Dünyada 8 Ocak 2018 tarihinde öne çıkan haberler…

 

Kuzey Kıbrıs'ta Seçimin Galibi Merkez Sağ Oldu, Sol Büyük Oy Kaybetti

Kuzey Kıbrıs'ta gerçekleşen erken genel seçimde elde edilen ilk sonuçlar Başbakan Hüseyin Özgürgün liderliğindeki Ulusal Birlik Partisi'nin birinci parti olacağına ancak hükümet kurmak için koalisyona ihtiyaç duyacağını gösteriyor.

190 bin kişinin seçmen olarak kayıt olduğu seçimlerde oyların yarıdan fazlası sayıldı ve UBP yüzde 36'lık bir oy elde etmiş durumda.

Ana muhalefet partisi Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) ise yüzde 21'lik oy oranı ile ikinci parti konumunda ancak 2013'teki genel seçimlere göre oy oranı yaklaşık 17 puan gerilemiş durumda.

Yeni kurulan ve koalisyon görüşmelerinde etkili olabileceği yorumları yapılan Halkın Partisi (HP) ise yüzde 18'lik bir oy oranı ile üçüncü sırada yer aldı.

İktidardaki Ulusal Birlik Partisi'nin koalisyon ortağı konumundaki Demokrat Parti ise yüzde 7'lik bir oy oranında kaldı.

Temmuz ayında yapılması planlanan genel seçimler koalisyon ortakları UBP ve DP arasında gerilimin artması sonucu öne çekilmişti.

'Hedefimiz Refah Düzeyi Yüksek Bir Kuzey Kıbrıs'

UBP lideri Hüseyin Özgürgün'ün tanınmış Kıbrıslı Türk oyuncu İnci Pars ile olan ilişkisi de kampanya süresinde gündeme gelmişti.

Aralık ayında eşinden boşacağını açıklayan Özgürgün seçim galibiyeti konuşmasını yanında sevgilisi Pars ile birlikte gerçekleştirdi ve "En büyük hedefimiz refah ve ekonomik düzeyi yüksek bir Kuzey Kıbrıs Türk halkı" olduğunu açıkladı.

Kuzey Kıbrıs lideri Mustafa Akıncı seçim sonuçları ile ilgili medyaya yaptığı açıklamada, "Seçimler, tıpkı yeni bir yıl ve yeni bir gün gibi yeni bir başlangıçtır" dedi.

Akıncı, sonuçlarla ilgili sorumluluğunun gereğini yapacağını da açıkladı.

Kuzey Kıbrıs'ta sandıktan çıkan ilk sonuçlarla ilgili Twitter hesabı üzerinden bir açıklama yapan AKP İstanbul Milletvekili Burhan Kuzu, başkanlık sistemi tavsiyesinde bulundu. Burhan Kuzu “Bugün, KKTC’de seçim yapıldı. Tek başına hükümet çıkmadı.4 Yılda 3 Hükümet kuruldu. Belli ki, bu sistem KKTC’de yürümüyor. Tavsiyem Başkanlık Sistemine geçmeleridir.40 Yıl bu işe kafa yormuş ve Türkiye’ye gelmesinde adeta mimarlık yapmış bir bilim adamı olarak hizmete hazırım.’’ ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Meclisi'nde yer alacak 50 vekilin seçilmesi için seçmenler, 8 partiden 379 adayın yanı sıra 9 adaya oy verdi.

Partiler, Lefkoşa'dan 16, Gazimağusa'dan 13, Girne'den 10, Güzelyurt'tan 4, Lefke'den 2 ve İskele'den de 5 milletvekilliği için mücadele ediyor.

Ülke genelinde yüzde 5 seçim barajını aşan partiler ile adaylar, oy oranlarına göre mecliste temsil edilme şansı bulacak.

Kıbrıs'ta başkanlık seçimleri 28 Ocak'ta

Seçimle ilgili yapılan analizler, oy yönelmelerinin Kıbrıs meselesinden çok ekonomik temellerle gerçekleştiğini ortaya koyuyor.

Kıbrıs'ta 28 Ocak ayında da bir cumhurbaşkanlığı seçimi gerçekleştirilecek. Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nicos Anastasiades bu seçimler öncesi yapılan anketlerde önde gidiyor.

(BBC Türkçe, 8 Ocak 2018)

 

İlk Kez 6 Partili Meclis

KKTC’de dün yapılan erken genel seçimlerin kesin olmayan sonuçlarına göre, siyasi partilerin ilçelere göre oyları da belli oldu. Siyasi partiler, ülke genelindeki sıralarını, ilçeler bazında da korudu. UBP, tüm ilçelerde en çok oyu alan parti oldu.

Yüksek Seçim Kurulu’nun sonuçları duyurduğu web sitesindeki verilere göre, Lefkoşa’da UBP yüzde 35.39, CTP yüzde 21, HP yüzde 17.23, TDP yüzde 8.75, DP yüzde 7.83, YDP yüzde 6.95, TKPYG yüzde 2.73, MDP yüzde 0.13, bağımsızlar yüzde 0.25 oy aldı.

Gazimağusa’da UBP’ye yüzde 35.68, CTP’ye yüzde 20.94, HP’ye yüzde 16.99, TDP’ye yüzde 8.65, DP’ye yüzde 7.84, YDP’ye yüzde 7.03, TKPYG’ye yüzde 2.77, MDP’ye yüzde 0.11, bağımsızlara yüzde 0.06 oy; Girne’de UBP’ye yüzde 35.57, CTP’ye yüzde 20.84, HP’ye yüzde 17.16, TDP’ye yüzde 8.80, DP’ye yüzde 7.86, YDP’ye yüzde 7.03, TKPYG’ye yüzde 2.57, MDP’ye yüzde 0.18, bağımsızlara 0.05 oy verildi.

Güzelyurt’ta UBP yüzde 35.93, CTP yüzde 21.22, HP yüzde 16.94, TDP yüzde 8.33, DP yüzde 7.83, YDP yüzde 7.02, TKPYG yüzde 2.63, MDP yüzde 0.11, bağımsızlar yüzde 0.15 oy; İskele’de UBP yüzde 35.99, CTP yüzde 20.97, HP yüzde 17.01, TDP yüzde 8.38, DP yüzde 7.84, YDP yüzde 7.07, TKPYG yüzde 2.60, MDP yüzde 0.14, bağımsızlar yüzde 0.10 oy; Lefke’de UBP yüzde 35.95, CTP yüzde 20.61, HP yüzde 17.14, TDP yüzde 8.47, DP yüzde 8.07, YDP yüzde 7.01, TKPYG yüzde 2.61, MDP yüzde 0.14 oy aldı.  Lefke’de bağımsız aday bulunmuyordu.

İlk Kez 6 Partili Meclis

Kıbrıslı Türklerin 1974 sonrasındaki 14’üncü milletvekilliği seçimi olan dünkü seçimle, Meclis’e ilk kez 6 parti birden giriyor.

8 siyasi partinin katıldığı seçimin kesin olmayan sonuçlarına göre yüzde 5’lik barajı 6 parti geçti. UBP’nin 21, CTP’nin 12, HP’nin 9, DP’nin 3, TDP’nin 3, YDP’nin de 2 milletvekili çıkaracağı hesaplanıyor.

 

1976’daki seçimde meclise 4, 1981’de 5, 1985’te 4, 1990’da 2, 1991’de 2, 1993’te 4, 1998’de 4, 2003’te 4, 2005’te 3, 2009’da 5, 2013’te ise 4 parti girmişti.

Katılım Oranı

Katılım oranının yüzde 66.2 olduğu seçimde UBP yüzde 35.58,  CTP yüzde 20.92, HP yüzde 17.08, TDP yüzde 8.64, DP yüzde 7.84, YDP yüzde 7, TKPYG yüzde 2.68, MDP yüzde 0.13 ve bağımsızlar 0.13 oy aldı.

Seçime katılan bağımsız adaylar Ashraf Faiq’a 357, Osman Zorba’ya 487, Çetin Sadeli’ye 3 bin 247, Cüneyt H. Küçük’e 293, Cuma Ülker’e 429, Korhan Ekcan’a 415, Gül Çataloğlu’na 564, Ayhan Korel’e 651 ve Ali Sanatkar’a 508 oy verildi.

2013 Seçimlerindeki Oranlar

KKTC’de bir önceki milletvekilliği seçimi 28 Temmuz 2013’te yapılmıştı.

Bu seçimin resmi ve kesin sonuçlarına göre, CTP yüzde 38,36 ile birinci sırada çıkmış ve 21 milletvekili çıkarmıştı.

UBP yüzde 27.32 ile ikinci sırayı alarak 14 milletvekili kazanırken, DP-UG yüzde 23.15’lik oy oranıyla 12 milletvekiline sahip olmuştu.

Seçime katılan partilerden TDP yüzde 7.40’lık oyuyla Meclis’te 3 sandalyeyle temsil ediliyordu.

Seçime katılan diğer parti BKP ise yüzde 3.20 oyuyla barajı aşamamıştı.

2013 seçimlerinde 670 sandık ve 172 bin 803 seçmen vardı. 119 bin 940 seçmen oy kullanmış ve seçime katılım oranı yüzde 69.41 olmuştu.

(Haber Kıbrıs, 8 Ocak 2018)

 

Özersay: "Ülkenin Geleceğini Düşünerek Kendi Değerlendirmemizi Yapacağız"

Seçim sonuçlarının kısmi olarak kesinleşmesinin ardından açıklamada bulunan Halkın Partisi (HP) Genel Başkanı Kudret Özersay, UBP ile koalisyon ortağı olmayacaklarını belirtirken, DP ile ise koalisyonun amacına göre karar verecekleri ifadesinde bulundu.

Partinin genel merkezi önünde gerçekleşen açıklamada, Genel Başkan Kudret Özersay ve Genel Sekreter Tolga Atakan hazır bulundu.

Parti Meclisi olarak aldıkları karar doğrultusunda UBP ile koalisyon konusunda istişare gerçekleştirmeyeceklerini belirten Özersay, son dönemde hükümetin bir parçası olduğunu belirttiği DP ile ortaklık konusunda, ‘olası koalisyonun amacına göre’ istişare edilebileceğine kanaat getirdi.

