Geçtiğimiz hafta Azerbaycan’da “4. Uluslararası Bakü Enerji Zirvesi” toplantısı gerçekleşti. Türkiye’den Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün de katıldığı toplantıya ev sahibi olarak Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev, Ukrayna Devlet Başkanı Viktor Yuşçenko, Gürcistan Devlet Başkanı Mihail Saakaşvili, Polonya Devlet Başkanı Lech Kaczyinski ve Litvanya Devlet Başkanı Valdas Adamkus’un yanı sıra ABD, Bulgaristan, Estonya, İsviçre, İtalya, Macaristan, Letonya, Romanya, Yunanistan ve Avrupa Komisyonu Dışişleri Bakanı ve/veya enerji bakanı seviyesinde temsil edildiler.

 

Zirvenin ana gündem maddesi Hazar bölgesi petrol ve doğal gaz kaynaklarının Karadeniz ve Baltık Denizi ile Merkezi Asya ülkeleri üzerinden Avrupa’ya nakli konuları olmuştur. Burada proje bazında ise Bakü-Odessa-Brodı-Plotsk-Gdansk Hattı ele alınmıştır.

 

Bu zirveye genel olarak Rusya’ya enerji bakımından bağımlı olan ve politik olarak da Rusya ile bölgede sorunlar yaşayan ve rekabet sürdüren ülkelerin ağırlıklı olarak katıldıkları zirvenin ilki Mayıs 2006’da Polonya’nın Krakov şehrinde yapılmıştı. İkinci zirve Kasım 2007’de Litvanya’da ve üçüncüsü ise bu yılın Mayıs ayında Kiyev’de düzenlenmişti. Bakü’de dördüncüsü düzenlenen zirveye bölgenin enerji alanında önemli oyuncularından birisi olan Rusya tarafından herhangi bir katılım olmamıştır.

 

Zirveye katılan liderlerin genelinin konuşmasında enerjide Rusya’ya alternatif arandığının izlenimini edinmek mümkün olmuştur. Kafkasya’da Ağustos ayında Rusya ile bir savaş yaşayan Gürcistan Cumhurbaşkanı Mihail Saakaşvili, Azerbaycan'ın stratejik önem taşıyan projelerin gerçekleştirilmesinde büyük cesaret sergilediğini ifade ederek, "Azerbaycan hem bölgenin, hem Avrupa'nın enerji güvenliği konusunda önemli role sahiptir… Zirveye katılan ülkelerin, tüm baskılara rağmen Hazar'daki enerji kaynaklarının alternatif güzergahlarla Avrupa'ya taşınmasından yanadır” açıklamasında bulundu. Saakaşvili ayrıca bu yılın Ağustos ayında yaşanan savaşta Rus askeri güçlerinin Gürcistan'daki petrol ve gaz boru hatlarını hedef aldıklarını belirterek, "Bütün bunlar hidrokarbon enerji kaynaklarını ihraç etmek isteyen ülkelere uyarı amacı taşıyor. Bu kabul edilmezdir" dedi.

 

Litvanya Devlet Başkanı Valdes Adamkus, NABUCCO, Odessa-Brodi-Gdansk gibi önemli projelerin gerçekleşmesinde Avrupa Birliği'nin de ilgili olduğunun altını çizerek, "Bugün enerji güvenliği ve ihraç güzergahlarının çeşitliliği, zamanın talebidir, görüşülen projelerin gerçekleşmesi için çalışmalıyız" dedi. Adamkus ayrıca Avrupa'nın, enerji güvenliğinin sağlanmasında Hazar bölgesi ve Karadeniz’in önemine de vurgu yaptı.

 

Polonya Cumhurbaşkanı Lech Kaczynski ise, yeni enerji güzergahlarının oluşturulması konusunun tüm dünyayı ilgilendirdiğini belirterek, diğer ülkeler gibi Polonya'nın da NABUCCO ve Odessa-Brodi projelerini desteklediğini kaydetti.

 

Avrupa Birliği Enerji Komiseri Andris Piebalgs ise yaptığı konuşmada son yaşanan hadiseler sonrasında alternatif hatların öneminin daha da arttığını bildirmiştir.

 

ABD Enerji Bakanı Samuel Bodmenin ise enerji güvenliği konusunun sadece bir ekonomik güvenlik olarak görülmediğinin ve bunun milli güvenlik sorunu olarak görüldüğünün altını çizmiştir.

