Renkli basının iddiası ile ifade edecek olursak “Soğuk Savaş sonrasının en büyük ajan şebekesinin çökertilmesi” ve yine son yılların en büyük casus takası sadece ABD ve Rus basının değil, bütün dünyanın da gündeminde önemli bir yer tutmaya devam etmektedir. Bütün önceki örneklerinden farklı olarak bu defa ABD ile Rusya arasında yaşandığı iddia edilen casus savaşı daha çok ABD’de yakalanan Anna Chapman isimli “hoş bir hatunun” maceraları üzerinden gündemimizde yer bulmaya devam etmektedir. “Kızıl Ajan”, “Rus Mata Hari” gibi abartılı tabirler ile basının ilgi odağı olmaya devam eden Anna Chapman casus krizinin başrol oyuncusu olarak adeta yeni vizyona giren bir Hollywood filmi gibi afişe edilmektedir. Peki, ama hatta bazılarınca son yüzyılın en büyük casusluk krizinde her şey bize gösterildiği gibi midir?

 

Dünyada yaşadığımız birçok hadise komple teorilerine açıktır. Ancak söz konusu casuslar olunca komple teorileri çok daha fazla devreye girmektedir. Elbette ki, bu tür hadiselerde sadece bize sunulan ile yetinmemiz söz konusu olamaz. Daha da önemlisi en ciddi yazılı ve sözlü medya organlarında bile daha çok magazinsel yönü ile ön planda kalan bu krizin neden ortaya çıktığı konusunun irdelenmesi gerekmektedir. Bu hadisenin yaşanmasından ziyade neden yaşandığı ve zamanlamasının irdelenmesi önemlidir.

 

İstihbarat dünyanın en eski uğraşlarından birisidir. Bugün neredeyse bütün ülkelerin iç ve dış istihbarat ihtiyaçlarını karşılamak için kurumsal organları ve birçok ülkede faaliyet gösteren ajanları vardır. Ülkeler genellikle birbirlerinin ajanlarını bilir, onları kontrol altında tutmaya çalışır ama önemli bir kısmını iş üzerinde yakalamadığı müddetçe yakalamak için harekete geçmez. Ülkelerin casusları arasında adeta bir centilmenlik anlaşması vardır. Eğer herkes birbirinin deşifre ettiği bütün casuslarını yakalayarak hapse atmaya veya sınır dışı etmeye kalkarsa ülkeler istihbarat faaliyeti yürütemez hale gelirler. Ülkeler genelde birbirlerinin casuslarını bilir ama bu elemanlar önemli sızmalar gerçekleştirmediği müddetçe deşifre edilmezler. Hatta bu ajanların devşirilmesine çalışılır veya ikili, üçlü çalışmaları için uğraş verilir. Peki, o zaman ABD’deki casusluk şebekesi neden çökertilmiştir?

 

Mahkemece kendilerine karşı çok ciddi bir istihbarat faaliyeti çerçevesinde dava açılamayan bir tek bazı yazışmalar yapmak ve kara para aklamak suçundan dava açılabilmiştir. ABD’de çökertilen casus şebekesine getirilen suçlamalara bakıldığında bu faaliyetlerin bir kısmının açık istihbarat faaliyetlerine girdiği, bir kısmının suç bile sayılamayacağı ve bir kısmının da düşük düzeyli istihbarat faaliyeti sayılabileceği görülmektedir. Örneğin casuslardan Rusya için güncel meselelere dair şu türden istihbaratlar talep edilmiştir: ABD başkanlık seçimleri, Afganistan politikası, İran’ın nükleer programına yaklaşımı, silahsızlanma anlaşmasına bakış, CIA liderliğinin hali, küresel altın piyasasıyla ilgili görüşler. Obama’nın Medvedev’le temasında ne amaçladığı, ekibinin Rusya’yı işbirliğine ikna için hangi savları kullanacağı ve ABD Dışişleri Bakanlığının üst düzey yetkililerinin görüşlerine dair raporlar temin etmeye çalışmıştır.