Önümüzdeki süreçte sandığa gitmeyen kesimin, gitmeme nedeni üstünde duracaklarını belirten Özersay, “Ülkenin geleceğini düşünerek kendi değerlendirmemizi yapacağız” açıklamasında bulundu.

Bugün öğleden sonra milletvekili adaylarıyla toplantı gerçekleştireceklerini belirten Özersay, yeniden seçim olma ihtimaline ilişkin soru üzerine, “Bu ülkede statükonu yaratmış olduğu partizanlığa bağlı hukuksuzluk temelinde giden bu yapının değişmesi ve yıpranması için her ne gerekiyorsa biz varız” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı tarafından aranarak tebrik edildiklerini de belirten Özersay, bundan sonraki süreçte Cumhurbaşkanı’nın vereceği talimatlarla hükümet kurma çalışmalarının başlayacağını ifade etti. Yeni seçim sistemine ilişkin de konuşan Özersay, “Yeni sistemden memnun olanı görmedim” şeklinde konuştu.

(Gündem Kıbrıs, 8 Ocak 2018)

 

TİKA'dan Kırgızistan'daki İşsizlik Sorununun Çözümüne Destek

Kırgızistan Kadınlar Kongresi Başkanı Zamira Akbagışeva, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) sayesinde Kırgızistan'da 3 bin kadının mesleki eğitim kurslarına katıldığını bildirdi.

Kırgızistan'da kadınların mesleki becerilerini artırma projelerini yürüten sivil toplum örgütlerinden Kadınlar Kongresinin Başkanı Akbagışeva yaptığı açıklamada, geçen yıl Bişkek'te TİKA ile bilgisayar eğitimi, dikiş, iş kurma, Kırgızca ve konuşma becerileri alanlarında mesleki eğitim kursları düzenlediklerini belirtti.

Kadınlar Kongresinin kurulduğu 1993'ten bu yana 15 bin kadının mesleki becerilerini artırdıklarını anımsatan Akbagışeva, en kapsamlı iş birliği projesine imza attıkları TİKA ile kısa zamanda ülke genelinden 3 bin kadının katıldığı mesleki kurslar düzenlediklerini ve bu kursların çok verimli geçtiğini kaydetti.

Mesleki eğitim kurslarına ev hanımlarının yanı sıra iş kadınları, devlet memurları ve kız öğrencilerin katıldığını aktaran Akbagışeva, "TİKA, gelecek nesillere desteğini esirgemedi. TİKA, kadınlarımızın kaderinde belirleyici rol oynadı. TİKA ve Türk hükümetine minnettarız." dedi.

Akbagışeva, mesleki eğitim kurslara katılan kadınların duyduğu memnuniyeti dile getirerek, projenin arkasındaki TİKA Başkan Yardımcısı Mehmet Süreyya Er ve TİKA Orta Asya ve Kafkaslar Dairesi Başkanı Dr. Ali Özgün Öztürk'e teşekkürlerini iletti.

TİKA'nın desteğiyle Bişkek'te düzenlenen kurslara katılan tekstil fabrikası sahibi Gülnura Narmanbetova da kurslar sayesinde iş alanında karşılaştığı sorunları giderdiğini anlattı.

Narmanbetova, şöyle konuştu:

"2013'te konfeksiyon atölyesi kurdum. Bu sektörde gelişmek için sürekli yeni trendleri takip etmek lazım. Mesleki eğitim becerilerimizi artırmamız lazım. Öyle bir dönem oldu ki işlerimiz durdu. Devlet organlarıyla sorunlar yaşamaya başladık. Mali sorunlarımız oldu. TİKA'nın desteği ile kursların düzenleneceğini öğrendim. Başvurarak kursları tamamladım. Kurslar çok verimli oldu. Kurslara katılmasaydım bugün hala sorunlarımız olurdu. Kurslarda ilgili devlet organlarıyla çıkan sorunların giderilmesi öğretildi."

(Anadolu Ajansı, 8 Ocak 2018)

 

Özbek-Tacik Gerilimi Tarihe Karışıyor

Özbekistan Cumhurbaşkanı Şavkat Mirziyoyev yaptığı açıklamada Tacikistan ile iyi komşuluk ilişkileri kurmak istediklerini söyledi. İki ülke arasında su kaynakları ve etnik kaynaklı gerginlik tarafları geçtiğimiz yıllarda savaşın eşiğine getirmişti.

Cumhurbaşkanı Mirziyoyev göreve geldiği günden itibaren Kırgızistan ve Tacikistan gibi komşuları ile var olan problemleri çözüme kavuşturma isteğinde olduğunu belirtti. Kırgızistan ile yapılan ziyaretler ve anlaşmalar sonrası iki ülke arasında bir sorun bulunmuyor. Tacikistan'a ise Mirziyoyev henüz bir ziyarette bulunmadı.

Özbek lider Mirziyoyev, 6 Ocak'ta Taşkent milletvekilleri ile görüşmesinden önce Tacikistan'a resmi bir ziyaret gerçekleştirileceğini ve bunun hazırlıklarının yapıldığını açıkladı. Mirziyoyev açıklamasında, "Başbakan Abdulla Aripov, ziyaretin çerçevesinin hazırlanması için Tacikistan'a gidecek. İki ülke arasında demiryolu, enerji ve diğer birçok alanda işbirliği anlaşmaları imzalayacağız." dedi.

Cumhurbaşkanı Mirziyoyev komşularla var olan her sorunun üzerine kararlılık gideceklerini belirterek: "20 yıldan beridir aramızda kalınlaşan buzları eritmek elbette kolay değil ama ülkemiz bu rotadan ayrılmayacaktır." dedi. İslam Kerimov döneminde özellikle Tacikistan'daki Rogun Barajı'nın inşaası Özbek sulama kaynaklarını tehdit ettiği ve sel riski nedeniyle savaş sebebi olarak gösterilmişti. Mirziyoyev yönetimi ise aylar önce Rogun Barajı inşasında orta yolun bulunabileceğini ifade etmişti.

(Kırım Haber Ajansı, 8 Ocak 2018)

 

İngiltere'de Kraliyet Düğünü Öncesinde Evsizlere Temizlik Operasyonu

İngiltere’de bir yandan 19 Mayıs’ta evlenecek olan Prens Harry ve Meghan Markle’nin evlenecekleri gün barların gece 1’e kadar açık olması eleştirilirken, diğer yandan evsizlerin Windsor çevresinden temizlenmesi ve sokakların dilencilerden arındırılması tartışmaları sürüyor.

İngiltere tahtının beşinci sıradaki varisi Prensi Harry (33) ve ABD'li oyuncu Meghan Markle (36), Prens Charles'ın çiftin nişanlandığını duyurmasının ardından evlilik tarihleri de belirlendi. Buna göre çift 19 Mayıs'ta evlenecek. Düğün tarihi yaklaştıkça İngiltere'deki tartışmalar da hararetleniyor. Huffington Post'un haberine göre bu tartışmalardan biri o gün barların gece 1'e kadar açık olması ve Kraliyet ailesinin ikâmet ettiği Windsor Sarayı çevresindeki evsizlerin temizlenmesi…

Evsizler Belediyenin İddialarını Reddediyor

Windsor çevresinde yaşayan evsizlerin ve dilencilerin 'temizlenme' gereksesi ise “dilencilerin para almak için turistlerin üzerine yürüdüğü, onları kovaladıkları” iddiası. Haberde bu duruma değinilerek, evsiz ve dilencilerin yerel belediyenin bu iddialarını reddettiği de aktarıldı.

"Bu Duruma Düşmeyi Biz İstemedik"

“Bizler hepimiz insanız, sokağın kenarında duran nesne değiliz, niye sebepsiz yere burada duralım” diyen evsizlerin her birinin ise ayrı hikayesi var. Kimi işini kimi yakınını kaybettiği için sokağa düşmüş. “Bu durum bizim tercihimiz değil, insanları biraz daha duyarlı olmaya davet ediyoruz, bize gösterilen tavır çok aşağılayıcı” gibi ifadelerle belediye meclisine cevap veriyorlar.

Polise 'Temizlik' Çağrısı

İngiltere'de Prens Harry ve MeghanMarkle'nin düğünü öncesinde bazı çevrelerin polisi bölgeyi “temizlemeye” davet ettiği biliniyor. Windsorand Maidenhead belediye meclisi lideri Simon Dudley de bunlardan biri. Windsor Evsizler Projesi ise 12-15 arasında kişinin sokakta kaldığını ThamesValley polisine yazdığı bir mektupla bildirdi. Dudley ise birçok turistin evlilik için WindsorCastle'ye geleceğini ve yerel halkın gelenlerin güvenliği açısından talepte bulunduğunu öne sürdü.

(Time Turk, 8 Ocak 2018)

 

Fransa’da Eleanor Kasırgasında Bilanço Arttı: 6 Ölü

Fransa'yı vuran Eleanor kasırgasında hayatını kaybedenlerin sayısı 6’ya yükseldi.

Fransa'da 36 bölgenin turuncu alarma geçmesine sebep olan Eleanor kasırgası ülke genelinde hayatı felç etti. Kasırga, ağaçların devrilmesine, çatıların yıkılmasına neden oldu. Burgundy bölgesindeki yerel kaynaklara göre, geçtiğimiz Perşembe gününden beri kayıp olan 80 yaşındaki bir adamın cesedi Ternin nehrinde bulundu.

Bununla birlikte kasırgada hayatını kaybedenlerin sayısı 6'ya yükselirken, yaralananların sayısı ise 25'e yükseldi. Ülkede maddi hasara da yol açan kasırga, evleri kış gününde elektriksiz bıraktı. Resmi verilere göre, 35 bin hane halkının elektrik kesintileri oldu. Ülkede parklar ve kamuya açık birçok alan geçici süreliğine kapatıldı. Kasırganın neden olduğu hasarın 200 milyon avro (240 milyon dolar) olduğunu tahmin ediliyor.

(Sabah, 8 Ocak 2018)

 

Juncker: Türkiye Büyük Adımlarla AB'den Uzaklaşıyor Ancak Yakınlaşmak İsterse Yardım Ederiz

AB Komisyonu Başkanı Jean Claude-Juncker, Türkiye’nin yeniden AB’ye yakınlaşmak istemesi halinde yardım edeceklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, "AB temennim 2018 yumuşama yılı olsun" dediği bir ortamda Brüksel'den dikkat çekici bir mesaj geldi. AB Komisyonu Başkanı Jean Claude-Juncker, Türkiye'nin yeniden AB'ye yakınlaşmak istemesi halinde yardım edeceklerini söyledi.

