Türkiye gerek ülke sınırları içerisinde gerek Irak ve Suriye’de terörle mücadeleye tam gaz devam ederken terör örgütü PKK/YPG’nin saldırıları son süreçte artmaya başladı. Suriye’de Azez’den Tel Rıfat’a, Türkiye’de Şırnak’tan Hakkâri’ye, Irak ve İran sınırında son iki haftada sivil, asker 14 şehit haberi, Türkiye’de derin üzüntüye sebep oldu. Son günlerde yaşanan terör saldırılarının ardında ise birçok amaç bulunuyor.

 

Son süreçte artan terör saldırılarını ve bunların arkasında yatan nedenleri Terör ve Güvenlik Uzmanı Abdullah Ağar, TÜRKSAM için değerlendirdi.

 

Madde madde ifade edilirse saldırılarla hedeflenen şunlardır;

 

– Kandil’in “sözde” bir bahar atılımına takati olduğunu göstermek,

– Türkiye’deki “seçim gerginliğini istismar ederek” siyasi kutuplaşmayı derinleştirmek, toplumsal düşmanlığı arttırmak, kalıcı kamplaşmayı sağlamak,

– Kandil’in güç ve etkisinin temel dayanağı olan dağı-terörü göstererek, Suriye ve Irak’taki siyasi/terör, Türkiye’deki siyasi türevleri üzerindeki etki ve nüfuzunu devam ettirmek, örgüt içindeki çatlak sesleri kesmek,

– Türkiye’yi “sözde” yeni bir çözüm/barış sürecine zorlamak,

– Gözleri Fırat’ın doğusundan ve Menbiç’ten uzak tutmak,

– Örgütün siyasi ve topoğrafik tezini Türkiye’ye kabul ettirmek,

– Türkiye ile Rusya’yı, Türkiye ile İran’ı karşı karşıya getirmek,

– Astana’yı bozmak,

– S-400’lerin alımını engellemek veya geciktirmek,

– Toplumun özgüvenini sarsmak,

– Karar vericilerin konsantrasyonunu dağıtmak, üzerinde baskı oluşturmak,

– Tüm sivil toplum ve siyaset üzerindeki baskısını hissettirmek ve etkisini devam ettirmek,

– Ana kitlede avladığı balıkları kendine (katiline) aşık etmek,

– Türkiye’yi yurt içi ve Irak’ın kuzeyindeki dağlık alanlara hapsedip, destabilize etmek.

– ABD ile yaşanan gerginliği daha da derinleştirmek istiyorlar.

 

PKK’nın Amacı: Sözde “Bahar Atılımı”

 

Azez’den Tel Rıfat’a, Şırnak’tan Hakkari’ye, Irak’tan ve İran sınırlarına sivil asker 14 şehit verdik.

Ne oldu? Ne oluyor? PKK’nın amacı ne? Öncelikle şunu söylemek gerekiyor: Saldırıların hemen hepsi uzaktan ve sofistike silahlarla yapıldı. Son dönemde elinde sıkça görülen güdümlü tanksavar roketleri, havanlar ve keskin nişancı tüfekleri kullanıldı. PKK karların erimesiyle birlikte varlığını gösterme, etkisini hissettirme ihtiyacı duyar. Bu nedenle her kış bitimi “sözde” bir bahar atılımı yapmak, kan akıtmak ister. Bununla birlikte birbirinden bağımsız alanlarda, gelişmiş silahlarla yapılan bu eylemlere genel ve özel boyutlarla bakmak gerekir.

 

Türkiye’nin içine girdiği gergin bir seçim atmosferi var. Bunu kendi ayrılıkçı-bölücü hesapları ve ideolojik hedefleri adına kullanmak istiyor. Akan kan-oluşan hassasiyetler ve kutuplaşmalar üzerinden genel siyasi kutuplaşmayı derinleştirmek, toplumsal düşmanlığı arttırmak, kalıcı kamplaşma istiyor.

