Dünya basınında 18 Aralık 2017 tarihinde öne çıkan başlıklar…

 

Filistin Devlet Başkanı Abbas, İran'a Davet Edildi

Filistin Devlet Başkanı Abbas’ın ofisinden isminin açıklanmasını istemeyen bir yetkili, AA muhabirine yaptığı açıklamada, “İran Cumhurbaşkanı Ruhani, Abbas’ı önümüzdeki hafta sonu Tahran’a davet etti.” dedi.

Yetkili, Abbas’ın İranlı mevkidaşının ABD’nin Kudüs’ü “İsrail’in başkenti” olarak tanıyan kararını görüşmek üzere yaptığı davetini kabul edip etmediğine ilişkin bilgi vermedi.

Abbas, Ruhani’nin davetini, ABD’nin söz konusu kararına karşı Filistin halkının öfkesinin ikinci haftasında aynı konuyu görüşmek üzere dün gittiği Katar’da aldığı belirtildi.

Doğu Kudüs'ü 5 Haziran 1967'de işgal eden İsrail, 1980'de tek taraflı olarak kentin doğusunu ve batısını "birleşik başkenti" ilan etti.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BGMK), 1980'de kabul ettiği 478 sayılı kararla, İsrail'in ilhak ve başkent ilanını geçersiz saydı.

BMGK kararı çerçevesinde, ABD dahil uluslararası toplum Doğu Kudüs’ün işgal altında olduğunu kabul ediyor. İsrail yönetimini tanıyan tüm ülkelerin büyükelçilikleri Tel Aviv'de bulunuyor. Hiçbir ülke, Kudüs'ü ya da doğu ve batı bölümlerini başkent olarak kabul etmiyor.

ABD, Trump'ın hamlesiyle Kudüs'ü "İsrail'in başkenti" olarak tanıyan ilk ülke oldu.

Uluslararası toplumun tepkisini çeken Trump yönetimi, bölgenin kaosa sürükleneceği ve İsrail-Arap ihtilafının daha da çözümsüz hale geleceği  uyarılarını göz ardı etti.

(Milliyet, 18 Aralık 2017)

 

Birleşmiş Milletler'de Tarihi Kudüs Oylaması

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin ABD Başkanı Donald Trump tarafından Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak kabul etme kararından sonra, "tüm ülkeleri Kudüs'te diplomatik temsilciliklerin kurulmasını engellemeye" çağıran ve Mısır tarafından hazırlanan bir tasarıyı oylaması bekleniyor

Bloomberg tarafından gözden geçirilen tek sayfalık tasarıda "tüm Devletlerin kutsal şehir Kudüs ile ilgili Güvenlik Konseyi kararlarına uymalarını ve bu kararların aksine herhangi bir eylemi veya önlemi tanımamalarını istiyor" denildi.

Kararın, daimi üye olan ABD'nin veto hakkı olması nedeniyle geçmesi beklenmiyor ancak Mısır tarafından Güvenlik Konseyi'ne getirilen tasarının sembolik bir önemi var… Mısır ve diğer ülkeler, ABD'ye veto hakkını kullandırarak, Trump'ı dünya sahnesinden dışlamaya ve yalnız bırakmaya çalışıyorlar.

Güvenlik Konseyi, 8 Aralık’ta 14'e 1 oyla Trump'ın Kudüs'ü başkent ilan etmesi ve ABD büyükelçiliğini Tel Aviv'den taşımak istemesini kınamıştı.

Mısır'ın sunduğu tasarıda ABD veya Trump'tan söz edilmiyor fakat "Kudüs'ün durumuyla ilgili son kararlarına ilişkin derin pişmanlık" ifadesi yer alıyor.

(HaberTürk, 18 Kasım 2017)

 

Gazze'den İsrail'e Roket Atıldı İddiası

İsrail ordusundan yapılan açıklamada, Gazze'den fırlatıldığı öne sürülen iki roketin İsrail'in güneyindeki Askalan (Aşkelon) bölgesine düştüğü belirtildi. İsrail polisinden yapılan açıklamada da roketlerden birinin Askalan  (Aşkelon) bölgesinde boş alana isabet ettiği, olayda ölen ya da yaralananın bulunmadığı ifade edildi. Polis bomba imha uzmanlarının bölgede inceleme başlattığı kaydedildi.

Filistinli gruplardan ise olaya ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadı.

İsrail, iki milyona yakın Filistinlinin yaşadığı Gazze Şeridi'ni, Hamas'ın 2006 yılındaki seçimleri kazanmasından bu yana abluka altında tutuyor.

Doğu Kudüs ve Batı Şeria da 1967'den bu yana İsrail tarafından işgal altında tutuluyor. İnşa ettiği duvarla bu iki yeri birbirinden ayıran İsrail, Batı Şeria'da yaşayan Filistinlilerin Doğu Kudüs'e geçişini engelliyor. İşgal altındaki Doğu Kudüs'te 200 bin, Batı Şeria'da ise 400 bini aşkın Yahudi yerleşimci bulunuyor. Uluslararası hukuka göre, bu bölgelerdeki tüm Yahudi yerleşim birimleri 'yasa dışı' kabul ediliyor.

(Sputnik Türkiye, 18 Aralık 2017)

 

‘IŞİD Lideri Bağdadi Suriye’de Yakalandı’ İddiası

Yeni Şafak gazetesinin Suriyeli bir kaynağın demecine dayandırdığı haberinde, Bağdadi’nin Irak’ta yakalandığını ve Suriye’nin kuzeydoğusundaki Rasüleyn kentindeki Amerikan üssüne getirildiğini, ardından Haseke kentinin yakınlarında bir karakola aktarıldığını yazdı.

Kaynağın verdiği bilgiye göre IŞİD lideri Bağdadi ile birlikte, biri Irak vatandaşı, örgütün 7 komutanı ele geçirildi.

Kasım ayında da Hizbullah'a yakın bir haber kaynağı, IŞİD lideri Ebu Bekir el Bağdadi'nin, Suriye'nin Ebu Kemal bölgesindeki operasyonlar sırasında kasabada olduğunu ileri sürmüştü. Haberde Bağdadi'nin Suriye güçlerinin kasabadaki operasyonu sırasında bölgede olduğu yönünde haber alındığı belirtilmiş, ancak IŞİD liderinin ele geçirilip geçirilmediğiyle ilgili bir bilgi yer almamıştı.

(Sputnik, 17 Aralık 2017)

 

İngilizlerin Yüzde 51'i AB'den Ayrılmak İstemiyor

İngiltere'de yapılan yeni bir anket, İngilizlerin yüzde 51'inin AB'den ayrılmak istemediğini ortaya koydu. Ülke geçen yılki referandumda yüzde 52'lik destekle birlikten ayrılma kararı almıştı. Geçtiğimiz yıl düzenlenen referandum ile Avrupa Birliği'den ayrılma kararı alan Birleşik Krallık'ta halkın yüzde 51'i birlikten ayrılmak istemiyor.

Independent gazetesi tarafından yayınlanan ve bin 400 kişi arasında düzenlenen ankete göre AB'den ayrılmayı destekleyenlerin oranı yüzde 41'de kaldı. Independent gazetesi, Haziran 2016'da düzenlenen AB referandumundan bu yana ilk kez AB üyeliğini destekleyenler ve AB'den çıkmak isteyenler arasındaki makasın bu kadar açıldığına dikkat çekiyor.

Aralık başında düzenlenen anketi yapan BMG şirketi, şu anki tablonun oluşmasında referandumda oy kullanmayanların fikir beyan etmesinin yattığına dikkat çekiyor. Oy kullanan yaklaşık her 10 seçmenden 9'unun verdiği oyun arkasında olduğu belirtiliyor. Geçtiğimiz yılki referandumda İngilizlerin yüzde 52'si Avrupa Birliği'nden çıkılmasına destek vermiş, yüzde 48'i ülkenin AB'de kalması için oy kullanmıştı.