 

Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de 4'üncüsü gerçekleştirilen Enerji Zirvesi’nde konuşan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ise diğer liderlerden farklı olarak “Kafkaslarda barışa” vurgu yaparak Türkiye, enerji alanındaki karşılıklı bağımlılığı, bölge ülkelerinin yararına verimli bir işbirliğine dönüştürme arzusunda olduğu söyledi. Güney Kafkasya'da barış ve istikrarın önemine de işaret eden Gül, "İdealimiz bu bölgenin, Avrupa'nın enerji güvenliğine katkı sağlayan ve adı barışla anılan bir bölgeye dönüşmesidir." dedi.

 

Cumhurbaşkanı Gül, doğalgazın Türkiye ve doğu Avrupa ülkeleri üzerinden Avusturya'ya taşınmasını öngören Nabucco Boru Hattı Projesine ilişkin çalışmalara da değindi. Cumhurbaşkanı Gül, "Türkiye, bu projenin gerçekleştirilmesi için gerekli kararlılığa ve siyasi iradeye sahiptir. Nabucco Projesinin başarısı tabiatıyla öncelikle gaz tedarikine bağlıdır. Bu çerçevede Azerbaycan ve Türkmenistan'la yoğun temas halindeyiz" dedi.

 

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, son dönemde bu alanda Hazar, Karadeniz ve Baltık havzaları arasında iyi bir işbirliği olduğuna dikkati çekti ve "Bu işbirliği daha da gelişebilir" dedi.

 

Zirveye katılan liderlerin genel olarak Rusya karşıtı bir söylem içerisinde olmalarına rağmen Cumhurbaşkanı Gül, yaptığı konuşmalarda, Güney Kafkasya'da güvenlik ve verimli işbirliği konularına özellikle yer vererek, Bakü toplantısının Rusya'ya karşı olmadığını vurgulamaya çalışmıştır.

 

Zirveye katılmayan Rusya’dan resmi anlamda doğrudan bir açıklama gelmese de Rus basınında konu geniş şekilde yer almıştır. Rus İzvestiya gazetesi, Bakü zirvesinde Rusya'ya komşu ülkelerin, doğal gaz ve petrolü, Rusya'yı devre dışı bırakarak ihraç etme kararı aldığını savunmuştur.

 

Yukarıda da ifade edildiği gibi Bakü-Odessa-Brodı-Plotsk-Gdansk Hattı zirvenin proje bazında ana gündem maddesi olmuştur. Bu proje konusunda oldukça istekli olan Ukrayna Devlet Başkanı Viktor Yuşenko zirvede yaptığı konuşmada Odessa-Brodı Hattı’nın teknik analizinin Aralık 2008’de tamamlanacağı ve inşasına ise 2009’da başlanacağını ve bunun için de 6 ülkenin şirketlerinin katıldığı bir de konsorsiyum oluşturulduğunu ifade etmiştir.

 

Odessa-Brodı Hattı’na kısaca bakacak olursak bu hattın aslında yeni bir hat olmadığı ve en az 10 yıllık bir mazisi olduğu görülecektir. Hatta bu hat yaklaşık 10 yıl önce gündeme geldiğinde o dönem bu hattı inşa edecek şirket Ukrayna’nın şimdiki Devlet Başkanı Viktor Yuşenko’nun kontrolündeydi. İnşası planlanan bu hat ile Azerbaycan petrolü önce Bakü-Supsa hattı ile Gürcistan’ın Supsa limanına getirilecek ve buradan da tankerlerle Ukrayna’nın Odessa şehrindeki “Güney” limanına taşınacaktır. Buradan ise Ukrayna’nın Avrupa’ya giden mevcut hatları ile Avrupa’ya taşınması planlanmaktadır. Bu hat aslında çeşitli ülkelerde var olan boru hatlarına (Ukrayna ve Polonya’da) yaklaşık 500 km ek yapılarak Hazar petrollerinin Avrupa’ya taşınmasını öngörmektedir. İnşa işlerinin 2010 sonu veya 2011 yılı başı tamamlanması beklenmektedir.

 

Türkiye açısından bu zirvenin önemli yanlarından birisi bu zirvede Nabucco Hattı’nın da ele alınması olmuştur. Her ne kadar bu zirvede Nabucco konusunda net bir çalışma olmasa da çeşitli ülke liderlerinin ve yetkililerinin bu hattın önemini vurgulaması ve hatta siyasi destek vermesi önemli olmuştur. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’de zirvedeki konuşmasında bu konuya önemle değinmiştir.

 

Zirvenin asıl gündem maddesi olan ve 2009 yılında yapımına başlanması planlanan Odessa-Brodı Hattı her ne kadar Türk boğazları üzerindeki tanker trafik yükünü azaltacak bir proje olsa da, yapılması planlanan Samsun-Ceyhan Ham Petrol Boru Hattı’nın pozisyonunu zayıflatma ihtimali mevcuttur.