Türkiye’de ve dünyada son günlerde göç, göçmen, mülteciler ve sığınmacılar konularında 20 Şubat 2019 tarihinde gündemde öne çıkan başlıklar…

 

İçişleri Bakanı Soylu: Türkiye’de 405 Binden Fazla Suriyeli Çocuk Doğdu

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Budapeşte Süreci 6. Bakanlar Konferansı’nda uluslararası göç konusuyla ilgili açıklamalarda bulundu.

Suriye kaynaklı düzensiz göçle ilgili ilk şokunu, Bodrum sahiline vuran küçük, cansız bir çocuk bedeninin fotoğrafıyla yaşadığını anlatan Soylu, o fotoğrafın ilk ve tek olmadığını, arşivlerde bunlardan ne yazık ki oldukça fazla bulunduğunu ifade etti.

Türkiye’de Kasım 2018 itibarıyla 405 bin 521 Suriyeli çocuğun doğduğunu aktaran Soylu, “Bu çocuklar Türkiye’de doğmamış olsaydı, anne babalarına Türkiye’de geçici koruma statüsü verilmemiş olsaydı, Suriye’nin neresinde doğacaklardı? Bu çocukların yaşama şansları ne kadar olacaktı bunu bilemiyoruz. Muhtemelen onlarla da denizlerimizde bir botun içinde karşılaşacaktık veya onlar hiç o şansı bile elde edemeyeceklerdi” diye konuştu.

Soylu, “Ülkemizde en son güncel verilerle geçici koruma statüsüyle 3 milyon 644 bin 342 Suriyeli bulunuyor. 2018’de yakalanan düzensiz göçmen sayısı 268 bin 3, 2019’un ilk 5 haftasında 16 bin 523 kişi dedi.

‘Göç İçin Harcanan Para 37 Milyar Dolar’

Göçü yönetmek için önemli bir insan kaynağı kullandıklarını belirten Soylu, “Şu ana kadar harcadığımız para da 37 milyar dolar seviyesindedir” dedi.

Göçmenlerin, sanıldığının aksine iş sahalarını daraltmadığını, hatta yaptıkları yatırımlarla özellikle ticarette ve sanayide yeni istihdam imkanları sağladıklarını anlatan Soylu, “2016 başında Türkiye’de 422 bin göçmen ikameti vardı. Bugün bu sayı 900 bindir. Yani Türkiye, dünyaya birtakım önerilerde bulunurken düzenli göç ile düzensiz göç regülasyonunun nasıl yapılabileceğini göstermektedir.” diye konuştu

(Euronews, 20 Şubat 2019)

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Filistinli Mültecilerin Yardımlarını Kesmek İnsanlık Dışıdır’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Budapeşte Süreci 6. Bakanlar Konferansı açılış yemeğinde konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Budapeşte Süreci 6. Bakanlar Konferansı’na katılan konuk bakan ve heyet başkanları onuruna aksam yemeği verdi. Çırağan Sarayı’nda gerçekleşen yemekte konuk liderlere hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Uluslararası toplum geçmişte emsaline az rastlanır bir göç ile karşı karşıya kalmış bulunuyor. Bugün dünya genelinde 260 milyona yakın göçmen, 68 milyonun üzerinde yerlerinden edilmiş kişi ve 25 milyonu aşkın mülteci bulunuyor. Bu sayı ekonomik nedenler yanında açlık, kıtlık, iç savaşlar, terör saldırıları ve siyasi belirsizlik gibi nedenlerle her geçen gün artıyor. İnsanlar sadece daha iyi bir iş, daha yüksek hayat standartları için değil hayatlarını devam ettirmek, çocuklarına bir lokma ekmek için güç ediyor. Çıkılan bu umut yolculuğu maalesef çoğu zaman ölümle, felaketle sonuçlanıyor. Son 6 senede 18 binin üzerinde kişinin hayatını kaybettiği Akdeniz’i büyük bir mülteciler mezarlığına dönüştüren macera hevesi değil, bu çaresizliktir. Sahra Çölü’nün cehennem sıcağında solup giden hayatların her birinin gerisinde büyük bir dram, acı bir hikaye vardır. Kaderlerini derme çatma botla azgın dalgaların insafına bırakanlar bunu adrenalin tutkusundan değil umutsuzluktan yapıyor. Bu insanları açık hava hapishanelerine ve toplama kampı tarzı gibi yerlere hapsetmek vicdanlara sığmaz. Bu insanların dramları üzerinden siyaset yapmak çok daha utanç vericidir. Filistinli mültecilere verilen yardımları kesmek, onları yokluk ve yoksullukla terbiye etmeye çalışmak da insanlık dışıdır” dedi.