AB'ye üye ülkeler, hafta içerisinde Brüksel'de yapılan görüşmelerin ardından, Brexit olarak adlandırılan Birleşik Krallık'ın AB'den ayrılma süreci için yürütülen müzakerelerde ikinci aşamaya geçilmesine onay verdiğini açıklamıştı.

Bu aşamada, Brexit sonrasındaki iki yıllık geçiş sürecinin nasıl olacağı ve AB ile yapılacak yeni ticaret anlaşması ele alınacak. Referandum sonrası göreve gelen İngiltere Başbakanı Theresa May ülkesinin 29 Mart 2019'da AB'den ayrılacağını açıklamıştı.

(Deutsche Welle Türkçe, 18 Aralık 2017)

 

Avusturya’da Yeni Hükümet Üyeleri Belli Oldu

Avusturya’da ÖVP ve FPÖ tarafından kurulacak koalisyon hükümetinin üyeleri belli oldu. Yeni hükümette iç ve dışişleri bakanlıklarını sağ popülist FPÖ aldı.

Muhafazakâr Avusturya Halk Partisi (ÖVP) ile sağ popülist Avusturya Özgürlükçü Partisi'nin (FPÖ) kuracağı koalisyon hükümetinde yer alacak bakanların isimleri belli oldu.

Başbakan SebastianKurz’un liderliğindeki ÖVP yedi bakan ve bir müsteşar, Başbakan Yardımcısı Heinz-ChristianStrache liderliğindeki FPÖ ise altı bakan ve bir müsteşar ile koalisyon hükümetinde yer alacak.

Avusturya'nın yeni başbakanı 31 yaşındaki SebastianKurz, Avrupa'nın en genç lideri. 30 yaşında ÖVP'nin genel başkanlığına seçilen Kurz, 27 yaşında Avrupa'nın en genç dışişleri bakanı olmuştu.

16 üyeli kabinede ÖVP'den yer alan bir diğer isim ise GernotBlümel. Başbakan Kurz'a yakın isimler arasında bulunan 36 yaşındaki Blümel, başbakanlıkta Avrupa Birliği, kültür ve medyadan sorumlu devlet bakanı olarak görev yapacak. Maliye Bakanlığı'nı bugüne kadar sigorta şirketi Uniqa genel müdürü olarak görev yapan HartwigLöger üstlenecek.

Avusturya'da yeni kurulan koalisyon hükümetinde FPÖ lideri Heinz-ChristianStrache başbakan yardımcısı oldu. İslam ve Avrupa Birliği karşıtı söylemleriyle dikkat çeken 48 yaşındaki Strache, 2005 yılından beri FPÖ'nün genel başkanlığını yürütüyor.

Koalisyon hükümetinde iç ve dışişleri bakanlıkları FPÖ'nün oldu. Eski FPÖ lideri JörgHaider'in konuşmalarını kaleme alarak kariyerine başlayan 49 yaşındaki HerbertKickl İçişleri Bakanı oldu. Karin Kneissl ise parti üyesi olmamasına rağmen, FPÖ tarafından Dışişleri Bakanlığı'na getirildi. Ortadoğu uzmanı Kneissl, Almanya Başbakanı Angela Merkel'in mülteci siyasetini ve Avrupa Birliği ile Türkiye arasında imzalanan mutabakatını sert bir şekilde eleştirmesiyle biliniyor.

Yeni kabinede Savunma Bakanı ise 41 yaşındaki Mario Kunasek oldu. İnsan hakları örgütlerinin verdiği bilgilere göre, Kunasek sığınma başvurusunda bulunanların gece sokağa çıkmasının yasaklanması, sağlık sistemine erişimlerinin sınırlandırılması gibi önerilerle dikkat çekmişti.

ÖVP ve FPÖ liderleri Kurz ve Strache'nin dün uzlaşmaya varıldığını açıklamalarının ardından, bu sabah Cumhurbaşkanı Alexander van der Bellen tarafından kabul edilmişlerdi. Cumhurbaşkanı van der Bellen, liderlerle yaptığı görüşmenin ardından Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, yeni hükümetin Avrupa yanlısı bir çizgi izlemesinin önemini vurgulamıştı.

(Deutsche Welle Türkçe, 18 Aralık 2017)

 

Fransa: “Esed Kendi Halkı Önünde Hesap Verecek”

Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Esed'in geçiş döneminde muhatap alınacağını ancak sonrasında işlediği suçlar için kendi halkı ve uluslararası hukuk önünde hesap vereceğini dile getirdi. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Fransız 2. Kanalı'nda katıldığı özel yayında gündeme dair soruları yanıtladı.

Göreve geldiği 2017 yılı haziran ayından bu yana ikinci kez ulusal televizyona çıkan Macron, uluslararası arenada yeni bir liderliğin geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Programda Suriye ve Ortadoğu'daki gelişmelere ilişkin açıklamalar yapan Macron, "Suriye'deki savaşın şubat sonuna kadar kazanılacağını, Beşşar Esed'in görevde olacağını, kendisiyle ve temsilcileriyle irtibatın devam edeceğini" ifadesinde bulundu.

Suriye'de Esed'in varlığının, savaşı kazanan taraflardan olan Rusya ve İran'ın korumasında olduğu için devam edeceğini paylaşan Macron, "Beşşar, Suriye halkının düşmanı, benim düşmanım ise DEAŞ." ifadelerini kullandı.

Macron, Esed'in işlediği suçlar nedeniyle kendi halkı ve uluslararası hukuk önünde hesap vereceğinin altını çizerek, "Gelecek ayın başında Fransa'nın, öne çıkmasını beklediği süreçte, Beşşar'ın taraftarları olacak fakat bunun yanında ve özellikle Suriye muhalefetinin tüm temsilcilerini de görmeyi diliyorum. DEAŞ'ın değil, Beşşar'ın yüzünden ve güvenlik kaygısıyla ülkelerini terk edenler de dahil." dedi.

Öte yandan Macron, geçen hafta yaptığı açıklamada, Fransız ordusunun uluslararası koalisyon çerçevesinde Eylül 2015'ten bu yana devam eden Suriye operasyonunu sona erdireceğini kaydetmişti. Rusya Savunma Bakanlığı, 14 Aralık perşembe günü yaptığı açıklama ile Suriye'nin DEAŞ'tan temizlendiğini duyurmuştu.

(QHA, 18 Aralık 2017)

 

İngiltere'nin Beyrut Büyükelçiliği Çalışanı Ölü Bulundu

İngiltere'nin Beyrut Büyükelçiliği'nde çalışan İngiliz vatandaşı RebeccaDykes, Cumartesi günü bir otoyol kenarında ölü bulundu. Olayla ilgili gözaltına alınan Lübnanlı taksi şoförünün cinayeti kendisinin işlediğini itiraf ettiği duyuruldu.

BBC'ye konuşan Lübnan polisi, İngiltere'nin Beyrut Büyükelçiliği'nde çalışan İngiliz vatandaşı RebeccaDykes'ın boğularak öldürüldüğünü söyledi.

Olayla ilgili soruşturma açılırken, Dykes'ın ailesi de yazılı açıklamalarında "Neler olduğunu anlamak için elimizden ne geliyorsa yapıyoruz" dedi. Bu yılın Ocak ayından bu yana İngiltere'nin Beyrut Büyükelçiliği'de görevli olan Dykes, İngiliz hükükmetinin Uluslararası Kalkınma Departmanı için çalışıyordu.

