Sosyal medyada başlayan #10yearchallenge akımı bütün dünyada bir furyaya dönüştü. İnternet kullanıcıları, Facebook ve Instagram başta olmak üzere birçok sosyal medya mecrasında on yıl önceki ve sonraki fotoğraflarını paylaşırken eğlenirken işin arka planında farklı şeyler olduğu hakkında birçok iddia bulunuyor. Şirketler, yapay zeka teknolojilerini daha fazla geliştirebilmek için daha fazla veri gereksinimi duyuyor. #10yearchallenge akımı da aslında bu veriyi insanların kendi elleriyle kamuya açık bir şekilde kullanabilmesine olanak yaratıyor. Milyonlarca insan, 10 yıl önce nasıl göründüklerin ve şimdi nasıl göründüklerini fotoğraflara paylaşarak, yapay zeka yazılımlarına, bir kişinin yaşlanma şekline ilişkin bir algoritma veya veri seti modeli oluşturması için de yardımcı olmuş oluyor.

 

#10yearschallenge akımı ile paylaşılan fotoğrafların ve internetteki verilerin ne şekilde kullanıldığı konusundaki tartışmaları Bilişim Hukuku Derneği Başkanı Av. Kürşat Ergün, TÜRKSAM için değerlendirdi.

 

“İnternetteki Kişisel Verilerden Siyasi Düşüncelerden, Sağlık Durumlarına Kadar Birçok Alanda Haritalar Çıkarılıyor”

 

Kişisel veriler, zamanımızın en değerlileri arasındadır. İstihbarat analizlerinden tutun, her türlü ticari faaliyete kadar birçok alan için tartışmadan uzak en değerli bilgi kaynağıdır. Kişisel verilere ulaşmak geçmiş zamanlarda oldukça profesyonel bir takım çalışmaları gerektirmekteydi. İnsan gücü ve ekonomik maliyet açısından oldukça külfetli bir durumdaydı. Ancak günümüzde oldukça kolay bir şekilde bu verilere ulaşmak ve ulaşılan bu verileri teknoloji sayesinde kolaylıkla analiz ederek istenen sonuca ulaşmak oldukça basittir.

 

Sosyal medya mecraları kişilerin kendi istek ve rızalarıyla paylaştıkları milyonlarca kişisel veriyi içinde barındırmaktadır. Dünya genelinde milyarlarca insanın içinde yer aldığı bu platformlar sayesinde milyarlarca veriye çok rahatlıkla ulaşılabilmektedir. Ulaşılan bu veriler algoritmalar sayesinde kolaylıkla analiz edilerek kişilerin yaşam standartları, alışkanlıkları, yeme içme tercihleri, siyasi düşünceleri, sağlık durumları, aile yapıları, eğitim durumlarına kadar birçok bilgiye ulaşılarak bunlara ilişkin haritalar çıkarılmaktadır. Buna bağlı olarak da özellikle ticari ürünlerin pazarlanması, ilaç üretimi ve hatta siyasete ve devlet yöneticilerinin seçilmelerinin sağlanmasına kadar çok önemli sonuçlara ulaşılabilmektedir.

 

“Milyarca Görsel Sosyal Medya Şirketleri ve Onların Bilmediğimiz Ortaklarıyla Paylaşılıyor”

 

Sosyal medya elbette teknoloji yardımıyla sürekli gelişmekte ve günden güne çok farklı ve ilgi çekici bir hal almaktadır. Çok farklı pazarlama teknikleri kullanılarak bu mecranın çok daha fazla ilgi çekici olmasını sağlamak amacıyla her geçen gün dünyaya yeni akımlar servis edilmektedir. Örneğin “10yearschallenge” akımı ile kişilerin 10 yıl önceki halleri ile şimdiki hallerinin mukayesesi yapılarak kişilerin eğlenmesi düşünülmüş ancak bu akım sayesinde milyarlarca kullanıcıya dair görsel yine sosyal medya şirketlerinin ve onların bilmediğimiz iş ortaklarının kullanımına sunulması sağlanmıştır.

 

Bu veriler her alan için çok önemli çalışma kaynağı olacaktır. Bu veriler çok farklı alanlarda faaliyet gösteren üçüncü kişilere, firmalara ve devletlere servis edilecektir. Geçmiş dönemde bu konuyla ilgili yürütülen soruşturmalarda kişilerin verilerinin hangi alanlara pazarlandığı sorusuna cevap verilememişken, her geçen gün yaratılan “10yearschallenge” ve benzeri akımlar sebebiyle milyarlarca farklı veriye ulaşılabilme potansiyeli ile bunlar üzerinden kazanılacak milyonlarca dolar bu akımların çok daha fazlasının önümüzdeki günlerde devam edeceğini göstermektedir.

 

“Sosyal Medya Artık Sanal Olmaktan Çıkmış Durumda”

 

Mevcut sosyal medya uygulamaları açısından mevcudun dışına çıkmak ve terk eden kullanıcıyı ortama geri çekebilmek hayati önem taşımaktadır. Özellikle Facebook açısından son dönem ciddi düşüşe geçen kullanıcı sayılarını yeninden yükseltmenin de tek yolu olarak bu akımların devreye girdiği anlaşılmaktadır. Sosyal medya artık sanal olmaktan çıkmış bir gerçeklik durumunda olsa da kullanıcılar açısından verilerin paylaşımında son derece dikkatli olunması gerektiği kesindir. Yaşamının her anını milyonlarca kullanıcıya servis eden bireylerin kişisel veri ve özel hayat güvenliğinden söz edilmeyeceği de kabul edilmesi gereken bir gerçekliktir.