Dünyada 30 Ocak 2018 tarihinde öne çıkan haberler…

 

İsrail Güçleri Filistinlilere Ait İki Binayı Yıktı

Filistin yönetimine bağlı "Ayrım Duvarı ve Yerleşim Birimleri ile Mücadele Heyeti" yetkilisi Hasan Bureyciyye, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İsrail askerlerinin Beytüllahim'in güneyindeki Beyt Cala beldesinin Bir Avna bölgesinde Filistinlilere ait inşaat halindeki iki binayı "ruhsatsız olduğu" gerekçesiyle yıktığını söyledi.

Bureyciyye, yıkılan iki binanın Kudüs ve Beytüllahim arasında yer alan Ayrım Duvarına yakın olduğunu kaydetti.

Filistin ile İsrail arasında 1995'te imzalanan "İkinci Oslo Anlaşması" çerçevesinde işgal altındaki Batı Şeria, A, B ve C bölgelerine ayrılmıştı.

Yüzde 18'i kapsayan "A bölgesi"nin yönetimi idari ve güvenlik olarak Filistin'e, yüzde 21'lik "B bölgesi"nin idari yönetimi Filistin'e güvenliği İsrail'e devredilmiş, yüzde 61'ini kapsayan "C bölgesi"nin idare ve güvenliği İsrail'e bırakılmıştı.

(Anadolu Ajansı, 30 Ocak 2018)

 

Putin İle Netanyahu Moskova'da Bir Araya Geldi

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Moskova'da bir araya geldi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yury Uşakov, ikili liderin görüşmesinde Soçi'de başlayan Suriye'nin Ulusal Diyalog Kongresi de dahil olmak üzere Suriye ile ilgili konuların tartışıldığını bildirdi.

Uşakov, Netanyahu'nun görüşmede, "İran İsrail'i yok edemeyecek. Bu cehennemden 75 yıl sonra hala bu tür ideolojilerin, yapılarının ve öncelikle bizi yok etmek istediğini söyleyen İran'ın herhangi bir kötü girişimi karşısında kendimizi ısrarla savunmaya hazırız. Hiçbiri başarılı olamayacak. Ne terörist rejimler ne de elçileri bunu başaramazlar" ifadelerine yer verdiğini belirtti.

(NTV, 30 Ocak 2018)

 

FBI Başkan Yardımcısı İstifa Etti

Başkan Donald Trump’ın siyasi açıdan taraflı olmakla suçladığı ve 2016 seçimlerinde Demokrat aday Hillary Clinton’a destek verdiği iddia edilen Federal Soruşturma Dairesi’nin (FBI) iki numaralı ismi Andrew McCabe istifa etti.

McCabe’in Mart ayında emekli olması bekleniyordu. Henüz konuyla ilgili resmi açıklama yapılmadığı için adının açıklanmaması koşuluyla konuşan bir kaynağa göre, McCabe, emeklilik gününe kadar izinde sayılacak. FBI’ın iki numaralı ismi bir süredir Cumhuriyetçi Kongre üyelerinin ve Başkan’ın eleştiri oklarının hedefindeydi.

McCabe’in Cumhuriyetçilerin hedefi olmasının nedenlerinden biri eşinin Virginia eyalet senatosu için yarışması ve bu süreçte Clinton çiftinin yakın müttefiki dönemin Virginia Valisi Terry McAuliffe’ten bağış alması.

Trump son aylarda Twitter’dan paylaştığı mesajlarda McCabe’i, “(Clinton Kuklalarından) bağış alan biri nasıl olur da Clinton soruşturmasını yürütür?” diye sorgulamıştı.

FBI, Clinton’un dışişleri bakanı olduğu dönemde devlet yazışmalarını özel e-posta sunucusundan yaptığı iddialarını soruşturuyordu ve soruşturmanın neticesinde Clinton'ın yargılanmasına gerek olmadığı hükmüne varmıştı.

McCabe, 2016 başkanlık seçimlerine Rusya'nın müdahale ettiği iddialarıyla ilgili soruşturmayı yürüten eski FBI Başkanı James Comey'nin geçen Mayıs'ta Başkan Trump tarafından kovulmasının ardından kısa süreliğine FBI başkanlığını vekaleten yürütmüştü.

(Amerika’nın Sesi, 30 Ocak 2018)

 

Trump Taliban'la Müzakere Yolunu Kapattı

Başkan Donald Trump, Afganistan’daki son saldırıların ardından ABD’nin Taliban'la görüşmek istemediğini söyledi.

Trump bu açıklamayı, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin üyelerini ağırladığı Beyaz Saray’daki çalışma yemeğinde yaptı.

Taliban’la müzakere yolunu kapatan Trump, “Yapılacak bir görüşme görmüyorum. Bence buna hazırlıklı değiliz. Orada çok farklı bir savaş var. Hem sol kanattan hem sağ kanattan masum insanlar öldürülüyor” dedi.

Trump, “Kendi insanlarına, kadınlarına, çocuklarına yaptıkları katliamları görüyorsunuz. Korkunç. Taliban'la görüşmek istemiyoruz. Bitirmemiz gerekeni bitireceğiz. Kimsenin başaramadığını biz başaracağız” diye konuştu.

Geçen Cumartesi Kabil’de Taliban’ın düzenlediği intihar saldırısında 100’den fazla kişi hayatını kaybetmiş, en az 235 kişi yaralanmıştı.

Öte yandan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyelerinin Washington ziyaretlerinde, ABD’nin BM Temsilcisi Büyükelçisi Nikki Haley’nin geçen Aralık ayında bir askeri üste açıkladığı İran’a ait füze parçalarını incelemesi bekleniyor.

Haley, kısa menzilli füze kalıntılarının ve askeri teçhizatın, İran’ın Yemen’deki Şii ayrılıkçıları silahlandırdığını tartışmasız kanıtladığını öne sürmüştü. Konsey üyeleri ayrıca Yahudi Soykırımını Anma Müzesi’ni ziyaret edecek. Bu ziyarete Trump’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı H.R. McMaster da katılacak. BM yetkililerinin ayrıca Suriye’deki çatışmalarla ilgili bir sergiyi de gezmesi bekleniyor.

(Amerika’nın Sesi, 30 Ocak 2018)

 

ABD: Menbiç'ten Çekilmeyi Düşünmüyoruz

ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı General Joseph Votel, YPG ve ABD askerlerinin bulunduğu Menbiç'le ilgili önemli bir açıklamada bulundu.

ABD'li General Votel, CNN'e yaptığı açıklamada Menbiç'ten çekilmeyi değerlendirmediklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan geçen hafta yaptığı açıklamalarda, Zeytin Dalı Harekatı'nın Menbiç'e de uzanabileceğini işaret etmiş etmişti.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, cumartesi yaptığı açıklamada "Bir terör örgütüyle ABD'nin bağını koparması gerekiyor. Ve onlara da tamamen silahı bıraktırması gerekiyor. Kendi verdikleri silahları geri alması gerekiyor. Münbiç'ten (Menbiç) derhal çekilmeleri gerekiyor" demişti.