 

Örgüt içinde fikir ayrılıkları, farklı bağlantı ve bağlılıklar, angajmanlar gelişti. Kandil kendini hala patron görüyor. Kandil baronları YPG/PKK varlığının temel dayanağı ve kökü dağdaki terörü göstererek, Suriye ve Irak’taki siyasi/terör, Türkiye’deki siyasi türevleri üzerindeki etki ve nüfuzunu devam ettirmek, örgüt içinde çatlak sesleri kesmek istiyor.

 

 Sözde “Yeni Bir Çözüm/Barış Süreci”ne Zorlama

 

Gerek Irak ve Suriye’deki varlıklarını kalıcı olarak devam ettirmek, yeterli güce ve etkiye ulaştığında Türkiye’yi ayrıştırmak-parçalamak üzere Türkiye’yi sözde “yeni bir çözüm/barış süreci”ne zorlamak istiyorlar. Tüm sivil toplum ve siyaset üzerindeki baskısını hissettirmek ve etkisini devam ettirmek, ana kitlede avladığı balıkları kendine (katiline) aşık etmek istiyor. Bunu daha önce bölge halkına karşı yapardı, şimdi siyasi ve sivil toplum türevleri üzerinden hem öldürüp hem (demokrasi-insan hakları-özgürlük-barış-hukuk diye) ağlayarak tüm topluma karşı yapıyor. (Çaresizlik – Stockholm sendromu)

 

“PKK, Eylemlerini Başka Alana Kaydırarak Gözleri Fırat’ın Doğusu ve Menbiç’ten Uzak Tutmak İstiyor”

 

Eylemleriyle dikkatleri başka alanlara kaydırarak gözleri Fırat’ın doğusu ve Menbiç’ten uzak tutmak istiyor. Böylece özellikle bu alanlardaki varlığını ve etkisini sağlamlaştırmak, kalıcılaşmak ve bu varlığı, siyasi ve topoğrafik tezini oldubittiye getirip, bu tezi Türkiye’ye kabul ettirmek istiyor. Türkiye ile Rusya’yı, Türkiye ile İran’ı karşı karşıya getirmek istiyor. Bunun en çarpıcı örneği Tel Rıfat’ta yaşandı. 4 Mayıs’ta YPG/PKK’nın Tel Rıfat’tan gerçekleştirdiği saldırı sonrası icra edilen tepki-takip harekâtında Ruslarla resmen karşı karşıya kalındı. Öte yandan genel amacı Astana sürecini baltalamak ve etkisini ortadan kaldırmak. Astana’nın hassas dengeler üzerine inşa edilmiş bir güven ve etkisi var. Bu hassas dengeyi doğrusal ve asimetrik etkilerle önce güvensizliğe taşımak, sonra da bozmak istiyor.

 

 “S-400’lerin Alımını Engellemek ya da Geciktirmek”

 

S-400’lerin alımını engellemek ya da geciktirmek PKK’nın temel amaçlarından biri. Kazanılacak stratejik caydırıcılığa karşı terör kartı devam ediyor. Söz konusu saldırıları düzenleyen PKK-YPG unsurlarını bağımsız değil. Büyük güçlere angaje olarak hareket ediyorlar ve onların maşası olarak davranıyorlar. Bölgede Türkiye’yi istemeyen güçlerin planlarını uygulayan bir yapı olarak ellerinden geleni yapıyorlar. Öte yandan kullanılan bir kart/bir pazarlık unsuru olarak, Türkiye’nin olası ve gelişen inisiyatiflerini körlemek, engellemek ve geciktirmek istiyorlar. Toplumun özgüvenini sarsmak, karar vericilerin konsantrasyonunu dağıtmak, üzerinde baskı oluşturmak, Türkiye’yi yurt içi ve Irak’ın kuzeyindeki dağlık alanlara hapsedip, destabilize etmek ise gerçekleştirdiği bu saldırıların diğer hedefleri arasında…