Avrupa’ya doğalgaz sevk ve tedarikinde hâkim ülke olan Rusya’nın Avrupa’nın bu bağımlılığını sürdürmek amacıyla yürürlüğe koyduğu Güney Akım projesi yeniden dünya gündemine oturmuştur. Son olarak Bulgaristan Enerji Bakanı Dragomir Stoynev’in Avrupa Komisyonu'nun enerjiden sorumlu üyesi Günther Oettinger ile bir araya geldiği 24 Nisan 2014 tarihli görüşmelerde AB Komisyonu ve üyeleri arasında konuya ilişkin olarak fikir ayrılıkları yaşandığı ortaya çıkmıştır. Görüşmelerde, Avrupa Parlamentosu’nun özellikle Ukrayna krizinden sonra AB’nin Rusya’ya olan bağımlılığını azaltmak niyetiyle bildirdiği Güney Akım endişelerinin sürdüğü gözlemlenmiştir.

 

 Karadeniz’in yaklaşık 900 metre derinliğinden geçmesi planlanan hattın önce Varna’ya, sonra sırasıyla Sırbistan, Macaristan ve Slovenya üzerinden İtalya’ya kadar uzanması beklenmektedir. Proje ile Rus doğal gazını farklı bir güzergahtan Avrupa’ya ulaştırarak Rusya’nın Avrupa’ya ulaşmakta bağımlı olduğu Ukrayna’nın bypass edilmesi amaçlanmaktadır. Bu nedenle konu, özellikle de Ukrayna krizinden sonra, Ukrayna ile Rusya arasındaki olası gerilimlerin önüne geçilmesi bakımından büyük yararlar vaat etmektedir. Böylelikle Karadeniz’deki mevcut krizlere Rusya’nın Ukrayna ile arasındaki geleneksel geçiş ücretleri sorunu eklenmeyecektir.

 

Projede Son Durum

 

Bulgaristan Parlamentosu 4 Nisan'da Güney Akım’ı enerji yasaları çerçevesinde boru hattı olarak değil, interkonektör (açık deniz doğalgaz boru hattı) olarak tanımlayan bir taslağı onaylamıştır.[1] Bunun gerekçesi olarak yapılan açıklamalarda teknik gerekçeler ve kıta sahanlığı mesafeleri ileri sürülmüş olsa da neticenin AB yasalarının Güney Akım’ı etkileyememesine neden olması tartışmalara sebep olmuştur. Rusya devleti bünyesindeki Gazprom’un desteklediği Güney Akım projesi, Bulgaristan’ın aldığı bu kadar ile birlikte AB'nin Enerji Serbestliği Paketi kapsamından çıkmaktadır. Bulgaristan deniz sularından geçecek olan Güney Akım’ın AB yasaları kapsamında değerlendirilememesinin gerekçesi olan AB’nin yetki alanının karalarla sınırlı kalması argumanı, konunun enerji bağımlılığı boyutuna ve AB – Rusya ilişkileri arasındaki çıkmaza işaret etmektedir.

 

Bu bakımdan, Avrupa Komisyonu’nun Aralık 2013’te Güney Akımı inşasına ilişkin olarak Bulgaristan, Sırbistan, Macaristan, Yunanistan, Slovenya, Hırvatistan ve Avusturya’nın Rusya ile imzaladıkları anlaşmaların AB hukukuna aykırılık oluşturduğu yönündeki itirazının yeniden hatırlanması gerekmektedir.  AB tarafından baştan müzakere edilmesi istenen bu anlaşmaların netice veriyor olması ise AB’nin içerisinde bazı siyasi krizlerin habercisi olabileceği şeklinde yorumlanabilecektir.

 

Buna ek olarak, basına yansıyan Bulgaristan’ın Güney Akım nedeniyle Gazprom’a vergi kolaylığı sağlayacağı yönündeki haberler ise Bulgaristan’ın AB’yi sadece enerji alanında değil mali bakımdan da huzursuz edeceğini göstermektedir. AB’nin sadece kendi üyelerine yapılan bazı ayrıcalıkların bir Rus şirketi olan Gazprom’a sağlanması bu bakımdan kritik bir önem taşımaktadır. AB hukukuna aykırı olarak projede Rus kökenli kişilerin istihdamı, vergi kolaylığı, tarifelerin şirket tarından belirlenmesi gibi faktörlerin[2] AB’nin rekabet stratejileri ile büyük bir çelişki içerisinde olduğu gözlemlenmektedir. Bu nedenle, konu enerji politikasından ziyade siyasi bir mesele anlamına gelmektedir.

 

22 Nisan’da Gazprom yetkililer Türkiye’deki temaslarında Güney Akım Projesi’ne ilişkin olarak projenin gerektiği gibi devam ettiğini vurgulamışlardır.[3] Bu nedenle, Bulgaristan’ın imzaladığı kararlar da dikkate alındığında AB’nin projeye karşı tutunduğu hukuksuzluk tavrının şimdilik havada kaldığı gözlemlenmektedir.

