31 Aralık günü Azerbaycan Türkleri için son derece önemli tarihe işaret etmektedir ve anlamı büyüktür. Dünyada yaşayan 50 milyonu aşkın Azerbaycan Türkünün dayanışma (hemreylik) günü, her yıl coşkuyla kutlanmakta ve aralarındaki bağlarının güçlendirilmesinde, milli bilincin yükselmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Azerbaycan’ın nüfusunun 10 milyon olduğu dikkate alındığında bu sayının dört katından fazla Azerbaycan Türkünün ülke sınırları dışında yaşadığı anlaşılmaktadır. Bu vesileyle, bugünün Azerbaycan Türkleri için gerekliliği ve ifade ettiği anlam daha iyi anlaşılabilecektir.

 

Azerbaycan Türklerinin Dünyaya Yayılmasına Sebep Olan Etmenler

 

1828 yılında imzalanan Türkmençay Antlaşması ile Azerbaycan toprakları bölünerek bir kısmı İran toprakları içerisinde kalmış diğer bölümü ise Çarlık Rusyası’nın kontrolüne girmiştir. Aras Nehri boyunca ikiye ayrılan topraklarda yaşayan Azerbaycan Türkleri için bu nehir uzun yıllar ayrılığın simgesi olmuştur. Aras, sadece kuzey ve güney Azerbaycan arasında değil aynı zamanda I. Dünya Savaşı devam ederken savaştan şartlarından ve Ermeni mezaliminden kurtulmak için Anadolu’ya gelen Türkler ve Sovyetler Birliği içerisinde bulunan Azerbaycan arasında da uzun yıllar hasretin bir sembolü haline gelmiştir. 1992’de açılan ve Dilucu ile Naçıvan’daki Sederek’i birbirine bağlayan köprüye Hasret (Ümit) Köprüsü ismi verilmesinin sebebi de buradan kaynaklanmaktadır.

 

Azerbaycan Türkleri 19. yüzyıldan beri büyük savaşlar, siyasi değişimler ve bazı göç hareketleri ile dünyanın çeşitli yerlerine dağılmışlardır. Azerbaycan Türklerinin göç hareketleri aşağıdaki dalgalarla gerçekleşmiştir;

– 1905 – 07 senelerinde ilk Rus devrimi ve Güney Azerbaycan’da Settar Han Hareketi

– I. Dünya Savaşı, 1918 – 20’li yıllar Azerbaycan Halk Cumhuriyeti’nin (AHC) kurulması ve çöküşü, Güney Azerbaycan’da Hiyabani Devrimi

– II. Dünya Savaşı; Güney Azerbaycan’da 1945 – 46 senelerinde Azerbaycan Milli Hükümeti’nin kurulması ve çöküşü

– 1970 – 80’li yıllarda eski Sovyetler Birliği’nde Azerbaycan’dan diğer ittifak cumhuriyetlerine gönüllü göç, 1979 İran İslam devrimi sonucunda Güney Azerbaycan’dan genellikle Avrupa’ya siyasi göç

– Türkiye’de yaşayan Azerbaycan Türklerinin 1950 – 60’lı yıllarda Avrupa’ya ekonomik göçü.[1]

 

Bu noktada belirtmek gerekmektedir ki, Türkiye’den Avrupa’ya göçen Azerbaycan Türkleri, Azerbaycan diasporasının temelini atma ve altyapısını oluşturma noktasında kültür dernekleri ile son derece önemli faaliyetlerde bulunmuşlardır. Öte yandan, Türkiye’deki Azerbaycan Türkleri tarafından kurulan sivil toplum kuruluşları da Azerbaycan’a destek vermiş, özellikle bağımsızlık mücadelesinde Azerbaycan Türklerine yönelik girişilen 20 Ocak (Yanvar) gibi katliamları dünyaya anlatmak için geniş çaplı protestolarda bulunmuşlar, Türkiye’nin her şehrinde Türk milleti Hocalı’da yaşanan soykırımın anlatılması adına seferber olmuştur.