Bulgar medyasına konuşan Juncker, "Türkiye ile konuşmayı sürdürmeliyiz. Türkiye büyük adımlarla AB'den uzaklaşıyor ancak yeniden AB'ye yakınlaşmak isterse tabii ki yardım ederiz" ifadelerini kullandı. Gerek Erdoğan'ın Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, gerekse Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel ile yaptığı görüşme Brüksel'in yakın takibindeydi.

'Hemen Mümkün Değil'

‘İlişkilerin yeni bir formatla sürdürülmesi' fikrinin sıkça dile getirilmeye başlandığı son günlerde Türkiye'nin üyeliği konusundaki AB görüşünde ise herhangi bir değişiklik yok.

Juncker de, "Mevcut şartlar altında Türkiye'nin hemen üye olması mümkün değil" dedi. Juncker, Ankara'nın sorunları çözmek için yararlı olacağını düşündüğü bir AB-Türkiye Zirvesi düzenlenmesi konusunda ise net bir yorum yapmaktan kaçınarak, "Ne evet ne de hayır diyebilirim" diye konuştu.

Erdoğan'ın görüştüğü Macron ise Türkiye'nin mevcut koşulları sürdüğü takdirde üyelik sürecinden bahsedilemeyeceğini söylemişti.

(Sputnik Türkçe, 8 Ocak 2018)

 

İsveç'in Başkenti Stockholm'de Patlama!

İsveç'in başkenti Stockholm'de bir metro istasyonunda patlama meydana geldi. El bombası nedeniyle gerçekleştiği iddia edilen patlamada iki kişi yaralandı. İsveç'in başkenti Stockholm'de Varby Gard metro istasyonunda patlama meydana geldiği belirtiliyor. Patlamada 1 kişi yaralandı, 1 kişi ise hayatını kaybetti.

Aftonbladet'in haberine göre, patlamaya bir el bombası yol açtı. Patlamada 60 yaşlarında bir adamla, 45 yaşında bir kadının yaralandığı belirtildi. Patlamada yaralanan 60 yaşlarındaki adamın kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği ifade edildi.

Olayla ilgili soruşturma başlatılırken, patlamanın terör bağlantılı olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor.

(Habertürk, 7 Ocak 2018)

 

Fransa ve Çin Arasında "At Diplomasisi"

Üç gün sürecek Çin ziyaretine başlayan Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un, Çin Devlet Başkanı ŞiCinping'e Cumhurbaşkanı Atlı Alayı'ndan seçtiği Vesuvius isimli bir at hediye edeceği bildirildi.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, üç gün sürecek Çin gezisine, Çin uygarlığının beşiği ve eski İpek Yolu’nun başlangıç noktası olarak görülen Xi’an kentinde başladı.  Macron'un gezisi, geçtiğimiz Ekim ayında düzenlenen Çin Komünist Partisi Kongresi’nden bu yana, bir Avrupa devlet başkanı tarafından ülkeye yapılan ilk ziyaret oldu.

Aralarında 50'den fazla iş insanının da bulunduğu kalabalık bir heyetle Çin'e giden Macron'un ziyareti sırasında, iki ülke arasında önemli anlaşmalar imzalanması da bekleniyor. Macron'a gezide eşi Brigitte eşlik ediyor. Fransa liderinin gezi sırasında Fransız şirketlerin Çin pazarına daha fazla ulaşmasını sağlamak üzere girişimlerde bulunması bekleniyor.

"Diplomasi Dünyasında Görülmemiş Bir Jest"

Macron'un, Çin Devlet Başkanı ŞiCinping'e Cumhurbaşkanı Atlı Alayı'ndan seçtiği Vesuvius isimli 8 yaşında bir at hediye edeceği bildirildi. Reuters, bu hediye seçiminin, "bugüne kadar diplomasi dünyasında görülmemiş bir jest" olduğunu yazdı. Çin Devlet Başkanı Şi, 2014'te Paris ziyaretinde Fransa Cumhurbaşkanlığı Atlı Alayı'ndan çok etkilendiğini söylemişti.

Macron'un bu hediyesinin, Çin'in "panda diplomasisine" karşı bir jest olduğu da söyleniyor. Çin, daha önce Paris'teki bir hayvanat bahçesine panda göndermiş ve Macron'un eşi Brigitte de pandanın "vaftiz annesi" olduğunu söylemişti.

Elysee Sarayı'ndan bir yetkili, "Güvenlik gerekçesiyle atı götürmek çok zor olsa da bunun cumhurbaşkanı için önemi büyük. At, Fransa'nın mükemmelliğinin bir sembolü" dedi.

(Dünya, 8 Ocak 2018)

 

Yunan Mahkemesinden Darbeci Asker Hakkında Karar

Atina İstinaf Mahkemesi, Yunanistan’a kaçan darbecilerden Süleyman Özkaynakçı’nın iltica talebine Yunan hükümetinin itirazını kabul ederek yürütmeyi durdurma kararı aldı.

15 Temmuz darbe girişiminin ertesi günü 8 askeri Yunanistan'a kaçıran helikopterin yardımcı pilotu Özakça'ya 30 Aralık 2017'de Sığınma Temyiz Komitesi tarafından iltica hakkı tanınmıştı. Türk Dışişleri, karara tepki göstermiş ve Yunanistan için 'darbecileri koruyan bir ülke' ifadesi kullanılmıştı. Yunan hükümeti de mahkemenin bu kararına itiraz etmişti.

(Sputnik Türkçe, 8 Ocak 2018)

 

BESA Hareketi Başkanı Kasami Görevden Alındı

BESA Hareketi Genel Başkanı Bilal Kasami, bugün Üsküp’te gerçekleşen Merkez Meclis toplantısında alınan karar ile görevden alındı.

Makedonya'da yaşayan Arnavutların siyasi partisi BESA (Söz) Hareketi Genel Başkanı Bilal Kasami, bugün Üsküp'te gerçekleşen Merkez Meclis toplantısında, parti tüzüğüne aykırı hareket etmek ve yerel seçimlerle ilgili sorumluluk almamasından dolayı görevden alındı.

Kongre Kararı Alındı

Time Balkan'ın aktardığı habere göre Başkent Üsküp'te düzenlenen ve aralarında parti başkan yardımcıları, genel sekreter ve milletvekillerinin de bulunduğu 107 üyeden 64'ünün (çoğunluğun) katıldığı Merkez Meclis toplantısında, partinin Şubat ayında kongreye gitmesi ve kongreye kadar partiyi milletvekili ve en yaşlı üye olan Prof. Dr. Necbedin Kahremani'nin yürütmesi kararı alındı.

Kasimi Eleştirilerin Hedefi Olmuştu

Makedonya'da 29 Ekim yerel seçimlerinde Kalkandelen Belediyesi başkanlığına aday olan Bilal Kasami seçimleri kaybetmiş ve partide eleştirilerin hedefi olmuştu. Kasami, yerel seçimlerin ardından iki ay geçmesine rağmen, partinin karar alma merciği olan Merkez Meclis üyelerinin toplantı davetlerini geri çevirdi.

Merkez Meclis üyelerinin büyük çoğunluğunun, kongre tarihinin belirlenmesi ve seçim komisyonu başkanının seçilmesi için istedikleri toplantı Bilal Kasami tarafından farklı gerekçelerle ertelenmişti. Israrlar sonucu sadece iki kez toplanan Merkez Meclis, Başkan Bilal Kasami'nin engellemeleri sonucu kongre için seçim komisyonu seçilmeden sona erdi.

Kasımi Paralel Toplantı Yaptı ve Kararı Reddetti

BESA Hareketi'nin 1. Olağan Kongresi'ni düzenleyecek seçim komisyonuna kendine yakın isimleri seçtiremeyeceğini anlayan ve Merkez Meclis üyelerinin çoğunluğunun istifasını istediği Bilal Kasami, bugün başkent Üsküp'teki BESA Hareketi Genel Merkezi'nde düzenlenen Merkez Meclis toplantısına katılmak yerine, aynı saatte Kalkandelen'de paralel merkez meclis toplantısı gerçekleştirerek salt çoğunluğun aldığı kararı kabul etmediğini açıkladı.

Toplantıda FETÖ'cü ve Soros Destekçisi İsimler Vardı

Habere göre Bilal Kasami'nin bugün BESA Hareketi'nin toplantısına alternatif olarak düzenlediği paralel toplantısında FETÖ-Soros ile irtibatlı bazı kişiler bulunduğu belirtildi.

BESA Hareketi'nin ilk kongresi 24 Şubat 2018 tarihinde gerçekleşecek.

(Time Turk, 8 Ocak 2018)

 

Kosova’da Yeni Gözaltı Merkezinin Açılışı Yapıldı

Priştine’de, 10 bin 500 metre kare büyüklüğündeki yeni gözaltı merkezinin açılışı gerçekleştirildi. Gözaltı merkezinin açılışı Adalet Bakanı Abelart Tahiri ve Kamu Yönetimi Bakanı Mahir Yağcılar tarafından yapıldı.

Açılış töreni ardından bir konuşma yapan Kamu Yönetimi Bakanı Mahir Yağcılar, yeni gözaltı merkezinin açılışının, hükümetin hukukun üstünlüğüne verdiği önemin bir göstergesi olduğunu kaydetti.

Adalet Bakanı AbelartTahiri de, söz konusu gözaltı merkezinin yanı sıra, ülkedeki tüm ıslah merkezlerindeki durumun düzeltilmesi için de çalışmaların yürütüleceğini ifade etti. Bakan Tahiri ayrıca, hükümlülerin hakları için de adım atılacağını dile getirdi. Yeni açılan gözaltı merkezi Adalet Bakanlığının yakınlığında bulunuyor. Gözaltı merkezi 6.7 milyon Euro’ya mal oldu.

(Balkan Günlüğü, 8 Ocak 2018)

 

Kardak Kayalıklarında Türk-Yunan Gerilimi

Kardak kayalıklarına yaklaşan Yunan savaş gemisi, bölgeye gelen Türk savaş gemisi tarafından uzaklaştırıldı. Başbakan Aleksis Çipras’ın yarın Bodrum’a 12 mil uzaklıktaki Kilimli (Kalimnos) Adası’na giderek dini törenlere katılacağı haberleri sonrası, bölgede Yunan savaş gemisi ve sahil güvenlik botları hareketliliği arttı.