 

Bugün dünyada teknolojik imkanların artması sebebiyle istihbarat faaliyetlerinin neredeyse yüzde 80’den fazlası artık açık kaynaklardan elde edilmektedir. Bu çerçevede eğer iddialar sadece yukarıdakilerden ibaret ise bu takdirde bu bilgilerin önemli bir kısmının açık kaynaklardan da elde edilmesi mümkündür. Sıradan bir konferansta bile bu konuların bir çoğu açık bir şekilde konuşulmaktadır. Peki o zaman bu kadar büyük bir gürültü ile bu şebeke neden çökertilmiştir? Bu konuda farklı tezler ileri sürülmüştür. Kimilerine göre sebep Rusya Devlet Başkanı Dmitri Medvedev ile Rusya Başbakanı Vladimir Putin arasındaki iktidar mücadelesidir. Bir kısım yorumcular bunun Cumhuriyetçiler ve Neo-conlar tarafından Barack Obama’ya karşı bir oyun olarak değerlendirmiştir. Biz bu ve benzeri değerlendirmelerin hiçbirisine katılmamaktayız. Bize göre bu hadiseyi biraz tersten okumak gerekmektedir. Burada ön plana çıkarılan Anna Chapman ve diğer ajanlar değil, asıl bunlar ile takas edilen Rusya’daki tutuklu ajanlara bakmak gerekmektedir.

 

Rusya’dan serbest bırakılan ve ABD lehine casusluk yaptığı ileri sürülen Rusya vatandaşları Alexander Zaporozhsky, Gennady Vasilenko, Sergei Skripal ve İgor Sutyagin'in Rusya Devlet Başkanı Dimitri Medvedev'in özel kararnamesiyle affedilerek ABD’ye gönderilmesi üzerinde durulması gereken asıl noktadır. Kanaatimizce ABD’de yakalanan 10 Rus ajanın aslında faaliyetlerinin önceden bilindiği ve Rusya tarafından serbest bırakılacak ajanlara “karşılık” olduğu dolayısıyla da takas yapıldığı görüntüsü vermek için düzenlenmiş bir operasyon olduğunu düşünmekteyiz.

 

Bugün ABD ile Rusya arasındaki ilişkiler tarihin en iyi dönemlerini yaşamaktadır. Medvedev ile Obama ABD’de bir hamburgercide beraber bir şeyler atıştırdıktan hemen sonra bu krizin yaşanması çok da mantıklı gözükmemektedir. Dolayısıyla da bize göre Rusya hapishanelerinde tutuklu bulunan, cezalarının 2/3’ünden fazlasını yatmış olan ve bir kısmı da ciddi sağlık sorunları yaşayan bu ajanların aslında Moskova tarafından serbest bırakılması düşünülmekte ama buna kılıf bulunamamaktaydı. ABD ise uzun süredir bu ajanların serbest bırakılmasını talep etmekteydi. ABD’de üçüncü sınıf birkaç ajan yakalanarak büyük bir medya operasyonu ile dikkatler bu tarafta yoğunlaştırılmış asıl hedef gözden kaçırılmıştır. Kızıl Mata Hari Anna Chapman ve arkadaşlarına karşılık salıverilen Rus vatandaşı ajanlara biraz daha yakından bakmak gerekir.

 

Salıverilen Rusya’daki tutuklu ajanların en dikkat çekilen isimlerinden birisi olan İgor Sutyagin Rusya Bilimler Akademisine bağlı ABD ve Kanada Enstitüsünde çalışan bir bilim adamıydı. 1999 yılında tutuklanmış ve 15 yıl hapis cezasına çarptırılmıştır. Mahkeme Sutyagin’i gizli görüşmede ABD’nin paravan şirketi olduğu iddia edilen bir İngiliz şirkete Rusya’nın elindeki yeni tip gizi silahlar hakkında bilgi vermesi sebebiyle vatana ihanetle suçlamıştır. Ancak Sutyagin hiçbir zaman bu suçlamaları kabul etmemiş ve elde ettiği bilgilerin açık kaynaklarda yer aldığını iddia etmiştir.

 

Rus Askeri İstihbarat Servisi SVR’nin önemli bir istihbaratçısı olan Alexander Zaporozhsky 2003 yılında tutuklanmış ve yine vatana ihanet suçundan 18 yıllık hapis cezasına çarptırılmıştır.

 

Tuğgeneral Gennady Vasilenko Rus NTV televizyonunun yöneticilerinden birisin koruma müdürlüğü yaparken patlayıcı madde bulundurmaktan 2006 yılında tutuklanmış ve FSB’de aslında üç yıl çalışılmıştır.

 

Rus askeri İstihbarat elemanı olan Albay Sergei Skripal 10 yıl boyunca İngiltere gizli servisine gizli bilgiler verdiği için 2004 yılında tutuklanarak 13 yıla mahkum edilmiştir.

 

Özellikleri dikkate alındığında her birisi değerli olan ve /fakat cezalarının bir kısmını hapiste çekmiş ve sağlık sorunları da bulunan bu önemli casusların Batı tarafından geri alınması için bir bahaneye ve belki de bir kılıfa ihtiyaç vardı ve bu kılık bulunarak sorun giderilmiştir. Bunların dışında havada uçuşan komple teorilerinin hiçbirisinin doğru olmadığını düşünmekteyiz.