 

Azerbaycan Cumhuriyeti kurulduktan sonra ise yurtdışına eğitim için giden Azerbaycan Türkü gençlerden bazıları, okudukları ülkelerde kalmış ve söz konusu yerlerde önemli figürler haline gelmişlerdir. Ana vatanlarını başarıyla temsil eden bilim, sanat, ekonomi, siyaset, spor alanında birçok bireyin başarısı Azerbaycan’ı ve Türk dünyasını gururlandırmaktadır.

 

Neden 31 Aralık?

 

31 Aralık günü ilk olarak 16 Aralık 1991’de Haydar Aliyev’in Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti Ali Meclis Başkanlığı görevini yürütürken aldığı bir kararla Dünya Azerbaycanlılarının Dayanışma Günü olarak ilan edilmiştir. 31 Aralık gününün önemi, SSCB’nin dağılma sürecinde Azerbaycan’da bağımsızlık hareketlerinin başladığı 1989 yılının Aralık ayında Aras Nehri boyunca Azerbaycan Türklerini ayıran sınır direklerinin ve tellerinin yıkılması olayından ileri gelmektedir. Bu duygusal olay, kadim Azerbaycan’ın Sovyetler içerisinde kalan Kuzey ve İran içerisinde kalan Güney’deki parçalarında yaşayan insanları bir araya getirmiştir. Moskova merkezli yayın yapan Rus Kommersant Gazetesi, Aras Nehri boyunca yapılmış tellerden “diğer Berlin Duvarı” olarak bahsetmiştir.[2] 9 Kasım 1989 yılında yıkılan Berlin Duvarı’ndan sonra Azerbaycan Türklerinin Aras Nehri boyunca çekilen “Kafkasya’nın Berlin Duvarı”nı yıkmaları karşı kıyıdaki kardeşlerine özlemi ve aynı zamanda Sovyetler dönemindeki baskıcı kimlik politikalarının kökenlerini unutturmadığını ispatlamıştır. Bundan ötürü, Azerbaycan Türklerinin milli birlik, ruh ve bilincinin göstergesi olarak 31 Aralık tarihi her yıl dünya çapında dayanışmanın gösterildiği bir tarih olmuştur.

 

Dünyada Yaşayan Azerbaycan Türklerinin Koordinasyonunun Gelişimi

 

Azerbaycan’ın bağımsızlığının ilk yıllarında Karabağ Savaşı sebebiyle devlet enerjisi bu alana harcamış, ateşkesten sonra ise Azerbaycan dış ilişkilerini geliştirmeye başlamış ve bu çerçevede diaspora faaliyetlerine ağırlık vermiştir. Ülke içerisinde istikrar sağlandıktan sonra Azerbaycan yüzünü dışarı dönmüş ve dünya çapında birçok alanda kapasitesini geliştirmeye çalışmıştır. Azerbaycan’ın merhum Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev’in iktidara gelmesiyle diaspora temsilcileriyle görüşmeler gerçekleştirilmiş ve diaspora sahasında ortaya konulacak stratejinin ilk adımları atılmaya başlanmıştır. Yurtdışında Yaşayan Azerbaycanlılarla İlgili Devlet Siyaseti Hakkında Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Kanun ile hukuki zemin oluşturulmuştur. Kanunda kimlerin yurtdışında yaşayan Azerbaycanlı olarak değerlendirileceğinin kapsamı, devlet politikalarının amaçları ve prensiplerine yer verilmiştir.

 

Dünya Azerbaycanlılarının kurultayları Azerbaycan Türklerinin dünya çapında birliklerinin geliştirilmesi önemli bir noktaya işaret etmektedir. 5 yılda bir düzenlenen kurultaylar önceki dönemin bir muhasebesi olmakla birlikte gelecek yılların stratejisinin belirlenmesi ve eylem planının oluşturulması bakımından kritik önem taşımaktadır. Bunların yanında, dünyanın her yerinden sivil toplum temsilcilerinin bir araya gelmesi ve ana vatanlarını görmesi, birbirlerini tanımaları, tecrübe paylaşımında bulunmaları ve işbirliği imkanlarının tartışıldığı bir zemin oluşturması noktasında da kayda değer bir ortam oluşturmaktadır.