Saat 16.00 sıralarında bölgeye gelen Türk savaş gemisi, Kardak kayalıklarına yakın olan Yunan savaş gemisini uzaklaştırdı. Yaşanan sıcak dakikalar, anbean DHA kamerasına yansıdı.

Yunan savaş gemisi önce Kilimli Adası önlerine, sonra Yunan sularına çekildi. Türk savaş gemisi ise Didim istikametinde seyrine devam etti.

(Balkan Günlüğü, 8 Ocak 2018)

 

Kuzey Kıbrıs'ta Seçimin Galibi UBP

Kuzey Kıbrıs’ta yapılan parlamento seçimlerinin galibi Ulusal Birlik Partisi oldu. Ancak sandıktan çıkan sonuca göre hükümet kurmak için bir kez daha koalisyon gerekecek.

Kıbrıs’ı federal çatı altında yeniden birleştirmeyi hedefleyen çözüm çabalarının art arda başarısız olması, Kuzey Kıbrıs'taki erken genel seçimlerde adada iki ayrı devleti savunan sağ partilere yaradı.

Kuzey Kıbrıs'ta pazar günü  yapılan oylamada, koalisyon iktidarının büyük ortağı, merkez sağdaki Ulusal Birlik Partisi’nin (UBP) zaferiyle sonuçlandı. UBP’nin aldığı yüzde 36,5 oy oranı her ne kadar tek başına iktidar olmaya yetmese de, merkez sağın köklü partisi 2013’teki seçimlere göre oylarını yüzde 10’dan fazla artırdı.

Resmi olmayan sonuçlara göre, Kıbrıslı Türklerin 50 sandalyeli Cumhuriyet Meclisi’ne iki yeni sağ parti daha girdi. Böylece meclis, tarihinde ilk kez dördü sağ görüşlü altı partiden oluşan çok sesli bir temsiliyet düzeyine yükseldi.

İlk kez seçime katılan Halkın Partisi, geçmişte Rauf Denktaş da dahil olmak üzere üç farklı cumhurbaşkanına çözüm çabalarında müzakerecilik yapmış olan profesör Kudret Özersay liderliğinde önemli bir başarıya imza attı. Halkın Partisi ilk sınavında oyların yüzde 17’sini alarak üçüncü sıraya yerleşti ve kurulması muhtemel bir koalisyonun altın anahtarı haline geldi.

 Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Başkanı ve Başbakan Hüseyin Özgürgün koalisyon arayışında olacak.

Hükümeti kurma görevini alarak yeni bir koalisyon arayışına başlayacak olan UBP lideri Hüseyin Özgürgün’ün, sağ tandanslı Halkın Partisi ile güçlü bir koalisyon oluşturması olasılıkların başında geliyor. Ancak HP lideri Kudret Özersay’ın seçim döneminde Özgürgün’e yönelik sert muhalefeti bu ortaklığı imkansız kılarsa, seçimin lideri UBP’nin 50 sandalyeli mecliste güçlü bir hükümet için bu kez üçlü bir koalisyonu denemesi gündeme gelebilir.

Çözümsüzlük Seçmeni Sağ Partilere Yöneltti

Çözümden umudunu kesen Kıbrıs Türk halkı, kullandığı oyların yüzde 67’sini, Rumlarla federal çözüm yerine, adada iki egemen devletin varlığına dayalı bir yapıyı benimseyen sağ partilere verdi.Kıbrıslı Türk seçmenin tercihinde, ülkedeki sosyo ekonomik sorunların çözümü için Kuzey Kıbrıs'ı resmen tanıyan tek ülke olan Türkiye’yle ilişkilerin güçlendirilmesi talebide etkili oldu. Bu husus, sağ partilerin öncelikli vaatleri arasında yer alıyordu.

Cumhuriyetçi Türk Partisi'nden Büyük Düşüş

Seçimde en büyük oy kaybını, Rumlarla federal çözümü savunan merkez soldaki Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) yaşadı. Anamuhalefetteki CTP, birinci sırada çıktığı 2013 seçimlerine göre yüzde 16 oranında oy kaybetti ve ikinci oldu. Seçim sonucu CTP tarihindeki en büyük yenilgilerden biri olarak niteleniyor. CTP lideri Tufan Erhürman, hiçbir koşulda UBP ile koalisyon kurmayacağını açıklamıştı.

Seçimlerde yüzde 5’lik barajı aşarak meclise 3 parti daha girdi. Bunlar arasında ilk kez seçime katılan ve Kuzey Kıbrıs'taki Türkiye kökenli seçmeni etrafında toplamayı hedefleyen sağ görüşlü Yeniden Doğuş Partisi (YDP) yer aldı. YDP kesin olmayan sonuçlara göre yüzde 1 farkla barajı geçti.

Meclisin diğer 2 üyesi, şimdiki cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın arkasında bıraktığı Toplumcu Demokrasi Partisi ile kurucu cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın oğlu Serdar Denktaş’ın liderliğindeki Demokrat Parti oldu. Koalisyonun küçük ortağı Demokrat Parti önceki seçimlere göre yüzde 15 düzeyinde oy kaybetti, TDP ise oylarını yüzde 1 oranında artırdı. İki parti de yüzde 8 civarında oy aldı.

Öncelik Ekonomi Oldu

Geçen seçime göre katılımın yüzde 7 düzeyinde azaldığı seçimlerde, kayıtlı 190 bin seçmenin yüzde 62’si sandığa gitti. İlk kez bu seçimlerde Kıbrıs sorunu, sosyo ekonomik meselelerin gölgesinde kaldı. Partiler seçmene daha şeffaf ve iyi bir yönetim, ekonomik sorunların çözümü, yeni projeler gibi vaatlerde bulundu. Kıbrıs sorununu çözme vaadi, bu seçimlerin gündeminde yoktu.

Kesin olmayan seçim sonuçları, yeni bir koalisyonu zorunlu kılıyor. Geçmişteki deneyimler, ancak iki partili güçlü bir koalisyonun uzun ömürlü olabileceğini gösteriyor. UBP liderinin üç partili bir koalisyona yönelmek zorunda kalması ya da koalisyon kurma çabalarının sonuçsuz kalması halinde, erken seçimin bir siyaset geleneğine dönüştüğü KKTC’de tekrar sandık başına gidilmesi sürpriz olmaz. Seçimin tekrarlanması durumunda UBP’nin bu kez tek başına iktidarı yakalaması, yüksek olasılık olarak gösteriliyor.

(Deutsche Welle Türkçe, 8 Ocak 2018)

 

Döviz Rezervinde Yüzde 4,3'lük Yükseliş

Çin'in döviz rezervi, geçen yılın sonunda 3 trilyon 139 milyar 900 milyon dolara ulaşarak, Ocak 2017'ye göre yüzde 4,3 arttı.

Çin'in merkez bankası Çin Halk Bankası tarafından açıklanan verilere göre, Aralık ayında, Çin'in döviz rezervi Kasım'a göre 20 milyar 700 milyon dolar yükseldi. Böylece Çin'in döviz rezervinde art arda 11 aylık artış kaydedilmiş oldu.

Çin Ulusal Döviz Yönetim Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, Çin'de gerçekleştirilen sınır ötesi sermaye akımı ile yurt içi ve yurt dışındaki ticari faaliyetlerin, Aralık ayında istikrara ve dengeye kavuşmayı sürdürdüğü ifade edildi.

Açıklamada ayrıca, Aralık ayında uluslararası finans piyasasında hafif dalgalanmaların yaşanması ve dolar dışında diğer önemli paraların kurlarında görülen artışların döviz rezervindeki yükselişe neden olduğuna işaret edildi.

(CRI Türk 7 Ocak 2018)

 

Kuzey Avrupa- Baltık Denizi Parlamento Başkanlarından Çin'e İlk Ziyaret

Kuzey Avrupa ve Baltık Denizi ülkelerinin parlamento başkanlarından oluşan bir heyetin Çin'i ziyaret edeceği bildirildi.

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Geng Shuang, düzenlenen olağan basın toplantısında, Çin Ulusal Halk Meclisi Daimi Komitesi Başkanı Zhang Dejiang'ın daveti üzerine, Finlandiya, Norveç, İzlanda, Estonya ve Letonya, Litvanya parlamento başkanları ile İsveç Parlamento Başkan Yardımcısı'ndan oluşan heyetin 7-13 Ocak tarihlerinde Çin'e ziyaret yapacağını belirtti.

Bu ziyaretin Kuzey Avrupa ve Baltık Denizi ülkelerinin parlamento başkanlarının Çin'e yaptığı ilk ortak ziyaret olacağına dikkat çeken sözcü, adı geçen ülkelerin bu ziyaretle Çin'le olan ilişkileri ve yasama organları arasındaki iletişimi güçlendirerek, Çin ile Avrupa arasındaki ilişkileri geliştirmek istediklerini ifade etti.

(CRI Türk 6 Ocak 2018)

 

Bali'deki Çinlilere Güvenlik Uyarısı

Çin'in Endonezya'daki Denpasar Başkonsolosluğu dün, Bali Adası'ndaki Çin vatandaşlarına güvenlik uyarısında bulundu.

Başkonsolosluktan yayınlanan bildiride, Bali'de yaşayan Çinli bir kadının 4 Ocak günü sabaha karşı evinde öldürüldüğü duyuruldu.

Bildiride, başkonsolosluğun olayı haber aldıktan hemen sonra Bali Emniyet Müdürlüğü'nden konu ile ilgili bilgi alarak, olay hakkında soruşturma yapılmasını ve katilin bir an önce yakalanmasını istediği ifade edildi.

Başkonsolosluğun bildirisinde ayrıca, Çin vatandaşlarına tetikte olmaları ve herhangi tehlikeli bir durumla karşı karşıya kaldıklarında derhal polisi arayıp, başkonsoloslukla irtibata geçmeleri uyarısında bulunuldu.

Öte yandan Bali polisi, olay hakkında şu an soruşturma yürüttüklerini ve edindikleri bilgileri ilk anda Çin tarafına bildireceklerini açıkladı.