(Sputnik Türkiye, 30 Ocak 2018)

 

ABD'den Flaş Soçi Kararı

ABD'nin Moskova Büyükelçiliği, ABD'nin Soçi'de düzenlenecek Suriye Ulusal Diyalog Kongresi'ne katılmayacağını duyurdu.

ABD'nin Moskova Büyükelçiliği tarafından yapılan açıklamada, Suriye görüşmelerinin Soçi yerine Birleşmiş Milletler (BM) toplantısında yapılması gerektiği vurgulandı.

İHA'nın haberine göre; Büyükelçilik Basın Sekreteri Mariya Olson, "Birleşik Devletler, Soçi'deki Suriye Ulusal Diyaloğu Kongresi'ne gözlemci olarak katılmayacak. Suriye müzakere komitesinin Soçi'deki kongresine katılmayacak. ABD'nin kongre kararına saygı duyduğunu belirtmek isteriz" ifadelerini kullandı.

(Haber Türk, 30 Ocak 2018)

 

ABD, Tüm Rusya yönetimini Kara Listeye Aldı

ABD Maliye Bakanlığı’nın Rusya’ya yönelik yeni yaptırım listesi, Başkan Donald Trump’ın geçen yıl imzaladığı yasa çerçevesinde hazırlanarak Kongre’ye iletildi. Listenin dün gece Kongre’ye ulaşmasıyla ilgili açıklama yapan Moskova’daki ABD ABD, tüm Rusya yönetimini kara listeye aldı.

Büyükelçisi John Huntsman, “Yeni yaptırım listesi açıklanmasına rağmen burada yer alan isimlere yönelik hemen yarın yaptırım uygulanacak diye bir kaide yok. Kime yaptırım uygulanacağı kararını ABD Başkanı’nın inisiyatifine bırakılıyor” açıklamasını yaptı.

ABD tarafından ilan edilen yeni yaptırım listesi Moskova’da şok etkisi yarattı. Tüm Rusya hükümeti bakanlarının burada yer alması “Yabancı bir ülkenin Rusya’ya siyasi baskı uygulama girişimi” olarak tanımlandı. ABD’nin açıkladığı kara listeye giren Rus bakanlar ilk açıklamalarını yapmaya başladı. Başbakan Yardımcısı Akradiy Dvorkoviç, “ABD’nin yeni yaptırım listesi Rusya hükümetinde kim kimdir fihristi gibi. Tabi ki benim de orada yer almam gerekliydi” dedi. Başbakan Birinci Yardımcısı Dmitriy Rogozin, “Bizden silah alacak müşterileri yaptırımla korkutarak, kendi silahlarını satmak istiyorlar” ifadesini kullandı.

Rusya Devlet Başkanı Putin’in Sözcüsü Peskov, “ABD’nin attığı adım Rusya’da mart ayında yapılacak başkanlık seçimlerini etkileme amacı taşıyor. Kendilerince bizim iç işlerimizi birtakım müdahale mekanizmaları oluşturmaya çalışıyorlar. Ama bunların hiç birisi işlemeyecek” dedi.

İkinci açıklama Rusya Federasyon Konseyi Güvenlik Komitesi’nden Frants Klintseviç yaptı. “Kremlin raporu” olarak bilinen yeni yaptırım listesini açık düşmanlık göstergesi ilan eden Klitseviç, “Amerika, Rusya halkını yasal yönetime karşı resmen düşman haline getirmek için listeyi açıklamış bulunuyor. Bu işin arkasında ayrıca Rusya’da Mart ayında yapılacak seçimleri etkileme gayreti de var” ifadelerini kullandı.

Rusya’daki ekonomi uzmanları da yeni yaptırım listesiyle ilgili yorumlarda bulunuyor.

(Hürriyet, 30 Ocak 2018)

 

CIA’den Flaş Çin Açıklaması: En Az Rusya Kadar Büyük Tehdit!

Moskova yönetiminin Avrupa’daki siyaseti şekillendirmeye çalıştığını öne süren CIA Direktörü Mike Pompeo, Çin’in ABD için en az Rusya kadar büyük bir tehdit oluşturduğunu söyledi.

"Kuzey Kore birkaç ay içinde…"

Pompeo ayrıca Kuzey Kore'nin birkaç ay içinde ABD'yi nükleer füzelerle vurma kapasitesine sahip olabileceğini söyledi.

Pompeo, CIA'in Kuzey Kore'den gelebilecek herhangi bir nükleer tehdit karşısında neler yapılabileceğiyle ilgili olarak önündeki seçenekleri incelediğini belirtti.

"Rusya seçimleri hedef alacak"

Rusya’nın da Batı’daki siyaseti etkilemeye çalışmaya devam edeceğini vurgulayan CIA Direktörü, Avrupa’ya bu durumu engellemek için destek vermeye çalıştıklarını söyledi.

Mike Pompeo, Rusya'nın ülkesinde 6 Kasım'da yapılacak Kongre ara seçimlerini "hedef alacağını" düşündüğünü belirtti.  "Buna karşın ABD'nin seçimleri hür ve adil bir şekilde yapabileceğine eminim. Onları öylesine güçlü bir şekilde püskürteceğiz ki, seçimimiz üzerinde fazla etkili olamayacaklar" dedi.

Amerikan istihbarat servisleri, Rusya'nın, ABD'de 8 Kasım 2016'da yapılan son başkanlık seçimlerine müdahale ettiği görüşünde.

Amerikan Federal Soruşturma Bürosu'nun (FBI) eski başkanlarından özel yetkili savcı Robert Mueller, Rusya'nın seçimlere müdahale edip etmediğini ve Başkan Donald Trump'ın seçim kampanyası süresince Rusya ile bağlantısı olup olmadığını soruşturuyor.

Trump, soruşturma kapsamında Mueller'e yeminli ifade vermeye hazır olduğunu söylemişti.

(Milliyet, 30 Ocak 2018)

 

Pentagon'dan Yeni Açıklama: Tek Muhatabımız Menbiç Askeri Konseyi

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Sözcüsü Albay Rob Manning, Afrin konusunda Türkiye ile iletişim halinde olduklarını ve Afrin'de "sivil kayıplar yaşandığına" ilişkin iddialara dair herhangi bir bilgileri olmadığını söyledi.