 

23 Mayıs 2001 yılında Haydar Aliyev’in kararıyla 9-10 Kasım 2001 tarihinde gerçekleştirilen Dünya Azerbaycanlılarının I. Kurultayı diaspora teşkilatlarının Azerbaycan devleti ile arasında koordinasyonun artırılması noktasında bir mihenk taşı olmuştur. Bir sonraki yıl, Yurtdışında Yaşayan Azerbaycanlılardan Sorumlu Devlet Komitesi kurulmuş ve Azerbaycan’ın ülke dışında yaşayan vatandaşlarına, soydaşlarına dayalı siyaseti kurumsal bir hale gelmiştir. Burada Haydar Aliyev, Azerbaycan’da yapılan çalışmalar için ideolojik zemini, Türk kökenlerini inkar etmeyen ve Türk kültürüne de önem veren bir düşünce tarzı olan “Azerbaycancılık” anlayışı üzerinden şekillendirmiştir.

 

Kurultayın bir diğer önemi ise dünyanın çeşitli yerlerinde yaşayan Azerbaycan Türklerinin, başkent Bakü’de sistemli bir çalışma sonrası ilk defa toplanmaları olmuştur. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) döneminde Azerbaycan’daki yoğun baskılar ve enformasyon ablukası Azerbaycan Türklerinin yurtdışındaki akrabaları ve soydaşlarıyla iletişimi neredeyse imkansız kılmıştır. Öyle ki, SSCB yönetiminin aşırı kontrolü ve iletişim araçlarının etkisizliği sebebiyle burada yaşayan Azerbaycan Türkleri hemen yanı başında olan Türkiye’deki yakınlarına yazdığı mektuplardan dolayı soruşturmalara maruz kalmıştır.

 

Azerbaycan dışında yaşayan Azerbaycan Türklerinin birliğinin ve faaliyetlerinin güçlendirilmesi aynı zamanda Ermeni diasporasının dünya çapında yaydığı Azerbaycan ve aynı zamanda Türkiye aleyhine dezenformasyonun karşısını almak konusunda son derece faydalı bir işlev görmüştür. 2001 – 2006 arası dönemde Azerbaycan’ın Ermenistan tarafından topraklarının işgal edildiği, bu bölgelerde Ermenistan tarafından Azerbaycan Türklerine yönelik girişilen soykırımlar dünya kamuoyuna anlatılmıştır. Bütün bunlar beraber düşünüldüğünde yapılan kurultayın Azerbaycan Türklerine katkısının ne denli ciddi olduğu daha da iyi anlaşılmaktadır.

 

Dünya Azerbaycanlılarının II. Kurultayı ise ilkinden 5 sene sonra 2006 yılının 16 Mart günü gerçekleştirilmiştir. Bu tarihe dek Azerbaycan Türklerinin dünya çapında kurduğu sivil toplum kuruluşları artık daha organize bir hal almış ve faaliyetlerini daha üst seviyeye çıkarmıştır. İlham Aliyev, kurultay konuşmasında Azerbaycan’ın gelişiminden bahsetmiş, son yıllarda dünyanın çeşitli yerlerinde açılan Azerbaycan büyükelçiliklerinin sayısındaki artışı ifade ederek dünyadan haberdar olunmasının öneminden bahsetmiştir. Bununla birlikte üzerinde durulan bir konu da yurtdışında yaşayan Azerbaycan Türklerinin bilgi temelli faaliyetlerle Ermeni diasporası tarafından Azerbaycan ile ilgili yaratılmaya yanlış imajı engellemek olmuştur. Öte yandan, Aliyev Azerbaycan Türklerinin bulundukları ülkelerde siyasi faaliyetlere katılmaları ve yaşadıkları yerlerde söz sahibi bireyler haline gelmelerinin öneminden bahsetmiştir. Böylece Azerbaycan Türklerinin çalışmaları için sosyal çalışmalardan öte siyasi faaliyetlere ve iktisadi yatırımlar safhasındaki işlere yönelen bir dönemin başlangıcı olmuştur.[3]