(CRI Türk 7 Ocak 2018)

 

Akıl ve Fiziksel Sağlığının Yerinde Olmadığı Eleştirileri Sonrası Trump'a Sağlık Kontrolü

ABD Başkanı Donald Trump geçen hafta piyasa çıkan 'Gazap ve Öfke: Trump'ın Beyaz Sarayı'nın İçinden' adlı kitapta yer alan ve kamuoyunda fiziksel ve akıl sağlığının Başkanlık için uygun olmadığı yönünde tartışmalara neden olan iddiaları savuşturmak istiyor. Trump göreve gelmesinden bu yana ilk kez resmi sağlık kontrolünden geçirilecek.

The Telegraph'ın haberine göre Trump, Beyaz Saray'da göreve başlamasından  bu yana ilk kez resmi olarak sağlık kontrolünden geçirilecek.

Akıl ve fiziksel sağlığının bu görev için uygun olmadığı spekülasyonlarının gölgesinde gerçekleşecek sağlık kontrolü bu cuma günü ülkenin en büyük askeri hastanesi olan Washington DC'deki 'Walter Reed National Military Medical Center' da yapılacak. Sağlık kontrolünü ise Trump'ın selefi Barack Obama'nın doktoru yapacak.

Trump Paylaşılmasını İstemediği Bilgilere İlişkin Söz Sahibi Olacak

Bu sağlık kontrollerinde alışılageldiği üzere Başkan'a uyuma alışkanlıkları ve cinsel hayatı hakkında sorular sorulacak. Kan ve idrar testleri yapılacak, kalp sağlığı kontrol edilecek. Sonuçların özeti kamuoyuyla paylaşılacak ancak Trump kamuoyuna açıklanmasını istemediği sonuçlar hakkında söz sahibi olacak.

Trump bu son adımla geçen hafta piyasa çıkan 'Gazap ve Öfke: Trump'ın Beyaz Sarayı'nın İçinden' adlı kitapta yer alan ve kamuoyunda fiziksel ve akıl sağlığının başkanlık için uygun olmadığı yönünde tartışmalara neden olan iddiaları savuşturmak istiyor.

Eğer ayrıntılı ve güvenilir rapor açıklanırsa bu, şu ana kadar seçilen en yaşlı ABD Başkanı olan 71 yaşındaki Trump'ın yemeyi sevdiği peynirli hamburger ya da KFC marka tavukların sağlık durumuna nasıl etki ettiği gibi merak edilen soruları aydınlatabilir.

Gazeteci Michael Wolff kitabında Trump'ın fastfood alışkanlığından bahsetmiş ayrıca 'eski arkadaşlarını tanımakta zorlandığını' ve 'aynı hikayeleri kelimesi kelimesine tekrar ettiğini' yazmıştı. Trump ise kitabı 'uydurma' olarak nitelemiş ve 'Çok istikrarlı bir dahiyim' açıklamasında bulunmuştu.

(Sputnik Türkçe, 8 Ocak 2018)

 

Trump'ın Eski Danışmanı Bannon'dan Geri Adım: “Ona Desteğim Sarsılmaz”

ABD Başkanı Donald Trump'ın görevdeki ilk yılını anlatan bir kitaptaki açıklamalarıyla ABD kamuoyunda tartışmalara neden olan Beyaz Saray eski baş stratejisti Steve Bannon, sözlerini düzeltti. Bannon, Trump'a olan desteğinin sarsılmaz, Trump'ın oğlu Trump Jr.'ın ise iyi bir vatansever olduğunu belirtti.

Konuyla ilgili ABD'de yayın yapan Axios adlı haber portalına yazılı açıklama gönderen Bannon, kendisine atfedilen sözlere açıklık getirdi ve gecikmiş cevabından dolayı özür diledi.

'O İyi Bir Adam'

Açıklamasında Trump'a olan desteğinin sarsılmaz olduğunu vurgulayan Bannon, Trump'ın oğlu ile ilgili olarak, "Babasına ve onun ülkeyi değiştiren ajandasına olan desteğinden hiç vazgeçmedi. O iyi bir adam ve iyi bir vatansever" ifadesini kullandı.

Bannon, ayrıca başkanlık yarışında Demokratların adayı Hillary Clinton'ı yenebilecek tek Cumhuriyetçi adayın Trump olduğunu bildirdi.

Trump'ın eski baş stratejisi Bannon'a dayandırılan bilgilerin de yer aldığı "Gazap ve Öfke: Trump'ın Beyaz Sarayının İçinden" adlı kitap, ABD kamuoyunda tartışmalara neden olmuştu.

Kitapta Bannon'ın, Trump'ın büyük oğlu Trump Jr. ile bazı Ruslar arasında New York'taki Trump Otel'de yapılan görüşme için 'haince' ifadesini kullandığı belirtilmişti. Trump ise yazılı açıklamayla Bannon'a çıkışmış, "Kovulduğu gün sadece işini değil, aynı zamanda aklını da yitirmiş" sözleriyle Bannon'a tepki göstermişti.

Kitap İlk Saatlerinde Tükendi

Trump'ın Beyaz Saray'a yerleşmesinden sonra yerleşkede yaptırdığı değişiklikler, yeme-içme alışkanlığı, televizyon izleme sıklığı ve toplantılara hazırlanma yöntemi gibi birçok kişisel bilginin de yer aldığı kitap 5 Ocak'ta raflardaki yerini almış ve ilk saatlerinde tükenmişti.

 Trump, kitabın yazarı Wolff'un iddiaları ve paylaştığı anekdotlarla ilgili değerlendirmelerinde "kitabın uydurma iddialarla dolu olduğunu" savunmuştu. Ayrıca kitapta kendisine yöneltilen "akıl sağlığı başkan olmaya elverişli değil" şeklindeki iddiaları reddeden Trump, ABD'nin en iyi okullarından birine gittiğini, çok başarılı bir öğrenci olduğunu, milyar dolarlık işletmeler kurduğunu, televizyon dünyasında başarılı olduğunu ve ilk denemesinde ülkeye Başkan seçildiğini dile getirmişti.

Trump'ın avukatları ise Başkan'ın onurunu zedelemek de dahil birçok ihlalden dolayı yazar ve yayınevi aleyhine dava açabileceklerini açıklamıştı.

(Sputnik News 8 Ocak 2018)

 

Pompeo ve Mcmaster'dan Rusya Uyarısı

Merkezi Haber Alma Teşkilatı CIA’nin başkanı Mike Pompeo Rusya ve diğer ülkelerin Kongre seçimlerine zarar vermeye çalıştığını belirtti.

Amerika’da Kongre seçimleri bu yıl içinde yapılacak.

Amerika’daki istihbarat servisleri 2016 başkanlık seçimlerine Rusya’nın Donald Trump’ın başkan seçilmesine yardımcı olmak amacıyla müdahale ettiği sonucuna varmıştı.

CIA Başkanı Mike Pompeo CBS televizyonuna yaptığı açıklamada, Rusya’nın müdahalesinin uzun süredir olduğunu ve devam ettiğini söyledi.

Pompeo, Moskova’nın şu anda Amerika seçimlerine zarar vermeye çalışıp çalmadığı yönündeki bir soruya, “Evet, onyıllardır çaba harcıyor” şeklinde yanıt verdi.

Pompeo, “Evet, sadece Ruslarla ilgili değil diğerlerinden de endişeliyim” dedi. Ancak Pompeo ‘diğerlerinden’ neyi kastettiğinin ayrıntısına girmedi. CIA Başkanı, “Batı demokrasisine zarar vermek isteyen çok düşmanımız var” ifadesini kullandı.

Moskova Trump’ın kazanmasına yardımcı olmak için 2016 seçimlerine müdahale ettiğini reddediyor. Özel savcı Robert Mueller herhangi bir suç işlenip işlenmediğini araştırıyor.

Pompeo, CIA’nin Amerika seçimlerini güvenli ve demokratik olmasını sağlamak için ulusal güvenlik ekibinde önemli bir işlevi olduğunu kaydetti.

Bunun için özenle çalışıyoruz diyen Pompeo, “bunu tehdit eden Ruslara ya da diğerlerine karşı çalışacağız” dedi.

McMaster: "Rusya Meksika'da seçimleri etkilemek için özel kampanya yürütüyor"

Başkan Donald Trump’ın ulusal güvenlik danışmanı H.R.McMaster da Rusya’nın Meksika’daki 2018 seçimlerini etkilemek için özel bir kampanya yürüttüğünü iddia etti.

McMaster bu açıklamayı bir Meksika gazetesine yaptı.

McMaster geçen ay yaptığı bir konuşmada da Rusya’nın Meksika’da Temmuz ayında yapılacak seçimlere müdahale ettiği yönünde kanıt olduğunu belirtmişti.

Meksika'da Temmuz ayında başkanlık seçimleri yapılacak.

(Voice of America, 7 Ocak 2018)

 

Yönetimdeki İsimlerden Trump’a Destek

Başkan Donald Trump Pazar günkü twitter mesajında, “Başkanlığa aday olduğumu açıkladığım ilk günden beri sahte habere katlanmak zorunda kaldım. Şimdi de tamamen güvenilmez bir yazar tarafından yazılan sahte kitaba katlanmak zorundayım” dedi.

Trump’ın hedefindeki isim “Fire and Fury: Inside Trump White House” kitabının yazarı Michael Wolff. Kitap Trump ve bazı yardımcıları dahil yapılan 200 röportaja dayanıyor ve işlevsiz bir Beyaz Saray tanımlaması yapıyor.

Trump twitter mesajında, bir başka Cumhuriyetçi Başkan Ronald Reagan’ın da akıl sağlığını sorgulayan hikayelerle karşılaştığını ve Reagan’ın bunu iyi idare ettiğini kaydetti. Trump kendisinin de bu durumu iyi idare edeceğini belirtti.

Amerika’nın Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Nikki Haley ve Merkezi Haber Alma Teşkilatı CIA’nin başkanı Mike Pompeo’a da Trump’a destek verdi.

Haley, ABC News’a verdiği demeçte Beyaz Saray’ı ziyaretinden bahsetti ve “Kimse Başkan’a saygısızlık göstermiyor” dedi. Pompeo da Fox News’a yaptığı açıklamada, “Onu istihbarat toplumunun verdiği bilgiyi alırken ve Amerika’nın yararına kullanırken gördüm” dedi.

