Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump, ABD’nin Suriye’deki varlığının çok maliyetli olduğunu belirterek “Suriye’deki askerlerimizi geri çekmek ve ülkemizi yeniden inşa etmek istiyorum” demişti. Ancak Trump, Suudi Arabistan’ın ABD’nin Suriye’deki maliyetini karşılaması durumunda, ABD’nin Suriye’de kalmaya istekli olabileceğini ima etmişti. Ayrıca ABD’nin IŞİD’le mücadele koalisyonu çerçevesinde Suriye’nin kuzeyindeki Menbiç’te özel operasyonlar birliğini bu hafta genişlettiği duyuruldu. Ordu Sözcüsü ve Koalisyonun Halkla İlişkiler Direktörü Albay Thomas F. Veale, açıklamasında, yeni konuşlanmanın bölgedeki koalisyon askerlerinin güvenliğinin sağlanması için bir koruma önlemi olduğunu söyledi. Veale, “Koalisyon güçleri, Menbiç Askeri Konseyi ile resmi ilişkileri üzerinden, operasyonlar için ortak bir işbirliği mekanizması oluşturuyor” dedi.

 

TÜRKSAM Genel Sekreteri A. Gencehan Babiş, ABD’nin Menbiç politikasını TRT Radyo Haber’de Bahadır Şerif Onaran, Elif Yeriğ, Erhan Yardımcı ve Fatih Dağdelen'in hazırladığı Radyo Ajandası programında değerlendirdi.

 

Babiş'in değerlendirmesindeki satır başları ve öne çıkan konular şunlar…

 

“Trump’ın Suriye’den Çıkacağını Söylemesi İlk Değil”

 

Amerika Birleşik Devletleri’nin iç politikası açısından bir sistem tartışması daha doğrusu sistem ve başkanın bir mücadelesini görüyoruz. Bu Trump’ın Suriye’den çıkacağına ilişkin ilk demeci değildi ve seçim propagandası boyunca Donald Trump dedi ki; “Ben Orta Doğu’da artık önceki yönetimlerin yaptığı hataya düşmek istemiyorum. Burada para harcamak istemiyorum ve buradan çıkmak istiyorum.” Trump’ın Ohio’daki hitabında Türkiye’de de gündeme gelen ve tartışılan konuşmasında bahsettiği de aslında bundan çok farklı değildi. Trump’ın Orta Doğu’ya bakışına incelediğinizde zaman aslında Trump’ın kişisel özelliklerinin bir dışavurumunu olarak görüyorsunuz. Kendisi iş dünyasından gelen bir insan ve günlük dille ifade etmek gerekirse kendisi bölgeye biraz “esnaf mantığıyla” bakıyor ve “Ben oradan aldığımı verdiğimi bilirim, Orta Doğu’da bana sıkıntı çıkaracak, bana ekonomik yük olacak herhangi bir şeyden uzak durmak istiyorum’ diyor. Suriye’de gelinen noktada da aslında çok büyük kazanımlar elde edemediğini düşünüyor, bundan dolayı bu açıklamaları yaptı.

 

“Trump’ın Söylediğini Yapabilme Kapasitesi Sistem Tarafından Kısıtlanıyor”

 

Trump’ın Suriye’den çekilmek istediğine ilişkin düşüncelerini açıkladığında devreye bir anda Avrupa’dan Fransa girdi. Orta Doğu’da ise Trump ile en yakın yönetim olarak ifade edebileceğimiz Suudi Arabistan ondan sonra devreye girebileceğini açıkladı. Trump’ın demeçlerinden sonra bunları hayata geçirme kapasitesine baktığınız zaman burada kısıtlı bir durumu olduğunu görüyorsunuz. Daha önce Donald Trump’ın Türkiye’ye YPG desteğinin kesileceği ile ilgili açıklamasından sonra Amerika Birleşik Devletleri tarafından terör örgütü YPG’ye yine TIR’larca silah verildi. Menbiç konusunda buradan çekileceği ile açıklamasına bakacak olursak, bu sözlerinden sonra Amerikan basınında Menbiç’te askeri kuvvetlerin artırılacağına ilişkin haberler karşımıza çıkıyor. Amerika’daki “sistem” aslında Suriye’nin kuzeyinde kendi sözünün geçtiği bir sistem kurmaya çalışıyor son zamanlarda tam olarak Fransa’nın da bu noktada devreye girdiğini görüyoruz. Burada yeni girişimler var. Suriye’nin kuzeyinde Suriye’nin Geleceği Partisi isminde kısa süre önce kongresi yapılan bir oluşum ortaya çıktı. Başında YPG’li bir isim var, bunu daha çok konuşacağız. Hatırlanacağı üzere, Fransa Cumhurbaşkanı Emanuel Macron’un “arabuluculuk” girişimlerine yönelik açıklamaları vardı. Macron yine “Ben Demokratik Suriye Güçleri ve Türkiye arasında arabulucu olabilirim.” Sözlerini dile getirdi ve haklı olarak da eleştirildi.