BBC'nin Beyrut muhabiri Martin Patience'ın aktardığına göre Rebecca Dykes Cuma gecesi bir iş arkadaşının veda partisi için Beyrut'un popüler eğlence merkezlerinden Gemmayzeh'deydi. Dykes'ın gece yarısı bardan ayrıldığı sırada kaçırıldığı bildiriliyor. Lübnan polisi ölüm nedeninin tespiti için ikinci bir otopsi yapılacağını duyurdu.

İngiltere'nin Beyrut Büyükelçisi Hugo Shorter, Twitter hesabından paylaştığı mesajda büyükelçilik çalışanlarının ölüm haberiyle 'derinden sarsıldıklarını ve üzgün olduklarını' söyledi. İngiltere Dışişleri Bakanlığı da Dykes'ın ölümüyle ilgili Lübnanlı yetkililerle iletişim halinde olduklarını duyurdu.

Şüpheli Yakalandı!

Reuters haber ajansı, olayla ilgili bir Lübnanlı taksi şoförünün yakalandığını duyurdu. İsmini vermek istemeyen güvenlik görevlisi, ilk bulguların olayın gerekçesinin siyasi olmadığını gösterdiğini ifade etti. Lübnan’ın NNA haber ajansı da şüphelinin suçunu kabul ettiğini belirtti.

(Milliyet, 18 Aralık 2017)

 

Hamburg'daki Veddel Tren İstasyonunda Patlama

Almanya'nın Hamburg kentindeki Veddel Tren İstasyonu'nda patlama meydana geldiği, patlamada yaralanan olmadığı bildirildi.

Hamburg polisinin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, akşam  saatlerinde meydana gelen patlamanın muhtemel bir plastik torba içinde bulunan  havai fişek benzeri patlayıcı maddelerden kaynaklandığı belirtildi. Patlama nedeniyle rüzgar kesici bazı camların kırıldığı ancak olayda  yaralanan olmadığı kaydedildi.

Polis, olayla ilgili bir kişinin arandığı ve soruşturmanın sürdüğünü  de aktardı. Olay yerine bomba imha uzmanlarının geldiği ve patlamanın terör  saldırısı olup olmadığıyla ilgili elde edilmiş henüz bir kanıtın olmadığı da  bildirildi.

Öte yandan, Alman medyasında yer alan haberlerde, patlama sonrası olay  yerinde vidalar bulunduğu ancak bu vidaların torba içinden mi yoksa başka bir  yerden mi saçıldığının araştırıldığı iddia edildi.

(Sputnik Türkçe, 18 Aralık 2017)

 

İtalya'da ABD'nin Kudüs Kararı Protesto Edildi

İtalya'da Trento, Floransa ve Bari kentlerinde, ABD'nin Kudüs'ü "İsrail'in başkenti" olarak tanıma kararı protesto edildi. İtalya'da yaşayan Filistinliler ve Filistin davasına destek veren gönüllüler, ABD'nin Kudüs'ü "İsrail"in başkenti" olarak tanıma kararını 3 ayrı kentte protesto etti.

ABD Başkanı Donald Trump'ın açıkladığı karar, İtalya'nın kuzeyinden ortasına ve güneyinde yer alan 3 ayrı kentte düzenlenen gösterilerle protesto edildi. Gösterilerle ilgili AA muhabirine konuşan İtalya'daki Filistinliler Birliği Başkanı Dr. MohammedHannoun, "Bugün Trento, Floransa ve Bari'de olmak üzere 3 ayrı yerde gösteriler gerçekleştirdik. Her 3 protesto gösterimize Müslüman toplumundan, İtalyan sivil toplum kuruluşlarından yüzlerce kişi katıldı ve destek verdi." dedi.

Kudüs'ü doğu-batı olarak değil bir bütün halinde Filistin'in başkenti olarak gördüklerini belirten Dr. Hannoun, "Gösterilerimizde, Kudüs'ün Filistin'in başkenti olduğu vurgulandı ve ABD Başkanı Trump'ın kararına 'hayır' denildi." diye konuştu.

Gösterilerde Trump'ın kararına uymayan hükümetlere teşekkür ettiklerini dile getiren MohammedHannoun, "Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a ve Türk halkına, Filistin'e gösterdikleri ilgi için teşekkür ettik." ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Türkiye'nin Kudüs'te büyükelçilik açacağına ilişkin "Fiili olarak biz bu işi yapmışız ama inşallah o gün de yakın, bizzat resmi olarak da büyükelçiliğimizi ayrıca da orada açacağız" ifadesi de hatırlatılan Dr. Hannoun, "Biz onun girişimini takdir ediyoruz, ki bu Filistin davasını siyasi olarak desteklemeye yönelik gerçek bir şey." değerlendirmesinde bulundu.

(Anadolu Ajansı, 18 Aralık 2017)

 

Arnavutluk ve Makedonya’dan Ortak Bakanlar Kurulu

Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ile Makedonya Başbakanı ZoranZaev başkanlığında, iki ülkenin ortak bakanlar kurulu toplantısı Arnavutluk’ta gerçekleştirildi. Ülkenin güneydoğusundaki Pogradec kentinde yapılan toplantının ardından iki ülke arasında, şiddet içeren aşırılık ve radikalizmle mücadele, içişleri bakanlıkları arasında iç kontrollerin güçlendirilmesi ile arşiv alanında iş birliği anlaşmaları imzalandı.

Anlaşmaların imzalanmasının ardından Rama ve Zaev ortak basın toplantısı düzenledi. Konuk Başbakan Zaev, “tarihi” olarak nitelendirdiği ortak bakanlar kurulu toplantısının iki ülke arasındaki ilişkilerde yeni bir sayfa açtığını belirtti.

Temsil ettikleri ülkelerin Avrupa-Atlantik ailesi içerisinde güvenli bir gelecek doğrultusunda çalıştığını söyleyen Zaev, “NATO ve AB’ye entegrasyon sadece siyasi bir tanım değildir, aynı zamanda ülkelerimizin vatandaşları için ekonomik ihtiyaç. Bölgesel ekonomik alanın oluşturulması için çalışıyoruz.” diye konuştu.

Zaev, toplantıda, bölgesel yol projesi “Koridor 8” doğrultusunda altyapının geliştirilmesiyle taraflar arasındaki demiryolu ve enerji bağlantı olanağının da ele alındığını ifade ederek, “Makedonya ve Arnavutluk, bölgenin AB ve NATO’ya entegre ortak gelecek vizyonunu uyguluyor. NATO’ya entegrasyonumuzdaki büyük desteklerinden dolayı Arnavutluk hükümetine teşekkürlerimi ifade ediyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

Arnavutluk Başbakanı Rama da toplantıda, Dıraç Limanı’nın iki ülke arasındaki ticareti geliştirecek duruma getirilmesi fikrini görüştüklerini belirtti. Ticaret hacmindeki artış eğilimi ve Makedonya’dan gelen turistler göz önünde bulundurulduğunda ortak gümrük ve geçiş noktası projesinin gerçekleştirilmesi konularında ikinci ortak bakanlar kurulu toplantısına kadar çalışacaklarını anlatan Rama, modern Makedonya’nın temellerinin güçlendirilmesinde öneme sahip diller yasasının Meclis’te görüşülmeye başlanmasında emeği bulunan Başbakan Zaev’e teşekkür etti.

Ohri Çerçeve Anlaşması’na da değinen Rama, demokrasinin güçlendirilmesi ve Arnavutlar’ın yaşadıkları yerlerde refahlarının arttırılması için temel taş olan anlaşmanın uygulanmasında Başbakan Zaev’invizyon ve iradesinden cesaret aldıklarını kaydetti. İki lider, yarın ülkenin güneydoğusunda nüfusunun çoğunluğunu Makedonların oluşturduğu Pustec kasabasını ziyaret edecek.

