İran’ın nükleer programdan vazgeçmemesi ile ilgili olarak uzmanlar, İran’a karşı olası bir operasyonun zor göründüğünü, Türkiye’nin bu konuda taraf olmaması gerektiğini, 1 Mart tezkeresi benzeri bir olayla karşılaşabileceğimizi söylüyor…

 

 

İran’ın nükleer programıyla ilgili süreçte somut adım atmaması, buna karşılık ABD’nin bu ülkeye yönelik ‘cezalandırıcı’ önlem alınması gerektiği şeklindeki açıklamaları, İran’ın nükleer dosyasını yeniden dünya gündeminin ilk sıralarına yerleştirdi.

 

Anadolu Ajansı'nın sorularını yanıtlayan Uluslararası İlişkiler ve Stratejik Analizler Merkezi (TÜRKSAM) Başkanı Sinan Oğan, İran’ın, bugüne kadar süreci istediği gibi yönettiğini ve olası bir askeri müdahaleyi şimdiye kadar pek mümkün görmediğini söyledi. Oğan, ancak ABD seçimlerinin yaklaşmasıyla birlikte İran’ın, ABD ve İsrail’in askeri bir operasyon düzenlemesi ihtimalinin yüzde 50’nin üzerinde olduğunun farkına vardığını belirterek, “İran ilk kez olası bir saldırıyı ensesinde hissediyor” dedi.

 

Bugün gelinen noktada İran’ın süreci mümkün olduğunca geciktirmeye çalıştığını kaydeden Oğan, olası saldırının gelecek günlerde İran’ın ciddi gündem maddelerinden biri olacağını, bu çerçevede Türkiye’nin pozisyonunun da son derece güç olduğunu ifade etti.

Türkiye’nin Irak sürecinde taraf olmadığını anımsatan Oğan, ancak söz konusu İran olunca bir yandan ABD ve İsrail’in, diğer yandan da İran’ın baskısının olabileceğini kaydederek, “Ancak Türkiye kesinlikle taraf olmamalıdır” diye konuştu.

 

Türkiye’nin, bölge dengeleri açısından elini zayıflatacağı düşüncesiyle İran’ın nükleer silaha sahip olmasını istemediğini, ancak askeri bir müdahaleye de sıcak bakmayacağını kaydeden Oğan, böyle bir olasılığın Türkiye’yi doğrudan etkileyebilecek olayları tetikleyebileceğini belirtti.

 

“1 Mart tezkeresi benzeri bir olayla yüzleşebiliriz” diyen Oğan, buna hazırlıklı olunması gerektiğini, İran üzerinde en etkili olacak ülkelerden birinin Türkiye olacağını söyledi. Oğan, İran’da yaşayan Türk nüfusunu hatırlatarak, iç dengeler açısından bu sayının önemine işaret etti.

 

İran’a olası bir müdahalenin Irak’ta olduğu gibi işgal olarak düşünülmediğini ifade eden Oğan, “ABD’nin bir ülkeye girip işgal etmenin neye mal olduğunu Irak’ta öğrendiğini” söyledi.

 

Oğan, ABD’nin askeri kapasitesi ve İran’ın vurma gücü göz önünde alındığında, operasyonun havadan yapılacağı ihtimalinin arttığını ifade etti.

 

İran’ın füze tehditlerinin işe yaramayacağını, ABD ve İsrail’in İran’ın füze kapasitesini önleyebilecek durumda olduğunu belirten Oğan, İran’ın zaten uluslararası camiayı karşısında birleştirecek şekilde füze kullanımını göze alamayacağını kaydetti.

 

İran’a olası bir operasyonun muhtemelen İsrail öncülüğünde yapılacağını ifade eden Oğan, ABD seçimlerine kadar bu olasılığın gerçekleşme ihtimalinin her geçen gün arttığını belirtti.

 

Olası bir hava operasyonuna Türkiye’nin dahil olmayacağını belirten Oğan, ancak zor durumda kalması durumunda Türkiye’nin hava koridoru sağlayabileceğini söyledi.

 

İran Türkiye’yi Karşısına Almayı Göze Alamaz

 

Oğan, BM’nin İran’a karşı yeni yaptırımlar getirmesi durumunda Türkiye’nin bundan çok fazla kaçma şansının olamayacağını da ifade etti.

 

Ancak Türkiye-İran ilişkilerinin etkilenmeyeceğini belirten Oğan, “İran herkesi karşısına almayı göze alabilir, ama Türkiye’yi karşısına almayı göze alamaz” dedi. Oğan, bunun nedeni olarak ise Türkiye’nin İran’ın iç dinamikleri üzerinde oynayabileceği rolü gösterdi. İran’ın bölgede en iyi dış politika uygulayan ülkelerin başında

geldiğini belirten Oğan, Türkiye’nin İran’ın füze menzili içinde bulunmasına rağmen İran’ın hiçbir zaman böyle bir girişimde bulunmayacağını söyledi.

 

Oğan, İran’ın Türkiye ile diplomatik ilişkilerinde son dönemde yoğunluk yaşamasının ise İran’ın olası operasyon korkusundan kaynaklandığını ifade etti.

 

İran’ın Türkiye’yi diplomatik anlamda sürecin içine çekip, Türkiye kozu ile zaman kazanma hesabı yaptığını belirten Oğan, İran’ın bütün kozların kullanıp ABD seçimlerine kadar olası bir saldırıyı atlatmayı düşündüğünü kaydetti. Oğan, ABD seçimlerinin ardından zaten saldırı ihtimalinin de zayıflayacağına işaret etti.

 

İran’ın her türlü adımı atabilecek esnekliğe sahip dış politikası olduğunu söyleyen Oğan, ancak İran’ın nükleer programıyla ilgili sorunun bir çözümünün olmadığını, İran’ın bu işi kafasına koyduğunu ve müdahale edilmezse İran’ın bunu gerçekleştireceğini ifade etti.

 

Ancak bunun İsrail tarafından kabulünün mümkün olamayacağını söyleyen Oğan, İsrail’in her ne pahasına olursa olsun nükleer silaha sahip bir İran’a izin vermeyeceğini söyledi. Bunun için İsrail’in uygun zaman ve zemin aradığını belirten Oğan, ABD seçimlerine kadar olan sürenin bu uygun zemini sunduğunu ifade etti.

 

Sürecin son derece kritik olduğunu belirten Oğan, İran’ın bu bağlamda Türkiye dahil birçok imkanı kullandığını, ancak sürecin Türkiye üzerinden daha geniş bir zaman dilimine yayılmaya çalışılması durumunda, bunun Türkiye’nin ABD ve İsrail ile olan ilişkilerinde sıkıntılar yaratabileceği uyarısında bulundu.