Albay Manning, günlük basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Bir gazetecinin "Türkiye'nin Afrin'e yönelik Zeytin Dalı Harekatı'nın sivil kayıplara neden olduğu" iddialarına ilişkin bir sorusu üzerine Albay Manning, "NATO ortağımız Türkiye ile Afrin bölgesinde birlikte çalışmaya devam ediyoruz. Bahsettiğiniz olaylarla ilgili bilgim yok." dedi. Türkiye ile ABD arasındaki iletişim "yakın ve devamlı"

ABD Merkez Kuvvetler Komutanı (CENTCOM) Orgeneral Joseph Votel'in "Menbiç'ten asker çekmenin gündemlerinde olmadığı" yönündeki açıklamasına ilişkin bir soruya da yanıt veren Manning, Türkiye ile Menbiç bölgesinde kuvvetlerin güvenli ayrışması konusunda iletişimleri olduğunu kaydetti.

Söz konusu iletişimi "yakın ve devamlı" olarak tanımlayan Manning, Menbiç'teki durumun potansiyel saldırı ihtimaline karşı bir güç koruması konusu olup olmadığına yönelik bir soruya ise "Hayır" yanıtını verdi. Türkiye'nin ABD kuvvetlerinin yerlerini bildiğini hatırlatan Manning, "Koalisyon olarak bizim Menbiç’teki tek muhatabımız bu şehrin DEAŞ’tan temizlenmesinin ardından yerel halktan kurulan Menbiç Askeri Konseyi" dedi. 'Münbiç'in kontrolü Münbiç Askeri Konseyi'nde'

AA muhabirinin, ABD'nin Türkiye’ye PYD/PKK unsurlarını Menbiç'ten çıkarma sözü verdiğini ancak Türkiye'nin Washington'un bu sözünü tutmadığı yönündeki açıklamalarını sorması üzerine konuyla ilgili söz alan Pentagon Sözcüsü Binbaşı Adrian Rankine-Galloway, Menbiç’in Menbiç Askeri Konseyinin kontrolünde bulunduğunu ve söz konusu organizasyonun yüzde 60’ının Araplardan, geri kalanın ise Kürt, Türkmen ve Hristiyan Suriyelilerden oluştuğunu ileri sürdü.

(CNN Türk, 30 Ocak 2018)

 

Koalisyon Görüşmeleri Mülteci Siyasetine Takıldı

CDU/CSU ile SPD arasındaki koalisyon görüşmelerinde geçici koruma statüsü verilen sığınmacıların aile birleşimi konusunda uzlaşma sağlanamadı. Partilerin temsilcileri görüş ayrılığının giderilmesi için çalışıyor.

Almanya’da Hristiyan Birlik Partileri (CDU/CSU) ile Sosyal Demokrat Parti (SPD) arasında geçen Cuma günü başlayan koalisyon görüşmelerine bugün de devam ediliyor.

CDU/CSU ile SPD arasında görüş ayrılığı yaratan konuların başında mülteci siyaseti geliyor. Dün dokuz saat süren görüşmelerde, geçici koruma statüsü verilen sığınmacıların aile birleşimi konusunda uzlaşma sağlanamadı. Partilerin temsilcilerinden oluşan çalışma grubu bugün konu üzerinde uzlaşma sağlanması için çaba gösteriyor.

Hristiyan Birlik ve Sosyal Demokratlar, koalisyon ön görüşmelerinde geçici koruma ile Almanya'da kalan sığınmacıların aile birleşimlerine sınırlama getirilmesi konusunda uzlaşmaya varmıştı. Bu çerçevede, sadece ayda bin kişinin aile birleşimi yoluyla Almanya'ya gelmesi öngörülüyor. Ancak SPD, koalisyon görüşmelerinde istisnai uygulamaların kapsamının artırılmasını istedi. Hristiyan Birlik ise buna karşı çıkıyor. Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) Genel Sekreteri Andreas Scheuer, "CSU ile göç kurallarına ek genişleme getirilmesi mümkün değil” dedi. Scheuer, bugün Berlin'de yaptığı açıklamada, "Bu gerçeğin SPD tarafından da bilindiğini” söyledi.

Aile birleşimi, geçici koruma statüsü verilenlerin eşleri ile reşit olmayan çocuklarını veya reşit olmayan çocukların ebeveynlerinin Almanya'ya gelebilmesi anlamına geliyor.

Müstakbel koalisyon ortaklarının üzerinde zaman baskısı olduğu ve bu nedenle de Salı akşamına kadar uzlaşma sağlanmasının istendiği belirtiliyor. Zira Perşembe günü Alman Federal Meclisi'nde geçici koruma statüsündeki sığınmacıların aile birleşimlerine ilişkin tasarı oylamaya sunulacak. Konuya ilişkin düzenlemenin süresi Mart ayının ortasında doluyor. Eğer uzlaşma sağlanırsa, yeni yasal düzenleme yapılabilecek. Aksi takdirde geçerli olan düzenlemenin süresi geçici olarak uzatılacak.

Koalisyon görüşmelerinin 4 Şubat'ta sona ermesi planlanıyor. Görüşmelerin sona ermesinin ardından Sosyal Demokrat Parti, üzerinde uzlaşılan koalisyon protokolünü üyelerin onayına sunacak.

SPD, hükümette yer alacak bakanlara ise üyelerin Hristiyan Birlik ile büyük koalisyonu kabul etmesinin ardından karar vermeyi planlıyor. SPD Genel Başkanı Martin Schulz, ARD televizyon kanalına dün akşam yaptığı açıklamada, öncelikle parti tabanını üzerinde uzlaşılan koalisyon protokolü konusunda ikna etmeleri gerektiğini, ardından bakanlar hakkında karar verileceğini ifade etti. Haftalık Der Spiegel dergisi, Schulz'un bakan olmak istediğini öne sürdü. Derginin SPD çevrelerine dayandırdığı haberinde, Schulz'un parti yönetimine bakanlıktan vazgeçmesinin mümkün olmadığını dile getirdiği iddia edildi.

(Deutsche Welle Türkçe, 30 Ocak 2018)

 

AB'den İngiltere'ye Brexit Sürecinde Çifte Standart

Brexit sonrası geçiş sürecinde İngiltere'de AB kuralları uygulanacak ancak İngiltere, AB kurumlarında ve karar mekanizmalarında yer almayacak.

Avrupa Birliği (AB), İngiltere'nin üyelikten ayrılmasının ardından iki yıla yakın sürecek geçiş sürecine ilişkin kuralları belirledi.

Brüksel’de yapılan ve 27 AB üyesinin ilgili bakanlarının katıldığı Genel İşler Konseyi toplantısında "iki dakikada" onay verilen kurallardan en çok "Brexit sonrası geçiş sürecinde İngiltere'de AB kurallarının uygulanacak olması" dikkati çekiyor.

Bunun yanı sıra Londra yönetimi, söz konusu süreçte AB kurumlarında ve karar mekanizmalarında herhangi bir şekilde yer almayacak.