 

Azerbaycan devletinin yurtdışındaki Azerbaycan Türkleri ile ilgili geliştirdiği siyaseti aynı zamanda ülkenin dış politikasında özel önem atfedilen Türkiye ile de uyumlu devam ettirilmiştir. 9 Mart 2007 tarihinde Bakü’de gerçekleşen Azerbaycan ve Türk Diaspora Teşkilatlarının Başkanlarının I. Forumu, Türk dünyası için önemli bir hadise olmuştur. Toplantıya Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın katılması ve Irak Türkmenlerinin davet edilmesi ilerleyen yıllarda Türk toplulukları ve cumhuriyetlerinin ortak platform oluşturması yolunda ciddi bir adım sayılmaktadır. İki devletin resmi yetkilileri ve ülke kamuoyları tarafından “iki devlet tek millet” olarak nitelenen Türkiye ve Azerbaycan arasındaki diaspora çalışmalarının da ortak olması gerektiği İlham Aliyev’in 2008’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaptığı konuşmada vurgulanmıştır. Aliyev konuşmasında aynı zamanda yapılan forumun sonuçlarına büyük değer verdiklerinin altını çizmiştir.[4]

 

2008 senesinde yaşanan bir diğer gelişme ise kurumsal yapıyla ilgilidir. Haydar Aliyev tarafından temelleri atılan yurtdışındaki Azerbaycan Türkleri ile ilgili kurulan devlet kurumu, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından alınan bir kararla Diasporadan Sorumlu Devlet Komitesi olarak yeni bir kimliğe kavuşturulmuştur.

 

Dünya Azerbaycanlılarının III. Kurultayı ise 2011 senesinin Temmuz ayının 3’ünde yine başkent Bakü’de gerçekleştirilmiştir. Bu tarih itibariyle, Azerbaycan Türklerinin dünya genelinde kurduğu diaspora teşkilatlarının 400’ü aştığı görülmektedir. Azerbaycan Türklerinin gerek Azerbaycan’ın tanıtımı, gerek Karabağ ve çevresindeki Azerbaycan topraklarında yaşananlarla ilgili gerçeklerin dünyaya sunulmasıyla ilgili konferans, panel ve sempozyumların yanı sıra basın faaliyetlerin ve gelişen internet imkanlarının etkin kullanılması Cumhurbaşkanı Aliyev tarafından gündeme getirilen noktalardan biri olmuştur. Gelişen teknolojik imkanlar, sadece Azerbaycan Türklerinin irtibatını güçlendirmekle kalmamış, Türkiye ve Azerbaycan arasındaki sosyal anlamda toplumların birbirini daha iyi tanıma süreci ve daha sıkı etkileşime geçtiği bir dönemi de başlatmıştır. Bu noktada özellikle Ermeni diasporasının boş durmadığını ve sosyal medya mecralarında açtıkları hesaplar üzerinde Türkiye ve Azerbaycan arasındaki ikili ilişkileri manipüle etme gayretleri gösterdiğini belirtmek gerekmektedir.[5] Dolayısıyla buna karşı gerekli tedbirleri almak gerekmektedir. Bu durum aynı zamanda asılsız Ermeni iddialarıyla mücadele için yeni bir alan doğduğunu da bizlere göstermektedir.

 

Gençlerin, söz konusu faaliyetlerde etkinliği de yıllar içerisinde artırılmaya çalışılmıştır. 2010’da Almanya’nın Frankfurt kentinde düzenlenen Dünya Azerbaycanlı Gençlerinin 1. Kongresi Nihai Bildirisi’ne göre, 12 Mart 2012’de Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de Dünya Azerbaycanlı Gençler Birliği Kuruluş Kurultayı yapılmıştır.