“Mevcut Düzen İnsanları Göçe İten Sorunlara Hiçbir Çözüm Üretemiyor”

Göçün güvenlik boyutu da olan insani ve siyasi bir mesele olduğunu aktaran Erdoğan, “Bu meselinin özünde adalet açığı ve empati eksikliği vardır. Daha yüksek duvarlar inşa etmenin, daha fazla dikenli tel çekmenin düzensiz göçü önlemek için çözüm olmadığı aşikardır. Gelir adaletsizliğinin bu derece kesinleştiği bir yapıda göçü tamamen bitirmek mümkün değildir. Mevcut düzen ne çatışmalara ne istikrarsızlığa ne de insanları göçe iten sorunlara hiçbir çözüm üretemiyor” ifadelerini kullandı.

“Cezayir, Ruanda Katliamını Bizler Unutamayız”

Batı’ya da göndermede bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Açık ve net söylüyorum acaba Afrika’nın altını, elması, bakırları, kromları kimler tarafından sömürüldü? Kimler tarafından oralardan alınıp ülkelerine taşındı? Yeri geldiği zaman katliamlar kimler tarafından yapıldı? Bunlar hep gizleniyor, konuşulmuyor. Cezayir, Ruanda katliamını bizler unutamayız. Buralarda yüzler, binler değil, yüz binler, yeri geldi milyonlar öldürüldü” dedi.

“3 Milyon 600 Bin Suriyeli Mülteci Benim Ülkemde”

Türkiye’de 3 milyon 600 bin Suriyeli mülteci olduğunu ifade eden Erdoğan, “Şu anda benim ülkeme gelenler acaba zevkle mi geliyor? Varil bombaları üzerine yağdığı için, işte bu katil Esed’in o bombaları yağdırdığı için evlerini, barklarını terk etmek zorunda kaldılar. Onun için 3 milyon 600 bin Suriyeli mülteci benim ülkemde. Onlara ev sahipliği yapmaya çalışıyoruz” diye konuştu.

“Az Gelişmiş Ülkelere Destek Noktasında OECD Rakamlarına Göre Dünyanın Bir Numarası Türkiye’dir”

Hiçbir ülkenin günümüz dünyasında bu sorunlara coğrafi uzaklık, yakınlık merceğinden bakma lüksü olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Az gelişmiş ülkelere yönelik donörler toplantısı yapıyoruz. Dünyanın en zengini diyenler, ‘dünyada bir numarayız’ diyorlar. Hayır değilsin. Milli gelire oranla az gelişmiş, en az gelişmiş ülkelere destek verme noktasında OECD rakamlarına göre söylüyorum dünyanın bir numarası Türkiye’dir. Milli gelire oranla söylüyorum” dedi.