Üzerinde uzlaşılan kurallar gereği İngiltere 2021'den önce AB'li ortaklarından izin almaksızın herhangi bir üçüncü tarafla ticari anlaşma da imzalayamayacak.

Toplantıda, AB üyesi ülkelerin bakanları, geçiş sürecinin 31 Aralık 2020'de sona ermesini kararlaştırdı.

Öte yandan, herhangi bir anlaşmazlıkta karar merci olacak AB Adalet Divanı'nın, Brexit destekçilerini rahatsız edeceği tahmin ediliyor. Çünkü Brexit yanlıları, AB adalet sisteminin İngiliz yargısının egemenliğini ihlal ettiğini öne sürüyor.

İngiltere ile AB Komisyonu aralık ayında vatandaş hakları, AB'ye yapılacak ödemeler ve İrlanda adasındaki sınır sorununu kapsayan başlıklardan oluşan müzakerelerin birinci safhasıyla ilgili anlaşmaya varmıştı.

İngiltere ile AB arasında Brexit sonrası ticari ilişkilerin ele alınacağı, müzakerelerin ikinci safhasına ilerleyen aylarda geçilmesi bekleniyor.

Haziran ayında başlayan müzakereler için AB Komisyonunun Brexit Başmüzakerecisi Michel Barnier ve İngiltere'nin Brexit Bakanı David Davis başkanlığındaki teknik ekipler görevlendirilmişti.

İngiltere, önceki yıl haziran ayında yapılan referandumla yüzde 48'e karşı yüzde 52 oyla AB'den ayrılma kararı almış, 29 Mart'ta da Lizbon Anlaşması'nın 50. maddesini işleterek ayrılık sürecini resmen başlatmıştı.

(Akşam, 30 Ocak 2018)

 

Güney Kıbrıs, Fransa ile Ortak Tatbikat Yaptı

Tatbikata Güney Kıbrıs’ın hava araçları ile Fransa’nın “JEAN DE VIENNE” adlı fırkateyninin katıldı. Güney Kıbrıs ile Fransa’nın, Kıbrıs’ın doğusundaki deniz bölgesinde “CYFRA/01/18” adlı ortak arama-kurtarma tatbikatı gerçekleştirdiği bildirildi. Fileleftheros gazetesi, tatbikata Güney Kıbrıs’ın hava araçları ile Fransa’nın “JEAN DE VIENNE” adlı fırkateyninin katıldığını yazdı. Haberde, tatbikatın koordinasyonunun Larnaka’daki Arama-Kurtarma Koordinasyon Merkezi tarafından yapıldığı kaydedildi.

(Gündem Kıbrıs, 30 OCAK 2018)

 

Güney Kıbrıs'ta Seçim İkinci Tura Kaldı

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde başkanlık seçimlerinde yüzde 50'yi aşan aday çıkmadı. İkinci tur seçimler 4 Şubat'ta yapılacak. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ndeki (GKRY) başkanlık seçimlerinde adaylardan hiçbirinin yüzde 50'yi aşamaması nedeniyle ülkenin yeni lideri belirlenemedi. Rumların yeni lideri, 4 Şubat'ta yapılacak ikinci turda en çok oy alan Demokratik Seferberlik Partisi (DİSİ) adayı Nikos Anastasiadis ile AKEL (Komünist Parti) adayı Stavros Malas arasındaki yarışın ardından ortaya çıkacak. Resmi olmayan verilere göre, bugün yapılan seçimlerde Anastasiadis 137 bin 235 ile oyların yüzde 35,5'ini, Malas ise 116 bin 942 oy ile 30,3'ünü aldı. Aralarında yurt dışındaki 38 merkezin de bulunduğu bin 122 seçim merkezinde gerçekleştirilen oylamada, 2013'te yapılan seçime göre katılımdaki düşüş dikkati çekti. GKRY İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, 657'si Kıbrıslı Türklerden olmak üzere 550 bin 876 kayıtlı seçmenin 71,4'ü oy kullandı.

İkinci Tur 2013 Seçimlerinin Rövanşı Olacak

Bir önceki seçimde de ikinci turda karşı karşıya gelen Anastasiadis ve Malas, kozlarını yeniden paylaşacak ancak 2013'teki seçime oranla Anastasiadis'in oy oranında yüzde 10'a yaklaşan düşüş gerçekleşti. Malas ise oy oranını arttırmayı başardı. Öte yandan, aşırı sağ Rum Ulusal Halk Cephesi (ELAM), yeni adayı Hristu ile oy oranını önemli oranda arttırdı. ELAM, ilk kez 2016'daki genel seçimlerde Meclis'e girmeyi başarmıştı. Seçimde öne çıkan adaylardan, Annan Planı'na "Hayır" diyen Rumların eski lideri Tassos Papadopoulos'un oğlu Nikolas Papadopoulos da ikinci tura kalmaya başaramasa da yüzde 25,7'lik oy oranıyla üçüncü oldu. GKRY İçişleri Bakanlığının verilerine göre, Nikos Anastasiadis (DİSİ) yüzde 35,5, Stavros Malas (AKEL) 30,3, Nikolas Papadopoulos (DİKO) 25,7, Hristos Hristu (ELAM) 5,6, Yorgos Lillikas (Vatandaşlar İttifakı) 2,2, Andreas Evstratiu (Bağımsız) 0,2, Haris Aristidu (Bağımsız) 0,2, Mihalis Minas (Adalet Partisi) 0,2 ve Hristakis Kapiliotis (Bağımsız) 0,1 oy aldı.

(Haber Türk, 29 Ocak 2018)

 

İRAN VE ORTADOĞU BÜLTENİ

 

Libya Açıklarında 120 Göçmen Kurtarıldı

Libya Deniz Kuvvetlerine bağlı liman ve sahil güvenlik ekiplerinin, Trablus sahili açıklarında şişme botta bulunan 120 göçmeni kurtardığı belirtildi. Libya Deniz Kuvvetleri Liman Sahil Koruma Şefi el-Hadi Muhammed Sabrata, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kurtarma ekibi tarafından aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 120 Afrikalı yasa dışı göçmenin kurtarıldığını söyledi.

Muhammed, Trablus'un 60 kilometre doğusundaki Karapoli kenti açıklarında gerçekleşen kurtarma operasyonu ardından göçmenlerin Yasa Dışı Göçle Mücadele Merkezine naklinin yapıldığını dile getirdi.

Öte yandan göçmenlere sağlık hizmeti veren Uluslararası Tıp Kurulu üyesi doktor Abdulaziz el-Mısrati, kurtarılanlar arasında 13 kadın, 4 çocuk bulunduğunu ve sağlık durumlarının iyi olduğunu belirtti.

Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) Başkanlık Konseyi Başkanı Fayiz es-Serrac geçen kasım ayında yaptığı açıklamada yasa dışı göç nedeniyle Libya'da bulunan göçmen sayısının yarım milyonu aştığını kaydetmişti.

