİA yayınladığı rapor’da Mısır hükümetinin haber kanallarının kapatmalarının sebebini halkın içinde huzurun bozulmasına yol açmak gerekçe olarak gösterilmiştir.

 

Değerlendirme

 

Arap ve Ortadoğu Coğrafyasında ve basında yer alan bir tür baskı mekanizmasının her zaman rol oynayacağı kesinleşmektedir. Basının bilgi aktarımın engellenmesi ve haber yapılan yerde basın kuruluşlarına ait mensupların can güvenliği her zaman tehdit altındadır. Bu ya şiddet, tutuklama, öldürme ve ya bulundukları yerden haberi aktaramamaktır. Arap coğrafyasında basın özgürlüğünü denetleyen kurumlar arasında yer alan Arap İnsan Hakları İletişim Ağı Arap medyasında basın mensupları ve ya kuruluşlarına karşı bir yasakları raporlayarak sunmaktadır. Kurum daha çok internet erişimine özgürlük konusuna odaklansa da ifade özgürlüğü ve genel olarak basın özgürlüğünü de ele almaktadır. Bu, tür kurumların olması basın ve ifade özgürlüğünün bir şekilde mücadelesinin göstergesi olarak görülmektedir. Kanaatimizce, Arap coğrafyasında basının hükümetlerin etkisinden arınması söz konusu olarak gözükmemektedir.

 


[1]Four Al-Jazeera Journalists arrested for broadcastring ‘False News’(30.12.2013) http://www.theguardian.com/media/greenslade/2013/dec/30/journalist-safety-egypt Erişim Tarihi: 06 Ocak 2014

[2] Greenslade, Roy “Press Freedom Groups Call for the release of Bahraini Photographer” (06.01.2014) http://www.theguardian.com/media/greenslade/2014/jan/06/journalist-safety-bahrain  Erişim Tarihi: 06 Ocak 2014

[3] Duffy, Matt “Despite Arab Uprisings Press Freedom Still Elusive (05.06.2013) http://www.jadaliyya.com/pages/index/12035/despite-arab-uprisings-press-freedom-still-elusive Erişim Tarihi: 13 Ocak 2014

[4] Duffy, Matt “Despite Arab Uprisings Press Freedom Still Elusive (05.06.2013) http://www.jadaliyya.com/pages/index/12035/despite-arab-uprisings-press-freedom-still-elusive Erişim Tarihi: 13 Ocak 2014

[5]  Koçgündüz, Leyla Melike “Ortadoğu’daki Ayaklanmalarda Bir Katalizör olarak Aljazeera ve Mısır Örneği” Ortadoğu Analiz 3.Cilt 29. Sayı Mayıs 2011 Sayfa:89 http://www.orsam.org.tr/tr/trUploads/Yazilar/Dosyalar/2011513_makale7.pdf  Erişim: 10.01.2013