“Bu Millet Hiçbir Zaman Soykırımda Bulunmamıştır”

“Mesafelerin anlamını yitirdiği böylesi bir dönemde Avrupa’nın kaderi Afrika’nın kaderinden, Kuzey Amerika’nın kaderi Güney Amerika’nın kaderinden başka değildir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yoksulluk, kıtlık, iç savaşlar, siyasi ve ekonomik sıkıntılar gibi sorunlar insan tacirlerine sömürebilecekleri uygun bir zemin oluşturuyor. İnsan kaçakçılığının örgütlü suçlarla uyumlu bir hal aldığını görüyoruz. Terör örgütleri insanları göçe zorlayan sebeplerden ve sonuçlardan çıkar sağlıyor. Güvenliğimizi tehdit eden bu suç örgütüyle koordineli bir mücadele ortaya koymamız şarttır. Göç meselesinin sağlıklı bir zemine oturtulması en çok Batı ülkelerine yarayacaktır. Türkiye göç meselesiyle ilk kez yüzleşen bir ülke değildir. Suriye’den ülkemize sığınan hiç kimseyi zorla geri döndürmedik. Batı’da sözde Ermeni soykırımı adıyla bazı propagandalar yapılıyor. Bu millet hiçbir zaman soykırımda bulunmamıştır” ifadelerini kullandı.

“AB’nin Taahhüt Ettiği 6 Milyar Avro Suriyelilere Ulaşabilmiş Değil”

Batı’nın verdiği sözleri tutmadığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Küresel İnsani Yardım Raporu’na göre 2017 yılında 8.1 milyar üzerindeki yardımla ülkemiz dünyada ilk sıraya yükseldi. Kendi milli imkanlarımızla harcadığımız rakam BM kriterlerine göre şuan itibariyle 37 milyar doları aştı. AB’nin taahhüt ettiği 3 artı 3 milyar avro Suriyelilere ulaşabilmiş değil. BM Göç ve Mültecilerin gayreti de bir yere kadar geldi ve orada kaldı. Bu süreçte Türkiye’nin tek başına bırakıldığımızı söylemek durumundayım. 8 yıldır 4 milyon insana sahip çıkarken ekonomik durumu bizden iyi olan ülkeler 100-150 göçmeni kabul etmemek için adeta birbirini yiyor. Irkçı partiler mülteci düşmanlığı üzerinden koltuk kapmanın hesabını yapıyor” diye konuştu.

“Yeni Bir Göç Dalgası Yaşanması Halinde Artık Biz Bunu Tek Başına Göğüsleyemeyeceğiz”

Suriye’den Türkiye’ye ve Avrupa’ya olan düzensiz göçün önlenmesi için çaba sarf ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:  “Türkiye böyle bir yükü ilanihaye taşımak zorunda değildir. Ülkemiz elini taşın altına fazlasıyla koymuştur. Açık ve net söylüyorum yeni bir göç dalgası yaşanması halinde artık biz bunu tek başına göğüsleyemeyeceğiz. İdlib’teki halk, ki 300-400 bin civarındadır, Türkiye’ye girmesi bu olay çok farklı gelişebilirdi. Bunu özellikle burada söylemek zorundayım. Fırat Kalkanı ve Zeytindalı harekatları geri dönüşleri hızlandırmış, 312 bin mültecinin topraklarına geri dönmesini sağlamıştır. Ülkemizin terörden arındırdığı bölgeler Suriye’nin en yaşanabilir, huzurlu alanlarıdır. Güvenli bölge formülü Suriyeli mültecilerin geri dönüşleri için en pratik çözüm yoludur.”

(İHA, 19 Şubat 2019)

 

Avrupa Birliği ve Macaristan Arasında “Afiş Savaşları”