(Balkan Günlüğü, 17 Aralık 2017)

 

Kurz Merkel'le Yakınlaşmak İstiyor

Avrupa'nın en geç başbakanı olarak yemin etmeye hazırlanan Avusturya'nın müstakbel başbakanı Kurz'dan Almanya ile yakınlaşma mesajı. Kurz, Almanya ile yakın işbirliği içinde olmak istediğini söyledi.

Avusturya'nın yeni sağ-muhafazakâr koalisyon hükümetinin müstakbel başbakanı SebastianKurz, komşu Almanya ile aralarındaki ilişkileri daha da derinleştireceklerini söyledi. Alman Bild gazetesine mülakat veren 31 yaşındaki Kurz, "kendilerini Almanya ile insani, ekonomik, siyasi ve kültürel olarak birleştiren birçok unsur bulunduğunu" dile getirdi.

SebastianKurz, "önemli bir komşu ve bir numaralı ticari ortakları olan Almanya ile aralarındaki işbirliğini genişleteceklerini" belirtti ve "Özellikle ikili ve Almanya Başbakanı Angela Merkel ile birlikte Avrupa Birliği bünyesindeki mükemmel işbirliğimizi derinleştirmekten memnuniyet duyacağım” diye konuştu.

Kurz, dışişleri bakanı iken Merkel'in öncelikle mülteci politikasını sert dille eleştirmiş ve Merkel'in imzalanmasında önemli rol oynadığı Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki mülteci geri kabul anlaşmasına da itiraz etmişti.

Avrupa'nın en genç başbakanı olarak yemin etmeye hazırlanan Avusturya Halk Partisi'nin (ÖVP) Genel Başkanı Kurz'un liderliğindeki ÖVP/FPÖ (ÖVP/Avusturya Özgürlükçü Partisi) koalisyonunun iltica ve göç politikasını sertleştirmesi bekleniyor.

Avusturya'daki Koalisyona Tepkiler

Alman Sosyal Demokrat Partisi (SPD) Avusturya'daki yeni hükümete tepki gösterdi. SPD Federal Meclis Grup Başkan Vekili Achim Post, Welt gazetesine verdiği demeçte "Avusturya-Macaristan imparatorluğu yeniden doğdu. Kurz, öğrenci dernekçisi Strache ve kundakçı Orban sağa kayışı hızlandıracak” dedi. Post, Viyana yönetiminin Macaristan'ın mülteci politikasını kopya edeceğini belirtti.

Alman Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) partisinden ise Avusturya'daki koalisyon hükümetini olumlu yorumlayan açıklamalar geldi. Partinin Federal Meclis Grup Başkanı Aleksander Dobrindt, "Sebastian Kurz sayesinde Bavyera ve Almanya'nın Avrupa Birliği'nde yeni bir müttefik kazandığını" söyledi. Dobrindt, Avusturya hükümetinin "göç politikasında yapılan hataları düzeltebileceğini" sözlerine ekledi.

Avrupa Parlamentosu'nun Avrupa Halk Partileri Grup Başkanı Manfred Weber, "Avusturya Başbakanı'nın ilk ziyaretini Brüksel'e yapacak olmasının güzel bir jest olduğunu" belirtti. Alman Yeşiller Partisi Eş Genel Başkanı Cem Özdemir de "Brüksel'e yapacağı ziyaret gibi jestleri nasıl bir icraatın izleyeceğini bekleyip görmek gerekecek” dedi.

(Deutsche Welle Türkçe, 18 Aralık 2017)

 

Kıbrıs Sorunu

Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Kıbrıs sorunun çözümsüz kalmasının sorumlusunun Türkiye olmadığını vurguladı. Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurul’u bütçe görüşmelerinde konuşan Çavuşoğlu, Kıbrıs’ta sorunun çözülmesi için sarf edilen çabayı anlattı.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu, 2018 yılı bütçesini görüşmeyi sürdürüyor.

Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, bütçe görüşmeleri çerçevesinde Kıbrıs sorununun çözümü konusunda yapılan çalışmaları anlattı.

Kıbrıs’ta sorunun çözülmesi için çaba sarf ettiklerini ancak çözemediklerini dile getiren Çavuşoğlu, bunun sorumlusunun Türkiye olmadığını ifade etti.

Çavuşoğlu, Rum tarafının, yönetimi, gücü ve ekonomiyi Türklerle paylaşmak istemediği için çözüm olmadığının altını çizdi.

Çavuşoğlu, “Bu parametrelerle de bir çözüme ulaşamayacağımız kanaatine vardık. Dolayısıyla, artık bundan sonra hangi adımı atacağımız, ne yapacağımızı konusunda KKTC ile de hemfikir olduk. Şimdi güneyde ve kuzeyde seçimler var, seçim öncesi zaten bunları tartışmanın bir anlamı yok, seçim malzemesi yapılamaz, bu, milli bir politikadır. Dolayısıyla, özellikle KKTC’deki seçimlerden sonra oturacağız, konuşacağız, birlikte neler yapacağımızı değerlendireceğiz ama bu süreçte tabii ki KKTC’nin tanıtımı için adım atmamız lazım ama KKTC’yi zaten Türkiye tanıyor” dedi.

Büyük Millet Meclisinden yeni bir tanıma kararı çıkarmaya gerek olmadığını ama KKTC pasaportunun daha fazla ülkede geçerli olması için daha fazla ülkede, şehirde temsilcilik açılması için iktidar ve muhalefetle hep birlikte, çalışmak gerektiğini vurgulayan Çavuşoğlu, KKTC’nin üzerindeki izolasyonların kalkması gerektiğini çünkü Avrupa Birliğinin bu konuda da sözünde durmadığını ifade etti.

(BRT, 18 Aralık 2017)

 

Rusya’da Başkanlık Seçim Yarışı Resmi Olarak Başladı

Rossiskaya Gazeta’da yayınlanan kararnameye göre, Rusya’da başkanlık seçimlerinin 18 Mart 2018’de gerçekleşeceği netleşti. Bu doğrultuda bugünden itibaren bir partiden veya bağımsız olarak aday olan kişiler girişim toplantıları ya da parti kongrelerinde resmi adaylık prosedürlerini başlatıp gerekli belgeleri Merkez Seçim Komitesi’ne (MSK) sunabilecek.MSK, 18 Aralık’ta seçim planını onaylayacak. MSK Başkanı Ella Pamfilova, şimdilik Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de dahil olmak üzere gelecek seçimler için 23 kişinin aday olmak istediğini belirttiğini aktardı.

Seçimler için harcanması planlanan toplam bütçe ise 14.807 milyon ruble (251.398 dolar).

Komitede 880 kişinin yer aldığını belirten Pamfilova “Hepimiz seçimlere ciddi şekilde hazırız. Seçim kampanyasından gurur duymamız ve yaptığımız işten kimsenin utanç duymaması için ciddi bir çalışma sürecinden geçiyoruz” dedi.

(Sputnik Türkiye, 18 Aralık 2017)

 

Putin İstihbarat Paylaşımından Dolayı Trump’a Teşekkür Etti

Rusya Devlet Başkanlığı basın dairesinden yapılan açıklamada, “Rusya Devlet Başkanı (Vladimir Putin), ABD’li mevkidaşına, ABD Merkezi Haber Alma Teşkilatı'nın (CIA) Saint Petersburg’daki Kazan Katedrali’nde ve kentin diğer yerlerinde bombalı eylem planlayan teröristlerin tespit edilerek gözaltına alınmasını sağlayan bilgileri vermesi dolayısıyla teşekkür etti” ifadelerine yer verildi.

Görüşmenin Rusya'nın girişimiyle yapıldığı belirtilen açıklamaya göre Putin, CIA’in verdiği bilgilerin, suçluların tespit edilmesi, ortaya çıkarılması ve yakalanması için yeterli olduğunu kaydetti ve Trump’a, bu bilgileri sağlayan CIA direktörüne ve çalışanlarına teşekkürlerini iletmesini rica etti.