 

3 Haziran 2016 yılında düzenlenen dördüncü kurultayda ise Karabağ vurgusu önemli bir yer tutmuştur. Bilindiği üzere, Karabağ’ın Ermenistan tarafından uluslararası hukuka aykırı şekilde işgal etmiştir. Bunun neticesinde, Azerbaycan topraklarının yüzde 20’si şu anda işgal altındadır ve burada yaşayan 1 milyon Azerbaycan Türkü evlerinden zorla göç ettirilmiştir. Sınır hattındaki gerginlik Nisan ayında sıcak çatışmaya dönüşmüş, Azerbaycan Ordusu ilerleme kaydederek, sahada önemli başarılar elde etmiştir. Nisan ayından iki ay sonra düzenlenen bu kurultay ise bir bakıma Azerbaycan Türklerinin beraberliğinin bütün dünyaya gösterilmesi bakımından da etkili olmuştur. Bir diğer konu ise Ermenistan’da bulunan ve bütün komşu ülkeleri için büyük tehlike arz eden eski bir teknolojiyle çalışmaya devam eden Metsamor Nükleer Santrali olarak karşımıza çıkmaktadır. Kurultay katılımcısı Azerbaycan Türkleri, bu nükleer santralle ilgili Birleşmiş Milletler’in Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’na, Avrupa Birliği ve dünya kamuoyuna başvurusunu da oybirliğiyle kabul etmiştir. Kurultayda ayrıca 109 kişiden oluşan Dünya Azerbaycanlılarının Koordinasyon Şurası’na belirlenen konular dahilinde çalışmalarına başlaması için görevler verilmiştir. Bunların yanı sıra, Cumhurbaşkanı Aliyev, dünya genelinde yaşayan Azerbaycan Türkü çocukların anadilini öğrenmesi gerektiğini ve bununla ilgili çalışmalar yapılması gereğini vurgulamıştır. Bu minvalde yapılan çalışmalarla 2018 itibariyle Diasporadan Sorumlu Devlet Komitesi öncülüğünde internet üzerinden Azerbaycan dili dersleri başlatılmıştır. Ayrıca, Azerbaycan Türklerinin sorunlarının çözülmesine ilişkin adımlar atılmaya başlanmıştır. Örneğin, Türkiye’de yaşayan ama kimliği bulunmayan Azerbaycan kökenli kimselerin bilgileri Türkiye ve Azerbaycan tarafından toplanarak sorunlarının çözümü resmi olarak ele alınmış ve büyük mesafe kaydedilmiştir.

 

İlham Aliyev’in 2018 yılında Dünya Azerbaycanlılarının Dayanışma (Hemreylik) Günü için yayınladığı mesajında Azerbaycan Halk Cumhuriyeti’nin 100. yılının görkemli şekilde kutlandığına değinilerek bunun Azerbaycan Türklerinin özgürlük ve istiklal duygularını, ülkenin zengin tarihi ile haklı iftihar hissini daha da güçlendiği kaydedilmiştir.[6] Azerbaycan’ın köklü tarihi bu bağlamda dünyadaki Azerbaycan Türklerinin önemle vurguladığı başlıklardan biri olmuştur.

 

Değerlendirme

 