Avrupa Birliği ile başta mülteciler konusunda olmak üzere yıllardır görüş ayrılıkları devam eden Macaristan, yeni bir hamleye hazırlanıyor. Macaristan basınında çıkan haberlere göre Macar hükümeti, Brüksel’in mülteci politikasını açıkça eleştiren bir afiş kampanyası başlatıyor. Örnek olarak basına tanıtılan afişte, Macar hükümetinin Avrupa’daki mülteci yanlısı politikanın “akıl babası” olarak tanıttığı Macar asıllı Amerikalı spekülatör George Soros ve Avrupa Birliği Komisyon başkanı Jean Claude Juncker’in kahkaha atan bir fotoğrafı bulunuyor. Fotoğrafın altında da “Brüksel’in ne yapmak istediğini bilmek sizin de hakkınız” ibaresi bulunuyor. Afiş, Avrupa Birliği (AB) yönetiminin üye ülkelerin ulusal sınırlar üzerindeki egemenlik haklarını zayıflatmak ve dolayısıyla Avrupa’ya göçmenlerin girişini kolaylaştırmak istediğini öne sürüyor. Macar hükümetinin AB komisyon başkanını da hedef alarak başlattığı bu kampanya Brüksel tarafından tepkiyle karşılandı. Komisyon sözcüsü Natasha Bertaud, afişi “böylesi gülünç bir komplo iddiasının kamuoyuna sunulmasını ürküntü verici” diye yorumladı. Sözcü, Brüksel’in böylesi bir gelişmeye sessiz kalamayacağını da belirterek Avrupa Birliği’nin ilk etapta afişe afişle karşılık vereceğini duyurdu. Ardından Avrupa Birliği’nin afişlerini tanıttı. Söz konusu afişler, “ileri sürüldüğü gibi biz onlar ayrımının olmadığını, Macaristan’ın da karar alınan masada oturduğunu ve Avrupa Birliği’nin hiçbir şekilde üye ülkelerin sınır güvenliğine zarar vermek gibi bir niyetinin olmadığını” vurguluyor. Salı günü Brüksel’de yapılan AB Bakanları toplantısında, Macaristan’a karşı yaptırımları içeren ünlü yedinci maddenin uygulanması konusu da ele alındı. Toplantının ardından bir basın toplantısı düzenleyen AB Komisyon Başkan Yardımcısı Frans Timmermans, Macar hükümetinin bu yeni propaganda kampanyasının “Durum bu kadar ciddi olmasa son derece gülünç olarak tanımlanabileceğini” söyledi. Uzmanlar, Macar hükümetinin bu yeni kampanyasının mayıs sonunda yapılacak olan Avrupa Parlamentosu seçimlerine yönelik bir çalışma olduğu kanısındalar. Seçmenlerdeki milliyetçi duyguları körüklemeye yönelik kampanyanın AP seçimlerinde mülteci karşıtı Macar hükümetine birkaç puan getirebileceği görüşünü vurgulayan uluslararası siyaset uzmanları, bu seçimlerde Avrupa’nın tüm ülkelerinde mülteci karşıtı ve milliyetçi partilerin güçleneceğini öngörüyorlar.

(BBC, 20 Şubat 2019)

 

Eski Belçika Göç ve Mülteci Bakanı Francken’ın Kitabının Tanıtımı Engellendi

Belçika’da eski Göç ve Mülteci Bakanı Theo Francken’ın yazdığı ‘Continent Sans Frontire’ (Sınırsız Kıta) isimli kitabının tanıtımı Verviers kentinde engellendi. Eski Göç ve Mülteci Bakanı Theo Francken, bakan olduğu dönemde yazdığı ‘Continent Sans Frontire’ (Sınırsız Kıta) isimli kitabının tanıtımı için gittiği Valon bölgesinde yer alan Verviers kentinde protesto ile karşılandı. N-VA (Yeni Flaman İttifak) Partili Francken, beklemediği protesto karşısında şok oldu. Yerel polisin Francken’ın can güvenliğini sağlayamayacağını belirtmesinin ardından Francken otelden ayrıldı. Verviers Belediye Başkanı Targnion da protestocular arasındaydı. Eski Göç ve Mülteci Bakanı Francken’in ‘Sınırsız Kıta’ isimli kitabının tanıtımına engel olanlar arasında Verviers Belediye Başkanı Muriel Targnion, bazı belediye meclis üyeleri ve 100’e yakın protestocu hazır bulundu. Protestocuların otelde bazı masa ve sandalyeleri atarak arbede çıkarmasının ardından polisgeniş güvenlik çemberi oluşturdu. Ancak protestocular Francken’ı konuşturmamakta ısrarlı bir tutum sergiledi. Polis, Francken’e can güvenliğini sağlayamayacağını söyleyerek otelden ayrılmasını istedi. Protestocular aracına binen Francken’i yuhaladı ve aracına yabancı maddeler fırlattı.