Putin ayrıca ABD liderine, ‘ABD’ye ve vatandaşlarına yönelik terör tehditleri hakkında bilgi alınması durumunda Rus istihbarat servislerinin söz konusu bilgileri şüphesiz ortak kanallar üzerinden Amerikalı meslektaşlarına derhal ulaştıracağı’ konusunda teminat verdi.

Saint Petersburg mahkemesi, Rusya Federal Güvenlik Servisi’nin (FSB) daha önce gözaltına aldığı ve IŞİD’le bağlantılı olduğu şüphe edilen YevgeniyYefimov’un tutuklanmasını hükmetti. Soruşturma kapsamında elde edilen bilgilerden, Yefimov, suç ortaklarıyla birlikte Saint Petersburg’daki Kazan Katedrali’nde bugün bombalı eylem gerçekleştirmeyi planladığı anlaşıldı.

Yefimov’dan sonra olayla alakası olduğu tahmin edilen 4 kişi daha gözaltına alındı.

(Sputnik Türkiye, 18 Aralık 2017)

 

Rus Bomba Uzmanları ve Askeri Mühendisler Suriye’den Döndü

Rusya Savunma Bakanlığı Enformasyon ve Kitle İletişim Araçları Departmanı'ndan yapılan açıklamada, “Rus Silahlı Kuvvetleri'nin Uluslararası Mayın Temizleme Merkezi'ndeki birlikte görev yapan askerler, Suriye’den Rusya’ya, kalıcı olarak konuşlandıkları Nahabino Üssü’ne geri döndü” ifadelerine yer verildi.

Açıklamada ayrıca Rus uzmanların Suriye’de Rusya’ya yapılan askeri donanım ve silah sevkiyatlarında yer aldığı ifade edildi.

(Sputnik Türkiye, 18 Aralık 2017)

 

Gazprom: Türkiye’ye Doğalgaz Sevkiyatı Yüzde 18.8 Arttı

Gazprom’dan yapılan açıklamada, “Gazprom, 2017’in ilk on bir buçuk ayında, şirketin yurt dışındaki en büyük ikinci piyasası olan Türkiye’ye 27.6 milyar metreküp ihraç etti. Bu, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 18.8 (4.4 milyar metreküp) daha fazla” ifadelerine yer verildi.

Ayrıca Yunanistan’a doğalgaz sevkiyatının yüzde 10.1, Bulgaristan’a yüzde 5.7, Macaristan’a yüzde 22, Sırbistan’a da yüzde 23.5 arttığı ifade edildi.

(Fortune Russia, 18 Aralık 2017)

 

“Rusya İşgal ve Cinayetlerle Batı’yı İstikrarsızlaştırıyor”

İngiltere Dışişleri Bakanı Boris Johnson, Rusya’nın işgal ve cinayetlerle Batı’yı istikrarsızlaştırdığını dile getirdi.

Soğuk Savaşın sonunda Rusya ve Batı ilişkilerinde bir “umut ve değişiklik anının” yaşandığını, ancak bugünkü durumda bu dönemin "tamamen bir illüzyon" gibi göründüğünü ifade eden Jonnson, Rusya’nın Soğuk Savaşı’nın bitiminden bu yana İngiltere ve Batı’ya karşı bu kadar düşmanca tavır sergilemediğini söyledi.

Johnson, “1945’ten bu yana ilk kez Avrupalı ülkenin Başka bir devletin egemen Avrupa topraklarının bir kısmı olan Kırım yarımadası işgal edildi. Buna ayrıca Batı Balkanlarda onların istikrarsızlaştırıcı eylemlerini ekleyin. Karadağ'daki suikast girişiminde (savcıya yapılan suikast girişimi)  Rus izleri var. Birleşik Krallık'taki demokratik süreçleri bozma girişiminde bulundular, yani siber silah yardımıyla onların ne yaptığını görüyor musunuz?” diye kaydetti.

(Kırım Haber Ajansı, 18 Aralık 2017)

 

Rusya ve Venezuela'dan Doğalgaz Anlaşması

Venezuela, Karayip Denizi'ndeki Patao ve Mejillones doğalgaz sahalarının işletme hakkını 30 yıl süreyle Rus enerji şirketi Rosneft'e devretti.

BBC'nin haberine göre anlaşma, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve Rosneft CEO'su İgor Seçin tarafından imzalandı.

Anlaşmanın Rusya'nın yakın müttefiki Venezuela hükümeti tarafından da onaylanması bekleniyor.

Rosneft, yaptığı açıklamada, iki sahadaki toplam doğalgaz rezervinin 180 milyar metreküp olduğunun tahmin edildiğini, Karayip Denizi'ndeki sahalarda yıllık maksimum üretimi 15 yıl içinde 6,5 milyar metreküpe çıkarmayı hedeflediklerini duyurdu.

Devasa dış borcunu ödemekte zorlanan Venezuela'nın devlete bağlı enerji şirketi PDVSA, ağustos ayında Rosneft'ten 6 milyar dolar kredi almıştı. Rusya Venezuela'nın kendisine olan borcunu da yapılandırmıştı.

(Dünya Gazetesi, 18 Aralık 2017)

 

Çin Savaş Jetleri Güney Kore Hava Sahasına Girdi

Yonhap haber ajansı, Çin savaş jetlerinin ADIZ’e girerek hava sahası ihlalinde bulunması üzerine Güney Kore savaş uçaklarının acil koduyla havalandığını duyurdu.

Çin Hava Kuvvetlerine ait iki bombardıman, iki savaş jeti ve bir keşif uçağının ADIZ’e yerel saatle 10.10’da giriş yaptığının tespit edildiği kaydedilen haberde, Güney Kore’ye ait uçakların da Çin uçakları bölgeden ayrılana kadar normal taktiksel önlemler aldığı ifade edildi.

Güney Koreli bir askeri yetkili, söz konusu ihlalin ardından Çin tarafı ile acil hat üzerinden görüştüklerini ve bu ihlalin amacını anlamaya çalıştıklarını aktardı.

Çin Savunma Bakanlığı Sözcüsü ŞınCinkı da başkent Pekin'de düzenlediği olağan basın toplantısında, Çin uçaklarının yıllık rutin tatbikat programı çerçevesinde uzak denizlerde gerçek savaş kabiliyetini ölçme amacıyla ilgili bölgede görevlerini icra ettiğini ve söz konusu tatbikatın herhangi bir ülke veya bölgeyi hedef almadığını savundu.

Güney Kore’nin ADIZ ilan ettiği bölgenin aslında uluslararası sular olduğunu ileri süren Şın, yapılan uçuşların uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler'in (BM) ilgili kararlarına uygun olduğunu iddia etti.

Söz konusu ADIZ bölgesi, Çin’in Duyma Boğazı, Japonya’nın da Tsuşima Boğazı olarak adlandırdığı sularda yer alıyor. Çin, Japonya ve Güney Kore'nin tanımladığı Hava Savunma ve Tanımlama Bölgeleri çakışıyor.

(NTV, 18 Aralık 2017)

 

Çin ve İngiltere’den Dev İşbirliği

İngiltere'nin Çin'in 'Kuşak ve Yol' projesine destek için 1 milyar dolarlık ortak yatırım fonu oluşturacağı ve fonun eski İngiltere Başbakanı David Cameron tarafından yönetileceği açıklandı.

Financial Times gazetesininin haberine göre, İngiltere Maliye Bakanı Philip Hammond'ın Pekin ziyareti kapsamında, İngiltere'nin Kuşak ve Yol projesine yatırımları için 1 milyar dolarlık fon oluşturulması kararı alındı. İngiltere ve Çin'deki özel şirket ve kurumların rol alacağı fonun yönetimine de eski İngiltere Başbakanı David Cameron getirildi.