Ankara’dan Astana’ya, Yeni Zelanda’dan Çin’e, Berlin’den New York’a, dünyanın çeşitli yerlerinde Azerbaycan Türklerinin birbirleriyle koordinasyonu açısından yukarıdaki kurultayların önemi büyükken öte yandan son yıllardan yoğunlaşılan bir diğer konu aynı ülkede yaşayan Azerbaycan Türklerinin arasındaki koordinasyonu geliştirmek için izlenen yöntemlerdir. Bunun için Ukrayna’da, Almanya, Hollanda, İsviçre gibi birçok Avrupa ülkesinde ülke ölçeğinde Azerbaycan ile ilgili çaba gösteren sivil toplum kuruluşlarını bünyesinde barındıran koordinasyon şuraları kurulmaya başlanmıştır. Öte yandan, Azerbaycan artık soydaşlarının bir araya getirilmesinde geleneksel yöntemlerin yanında dijital olanaklara önem veren bir anlayış benimsemektedir. Bunun yanında, gençleri önceleyen vizyoner bir bakış açısından da söz etmek gerekmektedir. Dünyanın çeşitli yerlerinde yaşayan gençlerin Azerbaycan ve birbirleriyle ile bağı güçlendirilmeye çalışılmaktadır. 2018 yılında Azerbaycan’ın Şeki şehrinde gerçekleştirilen gençlik kampında birçok genç bir araya gelerek hem eğitim görmüş hem de projelerini sunma fırsatı yakalamışlardır. Kamp sonucunda yayınlanan bildirge ışığında “Azerbaycan Diaspora Gençleri” (ADG) isimli bir organizasyon da tesis edilmiştir.

 

Azerbaycan Türklerinin yapısına bakıldığında oluşumundan sonra bir gelişim dönemi dikkat çekmektedir. Bu dönemi dünya çapında ilişkilerin geliştirilmesi izlerken son dönemde ağırlık verilen boyut ise daha çok ses getiren etkinlikler yapılması için Azerbaycan Türklerinin yaşadıkları ülke içerisindeki koordinasyonunun artırılmasıdır. Bir taraftan kendi teşkilatlanma yapısı etkili kılınmaya çalışılırken öte yandan genel itibariyle Türk dünyasının yaşadıkları ülkelerde bir araya gelmesiyle ilgili yapılan çalışmalar takdire şayandır. Türkiye ve Azerbaycan’ın yurtdışında da toplumsal alanda ortak faaliyet gösterme çalışmalarının ötesinde Türk Konseyi çerçevesindeki inisiyatifler bizlere bunun ipuçlarını vermektedir. Gelinen noktada Azerbaycan Türkleri arasından dünyanın birçok yerinde parmakla gösterilen isimler çıkmaktadır. Dolayısıyla, Azerbaycan artık dünya çapında hem Azerbaycan hem de Türk dünyası için marka değerler çıkarma safhasına geçmiştir. 31 Aralık Dünya Azerbaycanlılarının Dayanışma (Hemreylik) Günü’nün her yıl daha da coşkuyla kutlanmasıyla bütün bu gayretler kendini daha da net şekilde göstermektedir.

 

Bu düşüncelerle, Azerbaycan Türklerinin Dayanışma (Hemreylik) Günü kutlu olsun!

 

Hep birlikte, nicelerine…

 

[1] Diaspora Faaliyeti, Azerbaijans, http://www.azerbaijans.com/content_494_tr.html (Erişim Tarihi: 28 Aralık 2018)

[2] Elin Suleymanov, “Azerbaijan, Azerbaijanis and the Search for Identity”, Analysis of Current Events, Cilt 13, No 1, Şubat 2001, s.4.

[3] Dünya Azərbaycanlılarının II Qurultayında Azərbaycan Respublikasının Prezidenti İlham Əliyevin Nitqi, Azərbaycan Respublikası Prezidentinin İşlər İdarəsinin Prezident Kitabxanası, http://files.preslib.az/site/diaspora/gl3.pdf (Erişim Tarihi: 28 Aralık 2018)

[4] Türkiye Büyük Millet Meclisi Tutanakları, 23. Dönem, 30. Cilt, 14. Birleşim, 2008, s. 601.

[5] Azerbaycan Vikipedia Merkezi Müdürü Elnur Eltürk ile Röportaj, 24 Haziran 2018.

[6] Dünya Azərbaycanlılarına, Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı Resmi İnternet Sitesi, 25 Aralık 2018, https://president.az/articles/31285 (Erişim Tarihi: 28 Aralık 2018)