Yerel ve uluslararası resmi kaynaklara göre Libya'da 24 ülkeden göçmen bulunuyor. Bunların yüzde 95'ini Akdeniz üzerinden Avrupa'ya ulaşmaya çalışan Afrikalılar oluşturuyor.

(Anadolu Ajansı, 30 Ocak 2018)

 

Mısır'daki İdam Kararlarının Durdurulması Çağrısı

Mısır'da 13 insan hakları örgütü, BM'ye ülkedeki idam kararlarının infazının durdurulması çağrısında bulundu.

Mısır'da 13 insan hakları örgütü, Birleşmiş Milletler'e (BM) ülkede son zamanlarda alınan idam kararlarının uygulanmasının acilen önüne geçilmesi çağrısında bulundu.

Mısırlı insan hakları örgütlerinin hazırladığı ve BM yetkililerine gönderdiği açık mesajda, yasal yetkisini kullanarak idam cezasını başka bir ceza ile değiştirmesi için Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi'ye çağrıda bulunmaları istendi.

"Adil yargılamanın en temel kurallarından dahi yoksun"

Mısır'daki son idam kararlarının adil yargılamanın en temel kurallarından dahi yoksun olduğu ifade edilen mesaja, haklarında nihai olarak idam kararı verilen ve uygulanması beklenen davaların dosyaları da eklendi.

Mesajda, İnsan Hakları için Arap Ağı, Hak ve Özgürlükler Adalet Merkezi, En-Nedim Şiddet ve İşkenceyle Mücadele Merkezi, Kahire İnsan Hakları Araştırmaları Merkezi, Hak ve Özgürlükler Mısır Organizasyonu gibi örgütlerin imzası yer alıyor.

Sisi'nin 8 Haziran 2014'te cumhurbaşkanlığı görevine gelmesinden 2 Ocak 2018'e kadar 27 idam cezasının verildiği belirtiliyor.

Mısırlı yetkililer ise yargının bağımsızlığına ilişkin suçlamaları reddederek, hem sivil hem de askeri yargılamaların "bağımsız ve tarafsız" olduğunu ifade ediyor.

(Anadolu Ajansı, 30 Ocak 2018)

 

Yemen'de İntihar Saldırısı: 15 Ölü

Yemen'in Şebve vilayetinde bomba yüklü araçla düzenlenen intihar saldırısında 15 askerin hayatını kaybettiği bildirildi.

Askeri kaynaklardan alınan bilgiye göre, Yemen'in güneyinde yer alan Şebve'de güvenlik kontrol noktasına terör örgütü El-Kaide tarafından düzenlendiği tahmin edilen intihar saldırısında Şebveniye Seçkinler Güçleri'nden çok sayıda kişi yaşamını yitirdi.

Kentteki Atak Devlet Hastanesi yetkilileri ise saldırı sonrasında Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) destekli Şebveniye Seçkinler Güçleri'nden 15 kişiye ait cesedin hastaneye ulaştırıldığını söyledi.

Şebveniye Seçkinler Güçleri, El-Kaide'nin etkin olduğu Şebve vilayeti beldelerinde konuşlanmıştı.

Hadramevt sakinlerinin katılımıyla 2015'te kurulan ve BAE tarafından desteklenen bu birlikler, Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçlerinin kamplarında eğitim almıştı.

Terör örgütü PYD/PKK'dan Kilis'e roketli saldırı

Suriye'nin Afrin bölgesindeki terör örgütü PYD/PKK mensuplarınca Kilis'e yönelik roketli saldırı yapıldı.

Suriye'nin Afrin bölgesindeki terör örgütü PYD/PKK mensuplarınca Kilis'e roketli saldırı düzenlendi.

Afrin'in kırsalındaki teröristler tarafından saat 10.20 sıralarında Şıh Mehmet Mahallesi'ne roket atıldı. Zeytinliğe isabet eden ve patlayan roket can ya da mal kaybına neden olmadı. Polis ekipleri, çevre güvenliğini aldıktan sonra olay yeri inceleme çalışmalarına başladı.

Sınırda konuşlu Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı birliklerce Afrin'deki terör hedeflerine Fırtına obüsleriyle misliyle karşılık verildi.

Bu arada Zeytin Dalı Harekatı'nın başladığı 20 Ocak'tan bu yana Kilis'e 20 roket atıldı, biri Suriye uyruklu 2 kişi hayatını kaybederken 21 kişi yaralandı.

(Anadolu Ajansı, 30 Ocak 2018)

 

Afrin'den Kilis'e Bir Roket Daha Atıldı!

Son dakika haberine göre, Afrin'deki terör örgütü PYD/PKK/YPG mevzilerinden Kilis'e bir roket daha atıldı. Zeytinliğe isabet eden ve patlayan roket can ya da mal kaybına neden olmadı

Suriye'nin Afrin bölgesindeki terör örgütü PYD/PKK mensuplarınca Kilis'e roketli saldırı düzenlendi.

AA'nın haberine göre, Afrin'in kırsalındaki teröristler tarafından saat 10.20 sıralarında Şıh Mehmet Mahallesi'ne roket atıldı. Zeytinliğe isabet eden ve patlayan roket can ya da mal kaybına neden olmadı. Polis ekipleri, çevre güvenliğini aldıktan sonra olay yeri inceleme çalışmalarına başladı.

Sınırda konuşlu Türk Silahlı Kuvvetleri'ne bağlı birliklerce Afrin'deki terör hedeflerine Fırtına obüsleriyle misliyle karşılık verildi.

Bu arada Zeytin Dalı Harekatı'nın başladığı 20 Ocak'tan bu yana Kilis'e 20 roket atıldı, biri Suriye uyruklu 2 kişi hayatını kaybederken 21 kişi yaralandı.

(Haber Türk, 30 Ocak 2018)

 

İran ABD’nin Suriye’deki Planlarına Güçlü Bir Şekilde Karşı Koyacak

İran Şura Meclisinde Milli Güvenlik ve Dış Politika Komitesi Başkanı Alauddin Brojerdi İran’ın Suriye’de ABD planlarına karşı güçlü bir tutum sergileyeceğini vurguladı.

Brojerdi bugün yaptığı basın açıklamalarında bir kısım devletlerin geçen uzun yıllar boyunca Suriye ve Irak’ı parçalama planları yaptıklarını, tüm bu planların başarıyla çökertildiğini ve çökertilmeye devam edeceğini ifade etti.

ABD ve müttefiklerinin Ortadoğu’da istikrar ve güvenlikten mahrum bir ortam yaratmaya çalıştıklarına dikkat çeken Brojerdi; muhtelif isimler altında faaliyet gösteren terör örgütlere desteklerinin de bu bağlamda olduğunu söyledi.