Cameron, eylül ayında yaptığı açıklamada, Pekin ziyaretinde ortak bir İngiltere-Çin fonu oluşturulması için Çin Başbakan Yardımcısı MaKai ile görüştüğünü söylemişti.

2019'da AB'den ayrılmaya hazırlanan İngiltere'nin Avrupa dışındaki ülkelerle ekonomik işbirliğini artırmayı amaçladığı ve Çin'in yeni İpekyolu olarak görülen Kuşak ve Yol projesine özellikle önem verdiği belirtiliyor.

(Financial Times, 18 Aralık 2017)

 

ABD ile Çin Arasında Yeni Gerginlik

Financial Times gazetesinin yayınladığı habere göre, Başkan Donald Trump, yönetiminin Pazartesi günü ulusal güvenlik stratejisini yürürlüğe koymasıyla Amerika'nın en büyük ticaret ortağı olan Çin'i "ekonomik saldırganlıkla" suçlayacak.

Bununla birlikte, Beyaz Saray yetkilisi CNBC'ye Financial Times haberinin doğruyu yansıtmadığını söyledi.

Yetkili, "Bu ifade Çin ile özel olarak bağlantılı değil" dedi.

Konuya aşina olan birçok kişi Financial Times'a Trump'ın Çin'le ilgili önceki yönetimlerden çok daha sert bir tutum önereceğini söyledi.

Trump, kampanya sürecinde Çin'i defalarca yere vurdu ancak Washington, bu yılın başlarında Mar-a-Lago tesisindeki Başkan XiJinping ile görüşmesi sonrasında duruşunu hafifletti; çünkü Washington, Kuzey Kore ile ilgili olarak Pekin'in yardımına başvurdu.

Göreve geldiğinden bu yana, Trump, Çin ile olan ABD ticaret açığı için Pekin'i suçlamadığını ve Çin'e para manipülatörünü vermeyi reddettiğini söyledi.

(Financial Times, 18 Aralık2017)

 

Trump, ABD'nin 'Çin Odaklı' Ulusal Güvenlik Stratejisini Açıklayacak

ABD Başkanı Donald Trump, TSİ 22.00'de ulusal güvenlik stratejisini açıklayacak. Reuters haber ajansı, Çin'in "ABD'nin stratejik rakibi" olarak nitelendirileceğini bildirdi. İklim değişikliğinin de, ABD'nin ulusal güvenlik tehditleri listesinden çıkarılması bekleniyor.

Reuters'ın haberine göre yeni stratejide "ABD'nin refah düzeyinin yükseltilmesi", "güç üzerinden barışın sağlanması" ve "ABD'nin etkinliğinin artırılması" gibi hedeflere odaklanılacak. Adlarının açıklanmaması koşuluyla ajansa konuşan bazı ABD yetkilileri ise yeni stratejinin Çin'i doğrudan kapsamadığını söyledi. Yetkililer, metinde sadece Çin'in ABD için yaratabileceği risklere dikkat çekileceğini belirtti.

Trump Çin ziyaretinin son derece "verimli" geçtiğini söylemişti. Çin Dışişleri Bakanlığı verilerine göre, 2016'da ülkede yatırımları olan ABD merkezli şirketlerin toplam kârı 36 milyar 200 milyon dolara ulaştı.

Bakanlık yetkilileri ABD'nin yeni ulusal güvenlik stratejisiyle ilgili olarak ise açıklanana kadar yorum yapmayacaklarını açıkladı.

(BBC Türkçe, 18 Aralık 2017)

 

Rusya'nın St. Petersburg Kentinde Bir Saldırı Girişimi 'ABD'nin İstihbaratıyla Önlendi'

Beyaz Saray ve Kremlin, Rusya'nın St Petersburg kentindeki bir saldırı girişiminin, Amerikan Merkezi İstihbarat Örgütü'nün (CIA) Rusya güvenlik birimlerine verdiği istihbaratla önlendiğini duyurdu. Beyaz Saray ve Kremlin'den yapılan açıklamada, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD Başkanı Donald Trump'a telefon görüşmesinde verilen istihbarat için teşekkür ettiği bildirildi.

Putin ayrıca CIA Başkanı'na ve operasyona katılan birimlere de teşekkür mesajını iletti. Beyaz Saray'ın açıklamasında "çok sayıda kişinin ölebileceği bir saldırı hazırlığı öncesi teröristlerin yakalandı" dendi.

Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB) de IŞİD destekçisi 7 şüphelinin gözaltına alındığını ve çok sayıda patlayıcı, silah ve radikal İslamcı yayın ele geçirildiğini belirtti. Şüphelilerin dini bir kurumu hedef alan intihar saldırısı hazırlığında olduğu ifade edildi. Kremlin, Pazar günkü açıklamasında şüphelilerin Cumartesi günü St Petersburg'da katedrali ve halka açık alanları hedef almayı planladıklarını açıkladı.

'Rusya da Bilgi Paylaşımında Bulunacak'

Kremlin ayrıca, Putin'in Trump'la yaptığı görüşmede Rusya'nın güvenlik birimlerinin de ABD'ye yönelik 'herhangi bir olası terör tehdidine ilişkin bilgi paylaşımında bulunacağını' duyurdu. Nisan ayında St Petersburg'da meydana gelen patlamada en az 13 kişi ölmüştü.

FSB Başkanı Alexander Bortnikov Salı günkü açıklamasında Suriye'den dönen militanların Rusya'ya tehdit oluşturduğunu söylemişti. Bortnikov, 2017'de 18 'terör saldırısının önlendiğini' belirtmişti.

(BBC Türkçe, 18 Aralık 2017)

 

ABD Başkanı Donald Trump, Özel Savcı Muellerİle İlgili Kararını Açıkladı

ABD Başkanı Trump, 'Rusya soruşturması'nı yürüten özel savcı Mueller'in işine son vermeyi düşünmediğini açıkladı. ABD Başkanı Donald Trump, 'Rusya soruşturması'nı yürüten özel savcı Robert Mueller'in işine son vermeyi düşünmediğini söyledi.

Camp David'den Beyaz Saray'a dönen Trump, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Trump, "Savcı Mueller'in işine son vermeyi düşünüp düşünülmediği" şeklindeki soruya, "Hayır, düşünmüyorum" yanıtını verdi.

ABD basını hafta sonunda Trump'ın ABD Başkanlık seçimi öncesi 'Trump ve Rusya arasındaki ilişki iddialarını' takip eden Mueller'in görevine son vereceğini ileri sürmüştü. ABD basını, Trump'ın bu girişimi Kongre'nin Noel tatilinde gerçekleştireceğini öne sürmüştü.

Demokrat Parti California temsilci Adam Schiff de bu iddiaları doğrulayarak ABD Kongresi'nde cuma günü bu ihtimalin konuşulduğunu söylemişti.

Schiff, "Kongredeki dedikodu, başkanın haftaya büyük bir konuşma yapmaya hazırlandığı yönünde. 22 Aralık bizim Washington'da olmayacağımız bir gün ve o gün Mueller'i işten atabilir" ifadesini kullanmıştı. Trump, Mueller'den önce 'Rusya soruşturması'nı yürüten Federal Soruşturma Bürosu (FBI) Direktörü James Comey'nin görevine son vermişti.

(Sputnik Türkçe, 18 Aralık 2017)

 

Kaliforniya'daki Orman Yangını

ABD'nin Kaliforniya eyaletinin güneyinde, 4 Aralık'ta ormanlık alanda çıkan ve şiddetli rüzgarın etkisiyle hızla yayılan yangın kontrol altına alınmaya çalışılıyor. Yetkililer, 18 bin binanın tehlike altında olduğunu açıkladı.