“Solcuların Hışmına Uğradım”

Francken, “Daha önce planlandığı üzere Verviers kentinde ‘Sınırsız Kıta’ isimli kitabımın tanıtımı için geldiğim otelin önünde Verviers Belediye Başkanı Muriel Targnion, belediye meclis üyeleri ve aşırı sol kesimden protestocular ile karşılaştım. Polis, sükuneti sağlamak için elinden geleni yaptı. Protestocular otelde arbede çıkarmaya çalıştı, onların saldırılarına uğradım. Polis güvenliğimi garanti edemedi ve bu nedenle de otelden ayrılmak zorunda kaldım” dedi.

(İHA, 20 Şubat 2019)

 

Suriyeli Aile Çocuğunun Adını ’Recep Tayyip’ Koydu

Elazığ’da ikamet eden Suriyeli mülteci aile, 8 ay önce dünyaya gelen çocuklarına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ismini verdi. Elazığ’da ikamet eden Suriyeli mülteci aile, 8 ay önce dünyaya gelen çocuklarına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ismini verdi. Abdullah ve İmen Mandıl çifti, 2015 yılında Suriye’nin Deyrizor şehrinde iç savaştan kaçarak ilk olarak İstanbul’a geldi. Aile akrabalarının Elazığ’da olması üzerine buraya yerleşti. 4 çocuğu ile merkez Sanayi Mahallesi’ne yerleşen Suriyeli aile, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Türk halkına olan şükranlarını göstermek için dünyaya gelen 5’inci çocuğuna Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ismini verdi. Esad’ın zulmünden dolayı çocuklarını okutmak için Türkiye’ye geldiğini belirten Abdullah Mandıl, “Suriye’de Deyrizor’dan geldim. İlk İstanbul’a gittim. Orada 1 ay kaldım. Sonra Elazığ’a geldim. Burada yaşıyorum. Akrabalarım burada olduğu için Elazığ’a geldim. Amcamın oğlunun biri şehit oldu. 2 tanesi Esad’ın elinde esirler” diye konuştu. Türkiye kapılarını açıp misafir ettiği ettiğini ifade eden çocuğun babası Abdullah Mandıl, “Cumhurbaşkanına teşekkür etmek amacıyla adını Recep Tayyip koyduk. Suriye’de şoförlük yapıyordum. Burada inşaatta çalışıyorum. Türkiye’den ve Recep Tayip Erdoğan’dan Allah Razı olsun” dedi.

(Malatya Güncel, 20 Şubat 2019)

 

Kanada’nın Halifax Kentinde Suriyeli Mülteci Bir Ailenin Kaldığı Evde Çıkan Yangında, 7 Çocuk Hayatını Kaybetti

Kanada’nın Nova Scotia eyaletinin başkenti Halifax’ta bir evde meydana gelen yangında Suriyeli bir ailenin 7 çocuğu hayatını kaybetti. Halifax polisinden yapılan açıklamada, kentin Spryfield bölgesindeki Quartz Drive’da bulunan evde sabaha karşı yangın çıktığı ve bir anda evi saran alevler nedeniyle en küçüğü 3 aylık 7 çocuğun öldüğü duyuruldu. Yangında, çocuklarını kurtarmak isteyen anne ve babanın da yaralandığı ve tedavi altına alındıkları kaydedildi. Suriyeli ailenin, yaklaşık 2 yıl önce Kanada’ya yerleştikleri belirtildi. Halifax Belediye Başkanı Mike Savage, yaptığı açıklamada, “Bizim de kalbimiz yandı. Dualarımız aile ve sevdikleriyle.” ifadelerini kullandı. Yangının çıkış nedeni araştırılıyor.