Brojerdi söz konusu devletlerin bölge ve halklarını hedef alan bu planlarında dünya halklarını kandırma amaçlı yürüttükleri gerçekleri çarpıtma ve karalama hamlelerine de dikkat çekti.

Ayetullah Hamenei: Amerika, bölgedeki varlığını devam etmek için IŞİD’i Afganistan’a nakletmiştir

İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Seyyidd Ali Hamenei, son günlerde Afganistan’da gerçekleşen terör olaylarından duydukları derin üzüntüyü dile getirerek, “Amerika bölgedeki varlığını anlatabilmek ve Siyonist rejime güvenlik sağlamak için IŞİD’i Afganistan’a nakletmiştir’’ dedi.

Bu sabah Haric ders toplantısında açıklamada bulunan Ayetullah Hamenei, son aylarda yüzlerce Afgan halkının IŞİD tarafından öldürüldüğünü belirterek, ‘’IŞİD’i yaratan eller ve onu Suriye ve Irak halkına zulüm için kullananlar, oralardaki hezimetleri sonrası, IŞİD’i Afganistan’a taşımak istiyorlar ve bu öldürmeler de bu planın parçasıdır’’ dedi.

Ayetullah Hamenei, “Amerika’nın desteklediği teröristler için Şii ve Sünni fark etmemektedir ve sivil halk ister Şii, ister Sünni onların hedefindedir” dedi.

Ayetullah Hamenei, ‘’Amerikalılar, Afganistan’da istikrarsızlığın esas sebebiler ve 20 yıldan beri mezhep adıyla buralarda gerçekleşen ölümler, direkt ve ye endirekt Amerika’ya bağlı olan gruplar tarafından yapılmıştır ve şimdi de istikrarsızlık yaratarak, varlıklarını devam ettirmek, siyasi ve ekonomik hedeflerini gerçekleştirmek istiyorlar’’ dedi.

İslam İnkılabı Rehberi, ‘’Müslümanları böyle yok eden İstikbar ve onun uşaklarına, Siyonist ve cani Siyonist rejim ve Amerika’ya Allah Lanet eylesin’’ dedi.

(İRNA, 30 Ocak 2018)

 

İsakov: “Kırgızistan, Orta Asya'da Açık Ortaklık Politikası Örgütü'ne Üye Olan İlk Ülke”

Bişkek’te düzenlenen “Açık Hükümet” Programı basın konferansında Hükümet Başkanı Sapar İsakov, Kırgızistan’ın Orta Asya'da Açık Ortaklık Politikası Örgütü'ne üye olan ilk ülke olduğunu belirtti.

Hükümetin çalışmalarından sonra ülkenin bu örgüte üye olduğunu belirten İsakov, “Bu demektir ki, hükümet aslında verileri halka açacaktır. Yani, vatandaşlara yönelik hiçbir sır olmayacak. Bu verileri kullanmak için işe vereceğiz. Çoğu gosulugi özgür ve bariz olacak.” dedi.

İsakov, sivil toplumun ve ülkenin hükümetinin en yakın ortak olması gerektiğine inanıyor.

Başbakan, “Bu, hükümetin ve ülkenin refahında en önemli faktördür. Çünkü eğer sırlar varsa, o zaman büyük skandallara ve anlaşılmaz süreçlere dönüşürler. Zemine açmamız gerektiğini söyledik. Biz ülke ve insanlar için çalışıyoruz.” dedi.

(Kabar, 30 Ocak 2018)

 

Kazakistan ve Türkiye 2018 Yıl İçin Bir Askeri İşbirliği Planı İmzaladı

Almatı (Golden Bridge News)Kazakistan Savunma Bakanlığı basın hizmetinin raporuna göre, Kazakistan ve Türkiye 2018 yıl için askeri işbirliği planı imzaladı. Kazakistan ve Türkiye'nin savunma bakanlıkları arasında devlet görüşmeleri ve askeri işbirliği ihtimalleri konusunda Ankara'da personel görüşmeleri yapıldı. Taraflar, askeri eğitimin daha da geliştirilmesi, özellikle de Türkiye'de eğitim kurumlarında görevliler ve muharip eğitim konularını görüştüler. Görüşmeler sonrasında taraflar 2018 için bir askeri işbirliği planı imzaladılar" denildi Kazakistan Savunma Bakanlığının yaptığı açıklamada.

Ayrıca, ziyaret çerçevesinde, Türkiye Silahlı Kuvvetleri Kuru Koşunları Devlet Hava Meydanları Askerî Yüksekokulu'nda okuyan Kazakistan’lı öğrenciler ile bir görüşme de düzenlendi.

(Kabar, 30 Ocak 2018)

 

Mangistau Vilayetinden Okul Öğrencileri Türkiye Üniversitelerinde Eğitim İçin Hibe Aldı

Almatı (Golden Bridge News) 24.kz raporuna göre, Mangistau bölgesinden on öğrenci artık Türkiye'nin yüksek öğretim kurumlarında ücretsiz yüksek öğrenim alabilecekler.

11. sınıf öğrencileri, Aktau'da düzenlenen I. Uluslararası İngilizce Olimpiyatında hibe kazandılar. Olimpiyatlara, bölgedeki tüm okullardan 240 öğrenci başvuruda bulunmuştu. En yüksek puan kazanan 10 öğrenciye verildi. Organizatörlerin belirttiği gibi Olimpiyatın temel amacı, bölgenin yetenekli gençlerine toplumsal destek sağlamaktı. Mangistau Vilayetindeki Darın Merkezi Müdürü Eskendir Kumbayev: "Bu Olimpiyat İngilizce yapıldı. Sonuç olarak, okul çocuklarımızın bilgi düzeyini öğrenebildik. Yabancı uzmanlar onları çok beğeniyle puanladı, bu nedenle bu olimpiyatları her yıl düzenlemeği planlıyorlar. Mangistau öğrencileri, dünyanın en iyi enstitülerinde ücretsiz eğitim alma şansına sahip olacaklar" dedi.