ABD'nin Kaliforniya eyaletinin güneyinde, 4 Aralık'ta ormanlık alanda çıkan ve şiddetli rüzgarın etkisiyle hızla yayılan yangın kontrol altına alınmaya çalışılıyor. Yetkililer, 18 bin binanın tehlike altında olduğunu açıkladı. Yetkililer, yangının yüzde 40'ının kontrol altına alındığını ancak kötü hava koşulları nedeniyle kıyı kesimlerde tehlikenin devam ettiğini belirtti.

Los Angeles Times'ın haberine göre, Santa Barbara'dan Ventura'ya kadar yayılan alevlerin, sabah saatleri itibarıyla yaklaşık bin 100 kilometrekarelik alanda etkili olduğu bildirildi. Yangın söndürme çalışmalarına 8 binden fazla itfaiyecinin katıldığını belirten yetkililer, düşük nem ve sert rüzgarların yangını kontrol altına almayı zorlaştırdığını ifade etti.

Yetkililer, 18 bin binanın tehlike altında olduğunu açıklayarak, yangının etkili olduğu bazı bölgelerde rüzgarın hızının saatte 55 kilometreye ulaşabileceği uyarısında bulundu. Ulusal Hava Servisi de dağlık alanlarda kuvvetli rüzgar uyarısı yaptı.

Santa Barbara ilçesiyle Montecito ve Carpinteria bölgelerinin bazı yerlerinde tahliye uyarısının devam ettiği ancak Ventura ilçesindeki bazı tahliye uyarılarının kaldırıldığı belirtildi.  Yangın söndürme çalışmalarının maliyetinin ise 110 milyon dolara ulaştığı kaydedildi.

Yetkililer, cuma günü eyaletin güneyinde etkili olan yangının 982 kilometrekarelik alana yayıldığına dikkati çekerek, 700'ü ev 970 binanın kullanılamaz hale geldiğini, yaklaşık 100 bin kişinin tahliye edildiğini açıklamıştı.

Los Angeles'ın kuzeyindeki Ventura ilçesi ve çevresindeki kasabalardan, güneydeki San Diego şehrine kadar geniş bir alanı etkileyen yangını söndürme çalışmalarına katılan itfaiyecilerden birisi cuma günü hayatını kaybetmişti. İtfaiyecinin nasıl öldüğü hakkında ayrıntılı bilgi verilmemişti. Yangından kaçmaya çalışan bir sivil de geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybetmişti.

(NTV, 17 Aralık 2017)

 

Rusya Soruşturmasında Elektronik Posta Tartışması

Amerika Başkanı Donald Trump’ın Beyaz Saray’a geçiş süreci için kurulan ekipten bir avukat 2016 seçimlerine Rusya’nın müdahalesi iddiasını soruşturan Özel Savcı Robert Mueller’ın binlerce elektronik postayı kanunsuz bir şekilde elde ettiğini iddia etti.

‘Amerika için Trump’ olarak bilinen geçiş ekibinin hukuk danışmanı Kory Langhofer, Kongre komisyonlarına gönderdiği mektupta Özel Savcı Robert Mueller’ın ekibinin bir devlet ajansı olan Genel Hizmetler Yönetimi’nden elektronik postaları uygunsuz bir şekilde aldığını iddia etti. Trump ekibinin suçlamaları Başkan’ın destekçileriyle Mueller’ın ofisi arasındaki anlaşmazlığı artırıyor.

Konuyla ilgili yorumu sorulan Beyaz Saray sözcüsü Sarah Sanders, “Özel Savcı ile işbirliğimizi sürdürüyoruz ve yakında bu sürecin sona ereceğini umuyoruz” dedi. Özel Savcı ise iddiaların gerçekleri yansıtmadığı görüşünde.

Özel Savcı’nın sözcüsü Peter Carr, elektronik postaların suç soruşturmasının gidişatına göre uygun bir süreçle elde edildiğini kaydetti. Demokratlar Trump’ın müttefikleri ve bazı medya organlarının Mueller’ın soruşturmasının itibarına zarar vermek istediğini belirtiyor.

Trump, Mueller’ın çabasının vakit kaybı olduğunu belirtiyor. Amerika Başkanı Cuma günü muhabirlere yaptığı açıklamada, “Kesinlikle gizli bir anlaşma yok. Bu kanıtlandı” ifadelerini kullanmıştı.

Rusya, seçime müdahale ettiği iddialarını reddediyor.

Cuma günü ayrıca Temsilciler Meclisi’nin Demokrat üyesi ve aynı zamanda Temsilciler Meclisi İstihbarat Komisyonu üyesi Adam Schiff komisyonun Cumhriyetçi çoğunluğunun soruşturmayı sonlandırmak istediğinden endişe ettiğini belirtmişti.

(Amerika’nın Sesi, 18 Aralık 2017)

 

Çin'den Kore Yarımadası Sorununda Diyalog Çağrısı

Çin Dışişleri Bakanlığı, ilgili taraflara Kore Yarımadası'ndaki nükleer sorunu diyalog yoluyla çözüme götürme çağrısında bulundu. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lu Kang dünkü basın toplantısında, Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping'in Kore Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Moon Jae-in ile önceki gün yaptığı görüşmeye dair açıklamalarda bulundu.

Lu Kang, Çin'in Kore Cumhuriyeti ile beraber istikrarı savunarak savaşı önleme ve barış görüşmelerini ilerletme konularında temas ve eşgüdümü güçlendirmeye hazır olduğunu belirtti. Lu Kang, Çin'in, Kore Cumhuriyeti ve Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti ilişkilerini diyalog yoluyla iyileştirerek, uzlaşı ve iş birliğini hızlandırmasına destek vermeye devam edeceğini, böylece Kore Yarımadası sorununun çözülmesine yardımcı olacağını ifade etti.

Xi Jinping ve Moon Jae-in önceki gün görüşmüş ve Kore Yarımadası'ndaki durum hakkında fikir alışverişinde bulunmuştu. İki liderin görüşmesinde dört maddelik ilke üzerinde fikir birliğine varılmıştı. O öneriler şu şekilde:

-Kore Yarımadası'nda savaş çıkmasına asla izin verilmemesi;

-Kore Yarımadası'nın nükleer silahlardan arındırılması ilkesinde ısrar edilmesi;

-Kore Yarımadası'nın nükleer silahlardan arındırılması dahil bütün sorunların diyalog ve görüşme yoluyla barışçıl şekilde çözülmesi

-Kore Cumhuriyeti ve Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti arasındaki ilişkilerin iyileştirilmesinin Kore Yarımadası'ndaki nükleer sorunun nihai çözümüne yardımcı olması.

(CRI Türk, 17 Aralık 2017)

 

Çin’de Uyuşturucu Tacirlerine İdam Cezası

Çin'de, açık hava mahkemesinde uyuşturucu tacirliği, adam öldürme ve soygun suçlarından yargılanan 10 kişi idama mahkumedildi. Çin’de uyuşturucu tacirliğinden 10 kişiye idam cezası verildi.

South ChinaMorning Post’un haberine göre, söz konusu suçlular için ülkenin güneyindeki Guangdong eyaletindeki Şanvey kentinin Lufıng ilçesinde bir stadyuma açık hava mahkemesi kuruldu. Şanvey Orta Halk Mahkemesi ve Lufıng Halk Mahkemesinin birlikte yürüttüğü davada, duruşmaya çıkarılan 12 suçludan 10’u uyuşturucu tacirliği, adam öldürme ve soygun suçlarından idama mahkum edildi.

Suçlarının onanmasının ardından mahkumlar idam edilirken, söz konusu kişilerin kimlik bilgileri paylaşılmadı. Duruşmaya çıkarılan diğer iki kişinin suçları ve cezalarına ilişkin de bilgi verilmedi. Yerel halktan stadyuma gelen binlerece kişinin davayı izlediği bildirildi.