 

Diyalog Beklentileri

 

Güney Akım Projesi’nin başladığı 7 Aralık 2012 tarihinden bu yana devam eden tartışmalara rağmen ısrarla sürdürülmesi ve yatırımların devam etmesi projeden beklentileri arttırmaktadır. Proje ile AB’nin Rusya’ya olan enerji bağımlılığının söz konusu projeyle daha da artacağı yönündeki beklentiler kuvvetlenirken ve enerji ihtiyacı karşısında siyasal sorunları çözümlemede diyalog yolunun kaçınılmaz olmasına rağmen, çözüm Rusya ile siyasi ilişkilerin normalleşmesine bağlıdır ve zaman alacaktır. Zira Rusya Enerji Bakanlığı tarafından 6 Aralık’ta AB’nin Güney Akım Projesi kapsamındaki ikili anlaşmaların yeniden gözden geçirilmesi talebiyle resmi bir belge aldıkları bildirilmişti.[4] Bunun üzerine gerekli yazışmaların yapılması tarafların çözüm çabası içerisinde olduklarını göstermiştir. Fakat mevcut durumda, özellikle de Ukrayna krizinden sonra Rusya’nın Kırım’ı ilhak etmesi ile bu sürecin hasar gördüğü de ortadadır. Bu bakımdan mevcut diplomatik ve siyasi şartların Güney Akımı Projesi hususunda yeniden bir diyalog ortamının kurulması kısa vadede kolay gözükmemektedir. Bu bakımdan enerji bağımlılığı ve Ukrayna’dan sonra Bulgaristan’daki dengelerin korunması bakımından mesele taraflardan daha çok AB’nin çıkmazı olarak görünmektedir.

 

Projenin maliyetinin deniz altından geçilmesi nedeniyle artacağı yönündeki eski endişeler ise şimdilerde mevcut siyasi şartlar karşısında neredeyse dikkate dahi alınmamaktadır. AB’nin doğalgaz ihtiyacının üçte birlik oranda Rusya tarafından karşılanıyor olması, Rusya’ya enerji bağımlılığı konusundaki endişelerin esas kaynağını oluşturmaktadır. Zira Avrupa’nın doğalgaz talebinin artarak devam ettiği ortadadır. Enerji bakımından Rusya’ya en çok bağımlı olan Avrupa ülkelerinden Polonya, Macaristan, Çek Cumhuriyeti ve Slovakya’nın büyükelçileri aracılığıyla Washingtan’a yapılan “Avrupa’ya sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ihracatı yapılmasına destek olunması”[5] çağrısı bağımlılığın ciddiyetini göstermektedir. Buna karşın ABD’nin böyle bir konuda herhangi bir adım atmamış oluşu ve ABD’den gelecek enerji maliyetinin Rusya’dan ya da Asya’dan getirilen gaza oranla oldukça yüksek oluşu caydırıcılığını korumaktadır.

 

Değerlendirme

 

Özellikle Avrupa’nın Rusya’ya bağımlılığını ortadan kaldırması beklenen Nabucco Projesi’nin çökmesinden sonra Güney Akım Projesi Avrupa için hayati değerdedir. Projenin gerçekleşmesi durumunda AB’nin enerji bağımlılığı artarken Rusya’nın siyasi bakımdan vazgeçilmezliği de kaçınılmaz olacaktır. Bu nedenle ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin AB’nin çağrılarına cevap vermek veya Rusya ile süregelen siyasi rekabette Rusya’nın elini daraltmak için 29 Nisan’da Avrupa’ya yapmış olduğu “enerji kaynaklarını çeşitlendirme çağrısı” oldukça anlamlı ve de şimdilik tatmin edici olmaktan bir hayli uzaktır.

 

Sonuç olarak mevcut şartlarda, Ukrayna’nın bile doğal gaz ihtiyacının üçte iki oranında Rusya tarafından karşılanmakta olduğu dikkate alınmalıdır. Dolayısıyla bölgedeki krizin AB’nin Rusya’ya olan enerji bağımlılığını kısa vadede etkilemesi mümkün gözükmemektedir. Bu nedenle Bulgaristan’ın 'açık deniz doğalgaz boru hattı' örneğinde olduğu gibi yeni tanımlar, Rusya’ya olan enerji bağımlılığın bir ürünü olarak siyasi ve hukuki krizleri bypass çabasıdır. Bu ve benzeri tanımlamaların Rusya’ya enerji bakımından bağımlı olan AB üyeleri tarafından yeniden gündeme getirilmesi beklenmektedir. Bölgenin Ukrayna’dan sonra yeni krizler hazır olup olmadığı ise esas belirleyici husustur. Tüm bunlar dikkate alındığında, her şeye rağmen istikrarını koruyan Güney Akım Projesi’nin iptalini gerektirecek kati sebeplerin henüz yeterli olmayışı, kanaatimizce projenin sadece tamamlanma tarihini ertelemekle sınırlı kalacaktır.

 

 

 


[1] News – (IGB) Interconnector Greece – Bulgaria, http://www.naturalgaseurope.com/category/pipelines/interconnector-greece-bulgaria, Erişim Tarihi: 28 Nisan 2014

[2] Gas Projects in Southeast Europe Gather Pace, http://www.naturalgaseurope.com/southeast-europe-gas-projects-gather-pace, Erişim Tarihi: 29 Nisan 2014

[3] Gazprom’dan Ankara Açıklaması: Güney Akım’da Güzergah Değişikliği Yok, http://gundem.bugun.com.tr/gazprom-guney-akimda-guzergah-degisikligi-yok-haberi/1073331, Erişim Tarihi, 25 Nisan 2014

[4] AB İle Rusya, ‘Güney Akımı’ Ve Enerjiyle İlgili Sorunları Görüşecek, http://enerjienstitusu.com/2014/01/15/ab-ile-rusya-guney-akimi-ve-enerjiyle-ilgili-sorunlari-gorusecek/, Erişim Tarihi: 27 Nisan 2014

[5] Putin’in Gazına Karşı, Amerikan Kaya Gazı Umudu, http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/26036555.asp, Erişim Tarihi: 27 Nisan 2014