(Kabar, 30 Ocak 2018)

 

BTK Demiryolu Projesi ve Afrika Konferansı

Güney Afrika Uluslararası İlişkiler Enstitüsü'nün (SAIIA) Türkiye, Gürcistan, Azerbeycan, Kazakistan büyükelçilikleri ve AB delegasyonuyla düzenlediği "Bakü-Tiflis-Kars (BTK) Demiryolu ve Afrika" konulu konferans Pretorya'da yapıldı. Güney Afrika Uluslararası İlişkiler Enstitüsü'nün (SAIIA) Türkiye, Gürcistan, Azerbeycan, Kazakistan büyükelçilikleri ve AB delegasyonuyla düzenlediği "Bakü-Tiflis-Kars (BTK) Demiryolu ve Afrika" konulu konferans Pretorya'da yapıldı. Türkiye Pretorya Büyükelçisi Elif Çomoğlu Ülgen, konferansın açılışında yaptığı konuşmada, BTK Demiryolu'nun amacının tüm dünyayı birbirine bağlamak olduğunu, farklı dinlerden ve farklı kültürlerden insanların hiç bilmedikleri yabancı ülkeleri ziyaret etmelerine imkan sağlayacağını belirtti. Ülgen, Güney Afrika'nın da Afrika iç ticaretinin birbirine bağlanmasında çok önemli bir merkez olduğuna dikkati çekti. Ülgen, Tanzanya'da Türk Yapı Merkezi Şirketi'nin Portekizli ortağıyla kurduğu konsorsiyumla Tanzanya-Darüsselam-Uganda Demiryolu'nu inşa ettiklerini hatırlattı. Türk Dışişleri Bakanlığından Niyazi Eren Akyol da Afrika'nın AB ve Çin arasındaki 2016 yılında 514,5 milyar avroya ulaşan ticaret hacminin ve Çin'in İpek Yolu projesinin en önemli itici gücü olduğunu ifade etti. Afrika'nın dünyanın geri kalanıyla ticaretini 3 kat artırdığına dikkati çeken Akyol, Afrika'daki ülkeler arasındaki ticaretin toplam dış ticaret hacmi içindeki payının ise yüzde 18'de kaldığını kaydetti.

Her ülkenin kendi jeopolitik avantajları olduğunu, bundan yararlanması gerektiğinin altını çizen Akyol, BTK demiryolu projesinin teknik detaylarını açıklarken Türkiye'nin bu projeyi Marmaray, 3. Boğaz Köprüsü, Osmangazi Köprüsü, Çanakkale Boğaz Köprüsü gibi çok sayıda ulaştırma yatırımıyla değerlendirdiğini vurguladı. SAIIA Araştırmacısı Cyril Prinsloo ise Afrika ülkelerinin BTK Demiryoluna katılan ülkelerinden öğrenecekleri olduğunu, Afrika'da karşılaştıkları zorluklara dair dersler çıkarabilecelerini dile getirdi. Prinsloo, altyapı konusundaki en büyük sorunun sermaye temini olduğunu, kamu ile özel sektörün ortak çabalarına ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Afrika'da en büyük sorunun endüstrileşmenin yanında ülkeler ve bölgeler arasındaki ulaştırma altyapısı eksikliği olduğunu belirtti. Afrikalı delegeler de Afrika ülkelerinin yürüteceği ortak projeler konusunda daha uzun ve detaylı program yapılması gerektiğini kaydetti. Konferansa Gürcistan Büyükelçisi Beka Dvali, Azerbaycan Maslahatgüzarı Azad Nagiyev, Kazakistan Büyükelçisi Talgat Kaliyev, Avrupa Birliği Büyükelçisi Marcus Cornaro ve diğer büyükelçiliklerden temsilciler katıldı.

(Anadolu Ajansı, 29 Ocak 2018)

 

Batı Τrakya Türkleri 29 Ocak'ı Gururla Andı

Batı Trakya Türk Azınlığı'nın hak arama mücadelesinde dönüm noktası olan 29 Ocak 1988 Toplumsal Dayanışma ve Milli Direniş Günü ile 29 Ocak 1990 ’da Türk azınlık aleyhine yapılan saldırı ve şiddet olayları Gümülcine’de düzenlenen etkinlikle anıldı. Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu tarafından düzenlenen anma etkinliği 29 Ocak 2018 Pazartesi akşamı Gümülcine Cris&Eve hotelinde gerçekleştirildi. Etkinliğe, Türkiye'nin Gümülcine Konsolosu Neslihan Altay, BTTADK Başkanı ve Gümülcine seçilmiş Müftüsü İbrahim Şerif, İskeçe seçilmiş Müftüsü Ahmet Mete, Dostluk Eşitlik Barış Partisi (DEB) Başkanı Mustafa Aliçavuş, Gümülcine Türk Gençler Birliği Başkanı Necat Ahmet, İskeçe Türk Birliği Başkanı Ozan Ahmetoğlu, azınlığın çeşitli kurumlarının temsilcileri ve çok sayıda soydaş katıldı. Batı Trakya Türkleri 30 yıl önce yaşanan ve tarihe altın harflerle yazılan 29 Ocak’ları yine unutmadı, gururla andı ve kutladı. Yaşananların unutulmaması ve gelecek nesillere aktarılması için 29 Ocaklar her yıl etkinliklerle anılmaktadır.

(Millet Gazetesi, 29 Ocak 2018)

 

Tacikistan Helal Olmayan Et Ürünlerinin İthalatını Yasakladı

Tacikistan, Müslümanlar için yasak olan et ürünlerinin ülkeye ithal edilmesini yasakladı. Talebi Devlet Veteriner Kontrol Servisinin tüm et ürünleri tedarikçilerine gönderdiği belirtildi. Tacikistan Devlet Veteriner Kontrol Dairesi Başkan Yardımcısı Tojibek Norov 27 Ocak'ta Radyo Ozodi ile yaptığı röportajda, artık yabancı tedarikçilerin Tacikistan yetkililerinin akreditasyonuyla Tacikistan'a ürün getirebileceğini söyledi. Tacikistan nüfusunun çoğu Müslümanlardan oluşuyor.

(Kabar, 30 Ocak 2018)

 

Çin ve Şili Liderleri Bir Araya Geldi

Çin Ulusal Halk Meclisi Daimi Komitesi Başkanı Zhang Dejiang ile Şili Senatosu Başkanı Andres Zaldivar Beijing'de dün bir araya geldi.

Zhang Dejiang görüşmede, Çin Ulusal Halk Meclisi'nin Şili meclisi ile olan dostça temaslarının daha da yoğunlaştırılmasına büyük önem verdiğine işaret ederek, iki tarafın işletmeler arası iş birliğine, özellikle yatırım iş birliğine güçlü destek sağlamaları gerektiğini kaydetti. Zhang ayrıca yatırımcıların yasal haklarının güvence altına alınması için elverişli koşulların yaratılmasını arzuladığını belirtti.

Zhang Dejiang görüşmede ayrıca, Çin Ulusal Halk Meclisi ile Şili meclisinin devlet yönetim deneyimlerini etkin şekilde paylaşmaları, böylece çeşitli risk ve meydan okumalarla daha iyi şekilde başa çıkmaları gerektiğini ifade etti.

Andres Zaldivar görüşmede yaptığı konuşmada, Şili meclisinin Çin Ulusal Halk Meclisi ile olan dostça temasları derinleştirmeye, ikili temas mekanizmasının rolünü yeterince pekiştirmeye ve ikili ilişkilerin geliştirilmesine yardım sağlamaya hazır olduklarını belirtti. Andres Zaldivar ayrıca, Şili'nin eskiden olduğu gibi Tek Çin ilkesine sadık kalacağının altını çizdi.