Bu arada Trump’ın eski danışmanlarından ve kitapta yer alan açıklamalarıyla Donald Trump’ın tepkisini çeken Steve Bannon Pazar günü yeni açıklamalarda bulundu.

Bannon, “Başkan’a ve gündemine desteğim sarsılmaz” ifadesini kullandı.

Bannon, “Donald Trump Jr. Hem milliyetçi hem de iyi bir adam. Babasını yorulmadan destekliyor” dedi.

Bannon, söz konusu kitapta Trump’ın oğlu Donald Trump Jr’ın Rus avukatla görüşmesini ihanet olarak nitelemişti.

Bu arada Trump’ın üst düzey danışmanı Stephen Miller Bannon’ın kitapta yer alan söylemlerini şüpheli bulduğunu belirtti.

Miller CNN’de katıldığı programda Bannon’ı ‘kızgın ve kindar’ biri olarak niteledi. Miller, Beyaz Saray çalışanlarının Bannon’ın yorumlarından rahatsız olduğunu da vurguladı.

Miller kitabın yazarı Wolff ve kitapiçin ‘işe yaramaz’ ifadesini kullandı.

CNN sunucusu JakeTapper, Miller’ın yağcılık yaptığını belirterek sadece bir izleyiciyi Trump’ı memnun etmeye çalıştığını söyledi ve röportajı sonlandırdı.

Trump’ın buna tepkisi gecikmedi. Amerika Başkanı kısa süre sonra tweet attı. Trump, “Sahte haber CNN’den JakeTapper Trump yönetiminden StephenMiller’la röportajını mahvetti. Nefreti ve bu adaletsiz CNN piyonunu izleyin” dedi.

(Voice of America, 8 Ocak 2018)

 

Kadirov’dan ‘ABD’nin Askeri Çılgınlığını’ Durdurma Çağrısı

Rusya Federasyonu'na bağlı Çeçenistan Cumhuriyeti lideri RamzanKadirov, ABD’nin tüm Ortadoğu’yu savaşa sürüklemek ve Rusya’nın etrafında çatışma bölgeleri oluşturmak istediğini belirterek, Washington’un ‘askeri çılgınlığını’ durdurma çağrısı yaptı.

Kadirov, Telegram kanalı üzerinden paylaştığı mesajda, "ABD'nin tüm Ortadoğu'yu savaşa sürükleme niyetinde olduğunu teyit edecek herhangi bir kanıta gerek yok. ABD, Rusya'nın etrafında, ateşin içine aldığı ve insanların birbirilerini öldürdüğü çatışma bölgeleri oluşturmak istiyor. Bizim ülkemizde ve diğer ülkelerde olup bitenlerin hepsi, ABD kendi elleriyle yarattı" ifadelerini kullandı.

ABD'nin Suriye'deki muhalifleri destekleyerek, Kudüs'ü İsrail'in başkenti kabul ederek ve İran'da iç savaşı körükleyerek üç koldan saldırdığını belirten Kadirov, Washington'un Ukrayna, Gürcistan, Irak ve Libya'ya yönelik politikalarını yıkıcı olarak niteledi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in her zaman tek kutuplu dünyaya karşı olduğunu hatırlatan Kadirov, "ABD'nin askeri çılgınlığı durdurulmalı. Avrupalı ortaklarımız, Rusya'nın adaletten, dünyadaki yaşamın korunmasından yana olduğunu anlamalı. Avrupa korkmadan, ihanete karşı tek bir cephe oluşturmalı, aksi halde Avrupalı ülkeler de dâhil olmak üzere daha birçok ülke kaosa sürüklenecek" ifadelerini paylaştı.

(Sputnik Türkçe, 7 Ocak 2018)

 

Senatör Flake: "Havana’daki Diplomatlara Saldırı Olduğuna Dair Kanıt Yok"

Cumhuriyetçi Arizona Senatörü ve aynı zamanda Senato Dış İlişkiler Komisyonu üyesi Jeff Flake, Amerika’nın Havana’daki diplomatlarının bilinmeyen bir silahla saldırıların kurbanları olduklarına dair kanıt bulunamadığını belirtti.

Küba’yla ilişkilerin yumuşaması yönündeki politikaya uzun zamandır öncülük eden Flake, AssociatedPress Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu. Flake, Cuma günü Havana’da Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez dahil bir dizi üst düzey yetkiliyle görüşmeler yapmıştı.

Flake, Küba İçişleri Bakanlığı’nın Federal Soruşturma Bürosu FBI’ın kendilerine ses dalgalarıyla yapılan saldırıya dair bir kanıt bulamadığını belirttiğini söyledi.

Flake, saldırı kelimesinin kullanıldığını ancak saldırı olduğuna dair de bir kanıt olmadığını vurguladı. Flake, “birşey oldu ama ne olduğunu bilmiyoruz, ancak Küba Hükümeti’nin buradaki diplomatlara saldırdığına dair bir kanıt yok” dedi.

Kübalılar, Flake’a FBI ajanlarının 4 kez Küba’ya geldiğini ve Amerikalı diplomatların maruz kaldığı gizemli hastalıkla ilgili bir ipucu bulamadıklarını söyledi.

Washington, Havana’daki 24 hükümet çalışanı ve eşlerinin evlerinde ya da kaldıkları otellerde hastalandıklarını belirtmişti.

Dışişleri Bakanı Rex Tillerson, bunların planlı saldırı olduğuna inandığını söylemiş ancak Amerika’nın bu saldırıların arkasında kimin olduğunu bilmediğini kaydetmişti.

Amerika birçok diplomatını Havana’dan çekmiş durumda. Washington birçok Kübalı diplomatı da Amerika’yı terketmesi için zorladı.

(Voice of America, 7 Ocak 2018)

 

Rusya ve Mısır’dan Ortak Askeri Tatbikat

Rusya ve Mısır paraşütçü indirme birliklerinin, Mısır’da ‘Dostluğun Koruyucuları’ adlı bir ortak taktik askeri tatbikat daha düzenleyeceği duyuruldu.

Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü (KGAÖ) Acil Müdahale Kolektif Gücü'nden Albay Aleksey Sgibnev, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Mısır tarafından davet aldık, bu yıl ortak tatbikat Mısır'da yapılacak" ifadelerini kullandı.

Sgibnev, tatbikata hazırlık çalışmalarına geçtiğimiz aralıkta başlandığını kaydetti.

Rusya ve Mısır paraşütçü indirme birlikleri, geçtiğimiz eylül ayında "Dostluğun Koruyucuları 2" tatbikatını Rusya'nın Novorossiysk kentinde düzenlemiş, paraşüt indirme operasyonlarının yanı sıra savaş ve terörle mücadele eğitimlerinin de verildiği çalışmaya 600'den fazla askeri personel katılmıştı.

2016'daysa Rusya ve Mısır'ın düzenlediği ‘Dostluğun Koruyucuları' tatbikatı, Mısır'ın kuzeybatısındaki El-Alemeyn bölgesinde bulunan Muhammed Necib askeri üssünde düzenlenmiş, çalışmaya 700'den fazla asker katılmıştı.

(Sputnik Türkçe, 7 Ocak 2018)

 

"Rusya Onu Yönetemeyeceği Zaman, Kırım Geri Dönecek"

Ukrayna'nın ilk Cumhurbaşkanı Lepnid Kravçuk, Kırım hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu. Ukrayna’nın eski Cumhurbaşkanı Leonid Kravçık, Rusya’nın Kırım’ı yönetemeyeceği zaman yarımadanın, Ukrayna’ya geri döneceğini ifade etti.

Azatlık Radyosu’na konuşan Ukrayna’nın ilk Cumhurbaşkanı, “Bence Kırım Rusya onu yönetemediği zaman geri dönecek.” dedi.

Ukrayna’nın yarımadanın gelişimi için milyarlarca dolar harcadığını ifade eden Kravçuk, “1954 yılından beri Ukrayna, yarımadaya su getirmek, yolları, tatil tesisleri inşa etmek, tarımı, kültürü ve benzer şeyleri kalkındırmak için yüz milyar dolardan fazla yatırım yaptı. Moskova’dan Kırım onların olduğu konusunda gelen mitler hep uydurma. Kruşçev Kırım’ı hediye etmedi, Ukrayna’nın Herson, Odesa, Nikolayev gibi bölgelerde deneyimi olduğunu söyleyerek Kırım’a yardım edebileceğini ileri sürerek onu almaya zorladı. Ukrayna yardım etti onu ayağa kaldırdı. Şu an ise Kırım işgal edildi, bir de bunun Kırım’ın Rusya’ya geri dönüşü olduğunu iddia ediyorlar.” diye kaydetti.

İlk Rus askerleri Kırım’a 20 Şubat tarihinde girdi. Ukrayna Parlamentosu resmi düzeyde 20 Şubat 2014 tarihini Kırım ve Akyar'ın (Sivastopol) Rusya tarafından işgalinin başlangıç tarihi olarak kabul etti.

Rusya tarafından işgal edilen Kırım’da 2014 yılının Mart ayında sözde referandum düzenlendiğinde Rusya ordusu ve askeri araçları Ukrayna’nın doğu sınırlarında toplandı, ayrıca hava kuvvetleri alarm durumuna geçirildi.

18 Mart 2014 tarihinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Kırım sözde Parlamentosu Başkanı Vladimir Konstantinov, sözde Kırım Başbakanı Sergey Aksyonov ve Sivastopol Belediye Başkanı Aleksey Çalıy, Kırım ve Sivastopol'ün iki ayrı birim olarak Rusya’ya bağlanmasına ilişkin anlaşma imzalamışlardı.

İngiltere dahil Avrupa Birliği ülkeleri, ABD ve birçok ülke Kırım’da yapılan sözde “kendi kaderini belirleme referandumunun” sonuçlarını kabul etmeyi reddetti ve Kırım’ı işgal etmesi nedeniyle Rusya’ya karşı yaptırım uyguladı.

(QHA, 8 Ocak 2018)

 

Dağıstan Müftüsünün Eşinin Rusya Devlet Başkanlığı Aday Adaylığına Ret Kararı

Rusya’da 18 Mart 2018’de yapılacak devlet başkanlığı öncesinde aday adaylığı için yapılan başvurularda yeni “ret” kararları çıktı. Rusya Merkezi Seçim Komitesi, Rusya Federasyonuna bağlı Dağıstan Özerk Cumhuriyeti'nin baş müftüsü Ahmed bdulayev'in eşi, "İslam” dergisi genel yayın yönetmeni olan Ayna Gamzatova'nın başvurusunu geri çevirdi.