Lufıng uyuşturucu tacirliği vakalarının sıkça meydana geldiği bir yerleşim biri olarak biliniyor. Lufıng’daki stadyumda temmuz ayında kurulan açık hava mahkemesinde de 8 kişi uyuşturucu tacirliğinden idam mahkum edilmiş, mahkeme sonrası cezaları icra edilmişti.

Ayrıca ilçede, 2014 yılında 3 bin güvenlik görevlisi ile yapılan uyuşturucu operasyonlarında yaklaşık 3 ton metafetamin ele geçirilmiş ve 200 kişi göz altına alınmıştı.

(NTV, 18 Aralık 2017)

 

Kırgızistan ve Rusya Arasında İşbirliği Konusunda İkili Belgeler İmzalandı

İkili belgelerin imzalanması Bişkek'te, 15 Aralık 2017'de yapılan 6. Rus-Kırgız bölgelerarası konferansın bitiminde gerçekleştirildi.

Ekonomi Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, aşağıdaki belgelerin imzalandığı belirtiliyor:

– Kırgızistan Hükümeti ile Tataristan Hükümeti arasında ticari ve ekonomik, bilimsel, teknik ve sosyo-insani işbirliği anlaşması.

– Mechel-Çelik Yönetim Şirketi ile Kırgız Temir Colu arasında Mutabakat Muhtırası.

– Roseximbank ile Rus-Kırgız Kalkınma Vakfı arasında Çerçeve Kredi Anlaşması.

(Kabar, 18 Aralık 2017)

 

Kırgızistan, Rus Pazarlarına Ürün Tedarik Edecek

Kırgızistan, Rus süpermarketleri Pyateroçka, Perekrestok ve Karusel'e gıda ürünleri tedarik edecek.

Kırgız ürünlerinin Rus marketlerine tedarik edilmesi ile ilgili anlaşma, 15 Aralık 2017’de Bişkek'te düzenlenen altıncı Kırgız-Rus bölgeler arası konferansı sırasında Kırgızistan Ekonomi Bakanlığı ile Rus şirket X5 Retail Group arasında imzalandı.

Kırgızistan Ekonomi Bakanı Artem Novikov, konferans çerçevesinde Rus Açık Anonim Şirketi X5 Perakende Grubu Kamu Makamları ile Etkileşim Direktörü Stanislav Naumov ile bir araya geldi.

Her iki taraf da, Kygzstan'daki ekonomik kuruluşlar ile Rusya'nın geniş ticaret ağları arasındaki karşılıklı yarar sağlayan ticaret işbirliğini genişletmeyi teşvik edecek.

Rusya'daki Ural bölgesinin Kırgızistan'dan ürünler beklediğini belirten Naumov, "En kaliteli ürünleri satmak istiyoruz, sebze, et ve içeceklerin kalitesini Bişkek'te değerlendirmeyi başardı ve Rusya'ya geniş bir yelpazede ürün sağlanmasını bekliyoruz." dedi.

X5 Retail Group şirketinin müdürü Rusya'nın en büyük ticaret ağının Kırgızistan'daki ürünlerle ilgilendiğini ifade etti.

X5 Retail Group, birçok perakende zincirinin mağazalarını – Pyaterochka, Perekrestok, Karusel yöneten önde gelen Rus çok formatlı gıda perakende şirketlerinden biridir.

(Kabar, 18 Aralık 2017)

 

TİKA Başkanı Serdar Çam'dan Özbekistan'a Ziyaret

TİKA Başkanı Serdar Çam, temaslarda bulunmak üzere bugün Özbekistan'a geliyor.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) Başkanı Serdar Çam ve beraberindeki heyet, resmi temaslarda bulunmak üzere bugün Özbekistan'a geliyor. TİKA heyeti Özbekistan Cumhurbaşkanı Şavkat Mirziyoyev tarafından kabul edilecek. Serdar Çam, program kapsamında Özbekistan Hükümeti, Dışişleri Bakanlığı, Devlet Yatırımlar Komitesi ve diğer devlet kurumlarında görüşmelerde bulunacak.

(Taşkent, 18 Aralık 2017)

 

Üçlü Zirve 20 Aralık'ta

Dışişleri Bakanlığı, 5'incisi düzenlenecek olan Türkiye-Azerbaycan-İran Dışişleri Bakanları Toplantısının 20 Aralık 2017 tarihinde yapılacağını açıkladı. Dışişleri Bakanlığından, Türkiye-Azerbaycan-İran Dışişleri Bakanları Toplantısına ilişkin yapılan açıklama şöyle:

"Türkiye-Azerbaycan-İran Dışişleri Bakanları Üçlü Toplantı mekanizması, bölgesel konularda üçlü formatta görüş alışverişinde bulunulmasına imkan tanımakta, karşılıklı yarar temelinde işbirliği anlayışının geliştirilmesine, bölgesel refah, istikrar ve güvenliğin pekiştirilmesine katkı sağlamaktadır. Toplantıda, üç ülkeyi ilgilendiren ortak konularda bölgesel işbirliğinin geliştirilmesi imkanları üzerinde görüş alışverişinde bulunulacak, daha evvel yapılan toplantılarda alınan kararlar gözden geçirilecektir."

Bakanlıktan yapılan açıklamada, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun, Azerbaycan ve İran Dışişleri Bakanlarıyla da ikili görüşmeler gerçekleştirmesinin öngörüldüğü belirtildi.

(İhsan Haber Ajansı, 18 Aralık 2017)

 

Türk ve Azerbaycan Savunma Sanayinde Yeni Ortaklıklar Kapıda

Azerbaycan Savunma Sanayi Bakanı Yaver Cemal bugün, 17 Aralık'ta, Azerbaycan Ordusu'nun insansız hava aracı (İHA) kabiliyetinin geliştirilmesi başta olmak üzere bir dizi konuda önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Cemal, silahlı İHA kazanımı için ön testlere başlatıldığını aktarırken, diğer savunma sanayi projeleri ve geliştirilmesi beklenen ortaklıklar hakkında bilgiler paylaştı.

Türk savunma sanayinin en önemli şirketlerinden Aselsan ile pek çok alanda görüşmeler yürüttüklerini kaydeden Cemal, "Aselsan şirketi ile çeşitli konularda müzakereler gerçekleştiriyoruz. Halihazırda Alov fabrikasında bir yardımcı hizmet departmanı kurulmasına karar vermiştik. Yine 2018 yılında bazı Türk şirketleri başta olmak üzere, diğer ülkelerin ilgili kuruluşlarıyla ortak projeler uygulamak niyetindeyiz." şeklinde konuştu. Cemal ayrıca, Azerbaycan Ordusu için geliştirilmesi ve üretimi planlanan keskin nişancı tüfeği projesinin de bu ortaklıklar kapsamında gerçekleştirilebileceğini belirtti.

Otonom insansız hava araçları ile elektromanyetik silahlar gibi yeni nesil silahların ediniminin önemine dikkat çeken Cemal, "Dronesavar olarak bilinen, düşmanın insansız araçlarını düşürebilecek cihazlar üretmek için de çalışmalar devam ediyor. Güdümsüz bombaların, güdümlü akıllı bombalarla değiştirilmesi projesi de yine diğer projelerden biri durumunda." ifadelerini kullandı.

Roketsan, Aselsan, Otokar, Tusaş, Havelsan gibi Türk savunma sanayinin gururu haline gelen şirketler yakın tarihte Azerbaycan'a pek çok alanda çeşitli ihracatlar gerçekleştirmişti. Son olarak Harp Arge isimli Türk şirketi, halihazırda Emniyet Genel Müdürlüğü ile Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından aktif olarak kullanılan, tehdit yaratan drone'ların elektronik harp teknolojisiyle düşürülmesini sağlayan "dronesavar" silahını Azerbaycan'a ihraç etme başarısı gösterdi.

(Kırım Haber Ajansı, 18 Aralık 2017)