(CRI Türk, 30 Ocak 2018)

 

Pakistan Gvadar Serbest Ticaret Bölgesi Hizmete Girdi

Pakistan Gvadar Serbest Ticaret Bölgesi, kısa süre önce düzenlenen bir törenle resmen hizmete girdi. Törene Pakistan Başbakanı Şahid Hakan Abbasi ve Çin'in Pakistan'daki büyükelçisi Yao Jing dahil Çin ve Pakistan'da hükümet, sanayi ve ticaret çevrelerinden 300'den fazla temsilci katıldı.

Çin'in Pakistan'daki büyükelçisi Yao Jing törende yaptığı konuşmada, Gvadar limanındaki yapılandırmanın Çin liderlerinin güçlü desteğiyle yürütülmekte olduğuna işaret ederek, Çin'in eskiden olduğu gibi, bundan sonra da Gvadar limanındaki yapılandırmayı destekleyeceğini belirtti. Yao ayrıca Çinli işletmelerin söz konusu yapılandırmaya katılmasını teşvik edeceklerini ifade etti.

Çin-Pakistan ekonomik koridoru inşası hedefinin ortak kalkınma ve refah olduğuna dikkat çeken Yao Jing, Gvadar limanında yerel halka yarar getiren, çevreyle dost olan projelere öncelik verileceğini kaydetti.

Çin ve Pakistan arasında aynı gün Gvadar bölgesinde yoksullukla mücadele ve Çin'in Henan eyaletine bağlı Puyang kenti ve Gvadar'ın kardeş şehir olmaları gibi 7 işbirliği belgesi imzalandı.

Gvadar Serbest Ticaret Bölgesi'nin toplam yüzölçümü 923 hektarı buluyor. Bölgenin kurulması için de direkt yatırım hacmi ise 3 milyar yuanı buluyor. Bölgede 2 bin Pakistan vatandaşına iş fırsatı sağlanması bekleniyor.

(CRI Türk, 30 Ocak 2018)

 

Çin ve Kazakistan Arasında Yeni Kargo Tren Hattı Açıldı

36 konteynerden oluşan X9089 numaralı kargo tren hattı, kısa süre önce Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi'nin merkezi Urumçi'deki Çin-Avrupa kargo tren dağıtım merkezinden ilk seferine başladı. Böylece, Çin ve Kazakistan arasında yeni bir kargo tren hattı resmen açılmış oldu.

Otomotiv yedek parçaları, şantiye araçları ve günlük eşyalar gibi ürünleri taşıyan X9089 numaralı kargo treni, Urumçi'den sonra Xinjiang'ın Alatav sınır kapısından ülke dışına çıkıyor. Kazakistan'da Hazar denizinin doğu sahilinde yer alan limana ulaşan kargo treni, daha sonra deniz yoluyla Azerbaycan'ın başkenti Bakü'ye varıyor.

Toplam seyir süresi 8 gün olan söz konusu yeni kargo tren hattının yolculuk uzunluğu ise 4 bin 186 kilometreyi buluyor. Yeni kargo tren hattı ile önceki hatlara göre yüzde 60 oranında zaman tasarrufu elde edilecek.

(CRI Türk, 30 Ocak 2018)

 

Çin, Sri Lanka'nın En Büyük Yurt Dışı Yatırım Kaynağı

Sri Lanka Yatırım Komitesi'nden verilen bilgiye göre, Sri Lanka'da 2017 yılında yurt dışından doğrudan yatırım 1 milyar 630 milyon ABD Dolar ile tarihin en yüksek seviyesine ulaştı. Bunun içinde Çin'den gelen yatırım yüzde 35 oranında yer aldı. Çin böylece Sri Lanka'nın en büyük yurt dışı doğrudan yatırım kaynak ülkesi oldu.

Sri Lanka Kalkınma Stratejileri ve Uluslararası Ticaret Bakanı Malik Samarawickrema, Sri Lanka yönetiminin bu yıl yurtdışından 2 milyar 500 milyon ABD Doları tutarında doğrudan yatırım alması ve bu sayının 2020 yılına kadar 5 milyar ABD Doları'nı aşmasının beklendiğini belirtti.

(CRI Türk, 30 Ocak 2018)

 

Rusya: ABD’nin Olası Yaptırımları Türkiye’ye S-400 Sevkiyatını Etkilemez

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Türk mevkidaşı Mevlüt Çavuşoğlu'nun, Moskova'nın girişimi ile düzenlenen Suriye Ulusal Diyalog Kongresi için Soçi'ye inen fakat ekstra talepleri karşılanmadığı için havaalanında bekleyen Suriyeli silahlı muhalif grupla ilgili görüştükleri belirtildi. Rusya Dışişleri'nden yapılan açıklamaya göre, Lavrov ve Çavuşoğlu, ekstra talepleri karşılanmadığı için kongrenin gerçekleştirileceği binaya gitmeyip Soçi havaalanında bekleyen Suriyeli silahlı muhalif grup hakkında iki defa telefonda görüştü Açıklamada ayrıca, Türk mevkidaşı Çavuşoğlu'nun bu grupla ilgili sorunun çözüleceği konusunda Lavrov'a garanti verdiği kaydedildi.

Diğer taraftan açıklamada, Türkiye'den Soçi'ye uçan söz konusu muhalif grubun kongreye katılmak için öne sürdüğü ekstra talebin ne olduğuna ilişkinse bir bilgi yer almadı. Soçi'deki kongrenin TSİ 10.00'da resmen başlaması bekleniyordu.

Bunların yanı sıra kongre için Soçi'de bulunan bir kaynak Sputnik'e demecinde, kongrenin genel oturumlarına sadece Suriyelilerin katılacağını, gözlemciler ve garantör ülkeler dahil olmak üzere üçüncü tarafların temsilcilerininse bu toplantılara katılmasına izin verilmeyeceğini söyledi.

Resmi programa göre kongre kapsamında, birincisi TSİ 10.50'de, ikincisiyse TSİ 14.30'da başlayacak iki genel oturum düzenlenmesi planlanıyordu.

Bu arada kongreye davet edilen gözlemcilerden biri BM'nin Suriye Özel Temsilcisi Staffan De Mistura. Nitekim genel oturumların sonunda De Mistura'nın önerdiği maddelerden oluşan bir sonuç bildirisi kabul edilmesi bekleniyor.

Oturumların sonunda ayrıca, Suriye'nin yeni anayasası üzerinde çalışacak bir komisyon oluşturulacağı tahmin ediliyor.

Ayrıca Sputnik'e bilgi veren bir Türkiye Dışişleri kaynağı, Soçi'ye davet edilen Türk heyetinin kongreyi terk ettiği yönündeki haberleri yalanladı.

(Sputnik, 30 Ocak 2018)