(Haber Türk, 19 Şubat 2019)

 

Suriyeliler Türkiye Hariç Her Yerden Ülkelerine Dönüyor

Türkiye’deki Suriyeli nüfusu her geçen gün artarken, diğer komşu ülkelere dağılan binlerce göçmen, Ürdün sınır kapısından giriş yaparak ülkelerine geri dönüyor.  Türkiye, topraklarında 4 milyon üzerinde Suriyeli nüfusu barındırıyor. Bu sayı her geçen gün artıyor. Milyonlarca göçmen arasından ülkesine dönüş yapanların sayısı ise oldukça az. Türkiye-Suriye sınır kapıları arasında ticari taşımacılık yapan araçların dışında bir hareketlilik görülmezken, Ürdün-Suriye sınırında bambaşka bir durum söz konusu. BBC Ortadoğu Muhabiri Yolande Knell’in haberindeki görüntülerde, Suudi Arabistan ve Ürdün’den ülkelerine giriş yapan Suriyeliler uzun araç kuyrukları oluşturuyor.

“Burası Çok Güvenli Evinize Dönün”

Caber sınır kapısında işlemlerin ardından, vatanlarına giriş yapan Suriyelilerin, “Herkes ülkesine (Suriye’ye) geri dönsün. Burası çok güvenli” dediği de görüntülere yansıyor. İşlemlerin yapıldığı noktalardaki yoğunluk dikkatlerden kaçmazken, Halep yakınlarındaki bir göçmen kampından ülkesine döndüğünü açıklayan bir Suriye vatandaşı kadın da, “Ülkemize, evimize kavuşacağımız için çok mutluyum” açıklamasında bulunuyor.

(Yeniçağ, 19 Şubat 2019)

 

AP’den Göçmen Politikaları Bütçesine Onay

AP Sivil Özgürlükler Komitesi, Birliğin gelecekteki bütçesinden göçmen ve iltica fonlarına 16,3 milyar avro kaynak aktarılmasına onay verdi. Avrupa Parlamentosu (AP) Sivil Özgürlükler Komitesi, Avrupa Birliği’nin (AB) gelecekteki bütçesinden göçmen ve iltica politikalarına yönelik fonlara 16,3 milyar avro kaynak aktarılmasına yönelik tasarıları onayladı. Brüksel’de bir araya gelen AP Sivil Özgürlükler Komitesi, AB’nin 2021-2027 yıllarındaki bütçesinde göç politikalarına aktarılacak mali kaynaklara ilişkin tasarıları görüştü. AB’nin gelecekteki bütçesinde İltica, Göç ve Entegrasyon Fonu’na (AMIF) 9,2 milyar avro kaynak aktarılması konusundaki tasarıyı 23’e karşı 31 oyla onaylayan komite, Entegre Sınır Yönetimi Fonu’na (IBMF) 7,1 milyar avroluk kaynak sağlanmasını 9’a karşı 41 oyla kabul etti. Tasarıların yasalaşması için Avrupa Parlamentosu Genel Kurulunda oylanması ve AB Konseyinin onayı gerekiyor.

(Hürriyet, 20 Ocak 2019)

 

5 Kişilik Araçtan 12 Kaçak Göçmen Çıktı

Tekirdağ’ın merkez ilçesi Süleymanpaşa’da yurt dışına kaçmaya çalışan 12 kaçak göçmen yakalandı. Tekirdağ’ın merkez ilçesi Süleymanpaşa’da yurt dışına kaçmaya çalışan 12 kaçak göçmen yakalandı. 5 kişilik araçta sürücü dahil 13 kişinin çıkması görenleri şoke etti. Tekirdağ’ın merkez ilçesi uygulama noktasında polis, şüphe üzerine 34 BL 6804 plakalı hafif ticari araç durdurdu. Polis ekiplerince aracın içerisinde yapılan aramada Avrupa ülkelerine kaçmaya çalışan Pakistan ve Afganistan uyruklu 12 şahıs yakalandı. Yakalanan kaçak göçmenler İl Göç İdaresine teslim edilirken araç sürücüsü İ.G. gözaltına alındı. Ayrıca 5 kişilik araçta sürücü dâhil toplamda 13 kişinin çıkması görenleri hayrete düşürdü.

(İHA, 20 Şubat 2019)