 46 yaşındaki Gamzatova’nın, başvuru sırasında kendisinin, eşinin ve 18 yaşından büyük çocuklarının mal beyanı belgelerini dahil bazı evrakları sunmaması, ret kararına gerekçe gösterildi. İlk başvuru anında bu eksikleri tespit etmeyen görevliler hakkında soruşturma açılacağı da bildirildi.

Bağımsız adayların başvuruları kabul edilse bile 2 Şubat’a kadar 300 bin imza toplayarak adaylık başvurusunda bulunmaları gerekiyor.

Bir diğer aday adayı Tatyana Volovik de aynı gerekçeyle reddedildi.

(Türk-Rus, 8 Ocak 2018)

 

Suriye Ordusu, Şam Yakınlarındaki Üste Kuşatmayı Deldi

Suriye ordusu, Şam'ın doğusunda yer alan Harasta kentindeki bir askeri üste militanların kuşatmasını deldi.

Suriye resmi haber ajansı SANA, Ceyşul İslam (İslam Ordusu) adlı örgüt liderliğindeki miltanların kuşatmasının kırıldığını duyurarak "Suriye Arap Ordusu'ndan birimler Harasta'daki Zırhlı Araç Üssü'ne yönelik kuşatmayı kırdı" ifadelerini kullandı.

"Suriye ordusu, Şam kırsalındaki ulaştırma biriminin kuşatmasını kırdı. Piyade güçleri ve tanklar kuşatmayı delip bu birimin yer aldığı alana girdi" dedi.

Kaynak ayrıca, ordunun askeri üs yakınlarında yer alan un değirmenlerinin kontrolünü de yeniden ele geçirdiğini söyledi.

Daha önce Suriye ordusu, Şam'ın güney batısındaki operasyonlarını durdurmuştu.

Bu gelişme, kalelerinin ordu tarafından ablukaya alınması ardından El Nusra (yeni ismiyle Fetih el Şam) militanlarının bu bölgeden engelsiz bir biçimde ayrılmak için müzakerelere başlamak istemelerini izlemişti.

(Sputnik Türkçe, 8 Ocak 2018)

 

Husiler: Sana'da Suudi Savaş Uçağı Düşürdük

Yemen'e Şii Husilerin yönetimi ele geçirdiği Mart 2015'ten beri saldırı düzenleyen Suudi Arabistan, dün Yemen başkenti Sana üzerinde bir savaş uçağını kaybetti. Şii Husi milisleri, Suudilerin F-15 savaş uçağını karadan havaya füzeyle vurduklarını duyurdu. Suudi liderliğindeki koalisyon ise F-15'in teknik arıza sebebiyle düştüğünü savundu.

24 Saat İçinde İkinci Kez

Bir gün öncesinde de Yemen'in Sada vilayetinde, Suudi öncülüğündeki koalisyon güçlerine ait bir savaş uçağının teknik arızadan dolayı düştüğü, 2 pilotun sağ kurtulduğu açıklandı. Husiler ise uçağı kendi hava savunma sistemlerinin düşürdüğünü duyurdu.

Füze Saldırıları Korkutuyor

Koalisyonun dur duraksız saldırılarına karşı yanıt vermeye geçen Husiler, son dönemde doğrudan Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'ni (BAE) hedef alıyor. Bu hedef alma, Husilerin 19 Aralık'ta Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'daki Kraliyet Sarayı'na balistik füze fırlatmasıyla tavan yaptı. Kasımda Riyad havaalanına füze yollamaları da Suudilerin İran'a yönelik 'savaş ilanı' söylemine yol açmıştı. Bugüne dek Suudi hava savunma sistemlerinin Yemen'den fırlatılan füzeleri havada imha ettiği açıklandı.

Husiler, 3 Aralık'ta da BAE'de yapımı devam eden Baraka nükleer santraline kruz füzesi fırlattığını duyurdu. BAE ise bu açıklamanın gerçeği yansıtmadığını savundu.

(Sputnik Türkçe, 8 Ocak 2018)

 

İran’dan Ortadoğu’ya Uyarı!

Bugün başkent Tahran’daki bir güvenlik konferansında konuşan İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, ülkede ekonomik gerekçelerle başlayarak rejim karşıtı protestolara dönüşen gösterilere değindi.

Zarif, diğer İranlı yetkililer gibi ülkedeki protestoları yabancı ülkelerin kızıştırdığını iddia etti. İsim vermeyen Zarif, “Hiçbir ülke komşularında güvensizlik yaratarak, kendisinde güvenli bir ortam yaratabileceğini düşünmesin” dedi. Bu tarz çabaların geri tepeceğini öne sürdü.

Düzenin Yararını Teşhis Konseyi Genel Sekreteri ve İran Muhafızlar Ordusu Eski Genel Komutanı Tümgeneral Muhsin Rezayi, Cumartesi yaptığı açıklamada İran'daki gösteri planlarının ABD ve Suudi Arabistan tarafından birkaç ay önce Erbil kentinde yapıldığını iddia etmişti. İran'daki gösterilere müdahale ettikleri yönündeki iddialara dün yanıt veren IKBY Başbakanı Barzani, "Kürdistan hükümetinin İran'ın sorunlarında eli yok" demişti.

28 Aralık’ta Başlayan Gösterilerde 21 Ölü

28 Aralık’ta İran’ın en büyük ikinci kenti Meşhed’de başlayan gösteriler, pek çok kent ve kasabaya yayılmıştı. Bu gösteriler, 2009’daki tartışmalı cumhurbaşkanlığı seçiminden sonraki protestoların ardından en kuvvetli tepki oldu.

Gıda fiyatlarındaki artışla başlayan şikâyetler, ilerleyen günlerde Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ve ülkenin ruhani lideri Ayetullah Hamaney’in hedef alınmasına kadar uzandı.

Pek çok kentte karşılık olarak rejim yanlısı büyük gösteriler de düzenlendi.

10 günü aşkın süren protestolarda en az 21 kişi öldürüldü, yüzlerce kişi de gözaltına alındı.

Son günlerde gösterilere katılımların azalmasıyla birlikte, İranlı yetkililer “Fitne bitti, dış güçler yenildi” mesajlarını artırdı.

(Milliyet, 8 Ocak 2018)

 

 'Eski İran Lideri Ahmedinejad Gözaltında' İddiası

Al Arabiya gazetesinin, Eski İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad'ın halkı yönetime karşı kışkırttığı gerekçesiyle Şiraz kentinde gözaltına alındığını iddia ettiği haber Ahmedinejad'ın avukatı tarafından yalanlandı.

Ayrıca Eski İran Cumhurbaşkanı'nın, dini lider Ayetullah Hamaney'in onayıyla ev hapsinde tutulacağı da iddia edilmişti.

Ahmedinejad son zamanlarda Tahran yönetimine eleştirilerde bulunmuştu.

Eski İran Cumhurbaşkanı, mevcut liderlerden bazılarının halkın endişelerine ve problemlerine duyarsız kaldığını savunmuştu. 

Konuya ilişkin İran'dan henüz resmi açıklama gelmezken, İran’daki İLNA Haber Ajansı’na konuşan Ahmedinejad’ın avukatı gözaltı iddialarının doğru olmadığını söyledi.

(TRT Haber, 7 Ocak 2017)

 

ENKS Yöneticisi: Rusya Bizi Soçi Toplantısına Davet Etti

ENKS kaynaklarından edinilen bilgilere göre Suriye sorununun çözümünü amaçlayan ve Rusya tarafından öncülük edilen Soçi kentindeki yapılacak Suriye Ulusal Diyalog Kongresi'ne ENKS, Rusya tarafından davet edildi.

Konuyla ilgili ENKS Yöneticisi Fuad Eliko, Sputnik'e açıklama yaptı.

'Daveti Değerlendireceğiz'

Eliko" Rusya yetkilileri kısa bir süre önce Kamışlı kentine gelerek ENKS heyetiyle görüştü. Toplantıda ENKS'den Foziye Yusuf, Named Davut, Muhamed İsmail ve Abdulsamet Xelef Bıro vardı. Rusya yetkilileri toplantıda ENKS heyetine ENKS'yi Soçi'de görmek istediklerini aktardılar. ENKS olarak Rusya'nın bu davetini değerlendireceğiz. Ve yakında karar vereceğiz. Rusya ile iyi ilişkiler içerisinde olmak istiyoruz" dedi.

ENKS olarak Soçi'de yapılacak toplantıyı çok önemli bulduklarını vurgulayan Eliko,"Soçi kongresi büyük bir önem taşıyor. Ancak bu toplantı bir çözüm getirir mi getirmez mi, bu konuda birşey söylemek henüz erken. Göreceğiz. Soçi ile ilgili halen problemler var. O nedenle bazen toplantı erteleniyor" ifadelerini kullandı.

Kongreye PYD'den (Demokratik Birlik Partisi) kimsenin katılmayacağını belirten Eliko, Türkiye ve Suriye muhalefetinin PYD'yi kongrede görmek istemediğini söyledi.

PYD'yi Suriye yönetimine yakın olmakla suçlayan Eliko, PYD'nin toplantıya ancak rejimle birlikte katılabileceğini savundu.

(Sputnik Türkçe, 8 Ocak 2018)

 

IKBY: "Türkiye İie Eskisi Gibi İyi İlişkiler İstiyoruz"

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başbakanı Neçirvan Barzani, bugün 8 Ocak’ta Bakanlar Kurulu toplantısından sonra yaptığı açıklamada, Türkiye ile ilişkilerin yanı sıra bölgedeki siyasi ve güvenlik alanındaki gelişmelere ilişkin değerlendirmeler yaptı.

IKBY ile Türkiye arasındaki ilişkilerin devam ettiğini belirten Barzani, şunları söyledi: "İki taraf arasındaki diyalog kanalları her zaman açık. Türkiye'deki yetkililerle bir araya gelmeyi temenni ediyoruz. Ancak şimdiye kadar Ankara ziyareti için belirlenmiş bir takvim yok. Türkiye ile aramızda yeniden eski iyi ilişkilerin kurulmasını istiyoruz. Türkiye, IKBY için önemli bir devlet."

Irak merkezi hükümetiyle aralarındaki ihtilafların ortadan kaldırılması ve sorunların çözüme kavuşturulması için Bağdat ile diyaloğa hazır olduklarını kaydeden Barzani, Cumhurbaşkanı Fuad Masum'un iki hafta önce gönderdiği uzlaşı mektubuna "Bağdat'ın hazır olması halinde masaya oturabilecekleri" yanıtını verdiklerini ifade etti.

IKBY'de ödenemeyen memur maaşları meselesine de değinen Barzani, Bağdat yönetiminin bölgedeki 1 milyon 400 bin memurun maaşlarını henüz göndermediğini dikkat çekti.

Barzani, merkezi yönetimin şimdiye kadar çiftçilere de herhangi bir ödeme yapmadığını dile getirdi.

Barzani, Irak Meclisi'nin bugünkü olağan oturumda alınan "merkezi hükümete bağlı ortak güçlerin 16 Ekim 2017'de düzenlediği operasyon sırasında Salahaddin'in Tuzhurmartu ilçesinde meydana gelen olaylara ilişkin inceleme başlatılması" kararını "iyi bir gelişme" olarak değerlendirdi.

IKBY Başbakanı, söz konusu operasyonun başladığı günden şimdiye kadar geçen sürede o bölgede meydana gelen tüm hak ihlallerinin kapsamlı biçimde incelenip soruşturulması gerektiğini ifade etti.

Süleymaniye'de Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) yetkilileri ile bir araya geldiği dünkü toplantıda Kerkük'e yeni bir Kürt valinin seçilmesi konusunu görüşüp görüşmediklerine ilişkin bir soru üzerine Barzani, şunları kaydetti: "KYB ile dünkü toplantımızda bu mevzuyu görüştük. Ancak şu ana kadar herhangi bir sonuca varmadık. Toplantılar devam edecek."

(Kırım Haber Ajansı, 8 Ocak 2018)

 

Irak Parlamentosundan Kudüs Kararı!

Irak parlamentosunun, ABD'nin Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanımasına ilişkin kararını kınayan tasarıyı oy çokluğuyla kabul ettiği bildirildi.

Parlamentoda en fazla sandalyeye sahip Ulusal Koalisyon milletvekili Ali es-Safi, AA muhabirine yaptığı açıklamada, koalisyondaki Muvatın Grubu'nun, ABD Başkanı Donald Trump'ın Kudüs kararını kınayan bir tasarıyı oylanması için meclise sunduğunu ifade etti.

Söz konusu tasarının, oy çokluğuyla kabul edildiğini kaydeden Safi, "Milletvekilleri, ABD'nin kararını, tüm dinlere yönelik bir kışkırtma olduğu, uluslararası güvenlik ve barış için bir tehdit oluşturduğu şeklinde değerlendirdi." dedi.

Kudüs, Filistin Devletinin Ebedi Başkentidir

Safi, Iraklı milletvekillerinin, bu oylamayla, Kudüs'ün Filistin devletinin ebedi başkenti olduğuna işaret ettiğine dikkati çekerek şunları söyledi:

"Parlamentonun bu kararı, Kudüs'ün Filistin devletinin başkenti olması hasebiyle mahremiyetine saygı duyulması için Irak hükümetine, BM'de gerekli tüm diplomatik çabaların sarf edilmesi, bu çerçevede gerekli kararların alınması çağrısında bulunuyor."

ABD'nin Skandal Kararı

Trump, 6 Aralık 2017'de yaptığı açıklamada, Kudüs'ü "İsrail'in başkenti" olarak kabul ettiğini ilan etmiş ve Tel Aviv'deki büyükelçiliğin Kudüs'e taşınması noktasında Dışişleri Bakanlığına talimat verdiğini açıklamıştı.

BM Genel Kurulunda Türkiye'nin girişimleriyle hazırlanan ve Trump'ın kararını eleştiren Kudüs'ün statüsüne ilişkin "İsrail'in İşgal Altındaki Doğu Kudüs ve Filistin Topraklarındaki Faaliyetleri" başlıklı karar tasarısı, ABD'nin tehditlerine rağmen 21 Aralık 2017'de 9'a karşı 128 oyla kabul edilmişti. Oylamada 35 ülke ise çekimser kalmıştı.

(Anadolu Ajansı, 7 Ocak 2018)

 

Netanyahu: BM Filistinlilere Yardım Ajansı Kapatılmalı

Pazar günkü kabine toplantısı sırasında konuşan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Trump'ın BM'ye yaptığı yardımlarda kesintiye gitme kararını değerlendirdi.

"Donald Trump ile aynı fikirdeyim" diyen Netanyahu, "BM Filistinlilere Yardım Ajansı, Filistinli mültecilerin sorunlarını sürdüren bir ajans. Mültecilerin geri dönüşü fikrini de sürekli canlı tutan bir organizasyon. Bu İsrail devletinin ortadan kaldırılması niyetini taşıyor. Bu yüzden bu organizasyonun yok olması gerekir." dedi.

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği, dünyadaki mültecilerin sorunlarıyla ilgilenmek için kurulurken, BM Filistinlilere Yardım Ajansı, sadece Filistinli mülteciler için oluşturuldu.

Bu yönde bir öneride bulunduğunu belirten Netanyahu, "BM Filistinlilere Yardım Ajansı, kademeleri olarak BM Mülteciler Yüksek Komiserliği'ne devredilmeli. Böylece artık 'uydurma mültecilerle' değil gerçek mültecilerle ilgilenilmeli." dedi.

(Euronews, 7 Ocak 2018)

 

Rusya ve Mısır’dan Ortak Askeri Tatbikat

Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü (KGAÖ) Acil Müdahale Kolektif Gücü'nden Albay Aleksey Sgibnev, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Mısır tarafından davet aldık, bu yıl ortak tatbikat Mısır'da yapılacak" ifadelerini kullandı.

Sgibnev, tatbikata hazırlık çalışmalarına geçtiğimiz aralıkta başlandığını kaydetti.

Rusya ve Mısır paraşütçü indirme birlikleri, geçtiğimiz eylül ayında "Dostluğun Koruyucuları 2" tatbikatını Rusya'nın Novorossiysk kentinde düzenlemiş, paraşüt indirme operasyonlarının yanı sıra savaş ve terörle mücadele eğitimlerinin de verildiği çalışmaya 600'den fazla askeri personel katılmıştı.

2016'daysa Rusya ve Mısır'ın düzenlediği ‘Dostluğun Koruyucuları' tatbikatı, Mısır'ın kuzeybatısındaki El-Alemeyn bölgesinde bulunan Muhammed Necib askeri üssünde düzenlenmiş, çalışmaya 700'den fazla asker katılmıştı.

(Sputnik Türkçe, 7 Ocak 2018)

 

Papa'dan 'Kudüs'ün Statüsüne Saygı' Çağrısı

Katoliklerin ruhani lideri Papa Franciscus, "Hristiyan, Yahudi ve Müslümanların kutsal şehri Kudüs'ün statüsü konusunda, ilgili Birleşmiş Milletler (BM) kararlarına uyulması ve ortak taahhütlere saygı duyulması gerektiği yönündeki çağrımızı yineliyoruz." dedi.

Vatikan'daki Apostolik Sarayı'nda yeni yıl vesilesiyle büyükelçi ve diplomatik temsilcileri ağırlayan Papa, burada yaptığı konuşmada, gelecekteki anlaşmazlıkların sükunet, diyalog ve karşılıklı anlayışla çözülmesi gerektiğini vurguladı.

İnsan onurunun ve İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nin önemine işaret eden Papa, bu kapsamda yaşama hakkının korunmasındaki en önemli etkenin de barışın tesisi ve muhafazası olduğunun altını çizdi.

"Bu Ülkelerin Gösterdiği Özveri Ve Çaba Takdire Şayan"

Papa Franciscus, Suriye konusunda barış girişimlerinin devam etmesinin büyük önem taşıdığını belirterek, "Etnik veya dini mensubiyetine bakılmaksızın her bir vatandaşın ülkenin gelişimine aktif katılım sağlayabileceği bir sosyal ortam ile gerekli yasal, siyasi ve güvenlik koşullarının oluşturulması bir ihtiyaç." ifadelerini kullandı.

Suriyeli sığınmacıların evlerine dönmesinin önemine değinen Papa, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Başta Ürdün, Lübnan ve Türkiye olmak üzere komşu ülkelere sığınan mültecilerin evlerine dönebilmesi de çok önemli. Bu ülkelerin böyle zorlu bir zamanda gösterdiği özveri ve çaba takdire şayan. Bu çabaları ve Suriyeli mültecilerin evlerine dönebilmeleri için gerekli ortamın oluşturulması yönündeki gayretleri, bütün uluslararası toplumun desteklemesi gerekiyor."

"İki Devletli Çözüme Her Zamankinden Çok İhtiyaç Var"

Filistin ve İsrailliler arasında son dönemde artan gerilim ve Kudüs konusuna değinen Papa, şu ifadeleri kullandı:

"Hristiyan, Yahudi ve Müslümanların kutsal şehri Kudüs'ün statüsü konusunda, ilgili Birleşmiş Milletler kararlarına uyulması ve ortak taahhütlere saygı duyulması gerektiği yönündeki çağrımızı yineliyoruz. (İsrail ve Filistin arasındaki) 70 yıllık çatışma tarihinde şu an, bölgede kabul edilen uluslararası sınırlar çerçevesinde, iki bağımsız devletin var olduğu bir siyasi çözüme ulaşılmasına her zamankinden daha acil şekilde ihtiyaç duyuluyor. Zorluklara rağmen, diyaloğun tesisi ve müzakerelerin devam ettirilmesi, iki halkın barış içinde bir arada yaşayabilmesi amacına ulaşabilmek için en doğru yol."

Savaşın, göçün ve yoksulluğun aileleri paramparça ettiğini söyleyen Papa, sınırı geçmeye çalışan göçmen çocukların çoğunlukla insan kaçakçılarının eline düştüğüne dikkati çekti.

Bangladeş'e ziyareti sırasında şahit olduğu Arakanlı Müslümanların (Rohingyalar) durumunu hatırlatan Papa, Bangladeş'e ve göçmenlere kucak açan ülkelere teşekkür etti.

(Anadolu Ajansı, 8 Ocak 2018)